Enfâl suresi

Enfâl suresi, 15. ayet

Enfâl suresi, 15. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلْأَدْبَارَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ leḳîtümü-lleẕîne keferû zaḥfen felâ tüvellûhümü-l'edbâr.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 12–18 · surenin 15. ayeti / 75

Konu Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü Enfâl 5–19 3

  1. Enfâl 12

    Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.

  2. Enfâl 13

    Bu, onların Allah'a ve Resulüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah'a ve Resulüne karşı gelirse bilsin ki Allah'ın cezası şiddetlidir.

  3. Enfâl 14

    İşte şimdi siz tadın onu! Kafirlere bir de cehennem azabı vardır.

  4. 15

    Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).

  5. Enfâl 16

    -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah'ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

  6. Enfâl 17

    (Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  7. Enfâl 18

    İşte durum bu: (Allah, mü'minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kafirlerin tuzağını zayıf düşürendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yüce Allah, mü’min kullarına iman kahramanlığını göstermelerini, emrini tam ve sağlamca yerine getirmelerini, kalplere ve bedenlere güç kazandıran sebepleri yerine getirmek için çalışmayı emretmekte ve iki ordunun karşılaşması halinde de savaştan kaçmalarını yasaklayarak şöyle buyurmaktadır:

“Ey iman edenler! Toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman” savaş için saflar dizilmiş, askerler birbirinin üzerine yürüyüp birbirlerine yaklaşmış halde onlarla karşı karşıya geldiğinizde “onlara arkanızı dönüp kaçmayın.” Aksine onlarla savaşta sebat, onlarla vuruşurken sabır ve metanet gösterin. Çünkü bu, Allah’ın dinine bir yardımdır. Mü’minlerin kalplerine güç, kâfirlerin kalplerine de korku verir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman edip, resulüne tabi olanlar! Savaş esnasında müşriklerle yakın mesafede karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp , korkarak kaçmayınız. Onlara karşı sabit durunuz ve onlarla savaşmada sabırlı davranın. Yüce Allah, yardım ve desteği ile sizlerle beraberdir.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. إِذَا iza ne zaman ki
  5. لَقِيتُمُ lekitumu karşılaşırsanız kök: لقي
  6. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerle
  7. كَفَرُوا۟ keferu inkar edenlerle kök: كفر
  8. زَحْفًۭا zehfen toplu halde kök: زحف
  9. فَلَا fela asla
  10. تُوَلُّوهُمُ tuvelluhumu onlara döndürmeyin kök: ولي
  11. ٱلْأَدْبَارَ l-edbara arkalar(ınız)ı kök: دبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Toplu hâlde kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin (kaçmayın)!

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Savaşta, inkarda direnenlerin kalabalık ordusuyla karşılatığınızda sakın ardınızı dönüp kaçmayın!

Muhammed Esed

Siz ey imana erişenler! Savaşta, o hakikati inkara şartlanmış olan topluluğu büyük bir kuvvetle karşınızda bulduğunuz zaman sakın arkanızı dönmeyin:

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Toplu olarak hakikat bilgisini inkar edenler ile karşılaştığınızda, sakın onlardan kaçmayın!

Ali Bulaç

Ey iman edenler, toplu olarak kafirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arka çevirmeyin (savaştan kaçmayın).

Ali Özek ve heyeti

Ey müminler! Toplu halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin. (Korkup kaçmayın).

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Nankörlük edenlerle topluca karşılaştığınızda, sakın onlara arkanızı dönmeyin.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! İnkar edenlerle savaşmak üzere karşılaştığınızda, sakın onlara arkanızı dönmeyiniz!"

Edip Yüksel

Ey iman edenler, size karşı düşmanca harekata geçen kafirlerle karşılaştığınızda, onlara arkanızı dönmeyin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar, size karşı düşmanca harekata geçen kafirlerle karşılaştığınızda, onlara arkanızı dönmeyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler! Toplu olarak kafirlerle karşılaştığınız zaman, artık onlara arkalarınızı dönmeyin (kaçmayın)!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Ordu halinde kafirlere çattığınız vakıt artık onlara arkalarınızı dönmeyin

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Kafirlerin orduları ile karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Kafirlerin dipnot 1 orduları ile karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnanmayanların, inkar edenlerin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Gerçeği yalanlayan nankörlerin orduları ile karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin.

Gültekin Onan

Ey inananlar, toplu olarak küfredenlerle karşılaştığınız zaman, onlara arka çevirmeyin (savaştan kaçmayın).

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, toplu bir halde kafirlerle karşılaşdığınız zaman onlara arkalarınızı dönmeyin (kaçmayın).

İbni Kesir

Ey iman edenler; toplu halde kafirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkalarınızı dönmeyin.

Mehmet Alagaş

(15-19) Ey iman edenler toplu ilerleyen kafir bir ordu ile karşılaştığınız vakit onlara ardınızı dönmeyin. O gün kişi arkasını ancak savaşı çarpıtmak / müteharrifen yahut bir sınıflamaya katılmak için dönebilir (fietün kategori) bunun dışında geri dönen Allah’ın gazabına uğramıştır, onun barınağı cehennemdir ne kötü dönüş yeridir. Onları siz öldürmediniz ve lakin Allah onları öldürdü, fırlattığın zaman da sen atmadın ve lakin Allah attı, müminleri onunla güzel bir bağlılık sınavı ile sınadım, kesinlikle Allah işitendir bilendir. Böylelikle Allah Kafirlerin tuzak kurgusunu zayıflatır, madem fetih istiyorsunuz O fetih size kesinlikle geldi, eğer ki işi bitirirseniz bu sizin için hayırlıdır , eğer ki dönerseniz biz de döneriz , sizin birliğiniz size asla bir fayda vermez velev çok olsanız bile. Kesinlikle Allah, Müminlerle beraberdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler, (savaş için) toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp kaçmayın.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, inkar edenlerle toplu halde karşılaşırsanız, onlara arkalar(ınız)ı döndür(üp kaç)mayın.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Toplu halde kafirlerle karşılaştığınızda sakın arkanızı dönmeyin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Bir (askeri) nizam halinde iken kafirlerle karşılaşınca sakın arkanızı dönüp kaçmayın.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin!

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, toplu bir halde kafirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin!

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! İnkar edenlerle savaşmak üzere karşılaştığınızda, sakın onlara arkalarınızı dönmeyin!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: "If you happen to meet with the infidels -the enemy to your faith- and you see they are marshaled for fighting you, do not turn your backs upon them nor reverse your course or retreat.

Abdul Haleem

Believers, when you meet the disbelievers in battle, never turn your backs on them:

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! when ye meet the Unbelievers in hostile array, never turn your backs to them.

Abul A'la Maududi

Believers, whenever you encounter a hostile force of unbelievers, do not turn your backs to them in flight.

Aisha Bewley

You who have iman! when you encounter those who are kafir advancing in massed ranks into battle, do not turn your backs on them.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! When you meet those who disbelieve, in a battle-field, never turn your backs to them.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! When you encounter the faithless advancing [for battle], do not turn your backs [to flee] from them.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! when you meet those who disbelieve in battle array, do not show them your backs.

Arthur John Arberry

O believers, when you encounter the unbelievers marching to battle, turn not your backs to them.

Bijan Moeinian

O’ Believers, when your army engages in fight with the disbeliever, never turn your back to them.

E. Henry Palmer

O ye who believe! when ye meet those who misbelieve in swarms, turn not to them your hinder parts;

Edip-Layth

O you who acknowledge; when you encounter those who have rejected on the battlefield, do not flee from them.

George Sale

O ye who believe! when you meet those who disbelieve, advancing in force, turn not your backs to them.

Hamid S. Aziz

O you who believe! When you meet the disbelievers in hostile swarms, turn not to them your backs;

Mahmoud Ghali

O you who have believed, when you meet the ones who have disbelieved marching (to battle) then do not turn your backs (Literally: your hind parts) to them.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! When ye meet those who disbelieve in battle, turn not your backs to them.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, when you meet unbelievers on the field of battle, do not turn your backs to them.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! When you meet in battle those who are bent on denying the truth, advancing in great force, do not turn your backs on them:

Mustafa Khattab

O believers! When you face the disbelievers in battle, never turn your backs to them.

Progressive Muslims

O you who believe; when you encounter those who have rejected on the battlefield, then do not flee from them.

Rashad Khalifa

O you who believe, if you encounter the disbelievers who have mobilized against you, do not turn back and flee.

Sahih International

O you who have believed, when you meet those who disbelieve advancing [for battle], do not turn to them your backs [in flight].

Sam Gerrans

O you who heed warning: when you meet those who ignore warning advancing, turn not your backs to them.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Never turn your backs when you meet the rejecters in battle.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! When you meet the disbelievers in battle fields (and wars), do not turn your backs to them.

Taqi Usmani

O you who believe, when you face the disbelievers in a battle, do not turn your backs to them.

The Monotheist Group

O you who believe; when you encounter those who have rejected on the battlefield, do not flee from them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩