16. sure

Nahl Suresi النحل

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 14 konu
  1. Allah'ın emri; yaratılıştaki nimetler ve âciz ilahlar 1–21 karşılaştır — Allah'ın emri; yaratılıştaki nimetler ve âciz ilahlar
  2. Ahirete inanmayanlar ve meleklerin canları alışı 22–34 karşılaştır — Ahirete inanmayanlar ve meleklerin canları alışı
  3. "Allah dileseydi" bahanesi; her ümmete elçi; hicret 35–42 karşılaştır — "Allah dileseydi" bahanesi; her ümmete elçi; hicret
  4. Zikir ehline sorun; tuzak kuranlar; gölgelerin secdesi 43–50 karşılaştır — Zikir ehline sorun; tuzak kuranlar; gölgelerin secdesi
  5. İki ilah edinmeyin; kız çocuğu müjdesine öfkelenmek 51–60 karşılaştır — İki ilah edinmeyin; kız çocuğu müjdesine öfkelenmek
  6. Cezanın ertelenmesi ve kitabın indiriliş sebebi 61–65 karşılaştır — Cezanın ertelenmesi ve kitabın indiriliş sebebi
  7. Sağmal hayvanlar, bal arısı, eşler ve torunlar 66–72 karşılaştır — Sağmal hayvanlar, bal arısı, eşler ve torunlar
  8. Meseller; işitme, görme ve gönül; evler ve gölgeler 73–83 karşılaştır — Meseller; işitme, görme ve gönül; evler ve gölgeler
  9. Her ümmetten bir şahit 84–89 karşılaştır — Her ümmetten bir şahit
  10. Adalet, ihsan, akrabaya vermek ve ahde vefa 90–97 karşılaştır — Adalet, ihsan, akrabaya vermek ve ahde vefa
  11. Kur'an okurken sığınmak; nesih ve "ona bir insan öğretiyor" 98–105 karşılaştır — Kur'an okurken sığınmak; nesih ve "ona bir insan öğretiyor"
  12. Zorlanan kimse ve dünya hayatını tercih edenler 106–111 karşılaştır — Zorlanan kimse ve dünya hayatını tercih edenler
  13. Güven içindeki kent meseli; helâl ve haram 112–119 karşılaştır — Güven içindeki kent meseli; helâl ve haram
  14. İbrâhim; cumartesi; hikmetle davet ve sabır 120–128 karşılaştır — İbrâhim; cumartesi; hikmetle davet ve sabır

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Allah'ın emri; yaratılıştaki nimetler ve âciz ilahlar 1–21

  1. Nahl suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 1. ayet. أَتَىٰٓ أَمْرُ ٱللَّهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    etâ emru-llâhi felâ testa`cilûh. sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yüşrikûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın emri gelmiş bulunuyor, öyleyse acele etme. Onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Her şey önceden kaydedilmiş bulunuyor (57:22).

    Ayet detayı — Nahl suresi, 1. ayet

  2. Nahl suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 2. ayet. يُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ بِٱلرُّوحِ مِنْ أَمْرِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ أَنْ أَنذِرُوٓا۟ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱتَّقُونِ

    yünezzilü-lmelâikete birrûḥi min emrihî `alâ mey yeşâü min `ibâdihî en enẕirû ennehû lâ ilâhe illâ ene fetteḳûn.

    Edip Yüksel

    Kullarından dilediğine, melekleri vahiyle indirerek, emrini iletir: "İnsanları uyarın: Benden başka tanrı yoktur ve beni dinleyin."

    Ayet detayı — Nahl suresi, 2. ayet

  3. Nahl suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 3. ayet. خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ تَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳ. te`âlâ `ammâ yüşrikûn.

    Edip Yüksel

    Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmıştır. Ortak koştuklarından çok yücedir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 3. ayet

  4. Nahl suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 4. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ

    ḫaleḳa-l'insâne min nuṭfetin feiẕâ hüve ḫaṣîmüm mübîn.

    Edip Yüksel

    İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 4. ayet

  5. Nahl suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 5. ayet. وَٱلْأَنْعَٰمَ خَلَقَهَا لَكُمْ فِيهَا دِفْءٌ وَمَنَٰفِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

    vel'en`âme ḫaleḳahâ. leküm fîhâ dif'üv vemenâfi`u veminhâ te'külûn.

    Edip Yüksel

    Ve, çiftlik hayvanlarını da sizin için yarattı, onlarda ısıtma ve diğer yararlar vardır ve onlardan yersiniz.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 5. ayet

  6. Nahl suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 6. ayet. وَلَكُمْ فِيهَا جَمَالٌ حِينَ تُرِيحُونَ وَحِينَ تَسْرَحُونَ

    veleküm fîhâ cemâlün ḥîne türîḥûne veḥîne tesraḥûn.

    Edip Yüksel

    Ayrıca boş zamanlarınızda ve seyahatlerinizde siz onları toplarken ve salıverirken sizin için onlarda bir konfor ve zevk vardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 6. ayet

  7. Nahl suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 7. ayet. وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    vetaḥmilü eŝḳâleküm ilâ beledil lem tekûnû bâligîhi illâ bişiḳḳi-l'enfüs. inne rabbeküm leraûfür raḥîm.

    Edip Yüksel

    Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar. Efendiniz elbette Şefkatlidir, Rahimdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 7. ayet

  8. Nahl suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 8. ayet. وَٱلْخَيْلَ وَٱلْبِغَالَ وَٱلْحَمِيرَ لِتَرْكَبُوهَا وَزِينَةً وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

    velḫayle velbigâle velḥamîra literkebûhâ vezîneh. veyaḫlüḳu mâ lâ ta`lemûn.

    Edip Yüksel

    Binmeniz ve eğlenmeniz için atları, katırları ve eşekleri yarattı ve daha bilmediğiniz birçok şeyi de yaratır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tren, otomobil, helikopter, uçak, uzay gemisi gibi bu ayette işaret edilen tüm modern taşıt araçları, Tanrı tarafından yaratılmışlardır. Zira bunların yaratılması için gerekli olan insan beyni, fizik, kimya yasaları ve maddelerin hepsi Tanrı'nın birer yaratığıdır. Bak 37:96.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 8. ayet

  9. Nahl suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 9. ayet. وَعَلَى ٱللَّهِ قَصْدُ ٱلسَّبِيلِ وَمِنْهَا جَآئِرٌ وَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ

    ve`ale-llâhi ḳaṣdü-ssebîli veminhâ câir. velev şâe lehedâküm ecme`în.

    Edip Yüksel

    Yolları göstermek ALLAH'a aittir; bazısı eğridir. Dileseydi hepinizi doğruya iletirdi.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 9. ayet

  10. Nahl suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 10. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً لَّكُم مِّنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ فِيهِ تُسِيمُونَ

    hüve-lleẕî enzele mine-ssemâi mâel leküm minhü şerâbüv veminhü şecerun fîhi tüsîmûn.

    Edip Yüksel

    O ki gökten bir su indirdi, ondan içersiniz ve yine beslendiğiniz bitkiler ve ağaçları onunla sularsınız.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 10. ayet

  11. Nahl suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 11. ayet. يُنۢبِتُ لَكُم بِهِ ٱلزَّرْعَ وَٱلزَّيْتُونَ وَٱلنَّخِيلَ وَٱلْأَعْنَٰبَ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    yümbitü leküm bihi-zzer`a vezzeytûne venneḫîle vel'a`nâbe vemin külli-ŝŝemerât. inne fî ẕâlike leâyetel liḳavmiy yetefekkerûn.

    Edip Yüksel

    Onunla sizin için ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her çeşit meyveler bitirmektedir. Düşünen bir toplum için bunda elbette bir ayet vardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 11. ayet

  12. Nahl suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 12. ayet. وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    veseḫḫara lekümü-lleyle vennehâra veşşemse velḳamer. vennücûmü müseḫḫarâtüm biemrih. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Edip Yüksel

    Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı hizmetinize sundu. Yıldızlar da O'nun emri altındadır. Aklını kullanan bir toplum için elbette bunda işaretler vardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 12. ayet

  13. Nahl suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 13. ayet. وَمَا ذَرَأَ لَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

    vemâ ẕerae leküm fi-l'arḍi muḫtelifen elvânüh. inne fî ẕâlike leâyetel liḳavmiy yeẕẕekkerûn.

    Edip Yüksel

    Ve sizin için yeryüzünde yarattığı rengarenk nesneleri de... Düşünen bir toplum için elbette bunda bir ders vardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 13. ayet

  14. Nahl suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 14. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى سَخَّرَ ٱلْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا۟ مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا۟ مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى ٱلْفُلْكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    vehüve-lleẕî seḫḫara-lbaḥra lite'külû minhü laḥmen ṭariyyev vetestaḫricû minhü ḥilyeten telbesûnehâ. vetera-lfülke mevâḫira fîhi velitebtegû min faḍlihî vele`alleküm teşkürûn.

    Edip Yüksel

    O ki denizi emrinize sunmuştur; ondan taze et yersiniz, ondan giyim ve takı için süsler çıkarırsınız. Gemilerin denizi yara yara akıp gittiğini görürsünüz. Böylece O'nun lütfunu ararsınız ve belki ona şükredersiniz.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 14. ayet

  15. Nahl suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 15. ayet. وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَٰرًا وَسُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    veelḳâ fi-l'arḍi ravâsiye en temîde biküm veenhârav vesübülel le`alleküm tehtedûn.

    Edip Yüksel

    Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar yerleştirdi, yolu bulmanız için de nehirler, yollar,

    Ayet detayı — Nahl suresi, 15. ayet

  16. Nahl suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 16. ayet. وَعَلَٰمَٰتٍ وَبِٱلنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ

    ve`alâmât. vebinnecmi hüm yehtedûn.

    Edip Yüksel

    Ve göze çarpan işaretler... Yıldızlarla da yol bulurlar.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 16. ayet

  17. Nahl suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 17. ayet. أَفَمَن يَخْلُقُ كَمَن لَّا يَخْلُقُ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    efemey yaḫlüḳu kemel lâ yaḫlüḳ. efelâ teẕekkerûn.

    Edip Yüksel

    Yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Düşünmez misiniz?

    Ayet detayı — Nahl suresi, 17. ayet

  18. Nahl suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 18. ayet. وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

    vein te`uddû ni`mete-llâhi lâ tuḥṣûhâ. inne-llâhe legafûrur raḥîm.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın nimetini saysanız bitiremezsiniz. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 18. ayet

  19. Nahl suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 19. ayet. وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ

    vellâhü ya`lemü mâ tüsirrûne vemâ tü`linûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 19. ayet

  20. Nahl suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 20. ayet. وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ

    velleẕîne yed`ûne min dûni-llâhi lâ yaḫlüḳûne şey'ev vehüm yuḫleḳûn.

    Edip Yüksel

    Allah'tan başka/aşağısından çağırdıkları kişiler hiçbir şey yaratamazlar, aksine kendileri yaratılmışlardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 20. ayet

  21. Nahl suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 21. ayet. أَمْوَٰتٌ غَيْرُ أَحْيَآءٍ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

    emvâtün gayru aḥyâ'. vemâ yeş`urûne eyyâne yüb`aŝûn.

    Edip Yüksel

    Ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 21. ayet

Ahirete inanmayanlar ve meleklerin canları alışı 22–34

  1. Nahl suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 22. ayet. إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ قُلُوبُهُم مُّنكِرَةٌ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ

    ilâhüküm ilâhüv vâḥid. felleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati ḳulûbühüm münkiratüv vehüm müstekbirûn.

    Edip Yüksel

    Tanrınız bir tek tanrıdır. Ahireti onaylamayanların kalpleri inkarcıdır ve onlar büyüklük taslarlar.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 22. ayet

  2. Nahl suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 23. ayet. لَا جَرَمَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْتَكْبِرِينَ

    lâ cerame enne-llâhe ya`lemü mâ yüsirrûne vemâ yü`linûn. innehû lâ yüḥibbü-lmüstekbirîn.

    Edip Yüksel

    Kuşkusuz ALLAH onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları sevmez.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 23. ayet

  3. Nahl suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 24. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُم مَّاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ قَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    veiẕâ ḳîle lehüm mâẕâ enzele rabbüküm ḳâlû esâṭîru-l'evvelîn.

    Edip Yüksel

    Kendilerine, "Efendiniz ne indirdi?" denildiğinde, "Geçmişlerin efsanelerini..." diye yanıtlarlar. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet Kuran'ı efsane diye inkar edenler hakkında olduğu gibi Hadis kitaplarında derlenen geçmişlerin efsanelerini "vahiy" diyerek Kuran'a eş koşan modern müşrikler için de geçerlidir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 24. ayet

  4. Nahl suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 25. ayet. لِيَحْمِلُوٓا۟ أَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَمِنْ أَوْزَارِ ٱلَّذِينَ يُضِلُّونَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

    liyaḥmilû evzârahüm kâmiletey yevme-lḳiyâmeti vemin evzâri-lleẕîne yüḍillûnehüm bigayri `ilm. elâ sâe mâ yezirûn.

    Edip Yüksel

    Diriliş gününde kendi günahlarının tamamını, ayrıca saptırdıkları kimselerin günah yüklerinden de bir payı bilgisizce yüklenirler. Yükleri ne de kötüdür. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 6:164.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 25. ayet

  5. Nahl suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 26. ayet. قَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنْيَٰنَهُم مِّنَ ٱلْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ ٱلسَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

    ḳad mekera-lleẕîne min ḳablihim feete-llâhü bünyânehüm mine-lḳavâ`idi feḫarra `aleyhimü-ssaḳfü min fevḳihim veetâhümü-l`aẕâbü min ḥayŝü lâ yeş`urûn.

    Edip Yüksel

    Kendilerinden öncekiler de tuzak kurmuşlardı; ancak ALLAH, binalarını temelinden yıkmış, üzerlerindeki tavan başlarına çökmüştü; azap onlara ummadıkları yerden gelmişti.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 26. ayet

  6. Nahl suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 27. ayet. ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يُخْزِيهِمْ وَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تُشَٰٓقُّونَ فِيهِمْ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ إِنَّ ٱلْخِزْىَ ٱلْيَوْمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

    ŝümme yevme-lḳiyâmeti yuḫzîhim veyeḳûlü eyne şürakâiye-lleẕîne küntüm tüşâḳḳûne fîhim. ḳâle-lleẕîne ûtü-l`ilme inne-lḫizye-lyevme vessûe `ale-lkâfirîn.

    Edip Yüksel

    Sonra, diriliş gününde onları rezil eder ve "Uğrunda tartışıp mücadele verdiğiniz ‘ortaklarım' nerede" der. Kendilerine bilgi verilenler de şöyle derler: "Bugün rezillik ve kötülük kafirleredir."

    Ayet detayı — Nahl suresi, 27. ayet

  7. Nahl suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 28. ayet. ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ فَأَلْقَوُا۟ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِن سُوٓءٍۭ بَلَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    elleẕîne teteveffâhümü-lmelâiketü żâlimî enfüsihim. feelḳavu-sseleme mâ künnâ na`melü min sû'. belâ inne-llâhe `alîmüm bimâ küntüm ta`melûn.

    Edip Yüksel

    Onlar ki, nefislerine zulmedip dururlarken melekler canlarını alır. Sonunda teslim olup "Biz herhangi bir kötülük yapmıyorduk" derler. Hayır, ALLAH sizin yaptıklarınızı iyi bilir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 28. ayet

  8. Nahl suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 29. ayet. فَٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَا فَلَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

    fedḫulû ebvâbe cehenneme ḫâlidîne fîhâ. felebi'se meŝve-lmütekebbirîn.

    Edip Yüksel

    İçinde sürekli kalacağınız cehennemin kapısından girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 29. ayet

  9. Nahl suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 30. ayet. وَقِيلَ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ مَاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ قَالُوا۟ خَيْرًا لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌ وَلَدَارُ ٱلْـَٔاخِرَةِ خَيْرٌ وَلَنِعْمَ دَارُ ٱلْمُتَّقِينَ

    veḳîle lilleẕîne-tteḳav mâẕâ enzele rabbüküm. ḳâlû ḫayrâ. lilleẕîne aḥsenû fî hâẕihi-ddünyâ ḥaseneh. veledâru-l'âḫirati ḫayr. veleni`me dâru-lmütteḳîn.

    Edip Yüksel

    Erdemlilere, "Efendiniz ne indirdi?" denir. "İyilik" diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel davrananlar için güzellik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Erdemlilerin yurdu ne de iyidir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 30. ayet

  10. Nahl suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 31. ayet. جَنَّٰتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ كَذَٰلِكَ يَجْزِى ٱللَّهُ ٱلْمُتَّقِينَ

    cennâtü `adniy yedḫulûnehâ tecrî min taḥtihe-l'enhâru lehüm fîhâ mâ yeşâûn. keẕâlike yeczi-llâhü-lmütteḳîn.

    Edip Yüksel

    İçlerinden ırmaklar akan Adn bahçelerine girerler. Orada her diledikleri şeyi bulurlar. ALLAH erdemlileri işte böyle ödüllendirir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 31. ayet

  11. Nahl suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 32. ayet. ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ طَيِّبِينَ يَقُولُونَ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمُ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    elleẕîne teteveffâhümü-lmelâiketü ṭayyibîne yeḳûlûne selâmün `aleykümü-dḫulü-lcennete bimâ küntüm ta`melûn.

    Edip Yüksel

    İyi durumdayken melekler canlarını almaya geldiklerinde, "Selam size olsun. Yaptıklarınızın karşılığı olarak bahçeye giriniz" derler.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 32. ayet

  12. Nahl suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 33. ayet. هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ أَمْرُ رَبِّكَ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    hel yenżurûne illâ en te'tiyehümü-lmelâiketü ev ye'tiye emru rabbik. keẕâlike fe`ale-lleẕîne min ḳablihim. vemâ żalemehümü-llâhü velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

    Edip Yüksel

    Kendilerine meleklerin gelmesini yahut Efendinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Kendilerinden öncekiler de aynı şekilde davranmışlardı. Onlara ALLAH zulmetmedi, onlar kendi kendilerine zulmettiler.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 33. ayet

  13. Nahl suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 34. ayet. فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    feeṣâbehüm seyyietü mâ `amilû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.

    Edip Yüksel

    Yaptıkları kötülükler onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 34. ayet

"Allah dileseydi" bahanesi; her ümmete elçi; hicret 35–42

  1. Nahl suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 35. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ نَّحْنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَهَلْ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    veḳâle-lleẕîne eşrakû lev şâe-llâhü mâ `abednâ min dûnihî min şey'in naḥnü velâ âbâünâ velâ ḥarramnâ min dûnihî min şey'. keẕâlike fe`ale-lleẕîne min ḳablihim. fehel `ale-rrusüli ille-lbelâgu-lmübîn.

    Edip Yüksel

    Ortak koşanlar, "ALLAH dilemeseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka bir şeye hizmet etmez ve O'nun haram ettiğinden başkasını da haram kılmazdık." Kendilerinden öncekiler de böyle davranmıştı. Elçinin açıkça bildirmekten başka bir görevi mi var? dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 6:23, 148.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 35. ayet

  2. Nahl suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 36. ayet. وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    veleḳad be`aŝnâ fî külli ümmetir rasûlen eni-`büdü-llâhe vectenibu-ṭṭâgût. feminhüm men hede-llâhü veminhüm men ḥaḳḳat `aleyhi-ḍḍalâleh. fesîrû fi-l'arḍi fenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lmükeẕẕibîn.

    Edip Yüksel

    Her bir toplum içinde, "ALLAH'a hizmet edin ve azgınlıktan/küstahlıktan sakının" diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimine ALLAH yol gösterdi, kimi de sapıklıkta kalmaya mahkûm oldu. Yeryüzünü dolaşın ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna dikkat edin.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 36. ayet

  3. Nahl suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 37. ayet. إِن تَحْرِصْ عَلَىٰ هُدَىٰهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَن يُضِلُّ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    in taḥriṣ `alâ hüdâhüm feinne-llâhe lâ yehdî mey yüḍillü vemâ lehüm min nâṣirîn.

    Edip Yüksel

    Doğruyu bulmaları için ne kadar uğraşsan da, ALLAH saptırdığını doğruya ulaştırmaz. Onların bir yardımcısı da olmaz.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 37. ayet

  4. Nahl suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 38. ayet. وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ لَا يَبْعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُ بَلَىٰ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    veaḳsemû billâhi cehde eymânihim lâ yeb`aŝü-llâhü mey yemût. belâ va`den `aleyhi ḥaḳḳav velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Edip Yüksel

    "ALLAH ölmüş olanı diriltmez diye tüm güçleriyle ALLAH'a yemin ederler. Hayır, O'nun verdiği gerçek bir sözdür o. Ancak insanların çoğu bunu bilmiyor.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 38. ayet

  5. Nahl suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 39. ayet. لِيُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى يَخْتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰذِبِينَ

    liyübeyyine lehümü-lleẕî yaḫtelifûne fîhi veliya`leme-lleẕîne keferû ennehüm kânû kâẕibîn.

    Edip Yüksel

    Anlaşmazlığa düştükleri konuları onlara açıklasın ve kafirler de kendilerinin yalancı olduğunu öğrensin.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 39. ayet

  6. Nahl suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 40. ayet. إِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَىْءٍ إِذَآ أَرَدْنَٰهُ أَن نَّقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

    innemâ ḳavlünâ lişey'in iẕâ eradnâhü en neḳûle lehû kün feyekûn.

    Edip Yüksel

    Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman ona sadece "Ol" deriz ve o da olur. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Nitekim tüm evren "ani" bir patlamayla yaratıldı. Bak 21:30.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 40. ayet

  7. Nahl suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 41. ayet. وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَلَأَجْرُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    velleẕîne hâcerû fi-llâhi mim ba`di mâ żulimû lenübevviennehüm fi-ddünyâ ḥaseneh. veleecru-l'âḫirati ekber. lev kânû ya`lemûn.

    Edip Yüksel

    Zulme uğradıktan sonra ALLAH uğrunda göç edenleri, dünyada güzelce yerleştireceğiz. Ahiret ödülleri ise daha büyüktür; bir bilseler...

    Ayet detayı — Nahl suresi, 41. ayet

  8. Nahl suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 42. ayet. ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

    elleẕîne ṣaberû ve`alâ rabbihim yetevekkelûn.

    Edip Yüksel

    Onlar, sabrederek Efendi'lerine güvenenlerdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 42. ayet

Zikir ehline sorun; tuzak kuranlar; gölgelerin secdesi 43–50

  1. Nahl suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 43. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

    vemâ erselnâ min ḳablike illâ ricâlen nûḥî ileyhim fes'elû ehle-ẕẕikri in küntüm lâ ta`lemûn.

    Edip Yüksel

    Senden önce, adamlardan/iki ayak üzerinde yürüyenlerden başkasını elçi olarak göndermedik; onlara vahiy ettik. Bilmiyorsanız uzmanlara sorun.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 43. ayet

  2. Nahl suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 44. ayet. بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

    bilbeyyinâti vezzübür. veenzelnâ ileyke-ẕẕikra litübeyyine linnâsi mâ nüzzile ileyhim vele`allehüm yetefekkerûn.

    Edip Yüksel

    Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Allah tarafından açıklanmış (75:19), anlaşılması kolaylaştırılmış (54:17, 22) apaçık bir kitabın (5:15; 12:1; 26:195; 44:6) elçi tarafından açıklanması demek, gizlenmeyip insanlara bildirilmesi demektir. * Bak: 2:159, 160; 3:187 ve 16:64.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 44. ayet

  3. Nahl suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 45. ayet. أَفَأَمِنَ ٱلَّذِينَ مَكَرُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَخْسِفَ ٱللَّهُ بِهِمُ ٱلْأَرْضَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

    efeemine-lleẕîne mekerü-sseyyiâti ey yaḫsife-llâhü bihimü-l'arḍa ev ye'tiyehümü-l`aẕâbü min ḥayŝü lâ yeş`urûn.

    Edip Yüksel

    Kötülük planlayanlar ALLAH'ın kendilerini yerin dibine geçirmeyeceğinden, yahut ummadıkları bir yerden kendilerine azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

    Ayet detayı — Nahl suresi, 45. ayet

  4. Nahl suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 46. ayet. أَوْ يَأْخُذَهُمْ فِى تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ

    ev ye'ḫuẕehüm fî teḳallübihim femâ hüm bimü`cizîn.

    Edip Yüksel

    Yahut dönüp dururlarken kendilerini yakalamayacağından...? Onlar kurtulamazlar.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 46. ayet

  5. Nahl suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 47. ayet. أَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلَىٰ تَخَوُّفٍ فَإِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    ev ye'ḫuẕehüm `alâ teḫavvuf. feinne rabbeküm leraûfür raḥîm.

    Edip Yüksel

    Yahut onları korku ve endişe içinde iken yakalamayacağından? Efendiniz elbette Şefkatlidir, Rahimdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 47. ayet

  6. Nahl suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 48. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ يَتَفَيَّؤُا۟ ظِلَٰلُهُۥ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَٱلشَّمَآئِلِ سُجَّدًا لِّلَّهِ وَهُمْ دَٰخِرُونَ

    evelem yerav ilâ mâ ḫaleḳa-llâhü min şey'iy yetefeyyeü żilâlühû `ani-lyemîni veşşemâili süccedel lillâhi vehüm dâḫirûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın yarattığı şeylere bakmıyorlar mı ki, gölgeleri ALLAH'a secde ederek sağdan ve soldan sürünerek gidip gelir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 48. ayet

  7. Nahl suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 49. ayet. وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن دَآبَّةٍ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

    velillâhi yescüdü mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi min dâbbetiv velmelâiketü vehüm lâ yestekbirûn.

    Edip Yüksel

    Göklerde ve yerde bulunan tüm yaratıklar ve melekler ALLAH'a secde ederler ve büyüklük taslamazlar. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * İnsan vücudu, ister gerçeği onaylayan birisine ister inkarcı birisine ait olsun, tümüyle Tanrı'ya teslim olmuş bir Müslüman'dır. * Bak 13:15.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 49. ayet

  8. Nahl suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 50. ayet. يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ secde ayeti

    yeḫâfûne rabbehüm min fevḳihim veyef`alûne mâ yü'merûn.

    Edip Yüksel

    Kendilerinden çok yüce olan Efendi'lerini sayarlar ve kendilerine emredileni uygularlar.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 50. ayet

İki ilah edinmeyin; kız çocuğu müjdesine öfkelenmek 51–60

  1. Nahl suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 51. ayet. وَقَالَ ٱللَّهُ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ إِلَٰهَيْنِ ٱثْنَيْنِ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَإِيَّٰىَ فَٱرْهَبُونِ

    veḳâle-llâhü lâ tetteḫiẕû ilâheyni-ŝneyn. innemâ hüve ilâhüv vâḥid. feiyyâye ferhebûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH, "İki tanrı edinmeyin, O'ndan başka tanrı yoktur. Sadece benden çekinin" demiştir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 51. ayet

  2. Nahl suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 52. ayet. وَلَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَهُ ٱلدِّينُ وَاصِبًا أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَتَّقُونَ

    velehû mâ fi-ssemâvâti vel'arḍi velehü-ddînü vâṣibâ. efegayra-llâhi tetteḳûn.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 52. ayet

  3. Nahl suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 53. ayet. وَمَا بِكُم مِّن نِّعْمَةٍ فَمِنَ ٱللَّهِ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فَإِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَ

    vemâ biküm min ni`metin femine-llâhi ŝümme iẕâ messekümu-ḍḍurru feileyhi tec'erûn.

    Edip Yüksel

    Size ulaşan her nimet ALLAH'tandır. Nitekim, bir sıkıntıya uğradığınızda sadece O'na yalvarırsınız.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 53. ayet

  4. Nahl suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 54. ayet. ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِّنكُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

    ŝümme iẕâ keşefe-ḍḍurra `anküm iẕâ ferîḳum minküm birabbihim yüşrikûn.

    Edip Yüksel

    Ne var ki, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman, sizden bir grup hemen Efendi'lerine ortak koşmaya başlar,

    Ayet detayı — Nahl suresi, 54. ayet

  5. Nahl suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 55. ayet. لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

    liyekfürû bimâ âteynâhüm. fetemette`û. fesevfe ta`lemûn.

    Edip Yüksel

    Kendilerine verilene nankörlük ederek... Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz!

    Ayet detayı — Nahl suresi, 55. ayet

  6. Nahl suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 56. ayet. وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَصِيبًا مِّمَّا رَزَقْنَٰهُمْ تَٱللَّهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَفْتَرُونَ

    veyec`alûne limâ lâ ya`lemûne neṣîbem mimmâ razaḳnâhüm. tellâhi letüs'elünne `ammâ küntüm tefterûn.

    Edip Yüksel

    Kendilerine verdiğimiz rızıklardan bilinçsizlere bir pay ayırırlar. ALLAH'a ant olsun ki siz bu uydurduğunuz şeylerden sorulacaksınız.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 56. ayet

  7. Nahl suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 57. ayet. وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ ٱلْبَنَٰتِ سُبْحَٰنَهُۥ وَلَهُم مَّا يَشْتَهُونَ

    veyec`alûne lillâhi-lbenâti sübḥânehû velehüm mâ yeştehûn.

    Edip Yüksel

    Yüce ALLAH'a kızları ayırıyorlar; kendilerine de hoşlandıklarını...

    Ayet detayı — Nahl suresi, 57. ayet

  8. Nahl suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 58. ayet. وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلْأُنثَىٰ ظَلَّ وَجْهُهُۥ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظِيمٌ

    veiẕâ büşşira eḥadühüm bil'ünŝâ żalle vechühû müsveddev vehüve keżîm.

    Edip Yüksel

    Onlardan birine dişi müjdelendiği zaman, büyük bir öfkeyle yüzü kapkara kesilir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 58. ayet

  9. Nahl suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 59. ayet. يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلْقَوْمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓ أَيُمْسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمْ يَدُسُّهُۥ فِى ٱلتُّرَابِ أَلَا سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

    yetevârâ mine-lḳavmi min sûi mâ büşşira bih. eyümsikühû `alâ hûnin em yedüssühû fi-ttürâb. elâ sâe mâ yaḥkümûn.

    Edip Yüksel

    Kendisine müjdelenen ‘kötülükten' utanarak halkından kendini gizlemeye çalışır. Şimdi onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün! Ne kötü yargıda bulunuyorlar.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 59. ayet

  10. Nahl suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 60. ayet. لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ مَثَلُ ٱلسَّوْءِ وَلِلَّهِ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    lilleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati meŝelü-ssev'. velillâhi-lmeŝelü-l'a`lâ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Edip Yüksel

    Ahireti onaylamayanlar kötü örneği oluştururlar; halbuki en yüce örnekler ALLAH'ındır. O Üstündür, Bilgedir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 60. ayet

Cezanın ertelenmesi ve kitabın indiriliş sebebi 61–65

  1. Nahl suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 61. ayet. وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلْمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيْهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَـْٔخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

    velev yüâḫiẕü-llâhü-nnâse biżulmihim mâ terake `aleyhâ min dâbbetiv velâkiy yü'eḫḫiruhüm ilâ ecelim müsemmâ. feiẕâ câe ecelühüm lâ yeste'ḫirûne sâ`atev velâ yestaḳdimûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH zulümlerinden dolayı insanları cezalandırsaydı orada bir yaratık bırakmazdı; ne var ki onları belli bir süreye kadar erteler. Sürelerinin sonu geldiği zaman da ne bir an öne alınırlar, ne de ertelenirler.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 61. ayet

  2. Nahl suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 62. ayet. وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ أَلْسِنَتُهُمُ ٱلْكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلْحُسْنَىٰ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفْرَطُونَ

    veyec`alûne lillâhi mâ yekrahûne veteṣifü elsinetühümü-lkeẕibe enne lehümü-lḥusnâ. lâ cerame enne lehümü-nnâra veennehüm müfraṭûn.

    Edip Yüksel

    Hoşlanmadıkları şeyleri ALLAH'a malediyorlar ve kendilerinin iyiyi hak ettikleri yalanını dillerinde geveliyorlar. Elbette, ateşe terkedilecekler.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 62. ayet

  3. Nahl suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 63. ayet. تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    tellâhi leḳad erselnâ ilâ ümemim min ḳablike fezeyyene lehümü-şşeyṭânü a`mâlehüm fehüve veliyyühümü-lyevme velehüm `aẕâbün elîm.

    Edip Yüksel

    ALLAH'a ant olsun ki senden önceki toplumlara da elçiler gönderdiğimizde sapkın işlerini onlara güzel gösterdi. Nitekim onların dostu (veli) bugün odur. Onlar acı bir azaba mahkûm olmuşlardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 63. ayet

  4. Nahl suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 64. ayet. وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    vemâ enzelnâ `aleyke-lkitâbe illâ litübeyyine lehümü-lleẕi-ḫtelefû fîhi vehüdev veraḥmetel liḳavmiy yü'minûn.

    Edip Yüksel

    Sana bu kitabı indirdik ki, anlaşmazlığa düştükleri konuları kendilerine bildiresin. Bu kitap, gerçeği onaylayan bir topluluk için bir yol göstericidir, bir rahmettir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Hadis ve Sünneti Tanrı'nın hükmüne eş koşanlar bu ayetteki "litübeyyine" kelimesinin anlamını saptırırlar. Türkçedeki "açıklama" kelimesi gibi iki anlama gelen bu sözcüğün Kuran'ın açık ayetleriyle çelişen anlamını tercih edenler 3:7 ayetinde haber verilirler. Benzer ifade için bak 2:159-160; 3:187 ve 16:44.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 64. ayet

  5. Nahl suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 65. ayet. وَٱللَّهُ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

    vellâhü enzele mine-ssemâi mâen feaḥyâ bihi-l'arḍa ba`de mevtihâ. inne fî ẕâlike leâyetel liḳavmiy yesme`ûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH gökten bir su indirir ve onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. Dinleyen bir toplum için bunda bir işaret vardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 65. ayet

Sağmal hayvanlar, bal arısı, eşler ve torunlar 66–72

  1. Nahl suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 66. ayet. وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَٰمِ لَعِبْرَةً نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهِۦ مِنۢ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَّبَنًا خَالِصًا سَآئِغًا لِّلشَّٰرِبِينَ

    veinne leküm fi-l'en`âmi le`ibrah. nüsḳîküm mimmâ fî büṭûnihî mim beyni ferŝiv vedemil lebenen ḫâliṣan sâigal lişşâribîn.

    Edip Yüksel

    Sizin için çiftlik hayvanlarında da dersler vardır. İçmeniz için karınlarından, yani sindirilmiş yiyecek ile kan arasından çıkan bir maddeyi size sunuyoruz: İçimi lezzetli saf süt.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 66. ayet

  2. Nahl suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 67. ayet. وَمِن ثَمَرَٰتِ ٱلنَّخِيلِ وَٱلْأَعْنَٰبِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًا إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    vemin ŝemerâti-nneḫîli vel'a`nâbi tetteḫiẕûne minhü sekerav verizḳan ḥasenâ. inne fî ẕâlike leâyetel liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Edip Yüksel

    Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden, üzümlerden hem sarhoş edici içkiler ve hem de güzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir toplum için bunda bir işaret vardır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tanrı'nın bağışladığı nimetlerden yararlanmak yahut zarar görmek seçimimize bağlıdır. Nükleer enerjiyi hem bomba hem de enerji santrali için kullanabiliriz; ateşle elimizi de yakabiliriz, yiyeceklerimizi de pişirebiliriz. Kuran, alkollü içkiler ile meyve sularını karşılaştırarak bu seçime dikkat çeker.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 67. ayet

  3. Nahl suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 68. ayet. وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحْلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ

    veevḥâ rabbüke ile-nnaḥli eni-tteḫiẕî mine-lcibâli büyûtev vemine-şşeceri vemimmâ ya`rişûn.

    Edip Yüksel

    Ve Efendin dişi arıya vahiy etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kovanlardan evler edin"

    Ayet detayı — Nahl suresi, 68. ayet

  4. Nahl suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 69. ayet. ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    ŝümme külî min külli-ŝŝemerâti feslükî sübüle rabbiki ẕülülâ. yaḫrucü mim büṭûnihâ şerâbüm muḫtelifün elvânühû fîhi şifâül linnâs. inne fî ẕâlike leâyetel liḳavmiy yetefekkerûn.

    Edip Yüksel

    "Sonra, her çeşit meyveden ye ve Efendinin planını aynen izle." Karınlarından, insanlar için şifa içeren çeşitli renklerden bir içecek çıkar. Düşünen insanlar için bunda bir işaret vardır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Besin ve vitamin açısından alabildiğine zengin olan balın bazı alerjilere ve rahatsızlıklara ilaç oluşu bilinen bir gerçektir. Arı usta bir mimardır; petek gibi optimal ekonominin geometrik örneğini inşa ederek bal stoku için minimum miktarda balmumu harcar. Bir ecza profesörüdür; ağzındaki laboratuarda bal gibi bir ilacı üretir. Kuyruğunda düşmanlarına karşı kimyasal silah taşıyan bir intihar komandosudur. * Diğer arılarla güneş ışığı ve koreografi yoluyla haberleşip yol bulan usta bir pilottur, bir helikopterdir. Binlerce kovandaşıyla birlikte barış ve düzen içinde çalışan dürüst bir kovandaştır. Bu küçücük böcek, daha nice hüneriyle Yaratıcısının büyüklüğüne tanıklık eden bir ayettir. Arının karnını ifade eden BuTuN kelimesinin çoğul kullanılması da ilginç. Bu nüansı entimologlar daha iyi takdir ederler.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 69. ayet

  5. Nahl suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 70. ayet. وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفَّىٰكُمْ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَىْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍ شَيْـًٔا إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ قَدِيرٌ

    vellâhü ḫaleḳaküm ŝümme yeteveffâküm veminküm mey yüraddü ilâ erẕeli-l`umüri likey lâ ya`leme ba`de `ilmin şey'â. inne-llâhe `alîmün ḳadîr.

    Edip Yüksel

    Ve sizi ALLAH yarattı, sonra da yaşamınıza son verir. Sizden bazıları hayatın en kötü zamanına kadar yaşatılır ki bilgiden sonra hiçbir şeyi bilmesin. ALLAH Bilendir, Her şeye Gücü Yetendir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 70. ayet

  6. Nahl suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 71. ayet. وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلرِّزْقِ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُوا۟ بِرَآدِّى رِزْقِهِمْ عَلَىٰ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَآءٌ أَفَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

    vellâhü feḍḍale ba`ḍaküm `alâ ba`ḍin fi-rrizḳ. feme-lleẕîne füḍḍilû birâddî rizḳihim `alâ mâ meleket eymânühüm fehüm fîhi sevâün. efebini`meti-llâhi yecḥadûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH rızık açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır. Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar. ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar? dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet şöylece de çevrilebilir: "... Üstün kılınanlar, emirleri altındakilere kendi rızıklarını vermezler. Aslında rızıkta onların hepsi eşittir (hepsi de Tanrı tarafından rızıklandırılırlar)..." * Bak: 30:28.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 71. ayet

  7. Nahl suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 72. ayet. وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ أَفَبِٱلْبَٰطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ ٱللَّهِ هُمْ يَكْفُرُونَ

    vellâhü ce`ale leküm min enfüsiküm ezvâcev vece`ale leküm min ezvâciküm benîne veḥafedetev verazeḳaküm mine-ṭṭayyibât. efebilbâṭili yü'minûne vebini`meti-llâhi hüm yekfürûn.

    Edip Yüksel

    Ve ALLAH kendi cinsinizden sizin için eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yarattı ve size güzel rızıklar verdi. Böyleyken onlar batılı gerçek diye onaylayıp ALLAH'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Ayet detayı — Nahl suresi, 72. ayet

Meseller; işitme, görme ve gönül; evler ve gölgeler 73–83

  1. Nahl suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 73. ayet. وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَمْلِكُ لَهُمْ رِزْقًا مِّنَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْتَطِيعُونَ

    veya`büdûne min dûni-llâhi mâ lâ yemlikü lehüm rizḳam mine-ssemâvâti vel'arḍi şey'ev velâ yesteṭî`ûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ı bırakıp, kendilerine göklerden ve yerden rızık sağlamayan aciz kişilere hizmet ediyorlar.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 73. ayet

  2. Nahl suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 74. ayet. فَلَا تَضْرِبُوا۟ لِلَّهِ ٱلْأَمْثَالَ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

    felâ taḍribû lillâhi-l'emŝâl. inne-llâhe ya`lemü veentüm lâ ta`lemûn.

    Edip Yüksel

    Öyleyse, ALLAH'a örnekler vermeyiniz; siz bilmezken ALLAH bilir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 74. ayet

  3. Nahl suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 75. ayet. ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا عَبْدًا مَّمْلُوكًا لَّا يَقْدِرُ عَلَىٰ شَىْءٍ وَمَن رَّزَقْنَٰهُ مِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنفِقُ مِنْهُ سِرًّا وَجَهْرًا هَلْ يَسْتَوُۥنَ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    ḍarabe-llâhü meŝelen `abdem memlûkel lâ yaḳdiru `alâ şey'iv vemer razaḳnâhü minnâ rizḳan ḥasenen fehüve yünfiḳu minhü sirrav vecehrâ. hel yestevûn. elḥamdü lillâh. bel ekŝeruhüm lâ ya`lemûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH, hiçbir şeye gücü yetmeyen, sahiplenilmiş bir köle ile kendi tarafımızdan güzelce rızıklandırdığımız, o rızıktan gizli ve açık yardım için harcayan kişiyi örnek olarak verir. Bu ikisi hiçbir olur mu? Övgü ALLAH'adır, ancak çokları bilmezler.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 75. ayet

  4. Nahl suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 76. ayet. وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا رَّجُلَيْنِ أَحَدُهُمَآ أَبْكَمُ لَا يَقْدِرُ عَلَىٰ شَىْءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلَىٰ مَوْلَىٰهُ أَيْنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأْتِ بِخَيْرٍ هَلْ يَسْتَوِى هُوَ وَمَن يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ وَهُوَ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    veḍarabe-llâhü meŝeler racüleyni eḥadühümâ ebkemü lâ yaḳdiru `alâ şey'iv vehüve kellün `alâ mevlâhü eynemâ yüveccihhü lâ ye'ti biḫayr. hel yestevî hüve vemey ye'müru bil`adli vehüve `alâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Edip Yüksel

    ALLAH şu iki adamı da örnek verir: Birisi bir şey yapacak yeteneğe sahip olmayıp tümüyle efendisine bağımlıdır, onu ne işe koşsa bir şey beceremez. İşte böyle bir kişi ile doğru yol üzerinde bulunup adaleti uygulayan kişi hiçbir olur mu? dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 2:286.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 76. ayet

  5. Nahl suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 77. ayet. وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَآ أَمْرُ ٱلسَّاعَةِ إِلَّا كَلَمْحِ ٱلْبَصَرِ أَوْ هُوَ أَقْرَبُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    velillâhi gaybü-ssemâvâti vel'arḍ. vemâ emru-ssâ`ati illâ kelemḥi-lbeṣari ev hüve aḳrab. inne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Edip Yüksel

    Göklerin ve yerin gizemleri ALLAH'a aittir. O an bir göz kırpması kadar veya daha kısadır. ALLAH her şeye Gücü Yetendir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 77. ayet

  6. Nahl suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 78. ayet. وَٱللَّهُ أَخْرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    vellâhü aḫraceküm mim büṭûni ümmehâtiküm lâ ta`lemûne şey'ev vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'idete le`alleküm teşkürûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman bir şey bilmiyordunuz. Size işitme, görme duyuları ve beyinler verdi ki şükredesiniz.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 78. ayet

  7. Nahl suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 79. ayet. أَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ مُسَخَّرَٰتٍ فِى جَوِّ ٱلسَّمَآءِ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱللَّهُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    elem yerav ile-ṭṭayri müseḫḫarâtin fî cevvi-ssemâ'. mâ yümsikühünne ille-llâh. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yü'minûn.

    Edip Yüksel

    Göğün atmosferine uygun yaratılmış kuşları görmüyorlar mı? Onları ALLAH'tan başkası tutmaz. Bunda gerçeği onaylayan bir toplum için elbette ayetler vardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 79. ayet

  8. Nahl suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 80. ayet. وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۢ بُيُوتِكُمْ سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُم مِّن جُلُودِ ٱلْأَنْعَٰمِ بُيُوتًا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ إِقَامَتِكُمْ وَمِنْ أَصْوَافِهَا وَأَوْبَارِهَا وَأَشْعَارِهَآ أَثَٰثًا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٍ

    vellâhü ce`ale leküm mim büyûtiküm sekenev vece`ale leküm min cülûdi-l'en`âmi büyûten testeḫiffûnehâ yevme ża`niküm veyevme iḳâmetiküm vemin aṣvâfihâ veevbârihâ veeş`ârihâ eŝâŝev vemetâ`an ilâ ḥîn.

    Edip Yüksel

    Ve ALLAH evlerinizi sizin için barınaklar yaptı. Çiftlik hayvanlarının derilerinden, yolculuk günü ve ikamet günü kullanacağınız portatif evler sağladı. Yünlerinden, kürklerinden ve kıllarından da bir süreye kadar giyip döşeyeceğiniz eşyalar çıkardı.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 80. ayet

  9. Nahl suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 81. ayet. وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّمَّا خَلَقَ ظِلَٰلًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْجِبَالِ أَكْنَٰنًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَٰبِيلَ تَقِيكُمُ ٱلْحَرَّ وَسَرَٰبِيلَ تَقِيكُم بَأْسَكُمْ كَذَٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ

    vellâhü ce`ale leküm mimmâ ḫaleḳa żilâlev vece`ale leküm mine-lcibâli eknânev vece`ale leküm serâbîle teḳîkümü-lḥarra veserabîle teḳîküm be'seküm. keẕâlike yütimmü ni`metehû `aleyküm le`alleküm tüslimûn.

    Edip Yüksel

    Ve ALLAH yarattığı şeylerden sizin için gölgeler oluşturdu. Sizin için dağları sığınak yaptı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve sizi savaşlarınızda koruyacak elbiseler hazırladı. Teslim olasınız diye nimetlerini size böyle tamamlıyor.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 81. ayet

  10. Nahl suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 82. ayet. فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    fein tevellev feinnemâ `aleyke-lbelâgu-lmübîn.

    Edip Yüksel

    Yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca açık bir biçimde iletmektir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 82. ayet

  11. Nahl suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 83. ayet. يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكْثَرُهُمُ ٱلْكَٰفِرُونَ

    ya`rifûne ni`mete-llâhi ŝümme yünkirûnehâ veekŝeruhümü-lkâfirûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın nimetlerini çok iyi tanıdıkları halde onları inkar ederler. Onların çoğu kafirlerdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 83. ayet

Her ümmetten bir şahit 84–89

  1. Nahl suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 84. ayet. وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

    veyevme neb`aŝü min külli ümmetin şehîden ŝümme lâ yü'ẕenü lilleẕîne keferû velâ hüm yüsta`tebûn.

    Edip Yüksel

    Her topluluktan bir tanık gönderdiğimiz gün, inkar edenlere ne izin verilir ne de özürleri kabul edilir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 84. ayet

  2. Nahl suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 85. ayet. وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

    veiẕâ rae-lleẕîne żalemü-l`aẕâbe felâ yüḫaffefü `anhüm velâ hüm yünżarûn.

    Edip Yüksel

    Zulmedenler azabı gördükleri zaman artık onlar için hafifletilmez, ertelenmez.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 85. ayet

  3. Nahl suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 86. ayet. وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ شُرَكَآءَهُمْ قَالُوا۟ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدْعُوا۟ مِن دُونِكَ فَأَلْقَوْا۟ إِلَيْهِمُ ٱلْقَوْلَ إِنَّكُمْ لَكَٰذِبُونَ

    veiẕâ rae-lleẕîne eşrakû şürakâehüm ḳâlû rabbenâ hâülâi şürakâüne-lleẕîne künnâ ned`û min dûnik. feelḳav ileyhimü-lḳavle inneküm lekâẕibûn.

    Edip Yüksel

    Ortak koşanlar, ortak koştukları kimseleri gördükleri zaman, "Efendimiz, senden başka çağırdığımız ortaklarımız işte bunlardır" derler. (Onlar da), "Siz yalancılarsınız, " diye karşılık verirler. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 10:28-29.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 86. ayet

  4. Nahl suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 87. ayet. وَأَلْقَوْا۟ إِلَى ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ ٱلسَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

    veelḳav ile-llâhi yevmeiẕin-sseleme veḍalle `anhüm mâ kânû yefterûn.

    Edip Yüksel

    O gün tamamıyla ALLAH'a teslim olmuşlardır ve uydurdukları şeyler de kendilerini terketmiştir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 87. ayet

  5. Nahl suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 88. ayet. ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ زِدْنَٰهُمْ عَذَابًا فَوْقَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يُفْسِدُونَ

    elleẕîne keferû veṣaddû `an sebîli-llâhi zidnâhüm `aẕâben fevḳa-l`aẕâbi bimâ kânû yüfsidûn.

    Edip Yüksel

    İnkar edip ALLAH'ın yolundan sapanlara gelince, onlara yaptıkları bozgunculuktan ötürü azap üstüne azap arttırırız.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 88. ayet

  6. Nahl suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 89. ayet. وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِى كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيْهِم مِّنْ أَنفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ تِبْيَٰنًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

    veyevme neb`aŝü fî külli ümmetin şehîden `aleyhim min enfüsihim veci'nâ bike şehîden `alâ hâülâ'. venezzelnâ `aleyke-lkitâbe tibyânel likülli şey'iv vehüdev veraḥmetev vebüşrâ lilmüslimîn.

    Edip Yüksel

    Her topluluk içinden, kendilerine karşı bir tanık gönderdiğimiz, şunlara karşı da seni tanık olarak getirdiğimiz gün... Biz sana bu kitabı, her şeyi açıklayan, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlara bir müjde olarak indirdik. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kurtuluşumuz için gerekli her şeyi açıklayan Kuran'ı yeterli görmeyenler hakkında elçinin tanıklığı için bak 25:30.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 89. ayet

Adalet, ihsan, akrabaya vermek ve ahde vefa 90–97

  1. Nahl suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 90. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُ بِٱلْعَدْلِ وَٱلْإِحْسَٰنِ وَإِيتَآئِ ذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَٱلْبَغْىِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

    inne-llâhe ye'müru bil`adli vel'iḥsâni veîtâi ẕi-lḳurbâ veyenhâ `ani-lfaḥşâi velmünkeri velbagy. ye`iżuküm le`alleküm teẕekkerûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Fuhuştan, fenalıktan ve azgınlıktan ise sizi meneder. Öğüt almanız için sizi böyle aydınlatır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 90. ayet

  2. Nahl suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 91. ayet. وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ إِذَا عَٰهَدتُّمْ وَلَا تَنقُضُوا۟ ٱلْأَيْمَٰنَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ ٱللَّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلًا إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ

    veevfû bi`ahdi-llâhi iẕâ `âhettüm velâ tenḳuḍü-l'eymâne ba`de tevkîdihâ veḳad ce`altümü-llâhe `aleyküm kefîlâ. inne-llâhe ya`lemü mâ tef`alûn.

    Edip Yüksel

    Anlaşma yaptığınızda ALLAH'ın ahdini yerine getirin. Pekiştirdiğiniz yeminleri bozmayın. ALLAH'ı kendinize kefil kılmıştınız. ALLAH yaptıklarınızı bilir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 91. ayet

  3. Nahl suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 92. ayet. وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّتِى نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍ أَنكَٰثًا تَتَّخِذُونَ أَيْمَٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِىَ أَرْبَىٰ مِنْ أُمَّةٍ إِنَّمَا يَبْلُوكُمُ ٱللَّهُ بِهِۦ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ مَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

    velâ tekûnû kelletî neḳaḍat gazlehâ mim ba`di ḳuvvetin enkâŝâ. tetteḫiẕûne eymâneküm deḫalem beyneküm en tekûne ümmetün hiye erbâ min ümmeh. innemâ yeblûkümü-llâhü bih. veleyübeyyinenne leküm yevme-lḳiyâmeti mâ küntüm fîhi taḫtelifûn.

    Edip Yüksel

    İpliğini sağlamca eğirdikten sonra çözen kadın gibi olmayın. Bir topluluğun diğer bir topluluktan güçlü olmasından yararlanarak yeminlerinizi aranızda kötüye kullanmayın. ALLAH sizi böylece dener. Anlaşmazlığa düştüğünüz konuları diriliş günü size açıklayacak.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 92. ayet

  4. Nahl suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 93. ayet. وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    velev şâe-llâhü lece`aleküm ümmetev vâḥidetev velâkiy yüḍillü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. veletüs'elünne `ammâ küntüm ta`melûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH dileseydi sizi bir tek toplum kılardı. Ancak, dilediğini saptırır, dilediğine de yol gösterir. Elbette yaptıklarınızdan sorulacaksınız. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Ayetin orta cümlesi, "dileyeni saptırır, dileyene yol gösterir" biçiminde anlaşılsa da sonuç değişmemektedir. Tanrı'nın içtenlikle gerçeği arayanları doğru yola ilettiğini ancak yeterli içtenliğe ve temiz niyete sahip olmayanların da gerçeği görmesini engellediğini görüyoruz (6:110; 7:146; 21:51; 37:84). * Bak 57:22.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 93. ayet

  5. Nahl suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 94. ayet. وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ أَيْمَٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌۢ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    velâ tetteḫiẕû eymâneküm deḫalem beyneküm fetezille ḳademüm ba`de ŝübûtihâ veteẕûḳu-ssûe bimâ ṣadettüm `an sebîli-llâh. veleküm `aẕâbün `ażîm.

    Edip Yüksel

    Yeminlerinizi aranızda kötüye kullanmayın ki sağlam basmış ayağınız kaymasın. ALLAH'ın yolundan saptığınız için perişanlığı tadar ve acı bir azabı hakedersiniz.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 94. ayet

  6. Nahl suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 95. ayet. وَلَا تَشْتَرُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ ثَمَنًا قَلِيلًا إِنَّمَا عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    velâ teşterû bi`ahdi-llâhi ŝemenen ḳalîlâ. innemâ `inde-llâhi hüve ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH'a verdiğiniz sözü ucuza satmayın. Sizin için ALLAH'ın yanındakiler daha iyidir; bir bilseniz.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 95. ayet

  7. Nahl suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 96. ayet. مَا عِندَكُمْ يَنفَدُ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٍ وَلَنَجْزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓا۟ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    mâ `indeküm yenfedü vemâ `inde-llâhi bâḳ. velenecziyenne-lleẕîne ṣaberû ecrahüm biaḥseni mâ kânû ya`melûn.

    Edip Yüksel

    Sizin yanınızda bulunanlar biter; ancak ALLAH'ın yanındakiler ise süreklidir. Güçlüklere karşı direnenlerin ödüllerini, yaptıkları iyiliklere uygun olarak elbette vereceğiz.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 96. ayet

  8. Nahl suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 97. ayet. مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةً طَيِّبَةً وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    men `amile ṣâliḥam min ẕekerin ev ünŝâ vehüve mü'minün felenuḥyiyennehû ḥayâten ṭayyibeh. velenecziyennehüm ecrahüm biaḥseni mâ kânû ya`melûn.

    Edip Yüksel

    Erkek olsun, kadın olsun, her kim gerçeği onaylamış olarak iyi bir iş yaparsa ona bu dünyada güzel bir hayat bağışlarız ve yaptıkları iyi işlere karşılık ödüllerini de tam veririz. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Ayetteki "Hu" ve "Hum" zamirleri hem kadını ve hem erkeği kapsamına alıyor. Açık bir neden yokken bu zamirleri sadece erkeklere sınırlamamalı.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 97. ayet

Kur'an okurken sığınmak; nesih ve "ona bir insan öğretiyor" 98–105

  1. Nahl suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 98. ayet. فَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ مِنَ ٱلشَّيْطَٰنِ ٱلرَّجِيمِ

    feiẕâ ḳara'te-lḳur'âne feste`iẕ billâhi mine-şşeyṭâni-rracîm.

    Edip Yüksel

    Kuran okuduğunda kovulmuş sapkından ALLAH'a sığın. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Neden bu emir Kuran'ın veya her surenin başına konmamış? Yoksa bu emir sözel değil zihinsel bir eylemi amaçladığı için mi?

    Ayet detayı — Nahl suresi, 98. ayet

  2. Nahl suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 99. ayet. إِنَّهُۥ لَيْسَ لَهُۥ سُلْطَٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

    innehû leyse lehû sülṭânün `ale-lleẕîne âmenû ve`alâ rabbihim yetevekkelûn.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayıp Efendi'lerine güvenenlere onun bir gücü yoktur.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 99. ayet

  3. Nahl suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 100. ayet. إِنَّمَا سُلْطَٰنُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَوَلَّوْنَهُۥ وَٱلَّذِينَ هُم بِهِۦ مُشْرِكُونَ

    innemâ sülṭânühû `ale-lleẕîne yetevellevnehû velleẕîne hüm bihî müşrikûn.

    Edip Yüksel

    Onun gücü, kendisini dost edinenlere ve onu Efendi'lerine ortak koşanlaradır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 100. ayet

  4. Nahl suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 101. ayet. وَإِذَا بَدَّلْنَآ ءَايَةً مَّكَانَ ءَايَةٍ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مُفْتَرٍۭ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    veiẕâ beddelnâ âyetem mekâne âyetiv vellâhü a`lemü bimâ yünezzilü ḳâlû innemâ ente müfter. bel ekŝeruhüm lâ ya`lemûn.

    Edip Yüksel

    Biz bir delilin yerine bir başka delili getirdiğimiz zaman ki ALLAH neyi indirdiğini iyi bilir, "Sen, ancak bir iftiracısın!" derler. Gerçekten çokları bilmiyor. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 2:106.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 101. ayet

  5. Nahl suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 102. ayet. قُلْ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلْقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

    ḳul nezzelehû rûḥu-lḳudüsi mir rabbike bilḥaḳḳi liyüŝebbite-lleẕîne âmenû vehüdev vebüşrâ lilmüslimîn.

    Edip Yüksel

    De ki: "İman Edenleri sağlamlaştırsın, Müslümanlara bir yol gösterici ve müjde olsun diye Kutsal Ruh onu Efendinden gerçekle indirdi.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 102. ayet

  6. Nahl suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 103. ayet. وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّهُمْ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٌ لِّسَانُ ٱلَّذِى يُلْحِدُونَ إِلَيْهِ أَعْجَمِىٌّ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِىٌّ مُّبِينٌ

    veleḳad na`lemü ennehüm yeḳûlûne innemâ yü`allimühû beşer. lisânü-lleẕî yülḥidûne ileyhi a`cemiyyüv vehâẕâ lisânün `arabiyyüm mübîn.

    Edip Yüksel

    "Ona bir insan öğretiyor" biçimindeki sözlerini elbette biliyoruz. Amaçladıkları kişinin dili yabancıdır, bu ise apaçık Arapça bir dildir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kuran'ın dışındaki mukaddes kitaplar kısmen tahrife uğramışlardır. Kuran'ı mevcut Tevrat ve İncil çevirileriyle karşılaştırırsak Kuran'ın orijinalliği ortaya çıkar. Örneğin, Tevrat'ın Çıkış 32:20 ayetiyle Kuran'ın 2:93 ayetini karşılaştırınız. Dr. Maurice Bucaille'nin "The Bible, the Quran and Science" (Tevrat-İncil, Kuran ve Bilim) adlı kitabı bu konuda bir klasiktir. Bu ayetin son bölümü şu biçimde de anlaşılabilir: "Amaçladıkları kişinin dili anlaşılmaz bir dil, bu ise mükemmeldir, apaçıktır". * Bak 43:3.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 103. ayet

  7. Nahl suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 104. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ لَا يَهْدِيهِمُ ٱللَّهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    inne-lleẕîne lâ yü'minûne biâyâti-llâhi lâ yehdîhimü-llâhü velehüm `aẕâbün elîm.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın ayetlerini onaylamayanları ALLAH doğru yola iletmez; onlar için acı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 104. ayet

  8. Nahl suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 105. ayet. إِنَّمَا يَفْتَرِى ٱلْكَذِبَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَٰذِبُونَ

    innemâ yefteri-lkeẕibe-lleẕîne lâ yü'minûne biâyâti-llâh. veülâike hümü-lkâẕibûn.

    Edip Yüksel

    Yalan uydurup iftira edenler ALLAH'ın ayetlerini onaylamayanlardır. Onlar gerçek yalancılardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 105. ayet

Zorlanan kimse ve dünya hayatını tercih edenler 106–111

  1. Nahl suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 106. ayet. مَن كَفَرَ بِٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ إِيمَٰنِهِۦٓ إِلَّا مَنْ أُكْرِهَ وَقَلْبُهُۥ مُطْمَئِنٌّۢ بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَٰكِن مَّن شَرَحَ بِٱلْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    men kefera billâhi mim ba`di îmânihî illâ men ükrihe veḳalbühû muṭmeinnüm bil'îmâni velâkim men şeraḥa bilküfri ṣadran fe`aleyhim gaḍabüm mine-llâh. velehüm `aẕâbün `ażîm.

    Edip Yüksel

    Kalbi gerçeği onaylayıp ikna olduğu halde zorlanan dışında, onaydan sonra inkara göğsünü açıp ALLAH'ı inkar edenler, ALLAH'tan bir gazabı hak etmişlerdir ve onlar için büyük bir azap vardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 106. ayet

  2. Nahl suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 107. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    ẕâlike biennehümü-steḥabbü-lḥayâte-ddünyâ `ale-l'âḫirati veenne-llâhe lâ yehdi-lḳavme-lkâfirîn.

    Edip Yüksel

    Çünkü onlar dünya hayatını ahirete tercih ettiler. İnkarcı topluluğu ALLAH doğru yola iletmez.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 107. ayet

  3. Nahl suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 108. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَأَبْصَٰرِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْغَٰفِلُونَ

    ülâike-lleẕîne ṭabe`a-llâhü `alâ ḳulûbihim vesem`ihim veebṣârihim. veülâike hümü-lgâfilûn.

    Edip Yüksel

    İşte onlar, ALLAH'ın kalplerini, işitme ve görüşlerini mühürlediği kişilerdir. Onlar gafillerdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 108. ayet

  4. Nahl suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 109. ayet. لَا جَرَمَ أَنَّهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    lâ cerame ennehüm fi-l'âḫirati hümü-lḫâsirûn.

    Edip Yüksel

    Hiç kuşku yok ki onlar ahirette kaybedeceklerdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 109. ayet

  5. Nahl suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 110. ayet. ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا فُتِنُوا۟ ثُمَّ جَٰهَدُوا۟ وَصَبَرُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

    ŝümme inne rabbeke lilleẕîne hâcerû mim ba`di mâ fütinû ŝümme câhedû veṣaberû inne rabbeke mim ba`dihâ legafûrur raḥîm.

    Edip Yüksel

    Sonra Efendin, baskıya uğradıktan sonra göç eden, cihad eden ve direnenler için, evet senin Efendin, kuşkusuz onlar için Bağışlayandır, Rahimdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 110. ayet

  6. Nahl suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 111. ayet. يَوْمَ تَأْتِى كُلُّ نَفْسٍ تُجَٰدِلُ عَن نَّفْسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    yevme te'tî küllü nefsin tücâdilü `an nefsihâ vetüveffâ küllü nefsim mâ `amilet vehüm lâ yużlemûn.

    Edip Yüksel

    O gün herkes gelir kendini kurtarmaya çalışır ve herkese yaptığının karşılığı tam ödenir ve onlara asla zulmedilmez.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 111. ayet

Güven içindeki kent meseli; helâl ve haram 112–119

  1. Nahl suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 112. ayet. وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا قَرْيَةً كَانَتْ ءَامِنَةً مُّطْمَئِنَّةً يَأْتِيهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِّن كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِأَنْعُمِ ٱللَّهِ فَأَذَٰقَهَا ٱللَّهُ لِبَاسَ ٱلْجُوعِ وَٱلْخَوْفِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْنَعُونَ

    veḍarabe-llâhü meŝelen ḳaryeten kânet âminetem muṭmeinnetey ye'tîhâ rizḳuhâ ragadem min külli mekânin fekeferat bien`umi-llâhi feeẕâḳahe-llâhü libâse-lcû`i velḫavfi bimâ kânû yaṣne`ûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH güven içinde başarılı bir topluluğu örnek olarak verir: O topluluğun rızkı kendilerine her taraftan bol miktarda ulaşırdı. Ancak daha sonra, ALLAH'ın nimetlerine karşı nankör davranınca ALLAH onlara açlık ve korku belasını tattırdı.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 112. ayet

  2. Nahl suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 113. ayet. وَلَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ

    veleḳad câehüm rasûlüm minhüm fekeẕẕebûhü feeḫaẕehümü-l`aẕâbü vehüm żâlimûn.

    Edip Yüksel

    Onlara kendilerinden bir elçi geldi, onu yalanladılar. Sonunda, zulmederlerken onları azap yakaladı.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 113. ayet

  3. Nahl suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 114. ayet. فَكُلُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَٱشْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

    fekülû mimmâ razeḳakümü-llâhü ḥalâlen ṭayyibâ. veşkürû ni`mete-llâhi in küntüm iyyâhü ta`büdûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın size verdiği helal ve güzel rızıklardan yiyin ve ALLAH'ın nimetlerine şükredin; sadece O'na hizmet ediyorsanız. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Sadece Allah'a kulluk edenler, O'nun haram etmediğini haram etmezler. Fakat mollaları, şeyhleri, imamları, din adamlarını Tanrı'ya ortak koşanlar, onların Tanrı ve peygamber adına uydurdukları sayısız haramlarla Tanrı'nın bağışladığı Birçok nimeti yasaklayarak nankörlük ederler. * Bak 6:145-150 ve 42:21.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 114. ayet

  4. Nahl suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 115. ayet. إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ ٱلْمَيْتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحْمَ ٱلْخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيْرِ ٱللَّهِ بِهِۦ فَمَنِ ٱضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    innemâ ḥarrame `aleykümü-lmeytete veddeme velaḥme-lḫinzîri vemâ ühille ligayri-llâhi bih. femeni-ḍṭurra gayra bâgiv velâ `âdin feinne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Edip Yüksel

    Size yalnızca leş, kan, domuz eti ve ALLAH'tan başkası için adananları haram kılmıştır. Kim zorda kalırsa, istekli olmamak ve sınırı aşmamak koşuluyla ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 115. ayet

  5. Nahl suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 116. ayet. وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ ٱلْكَذِبَ هَٰذَا حَلَٰلٌ وَهَٰذَا حَرَامٌ لِّتَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ

    velâ teḳûlû limâ teṣifü elsinetükümü-lkeẕibe hâẕâ ḥalâlüv vehâẕâ ḥarâmül litefterû `ale-llâhi-lkeẕib. inne-lleẕîne yefterûne `ale-llâhi-lkeẕibe lâ yüfliḥûn.

    Edip Yüksel

    Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Bu helaldir, bu haramdır" demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 116. ayet

  6. Nahl suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 117. ayet. مَتَٰعٌ قَلِيلٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    metâ`un ḳalîl. velehüm `aẕâbün elîm.

    Edip Yüksel

    Kısa süren bu zevkten sonra onlar için acı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 117. ayet

  7. Nahl suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 118. ayet. وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِن قَبْلُ وَمَا ظَلَمْنَٰهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    ve`ale-lleẕîne hâdû ḥarramnâ mâ ḳaṣaṣnâ `aleyke min ḳabl. vemâ żalemnâhüm velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

    Edip Yüksel

    Yahudilere, daha önce sana anlattığımız şeyleri haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 118. ayet

  8. Nahl suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 119. ayet. ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

    ŝümme inne rabbeke lilleẕîne `amilü-ssûe bicehâletin ŝümme tâbû mim ba`di ẕâlike veaṣleḥû inne rabbeke mim ba`dihâ legafûrur raḥîm.

    Edip Yüksel

    Bunlara rağmen Efendin, bilgisizlik yüzünden kötülük işledikten sonra ardından tövbe edip düzelenlere, evet senin Efendin ondan sonra Bağışlayandır, Rahimdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 119. ayet

İbrâhim; cumartesi; hikmetle davet ve sabır 120–128

  1. Nahl suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 120. ayet. إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِّلَّهِ حَنِيفًا وَلَمْ يَكُ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    inne ibrâhîme kâne ümmeten ḳânitel lillâhi ḥanîfâ. velem yekü mine-lmüşrikîn.

    Edip Yüksel

    İbrahim, ALLAH'a boyun eğen, tektanrıcı bir öncü idi. Hiçbir vakit ortak koşmadı.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 120. ayet

  2. Nahl suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 121. ayet. شَاكِرًا لِّأَنْعُمِهِ ٱجْتَبَىٰهُ وَهَدَىٰهُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    şâkiral lien`umih. ictebâhü vehedâhü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Edip Yüksel

    O'nun nimetlerine şükredici idi. Onu seçti ve onu doğru yola iletti.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 121. ayet

  3. Nahl suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 122. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    veâteynâhü fi-ddünyâ ḥaseneh. veinnehû fi-l'âḫirati lemine-ṣṣâliḥîn.

    Edip Yüksel

    Ve ona bu dünyada mutluluk verdik, ahirette ise erdemlilerle birlikte olacaktır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 122. ayet

  4. Nahl suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 123. ayet. ثُمَّ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ أَنِ ٱتَّبِعْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    ŝümme evḥaynâ ileyke eni-ttebi` millete ibrâhîme ḥanîfâ. vemâ kâne mine-lmüşrikîn.

    Edip Yüksel

    Nitekim, İbrahim'in dinini tek tanrılı olarak izlemen için sana vahiy ettik; o asla putperestlerden olmadı. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet, dini pratiklerin İbrahim peygamberden bize ulaştığını bildirmektedir. * Bak 21:73; 22:78.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 123. ayet

  5. Nahl suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 124. ayet. إِنَّمَا جُعِلَ ٱلسَّبْتُ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    innemâ cü`ile-ssebtü `ale-lleẕîne-ḫtelefû fîh. veinne rabbeke leyaḥkümü beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Edip Yüksel

    Cumartesi tatili, sadece onda ayrılığa düşenlere farz kılınmıştı. Efendin, ayrılığa düştükleri konuda diriliş günü aralarında hüküm verecektir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 124. ayet

  6. Nahl suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 125. ayet. ٱدْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلْحِكْمَةِ وَٱلْمَوْعِظَةِ ٱلْحَسَنَةِ وَجَٰدِلْهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    üd`u ilâ sebîli rabbike bilḥikmeti velmev`iżati-lḥaseneti vecâdilhüm billetî hiye aḥsen. inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlihî vehüve a`lemü bilmühtedîn.

    Edip Yüksel

    Efendinin yoluna bilgelikle ve güzel bir aydınlatma ile çağır. Onlarla en güzel biçimde tartış. Efendin, yolundan sapanları ve doğru yolda olanları en iyi bilendir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 125. ayet

  7. Nahl suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 126. ayet. وَإِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا۟ بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُم بِهِۦ وَلَئِن صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِّلصَّٰبِرِينَ

    vein `âḳabtüm fe`âḳibû bimiŝli mâ `ûḳibtüm bih. velein ṣabertüm lehüve ḫayrul liṣṣâbirîn.

    Edip Yüksel

    Karşılık verecekseniz, size verilen karşılığın bir benzeriyle karşılık verin. Sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 126. ayet

  8. Nahl suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 127. ayet. وَٱصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ فِى ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُونَ

    vaṣbir vemâ ṣabruke illâ billâhi velâ taḥzen `aleyhim velâ tekü fî ḍayḳim mimmâ yemkürûn.

    Edip Yüksel

    Sabret, sabrın ancak ALLAH'ın yardımıyladır. Onlar için üzülme ve onların tuzaklarından da endişelenme.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 127. ayet

  9. Nahl suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Nahl suresi, 128. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّٱلَّذِينَ هُم مُّحْسِنُونَ

    inne-llâhe me`a-lleẕîne-tteḳav velleẕîne hüm muḥsinûn.

    Edip Yüksel

    ALLAH erdemli davrananlar ve iyilikte bulunanlar ile beraberdir.

    Ayet detayı — Nahl suresi, 128. ayet