En'âm suresi

En'âm suresi, 148. ayet

En'âm suresi, 148. ayet. سَيَقُولُ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَآ أَشْرَكْنَا وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن شَىْءٍ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ حَتَّىٰ ذَاقُوا۟ بَأْسَنَا قُلْ هَلْ عِندَكُم مِّنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَآ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَخْرُصُونَ

seyeḳûlü-lleẕîne eşrakû lev şâe-llâhü mâ eşraknâ velâ âbâünâ velâ ḥarramnâ min şey'. keẕâlike keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim ḥattâ ẕâḳû be'senâ. ḳul hel `indeküm min `ilmin fetuḫricûhü lenâ. in tettebi`ûne ille-żżanne vein entüm illâ taḫruṣûn.

Diyanet İşleri

Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 145–151 · surenin 148. ayeti / 165

Konu Yahudilere haram kılınanlar; kaderi bahane etmek En'âm 146–150 3

  1. En'âm 145

    De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir." Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

  2. En'âm 146

    Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.

  3. En'âm 147

    Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplumdan O'nun azabı geri çevrilmez."

  4. 148

    Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."

  5. En'âm 149

    De ki: "En üstün delil yalnızca Allah'ındır. O, dileseydi elbette sizin hepinizi doğru yola iletirdi."

  6. En'âm 150

    De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.

  7. En'âm 151

    (Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşru bir hak karşılığı olmadıkça, Allah'ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

148. Bu buyruklarla Yüce Allah bizlere müşriklerin, şirklerine ve Allah’ın helâl kıldığı şeyleri haram kılmalarına kaza ve kaderi delil göstereceklerini, kendilerine yönelebilecek kınamaları bertaraf etmek maksadıyla Allah’ın hayır olsun şer olsun her şeyi kuşatan meşietini buna delil göstereceklerini haber vermektedir. Nitekim Allah'ın, onların söyleyeceklerini haber verdiği bu sözleri -şu âyet-i kerimede de belirtildiği gibi- gerçekten de söylemişlerdir: “Şirk koşanlar dediler ki: Eğer Allah dileseydi biz de babalarımız da O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmezdik...” (en-Nahl, 16/35)

Yüce Allah bu buyrukları ile bunun, yalanlayan ümmetlerin gösteregeldikleri bir bahane olduğunu ve onların peygamberlerin çağrısına karşı çıkarak bunu delil getirdiklerini haber vermektedir. Ancak böyle bir delil getirmenin onlara hiçbir faydası olmaz. Onlar hep böyle yapageldiler. Nihâyet Allah da onları helak etti ve onlara azabını tattırdı. Bu, delillendirmeleri sağlıklı olsaydı elbette onlara gelecek azabı ve cezayı uzaklaştırırdı. Ve hiç şüphesiz Allah da onları azaba uğratmazdı. Çünkü O’nun azabı ancak hak edeni bulur. Böylelikle bu delillerinin, tutarsız ve itibara alınmayacak bir husus olduğu birkaç yönden ortaya çıkmaktadır:

1. Öncelikle Yüce Allah’ın sözünü ettiği şekilde eğer getirdikleri delil sağlıklı ve doğru olsaydı cezaya çarptırılmazlardı.

2. Diğer taraftan bir delilin mutlaka bilgiye ve belgeye dayalı olması gerekir. Eğer hak namına hiçbir şey ifade etmeyen kuru zan ve tahmine dayalı ise elbetteki getirilen bu delil batıldır. Bu yüzden Yüce Allah: “De ki: Yanınızda çıkartıp bize gösterebileceğiniz herhangi bir bilgi var mı?” buyurmaktadır. Eğer onların bir bilgileri bulunsaydı -azılı hasım olduklarından dolayı- hiç şüphesiz onu ortaya çırarırlardı. Bu, bilgiyi ortaya koymadıklarına göre bu konuda herhangi bir bilgileri olmadığı ortaya çıkmaktadır. “Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve yine siz yalnızca yalan söylüyorsunuz.” Kim delilini zan ve tahmine dayandıracak olursa hiç şüphesiz o da batıl bir iddia peşindedir ve hüsrandadır. Bir de bu iddiasını haksızlık, inat, kötülük ve fesada dayandırıyor ise durumu ne olur?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Müşrikler Yüce Allah’ın dilemesi ve kaderini Allah’a ortak koşmalarının doğruluğuna delil olarak göstererek diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, bizler ve babalarımız, Allah’a ortak koştuklarımızı ortak koşmazdık. Eğer Allah dileseydi, haram kıldıklarımızı kesinlikle kendimize haram kılmazdık.” Buna benzer yalan çürük iddiaları daha önce de peygamberlerini yalanlayanlar ileri sürerek şöyle demişlerdi: "Eğer Allah dileseydi yalanladığımız zaman onları yalanlamazdık." Onlar bu yalanlamalarına, üzerlerine indirdiğimiz azabımızı tadana kadar devam ettiler. -Ey Resul!- O müşriklere de ki: "Sizin, O'na ortak koşmanızdan ve haram kıldıklarını helal kılmanızdan ve helal kıldıklarını haram kılmanızdan Allah’ın razı olduğuna dair bir deliliniz var mı? Bunların sizler tarafından yapılıyor olması Yüce Allah'ın sizden razı olduğuna bir delil değildir. Şüphesiz sizler bu durumda, yalnızca zannınıza ittiba ediyorsunuz. Oysa zan hiçbir şekilde hakkın yerini tutmaz. Sizler ancak yalan söylüyorsunuz.

Kelimeler

37 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَيَقُولُ seyekulu diyecekler ki kök: قول
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. أَشْرَكُوا۟ eşraku ortak koşan(lar) kök: شرك
  4. لَوْ lev şayet
  5. شَآءَ şa'e isteseydi kök: شيا
  6. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  7. مَآ ma
  8. أَشْرَكْنَا eşrakna biz ortak koşmazdık kök: شرك
  9. وَلَآ ve la
  10. ءَابَآؤُنَا aba'una babalarımız da kök: ابو
  11. وَلَا ve la
  12. حَرَّمْنَا harramna haram yapmazdık kök: حرم
  13. مِن min hiçbir
  14. شَىْءٍۢ ۚ şey'in şeyi kök: شيا
  15. كَذَٰلِكَ kezalike öyle (demişlerdi)
  16. كَذَّبَ kezzebe yalanlayanlar kök: كذب
  17. ٱلَّذِينَ ellezine
  18. مِن min
  19. قَبْلِهِمْ kablihim onlardan önce kök: قبل
  20. حَتَّىٰ hatta nihayet
  21. ذَاقُوا۟ zaku tadmışlardı kök: ذوق
  22. بَأْسَنَا ۗ be'sena azabımızı kök: باس
  23. قُلْ kul de ki kök: قول
  24. هَلْ hel var mı?
  25. عِندَكُم indekum yanınızda kök: عند
  26. مِّنْ min hiç
  27. عِلْمٍۢ ilmin bir bilgi kök: علم
  28. فَتُخْرِجُوهُ fetuhricuhu çıka(rıp gösterece)ğiniz kök: خرج
  29. لَنَآ ۖ lena bize
  30. إِن in
  31. تَتَّبِعُونَ tettebiune siz uyuyorsunuz kök: تبع
  32. إِلَّا illa sadece
  33. ٱلظَّنَّ z-zenne zanna kök: ظنن
  34. وَإِنْ ve in ve eğer
  35. أَنتُمْ entum siz
  36. إِلَّا illa sadece
  37. تَخْرُصُونَ tehrusune saçmalıyorsunuz kök: خرص

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خرص (5 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah'a koştukları ortaklara tabi…

  • Aynı kök: خرص (5 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Allah'a ortak koşanlar, dediler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O'nun emri olmadan hiçbir şeyi de…

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Andolsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka "Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da…

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hale gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Müşrikler şöyle diyecekler: "Allah dileseydi biz de ortak koşmazdık; atalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." dipnot 1 Onlardan öncekiler de aynı şekilde (peygamberleri) yalanlamış ve sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? dipnot 2 Doğrusu siz zandan başka bir şeyin peşine düşmüyor ve sadece yalan söylüyorsunuz." dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu mesaj İbrâhîm 14:21 ve Nahl 16:35. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah Mekkeli müşriklerin ilerleyen dönemde tam da kaderciliği, alın yazıcılığı benimseyen bir anlayışla ve suçu Allah'a atarak O'nun dilemesi durumunda kendilerinin de geçmiş atalarının da şirk koşmayıp, hiçbir şeyi de haram kılmamış olacaklarını dile getireceklerini haber vermektedir. En‘âm 6:35. ayetinde de belirtildiği gibi, dilemesi durumunda Yüce Allah'ın herkesi hidayete erdirebileceği ifade edilmektedir; ancak bu durumda hayatın da imtihanın da hiçbir anlamı kalmayacaktır. Yüce Allah böyle bir şey dilemediğine göre, insanların şirk koşmasını da elbette dilemiş değildi. Müşriklerin bu konudaki sözleri her haliyle yalan ve iftiradan ibarettir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümlede delilsiz konuşmamak gerektiğine dikkat çekilmektedir. Din adına konuşulurken vahiyden destek almadan konuşmamak gerektiği apaçık bir gerçekliktir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:116; Yûnus 10:36, 66; Câsiye 45:24; Necm 53:28.

Mustafa İslamoğlu

Allah'a ortak koşanlar derler ki: "Eğer Allah dileseydi, ne biz ne de atalarımız şirk koşmazdık; dahası (O'nun helallerinden) hiçbir şeyi haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de hakikati işte bu mantıkla yalanladılar; ta ki azabımızı tadıncaya kadar... De ki: "Elinizde bize sunabileceğiniz güvenilir bilgiye dayalı herhangi bir belge var mı?" Siz yalnızca hurafenin peşinden gidiyorsunuz ve sadece kitle psikolojisiyle hareket ediyorsunuz.

Muhammed Esed

Allahtan başka şeylere ilahlık yakıştırmaya şartlanmış olanlar, "Eğer Allah dileseydi Ondan başkasına ilahlık yakıştırmazdık; atalarımız da (öyle yapmazdı); ve (Onun izin verdiği) hiçbir şeyi de yasaklamazdık" derler. Onlardan öce yaşamış olanlar da böyle yaparak hakikati yalanladılar, ta ki azabımızı tadıncaya kadar! De ki: "Bize sunabileceğiniz (kesin) herhangi bir bilgiye sahip misiniz? Siz sadece (başka insanların) zanlarına uyuyorsunuz ve kendiniz tahminde bulunmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz."

Ahmed Hulusi

Şirk koşanlar: "Eğer Allah dileseydi, biz de babalarımız da şirk koşmazdık. . . Hiçbir şeyi de haram kılmazdık" diyecekler. . . Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar işte böyle yalanladılar. De ki: "İndinizde bize açıklayacağınız bir ilim var mı? Siz ancak zanna tabi oluyorsunuz. . . Siz ancak tahmin üzere konuşup saçmalıyorsunuz. "

Ali Bulaç

Şirk koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak zan ve tahminle yalan söylersiniz."

Ali Özek ve heyeti

Putperestler diyecekler ki: «Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.» Onlardan öncekiler de aynı şekilde (peygamberleri) yalanladılar ve sonunda azabımızı tattılar. De ki: Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.

Ali Rıza Safa

Ortaklar koşanlar, şöyle diyecekler: "Allah dileseydi, ne biz ne de atalarımız, ortaklar koşmaz ve hiçbir şeyi yasaklamazdık!" Onlardan öncekiler de cezamızı tadıncaya değin böyle yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda bir bilgi mi var; haydi, onu çıkarın? Yalnızca yakıştırıyorsunuz ve yalnızca saçmalıyorsunuz!"

Bayraktar Bayraklı

Müşrikler diyecekler ki: "Allah isteseydi, ne biz ne de babalarımız ortak koşardık; hiçbir şeyi de haram yapmazdık." Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi de sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Edip Yüksel

Ortak koşanlar, "ALLAH dilemeseydi, ne biz, ne atalarımız ortak koşmaz ve hiçbir şeyi de haram etmezdik" diyeceklerdir. Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar aynı şekilde yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda bize göstereceğiniz herhangi bir bilgi var mı? Siz ancak kuşkulu ve çelişkili rivayetlere (zanna) uyuyorsunuz ve siz sadece tahminde bulunuyorsunuz." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Hadis ve Sünnet kitaplarını Tanrı'nın kelamına ortak koşanlar Tanrı'dan başka hüküm kaynakları oluşturarak, Tanrı'nın haram etmediği Birçok hayvansal gıdayı yasaklamışlardır. Kendilerinden önceki müşrikler gibi bu iddialarını Tanrı'ya mal etmektedirler. Kuran'da çizilen müşrik/putperest portresi evrensel bir portredir. * Bak: 6:22-24; 16:35; 10:59, 60.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ortak koşanlar, 'ALLAH dilemeseydi, ne biz, ne atalarımız ortak koşmaz ve hiç bir şeyi de haram etmezdik,' diyeceklerdir. Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar aynı şekilde yalanlamışlardı. De ki: 'Yanınızda bize göstereceğiniz her hangi bir bilgi var mı? Siz ancak zanna (şüpheli ve çelişkili rivayetlere) uyuyorsunuz ve siz sadece tahminde bulunuyorsunuz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de babalarımız O'na ortak koşardık; hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Bunlardan öncekiler de Bizim azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanlamışlardı. Onlara de ki: "İlim denilecek birşeyiniz var mı ki, bize çıkarasınız? Siz sadece bir zannın ardından gidiyorsunuz ve siz yalnızca atıp tutuyorsunuz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Müşrik olanlar diyecekler ki: Allah dilese idi ne biz müşrik olurduk ne atalarımız, ne de bir şey haram kılabilirdik, bunlardan evvelkiler de böyle tekzib etmişlerdi, nihayet azabımızı tattılar, hiç de, ilim denecek bir şey'iniz varmı ki bize çıkarasınız? Siz sırf bir zann ardından gidiyorsunuz ve siz ancak atıyorsunuz

Erhan Aktaş

Müşrik olanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi biz de Müşrik olmazdık, babalarımız da. Ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar da sonunda azabımızı tattılar. De ki: "Yanınızda bir bilgi varsa onu bize gösterin. Siz, zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve ancak yalan yanlış atıp tutuyorsunuz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Müşrik olanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi biz de müşrik olmazdık, babalarımız da. Ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar da sonunda azabımızı tattılar. De ki: "Yanınızda bir bilgi varsa onu bize gösterin. Siz, zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve ancak yalan yanlış atıp tutuyorsunuz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Müşrik olanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi biz de müşrik olmazdık, babalarımız da. Ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar da sonunda azabımızı tattılar. De ki: Yanınızda bir bilgi varsa onu bize gösterin. Siz, zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve ancak yalan yanlış atıp tutuyorsunuz.

Gültekin Onan

Şirk koşanlar diyecekler ki: "Tanrı dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var'? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak 'zan ve tahminle yalan' söylersiniz."

Hasan Basri Çantay

(Allaha) eş katanlar (sana) diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi ne biz, ne atalarımız (Allaha) eş koşmazdık. (Kendi kendimize) hiçbir şey'i haram da kılmazdık". Onlardan evvelkiler de (peygamberlerini) işte böyle tekzib etdiler de nihayet bizim azabımızı tatdılar. De ki: "Nezdinizde (kitab ve huccetden) herhangi bir ilim varsa hemen onu bize çıkarın. Siz (kuru) bir zandan başka (bir şey'e) uymuyorsunuz ve siz yalan söyleyenlerden gayri kimseler değilsiniz".

İbni Kesir

Şirk koşanlar diyecekler ki: Eğer Allah dileseydi; biz de, atalarımız da şirk koşmazdık. Hiçbir şeyi haram da kılmazdık. Onlardan öncekiler de, Bizim gücümüzü tadana kadar böyle dediler. De ki: Bize karşı yanınızda ortaya koyabileceğiniz bir bilgi var mı? Siz, ancak zanna uyuyorsunuz ve siz, sadece yalanlar atıyorsunuz.

Mehmet Alagaş

(147-153) Eğer seni yalanlıyorlarsa de ki Rabbim geniş bir rahmet sahibidir , Onun katılığı / sertliği suçlularca geri çevrilemez / reddedilemez. Ortak koşanlar diyecekler ki Allah isteseydi bizler ve de babalarımız ortak koşmazdık (istemiş ki ortak koşuyoruz başka ilahlar adına hayvan kesiyoruz) ve de kendimize bir şey haram kılmazdık (Allah istemiş ki haram kılıyoruz bazılarını yemiyoruz) Böylelikle bizim sertliğimizi / katılığımızı tadıncaya değin kendilerinden öncekiler gibi bunlarda yalanladılar. De ki sizin yanınızda bir bilgi / bir ilim varsa (bunların bu şekilde olabileceğine dair babalarınıza böyle bir din mi indirmişiz ) onu bize çıkarın , siz sadece sandıklarınıza / zannettiklerinize uyuyorsunuz, sizler sadece tahminde bulunuyorsunuz. De ki ulaşılabilen kesin delil Allah’ındır, evet eğer isteseydi hepinizi yola sokardı , (yoldan çıkmanıza müsaade eder lakin razı olmaz böyle bir kural koymuş kendine, yapmaktan aciz değil) De ki Allah ’ın bunu haram kıldığına şahit olmuşlar varsa, o şahitlerinizi hadi getrin, eğer ki şahitlik ederlerse de sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların ahirete inanmayanların havai arzularına uyma, onlar Rablerine denk tutuyorlar. De ki Rabbiniz size neyi haram kıldı sıralayayım; Asla O’na herhangi bir şeyi ortak koşmayın, anne ve babaya güzellikte bulunun, geçim sıkıntısı / yoksul luk / iml âk kaygısı il e evlatlarınızı katletmeyin , onları da sizleri de bizler rızıklandırıyoruz, İğrençliğin / Fuhşiyâtın (Yasaklanmış cinsel ilişkiler in) açığına da gizlisine de yakınlaşmayın, Allah ’ın haram kıldığı kişiyi, hakkınız olan (kısas) kişi hariç, öldürmeyin, işte bunlar, O’ndan size vasiyet edilenlerdir böylelikle belki akledersiniz. Yetim malına yetişkin oluncaya / rüşte erinceye kadar güzellikle yaklaşın , ölçümde ve ölçü aletinde adalet üzere ifada bulunun, her kişiyi güç genişliği üzere sorumlu tutarız , akrabalığınız olsa bile konuştuğunuzda adil olun, sözleşmelerinize / ahitlerinize vefalı davranın , bunlar da sizlere onun vasiyetidir böylelikle belki hatırlarsınız. Muhakkak ki bu benim yolumdur , ona uyun, sizleri O’nun yolunda parçalara ayıran yollara uymayın , işte bunu da O, sizlere vasiyet etti, böylelikle belki sakınırsınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Müşrikler: "Allah dileseydi ne biz, ne de babalarımız şirk koşardık ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık" diyecekler. Bizim elem verici azabımızı tadana kadar onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. De ki: “Bize gösterebileceğiniz bir deliliniz var mı? Siz, sadece zanna uyuyor ve sadece uyduruyorsunuz."

Süleyman Ateş

(Allah'a) Ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah isteseydi ne biz ne de babalarımız ortak koşmazdık, hiçbir şeyi de haram yapmazdık." Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi de nihayet azabımızı tadmışlardı. De ki: "Yanınızda bize çıka(rıp gösterece)ğiniz bir bilgi (yazılı belge) var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz."

Süleymaniye Vakfı

Şirke düşenler /Allah'ı ikinci sıraya koyanlar diyecekler ki "Allah farklı bir tercihte bulunsaydı dipnot 1 biz de atalarımız da şirke düşmez, hiçbir şeyi de haram saymazdık dipnot 2 ." Onlardan öncekiler de bu şekilde yalana sarıldılar dipnot 3 ve sonunda baskınımızı tattılar. De ki "Yanınızda (bu tercihi Allah'ın yaptığına dair) bir bilgi mi var ki karşımıza çıkarabilesiniz. Siz sadece varsayımlarınızın peşinden gidiyorsunuz; siz sadece delilsiz konuşuyorsunuz."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şae fiilinin, cümlenin akışından anlaşılan bir mefulü olur. Buradaki mef'ul "başka bir durumda olmamızı" şeklindedir. Meale 'farklı' kelimesini koymamız bu anlamı göstermek içindir.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu yalan, insanların iradeli varlıklar olmadığı, Allah neyi emrettiyse onu robot gibi yaptıkları yalanıdır. Bu tip insanlar, yaptıkları hataları Allah'a mal etmek için her şeyin ezelden yazılı olduğu, Allah'ın zaman ve mekana tabi olmadığı gibi bir takım iftiralar üreterek bambaşka bir din sistemi oluşturmaya çalışırlar. Bu iddiaların temelinde kendi kabahatini Allah'a yükleme amacı yatar. Oysa Kasas 28/68'e göre insanların ve meleklerin tercih hakkı vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müşrikler diyeceklerdir ki "Allah (bizim mümin olmamızı) tercih etseydi ne biz şirke düşerdik ne atalarımız. Bir şeyi haram da kılmazdık dipnot 1 ." Onlardan öncekiler de bu yalana dipnot 2 sarıldılar ve sonunda azabımızı tattılar. De ki "Yanınızda bir bilgi var mı ki çıkarıp bize gösteresiniz. Siz sadece varsayımınızın peşine takılmışsınız; siz sadece atıyorsunuz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. En'am 6/138-139. Lev şaellahu (لَوْ شَاء اللّهُ) ifadesinin başındaki lev (لَوْ), "ikincisi olmadığı için birincinin olamayacağını gösteren şart edatıdır." Bu, şart ve cezanın müsbet yani olumlu olduğu durumlardadır. Buradaki gibi ceza "مَا أَشْرَكْنَا = şirke düşmezdik" şeklinde menfi yani olumsuz ise o zaman lev (لَوْ), ikinci olduğu için birincinin olmadığını gösteren edat olur. Olumlu olan (لَوْ شَاء اللّهُ) ifadesine "Allah emretmeseydi" şeklinde olumsuz anlam vermemiz bundandır. Bu, müşriklerin huyudur; kendi günahlarının sorumluluğunu Allah'a atarak işin içinden sıyrılmaya çalışırlar. Bir ayet de şöyledir: "Bir edepsizlik yaptılar mı "atalarımızdan böyle gördük. Allah bizden böyle istemiştir" derler. De ki "Allah edepsizlik istemez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?" (Araf 7/28) .
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu yalan, insanların iradeli varlıklar olmadığı, Allah neyi emrettiyse onu robot gibi yaptıkları yalanıdır. Bu tip insanlar, yaptıkları hataları Allah'a mal etmek için herşeyin ezelden yazılı olduğu, Allah'ın zaman ve mekana tabi olmadığı gibi bir takım iftiralar üreterek bambaşka bir din sistemi oluşturmaya çalışırlar. Kasas 28/68'e göre insanların ve meleklerin tercih hakkı vardır. Bu düşüncenin temelinde kendi kabahatini Allah'a yükleme amacı vardır.

Şaban Britch

Müşrikler: "Allah dileseydi babalarımız ve biz şirk koşmaz ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık" diyecekler. Onlardan öncekiler de, bizim acı azabımızı tadana kadar yalanlamışlardı. De ki: Bize çıkarabileceğiniz bir deliliniz var mı? Siz, sadece zanna uyuyorsunuz ve sadece uyduruyorsunuz.

Şaban Piriş

Müşrikler: -Allah dileseydi babalarımız ve biz şirk koşmaz ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık., diyecekler. Onlardan öncekiler de, bizim acı azabımızı tadana kadar yalanlamışlardı. De ki: -Bize çıkarabileceğiniz bir deliliniz var mı? Siz, sadece zanna uyuyorsunuz ve sadece uyduruyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Şirke batanlar şöyle diyecekler: "Allah dileseydi, ne biz şirke sapardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi haram da yapmazdık." Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar bu şekilde yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda, önümüze çıkaracağınız bir ilminiz var mı? Zandan başka bir şeye uymuyorsunuz. Sadece saçmalıyorsunuz siz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And to excuse their unjustifiable infidelity, the idolaters will insolently say: "Had Allah willed, neither we nor our fathers would have incorporated with Him other deities nor would we have instituted taboos. Thus much did their predecessors charge their Messengers with falsehood until they tasted the fatal consequences of the evil way they conducted themselves in life. Say to them O Muhammad: "Do you have such knowledge serving as evidence to bring it to book? "You only follow the false suppositions and the incitement arising from the state of your minds and feelings; you simply lie and indeed you lie your teeth."

Abdul Haleem

The idolaters will say, ‘If God had willed, we would not have ascribed partners to Him- nor would our fathers- or have declared anything forbidden.’ In the same way, those before them continually denied [the truth] until they tasted Our punishment. Say, ‘Have you any knowledge that you can show us? You follow only supposition and tell only lies.’

Abdullah Yusuf Ali

Those who give partners (to Allah) will say: "If Allah had wished, we should not have given partners to Him nor would our fathers; nor should we have had any taboos." So did their ancestors argue falsely, until they tasted of Our wrath. Say: "Have ye any (certain) knowledge? If so, produce it before us. Ye follow nothing but conjecture: ye do nothing but lie."

Abul A'la Maududi

Those who associate others with Allah in His divinity will now surely say: 'Had Allah willed, neither we nor our forefathers would have associated others with Allah in His divinity, nor would we have declared anything (which Allah did not forbid) as forbidden.' dipnot 1 Even so those who had lived before them gave the lie (to the Truth) until they tasted Our chastisement. Tell them: 'Have you any sure knowledge that you can produce before us? In fact you are only following idle fancies, merely conjecturing.'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Their apology for their crimes and misdeeds would be that which has always been advanced by criminals and wrong-doers - an apology based on the assumption of absolute determinism. They would plead that when they associated others with God in His divinity, or unwarrantedly regarded certain things as prohibited, they did so because those acts had been willed for them by God. Had He not so willed, they would not have been able to do what they did. Hence, since they were doing everything according to the will of God, everything was proper. If anyone was to blame, it was God and not they. They were under compulsion to do what they did, for the ability to do otherwise lay beyond their power.

Aisha Bewley

Those who associate others with Allah will say, ‘If Allah had willed we would not have associated anything with Him, nor would our fathers; nor would we have made anything haram. ’ In the same way the people before them also lied until they felt Our violent force. Say: ‘Do you have some knowledge you can produce for us? You are following nothing but conjecture. You are only guessing.’

Al-Hilali & Khan

Those who took partners (in worship) with Allâh will say: "If Allâh had willed, we would not have taken partners (in worship) with Him, nor would our fathers, and we would not have forbidden anything (against His Will)." Likewise belied those who were before them, (they argued falsely with Allâh’s Messengers), till they tasted Our Wrath. Say: "Have you any knowledge (proof) that you can produce before us? Verily, you follow nothing but guess and you do nothing but lie."

Ali Quli Qarai

The polytheists will say, ‘Had Allah wished we would not have ascribed any partner [to Him], nor our fathers, nor would we have forbidden anything. ’ Those who were before them had denied likewise until they tasted Our punishment. Say, ‘Do you have any [revealed] knowledge that you can produce before us? You follow nothing but conjectures, and you do nothing but surmise.’

Amatul Rahman Omar

Now those who associate partners (with Allâh) say, `If Allâh had (so) willed we would not have associated partners (with Him), nor would have our forefathers, nor would we have made anything unlawful (of our own);' just as (they deny you) their predecessors cried lies (to their apostles of God) until they suffered Our punishment. Say, `Have you any knowledge (about it)? Then present it before us. You follow naught but mere conjectures, and you do nothing but tell lies.'

Arthur John Arberry

The idolaters will say, 'Had God willed, we would not have been idolaters, neither our fathers, nor would we have forbidden aught. ' Even so the people before them cried lies until they tasted Our might. Say: 'Have you any knowledge, for you to bring forth for us? You follow only surmise, merely conjecturing.'

Bijan Moeinian

Now the idol worshippers will say: "Had God willed, neither we nor our forefathers would have worshipped other than God nor would we declared unlawful the things which are made lawful by God [The funny thing is, by saying so, they admit that they are wrong and then they blame God for it!]" People before them had rejected the truth by recourse to such absurd excuses until they tasted the Lord's punishment. Say: "Do you have any proof to support your theory? The fact of the matter is, you are following nothing but a bunch of false assumptions that you have fabricated."

E. Henry Palmer

Those who associate others with God will say, 'Had God pleased, we had not so associated, nor our fathers; nor should we have forbidden aught. ' Thus did they give the lie to those who came before them, until they tasted of our violence! Say, 'Have ye any knowledge? if so, bring it forth to us: ye only follow suspicion, and ye do but conjecture.'

Edip-Layth

Those who set up partners will say, "If God wished, we would not have set up partners, nor would have our fathers, nor would we have forbidden anything." Those before them lied in the same way, until they tasted Our might. Say, "Do you have any knowledge to bring out to us? You only follow conjecture, you only guess."

George Sale

The idolaters will say, if God had pleased, we had not been guilty of idolatry, neither our fathers; and pretend that We have not forbidden them any thing. Thus did they who were before them accuse the prophets of imposture, until they tasted our severe punishment. Say, is there with you any certain knowledge of what ye alledge, that ye may produce it unto us? Ye follow only a false imagination; and ye only utter lies.

Hamid S. Aziz

Those who associate partners with Allah will say, "Had Allah pleased, we would not associated partners (with Him), nor our fathers; nor should we have forbidden aught. " Thus did they give the lie to those who came before them, until they tasted of Our wrath! Say, "Have you any knowledge (proving this)? If so, bring it forth to us: you only follow opinion, and you do but guess (conjecture, speculate)."

Mahmoud Ghali

The ones who have associated (i. e., associated others with Allah) will soon say, "If Allah had (so) decided, in no way would we have associated (with Him), nor our fathers, nor would we have even prohibited anything." Thus, the ones before them cried lies until they tasted Our violence. Say, "Do you have in your presence any knowledge so you can bring it out to us? Decidedly you closely follow (nothing) except surmise, and decidedly you (do nothing) except conjecture."

Marmaduke Pickthall

They who are idolaters will say: Had Allah willed, we had not ascribed (unto Him) partners neither had our fathers, nor had we forbidden aught. Thus did those who were before them give the lie (to Allah's messengers) till they tasted of the fear of Us. Say: Have ye any knowledge that ye can adduce for Us? Lo! ye follow naught but an opinion, Lo! ye do but guess.

Mohamed Ahmed - Samira

But the idolaters say: "If God had so willed we would not have associated (others with Him), nor would have our fathers, nor would we have forbidden any thing. " So had others denied before them, and had to taste Our punishment in the end. Ask them: "Have you any knowledge? Then display it. You follow nothing but conjecture, and are nothing but liars."

Muhammad Asad

THOSE who are bent on ascribing divinity to aught beside God will say, "Had God so willed, we would not have ascribed divinity to aught but Him, nor would our forefathers [have done so]; and neither would we have declared as forbidden anything [that He has allowed]. " Even so did those who lived before them give the lie to the truth -until they came to taste Our punishment! Say: "Have you any [certain] knowledge which you could proffer to us? You follow but [other people's] conjectures, and you yourselves do nothing but guess."

Mustafa Khattab

The polytheists will argue, "Had it been Allah’s Will, neither we nor our forefathers would have associated others with Him ˹in worship˺ or made anything unlawful." Likewise, those before them rejected the truth until they tasted Our punishment. Ask ˹them, O  Prophet˺, “Do you have any knowledge that you can produce for us? Surely you follow nothing but ˹false˺ assumptions and you do nothing but lie.”

Progressive Muslims

Those who have set up partners will Say: "If God wished, we would not have set up partners, nor would have our fathers, nor would we have forbidden anything. " Those before them lied in the same way, until they tasted Our might. Say: "Do you have any knowledge to bring out to us You only follow conjecture, you only guess."

Rashad Khalifa

The idol worshipers say, "Had GOD willed, we would not practice idolatry, nor would our parents, nor would we prohibit anything." Thus did those before them disbelieve, until they incurred our retribution. Say, "Do you have any proven knowledge that you can show us? You follow nothing but conjecture; you only guess."

Sahih International

Those who associated with Allah will say, "If Allah had willed, we would not have associated [anything] and neither would our fathers, nor would we have prohibited anything. " Likewise did those before deny until they tasted Our punishment. Say, "Do you have any knowledge that you can produce for us? You follow not except assumption, and you are not but falsifying."

Sam Gerrans

Those who ascribe a partnership will say: “Had God willed, we would not have ascribed a partnership, nor would our fathers, nor would we have made anything unlawful.” Thus did those who were before them deny until they tasted Our might. Say thou: “Have you any knowledge to bring forth for us? You follow only assumption, and are only guessing.”

Shabbir Ahmed

Those who associate others with Allah will say, "Had Allah willed, we would not practice idolatry, nor would our ancestors, nor would we prohibit anything. " So did their ancestors argue falsely until they tasted Our Requital. Say, "Do you have any proven knowledge that you can present (that the human being is created without free will (18:29), (76:3), (90:10)? Nay, you follow nothing but conjecture. You only run after guess-work."

Syed Vickar Ahamed

Those who give partners (to Allah) will say: "If Allah had wished, we should not have given partners to Him, nor would our fathers; Nor should we have had any (of such) conducts. " So did their ancestors argue falsely, until they tasted Our might. Say: "Have you any (certain) knowledge (or proof)? If so produce it before us. Surely, you follow nothing but (unsupported) thought: You do nothing but lie."

Taqi Usmani

Those who associate partners with Allah will say, "Had Allah willed, we would have not associated (partners with Him), nor our fathers, nor would we have made anything prohibited." In the same way those who went before them gave the lie to (the truth) until they tasted Our punishment. Say, “Do you have any sure knowledge that you may produce to us? You follow nothing but whims, and do nothing but make conjectures.

The Monotheist Group

Those who are polytheists will say: "If God wished, we would not have set up partners, nor would have our fathers, nor would we have made anything unlawful." Those before them lied in the same way, until they tasted Our might. Say: "Do you have any knowledge to bring out to us? You only follow conjecture, you only guess."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 148. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 148. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 148. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩