Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 19. ayet

Enbiyâ suresi, 19. ayet. وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَنْ عِندَهُۥ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَ

velehû men fi-ssemâvâti vel'arḍ. vemen `indehû lâ yestekbirûne `an `ibâdetihî velâ yestaḥsirûn.

Diyanet İşleri

Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun katındakiler, ne O'na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 16–22 · surenin 19. ayeti / 112

Konu Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri Enbiyâ 16–33 3

  1. Enbiyâ 16

    Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

  2. Enbiyâ 17

    Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık böyle yapardık.

  3. Enbiyâ 18

    Hayır, biz hakkı batılın üzerine atarız da beynini parçalar. Bir de bakarsın yok olup gitmiş. Allah'a karşı yakıştırdığınız nitelemelerden ötürü yazıklar olsun size!

  4. 19

    Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun katındakiler, ne O'na ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.

  5. Enbiyâ 20

    Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler.

  6. Enbiyâ 21

    Yoksa yerden, ölüleri diriltebilecek birtakım ilahlar mı edindiler?

  7. Enbiyâ 22

    Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilahlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş'ın Rabbi Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

19. Daha sonra Yüce Allah göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkünün/egemenliğinin kendisinin olduğunu haber vermektedir. Hepsi O’nun kulları ve mülküdür. O yüzden hiç kimsenin mülke, hatta mülkün bir kısmına dahi sahip olması söz konusu değildir. Allah’a yardımcı olması da mümkün değildir. Allah’ın izni olmaksızın kimse şefaatçi de olamaz. Peki, bunlar arasından nasıl birtakım varlıklar ilâh edinilebilir ve nasıl olur da bunlardan birinin Allah’ın oğlu olduğu iddia edilebilir? O bundan yücedir, münezzehtir. O, her şeye malik olan yüce Zattır. Boyunlar O’nun önünde zillet ile eğilmiştir. O’nun için zor diye bir şey yoktur. Mukarreb melekler tevazu ile O’nun önünde eğilmişlerdir. Hepsi de sürekli ve kesintisiz ibadet ile O’na itaat ederler. Bundan dolayı Yüce Allah “O’nun katında olanlar” yani melekler “O’na ibadetten ne büyüklenip yüz çevirirler ne de usanırlar.” O’na ibadete aşırı istekleri, kemâl derecesindeki muhabbetleri ve bedenlerinin güçleri dolayısı ile bundan bıkmazlar, usanmazlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Göklerin ve yerin mülkü yalnızca Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya aittir. O'nun katında bulunan melekler O'na ibadet etme hususunda kibirlenmez ve yorgunluk hissetmezler.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَهُۥ ve lehu Ve O'nundur
  2. مَن men kimseler
  3. فِى fi olan
  4. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  5. وَٱلْأَرْضِ ۚ vel'erdi ve yerde kök: ارض
  6. وَمَنْ ve men ve kimseler
  7. عِندَهُۥ indehu O'nun yanındaki kök: عند
  8. لَا la
  9. يَسْتَكْبِرُونَ yestekbirune büyüklenmez kök: كبر
  10. عَنْ an
  11. عِبَادَتِهِۦ ibadetihi O'na kulluk etmekten kök: عبد
  12. وَلَا ve la ve
  13. يَسْتَحْسِرُونَ yestehsirune yorulmazlar kök: حسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حسر (12 geçiş)

    Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece…

  • Aynı kök: حسر (12 geçiş)

    Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyen…

  • Aynı kök: حسر (12 geçiş)

    Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını…

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Ortak kavram: Kibir

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde kim varsa hepsi yalnızca O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadetten dolayı kibirlenmez ve yorulmazlar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Meleklerin [tesbih]i ve ibadetiyle ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:172; A‘râf 7:206; Ra‘d 13:13; Nahl 16:49; Enbiyâ 21:19, 20; Zümer 39:75; Mü'min 40:7; Fussilet 41:38.

Mustafa İslamoğlu

Zira, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'na aittir; nitekim O'nun tarafında yer alanlar, O'na kulluk etmede ne kibre kapılırlar, ne de bıkıp usanırlar.

Muhammed Esed

Çünkü, göklerde ve yerde var olan her şey O'nundur; O'nun yanında yer alanlar O'na kulluk etmekte asla ne kibre kapılırlar ne de usanç duyarlar.

Ahmed Hulusi

Semalarda ve arzda kim varsa O'nun (El Esma manalarının açığa çıkması) içindir! "HU"nun indinde olanlar, O'nun kulluğunu ne benliklerini katarak büyüklenmiş olurlar ne de bezginlik duyarlar!

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. O'nun yanında olanlar, O'na ibadet etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve yorgunluk duymazlar.

Ali Özek ve heyeti

Göklerde ve yerde kimler varsa O'na aittir. O'nun katındaki (melek) ler , O'na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.

Ali Rıza Safa

Göklerde ve yeryüzünde kim varsa, O'nun malıdır. O'nun katındakiler, büyüklük taslayarak, O'na hizmet etmekten kaçınmazlar; yorulmazlar da.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde var olan herkes/her şey O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet etmek hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.

Edip Yüksel

Göklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Yanındakiler, O'na hizmet etmekten büyüklenmez ve duraksamazlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Yanındakiler, O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve duraksamazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa göklerde, yerde kim varsa O'nundur, O'nun huzurundakiler O'na ibadet etmekten ne çekinirler ne de yorgunluk duyarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki Göklerde Yerde kim varsa onundur, ve onun huzurundakiler ona ibadetten ne çekinirler ne de yorgunluk duyarlar

Erhan Aktaş

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun yanında bulunanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve usanmazlar;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun yanında bulunanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve usanmazlar;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun yanında bulunanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve usanmazlar;

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. O'nun yanında olanlar, O'na ibadet etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve yorgunluk duymazlar.

Hasan Basri Çantay

Göklerde ve yerde bulunan kişiler Onundur. Onun huzuurundaki kişiler kendisine ibadet etmekden asla kibirlenmezler, yorulmazlar da.

İbni Kesir

Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Katında olanlar O'na kulluk etmekten büyüklenmezler ve usanmazlar.

Mehmet Alagaş

(18-25) Evet biz hakkı / hakikati geçersiz olanın / batıl olanın üzerine savur atarız / fırlatır atarız. (Balıklar üzerine ağ atmak gibi) O da onu bastırır o vakit o ortadan kalkar, nitelendirmelerinden dolayı / vasıflandırmalarından dolayı yazıklar olsun onlara! Göklerde ve yerde ne varsa ve O’nun yanında her kim varsa O’nundur , O’na ibadet ederler ibadetlerinden dolayı da büyüklenmezler/ kibirlenmezler, yorulmazlar, gece ve gündüz onu her şeyin üstünde tutarlar / tesbih ederler, ara vermezler, yerden / arzdan ilahlar mı? edindiler onlar mı diriltecekmiş! O ikisin de / gökler de ve yerde Allah dışında ilahlar olsa idi yer ve göklerde bozgu nculuk olurdu / ifsat olurdu , arşın / tahtın Rabbi Allah, onların vasıflandırmalarından üstün olandır. O’na yaptıklarından dolayı soru / sorgu yoktur, onlara ise sorulacaktır / onlar ise sorgulanacaklar. Yoksa Allah’tan başka ilahlar mı edindiniz? Delilinizi getirin de . Bu benimle beraber olanların ve benden öncekilerin de kitabıdır / zikridir de. (Tevrat İncil ister tahrif olsun yahut olmasın artık benden öncekilerin kitabı değildir, bu kitap benden öncekilerin de kitabıdır , artık güncel kitap budur.) Bilakis onların çoğunluğu gerçeği / hakkı bilmiyor ve sırt çeviriyorlar. Biz senden önce kimi Resul olarak gönderdi isek “Benden / Allah’tan başka ilah yoktur bana ibadet edin” diye ona vahyettik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göklerde ve yerde kim varsa Allah'ındır. O’nun katındakiler, O'na ibadet hususunda kibirlenmez ve yorulmazlar.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde kim varsa hep O'nundur. O'nun yanında bulunanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmez ve yorulmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O'nundur. O'nun katındakiler O'na kulluğu büyütmezler. Kulluktan usanmazlar da.

Şaban Britch

Göklerde ve yerde kim varsa Allah’a aittir. O’nun katında bulunanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezler ve usanmazlar.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde kim varsa Allah'a aittir. O'nun katında bulunanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmezler ve usanmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde ve yerde kim varsa O'na aittir. Ve O'nun katındakiler, O'na ibadet etmekten ne çekinirler ne de yorulurlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And to Allah alone belong all that is in the heavens and on earth, and those serving in His realm of heaven do not pride themselves nor show inordinate self- esteem for serving Him and prostrating to Him in adoration nor do they ever grow weary.

Abdul Haleem

Everyone in the heavens and earth belongs to Him, and those that are with Him are never too proud to worship Him, nor do they grow weary;

Abdullah Yusuf Ali

To Him belong all (creatures) in the heavens and on earth: Even those who are in His (very) Presence are not too proud to serve Him, nor are they (ever) weary (of His service):

Abul A'la Maududi

To Him dipnot 1 belongs whosoever dwells in the heavens and on earth. Those (angels) that are with Him dipnot 2 neither disdain to serve Him out of pride, nor do they weary of it. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    From here begins the discourse on the confirmation of Tauhid and the refutation of shirk for these were the actual bases of the conflict between the Prophet (peace be upon him) and the disbelievers of Makkah. The line of argument is this: The whole system of the universe is a clear proof that there is One Allah Who is its Creator, Sovereign, Ruler, and Lord and it is a falsehood that there are many gods who are partners in His Kingdom and Sovereignty, or that there is a Supreme God Who has under Him some minor gods to conduct the affairs of His Kingdom. This proof is also based on the preceding verses in which it has been stated that the universe has not been created as a pastime or a plaything, but for a serious purpose and that there has always been a conflict between the truth and falsehood, and falsehood has always been defeated and destroyed.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, the angels whom the mushriks of Arabia believed to be the children of God and worshiped them as partners in Godhead.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, they are engaged in His service day and night without grumbling or ever feeling wearied.

Aisha Bewley

Everyone in the heavens and the earth belongs to Him. Those in His presence do not consider themselves too great to worship Him and do not grow tired of it.

Al-Hilali & Khan

To Him belongs whosoever is in the heavens and on earth. And those who are near Him (i.e. the angels) are not too proud to worship Him, nor are they weary (of His worship).

Ali Quli Qarai

To Him belongs whatever is in the heavens and the earth, and those who are near Him do not disdain to worship Him, nor do they become weary.

Amatul Rahman Omar

And whosoever is in the heavens and the earth belongs to Him. And those who are close to Him do not disdain to worship Him, nor do they (ever) grow weary (to serve Him).

Arthur John Arberry

To Him belongs whosoever is in the heavens and the earth; and those who are with Him wax not too proud to do Him service neither grow weary,

Bijan Moeinian

To God belongs every soul in the heavens and on earth. Those who are close to Him, never feel that it is beneath their dignity to worship Him; they worship Him from the bottom of their heart.

E. Henry Palmer

His are whosoever are in the heavens and the earth, and those who are with Him are not too big with pride for His service, nor do they weary.

Edip-Layth

To Him is whoever is in the heavens and in the earth. Those who are near Him are not too proud to serve Him, nor do they complain.

George Sale

Since whoever is in heaven and on earth is subject unto Him; and the angels who are in his presence do not insolently disdain his service, neither are they tired therewith.

Hamid S. Aziz

Nay, We hurl the True against the False and it does break its head, and lo! It vanishes. But woe to you for what you attribute (to Allah).

Mahmoud Ghali

And to Him belongs whoever is in the heavens and the earth; and whoever are in His Providence do not wax too proud to do Him worship, nor do they (grow) weary. (Or: nor do they regret)

Marmaduke Pickthall

Unto Him belongeth whosoever is in the heavens and the earth. And those who dwell in His presence are not too proud to worship Him, nor do they weary;

Mohamed Ahmed - Samira

Whosoever is in the heavens and the earth belongs to Him; and those who are near Him do not disdain to worship Him or weary (of His service),

Muhammad Asad

for, unto Him belong all [beings] that are in the heavens and on earth; and those that are with Him are never too proud to worship Him and never grow weary [thereof]:

Mustafa Khattab

To Him belong all those in the heavens and the earth. And those nearest to Him are not too proud to worship Him, nor do they tire.

Progressive Muslims

And to Him is whoever is in the heavens and in the Earth. And those who are near Him are not too proud to serve Him, nor do they complain.

Rashad Khalifa

To Him belongs everyone in the heavens and the earth, and those at Him are never too arrogant to worship Him, nor do they ever waver.

Sahih International

To Him belongs whoever is in the heavens and the earth. And those near Him are not prevented by arrogance from His worship, nor do they tire.

Sam Gerrans

And to Him belongs whoso is in the heavens and the earth; and those in His presence are not too proud for His service, nor do they grow weary,

Shabbir Ahmed

Unto Him belongs whoever is in the heavens and the earth. All creation dwells in His Dominion and none is ever too proud to obey His Laws, nor do they get tired.

Syed Vickar Ahamed

And to Him belong all (creatures) in the heavens and on earth: And even those who are in His Presence are not too proud to worship Him, nor are they (ever) tired (of His service):

Taqi Usmani

To Him belong all those in the heavens and the earth. And those who are near to Him are not arrogant against His worship, nor are they sluggish.

The Monotheist Group

Andto Him is whoever is in the heavens and on the earth. And those who are near Him are not too proud to serve Him, nor do they complain.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩