Diyanet İşleri
Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.
En'âm suresi
En'âm suresi, 68. ayet. وَإِذَا رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ يَخُوضُونَ فِىٓ ءَايَٰتِنَا فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا۟ فِى حَدِيثٍ غَيْرِهِۦ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ ٱلشَّيْطَٰنُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ ٱلذِّكْرَىٰ مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
veiẕâ raeyte-lleẕîne yeḫûḍûne fî âyâtinâ fea`riḍ `anhüm ḥattâ yeḫûḍû fî ḥadîŝin gayrih. veimmâ yünsiyenneke-şşeyṭânü felâ taḳ`ud ba`de-ẕẕikrâ me`a-lḳavmi-żżâlimîn.
Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Karadan ve denizden kurtaran; dinini oyun edinenler En'âm 63–73 3
De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir." Bak, anlasınlar diye, ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.
O (Kur'an) hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim."
Her haberin gerçekleşeceği bir zamanı vardır. İleride bileceksiniz.
Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat üzerlerine düşen bir hatırlatmadır. Belki sakınırlar.
Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur'an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.
De ki: "Allah'ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları 'bize gel!' diye doğru yola çağırdıkları halde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?" De ki: "Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah'ın yoludur. Bize alemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
68. Allah’ın âyetleri hakkında batıla dalmaktan kasıt, batıl sözleri güzel göstermek, batıla davet etmek, batıl ehlini övmek, haktan yüz çevirmek, hakkı tenkit etmek, hak ehline dil uzatmak gibi yollarla hakka muhalif konuşmalar yapmak demektir. İşte Yüce asaleten Allah Rasûlüne, ona tâbi olarak da ümmetine Allah’ın âyetlerine sözü geçen şekillerde dalan kimseleri gördükleri takdirde o kimselerden yüz çevirmeyi, batıla dalıp bu hal üzere devam edenlerin meclislerinde başka bir söz açılıp, başka bir konuya dalacakları vakte kadar yanlarında bulunmamayı emretmektedir. Eğer başka bir söze dalınacak olursa sözü edilen yasak ortadan kalkar. Eğer bu başka söz, faydalı ise zaten bu emrolunan bir şeydir. Başka türden ise faydasızdır ve emrolunmuş bir şey değildir. Batıla dalmanın yerilmesi ile aynı zamanda hakkın araştırılması, hakkın üzerinde düşünülmesi ve hak ile münazara edilemsi teşvik edilmektedir.
Daha sonra Yüce Allah: “Eğer şeytan sana unutturacak olursa” yani unutmak ve gaflet sebebi ile onlarla birlikte oturacak olursan “hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile birlikte oturma” buyurmaktadır. “Zalimler” ifadesi, batıl sözlere dalanları, her türlü haram şeyleri konuşanları ya da herhangi bir haram işleyen kimseleri kapsamaktadır. Kişinin, ortadan kaldırmaya gücü yetmediği münkerin yanında hazır bulunması ve oturması da haramdır.
Bu yasak ve haramlık, onlarla birlikte oturan ve Allah’tan korkup sakınmayan kişilere yöneliktir. Böyleleri haram olan söz ve işte onlarla ortak olur yahut ses çıkarmaz ve onların bu haramlarına tepki göstermezler. Eğer Allah’tan korkup sakınır da hayrı emreder, kötülükten ve söyledikleri sözlerden onları alıkoyarsa, onlarla oturmak hakkındaki bu yasak ya tamamen kalkar veya hafifler. Böyle yapan bir kimse için onlarla oturmaktan dolayı vebal ve günah yoktur. Bundan dolayı Yüce Allah bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Eğer müşriklerin ayetlerimiz hakkında ileri geri alay ederek konuştuklarını görürsen, onlar ayetlerimizle alay edip ileri geri konuşmayı bırakıp başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzaklaş. Eğer şeytan bunu sana unutturduğu için onlarla oturmaya devam edersen hatırladığında onların meclisini terk et ve bu haddi aşanlarla beraber aynı yerde bulunma.
Aynı kök: خوض (12 geçiş) · Aynı kök: قعد (31 geçiş) · Aynı kök: حدث (36 geçiş)
Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri…
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Yusuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o,…
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde…
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
Şeytan onları hakimiyeti altına alıp kendilerine Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın…
Aynı kök: حدث (36 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Rahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
Aynı kök: حدث (36 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber…
Aynı kök: خوض (12 geçiş)
Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet…
Aynı kök: خوض (12 geçiş)
Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşanları gördüğün zaman, onlar başka bir konuşmaya (konuya) geçinceye kadar onlardan yüz çevir! Şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra zalimlerle birlikte bulunma! dipnot 1
Ayetlerimiz hakkında ileri-geri konuşanları gördüğün zaman, onlar başka konulara geçinceye kadar sen onlardan uzak dur! Ama eğer Şeytan sana bunu unutturursa, hiç değilse hatırladıktan sonra, zulme gömülmüş böylesi bir toplulukla birlikte bulunma!
İmdi, mesajlarımız hakkında ileri geri konuşan kimselere rastladığın zaman, bu kimseler başka konulara geçinceye kadar onlardan uzak dur; ve eğer Şeytan sana (yapman gerekeni) unutturursa, hiç değilse, hatırladıktan sonra, artık açıkça zulmeden böyle bir topluluğun içinde yer alma;
İşaretlerimiz hakkında uygunsuz konuşmalara dalanları gördüğünde, başka bir konuya geçene kadar, onlardan yüz çevir. . . Eğer şeytan sana unutturur ise, fark ettiğin zaman artık zalimler topluluğu ile beraber oturma.
Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.
Âyetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma.
Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşanları gördüğünde, bir başka söze dalıncaya değin onlardan uzaklaş. Ama şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra, artık haksızlık yapan toplumla birlikte oturma.
Ayetlerimiz hakkında ileri-geri konuşanları gördüğünde, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlardan uzak dur! Eğer şeytan sana unutturur da onlarla oturursan, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma!
Ayet ve mucizelerimizle alay edenleri gördüğün vakit, başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir. Sapkın sana unutturursa, hatırladıktan sonra böyle zalim kimselerle birlikte oturma. dipnot 1
Ayet ve mucizelerimizle alay edenleri gördüğün vakit, başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra böyle zalim kimselerle birlikte oturma.
Ayetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün vakit, kendilerinden yüz çevir, ta ki başka bir söze dalsınlar. Eğer şeytan bunu sana bir an unutturursa, hatırına geldiği gibi hemen kalk, o zalimler topluluğu ile beraber olma!
Ayetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün vakıt da kendilerinden yüz çevir, ta ki başka bir söze dalsınlar, şayed Şeytan bunu sana bir an unutturursa hatırına geldiği gibi hemen kalk, o zalimler güruhu ile beraber oturma
Ayetlerimiz hakkında dalanlarla dipnot 1 karşılaştığın zaman, onlar başka bir konuya geçinceye kadar, onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırlar hatırlamaz zalim halkla beraber oturma.
Âyetlerimiz hakkında dalanlarla dipnot 1 karşılaştığın zaman, onlar başka bir konuya geçinceye kadar, onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırlar hatırlamaz zalim halkla beraber oturma.
Âyetlerimiz hakkında münasebetsizce konuşanlarla karşılaştığın zaman, onlar başka bir konuya geçinceye kadar, onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırlar hatırlamaz zalim toplumla beraber oturma.
Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar': -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra artık zulmeden toplulukla beraber olma.
Ayetlerimiz hakkında (münasebetsizliğe) dalanları gördüğün zaman — onlar Kur'andan başka bir sözle meşgul oluncaya kadar — kendilerinden yüz çevir. Eğer şeytan seni unutdurursa, o halde hatırladıkdan sonra artık o zalimler güruhu ile beraber oturma.
Ayetlerimizi çekişmeye dalanları gördüğün vakit; onlar başka bir söze geçinceye kadar, kendilerinden yüzçevir. Eğer şeytan sana unutturursa; hatırladıktan sonra, artık zalimler güruhu ile oturma.
(46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73) Deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah işitmenizi ve görmenizi giderse ve kalplerinizi mühürlerse , Allah dışında hangi ilah onu size geri verir? Bak! ayetlerimizi nasıl da elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, sonra onlar da rastlantı diyorlar / tesadüf etti ediyorlar, deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah ’ın azabı size aniden yahut göstere göstere gelse, zalim kavimden başkası mı yok olur / helak olur, biz gönderilenleri müjdeci ve uyarıcı dışında başkaca göndermedik, kim iman eder ve ıslah olursa / düzelirse onlara korku yoktur, onlara hüzün de yoktur, kim de Ayetlerimizi yalanlar ise onlara da yoldan çıkmalarından dolayı azap dokunur, de ki size Allah’ın hazineleri yanımda demiyorum , yitik olanı / gaybolanı bilmem, size ben meleğim de demiyorum, sadece bana vahy olana uyuyorum / tabi oluyorum , körle gören bir olur mu / eşit olur mu de. Hiç fikir üretemiyor musunuz ? Rableriyle biraraya geleceklerinden / haşrolacaklarından korkanları onunla uyar, onlar için ondan başkası dost veya aracı / şefaatçi değildir, böylelikle belki sakınırlar. Rabbine sabah akşam onun yüzünü isteyerek çağrıda / duada bulunanları kovma / fırlatıp atma / tart etme, (tart oyunundaki gibi) onların hesabından sana bir şey yok , senin hesabından da o nlara bir şey yok, eğer ki onları kovarsan / tart edersen se n zalimlerden olursun. Böylece bazılarınızı bazılarınız ile test ettik, aramızda Allah ’ın lütfettiği kimseler işte bunlar mı? demeleri için. Allah teşekkür edenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki; teslimiyet sizin üzerinize olsun selamün aleyküm, Allah kendisine rahmet etmeyi yazdı (Rahmetli Allah) Muhakkak ki O, sizden cahillikle bir kötülük yaptıktan sonra ardından da temelli vazgeçerek düzeleni / ıslah olanı işte kesinlikle O, onu bağışlayandır, esirgeyendir , Böylece ayetleri ayrıntılandırıyoruz ki / detaylandırıyoruz ki suçluların yolu açığa çıksın, de ki ben Allah ’ın dışında ibadet ettiklerinize kulluk etmekten yasaklandım / men edildim , de ki keyfinize / hevanıza uymam, o zaman sapmış olurum, ben yola iletilen de / hidayet edilen de değilimdir , de ki ben Rabbimden apaçık delil üzereyim, siz se onu yalanladınız. Alelacele istediğiniz de benim yanımda değil , yargı / hüküm sadece Allah’ındır, gerçeği anlatır, ayırabilenlerin edebilenlerin / fasıla edebilenlerin hayırlısıdır. Muhakkak ki alelacele istediğiniz yanımda olsaydı sizlerle benim aramda ki iş gerçekleştirilirdi, Allah zalimleri en iyi bilendir. Gaybın açarları / anahtarları O’nun yanındadır, O’ndan başka onu bilen de yoktur ki O , karada ve denizde ne varsa bilir , yaprak olarak ne düşerse ancak O bilir, arzın ka ranlığında (toprak altında ) ki tohum, kuru ve yaş ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. O ki sizi geceleyin vefat ettirendir ve gündüzün neyin sizi yaraladığını / cerh ettiğini / yıprattığını biliyor , (uyku yıpranmaların giderilmesidir) sonra, tanımlanmış sürenin orada / dünyada gerçekleşmesi için sizi tekrar diriltiyor (uykudan / vefattan uyandırıyor) sonra ona geri götürüleceksiniz, sonra ne yapıyor olduğunuzdan size haber verilecektir, O, kulları üstünde ezici otorite sahibidir / kahhardır, sizin üzerlerinize koruyucuları / hafazaları gönderir, (Muhafız melekleri Kirâmen katibinden ayrı) Ne zaman ki sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir, onlar hata yapmazlar, s onra onların gerçek velileri Allaha geri iade edilirler , dikkat edin! yargı / hüküm O ’nundur, O hesaba çekenlerin en süratlisidir. De ki karanın ve denizin karanlığından sizi kim kurtarır , O’na yakararak ve gizlice, eğer ki bizi bundan kurtarır isen teşekkür edenlerden oluruz diye ona dua edersiniz de ki Allah bundan da ve her türlü sıkıntıdan da sizi kurtarır , sonra da siz ortak koşarsınız. O, sizin üzerinizde azap yaratmaya güç yetirir / kadirdir, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından veya sizi taraftarlara karıştırarak ve bazılarınıza bazılarınızın sertliğini / be’sini tattırarak (azap edebilir) Bak! nasıl ayetlerimizi elimizden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, b öylelikle, belki anlarsınız / fıkıh edersiniz . Senin boyun / senin kavmin onu yalanladı , O, gerçektir de ki sizin üzerinizde bir vekil değilim / vekaletiniz bende değil, her haberin karar zamanı ve ortamı vardır , ilerde bileceksiniz . Ayetlerimiz hakkında daldıklarını gördüğün vakit, onlar başka konuya dalana kadar onlardan sırt çevir, eğer ki şeytan sana unutturu rsa da hatırlamanın ardından , zalim kavimle beraber oturma, o nların hesabından , sakınanlar üzerine herhangi bir şey yoktur ve fakat hatırlatmadır , böylelikle, belki sakınırlar. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak / sal, şunu hatırlat ki nefisler kazandıkları ile felakete sürüklenmesin / iblas olmasın, Allah’ın dışındakiler onlara dost ta, şefaatçi de değildir. Her türlü fidyeyi denkleştirmek için / adaletin sağlanması için verseler dahi, onlardan kabul edilmez, işte onları kazandıkları felakete sürüklemiştir, onlara yok saymalarından dolayı kaynamış içecek ve acıtıcı bir azap vardır. De ki Allah'ın dışındaki bize faydası ve zararı olmayanlara çağrıda mı bulunalım / dua mı edelim, Allah’ın bizi yola sokmasının ardından ökçelerimiz üzerine geri mi dönelim , “bize gel” diye yola çağıran arkadaş ları olmasına rağmen şeytanın dünyada aldattığı sersemler gibi mi olalım, de ki Allah’ın yola iletmesi / rehberlik etmesi işte o rehberliktir, biz alemlerin Rabbine teslim olmakla ve namaz kılmakla ve Ondan sakınmakla emrolunduk, h uzurunda varıp toplanacağımız / haşrolacağımız O ’dur. O ki semaları ve yeri gerçek olarak yarattı. O gün ol der ve olur, O’nun sözü gerçektir, Sûra üfürüldüğü gün mülk O’nundur, gaybı da şahit olunanı da bilendir, O yargıçtır / hâkimdir, haberdardır.
Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet Şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.
Ayetlerimiz hakkında (münasebetsizliğe) dalanları gördüğün zaman, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir; eğer şeytan sana (bunu) unutturursa hatırladıktan sonra (hemen kalk), o zalimler topluluğuyla beraber oturma!
Ayetlerimiz hakkında uygunsuz sözlere dalanları görürsen, başka bir konuya dalmalarına kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan unutturursa hatırladıktan sonra yanlışlar içindeki o topluluğun yanında oturma.
Ayetlerimiz hakkında haddini aşanları görürsen başka konuşmaya geçinceye kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra artık yanlışlar içindeki o toplulukla bir arada olma.
Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşanları gördüğün zaman Kur’an’dan başka bir söze dalana kadar onlardan yüz çevir. Eğer şeytan bunu sana unutturursa, hatırladıktan sonra, artık zalim toplulukla beraber oturma.
Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşanları gördüğün zaman Kur'an'dan başka bir söze dalana kadar onlardan yüz çevir. Eğer şeytan bunu sana unutturursa, hatırladıktan sonra, artık zalim toplulukla beraber oturma.
Ayetlerimiz hakkında lakırdıya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze dalıncaya değin onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra o zalimler topluluğu ile oturma.
And when you see those critical of Our revelations holding a, fault - finding and censorious, discourse on the subject, you just avoid them and do not keep company with them until they have changed the subject and virtue and wisdom no longer sit in want. Should Al-Shaytan make you forget, then collect your spirits, thoughts and mind and sit no longer with the wrongful of actions.
When you come across people who speak with scorn about Our revelations, turn away from them until they move on to another topic. If Satan should make you forget, then, when you have remembered, do not sit with those who are doing wrong.
When thou seest men engaged in vain discourse about Our signs, turn away from them unless they turn to a different theme. If Satan ever makes thee forget, then after recollection, sit not thou in the company of those who do wrong.
When you see those who are engaged in blasphemy against Our signs, turn away from them until they begin to talk of other things; and should Satan ever cause you to forget, dipnot 1 then do not remain, after recollection, in the company of those wrong-doing people.
Their reckoning is in no way the responsibility of those who have taqwa. But remind them so that hopefully they themselves will gain taqwa.
And when you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) see those who engage in a false conversation about Our Verses (of the Qur’ân) by mocking at them, stay away from them till they turn to another topic. And if Shaitân (Satan) causes you to forget, then after the remembrance sit not you in the company of those people who are the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers).
When you see those who gossip impiously about Our signs, avoid them until they engage in some other discourse; but if Satan makes you forget, then, after remembering, do not sit with the wrongdoing lot.
And when you see those who engage in vain discourse about Our Messages, turn away from them, until they engage in a topic other than that. And if satan should make you forget this (advice of Ours), then sit no more, after (its) recollection, with such wrong-doers.
When thou seest those who plunge into Our signs, turn away from them until they plunge into some other talk; or if Satan should make thee forget, do not sit, after the reminding, with the people of the evildoers.
When you see that the disbelievers engage in mocking at My revelations (such as comedians who make fun of the religious matters on T. V., etc.), leave their company. You may join them as soon as they engage in another discussion. Now if the Satan makes you to forget this instruction, leave the unjust peoples' gathering as soon as you remember [that you should not stay where God's revelations are being mocked at.]
When thou dost see those who plunge deeply into the discussion of our signs, turn from them until they plunge deeply into some other discourse; for it may be that Satan may make thee forget; but sit not, after thou hast remembered, with the unjust people.
If you encounter those who make fun of Our signs, then turn away from them until they move on to a different topic; and if the devil lets you forget, then do not sit after remembering with the wicked people.
And when thou seest those who engage in vain discourse concerning Our Signs, then turn thou away from them until they engage in a discourse other than that. And if Satan should cause thee to forget, then sit not, after recollection, with the unjust people.
When you see those who plunge deeply into vain discussion of Our Signs (revelations), turn away from them until they discuss another topic. It may be that Satan makes you forget, but sit not, after you have remembered, with the congregation of the faithless (or unjust or wrong-doers).
And when you see the ones who wade (Or: plunge; become absorbed in) into Our signs, then veer away from them until they wade (Or: plunge; become absorbed in) into (some) other discourse; and in case Ash-Shaytan (The all-vicious, i. e., the Devil) ever definitely makes you forget, then do not sit, after the Reminding, with the unjust people.
And when thou seest those who meddle with Our revelations, withdraw from them until they meddle with another topic. And if the devil cause thee to forget, sit not, after the remembrance, with the congregation of wrong-doers.
When you see them argue about Our messages, withdraw from their company until they begin to talk of other things. In case the Devil makes you forget, leave the company of these unjust people the moment you remember this.
NOW, whenever thou meet such as indulge in [blasphemous] talk about Our messages, turn thy back upon them until they begin to talk of other things and if Satan should ever cause thee to forget [thyself], remain not, after recollection, in the company of such evildoing folk,
And when you come across those who ridicule Our revelations, do not sit with them unless they engage in a different topic. Should Satan make you forget, then once you remember, do not ˹continue to˺ sit with the wrongdoing people.
And if you encounter those who make fun of Our revelations, then turn away from them until they move on to a different topic; and if the devil lets you forget, then do not sit after remembering with the wicked people.
If you see those who mock our revelations, you shall avoid them until they delve into another subject. If the devil causes you to forget, then, as soon as you remember, do not sit with such evil people.
And when you see those who engage in [offensive] discourse concerning Our verses, then turn away from them until they enter into another conversion. And if Satan should cause you to forget, then do not remain after the reminder with the wrongdoing people.
And when thou seest those who discourse vainly concerning Our proofs, turn thou away from them until they discourse vainly concerning a subject other than it; and if the satan cause thee to forget, then sit thou not after the reminder with the wrongdoing people.
When you see men and women engaged in mocking Our Verses, ignore them until they turn to a different theme. If your mind gets engrossed in their discourse, then as soon as you recollect, no longer sit with them. Those who displace decent dialogue with mockery indeed wrong their own "Self".
And when you see men engaged in useless talk about Our Signs, turn away from them unless they turn to a different talk. Or if Satan ever makes you forget, then after remembering it, you do not sit in the company of those who do wrong.
When you see those who indulge in (blaspheming) Our verses, turn away from them until they become occupied with some other discourse. If Satan should cause you to forget (this instruction), then do not sit with the unjust people after recollection.
And if you encounter those who make fun of Our revelations, then turn away from them until they move on to a different narrative; and if the devil makes you forget, then do not sit after remembering with the wicked people.