Diyanet İşleri
(İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 93. ayet. وَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ كُلٌّ إِلَيْنَا رَٰجِعُونَ
veteḳaṭṭa`û emrahüm beynehüm. küllün ileynâ râci`ûn.
(İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tek ümmet; Ye'cûc ve Me'cûc Enbiyâ 92–97 3
Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.
Irzını korumuş olan kadını da (Meryem'i de) hatırla. Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de, oğlunu da alemlere (kudretimizi gösteren) birer delil yapmıştık.
Şüphesiz bu (İslam), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.
(İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.
Şu halde, kim mü'min olarak bir salih amel işlerse, çalışması asla inkar edilmez. Şüphesiz biz onu yazmaktayız.
Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.
Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
93. Bu ibadet hususunda insanların birlik olmaları, bu konuda tefrikaya düşmemeleri gerekirdi, onlara yaraşan buydu. Fakat kıskançlık ve düşmanlık, insanların parçalanıp dağılmasından başka bir şeye el vermez. İşte bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Buna rağmen onlar din işlerini parça parça edip aralarında ayrılığa düştüler.” Yani peygamberlere tâbi olanlara mensup bazıları, çeşitli fırkalara, gruplara ve bölüklere ayrıldılar da herkes kendisinin haklı olduğunu diğer fırkaların batıl olduğunu iddia etti. “Her fırka, kendi yanlarında olanla sevinmektedir.” (el-Mü’minin, 23/53; er-Rûm, 30/32) Bu fırkalar arasından hakkı isabet ettirenlerin, peygamberlere uyarak dosdoğru dini ve sırat-i müstakimi izleyen kimseler olduğu bilinen bir gerçektir. Örtünün açılıp gizliliklerin açığa çıkacağı ve Allah'ın, aralarında kesin hükmünü vermek üzere insanları haşredeceği zaman kimlerin hak üzere oldukları ortaya çıkacaktır. İşte o vakit kimin doğru, kimin yalancı olduğu da ayan beyan bilinecektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bu ayrılmış fırkaların ve diğerlerinin “hepsi bize döneceklerdir.” Biz de onlara amellerinin karşılıklarını eksiksiz şekilde vereceğiz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanlar ayrılığa düştüler. Onlardan kimi tevhit ehli, kimisi müşrik, kimisi kâfir, kimisi de Mümin olmuştur. Ayrılığa düşen bütün bu kimseler kıyamet günü bize döneceklerdir. Onlara amellerinin karşılığını vereceğiz.
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye…
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz…
Aynı kök: قطع (36 geçiş)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İnsanlar) kendi aralarında işlerini paramparça ettiler. dipnot 1 (Oysa) hepsi bize döneceklerdir.
Ama onlar birliklerini aralarında paramparça ettiler: (oysa ki) hepsi de sonunda yine Bize dönecekler.
Ama insanlar aralarındaki bu birliği paramparça ettiler; (hem de) sonunda topluca Bize dönecekler(ini unutarak).
Onlar aralarında işlerini (din - sistem anlayışlarını) paramparça ettiler. . . Hepsi bize rücu edicilerdir.
Onlar, işlerini kendi aralarında parça parça dağıttılar (dinlerinde bölünmeler yaptılar); hepsi bize döneceklerdir.
(Buna rağmen insanlar), dinlerini aralarında bölük pörçük etmişlerdir. Halbuki hepsi de bize döneceklerdir.
Oysa aralarındaki birliği parçaladılar. Tümü, Bize dönecektir.
Ama insanlar din konusunda aralarında bölündüler; hepsi bize döneceklerdir.
Fakat onlar işlerinde ayrılığa düştüler; hepsi bize döneceklerdir.
Fakat onlar işlerinde ayrılığa düştüler; hepsi bize döneceklerdir.
Onlar kumandanlarını aralarında parçaladılar, fakat hepsi Bize dönecektir.
Onlar kumandalarını beyinlerinde parçaladılar, fakat hepsi bize rücu' edecekler
Emirlerini dipnot 1 aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.
Emirlerini dipnot 1 aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.
Emirlerini dipnot 1 aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.
Onlar, buyruklarını kendi aralarında parça parça dağıttılar [dinlerinde bölünmeler yaptılar]; hepsi bize döneceklerdir.
(Muhaatablardan ba'zıları) aralarında, (din) işlerinde fırka fırka oldular. (Bununla beraber) hepsi yine ancak bize dönücülerdir.
Onlar aralarında kendi işlerinde bölük bölük oldular. Ama hepsi Bize döneceklerdir.
(85-93) İsmail ve İdris ve Zelkifl i, hepsi de sabredenlerdendi , onları rahmetimize dahil ettik , kesinlikle onlar salihlerdendi. Zennun (Yunus), öfkeli bir şekilde gitti / terk etti, aleyhine bir şey takdir edemeyeceğimizi zannetti. Karanlıkta iken bize “Senden başka ilah yoktur seni üstün tutarım ben zalimlerden oldum” diye seslendi , biz de O’na icabet ettik onu gamdan kederden kurtardık, biz inananları böyle kurtarırız. Zekeriya, bir vakit o da Rabbine “Beni fert olarak / tek bir birey olarak bırakma, sen en hayırlı varissin” diye seslendi , O’na da icabet ettik ve ona Yahya’yı hibe ettik , eşini de / zevcesini de ıslah ettik, onlar hayırlarda yarışırlardı / hayır peşinde koşarlardı, ümit ve korku içinde bize dua ederlerdi, bizden ürperirlerdi. Öyle ki O’na (İsa’nın annesi Meryem) ırzını / ferşini koruyana, ruhumuzdan üfledik, O’nu ve oğlunu alemlere ayet yaptık. İşte bu sizin bir olan toplu munuz / ümmetiniz (tüm bu verilen örnek şahsiyetler) ve ben de sizin Rabbinizim bana ibadet edin. Yapmaları gereken işlerini / emirlerini kesip parçaladılar hepsi bize dönücüdürler. 94, İMAN EDENLERİN SALİH AMELLERİ KAYDEDİLİR DİĞERLERİ KAYDA GİRMEZ) Kim bir ıslah edici amel yaparsa ve de müminse (Mümin olmak amel kaydı için gerekli ilk şart) onun yaptıkları yok sayılmayacaktır, biz onu kesinlikle yazıyoruz.
(İnsanlar) (din) işlerinde aralarında bölüklere ayrıldılar. Hepsi de ancak bize dönecekler.
İşlerini aralarında parçaladılar (Tanrıdan gelen dini parça parça ettiler, ayrılığa düştüler); hepsi (sonunda) bize döneceklerdir.
Fakat onlar, işlerini /dinlerini kendi aralarında böldüler dipnot 1 . Hepsi huzurumuza çıkacaktır.
Ama din işlerini aralarında bölük bölük ettiler; hepsi bize döneceklerdir.
Aralarındaki (din) işlerini paramparça ettiler. Hepsi bize dönecektir.
Aralarındaki işlerini paramparça ettiler. Hepsi bize dönecektir.
İşlerini aralarında parçaladılar. Hepsi bize dönecekler.
Yet people according to their desires and irreligious viewpoints set themselves at variance, but all shall inevitably return to Us.
They have torn their unity apart, but they will all return to Us.
But (later generations) cut off their affair (of unity), one from another: (yet) will they all return to Us.
But they tore asunder their faith into many parts. dipnot 1 But to Us they are bound to return.
But they disagreed and split into different sects. Each one will return to Us.
But they have broken up and differed as regards their religion among themselves. (And) they all shall return to Us.
They have fragmented their religion among themselves. Everyone of them will return to Us.
But they (- the latter generations) split up their affair (of religion) among themselves (and became divided into factions), and all will return to Us.
But they split up their affair between them; all shall return to Us.
As for those who have broken this nation into pieces [creating different sects and religions, ] they have an appointment with Me.
But they cut up their affair amongst themselves; they all shall return to us;
They disputed in the matter amongst themselves. Each of them will be returned to Us.
But the Jews and Christians have made schisms in the affair of their religion among themselves: But all of them shall appear before us.
Verily, this your religion (or brotherhood) is a single religion (brotherhood); and I am your Lord, so serve Me.
And they differed about their Command (i. e., broken themselves into sects) among themselves; all are returning to Us.
And they have broken their religion (into fragments) among them, (yet) all are returning unto Us.
But they split up the order among themselves; (yet) all of them have to come back to Me.
But men have torn their unity wide asunder, [forgetting that] unto Us they all are bound to return.
Yet the people have divided it into sects. But to Us they will all return.
And they disputed in the matter amongst themselves. Each of them will be returned to Us.
However, they divided themselves into disputing religions. All of them will come back to us (for judgment).
And [yet] they divided their affair among themselves, [but] all to Us will return.
But they divided their affair between them; all are returning to Us.
But people have torn their unity wide asunder, (forgetting that) unto Our Law and ultimately unto Us are they bound to return.
But (later people) differed in their religion, one from another: (Yet) they will all return to Us.
But they have separated their ways from one another. All of them have to return to Us.
Andthey disputed in the matter among themselves. Each of them will be returned to Us.