Bakara suresi

Bakara suresi, 89. ayet

Bakara suresi, 89. ayet. وَلَمَّا جَآءَهُمْ كِتَٰبٌ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٌ لِّمَا مَعَهُمْ وَكَانُوا۟ مِن قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَلَمَّا جَآءَهُم مَّا عَرَفُوا۟ كَفَرُوا۟ بِهِۦ فَلَعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

velemmâ câehüm kitâbüm min `indi-llâhi müṣaddiḳul limâ me`ahüm vekânû min ḳablü yesteftiḥûne `ale-lleẕîne keferû. felemmâ câehüm mâ `arafû keferû bih. fela`netü-llâhi `ale-lkâfirîn.

Diyanet İşleri

Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 86–92 · surenin 89. ayeti / 286
  1. Bakara 86

    Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

  2. Bakara 87

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?

  3. Bakara 88

    "Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

  4. 89

    Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun.

  5. Bakara 90

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkar edenlere alçaltıcı bir azap vardır.

  6. Bakara 91

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız" deyip, ondan sonra geleni (Kur'an'ı) inkar ederler. Halbuki o, ellerinde bulunanı (Tevrat'ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki: "Eğer inanan kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?"

  7. Bakara 92

    Andolsun, Musa size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 89–90. ayetler için yazılmıştır.

89-90. “Yanlarındakini doğrulamak üzere onlara Allah tarafından bir Kitap gelince” Yani kendilerinin önceden bilip tanıdıkları, o yaratılmışların en faziletlisi ve peygamberlerin sonuncusu vasıtası ile gelen ve Tevrat’tan yanlarında bulunanı tasdik eden Kitab’ı onlar iyi bilmekte ve şeksiz şüphesiz tanımakta idiler. Hatta müşrikler ile kendi aralarında cahiliye döneminde meydana gelen savaşlarda o Peygamber ile yardıma kavuşacaklarına inanmakta, müşrikleri O’nun gelişi ile ve onunla birlikte savaşacaklarını söyleyerek korkutmakta idiler. O tanıdıkları Nebi ve Kitap gelince inkar ettiler. Bu küfürlerinin sebebi ise Allah’ın kulları arasından dilediği kimselere ihsanını indirmesini kıskanmaları ve taşkınlıkları idi. Bunun üzerine Allah onlara lânet etti ve küfürlerinin çokluğu, şüphe ve şirklerinin ardı arkasına gelmesi sebebi ile onlara gazap üstüne gazap etti. “Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.” Yani can yakıcı, ızdırap verici bir azap vardır. Bu da cehennem ateşini boylamak ve ebedi nimetlerden mahrum kalmaktır. Onların bu halleri ne kötüdür! Allah’a, kitaplarına, Peygamberlerine imanı bırakıp O’na, kitaplarına ve Peygamberlerine küfr etmeleri, onu bilmelerine ve doğruluğuna inanmalarına rağmen böyle bir değiş-tokuşa girmeleri ne kadar kötüdür! O nedenle bu, onların azaplarının daha da büyük olmasına sebeptir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah katından bu kimselere sahih ve genel esaslarda Tevrat ve İncil'de zikredilenlerle örtüşen Kur'an-ı Kerim gelmiştir. Onlar Kur'an indirilmeden önce şöyle diyorlardı: "Müşriklere karşı zafer elde edeceğiz, peygamber gönderildiğinde fetihler bize açılacak, o peygambere iman edip, tabi olacağız". Ne var ki; kendilerine Kur'an ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- bildikleri vasıf üzerine ve bildikleri hak üzere geldiğinde onu inkâr ettiler. Allah'ın laneti, Allah'ı ve Resulünü inkâr eden kâfirlerin üzerine olsun.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَمَّا velemma Ne zaman ki
  2. جَآءَهُمْ ca'ehum onlara geldi kök: جيا
  3. كِتَـٰبٌۭ kitabun bir Kitap (Kur'an) kök: كتب
  4. مِّنْ min
  5. عِندِ indi katından kök: عند
  6. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  7. مُصَدِّقٌۭ musaddikun doğrulayıcı kök: صدق
  8. لِّمَا lima şeyi
  9. مَعَهُمْ meahum yanlarında bulunan (Tevrat)ı
  10. وَكَانُوا۟ vekanu ve idiler kök: كون
  11. مِن min
  12. قَبْلُ kablu daha önce kök: قبل
  13. يَسْتَفْتِحُونَ yesteftihune yardım istedikleri kök: فتح
  14. عَلَى ala karşı
  15. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  16. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden kök: كفر
  17. فَلَمَّا felemma ne zaman
  18. جَآءَهُم ca'ehum kendilerine gelince kök: جيا
  19. مَّا ma şey
  20. عَرَفُوا۟ arafu o bildikleri (Kur'an) kök: عرف
  21. كَفَرُوا۟ keferu inkar ettiler kök: كفر
  22. بِهِۦ ۚ bihi onu
  23. فَلَعْنَةُ felea'netu artık la'neti kök: لعن
  24. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  25. عَلَى ala üzerine olsun!
  26. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine inkarcıların kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz, şu fetih ne zamanmış?" diyorlar.

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak,…

  • Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden,…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.

  • Aynı kök: لعن (41 geçiş)

    "Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken, kendilerine Allah katından ellerindeki (Tevrat'ı) doğrulayan bir kitap (Kur'an) ulaşıp da (Tevrat'tan) bildikleri gerçekler kendilerine gelince onu inkâr etmişlerdi. (İşte) Allah'ın laneti böylesi kâfirlerin (üzerine)dir.

Mustafa İslamoğlu

Allah katından o (Yahudilere) halen sahip oldukları bilgiyi doğrulayan bir kitap geldiğinde; -ki önceleri inkar edenlere (o kitap ve peygamberle) istikbalde galip gelecekleri (tehdidinde) bulunuyorlardı- işte böylesine tanıdıkları o kitap kendilerine geldiğinde onu inkar ettiler: Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun!

Muhammed Esed

Ve ne zaman Allah katından onlara, halen sahip oldukları hakikati tasdik eden bir (yeni) vahiy geldiyse, daha önce, hakikati inkara şartlanmış olanlara karşı üstün gelmek için yalvarıp yakardı(klarını çarçabuk unutarak) daha önce tanıdıkları (hakikati) bu defa inkara kalkıştılar. Ve Allah'ın laneti, hakikati inkar eden herkesin üzerindedir.

Ahmed Hulusi

Daha önce, dini inkar eden kafirlere karşı zafer kazanmak üzere bir açılım istediklerinde (Yahudiler), kendilerindeki bilgiyi tasdik eden bir yeni bilgi, Allah tarafından onlara verildi; O geleceğini bildikleri (Hz. Muhammed) geldi, ama onu inkar ettiler! Artık onlar Allah'tan uzak düşmüş bir halde yaşarlar (Allah la'neti hakikati reddedenler üzerinedir)!

Ali Bulaç

Allah katından yanlarında olan (Tevrat)ı doğrulayan bir Kitap geldiği zaman, -ki bundan önce inkar edenlere karşı fetih istiyorlardı- işte bilip tanıdıkları gelince, onu inkar ettiler. Artık Allah'ın laneti kafirlerin üzerinedir.

Ali Özek ve heyeti

Onlara, Allah katından ellerindeki (Tevrât'ı) doğrulayan bir kitap geldiğinde önceden kâfirlere karşı (kendilerine böyle yardım edici bir kitabın gelmesini) bekleyip duruyorlardı. İşte önceden geleceğini bildikleri bu kitap gelince onu inkâr ettiler. İşte Allah'ın lâneti böyle inkarcılaradır.

Ali Rıza Safa

Yanlarında olanı doğrulayan kitaplar, Allah'ın katından onlara geldiğinde nankörlük ettiler. Oysa nankörlük edenlere karşı, daha önce yardım istiyorlardı. Allah'ın laneti, nankörlük edenlerin üzerine olsun!

Bayraktar Bayraklı

Daha önce kafirlere karşı zafer isterlerken, kendilerine Allah katından, yanlarındakilerini doğrulayan bir kitap gelip de öğrendikleriyle karşılaşınca inkar ettiler. İşte Allah'ın laneti böyle inkarcılaradır.

Edip Yüksel

İnkarcılara karşı yardım beklemelerine rağmen, onlara ALLAH katından yanlarındakini doğrulayıcı bir kitap, bu bekledikleri şey, kendilerine gelince onu inkar ettiler. ALLAH'ın laneti, inkarcılara olsun!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkarcılara karşı yardım beklemelerine rağmen, onlara ALLAH katından yanlarındakini doğrulayıcı bir kitap, bu bekledikleri şey, kendilerine gelince onu inkar ettiler. ALLAH'ın laneti, inkarcılara olsun!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yanlarındakini (Tevrat'ı) tasdik etmek üzere onlara Allah tarafından bir kitap (Kur'an) gelince; önceden inkar edenlere karşı yardım isteyip dururlarken o tanıdıkları kendilerine gelince tuttular onu inkar ettiler. Artık Allah'ın laneti kafirlerin boynuna olsun!

Elmalılı Hamdi Yazır

Yanlarındakini tasdıklamak üzere onlara Allah tarafından bir kitab gelince önceden küfredenlere karşı istimdad edib dururlarken o tanıdıkları kendilerine gelince tuttular ona küfrettiler imdi Allahın laneti kafirlerin boynuna

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, Allah katından yanlarındakini tasdik edici bir kitap gelince; daha önce Allah'tan kafirlere karşı zafer kazanmak için böyle bir şey istedikleri halde, onlara bildikleri şey gelince bu kez onu inkar ettiler. Allah'ın laneti, gerçeği yalanlayan nankörlerin üzerinedir.

Gültekin Onan

Tanrı katından yanlarında olanı doğrulayan bir kitap geldiği zaman, daha önce küfredenlere karşı yardım isteyip dururlarken bilip tanıdıkları gelince ona küfrettiler. Artık Tanrı'nın laneti kafirlere olsun!

Hasan Basri Çantay

Vaktaki onlara Allah katından nezdlerinde bulunan (Tevrat) ı tasdıyk edici (ve doğrultucu) bir Kitab (Kur'an) geldi, ki daha evvel küfredenlerin (Arab müşriklerinin) aleyhine (Allahdan böyle bir) feth istiyorlardı, işte (Tevratın şehadet ve saraahatiyle) tanıdıkları o şey (Kur'an) kendilerine gelince ona (hasedlerinden ve mevki' hırsından dolayı) küfretdiler. Artık Allahın la'neti o kafirlerin tepesine.

İbni Kesir

Ne zaman ki; Allah'ın katından, kendilerinde olanı tasdik eden kitab geldi, onlar bundan önceki küfredenlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerken, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'ın la'neti kafirlerin üzerinedir.

Mehmet Alagaş

(87-91) Kesin olan şu ki Musa’ya kitap verdik, O’nun ardından peş peşe Resuller gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da açıklamaları verdik, Onu Kutsal Ruh ile destekledik , her seferinde Resuller, nefsinizin keyfine uymayan şeyler getirdi diye kibirlenmediniz mi? Bir bölümünüz onu yalanladı bir bölümünüz de öldürüyordunuz. Dediler ki kalbimiz kılıflıdır / örtülüdür. (Kılıf, kılıç kını) bilakis Allah onları küfürlerinden dolayı lanetledi , bu nedenle de onların pek azı iman eder. Ne zaman yanlarında olanı onaylayıcı / tasdi kleyici bir kitap Allah’ın yanından gelse ve üstelik o kitap gelmeden önce de Kafirlere karşı bir fetih talebinde bulunuyor olmalarına rağmen onlara gelen i, tanıdıkları o kitabı inkâr ettiler. Bu nedenle de Allah’ın laneti kafirlerin üzerine oldu. (Sen kafirlere karşı kitap iste gelince de inkâr et bunun bir bedeli olmalı) Allah’ın indirdiğini inkâr ederek satın aldıkları şey ne kötüdür. Allah’ın kullarından istediği birine fazlından indirmiş olmasını çekemediler / kıskandılar, bu nedenle gazap üzerine gazaba uğradılar, kafirler için alçaltıcı / utanılası / adi bir azap vardır. Onlara Allah’ın indirdiğine iman edin denildiğinde dediler ki biz bize indirilene iman ederiz, onun dışındakileri yok sayarız dediler O / Kuran onlarla beraber olanı tasdikleyen gerçektir / haktır. De ki o halde eğer iman ediyorduysanız niçin önceden Allah’ın nebilerini öldürdünüz (Biz kendi kitabımıza inanırız demekle olmuyor Resuller sizin değil miydi?)

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah katından kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkâr ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkârcılara karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun.

Süleyman Ateş

Ne zaman ki, onlara Allah katından, yanlarında bulunan (Tevrat)ı doğrulayıcı bir Kitap (Kur'an) geldi, daha önce inkar edenlere karşı yardım isteyip dururlarken o bildikleri (Kur'an) kendilerine gelince onu inkar ettiler; artık Allah'ın la'neti, inkarcıların üzerine olsun!

Süleymaniye Vakfı

Nihayet Allah katından, yanlarında olanı tasdik eden bir kitap geldi. Önceleri kafirlere karşı önlerinin (bu kitapla) açılmasını bekliyorlardı. dipnot 1 Ama tanıdıkları kitap gelince onu görmezlikte direndiler. dipnot 2 Allah'ın laneti /dışlaması o kafirleredir. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Geleceğini bildikleri ve kendi kitaplarındaki bilgilerden yola çıkarak çok iyi tanıdıkları elçi, o kitap ile gelince (A'raf 7/157) onu bilmiyormuş gibi davranıp kafir oldular (Bakara 2/101).
  3. metne dön, dipnot 3
    Kur'an'a inandıktan sonra onun bir ayetini bile görmezlikten gelen aynı lanete uğrar (Bakara 2/159-162)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nihayet Allah katından, yanlarında olanı onaylayan kitap geldi. Önceleri kafirlere karşı önlerinin bu Kitapla açılmasını bekliyorlardı. Ama tanıdıkları dipnot 1 Kitap gelince onu görmezlikten geldiler. Allah'ın laneti (dışlaması) böylesi kafirleredir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Geleceğini bildikleri.

Şaban Britch

Allah katından onlara, yanlarında bulunan (Tevrat)ı tasdik eden bir kitap geldiği zaman; daha önce kâfirlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerken; onlara, bildikleri şey gelince onu inkar ettiler. Allah’ın laneti kâfirlerin üzerinedir.

Şaban Piriş

Allah katından, onlara, yanlarında bulunan (Tevrat)ı tasdik eden bir kitap geldiği zaman; daha önce kafirlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerken; onlara, bildikleri şey gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti kafirlerin üzerinedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yanlarındakini doğrulamak üzere kendilerine Allah katından bir kitap geldiğinde, daha önce inkar edenlere karşı zafer isteyip durdukları halde, tanıyıp bildikleri kendilerine gelince, onu inkar ettiler. Küfre sapanların üstüne olsun Allah'ın laneti!...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When a Book was presented to them from Heaven, a Book, a treasure purposed to this life and life beyond, corroborating AL-Tawrah, they refused to accept it although it clearly foretold the Prophet Muhammad's coming; an event they had always been expecting and at times wishing it be hastened on to help them get the upper hand in argument and gain advantages in arguments and victories in wars over those who deny Allah. Yet when the prophesy was fulfilled and the Prophet Muhammad came with the Quran, they refused to acknowledge the truth of his mission. Consequently, Allah has consigned those who deny Him to misery and their homes shall be cursed.

Abdul Haleem

When a Scripture came to them from God confirming what they already had, and when they had been praying for victory against the disbelievers, even when there came to them something they knew [to be true], they disbelieved in it: God rejects those who disbelieve.

Abdullah Yusuf Ali

And when there comes to them a Book from Allah, confirming what is with them,- although from of old they had prayed for victory against those without Faith,- when there comes to them that which they (should) have recognised, they refuse to believe in it but the curse of Allah is on those without Faith.

Abul A'la Maududi

And now that there has come to them a Book from Allah, how are they treating it? Even though it confirms the Truth already in their possession, and even though they had prayed for victory against the unbelievers, and yet when that Book came to them – and they recognized it – they refused to acknowledge its Truth. dipnot 1 Allah’s curse be upon the unbelievers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Before the advent of the Prophet, the Jews were eagerly awaiting a Prophet whose coming had been prophesied by their own Prophets. In fact, the Jews used to pray for his advent so that the dominance of the unbelievers could come to an end and the age of their own dominance he ushered in. The people of Madina were witnesses to the fact that these same Jewish neighbours of theirs had yearned for the advent of such a Prophet. They often used to say: 'People may oppress us today as they wish, but when our awaited Prophet comes, we will settle our scores with our oppressors.' Since the people of Madina had themselves heard such statements they were inclined to embrace the religion of the Prophet all the more readily lest their Jewish neighbours supersede them in acquiring this honour. It was therefore astonishing for them to find that when the promised Prophet did appear those same Jews who had so eagerly looked forward to welcoming him turned into his greatest enemies.The statement 'and they recognized it' is confirmed by several contemporaneous events. The most authentic evidence in this connection is that of Safiyah, a wife of the Prophet, who was herself the daughter of one learned Jewish scholar (Huyayy b. Akhtab) and the niece of another (Abu Yasir). She says that when the Prophet migrated to Madina both her father and uncle went to meet him and conversed with him for quite a while. When they returned home, she heard the following conversation: Uncle: Is he really the same Prophet whose advent has been prophesied in our Scriptures? Father: By God, he is. Uncle: Do you believe that? Father: Yes.. Uncle. Then what do you intend to do? Father: 1 will continue to oppose him and will not let his claim prevail as long as I live. (Ibn Hishim, Sirah, eds., Mustafa al-Saqqa' et al., 2 vols., II edition, Cairo, 137511955, see vol. 1, pp. 518 f. See also Ibn IshAq, The Life of Muhammad, tr. and notes by A. Guillaume, London, Oxford University Press, 1955, pp. 241 f. - Ed.)

Aisha Bewley

When a Book does come to them from Allah, confirming what is with them – even though before that they were praying for victory over the kafirun – yet when what they recognise does come to them, they reject it. Allah’s curse is on the kafirun.

Al-Hilali & Khan

And when there came to them (the Jews), a Book (this Qur’ân) from Allâh confirming what is with them [the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)], although aforetime they had invoked Allâh (for coming of Muhammad صلى الله عليه وسلم) in order to gain victory over those who disbelieved, then when there came to them that which they had recognised, they disbelieved in it. So let the Curse of Allâh be on the disbelievers.

Ali Quli Qarai

And when there came to them a Book from Allah, confirming that which is with them —and earlier they would pray for victory over the pagans— so when there came to them what they recognized, they defied it. So may the curse of Allah be on the faithless!

Amatul Rahman Omar

And (now) when there has come to them the glorious Book from Allâh, fulfilling that (Prophecy) which is already with them, and previous to that they had been praying for victory over those who disbelieved, yet when that (long awaited Prophet and the Qur'ân) came to them which they recognised (also to be the truth), they disbelieved in it. (And because of this rejection) the disapproval of Allâh is the due for the disbelievers.

Arthur John Arberry

When there came to them a Book from God, confirming what was with them -- and they aforetimes prayed for victory over the unbelievers -- when there came to them that they recognized, they disbelieved in it; and the curse of God is on the unbelievers.

Bijan Moeinian

Now that God has sent them this Book, which confirms their Scriptures, they deny it! Are these not the same people who were praying for a mean of victory over the disbelievers? Yet when it was sent to them, they recognized it and chose to disbelieve in it! The disbelievers are cursed by God.

E. Henry Palmer

And when a book came down from God confirming what they had with them, though they had before prayed for victory over those who misbelieve, yet when that came to them which they knew, then they disbelieved it,- God's curse be on the misbelievers.

Edip-Layth

At a time when they were asking for victory against those who were unappreciative a book came to them from God, authenticating what is with them. But when what they knew came to them they did not appreciate it! God's curse is upon the ingrates.

George Sale

And when a book came unto them from God, confirming the scriptures which were with them, although they had before prayed for assistance against those who believed not, yet when that came unto them which they knew to be from God, they would not believe therein: therefore the curse of God shall be on the infidels.

Hamid S. Aziz

And when a Book came down from Allah confirming what they had with them, though they had before prayed for victory over the faithless, yet when that came to them, which they recognised, then they refused to believe it. Allah's curse is on the faithless.

Mahmoud Ghali

And as soon as a Book came to them from the Providence of Allah, sincerely (verifying) what was with them-and they earlies prayed for an opening (victory, conquest) over the ones who disbelieved-yet, as soon as there came to them what they recognized, they disbelieved in it; so the curse of Allah is on the disbelievers.

Marmaduke Pickthall

And when there cometh unto them a scripture from Allah, confirming that in their possession - though before that they were asking for a signal triumph over those who disbelieved - and when there cometh unto them that which they know (to be the truth) they disbelieve therein. The curse of Allah is on disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

And they say: "Our hearts are enfolded in covers. " In fact God has cursed them for their unbelief; and only a little do they believe.

Muhammad Asad

And whenever there came unto them a [new] revelation from God, confirming the truth already in their possession-and [bear in mind that] aforetime they used to pray for victory over those who were bent on denying the truth -: whenever there came unto them something which they recognized [as the truth], they would deny it. And God's rejection is the due of all who deny the truth.

Mustafa Khattab

Although they used to pray for victory ˹by means of the Prophet˺ over the polytheists,[1] when there came to them a Book from Allah which they recognized,[2] confirming the Scripture they had ˹in their hands˺, they rejected it. So may Allah’s condemnation be upon the disbelievers.

Progressive Muslims

And when a Scripture came to them from God, authenticating what is with them; while before that they were mocking those who rejected; so when what they knew came to them, they rejected it! God's curse be upon the rejecters.

Rashad Khalifa

When this scripture came to them from GOD, and even though it agrees with, and confirms what they have, and even though they used to prophesy its advent when they talked with the disbelievers, when their own prophecy came to pass, they disbelieved therein. GOD's condemnation thus afflicts the disbelievers.

Sahih International

And when there came to them a Book from Allah confirming that which was with them - although before they used to pray for victory against those who disbelieved - but [then] when there came to them that which they recognized, they disbelieved in it; so the curse of Allah will be upon the disbelievers.

Sam Gerrans

And when there came to them a Writ from God, confirming what was with them — and they before sought victory over those who ignore warning — then when there came to them what they recognised, they denied it; but the curse of God is upon the false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

And when there comes to them the Book of Allah, confirming the authentic in what they have, they flatly deny it although before that they had been praying for a signal victory over those who denied all Divine Revelation. And whenever there came unto them something that they recognized as the Truth, they would deny it. Then, deprivation of Allah's grace is the lot of all those who thanklessly reject His Guidance and choose to live in darkness. ('Kufr' includes all the meanings given in the last sentence).

Syed Vickar Ahamed

And when there comes to them a Book from Allah, confirming what is with them— Although from the past they had prayed for victory against those without Faith— When there comes to them that which they (should) have recognized, they refuse to believe in it. But the curse of Allah is on those without Faith.

Taqi Usmani

And when there came to them a Book from Allah, which confirms what was with them,- while earlier, they used to seek help against those who disbelieved, - yet when there came to them that which they did recognize, they denied it. So the curse of Allah is upon the disbelievers.

The Monotheist Group

And when a Book came to them from God, authenticating what is with them; while before that they were mocking those who rejected; so when what they knew came to them, they rejected it! The curse of God be upon the rejecters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 89. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 89. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 89. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩