En'âm suresi

En'âm suresi, 59. ayet

En'âm suresi, 59. ayet. وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَآ إِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

ve`indehû mefâtiḥu-lgaybi lâ ya`lemühâ illâ hû. veya`lemü mâ fi-lberri velbaḥr. vemâ tesḳuṭu miv veraḳatin illâ ya`lemühâ velâ ḥabbetin fî żulümâti-l'arḍi velâ raṭbiv velâ yâbisin illâ fî kitâbim mübîn.

Diyanet İşleri

Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 56–62 · surenin 59. ayeti / 165
  1. En'âm 56

    De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam."

  2. En'âm 57

    De ki: "Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır."

  3. En'âm 58

    De ki: "Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu." Allah, zalimleri daha iyi bilir.

  4. 59

    Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

  5. En'âm 60

    O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.

  6. En'âm 61

    O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

  7. En'âm 62

    Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

59. Bu yüce âyet-i kerime, Yüce Allah’ın kapsayıcı ilmini, etraflı bir şekilde açıklayan, O’nun ilminin kullarından dilediği kimseleri de bir kısmına muttali kıldığı bütün gaybları kuşattığını açıklayan en büyük âyetlerden birisidir. Yüce Allah bu gaybların çok büyük bir bölümünü diğer varlıklar şöyle dursun mukarreb melekler ile mürsel peygamberlerden dahi gizlemiştir. Bu âyet-i kerime Yüce Allah’ın karalarda, çöllerde bulunan bütün hayvanları, ağaçları, kumları, çakılları, toprakları, denizde bulunan canlıları, madenleri, denizin dört bir köşesinde mevcut olan diğer bütün varlıkları, suyunun içinde saklı bulunan bütün yaratıkları bildiğini ortaya koymaktadır. Karalardaki, denizlerdeki, imâr edilmiş şehirlerdeki, ıssız yerlerdeki, dünyadaki ve âhiretteki bütün ağaçlardan “bir yaprak düşmeye görsün mutlaka onu bilir. Yerin karanlıklarındaki” meyve ve ekinlerin insanlar tarafından saçılan tohumlardan, çeşitli bitkilerin yetiştiği karalarda kendiliğinden yeşeren bitki tohumlarından “tek bir tohum, yaş ve kuru ne varsa hepsi” bu ifade, özel bir takım şeylerin sayımından sonra hepsini kapsayan genel bir ifadedir “apaçık bir kitaptadır.” Bu da Levh-i Mahfuz’dur. İşte Levh-i Mahfuz bütün bunları ihtiva etmiş, bütün bunları kapsamıştır.

Sözü edilen bu hususların bazısı akıllara durgunluk verip kalpleri dehşete düşürür. İşte bu, o büyük Rabbin azametine, bütün sıfatlarının ne kadar kapsamlı ve azametli olduğuna delildir. İlkinden en sonuncuya kadar bütün yaratılmışlar, O’nun sıfatlarının sadece bir bölümünü kavramak üzere bir araya toplanacak olsalar buna bile güçleri yetmez, buna dahi takatları yetişmez. O; büyük, vasi’ (her şeyi kuşatıcı), alim, her türlü övgüye layık, şanı en yüce, her şeyi gören ve her şeyi kuşatan Rabbin şanı ne yücedir! O, ne yüce bir ilahtır ki hiçbir kimse O’nu gereği gibi övemez. O kendi yüce zatını nasıl övmüş ise öyledir, kullarının kendisine yaptıkları övgülerin çok çok üstündedir. Bu âyet-i kerime, O’nun ilminin her şeyi kuşattığına, kuşatıcı Kitabının da bütün olayları kapsadığına delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gaybın hazineleri yalnız Allah'ın elindedir. Onları, kendisinden başka kimse bilmez. Karada bulunan hayvan, bitki, cansız bütün varlıkları bilir. Denizde bulunan bütün hayvan, bitki ve cansız olanları da bilir. Herhangi bir yerde bir yaprak düşse, yeryüzünde saklı herbir tane, yaş ve kuru olan her bir şey apaçık bir kitapta Levh-i Mahfuz'da bulunmaktadır.

Kelimeler

31 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَعِندَهُۥ ve indehu ve O'nun yanındadır kök: عند
  2. مَفَاتِحُ mefatihu anahtarları kök: فتح
  3. ٱلْغَيْبِ l-gaybi gayb'ın kök: غيب
  4. لَا la
  5. يَعْلَمُهَآ yea'lemuha onları bilmez kök: علم
  6. إِلَّا illa başkası
  7. هُوَ ۚ huve O'ndan
  8. وَيَعْلَمُ ve yea'lemu ve (O) bilir kök: علم
  9. مَا ma ne varsa
  10. فِى fi
  11. ٱلْبَرِّ l-berri karada olan kök: برر
  12. وَٱلْبَحْرِ ۚ velbehri ve denizde olan kök: بحر
  13. وَمَا ve ma
  14. تَسْقُطُ teskutu düşmez kök: سقط
  15. مِن min hiçbir
  16. وَرَقَةٍ verakatin yaprak kök: ورق
  17. إِلَّا illa dışında
  18. يَعْلَمُهَا yea'lemuha onun bilgisi kök: علم
  19. وَلَا ve la ve (yoktur)
  20. حَبَّةٍۢ habbetin bir dane kök: حبب
  21. فِى fi içinde
  22. ظُلُمَـٰتِ zulumati karanlıkları kök: ظلم
  23. ٱلْأَرْضِ l-erdi yerin kök: ارض
  24. وَلَا ve la ve (yoktur)
  25. رَطْبٍۢ ratbin yaş kök: رطب
  26. وَلَا ve la ve
  27. يَابِسٍ yabisin kuru kök: يبس
  28. إِلَّا illa ancak
  29. فِى fi vardır
  30. كِتَـٰبٍۢ kitabin bir Kitapta kök: كتب
  31. مُّبِينٍۢ mubinin apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رطب (2 geçiş) · Aynı kök: سقط (8 geçiş)

    "Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara adil davranmaktan men etmez.…

  • Aynı kök: يبس (4 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    (Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Seveceğiniz başka bir kazanç daha var: Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih (Mekke'nin fethi). (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele!

  • Aynı kök: غيب (60 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gaybın (bilinemeyen şeylerin) anahtarları, yalnızca O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini bilir; O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Bakara 2:33 ve Neml 27:65. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Buradaki amaç zerreden kürreye her ne varsa, her şeyin Yüce Allah'ın bilgisinde olduğunu, hiçbir şeyin O'nun bilgisinin dışında kalmayacağını, her şeyin O'nun yasalarında ve bilgi sisteminde olduğunu bildirmektir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:8-10; Lokmân 31:16; Mücâdele 58:7; Mülk 67:13-14.

Mustafa İslamoğlu

Zira gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır; onu başkası değil, yalnızca O bilir. O, karada ve denizde olan-biten her şeyi bilir; hiç bir yaprak düşmez ki O bunu bilmesin; yerin derinliklerinde bir tek tohum, yaş-kuru hiçbir şey yoktur ki O'nun apaçık yasasına dahil olmasın.

Muhammed Esed

Çünkü, yaratılmış varlıkların idrakini aşan şeylerin anahtarları Onun katındadır: onları Allahtan başka kimse bilemez. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir; bir yaprak düşmez ki O bundan haberdar olmasın; ve ne yeryüzünün derin karanlığında bir habbe, ne de canlı veya ölü hiçbir şey yoktur ki (Onun) apaçık fermanında kaydedilmiş olmasın.

Ahmed Hulusi

Gaybın (algılayamadıklarınızın) anahtarları (bilgisi) "HU"nun indindedir! (Hiç kimse) bilmez onları, ancak "HU"! Karada (açığa çıkmış - algılanabilen) ve denizde (derinde - ilimde) ne var ise O bilir. . . O'nun bilgisi dışında bir yaprak düşmez (çünkü her bir şey "HU"nun Esma'sıyla açığa çıkmıştır). . . Ne Arz'ın karanlıklarında bir habbe (tane), ne de yaş ve kuru (bir şey) yoktur ki Kitab-ı Mubiyn'de (apaçık evren kitabında) bulunmasın.

Ali Bulaç

Gaybın anahtarları O'nun katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve her şey) apaçık bir kitaptadır.

Ali Özek ve heyeti

Gaybın anahtarları O'ndadır ve onları O'ndan başkası bilmez; karada ve denizde olan her şeyi bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin; yeryüzünün karanlıklarında hiçbir dane, hiçbir yaş ve kuru olmasın ki apaçık Kitapta bulunmasın.

Ali Rıza Safa

Gizli gerçeklerin anahtarları da O'nun katındadır; Kendisinden başkası onları bilmez. O, karada ve denizde olan her şeyi bilir. O'nun bilgisi dışında, bir yaprak bile düşmez. Toprağın altındaki karanlıklarda bir çekirdek veya hem yaş hem de kuru hiçbir şey yoktur ki, Apaçık Kitap'ta olmasın.

Bayraktar Bayraklı

Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilemez. O, karada ve denizde ne varsa bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.

Edip Yüksel

Gizliliklerin anahtarı onun elinde. O'ndan başkası onları bilmez. Karada ve denizde ne varsa onları bilir. Bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlığında bir tane, yaş veya kuru hiçbir şey yok ki apaçık bir kitapta kayıtlı olmasın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gizliliklerin anahtarı onun elinde. O'ndan başkası onları bilmez. Karada ve denizde ne varsa onları bilir. Bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlığında bir tane, yaş veya kuru hiçbir şey yok ki apaçık bir kitapta kayıtlı olmasın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gaybın anahtarları O'nun yanındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde ne varsa yine O bilir. Bir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarına bir tane gitmez ki O bilmesin. Yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan kitapta bulunmasın.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gaybin anahtarları onun yanındadır, onları ancak o bilir, hem kara ve denizde ne varsa bilir, bir yaprak düşmez, ve Arzın zulümatı içine bir habbede gitmez ki o bilmesin, ne bir yaş ne de bir kuru yoktur ki her hal bir kitabı mübinde olmasın

Erhan Aktaş

Gaybın dipnot 1 anahtarı yalnızca O'nun yanındadır. O'ndan başka hiç kimse onları bilemez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Bir yaprak düşse mutlaka onu bilir. Yerin karanlığında tek bir dane, canlı ve cansız yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaratılmış varlıkların idraklerini aşan, gizli, görünmeyen, bilinmez olan ve duyularla kavranamayan şeyler. Gelecekte olacak şeyler. Ahiret hayatına dair bilgiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gaybın dipnot 1 anahtarı yalnızca O'nun yanındadır. O'ndan başka hiç kimse onları bilemez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Bir yaprak düşse mutlaka onu bilir. Yerin karanlığında tek bir dane, canlı ve cansız yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ebedi hayata dair verilen bilgiler. Gizli, görünmeyen, bilinemeyen, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gaybın anahtarı yalnızca O'nun yanındadır. O'ndan başka hiç kimse onları bilemez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Bir yaprak düşse mutlaka onu bilir. Yerin karanlığında tek bir dane, canlı ve cansız yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.

Gültekin Onan

Gaybın anahtarları O'nun katındadır. O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir. O bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve her şey) apaçık bir kitaptadır.

Hasan Basri Çantay

Gaybın anahtarları Onun yanındadır. Kendinden başkası bunları bilmez. Karada ve denizde varsa hepsini O bilir. Onun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru (hiç bir şey) müstesna olmamak üzere hepsi apaçık bir kitabdadır.

İbni Kesir

Gaybın anahtarları O'nun katındadır. O'ndan başka kimse bilmez. Karada ve denizde olanı da O bilir. Bir yaprak düşmez ki; onu bilmesin. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru müstesna olmamak üzere her şey apaçık bir kitabtadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun ilmi olmadan hiçbir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiçbir yaş ve hiçbir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.

Süleyman Ateş

Gayb'ın (görünmez bilginin) anahtarları, O'nun yanındadır, onları O'ndan başkası bilmez. (O) karada ve denizde olan herşeyi bilir. Düşen bir yaprak, ki mutlaka onu bilir, yerin karanlıkları içinde gömülen dane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir Kitapta olmasın.

Süleymaniye Vakfı

Gaybın /gizli bilgilerin dipnot 1 anahtarları Allah katındadır; onları ondan başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi o bilir. Onun bilgisi olmadan bir tek yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içinde bir dane, yaş veya kuru herhangi bir şey yoktur ki apaçık yazılı bir kaydı olmasın.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Var olduğu halde duyu organlarından uzak olana veya kişinin bilmediği şeylere 'gayb' denir. (Mufredat)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gizli bilgilerin (gaybın) dipnot 1 anahtarları, Allah'ın yanındadır. Onları, O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi, O bilir. O'nun bilgisi olmadan düşen bir tek yaprak yoktur. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş veya kuru ne varsa mutlaka apaçık bir kitapta (defterde) yer alır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gayb kelimesinin açıklaması için Bkz:Al-i İmran 3/44 ve dipnotu

Şaban Britch

Gaybın anahtarları O’nun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun ilmi olmadan hiçbir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiçbir yaş ve hiçbir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.

Şaban Piriş

Gaybın anahtarları O'nun yanındadır. Onları, kendisinden başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi bilir. Onun bilgisi olmadan hiç bir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarında hiçbir tane, hiç bir yaş ve hiç bir kuru yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.

Yaşar Nuri Öztürk

Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olanı da bilir. O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Toprağın karanlıklarındaki bir dane, yaş ve kuru her şey apaçık bir Kitap'ın içindedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And with Him are kept the keys serving to open up, disclose and explain the unknown, the mysterious and the obscure which no one knows but Him. He has omniscience of all that is on the land and in the sea, and not one single leaf, large or small, laterally produced from a stem or a branch, or springing from its root that falls, but comes to His knowledge. Nor a seed embedded in the darkness of the interior of the earth nor anything fresh, or moist, green or dry, withered or solid, but is inscribed and made manifest in a Book.

Abdul Haleem

He has the keys to the unseen: no one knows them but Him. He knows all that is in the land and sea. No leaf falls without His knowledge, nor is there a single grain in the darkness of the earth, or anything, fresh or withered, that is not written in a clear Record.

Abdullah Yusuf Ali

With Him are the keys of the unseen, the treasures that none knoweth but He. He knoweth whatever there is on the earth and in the sea. Not a leaf doth fall but with His knowledge: there is not a grain in the darkness (or depths) of the earth, nor anything fresh or dry (green or withered), but is (inscribed) in a record clear (to those who can read).

Abul A'la Maududi

He has the keys to the realm that lies beyond the reach of human perception; none knows them but He. And He knows what is on the land and in the sea; there is not a leaf which falls that He does not know about and there is not a grain in the darkness of the earth or anything green or dry which has not been recorded in a Clear Book.

Aisha Bewley

The keys of the Unseen are in His possession. No one knows them but Him. He knows everything in the land and sea. No leaf falls without His knowing it. There is no seed in the darkness of the earth, and nothing moist or dry which is not in a Clear Book.

Al-Hilali & Khan

And with Him are the keys of the Ghaib (all that is hidden), none knows them but He. And He knows whatever there is in the land and in the sea; not a leaf falls, but he knows it. There is not a grain in the darkness of the earth nor anything fresh or dry, but is written in a Clear Record.

Ali Quli Qarai

With Him are the treasures of the Unseen; no one knows them except Him. He knows whatever there is in land and sea. No leaf falls without His knowing it, nor is there a grain in the darkness of the earth, nor anything fresh or withered but it is in a manifest Book.

Amatul Rahman Omar

All the treasures of the unseen lie at His disposal. No one knows them but He; He knows whatsoever is in the land and in the sea. There falls not a single leaf but He knows it, nor is there a grain in the dark beds of the earth, nor anything fresh or dry but all is recorded in a clear book (-in God's perfect knowledge).

Arthur John Arberry

With Him are the keys of the Unseen; none knows them but He. He knows what is in land and sea; not a leaf falls, but He knows it. Not a grain in the earth's shadows, not a thing, fresh or withered, but it is in a Book Manifest.

Bijan Moeinian

The key to the unknown rests with the Lord. Only God has access to such treasure (knowledge.) God has knowledge over everything in the land and in the sea. Not even a leaf may fall without His knowledge. There is not a grain in the darkness (or the depth) of the earth, nor a fresh or dry [fruit or vegetable] which is not recorded in the Lord's profound book.

E. Henry Palmer

With Him are the keys of the unseen. None knows them save He; He knows what is in the land and in the sea; and there falls not a leaf save that He knows it; nor a grain in the darkness of the earth, nor aught that is moist, nor aught that is dry, save that is in His perspicuous Book.

Edip-Layth

With Him are the keys to the unseen, none knows them except He. He knows what is in the land and in the sea; and not a leaf falls except with His knowledge; nor a seed in the darkness of the earth; nor anything moist or anything dry; all is in a clear book.

George Sale

And with Him are the keys of the unseen; none knows them but He. And He knows whatsoever is in the land and in the sea. And there falls not a leaf but He knows it; nor is there a grain in the deep darkness of the earth, nor anything green or dry, but it is recorded in a clear book.

Hamid S. Aziz

With Him are the keys (and treasures) of the unseen. None knows them save He; He knows what is in the land and in the sea; and there falls not a leaf save that He knows it; nor a grain in the darkness of the earth, nor aught that is moist, nor aught that is dry, but it is inscribed in a clear Record.

Mahmoud Ghali

And in His Providence are the keys of the Unseen; none knows them except He. And He knows whatever is in the land and the sea. And in no way does a leaf fall down, except that He knows it, and not a grain in the darkness (es) of the earth, not a thing wet or dry, except that it is in an evident Book.

Marmaduke Pickthall

And with Him are the keys of the Invisible. None but He knoweth them. And He knoweth what is in the land and the sea. Not a leaf falleth but He knoweth it, not a grain amid the darkness of the earth, naught of wet or dry but (it is noted) in a clear record.

Mohamed Ahmed - Samira

He has the keys of the Unknown. No one but He has knowledge; He knows what is on the land and in the sea. Not a leaf falls without His knowledge, nor a grain in the darkest (recess) of the earth, nor any thing green or seared that is not recorded in the open book (of nature).

Muhammad Asad

For, with Him are the keys to the things that are beyond the reach of a created being's perception: none knows them but He. And He knows all that is on land and in the sea; and not a leaf falls but He knows it; and neither is there a grain in the earth's deep darkness, nor anything: living or dead, but is recorded in [His] clear decree.

Mustafa Khattab

With Him are the keys of the unseen—no one knows them except Him.[1] And He knows what is in the land and sea. Not even a leaf falls without His knowledge, nor a grain in the darkness of the earth or anything—green or dry—but is ˹written˺ in a perfect Record.[2]

Progressive Muslims

And with Him are the keys to the unseen, none know them except He. And He knows what is in the land and in the sea; and not a leaf falls except with His knowledge; nor a seed in the darkness of the Earth; nor anything moist or anything dry; all is in a clear record.

Rashad Khalifa

With Him are the keys to all secrets; none knows them except He. He knows everything on land and in the sea. Not a leaf falls without His knowledge. Nor is there a grain in the depths of the soil. Nor is there anything wet or dry, that is not recorded in a profound record.

Sahih International

And with Him are the keys of the unseen; none knows them except Him. And He knows what is on the land and in the sea. Not a leaf falls but that He knows it. And no grain is there within the darknesses of the earth and no moist or dry [thing] but that it is [written] in a clear record.

Sam Gerrans

And with Him are the keys of the Unseen; and none knows them but He. And He knows what is in the land and the sea; and not a leaf falls but He knows it; nor is there a grain in the darknesses of the earth, and nothing moist or dry, but is in a clear writ.

Shabbir Ahmed

With Him are the keys of the Unseen. (None but He knows the subtle processes and their stages where actions culminate into their logical outcome). He knows everything in the land and in the sea. Not even a leaf falls without His knowledge. Neither is there a grain in the dark depths of the soil, nor anything fresh or withered, that He knows not. But all is written in the Open Book of the Universe around you.

Syed Vickar Ahamed

And with Him are the keys of the Unseen, the treasures that no one knows but He. He knows whatever is in land and in sea. Not a leaf falls without His knowledge: There is not a grain in the darkness (or depths) of the earth, nor anything fresh or dry, except what is (written) in a clear record.

Taqi Usmani

With Him are the keys of the Unseen. No one knows them but He. He knows what is in the land and the sea. No leaf ever falls but that He knows about it, and there is no grain in the dark layers of the earth, or anything fresh or dry that is not recorded in a manifest book.

The Monotheist Group

And with Him are the keys of the unseen, none know them except He. And He knows what is in the land and in the sea; and not a leaf falls except He knows of it; nor a seed in the darkness of the earth; nor anything moist or anything dry; all in a clear record.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 59. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 59. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 59. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩