Diyanet İşleri
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 17. ayet. لَوْ أَرَدْنَآ أَن نَّتَّخِذَ لَهْوًا لَّٱتَّخَذْنَٰهُ مِن لَّدُنَّآ إِن كُنَّا فَٰعِلِينَ
lev eradnâ en netteḫiẕe lehvel letteḫaẕnâhü mil ledünnâ. in künnâ fâ`ilîn.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri Enbiyâ 16–33 3
"Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik" dediler.
Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.
Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah'a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun katındakiler, ne O'na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
17. İmkansız bir şeyi var sayarak faraza “eğer Biz bir eğlence edinmek isteseydik elbette onu kendi katımızdan” yanımızdan “edinirdik. Ama biz bunu yapmayız.” Sizleri de böyle bir işteki abes ve boş şeye muttali kılmazdık. Çünkü böyle bir işi yapmak bir eksikliktir, kötü bir örnektir. Size böyle bir şeyi yaptığımızı da göstermek istemezdik. O nedenle sürekli olarak gözlerinizin önünde bulunan göklerin ve yerin yaratılışından maksadın oyun ve eğlence olmasına imkân yoktur. Bütün bu açıklamalar, küçük akıllara uygun ifadeler kullanarak bir nevi onların seviyesine inme ve ikna edici bütün yollarla onları ikna etme amacına yöneliktir. Her şeyi yerli yerince koymakta hikmeti sonsuz Hakim, rahmeti sonsuz Rahim, insanları affedip bağışlaması sonsuz olan Halim Zat’ı her türlü eksiklikten tenzih ederiz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer bir eş ve çocuk edinmek isteseydik kendi katımızdan bunu edinirdik. Ancak bundan beri olduğumuz için böyle yapacak değiliz.
Aynı kök: لهو (16 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta…
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)
İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)
Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedi olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin istediğini yapandır.
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)
Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: "İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı…
Aynı kök: لهو (16 geçiş)
Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak…
Aynı kök: لهو (16 geçiş)
Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…
Aynı kök: لدن (18 geçiş)
(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok…
Aynı kök: لدن (18 geçiş)
Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi tarafımızdan edinirdik. (Ama) biz (bunu) yapanlar değiliz. dipnot 1
Eğer Biz bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik; ne ki bunu asla yapacak değiliz.
(çünkü,) eğer bir oyun, bir eğlence edinmek dileseydik, bunu herhalde kendi katımızdan edinirdik; ama hiç böyle bir şeyi diler miyiz!
Eğer bir oyun - eğlence oluşturmak dileseydik, elbette onu kendi ledünnümüzden edinirdik! Biz bunları yapmayız!
Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi tarafımızdan edinirdik. (Bu irademizin eseri olurdu. Ama) biz (bunu) yapanlardan değiliz.
Bir eğlence edinmek isteseydik, kesinlikle, Kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, herhalde bunu kendi tarafımızdan edinirdik. Biz, bunu yapanlardan değiliz.
Bir eğlence edinmek dileseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Evet, böyle bir işi dileseydik!
Bir eğlence edinmek dileseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Evet, böyle bir işi dileseydik!
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi tarafımızdan yapardık. Yapacak olsaydık öyle yapardık.
Eğer bir eğlence ittihaz etmiş olsa idik onu kendi ledünnümüzden ittihaz ederdik, yapacak olsa idik öyle yapardık
Eğer eğlence edinmek isteseydik, elbette onu kendi şanımıza uygun yapardık. Eğer yapacak olsak böyle yapardık.
Eğer eğlence edinmek isteseydik, elbette onu kendi şanımıza uygun yapardık. Eğer yapacak olsak böyle yapardık.
Eğer eğlence edinmek isteseydik, elbette onu kendi şanımıza uygun yapardık. Eğer yapacak olsak böyle yapardık.
Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.
Eğer biz bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi canibimizden edinirdik elbet. Biz (böyle) yapanlar da değiliz.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, elbette onu kendi katımızdan edinirdik. Fakat asla edinmedik.
(10-17) Kesin olan şu ki, içinde sizin hatırlamanız gereken şeyler olan kitabı indirdik, hâlâ akletmez misiniz? / bu verilerle bir bağlantı kuramıyor musunuz? / bir işlem yapamıyor musunuz? Zalim olan nice yerleşim yerini kırdık geçirdik , onların ardından diğer kavimleri inşa ettik, bizden bir sertlik / bir azap geleceğini sezdiklerinde işte o zaman panikle koşuşturuyorlardı, koşuşmayın, şımardığınız meskenlerinize gerisin geri dönün böylelikle belki sizi birileri sual edebilir, yazıklar olsun bize ki biz zalimlermişiz dediler, biz onları hasat edilmiş hâle / sönmüş hâle getirince ye kadar onların çağrıları /duaları, işte böyle sürdü gitti. Biz Göğü ve yeri bu ikisi arasını oyun olsun diye yaratmadık / oyun parkı değil buralar, biz eğlence istesek / yapacak olsak kendi katımızda edinirdik / yerde ve semada değil de burada olduğumuz yerde eğlenirdik.
Eğer biz eğlence edinmek isteseydik, elbette onu kendi katımızdan edinirdik. Fakat biz (bunu) yapanlar değiliz.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.
Eğlenmek isteseydik eğlenceyi katımızda olanlarla yapardık. Yapsak öyle yapardık.
Kendimize eğlence arasaydık onu kendi katımızda oluştururduk. Yapsak böyle yapardık.
Eğer bir oyun/eğlence edinmek isteseydik, yapmak istediğimiz takdirde onu kendi katımızdan edinirdik.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Ama bunu yapmadık.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik. Ama böyle yapanlar değildik/yapsaydık öyle yapardık.
Had We purposed to have fun or diversion We would have had recourse to what We have in Our heaven's realm if indeed We meant to do so.
If We had wished for a pastime, We could have found it within Us- if We had wished for any such thing.
If it had been Our wish to take (just) a pastime, We should surely have taken it from the things nearest to Us, if We would do (such a thing)!
Had it been Our will to find a pastime, We would have found one near at hand; if at all We were inclined to do so. dipnot 1
If We had desired to have some amusement, We would have derived it from Our Presence, but We did not do that.
Had We intended to take a pastime (i.e. a wife or a son), We could surely have taken it from Us, if We were going to do (that).
Had We desired to take up some diversion We would have surely taken it up with Ourselves, were We to do [so].
If We had meant to make something vain and idle We would surely have made it so on Our part. (But) We were by no means to do (such a thing).
had We desired to take to Us a diversion We would have taken it to Us from Ourselves, had We done aught.
If I wanted to have some fun, I would have done it otherwise (it is beneath the dignity of the Lord to let sensible creatures of his suffer just for fun. )
Had we wished to take to a sport, we would have taken to one from before ourselves; had we been bent on doing so.
If We wanted to be amused, We could have done so from what is already with Us, if that is what We wished to do.
If We had pleased to take diversion, verily We had taken it with that which beseemeth Us; if We had resolved to have done this.
We did not create the heaven and the earth and what is between the two in play.
If We had taken to Us a diversion, We would indeed have taken it to Us from very close to Us, in case We are performing (that).
If We had wished to find a pastime, We could have found it in Our presence - if We ever did.
If We had pleased to make a plaything We could have made it Ourself, if We had cared to do so.
[for, ] had We willed to indulge in a pastime, We would indeed have produced it from within Ourselves - if such had been Our will at all!
Had We intended to take ˹some˺ amusement, We could have found it in Our presence, if that had been Our Will.
If We wanted to be amused, We could have done so from what is already with Us, if that is what We wished to do.
If we needed amusement, we could have initiated it without any of this, if that is what we wanted to do.
Had We intended to take a diversion, We could have taken it from [what is] with Us - if [indeed] We were to do so.
Had We wished to take a diversion, We would have taken it from Ourselves — if We are the doers.
If We had wished to find a pastime, We could have found it in Our Presence, if such had been Our Will at all!
If it had been Our wish to make a game, we should surely have made it from the things nearest to Us, if We would do (such a thing)!
Had We intended to have a pastime, We would have had it from Our own, if We were ever to do so.
If We wanted to be amused, We could have done so from what is already with Us, if that is what We wished to do.