Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 93. ayet

Enbiyâ suresi, 93. ayet. وَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ كُلٌّ إِلَيْنَا رَٰجِعُونَ

veteḳaṭṭa`û emrahüm beynehüm. küllün ileynâ râci`ûn.

Diyanet İşleri

(İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 90–96 · surenin 93. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 90

    Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.

  2. Enbiyâ 91

    Irzını korumuş olan kadını da (Meryem'i de) hatırla. Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de, oğlunu da alemlere (kudretimizi gösteren) birer delil yapmıştık.

  3. Enbiyâ 92

    Şüphesiz bu (İslam), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.

  4. 93

    (İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler.

  5. Enbiyâ 94

    Şu halde, kim mü'min olarak bir salih amel işlerse, çalışması asla inkar edilmez. Şüphesiz biz onu yazmaktayız.

  6. Enbiyâ 95

    Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.

  7. Enbiyâ 96

    Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

93. Bu ibadet hususunda insanların birlik olmaları, bu konuda tefrikaya düşmemeleri gerekirdi, onlara yaraşan buydu. Fakat kıskançlık ve düşmanlık, insanların parçalanıp dağılmasından başka bir şeye el vermez. İşte bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Buna rağmen onlar din işlerini parça parça edip aralarında ayrılığa düştüler.” Yani peygamberlere tâbi olanlara mensup bazıları, çeşitli fırkalara, gruplara ve bölüklere ayrıldılar da herkes kendisinin haklı olduğunu diğer fırkaların batıl olduğunu iddia etti. “Her fırka, kendi yanlarında olanla sevinmektedir.” (el-Mü’minin, 23/53; er-Rûm, 30/32) Bu fırkalar arasından hakkı isabet ettirenlerin, peygamberlere uyarak dosdoğru dini ve sırat-i müstakimi izleyen kimseler olduğu bilinen bir gerçektir. Örtünün açılıp gizliliklerin açığa çıkacağı ve Allah'ın, aralarında kesin hükmünü vermek üzere insanları haşredeceği zaman kimlerin hak üzere oldukları ortaya çıkacaktır. İşte o vakit kimin doğru, kimin yalancı olduğu da ayan beyan bilinecektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bu ayrılmış fırkaların ve diğerlerinin “hepsi bize döneceklerdir.” Biz de onlara amellerinin karşılıklarını eksiksiz şekilde vereceğiz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanlar ayrılığa düştüler. Onlardan kimi tevhit ehli, kimisi müşrik, kimisi kâfir, kimisi de Mümin olmuştur. Ayrılığa düşen bütün bu kimseler kıyamet günü bize döneceklerdir. Onlara amellerinin karşılığını vereceğiz.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَقَطَّعُوٓا۟ vetekattau ve parçaladılar kök: قطع
  2. أَمْرَهُم emrahum işlerini kök: امر
  3. بَيْنَهُمْ ۖ beynehum aralarında kök: بين
  4. كُلٌّ kullun hepsi kök: كلل
  5. إِلَيْنَا ileyna bize
  6. رَٰجِعُونَ raciune döneceklerdir kök: رجع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ama onlar birliklerini aralarında paramparça ettiler: (oysa ki) hepsi de sonunda yine Bize dönecekler.

Muhammed Esed

Ama insanlar aralarındaki bu birliği paramparça ettiler; (hem de) sonunda topluca Bize dönecekler(ini unutarak).

Ahmed Hulusi

Onlar aralarında işlerini (din - sistem anlayışlarını) paramparça ettiler. . . Hepsi bize rücu edicilerdir.

Ali Bulaç

Onlar, işlerini kendi aralarında parça parça dağıttılar (dinlerinde bölünmeler yaptılar); hepsi bize döneceklerdir.

Ali Özek ve heyeti

(Buna rağmen insanlar), dinlerini aralarında bölük pörçük etmişlerdir. Halbuki hepsi de bize döneceklerdir.

Ali Rıza Safa

Oysa aralarındaki birliği parçaladılar. Tümü, Bize dönecektir.

Bayraktar Bayraklı

Ama insanlar din konusunda aralarında bölündüler; hepsi bize döneceklerdir.

Edip Yüksel

Fakat onlar işlerinde ayrılığa düştüler; hepsi bize döneceklerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Fakat onlar işlerinde ayrılığa düştüler; hepsi bize döneceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar kumandanlarını aralarında parçaladılar, fakat hepsi Bize dönecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar kumandalarını beyinlerinde parçaladılar, fakat hepsi bize rücu' edecekler

Erhan Aktaş

Emirlerini dipnot 1 aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dinin buyruklarını.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Emirlerini dipnot 1 aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dinin buyruklarını.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Emirlerini dipnot 1 aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dinin buyruklarını.

Gültekin Onan

Onlar, buyruklarını kendi aralarında parça parça dağıttılar [dinlerinde bölünmeler yaptılar]; hepsi bize döneceklerdir.

Hasan Basri Çantay

(Muhaatablardan ba'zıları) aralarında, (din) işlerinde fırka fırka oldular. (Bununla beraber) hepsi yine ancak bize dönücülerdir.

İbni Kesir

Onlar aralarında kendi işlerinde bölük bölük oldular. Ama hepsi Bize döneceklerdir.

Mehmet Alagaş

(85-93) İsmail ve İdris ve Zelkifl i, hepsi de sabredenlerdendi , onları rahmetimize dahil ettik , kesinlikle onlar salihlerdendi. Zennun (Yunus), öfkeli bir şekilde gitti / terk etti, aleyhine bir şey takdir edemeyeceğimizi zannetti. Karanlıkta iken bize “Senden başka ilah yoktur seni üstün tutarım ben zalimlerden oldum” diye seslendi , biz de O’na icabet ettik onu gamdan kederden kurtardık, biz inananları böyle kurtarırız. Zekeriya, bir vakit o da Rabbine “Beni fert olarak / tek bir birey olarak bırakma, sen en hayırlı varissin” diye seslendi , O’na da icabet ettik ve ona Yahya’yı hibe ettik , eşini de / zevcesini de ıslah ettik, onlar hayırlarda yarışırlardı / hayır peşinde koşarlardı, ümit ve korku içinde bize dua ederlerdi, bizden ürperirlerdi. Öyle ki O’na (İsa’nın annesi Meryem) ırzını / ferşini koruyana, ruhumuzdan üfledik, O’nu ve oğlunu alemlere ayet yaptık. İşte bu sizin bir olan toplu munuz / ümmetiniz (tüm bu verilen örnek şahsiyetler) ve ben de sizin Rabbinizim bana ibadet edin. Yapmaları gereken işlerini / emirlerini kesip parçaladılar hepsi bize dönücüdürler. 94, İMAN EDENLERİN SALİH AMELLERİ KAYDEDİLİR DİĞERLERİ KAYDA GİRMEZ) Kim bir ıslah edici amel yaparsa ve de müminse (Mümin olmak amel kaydı için gerekli ilk şart) onun yaptıkları yok sayılmayacaktır, biz onu kesinlikle yazıyoruz.

Rowwad Tercüme Merkezi

(İnsanlar) (din) işlerinde aralarında bölüklere ayrıldılar. Hepsi de ancak bize dönecekler.

Süleyman Ateş

İşlerini aralarında parçaladılar (Tanrıdan gelen dini parça parça ettiler, ayrılığa düştüler); hepsi (sonunda) bize döneceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama din işlerini aralarında bölük bölük ettiler; hepsi bize döneceklerdir.

Şaban Britch

Aralarındaki (din) işlerini paramparça ettiler. Hepsi bize dönecektir.

Şaban Piriş

Aralarındaki işlerini paramparça ettiler. Hepsi bize dönecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

İşlerini aralarında parçaladılar. Hepsi bize dönecekler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Yet people according to their desires and irreligious viewpoints set themselves at variance, but all shall inevitably return to Us.

Abdul Haleem

They have torn their unity apart, but they will all return to Us.

Abdullah Yusuf Ali

But (later generations) cut off their affair (of unity), one from another: (yet) will they all return to Us.

Abul A'la Maududi

But they tore asunder their faith into many parts. dipnot 1 But to Us they are bound to return.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In this verse, the addressees are the entire mankind. It means: O mankind, in reality all of you belonged to one community and had one and the same religion and all the Prophets brought one and the same creed which was this: Allah alone is the Lord of all mankind, therefore they should worship Him alone. But afterwards the people corrupted this creed and invented and adopted the things they liked and mixed their own theories, whims and practices in it. This brought into being countless communities and religions. Thus it is absolutely wrong to say that a particular Prophet was the founder of a particular religion and another of another, and so on. The very fact that different religions came into being at different periods of time, does not prove that the Prophets created these differences. It is obvious that the Prophets of God could not found different religions nor could they teach their followers to worship any beings other than Allah.

Aisha Bewley

But they disagreed and split into different sects. Each one will return to Us.

Al-Hilali & Khan

But they have broken up and differed as regards their religion among themselves. (And) they all shall return to Us.

Ali Quli Qarai

They have fragmented their religion among themselves. Everyone of them will return to Us.

Amatul Rahman Omar

But they (- the latter generations) split up their affair (of religion) among themselves (and became divided into factions), and all will return to Us.

Arthur John Arberry

But they split up their affair between them; all shall return to Us.

Bijan Moeinian

As for those who have broken this nation into pieces [creating different sects and religions, ] they have an appointment with Me.

E. Henry Palmer

But they cut up their affair amongst themselves; they all shall return to us;

Edip-Layth

They disputed in the matter amongst themselves. Each of them will be returned to Us.

George Sale

But the Jews and Christians have made schisms in the affair of their religion among themselves: But all of them shall appear before us.

Hamid S. Aziz

Verily, this your religion (or brotherhood) is a single religion (brotherhood); and I am your Lord, so serve Me.

Mahmoud Ghali

And they differed about their Command (i. e., broken themselves into sects) among themselves; all are returning to Us.

Marmaduke Pickthall

And they have broken their religion (into fragments) among them, (yet) all are returning unto Us.

Mohamed Ahmed - Samira

But they split up the order among themselves; (yet) all of them have to come back to Me.

Muhammad Asad

But men have torn their unity wide asunder, [forgetting that] unto Us they all are bound to return.

Mustafa Khattab

Yet the people have divided it into sects. But to Us they will all return.

Progressive Muslims

And they disputed in the matter amongst themselves. Each of them will be returned to Us.

Rashad Khalifa

However, they divided themselves into disputing religions. All of them will come back to us (for judgment).

Sahih International

And [yet] they divided their affair among themselves, [but] all to Us will return.

Sam Gerrans

But they divided their affair between them; all are returning to Us.

Shabbir Ahmed

But people have torn their unity wide asunder, (forgetting that) unto Our Law and ultimately unto Us are they bound to return.

Syed Vickar Ahamed

But (later people) differed in their religion, one from another: (Yet) they will all return to Us.

Taqi Usmani

But they have separated their ways from one another. All of them have to return to Us.

The Monotheist Group

Andthey disputed in the matter among themselves. Each of them will be returned to Us.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 93. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 93. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 93. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩