Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 76. ayet

Enbiyâ suresi, 76. ayet. وَنُوحًا إِذْ نَادَىٰ مِن قَبْلُ فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

venûḥan iẕ nâdâ min ḳablü festecebnâ lehû fenecceynâhü veehlehû mine-lkerbi-l`ażîm.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 73–79 · surenin 76. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 73

    Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.

  2. Enbiyâ 74

    Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.

  3. Enbiyâ 75

    Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi.

  4. 76

    (Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

  5. Enbiyâ 77

    Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekun suda boğduk.

  6. Enbiyâ 78

    Davud ile Süleyman'ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk.

  7. Enbiyâ 79

    Biz hüküm vermeyi Süleyman'a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Davud ile birlikte, Allah'ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 76–77. ayetler için yazılmıştır.

76-77. Yani kulumuz ve Rasûlümüz Nuh aleyhisselam’ı, övgü ile an. O, kavmi arasında 950 yıl kalmış, onları Allah’a ibadete davet etmiş, O’na ortak koşmaktan vazgeçmelerini istemişti. Çağrısını tekrar tekrar yineleyip gizli ve açık, gece ve gündüz her şekilde onları davet etmişti. Öğüt vermenin hiçbir fayda sağlamadığını, onları vazgeçirmeye çalışmanın herhangi bir etkisinin olmadığını görünce yüce Rabbine şöylece seslenip niyaz etmişti: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden dönüp dolaşan bir kimse bırakma! Çünkü eğer sen onları bırakırsan hem kullarını saptırırlar hem de günahkar ve aşırı derecede kâfirden başka evlat doğurmazlar.” (Nuh, 71/56-57) Yüce Allah da duasını kabul buyurarak onları suda boğmuş, geriye kimseyi bırakmamıştı. Buna karşılık Yüce Allah; Nuh’u, aile efradını ve onunla birlikte bulunan mü’minleri gemide kurtarmıştı. Onun soyundan gelenleri baki kılmış ve onlara kendileri ile alay eden kavmine karşı yardım ve zafer ihsan etmişti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Nûh'un kıssasını da hatırla! Hani o İbrahim ve Lût'tan önce Yüce Allah'a dua etmişti de istediğini vererek onun duasına icabet etmiştik. Onu ve ailesinden Mümin olanları büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنُوحًا ve nuhen ve Nuh'u da
  2. إِذْ iz hani
  3. نَادَىٰ nada bize yalvarmıştı kök: ندو
  4. مِن min
  5. قَبْلُ kablu bunlardan önce kök: قبل
  6. فَٱسْتَجَبْنَا festecebna biz de kabul etmiştik kök: جوب
  7. لَهُۥ lehu onun (du'asını)
  8. فَنَجَّيْنَـٰهُ fe necceynahu kendisini kurtarmıştık kök: نجو
  9. وَأَهْلَهُۥ ve ehlehu ve ailesini kök: اهل
  10. مِنَ mine -dan
  11. ٱلْكَرْبِ l-kerbi sıkıntı- kök: كرب
  12. ٱلْعَظِيمِ l-azimi büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كرب (4 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

  • Aynı kök: كرب (4 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    De ki: "Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O'na ortak koşuyorsunuz."

  • Aynı kök: كرب (4 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

  • Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.

  • Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    (İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Nuh'u da (an)! Daha önce bize dua etmişti. Biz de duasına cevap vermiş, böylece, onu ve ailesini (destekçilerini) büyük sıkıntıdan dipnot 1 kurtarmıştık.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sâffât 37:76 ve 115'te de geçen [el-karbi'l-‘azîmi] tamlaması "büyük sıkıntı", "müthiş felaket", "korkunç bela" gibi anlamlar içermekte ve yaşanan olay bağlamında kavminin tufanda boğulması anlamına gelmektedir. Bu arada kavminin inatçı inkarları ve korkunç tepkisi karşısında bunalan Hz. Nuh ve onunla birlikte iman etmiş olanların içlerinde hissettikleri sıkıntıdan kurtarılmaları da elbette ayette kastedilen anlamın içeriğinde bulunmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Onlardan çok daha önce Nuh da Bize yalvarmış, bunun üzerine Biz de onun duasını kabul etmiş, onu ve onun yakınlarını büyük bir beladan kurtarmıştık.

Muhammed Esed

Ve Nuh(u da hatırla); hani, o (İbrahim ve Lut'tan) çok önce (Bize) yakarmıştı ve Biz de o'nun (bu yakarışına) cevap vermiş, o'nu ve o'nunla beraber olanları büyük bir felaketten kurtarmıştık;

Ahmed Hulusi

Nuh. . . Hani daha önce bize yönelmişti de, Ona icabet etmiş; (böylece) Onu ve ehlini o aziym sıkıntıdan kurtarmıştık.

Ali Bulaç

Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık.

Ali Özek ve heyeti

Daha önce Nuh da dua etmiş, biz onun duasını kabul etmiştik. Böylece, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Ali Rıza Safa

Ve Nuh, daha önce, Bize seslenmişti. Bunun üzerine, Ona yanıt verdik; Onu ve ailesini, büyük bir üzüntüden kurtardık.

Bayraktar Bayraklı

Nuh da, daha önce yalvarmıştı; onun da duasını kabul etmiştik. Kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.

Edip Yüksel

Daha önce Nuh da bizi çağırmıştı. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtararak duasına cevap verdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Daha önce Nuh da bizi çağırmıştı. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtararak duasına cevap verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nuh'u da. Zira daha önce dua etmişti. Biz de onun duasını kabul ettik; kendisini ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nuhu da, zira mukaddema nida etmişti, biz de duasını kabul ettik de kendisini ve ehlini büyük bir sıkıntıdan kurtardık

Erhan Aktaş

Ve Nuh'u da hani o daha önce bize çağrıda bulunmuştu. Biz de çağrısına karşılık verdik. Onu ve ehlini dipnot 1 büyük bir felaketten kurtardık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ailesini, yakınlarını, onunla birlikte hareket edenleri.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Nuh'u da hani o daha önce bize çağrıda bulunmuştu. Biz de çağrısına karşılık verdik. Onu ve ehlini dipnot 1 büyük bir felaketten kurtardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ailesini, yakınlarını, onunla birlikte hareket edenleri.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Nuh'u da, hani o daha önce çağrıda bulunmuştu. Biz de çağrısına karşılık verdik. Onu ve ehlini dipnot 1 büyük bir felaketten kurtardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ailesini, yakınlarını, yanında yer alanları.

Gültekin Onan

Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ehlini (ailesini) büyük bir üzüntüden kurtardık.

Hasan Basri Çantay

Nuuhu da (hatırla). Çünkü o, daha evvel düa etmişdi de biz onu kabul eylemişdik. Nihayet kendisini de, ehlini de o büyük sıkıntıdan kurtardık.

İbni Kesir

Nuh'u da. Hani daha önceleri Bize niyaz etmişti. Onun duasını kabul edip kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.

Mehmet Alagaş

(76-77) Nuh’ta önceden bize seslenmiş idi , ona cevap verdik ve onu ve yakın çevresini çok büyük bir tasadan / sıkıntıdan kurtardık, Onu kavminden kurtardık, ki onlar ayetlerimizi yalanladılar, muhakkak ki onlar kötü bir kavim idiler, onların hepsini boğduk.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Muhammed!) Nûh’u da an. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

Süleyman Ateş

Nuh'u da (an), o da bunlardan önce bize yalvarmıştı. Biz de onun du'asını kabul edip kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Süleymaniye Vakfı

Nuh'u da... O, bunlardan önce yalvarıp yakarmıştı da isteğini kabul etmiş, onu ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Daha önce Nuh da yalvarıp yakarınca isteğini olumlu karşılamış, hem onu hem de ailesini o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Şaban Britch

Hani Nuh, daha önce dua etmişti de, biz de ona icabet etmiştik. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Şaban Piriş

Nuh'u da.. Hani o, daha önce dua etmişti de, biz de ona karşılık vermiştik. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Nuh'a gelince, o da daha önce bize yakarmıştı. Yakarışına cevap verdik de onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And Nuh (Noah) who invoked Us aforetime and We responded favourably to his invocation and rescued him and delivered him together with his family from the distressful and overwhelming inundation.

Abdul Haleem

Long before that, We answered Noah when he cried out to Us: We saved him and his family from the great calamity

Abdullah Yusuf Ali

(Remember) Noah, when he cried (to Us) aforetime: We listened to his (prayer) and delivered him and his family from great distress.

Abul A'la Maududi

We bestowed the same favour upon Noah. Recall, when he cried to Us before; dipnot 1 We accepted his prayer and delivered him and his household from the great distress dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to Prophet Noah’s (peace be upon him) prayer which he at last made after having tried his utmost to reform his people: Lord, help me for I have been overpowered. (Surah Al-Qamar, Ayat 10), and Lord, do not leave even a single disbeliever on the earth. (Surah Nooh, Ayat 26).
  2. metne dön, dipnot 2
    "Great affliction" may either refer to living a miserable life among the wicked people, or to the flood. (For the story of Prophet Noah, see(Surah Al-Aaraf, Ayats: 59-64); (Surah Younus, Ayats 72-74);(Surah Houd, Ayats 25-48), and( Surah Al-Isra, Ayat 3) and the E.N.s thereof).

Aisha Bewley

And Nuh, when he called out before and We responded to him and rescued him and his family from the terrible plight.

Al-Hilali & Khan

And (remember) Nûh (Noah), when he cried (to Us) aforetime. We answered his invocation and saved him and his family from the great distress.

Ali Quli Qarai

And before that Noah, when he called out, We responded to him and delivered him and his family from the great agony.

Amatul Rahman Omar

And (We showed Our favours to) Noah. Behold! he called (to Us) in the days bygone. So We heard his prayer and delivered him and his companions from the great distressful calamity.

Arthur John Arberry

And Noah -- when he called before, and We answered him, and delivered him and his people from the great distress,

Bijan Moeinian

As for Noah (who was earlier, ) he cried to me. I listened to his prayers and saved him and his folks from the great disaster.

E. Henry Palmer

And Noah, when he cried aforetime, and we answered him and saved him and his people from the mighty trouble,

Edip-Layth

And Noah when he called out before that, thus We responded to him, and We saved him and his family from the great distress.

George Sale

And remember Noah, when he called for destruction on his people, before the prophets abovementioned; and We heard him, and delivered him and his family from a great strait:

Hamid S. Aziz

And We brought him into Our Mercy; verily, he was of the righteous.

Mahmoud Ghali

And Nûh, (Noah) as he called out (to Us) earlier, so We responded to him; then We safely delivered him and his family from the tremendous agony.

Marmaduke Pickthall

And Noah, when he cried of old, We heard his prayer and saved him and his household from the great affliction.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember Noah when he called to Us before this. We heard him and saved him and those with him from great distress;

Muhammad Asad

AND [remember] Noah - [how, ] when He called out [unto Us], long before [the time of Abraham and Lot], We responded to him and saved him and his household from that awesome calamity;

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when Noah had cried out to Us earlier, so We responded to him and delivered him and his family[1] from the great distress.

Progressive Muslims

And Noah when he called out before that, thus We responded to him, and We saved him and his family from the great distress.

Rashad Khalifa

And, before that, Noah called and we responded to him. We saved him and his family from the great disaster.

Sahih International

And [mention] Noah, when he called [to Allah ] before [that time], so We responded to him and saved him and his family from the great flood.

Sam Gerrans

And Noah: when he called before, then We responded to him and delivered him and his household from the great distress.

Shabbir Ahmed

The same goes for Noah long before. He called on Us, and We saved him, his household and followers from the great distress of persecution.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) Nuh (Noah), when he cried (to Us) before: We listened to his (prayer) and saved him and his family from great difficulties.

Taqi Usmani

And (remember) NūH, when he called (for help) earlier, so We responded to him and saved him and his family from the terrible agony,

The Monotheist Group

AndNoah when he called out before that, thus We responded to him, and We saved him and his family from the great distress.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 76. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 76. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 76. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩