Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 76. ayet. وَنُوحًا إِذْ نَادَىٰ مِن قَبْلُ فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ
venûḥan iẕ nâdâ min ḳablü festecebnâ lehû fenecceynâhü veehlehû mine-lkerbi-l`ażîm.
(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh Enbiyâ 48–77 3
Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.
Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.
Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi.
(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekun suda boğduk.
Davud ile Süleyman'ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk.
Biz hüküm vermeyi Süleyman'a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Davud ile birlikte, Allah'ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 76–77. ayetler için yazılmıştır.
76-77. Yani kulumuz ve Rasûlümüz Nuh aleyhisselam’ı, övgü ile an. O, kavmi arasında 950 yıl kalmış, onları Allah’a ibadete davet etmiş, O’na ortak koşmaktan vazgeçmelerini istemişti. Çağrısını tekrar tekrar yineleyip gizli ve açık, gece ve gündüz her şekilde onları davet etmişti. Öğüt vermenin hiçbir fayda sağlamadığını, onları vazgeçirmeye çalışmanın herhangi bir etkisinin olmadığını görünce yüce Rabbine şöylece seslenip niyaz etmişti: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden dönüp dolaşan bir kimse bırakma! Çünkü eğer sen onları bırakırsan hem kullarını saptırırlar hem de günahkar ve aşırı derecede kâfirden başka evlat doğurmazlar.” (Nuh, 71/56-57) Yüce Allah da duasını kabul buyurarak onları suda boğmuş, geriye kimseyi bırakmamıştı. Buna karşılık Yüce Allah; Nuh’u, aile efradını ve onunla birlikte bulunan mü’minleri gemide kurtarmıştı. Onun soyundan gelenleri baki kılmış ve onlara kendileri ile alay eden kavmine karşı yardım ve zafer ihsan etmişti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Nûh'un kıssasını da hatırla! Hani o İbrahim ve Lût'tan önce Yüce Allah'a dua etmişti de istediğini vererek onun duasına icabet etmiştik. Onu ve ailesinden Mümin olanları büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Aynı kök: كرب (4 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Aynı kök: كرب (4 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
De ki: "Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O'na ortak koşuyorsunuz."
Aynı kök: كرب (4 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için…
Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Nuh'u da (an)! Daha önce bize dua etmişti. Biz de duasına cevap vermiş, böylece, onu ve ailesini (destekçilerini) büyük sıkıntıdan dipnot 1 kurtarmıştık.
Onlardan çok daha önce Nuh da Bize yalvarmış, bunun üzerine Biz de onun duasını kabul etmiş, onu ve onun yakınlarını büyük bir beladan kurtarmıştık.
Ve Nuh(u da hatırla); hani, o (İbrahim ve Lut'tan) çok önce (Bize) yakarmıştı ve Biz de o'nun (bu yakarışına) cevap vermiş, o'nu ve o'nunla beraber olanları büyük bir felaketten kurtarmıştık;
Nuh. . . Hani daha önce bize yönelmişti de, Ona icabet etmiş; (böylece) Onu ve ehlini o aziym sıkıntıdan kurtarmıştık.
Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık.
Daha önce Nuh da dua etmiş, biz onun duasını kabul etmiştik. Böylece, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Ve Nuh, daha önce, Bize seslenmişti. Bunun üzerine, Ona yanıt verdik; Onu ve ailesini, büyük bir üzüntüden kurtardık.
Nuh da, daha önce yalvarmıştı; onun da duasını kabul etmiştik. Kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.
Daha önce Nuh da bizi çağırmıştı. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtararak duasına cevap verdik.
Daha önce Nuh da bizi çağırmıştı. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtararak duasına cevap verdik.
Nuh'u da. Zira daha önce dua etmişti. Biz de onun duasını kabul ettik; kendisini ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.
Nuhu da, zira mukaddema nida etmişti, biz de duasını kabul ettik de kendisini ve ehlini büyük bir sıkıntıdan kurtardık
Ve Nuh'u da hani o daha önce bize çağrıda bulunmuştu. Biz de çağrısına karşılık verdik. Onu ve ehlini dipnot 1 büyük bir felaketten kurtardık.
Ve Nuh'u da hani o daha önce bize çağrıda bulunmuştu. Biz de çağrısına karşılık verdik. Onu ve ehlini dipnot 1 büyük bir felaketten kurtardık.
Ve Nuh'u da, hani o daha önce çağrıda bulunmuştu. Biz de çağrısına karşılık verdik. Onu ve ehlini dipnot 1 büyük bir felaketten kurtardık.
Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ehlini (ailesini) büyük bir üzüntüden kurtardık.
Nuuhu da (hatırla). Çünkü o, daha evvel düa etmişdi de biz onu kabul eylemişdik. Nihayet kendisini de, ehlini de o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Nuh'u da. Hani daha önceleri Bize niyaz etmişti. Onun duasını kabul edip kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.
(76-77) Nuh’ta önceden bize seslenmiş idi , ona cevap verdik ve onu ve yakın çevresini çok büyük bir tasadan / sıkıntıdan kurtardık, Onu kavminden kurtardık, ki onlar ayetlerimizi yalanladılar, muhakkak ki onlar kötü bir kavim idiler, onların hepsini boğduk.
(Ey Muhammed!) Nûh’u da an. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
Nuh'u da (an), o da bunlardan önce bize yalvarmıştı. Biz de onun du'asını kabul edip kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Nuh'u da... O, bunlardan önce yalvarıp yakarmıştı da isteğini kabul etmiş, onu ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
Daha önce Nuh da yalvarıp yakarınca isteğini olumlu karşılamış, hem onu hem de ailesini o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Hani Nuh, daha önce dua etmişti de, biz de ona icabet etmiştik. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Nuh'u da.. Hani o, daha önce dua etmişti de, biz de ona karşılık vermiştik. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Nuh'a gelince, o da daha önce bize yakarmıştı. Yakarışına cevap verdik de onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.
And Nuh (Noah) who invoked Us aforetime and We responded favourably to his invocation and rescued him and delivered him together with his family from the distressful and overwhelming inundation.
Long before that, We answered Noah when he cried out to Us: We saved him and his family from the great calamity
(Remember) Noah, when he cried (to Us) aforetime: We listened to his (prayer) and delivered him and his family from great distress.
We bestowed the same favour upon Noah. Recall, when he cried to Us before; dipnot 1 We accepted his prayer and delivered him and his household from the great distress dipnot 2
And Nuh, when he called out before and We responded to him and rescued him and his family from the terrible plight.
And (remember) Nûh (Noah), when he cried (to Us) aforetime. We answered his invocation and saved him and his family from the great distress.
And before that Noah, when he called out, We responded to him and delivered him and his family from the great agony.
And (We showed Our favours to) Noah. Behold! he called (to Us) in the days bygone. So We heard his prayer and delivered him and his companions from the great distressful calamity.
And Noah -- when he called before, and We answered him, and delivered him and his people from the great distress,
As for Noah (who was earlier, ) he cried to me. I listened to his prayers and saved him and his folks from the great disaster.
And Noah, when he cried aforetime, and we answered him and saved him and his people from the mighty trouble,
And Noah when he called out before that, thus We responded to him, and We saved him and his family from the great distress.
And remember Noah, when he called for destruction on his people, before the prophets abovementioned; and We heard him, and delivered him and his family from a great strait:
And We brought him into Our Mercy; verily, he was of the righteous.
And Nûh, (Noah) as he called out (to Us) earlier, so We responded to him; then We safely delivered him and his family from the tremendous agony.
And Noah, when he cried of old, We heard his prayer and saved him and his household from the great affliction.
Remember Noah when he called to Us before this. We heard him and saved him and those with him from great distress;
AND [remember] Noah - [how, ] when He called out [unto Us], long before [the time of Abraham and Lot], We responded to him and saved him and his household from that awesome calamity;
And ˹remember˺ when Noah had cried out to Us earlier, so We responded to him and delivered him and his family[1] from the great distress.
And Noah when he called out before that, thus We responded to him, and We saved him and his family from the great distress.
And, before that, Noah called and we responded to him. We saved him and his family from the great disaster.
And [mention] Noah, when he called [to Allah ] before [that time], so We responded to him and saved him and his family from the great flood.
And Noah: when he called before, then We responded to him and delivered him and his household from the great distress.
The same goes for Noah long before. He called on Us, and We saved him, his household and followers from the great distress of persecution.
And (remember) Nuh (Noah), when he cried (to Us) before: We listened to his (prayer) and saved him and his family from great difficulties.
And (remember) NūH, when he called (for help) earlier, so We responded to him and saved him and his family from the terrible agony,
AndNoah when he called out before that, thus We responded to him, and We saved him and his family from the great distress.