Diyanet İşleri
Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah'a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 18. ayet. بَلْ نَقْذِفُ بِٱلْحَقِّ عَلَى ٱلْبَٰطِلِ فَيَدْمَغُهُۥ فَإِذَا هُوَ زَاهِقٌ وَلَكُمُ ٱلْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ
bel naḳẕifü bilḥaḳḳi `ale-lbâṭili feyedmeguhû feiẕâ hüve zâhiḳ. velekümü-lveylü mimmâ teṣifûn.
Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah'a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri Enbiyâ 16–33 3
Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.
Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah'a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!
Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun katındakiler, ne O'na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.
Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler.
Yoksa yerden, ölüleri diriltebilecek birtakım ilahlar mı edindiler?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. Şanı Yüce Allah, hakkı ortaya koymayı batılı da iptal edip çürütmeyi teminatı altına aldığını haber vermektedir. Eğer batıl bir şey iddia edilecek ve onunla tartışılacak olsa bile Yüce Allah, onu darmadağın edecek ve böylelikle yok olmasını sağlayacak şekilde hakkı, ilmi ve beyanı indirir ve böylelikle herkes onun, batıl olduğunu açıkça anlar. “Bir de bakarsın ki batıl yok olup gitmiş.” Sonu gelir, biter, tükenir. Bu durum, bütün dini meselelerde geçerlidir. Batıl taraftarı herhangi bir kimse batılı hak yerine koymak veya hakkı reddetmek maksadı ile aklî ya da naklî herhangi bir şüpheyi gündeme getirecek olursa şüphesiz Yüce Allah’ın delilleri arasında bu batıl sözü ortadan kaldıracak ve onu silip süpürecek türden aklî ve naklî kat’i deliller bulunur. O takdirde batılın gerçek mahiyeti herkes tarafından da açıkça anlaşılır. Bu ise meselelerin tek tek ele alınıp incelenmesi ile ortaya çıkar. Hepsi incelenecek olursa durumun böyle olduğu görülür.
aha sonra Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Ey Yüce Allah’ı kendisine layık olmayan şekilde vasfederek evlat ve eş edindiğini, ortaklarının, O’na denk varlıkların bulunduğunu ileri süren kimseler, bu “nitelendirmelerinizden ötürü yazıklar olsun size” Sizin payınız ancak azap, pişmanlık ve hüsran olacaktır. Sizin söylediklerinizden herhangi bir fayda sağlamanız mümkün değildir. Umduğunuz, kendisini elde etmek için amel ettiğiniz, ulaşmak maksadı ile çabalayıp durduğunuz her ne varsa maksadınızın aksi ile karşılaşacaksınız ki o da mahrum kalmak ve hüsrana uğramaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bilakis resullerimize vahyettiğimiz hakkı, küfür ehlinin sahip olduğu batılın üzerine atar, bırakırız da onun işini bitirir ve yok olup gider. -Ey Allah'ın eş ve çocuk edindiğini söyleyenler!- O'nu kendisine yakışmayan şeylerle vasıflandırdığınız için helak olacaksınız.
Aynı kök: زهق (5 geçiş) · Aynı kök: بطل (36 geçiş)
De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur."
Aynı kök: زهق (5 geçiş)
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
Aynı kök: زهق (5 geçiş)
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
Aynı kök: قذف (9 geçiş)
"Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan…
Aynı kök: قذف (9 geçiş)
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte…
Aynı kök: قذف (9 geçiş)
Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor,…
Aynı kök: وصف (14 geçiş)
Bir de cinleri Allah'a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah'a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların…
Aynı kök: وصف (14 geçiş)
Bir de dediler ki: "Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır." Eğer ölü olursa, o…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Aksine biz gerçeği batılın üzerine atarız da o, batılın işini bitirir. Bir de bakarsın ki batıl yok olup gitmiştir. dipnot 1 (Allah'a) yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size!
Aksine Biz, mutlak hakikate atıf olan (amaçlı ve anlamlı yaratılış) gerçeğini, malum amaçsız ve anlamsızlığın başına çalarız da, o berikinin belini kırar; işte o zaman beriki de yok olup gider. İşte (Yaratan ve yaratılan) konusunda bu türden tanımlamalarınızdan dolayı yazıklar olsun size!
Tersine, Biz (gerçek bir yaratma eylemiyle) hakkı batılın başına çarparız da bu onu paramparça eder ve böylece beriki yok olur gider. O halde, (Allah'a) yakıştırdığınız şeylerden ötürü yazıklar olsun size!
Bilakis biz, Hakk'ı (hakikati) batılın (vehme dayalı fikirlerin) üzerine indiririz de, onun düşünce sistemini paramparça eder. . . Bir de bakarsın ki o can çekişerek yok olup gider. . . Tanımlamalarınızdan dolayı yazıklar olsun size!
Hayır, biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size.
Bilakis biz, hakkı bâtılın tepesine bindiririz de o, bâtılın işini bitirir. Bir de bakarsınız ki, bâtıl yok olup gitmiştir. (Allah'a) yakıştırdığınız sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size!
Hayır! Gerçeği, gerçeğe aykırı olanın üzerine atarız, onun beynini parçalar; bir bakarsın ki, yok olup gitmiş. Yakıştırdığınız şeylerden dolayı, vay başınıza gelene!
Tersine biz, hakkı batılın tepesine bindiririz de o, batılın işini bitirir. Bir de bakarsınız ki, batıl yok olup gitmiştir. O halde Allah'a yakıştırdığınız sıfatlardan ötürü, yazıklar olsun size!
Hayır, biz gerçeği batılın üstüne atarız da onu tepeler ve yok eder. Yakıştırdıklarınızdan ötürü vay halinize.
Hayır, biz gerçeği batılın üstüne atarız da onu tepeler ve yok eder. Yakıştırdıklarınızdan ötürü vay halinize.
Hayır, Biz hakkı batılın tepesine fırlatırız da beynini parçalar, bir de görürsün ki, (batıl) o anda yok olup gitmiştir! Allah'a isnad ettiğiniz o nitelikler yüzünden vay sizlere.
Hayır biz hakkı batılın tepesine fırlatırız da beynini parçalar, bir de bakarsın o anda mahvolmuştur, vay sizlere de o ettiğiniz vasıflardan
Aksine, Biz; Hakk'ı, Batıl'a karşı ortaya koyarız da onu mahveder. Böylece Batıl yok olur. Nitelediğiniz şeylerden dolayı size yazıklar olsun.
Aksine, Biz; Hakk'ı, Batıl'a karşı ortaya koyarız da onu mahveder. Böylece Batıl yok olur. Nitelediğiniz şeylerden dolayı size yazıklar olsun.
Aksine, Biz; Hakk'ı, Batıl'a karşı ortaya koyarız da onu mahveder. Böylece Batıl yok olur. Nitelediğiniz şeylerden dolayı size yazıklar olsun.
Hayır, biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Tanrı'ya karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size.
Hayır, biz hakkı baatılın tepesine (indirib) atarız da o, bunun beynini parçalar. Bir de görürsünüz ki bu, yok olub gitmişdir. (Allaha karşı) vasf (ve isnad) etmekde olduğunuz (iftiralar) dan dolayı yazıklar olsun size!
Hayır Biz; gerçeği batılın tepesine indiririz de onun beynini parçalar. Bir de bakarsın ki; o, yok olup gitmiştir. Allah'a yakıştırdıklarınızdan dolayı yazıklar olsun size.
(18-25) Evet biz hakkı / hakikati geçersiz olanın / batıl olanın üzerine savur atarız / fırlatır atarız. (Balıklar üzerine ağ atmak gibi) O da onu bastırır o vakit o ortadan kalkar, nitelendirmelerinden dolayı / vasıflandırmalarından dolayı yazıklar olsun onlara! Göklerde ve yerde ne varsa ve O’nun yanında her kim varsa O’nundur , O’na ibadet ederler ibadetlerinden dolayı da büyüklenmezler/ kibirlenmezler, yorulmazlar, gece ve gündüz onu her şeyin üstünde tutarlar / tesbih ederler, ara vermezler, yerden / arzdan ilahlar mı? edindiler onlar mı diriltecekmiş! O ikisin de / gökler de ve yerde Allah dışında ilahlar olsa idi yer ve göklerde bozgu nculuk olurdu / ifsat olurdu , arşın / tahtın Rabbi Allah, onların vasıflandırmalarından üstün olandır. O’na yaptıklarından dolayı soru / sorgu yoktur, onlara ise sorulacaktır / onlar ise sorgulanacaklar. Yoksa Allah’tan başka ilahlar mı edindiniz? Delilinizi getirin de . Bu benimle beraber olanların ve benden öncekilerin de kitabıdır / zikridir de. (Tevrat İncil ister tahrif olsun yahut olmasın artık benden öncekilerin kitabı değildir, bu kitap benden öncekilerin de kitabıdır , artık güncel kitap budur.) Bilakis onların çoğunluğu gerçeği / hakkı bilmiyor ve sırt çeviriyorlar. Biz senden önce kimi Resul olarak gönderdi isek “Benden / Allah’tan başka ilah yoktur bana ibadet edin” diye ona vahyettik.
Bilâkis, biz hakkı batılın üstüne bırakırız. O da o, batılın işini bitirir. Bir de bakarsın ki batıl, yok olup gitmiştir. (Allah’ı) vasfettiğiniz sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size!
Hayır, biz hakkı batılın üstüne atarız da o onun beynini parçalar, derhal (batılın) canı çıkar. Allah'a yakıştırdığınız niteliklerden ötürü de vay siz(in haliniz)e!
Tam aksine, hakkı batılın üstüne atarız, onun beynini dağıtır; batıl bir anda yok olup gider dipnot 1 . (Ey batıla saplananlar!) Yaptığınız nitelemelerden dolayı çekeceğiniz var dipnot 2 !
Yok, bu gerçeği (hakkı) o uydurmanın (batılın) tepesine indiririz de onun beynini dağıtır; o da beklenmedik bir şekilde yıkılıp gider. Yaptığınız nitelemelerden dolayı çekeceğiniz var!
Bilakis, biz hakkı batılın üstüne atarız. O da o, batılın işini bitirir. Bir de bakarsın ki o, yok olup gitmiştir. (Allah’ı) vasfettiğiniz sıfatlardan dolayı yazıklar olsun size!
Bilakis, hakkı, batılın üzerine fırlatırız, o da onun beynini parçalar, böylece batıl sönüp gider. (Allah'a) isnat ettiğiniz vasıflardan dolayı yazıklar olsun size!
Hayır, biz hakkı, batılın üzerine fırlatırız da o, onun beynini parçalar. Bir de bakarsın o yok olup gitmiştir. Yakıştırdığınız niteliklerden ötürü yazıklar olsun size!
But what befits Our Supremacy is to dash fiction and falsehood with truth so that it is erased and vanished wherefore woe betide you for what you insolently ascribe to Allah.
No! We hurl the truth against falsehood, and truth obliterates it- see how falsehood vanishes away! Woe to you [people] for the way you describe God!
Nay, We hurl the Truth against falsehood, and it knocks out its brain, and behold, falsehood doth perish! Ah! woe be to you for the (false) things ye ascribe (to Us).
Nay, We hurl the Truth at falsehood so that the Truth crushes falsehood, and lo! it vanishes. Woe to you for what you utter! dipnot 1
Rather We hurl the truth against falsehood and it cuts right through it and it vanishes clean away! Woe without end for you for what you portray!
Nay, We fling (send down) the truth (this Qur’ân) against the falsehood (disbelief), so it destroys it, and behold, it (falsehood) is vanished. And woe to you for that (lie) which you ascribe (to Allâh by uttering that Allâh has a wife and a son).
Rather We hurl the truth against falsehood, and it crushes its head, and behold, falsehood vanishes! And woe to you for what you allege [about Allah].
Nay, We hurl the truth at falsehood so that it knocks out its brains (and defeats it); and behold, it (- the falsehood) vanishes. And you deserve to be punished (with Gehenna) for what you ascribe (to God).
Nay, but We hurl the truth against falsehood and it prevails over it, and behold, falsehood vanishes away. Then woe to you for that you describe!
Instead, it is My intention to give the falsehood a hard blow with the truth (as explained in detail in Qur’an) and let it vanish. Pity to those who fabricate lies about their Lord (Saying He has said such and such things, He has begotten a son, etc.)
Nay, we hurl the truth against falsehood and it crashes into it, and lo! it vanishes, but woe to you for what ye attribute (to God)!
No, We cast the truth upon the falsehood, so it disrupts it, and then it retreats. Woe to you for what you have described.
But We will oppose truth to vanity, and it shall confound the same; and behold, it shall vanish away. Woe be unto you, for that which ye impiously utter concerning God!
Had We wished to find a pastime, We could have found it in (or nearer) Our Presence, if We would do such a thing.
No indeed, We hurl the Truth against the untruth; so (Truth) smashes it; then, only then does (untruth) expire. And woe to you for whatever you describe!
Nay, but We hurl the true against the false, and it doth break its head and lo! it vanisheth. And yours will be woe for that which ye ascribe (unto Him).
In fact We strike the truth against the false, which shatters it, and it disappears. Woe to you for what you attribute (to Him)!
Nay, but [by the very act of creation] We hurl the truth against falsehood, and it crushes the latter: and lo! it withers away. But woe unto you for all your [attempts at] defining [God] –
In fact, We hurl the truth against falsehood, leaving it crushed, and it quickly vanishes. And woe be to you for what you claim![1]
No, We cast with the truth upon the falsehood, so it disrupts it, and then it retreats. And woe to you for what you have described.
Instead, it is our plan to support the truth against falsehood, in order to defeat it. Woe to you for the utterances you utter.
Rather, We dash the truth upon falsehood, and it destroys it, and thereupon it departs. And for you is destruction from that which you describe.
But We hurl the truth against vanity and it triumphs over it, and then it passes away. And woe to you for what you describe!
Nay, We hurl the true against the false, and it crushes it and verily falsehood has to vanish. It is only harmful for yourselves to fabricate falsehood. (Some people conjecture that the Universe is a dream, a play or a mere shadow of the World of Ideas. But We have designed it such that the Reality advances and falsehood vanishes).
No, We throw the truth against falsehood, and it (truth) destroys it (the falsehood), and look! Falsehood disappears! Oh! Misery be to you for the (false) things that you ascribe (to Us).
Instead, We launch the truth against falsehood, which gets it smashed, and in no time it is gone. Alas to you for what you describe!
No,We cast with the truth upon the falsehood, so it disrupts it, and then it retreats. And woe to you for what you have described.