Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 96. ayet

Enbiyâ suresi, 96. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُم مِّن كُلِّ حَدَبٍ يَنسِلُونَ

ḥattâ iẕâ fütiḥat ye'cûcü veme'cûcü vehüm min külli ḥadebiy yensilûn.

Diyanet İşleri

Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 93–99 · surenin 96. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 93

    (İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.

  2. Enbiyâ 94

    Şu halde, kim mü'min olarak bir salih amel işlerse, çalışması asla inkar edilmez. Şüphesiz biz onu yazmaktayız.

  3. Enbiyâ 95

    Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.

  4. 96

    Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.

  5. Enbiyâ 97

    Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkar edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz" derler.

  6. Enbiyâ 98

    Hiç şüphesiz siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.

  7. Enbiyâ 99

    Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Halbuki hepsi orada ebedi kalacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

96. Bu buyruklarda Yüce Allah, insanları küfür ve masiyetlerini sürdürmekten sakındırmakta, Ye’cüc ile Me’cüc’ün setlerinin açılmasının yaklaşmış olduğunu belirterek uyarmaktadır. Ye’cüc ile Me’cüc, Âdemoğullarına mensup iki büyük kabiledir. Zülkarneyn, bunların yeryüzünde fesat çıkardıkları kendisine şikâyet edildiğinde üzerlerine bir set yapmıştı. Ahir zamanda onların bu setleri açılacak, onlar da Yüce Allah’ın nitelendirdiği bu durum ve vasıfta yüksekçe her bir yerden insanların üzerlerine akın edeceklerdir. Bu ifadede onların dikkat çekecek kadar çok olduklarına ve yeryüzünde hızlıca yayılacaklarına dair delil vardır. Bu da ya bizzat onların hızlıca geleceklerine yahut da Yüce Allah’ın onlar lehine yaratmış olacağı ve uzağı kendilerine yakınlaştıracak, zoru kendilerine kolaylaştıracak şekilde vereceği sebepler ile olacaktır. Onlar insanları baskıları altına alacak ve dünyada üstünlük sağlayacaklardır. Kimse onlara karşı savaşma gücünü kendinde bulamayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ye’cûc ile Me’cûc'un setti açıldığında onlar kesinlikle geri dönemezler. O gün onlar her yüksek tepeden hızlıca çıkarlar.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  2. إِذَا iza zaman
  3. فُتِحَتْ futihat önü açıldığı kök: فتح
  4. يَأْجُوجُ ye'cucu Ye'cuc'un
  5. وَمَأْجُوجُ ve me'cucu ve Me'cuc'un
  6. وَهُم ve hum ve onlar
  7. مِّن min
  8. كُلِّ kulli her kök: كلل
  9. حَدَبٍۢ hadebin tepeden kök: حدب
  10. يَنسِلُونَ yensilune akın etmeye başladıkları kök: نسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نسل (4 geçiş)

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: نسل (4 geçiş)

    Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.

  • Aynı kök: نسل (4 geçiş)

    Sura üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile)…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonunda Ye'cûc ve Me'cûc dipnot 1 (setleri) açıldığı, onlar her tepeden akın ettiği,

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ye'cûc ve Me'cûc ifadesi, bir kez de Kehf 18:94-99. ayetlerde geçmekte ve her dönemin olumsuz insan tipini nitelendirmektedir. Bu yüzden, ayetin tercümesi şöyle de yapılabilir: "Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc (sedleri) açıldığı, onlar her tepeden akın ettiği ve gerçek vaat (ölüm, Son Saat, kıyamet) yaklaşınca, (yani Ye'cüc ve Me'cûc denilen azgın topluluğun da ortaya çıkıp diriltilip hesap vereceği kıyamet yaklaşınca)..."

Mustafa İslamoğlu

ta ki Ye'cuc ve Me'cuc'un salınıp, her bir köşeden boşalacakları zamana dek...

Muhammed Esed

Ta ki, Yecüc ve Mecüc'ün (dünyaya) salınıp, (yeryüzünün) her köşe(sin)den boşalacakları zamana kadar,

Ahmed Hulusi

Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc kapılarının açıldığı zaman, her hadebden (yüksekçe yer - belki de uzay gemilerinden) hızlıca inerler!

Ali Bulaç

Yecuc ve Mecuc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;

Ali Özek ve heyeti

Nihayet Ye’cûc ve Me’cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman;

Ali Rıza Safa

Sonunda, Yecüc ve Mecüc'ün engeli kaldırıldığında, onlar, her yönden akın edeceklerdir.

Bayraktar Bayraklı

-Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc setleri açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman, verilen gerçek söz yaklaştığında inkar edenlerin gözleri donakalır! "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz, bu durumdan habersizmişiz, hatta biz zalim kimselermişiz" derler.

Edip Yüksel

Nihayet, Yecuc ve Mecuc'un önü açıldığı zaman, onlar her yönden saldırırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nihayet, Yecuc ve Mecuc'un önü açıldığı zaman, onlar her yönden saldırırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc(un seddi) açılıp da her tepeden saldırdıkları;

Elmalılı Hamdi Yazır

Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc açılıb da her tepeden saldırdıkları

Erhan Aktaş

Hatta Ye'cuc ve Me'cuc yaygınlaşıp her tarafı kuşatma altına alıncaya kadar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hatta Ye'cuc ve Me'cuc dipnot 1 yaygınlaşıp her tarafı kuşatma altına alıncaya kadar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ye'cüc ve Me'cüc, bir nitelemedir. Toplumsal kokuşmanın, topyekun bir insanlığın tam bir "hercümerç" olması, ahlaki bir bozulmanın, sefaletin ve çöküntünün bütün bir toplumu kuşatmanın, bütün bir toplumun işbirliği halinde fesat çıkarmasının, kötülüğün her şeye nüfus etmesinin genel adıdır. Bunu belli bir zamanla, mekanla, toplum veya güçle kayıtlamak veya bu konuda gaybi bir beklentiye girmek anlamsız bir beklentinin hayal ürününden başka bir şey değildir. Ye'cüc ve Me'cüc her çağda ve her toplumda ortaya çıkabilecek bir durumdur. 18:94: "Ey Zu'l-Karneyn! Şüphesiz Ye'cuc ve Me'cuc yeryüzünde fesat çıkaranlardır. Onun için, onlarla bizim aramıza ücreti mukabilinde bir set yap, olmaz mı?" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hatta Ye'cuc ve Me'cuc dipnot 1 yaygınlaşıp her tarafı kuşatma altına alıncaya kadar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ye'cuc ve Me'cuc, bir nitelemedir. Toplumsal kokuşmanın, topyekun bir insanlığın tam bir "hercümerç" olması, ahlaki bozulmanın, sefaletin ve çöküntünün bütün bir toplumu kuşatmasının, bütün bir toplumun işbirliği halinde fesat çıkarmasının, kötülüğün her şeye nüfus etmesinin genel adıdır. Bunu belli bir zamanla, mekanla, toplum veya güçle sınırlamak veya bu konuda gaybi bir beklentiye girmek anlamsızdır. Bu hayal görmekten başka bir şey değildir. Ye'cuc ve Me'cuc, her çağda ve her toplumda ortaya çıkabilecek bir durumdur. 18/Kehf, 94: "Ey Zu'l-Karneyn! Şüphesiz Ye'cuc ve Me'cuc yeryüzünde fesat çıkaranlardır. Onun için, onlarla bizim aramıza ücreti mukabilinde bir set yap, olmaz mı?" dediler.

Gültekin Onan

(96-97) Yecuc ve Mecuc(un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler. Gerçek olan vaad yaklaşmıştır, işte o zaman, küfredenlerin gözleri yuvalarından fırlayacak: "Eyvahlar bize, biz bundan tam bir gaflet içindeydik hayır, bizler zalim kimselerdik" (diyecekler).

Hasan Basri Çantay

(96-97) Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc (un seddi) açılıb da her tepeden saldıracakları ve gerçek va'd olan (kıyamet) yaklaşdığı vakit, işte o zaman o küfr (ve inkar) edenlerin gözleri hemen belirib kalacak, "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik. Hayır, biz zaalim kimselerdik" (diyecekler).

İbni Kesir

Ye'cuc ve Me'cuc açılıp da her tepeden ve dereden akın ettikleri vakit.

Mehmet Alagaş

(95-103) Helak ettiğimiz memleketlere dönmeleri yasaktır / haramdır, onlar kesinlikle oraya Ye’cüc ve Me’cüc açılıp ta her tepecikten / tümsekten çoğalarak yayılıncaya değin geri dönemeyecekler, Allah’ın gerçek vaadi yaklaşmıştır, kafirlerin gözleri hayretten tam açıktır , yazıklar olsun bize ki bundan bunun farkında değildik / gafil idik, bilakis biz zalimlerdik, sizler ve Allah’tan başka taptıklarınız cehennem yakıtısınız , o raya varacaksınız. Onlar eğer ilah olsalardı oraya / cehenneme varmazlardı (demek ki ilah değillermiş) hepsi orada kalıcıdırlar, onlara orada bir nefes iniltisi / bir iç çekiş vardır ve ayrıca orada işitmezler. Bizce güzel olduklarına dair hüküm almışlar / güzellikle sabıkalılar işte onlar ondan / cehennemden uzak kalanlardır , o nun tıslamasını / sesini dahi duymayacaklar , istedikleri / iştah ettikleri her neyse onunla kalıcıdırlar, büyük korkutucu (azap korkusu) onları hüzünlendirmeyecek, onlarla melekler buluşacaktır, işte size vaat edilen günleriniz budur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün (seddi) açıldığı zaman her tepeden akın ederler.

Süleyman Ateş

Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc'un önü açıldığı ve onlar her tepeden akın etmeye başladıkları zaman,

Süleymaniye Vakfı

Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc (onların kabirleri) dipnot 1 açıldığında; onlar her bir tümsekten dipnot 2 akın ettiğinde

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yecuc ve Mecuc, yeryüzünde fesat çıkaranlardır (Kehf 18/94-99). Bunlar Allah'ın lanetini ve cehennemi hak etmiş kimselerdir (Ra'd 13/25).
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu tümsekler bitki gibi toprağa ekilen insanların kabirlerinin üzerinde oluşan çıkıntılardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Onlardaki bu durum Kıyamet günü) Yecuc ile Mecuc'un dipnot 1 (kabirleri) açılıncaya kadar sürer. O zaman her bir tümsekten dipnot 2 çıkar, hızla giderler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yecuc ve Mecuc bütün kafirler için kullanılan ortak isimdir. Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü Aziz ve Celil olan Allah: "Ey Adem" diye seslenir. Adem: "Ey Rabbim buyur, emrindeyim, bütün hayırlar senin elindedir!" der. Şöyle bir nidada bulunulur: "Allah sana, cehennem heyetini çıkarmanı emrediyor!" Adem sorar: "Ey Rabbim, cehennem hey'eti ne kadardır?" "Her binden dokuzyüzdoksandokuzu!" İşte hamilelerin çocuğunu düşürdüğü, çocukların ihtiyarladığı, insanların sarhoş olmadıkları halde, azabın şiddetinden sarhoşa döneceklerini göreceğin zaman bu zamandır." Bu haber Ashab'a çok ağır geldi. Öyle ki yüzlerinin rengi değişti. "Ey Allah'ın Resulü!" dediler, "Bu binde bir içine hangimiz gireceğiz?" "Ye'cuc ve Me'cuc'dan binde dokuzyüzdoksandokuz, sizden ise bir olacak. Şunu da bilin ki siz, insanlar arasında, beyaz bir öküzde siyah bir kıl veya siyah bir öküzde beyaz bir kıl durumundasınız." Buhari, Tefsir, Hac 1, Enbiya 7, Rikak 46, Tevhid 32; Müslim, İman 379, (222)
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğum günü gelmiş kadının karnı gibi tümsekleşmiş kabirleri açılır, her biri oradan çıkıp toplanacakları yere doğru koşmaya başlarlar.

Şaban Britch

Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman;

Şaban Piriş

Ne zaman ki Yecüc ve Mecüc serbest bırakılır, her tepeden ve dereden sel gibi akarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ye'cuc ve Me'cuc'ün önü açıldığı zaman onlar, her tepeden akın ederler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

(And when the gates of evil are widely open) and Gog and Magog overflow from everywhere overcoming all barriers and ramparts,

Abdul Haleem

and when the peoples of Gog and Magog are let loose and swarm swiftly from every highland,

Abdullah Yusuf Ali

Until the Gog and Magog (people) are let through (their barrier), and they swiftly swarm from every hill.

Abul A'la Maududi

until Gog and Magog are let loose, and begin swooping from every mound,

Aisha Bewley

When Yajuj and Majuj are let loose and rush down from every slope,

Al-Hilali & Khan

Until, when Ya’jûj and Ma’jûj (Gog and Magog)[1] are let loose (from their barrier), and they swoop down from every mound.

Ali Quli Qarai

When Gog and Magog are let loose, and they race down from every slope,

Amatul Rahman Omar

(This inviolable law will remain in force) even when (the great powers like) Gog and Magog are let loose and come crashing down from every height and from the crest of every wave, and when they occupy every point of vantage (dominating the whole world and when they excel all other nations).

Arthur John Arberry

till, when Gog and Magog are unloosed, and they slide down out of every slope,

Bijan Moeinian

Until the Gog and Magog are released and descend from every hill and mountains down.

E. Henry Palmer

until Yagug and Magug are let out, and they from every hummock shall glide forth.

Edip-Layth

Until Gog and Magog is opened, and from every elevated place they will race forth.

George Sale

for that they shall not return any more into the world; until Gog and Magog shall have a passage opened for them, and they shall hasten from every high hill;

Hamid S. Aziz

There is a ban upon any community which We have destroyed that they shall not return,

Mahmoud Ghali

Till, when YaÉjûj and MaÉjûj (Gog and Magog) are opened up, and they press down from every slope, (i. e., broken themselves into sects)

Marmaduke Pickthall

Until, when Gog and Magog are let loose, and they hasten out of every mound,

Mohamed Ahmed - Samira

Until when the way is opened up for Gog and Magog and they press from every elevated place,

Muhammad Asad

until such a time as Gog and Magog are let loose [upon the world] and swarm down from every corner [of the earth],

Mustafa Khattab

until ˹after˺ Gog and Magog have broken loose ˹from the barrier˺,[1] swarming down from every hill,

Progressive Muslims

Until Gog and Magog is opened, and from every elevated place they will race forth.

Rashad Khalifa

Not until Gog and Magog reappear, will they then return - they will come from every direction.

Sahih International

Until when [the dam of] Gog and Magog has been opened and they, from every elevation, descend

Sam Gerrans

When Ya’jūj and Ma’jūj have been loosed, and they from every elevation hasten forth[...]

Shabbir Ahmed

And until Gog and Magog are let loose upon them and swarm down from every corner. (Imperialist nations run over and dominate them. And then after some passage of time the desire for freedom and glory germinates in their hearts once again (18:94)).

Syed Vickar Ahamed

Until the time, Yajuj and Majuj (i. e., Gog and Magog) are allowed through (their barrier) and they quickly approach and attack from every hill.

Taqi Usmani

until when the Ya’jūj and Ma’jūj (Gog and Magog) are released, while they run down from every height,

The Monotheist Group

Until Gog and Magog is opened, and from every elevated place they will race forth.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 96. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 96. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 96. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩