Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 73. ayet

Enbiyâ suresi, 73. ayet. وَجَعَلْنَٰهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِمْ فِعْلَ ٱلْخَيْرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِ وَكَانُوا۟ لَنَا عَٰبِدِينَ

vece`alnâhüm eimmetey yehdûne biemrinâ veevḥaynâ ileyhim fi`le-lḫayrâti veiḳâme-ṣṣalâti veîtâe-zzekâh. vekânû lenâ `âbidîn.

Diyanet İşleri

Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 70–76 · surenin 73. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 70

    Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.

  2. Enbiyâ 71

    Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.

  3. Enbiyâ 72

    Ona İshak'ı ve ayrıca da Yakub'u bağışladık ve her birini salih kimseler yaptık.

  4. 73

    Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.

  5. Enbiyâ 74

    Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.

  6. Enbiyâ 75

    Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi.

  7. Enbiyâ 76

    (Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

73. Bir kulun hidâyet bulanların kendisi vasıtası ile hidâyet bulacağı bir önder haline gelmesi, doğru yolu izleyenlerin onun arkasından yürümesi, Allah’ın o kul üzerindeki en büyük nimetlerindendir. Bu da sabretmeleri ve Allah’ın âyetlerine kesin olarak inanmaları sebebi ile olmuştur. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler kıldık.” Onlar, bizim emrimizle, dinimiz uyarınca insanları hidâyete ileten kimselerdi. Kendi nefislerinin arzusuna göre emir vermezlerdi. Aksine Allah’ın emrini, O’nun dinini, O’nun rızasını gerektirecek şeylere tâbi olmayı emrederlerdi. Kul, Allah’ın emrine davet etmedikçe önder olamaz. “Onlara hayırlar yapmayı… vahyettik” bu hayırları hem bizzat işlerler hem de insanları onlara çağırırlardı ki bu hayırlar, hem Allah’ın haklarını hem de kulların haklarını içeren her türlü hayır demektir “namazı dosdoğru kılmayı ve zekâtı vermeyi” Bu, özel olanın genel olana atfedilmesi kabilindendir. Bunun sebebi ise bu iki ibadetin şerefi ve faziletidir. Zira bunları emrolunduğu gibi eksiksiz olarak yerine getiren kimse dinini dimdik ayakta tutmuş, onun hakkını yerine getirmiş olur. Bunları zayi eden ise onların dışında kalan dini emirleri hayd haydi zayi eder. Ayrıca namaz, Yüce Allah’ın hakkı olan amellerin en faziletlisi, zekât ise O’nun kullarına iyiliği içeren amellerin en faziletlisidir. “Onlar” başkasına değil “yalnızca bize ibadet eden kimselerdi.” Hem kalbi, hem lisani, hem de bedeni ibadetlere vakitlerinin büyük bölümünde devam ederlerdi. Bu yüzden onlar, gerçekten ibadet edenler vasfına sahip olmayı hak etmişlerdi. Böylece Allah’ın bütün mahlukata vermiş olduğu emir ve kendisi sebebi ile onları yaratmış olduğu husus (ibadet), onların sabit vasfı olmuştu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onları hayırda insanlara doğru yolu gösteren önderler kıldık. Allah Teâlâ'nın izni ile insanları yalnızca Yüce Allah'a ibadet etmeye davet ediyorlardı. Hayırlar işlemeyi, namazı en doğru bir şekilde kılmayı, zekâtı vermeyi onlara vahyettik. Onlar bize karşı itaatkâr kimselerdi.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلْنَـٰهُمْ ve cealnahum ve onları yaptık kök: جعل
  2. أَئِمَّةًۭ eimmeten önderler kök: امم
  3. يَهْدُونَ yehdune doğru yolu gösteren kök: هدي
  4. بِأَمْرِنَا biemrina emrimizle kök: امر
  5. وَأَوْحَيْنَآ ve evhayna ve vahyettik kök: وحي
  6. إِلَيْهِمْ ileyhim onlara
  7. فِعْلَ fia'le işler yapmayı kök: فعل
  8. ٱلْخَيْرَٰتِ l-hayrati hayırlı kök: خير
  9. وَإِقَامَ ve ikame ayakta tutmayı kök: قوم
  10. ٱلصَّلَوٰةِ s-salati salatı kök: صلو
  11. وَإِيتَآءَ ve ita'e ve vermeyi kök: اتي
  12. ٱلزَّكَوٰةِ ۖ z-zekati zekat kök: زكو
  13. وَكَانُوا۟ ve kanu ve (insanlar) idiler kök: كون
  14. لَنَا lena bize
  15. عَـٰبِدِينَ aabidine kulluk eden kök: عبد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Musa'ya ve kardeşine, "Kavminiz için Mısır'da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın.…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm…

  • Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yapmış ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyetmiştik. dipnot 1 Onlar daima bizim kullarımızdılar.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13. Buradaki ve Beyyine 98:5'teki bilgilerden anlaşılacağı üzere, "bütün hayırlı işler" bütün ilahi öğretilerde yer almıştır. Hayırlı işlerin bedensel anlamda en önemli göstergelerinden biri hatta birincisi "namaz kılmak"tır; ekonomik içerikli olanlardan birisi ise "zekat vermek"tir. Namaz bedensel ibadet ve eylemleri, zekât ise ekonomik yardımlaşmaların tamamını içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

ve onları talimatlarımız çerçevesinde herkese doğru yolu gösteren önderler yaptık; nitekim onlara hayırlı işler yapmalarını, Allah'a ibadetin hakkını vermelerini, arınmak ve yücelmek için gerekli bedeli ödemelerini vahyettik: Nihayet, onların tümü de sadece Bize kulluk eden kimselerdi.

Muhammed Esed

ve onları buyruklarımız doğrultusunda (başkalarına) yol gösteren önderler yaptık; çünkü onlara iyi ve yararlı işler yapmayı, salat konusunda duyarlı ve devamlı olmayı, arınmak için verilmesi gereken şeyi vermeyi vahyettik; böylece onlar hep Bize kulluk ettiler.

Ahmed Hulusi

Onları hükmümüzce hakikate erdiren önderler kıldık. . . Onlara hayırlı işler yapmayı, salatı ikame etmeyi ve zekat vermeyi vahyettik. . . Kulluklarının farkındalığında idiler.

Ali Bulaç

Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi.

Ali Özek ve heyeti

Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi.

Ali Rıza Safa

Onları, buyruğumuzla yol gösteren önderler yaptık. Ve iyilik yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı ve zekatı vermeyi bildirdik. Çünkü Onlar, Bize hizmet ediyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Onları, emrimiz doğrultusunda insanlara yol gösteren önderler yaptık; onlara iyi işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, bize hep kulluk ettiler.

Edip Yüksel

Biz onları, emrimize göre yol gösteren önderler kıldık. Onlara iyi işlerin nasıl yapılacağını, salatın nasıl gözetileceğini ve zekatın nasıl verileceğini vahiy ettik. Onlar bize hizmet edenlerdi. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kuran'ın indirildiği dönemde tüm dini görevler, bazı tahrifatlarla birlikte İbrahim'den geldiği biçimiyle biliniyordu. Mekke müşrikleri, oruç, salat, zekat ve yıllık konferanstan habersiz insanlar değildi. * Bak 2:128; 16:123; 22:78.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz onları, emrimize göre yol gösteren önderler kıldık. Onlara iyi işlerin nasıl yapılacağını, namazın nasıl gözetileceğini ve zekatın nasıl verileceğini vahyettik. Onlar bize kulluk edenlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve hepsini, emrimizle yol gösteren rehberler yaptık ve kendilerine hayırlı işler işlemeyi, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Hepsi Bize kulluk eden kimselerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve hepsini emrimizle yol gösteren imamlar ettik ve kendilerine hayırlar işlemeği, namaz kılmayı zekat vermeyi, vahyeyledik ve hep bize abid idiler

Erhan Aktaş

Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, salatı dipnot 1 ikame etmeyi, zekatı yapmayı dipnot 1 vahyettik. Ve onlar yalnızca bize kulluk eden kimselerdi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Salatın namaz kılmak anlamının yanı sıra birçok anlamı bulunmaktadır. Bu ayetteki salat, "namaz kılmak" anlamında değildir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkip: İbadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah'a yönelmeyi, kulluğu ve duayı "şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkipteki "vermek" kelimesinin kök harfleri (Elif-Te-Ye) olup, 549 yerde geçmektedir. Her ne kadar bu terkipte," vermek" anlamına gelen "Atu" kelimesi yer alsa da () atu kelimesine, () Eta "yapmak" anlamının verilmesi de uygundur. Bu kelime kök anlamı itibarıyla yaygın olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: "Yapmak", "getirmek" ve "vermek." Arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan "zekat", verilen bir şey değil, "yapılan" bir şeydir. Kur'an, zekat kelimesini "arınmak" anlamında kullanmaktadır (Bkz. 19:13). Zekat, "mali yardım" demek değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Kur'an'daki mali yardımın adı sadakadır (Bkz. 9:60). Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, salatı dipnot 1 ikame etmeyi, zekatı yapmayı dipnot 1 vahyettik. Ve onlar yalnızca bize kulluk eden kimselerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu terkip: İbadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah'a yönelmeyi, kulluğu, duayı ve ibadeti, "şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkipteki "vermek" sözcüğünün kök harfleri أَ ت ي (Elif-Te-Ye)  olup, 549 yerde geçmektedir. Ve sözcük, ağırlıklı olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: Yapmak, getirmek ve vermek. (اتى) Ata, vermek, (أَتَى) Eta yapmak anlamına gelmektedir. Her ne kadar bu terkipte, " vermek" anlamına gelen "Atu" yer alsa da (اتى) atu sözcüğüne, "yapmak" anlamının verilmesi de mümkündür. Zira arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan "zekat", verilen bir şey değil, "yapılan" bir şeydir. Kur'an, zekat sözcüğünü "arınmak" anlamında kullanmaktadır. (Örneğin 19:13) Zekat, mali yardım değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Mali yardım sadakadır. Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, salatı dipnot 1 ikame etmeyi, zekatı dipnot 1 vermeyi vahyettik. Ve onlar yalnızca bize kulluk eden kimselerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Salatı ikame etmek, zekatı vermek" bir terkip olarak; ibadete layık yegane ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir.

Gültekin Onan

Ve onları kendi buyruğumuzla hidayete yönelten imamlar kıldık ve onlara hayrı kapsayan fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi.

Hasan Basri Çantay

Onları emrimizle doğru yolu gösterecek rehberler kıldık, kendilerine hayırlı işler yapmayı, dosdoğru namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyetdik. Onlar bize ibadet edicilerdi,

İbni Kesir

Onları emrimizle insanlara doğru yolu gösteren imamlar kıldık. Ve onlara hayırlar yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kulluk eden kimselerdi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler kıldık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar yalnızca bize ibadet eden kimselerdi.

Süleyman Ateş

Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve onlara hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden(insan)lardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları, emrimize uygun olarak yol gösteren önderler yaptık. Hayırlı işler yapmalarını, namazı tam kılmalarını ve zekat vermelerini vahyetmiştik. Onlar yalnız bize kulluk ederlerdi.

Şaban Britch

Onları emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler kılıp, onlara hayır işlemeyi, namazı ikame etmeyi, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar, (yalnız) bize ibadet eden kimselerdi.

Şaban Piriş

Onları emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler kılıp, onlara hayır işlemeyi, namazı kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar, bize kulluk eden kimselerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları, bizim buyruğumuzla yol alan önderler yaptık. Onlara iyilikler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, yalnız bize kulluk ediyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We made them leaders of faith guiding people into all truth as We willed and We inspired to them the deeds of wisdom and piety and the act of worship and alms giving. They were exclusively devoted to serving Our purpose and they worshipped Us alone.

Abdul Haleem

We made all of them leaders, guiding others by Our command, and We inspired them to do good works, to keep up the prayer, and to give alms: they were Our true worshippers.

Abdullah Yusuf Ali

And We made them leaders, guiding (men) by Our Command, and We sent them inspiration to do good deeds, to establish regular prayers, and to practise regular charity; and they constantly served Us (and Us only).

Abul A'la Maududi

And We made them into leaders to guide people in accordance with Our command, and We inspired them to good works, and to establish Prayers and to give Zakah. They worshipped Us alone. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This important event of the life of Prophet Abraham (peace be upon him) has found no mention whatever in the Bible. In fact nothing about his life in Iraq, his conflict with Nimrod, his father and the community at large, his efforts to eradicate idolatry, the incident of his being cast into the fire, which ultimately led to his forced exile from the country, is mentioned anywhere in the Bible. The Bible merely mentions his migration, and that too, in a manner as if a family was migrating from one country to another in search of livelihood. There is another interesting difference between the Quran and the Bible. According to the Quran, the father of Abraham, who was a mushrik, was foremost in tyrannizing over his son, but the Bible gives a different account, which is as follows.

Aisha Bewley

We made them leaders, guiding by Our command, and revealed to them how to do good actions and establish salat and pay zakat, and they worshipped Us.

Al-Hilali & Khan

And We made them leaders, guiding (mankind) by Our Command, and We revealed to them the doing of good deeds, performing Salât (Iqâmat-as-Salât), and the giving of Zakât and of Us (Alone) they were the worshippers.

Ali Quli Qarai

We made them imams, guiding by Our command, and We revealed to them the performance of good deeds, the maintenance of prayers, and the giving of zakāt, and they used to worship Us.

Amatul Rahman Omar

And We appointed them leaders, who guide (people) by Our command, and We revealed to them the doing of good deeds and the observing of prayer and the giving of alms. And they were all worshippers of Us (alone).

Arthur John Arberry

and appointed them to be leaders guiding by Our command, and We revealed to them the doing of good deeds, and to perform the prayer, and to pay the alms, and Us they served.

Bijan Moeinian

I appointed them as the leaders of their nations so that they may lead them according to My Laws. I thought them how to be righteous, worship the Lord on regular basis, and devote a part of their income to charity. Thus they became devote worshippers of Mine.

E. Henry Palmer

and we made them high priests to guide (men) by our bidding, and we inspired them to do good works, and to be steadfast in prayer, and to give alms; and they did serve us.

Edip-Layth

We made them leaders who guide by Our command, and We inspired them to promote reforms and hold the contact prayer and contribute towards betterment, and they were in service to Us.

George Sale

We also made them models of religion, that they might direct others by our command: And We inspired into them the doing of good works, and the observance of prayer, and the giving of alms; and they served us.

Hamid S. Aziz

And We bestowed upon him Isaac, and as an additional gift (a grandson), Jacob and each of them We made righteous.

Mahmoud Ghali

And We made them Imams (i. e., leaders) guiding by Our Command, and We revealed to them the performance of charitable deeds, and keeping up the prayer, and the bringing of the Zakat; (i.e., payment of poor-dues) and they were worshipers of Us (alone)

Marmaduke Pickthall

And We made them chiefs who guide by Our command, and We inspired in them the doing of good deeds and the right establishment of worship and the giving of alms, and they were worshippers of Us (alone).

Mohamed Ahmed - Samira

And We made them leaders to guide (the people) by Our command; and We inspired them to perform good deeds and observe their moral obligations and pay the zakat; and they obeyed Us.

Muhammad Asad

and made them leaders who would guide [others] in accordance with Our behest: for We inspired them [with a will] to do good works, and to be constant in prayer, and to dispense charity: and Us [alone] did they worship.

Mustafa Khattab

We ˹also˺ made them leaders, guiding by Our command, and inspired them to do good deeds, establish prayer, and pay alms-tax. And they were devoted to Our worship.

Progressive Muslims

And We made them leaders who guide by Our command, and We inspired them to do good work and hold the contact-method and contribute towards betterment, and they were in service to Us.

Rashad Khalifa

We made them imams who guided in accordance with our commandments, and we taught them how to work righteousness, and how to observe the Contact Prayers (Salat) and the obligatory charity (Zakat). To us, they were devoted worshipers.,

Sahih International

And We made them leaders guiding by Our command. And We inspired to them the doing of good deeds, establishment of prayer, and giving of zakah; and they were worshippers of Us.

Sam Gerrans

And We made them leaders, guiding by Our command, and revealed to them the doing of good deeds, and the upholding of duty, and the rendering of the purity; and Us they served.

Shabbir Ahmed

We made them leaders who set the standards of leadership. They guided people as We commanded, into doing collective good for the society, and to establish the Divine System with a Just Economic Order. They were true servants of Ours.

Syed Vickar Ahamed

And We made them leaders, leading (men) according to Our Command, and We sent them revelation to do good acts, to establish regular prayers, and to give out regular charity; And they constantly worshiped Us.

Taqi Usmani

And We made them the Imams who guided (people) under Our command, and We inspired them to do good deeds and to establish Salāh and pay Zakāh, and Us alone they worshipped.

The Monotheist Group

AndWe made them leaders who guide by Our command, and We inspired them to do good works and hold the contact prayer and contribute towards purification, and they were in service to Us.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 73. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 73. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 73. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩