Diyanet İşleri
Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.
Enfâl suresi
Enfâl suresi, 12. ayet. إِذْ يُوحِى رَبُّكَ إِلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّى مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ سَأُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ فَٱضْرِبُوا۟ فَوْقَ ٱلْأَعْنَاقِ وَٱضْرِبُوا۟ مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ
iẕ yûḥî rabbüke ile-lmelâiketi ennî me`aküm feŝebbitü-lleẕîne âmenû. seülḳî fî ḳulûbi-lleẕîne keferü-rru`be faḍribû fevḳa-l'a`nâḳi vaḍribû minhüm külle benân.
Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü Enfâl 5–19 3
Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, "Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum" diye cevap vermişti.
Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.
Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.
Bu, onların Allah'a ve Resulüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah'a ve Resulüne karşı gelirse bilsin ki Allah'ın cezası şiddetlidir.
İşte şimdi siz tadın onu! Kafirlere bir de cehennem azabı vardır.
Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
12. Yüce Allah’ın size yaptığı yardımlardan birisi de şuydu: “Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Şüphesiz Ben” yardım, destek ve ihsan edeceğim zaferle “sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin” yani onların kalplerine düşmanlarına karşı cesaretli olmayı ilham edin, cihada teşvik edip onun fazileti hususundaki şevklerini artırın.
“Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım.” İşte bu, sizin onlara karşı sahip olduğunuz en büyük güç ve ordudur. Çünkü Yüce Allah, mü’minlere sebat verip kâfirlerin kalplerine korku saldığı zaman kâfirler, mü’minlerin önünde bir varlık gösteremezler. Aksine Allah mü’minlere kâfirleri hezimete uğratma imkânını da vermiş olur.
“Artık vurun onların boyunlarının üstüne, vurun onların her parmağına!” Bu, ya Yüce Allah’ın, kendilerine iman edenlere sebat vermelerini vahyettiği meleklere yönelik bir hitabıdır ki o zaman bu, meleklerin Bedir günü fiilen savaşa katılmış olduklarına delil olur. Ya da Yüce Allah’ın mü’minlerin kahramanlık duygularını artırmak üzere müşrikleri nasıl öldüreceklerine ve onlara merhamet göstermemeleri gerektiğine dair bir hitabıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Peygamber! Bedir'de Müminlerin yardımına göndermiş olduğu meleklere Rabbin şöyle vahyetmişti: "Ey melekler! Şüphesiz ki yardım ve desteğim ile sizinle birlikteyim. Müminlerin azimlerini ve kararlılıklarını düşmanlarıyla savaşmalarını kuvvetlendirin. Ben küfredenlerin kalplerine şiddetli korku salacağım. Ey Müminler! Kâfirlerin ölmesi için onların boyunlarını vurun, onların mafsallarına ve parmak uçlarına sizinle savaşamayacak hale gelmeleri için vurun.
Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kök: ثبت (18 geçiş)
Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek,…
Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…
Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi
Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Aynı kök: رعب (5 geçiş) · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Ortak kavram: Kalp
Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor,…
Aynı kök: بنن (2 geçiş)
Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.
Aynı kıssa: Bedir Gazvesi · Aynı kök: ثبت (18 geçiş)
Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
Aynı kök: رعب (5 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da…
Aynı kök: رعب (5 geçiş) · Ortak kavram: Kalp
Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani Rabbin meleklere "Şüphesiz ki ben sizinle beraberim; iman edenlere destek olun! Ben kâfir olanların yüreğine korku salacağım. dipnot 1 Vurun boyunlarının üzerine! Onların bütün parmak uçlarını vurun!" diye vahyediyordu (bildiriyordu).
Hani o zaman Rabbin meleklere, "Elbet Ben de sizinle beraberim!" mesajını (iletmelerini) bildirdi: Haydi, imanda sebat edenlere direnç ve moral verin; Ben, inkarda direnenlerin yüreklerine korku salacağım! Haydi, vurun boyunlarının üstüne!... Kopartın onların (silah tutan) tüm parmaklarını!.."
Hani, Rabbin (inananlara ulaştırılmak üzere) meleklere: "Mutlaka sizinle beraberim!" (mesajını) vahyetmişti.(Ve meleklere): "İmana erenleri (benim şu sözlerimle) yüreklendirin: 'Hakkı inkara kalkanların kalplerine korku salacağım; öyleyse (ey inananlar) onların boyunlarını vurun, parmaklarını kırın!"
Hani Rabbin melaikeye şöyle vahyetmişti: "Muhakkak ben sizinle beraberim (Allah melekle yan yana olmayacağına göre; anlatılmak istenen {tasavvufta maiyet sırrı diye bahsedilen}: meleklerin, kendilerindeki kuvvet ve kudretin Allah'ın kuvvet ve kudreti bilincini taşıdıkları realitesine işaret olunmaktadır). . . İman edenleri sabitleyin. . . Hakikat bilgisini inkar edenlerin kalplerinde korku oluşturacağım. . . (Onların) boyunlarının üstüne vurun (vehim üzere sabitleyin) ve onların her parmağına darbedin. "
Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın, inkar edenlerin kalblerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey müslümanlar,) vurun boyunlarının üstüne, vurun onların bütün parmaklarına."
Hani Rabbin meleklere: «Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına!» diye vahyediyordu.
Efendin, meleklere, şöyle bildiriyordu: "Kuşkusuz, sizinle birlikteyim; inananları güçlendirin. Nankörlük edenlerin yüreklerine korku salacağım. Artık, vurun boyunlarının üzerine; vurun tüm parmaklarına!"
Hani Rabbin, meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. İmanı olanları sağlamlaştırınız. İnkar edenlerin kalplerine korku salacağım. Vurun boyunlarına, vurun onların bütün parmaklarına!"
Efendin meleklere, "Sizinle beraberim, iman edenleri destekleyin. İnkarcıların yüreğine korku salacağım. Vurun boyunlara, vurun onların her parmağına" diye vahiy ediyordu. dipnot 1
Rabbin meleklere, 'Sizinle beraberim, inananları destekleyin. İnkarcıların yüreğine korku salacağım. Vurun boyunlara, vurun onların her parmağına,' diye vahyediyordu.
O anda Rabbin meleklere şu vahyi veriyordu: "Ben sizinle beraberim. Haydi imanı sağlamlaştırın! Kafirlerin yüreklerine dehşet bırakacağım, hemen boyunlarının üstüne vurun, vurun onların parmaklarına!"
O vakıt ki rabbın Melaikeye şu vahyi veriyordu: "ben sizinle beraberim, haydin iymanı olanları tesbit edin, kafirlerin yüreklerine dehşet bırakacağım, hemen vurun boyunlarının üstüne, vurun onların parmaklarına
Hani, Rabb'in meleklere, sizinle beraberim, diye vahyediyordu; "İman Edenleri pekiştirin. Kafirlerin kalplerine korku salacağım. Haydi! Vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına."
Hani, Rabb'in meleklere, sizinle beraberim, diye vahyediyordu; "İman edenleri pekiştirin." Kafirlerin kalplerine korku salacağım. Haydi! Vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına.
Hani, Rabb'in meleklere, sizinle beraberim, diye vahyediyordu; "İman edenleri pekiştirin." Gerçeği yalanlayan nankörlerin kalplerine korku salacağım. Haydi! Vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına.
Rabbin meleklere: "Kuşkusuz ben sizinleyim, inananları destekleyin / sağlamlık katın. Küfredenlerin kalplerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey müslümanlar) vurun boyunlara, vurun onların parmaklarına" diye vahyetmişti.
Hani Rabbin meleklere: "Şübhesiz ki ben sizinle beraberim. Haydi iman eden (o mücahid) lere sebat ilham edin" diye vahyediyordu. "Ben, kafirlerin yüreklerine korku salacağım. (Ey mü'minler) hemen vurun boyunlarının üstüne, vurun onların her bir parmağına" (diyordu).
Hani Rabbın, meleklere: Ben sizinleyim, haydi iman edenlere sebat verin, diye vahyetmişti. Ben, küfretmiş olanların kalblerine korku salacağım. Artık siz de vurun boyunlarının üstüne, vurun tüm parmaklarına.
(5-14) Nasıl ki Rabbin seni, evinden gerçek için / hak için çıkarmıştı (Allah vahyi gayrı metluv olarak çık demiştir) ve dahi müminlerden bir bölüm / bir fırka da bundan hoşlanmıyordu. (İlk itaatin beklendiği ilk taarruz bedir) Açık ve net hale gelen hak konusunda senle mücadele ediyorlardı / tartışıyorlar , ö lüme doğru sürülüyorlardı / iletiliyorlardı / sevk ediliyorlardı, onlar da bakıp duruyorlardı. (Göz göre göre ölüme sürükleniyorlar gibiydiler, lakin bu savaştan korku değil stratejik bir sorgulama idi hazırlık yapmamışlardı sonuç bile bile ölüm olabilirdi) Allah iki gruptan / tayfadan / taifeden birisinin kesin sizin olacağına söz veriyordu / vaat ediyordu. Sizde dikensiz olanın sizin olmasını temenni ediyordunuz. Allah ise kelimeleri ile gerçek gerçeklensin muradı vardı / iradesi o yönde idi, kafirlerin ard ını / arkasını kesmek istiyordu. Mücrimler hoşlanmasalar dahi, gerçek gerçekleşir, batıl batıllaşır / iptal olur / geçersiz olur. (Ebu Süfyan kervanı ile şamdan dönüyor, Kureyş’te silahlanıp orduyla kervana ilerliyorken Resul, 314 kişi 70 deve ile yola çıktı ya kervanı alacaklar ya da orduyu mağlup edeceklerdi, meşru gözüken gasp edilmiş mallarını taşıyan kervana yönelmeleri idi, di kensiz olanı ani kervanı seçmek dikenli zahmetli olan ordudan daha iyi gözüktü. ) o vakit Rabbinizden yardım istiyordunuz, size cevap verildi / icabet edildi. Muhakkak ki ben sıra sıra meleklerden bini ile sizi destekleyeceğim. Allah kalplerinizin doygunluğu için / tatmin olması için onu size müjde yaptı, galip edici yardım ancak Allah katındadır (saade değil nasara) muhakkak Allah saygıdeğerdir / azizdir / hikmetli karar verendir / h âkimdir. Ondan bir güven olarak / emniyet olarak size hafif bir uyku bastırıyordu , onunla sizi temizlemesi için üzerinize gökten su indiriyordu, şeytanın pisliğini sizden gideriyordu, kalplerinizi sağlam bağlıyordu, ayaklarınızı onunla sabitliyordu, Rabbin meleklerine sizinle beraberim, inananlara sebat verin , kafirlerin kalbine korku bırakacağım, boyunlarının üstüne vurun, bütün parmaklarına vurun diye vahyediyordu. Bunun nedeni, onlar ın Allah’a ve Resul’üne karşı çıkmalarıdır , kim Allaha ve Resul’üne karşı çıkarsa Allah , muhakkak ki şiddetli ceza verir , şimdi sizler onu tadın, kesinlikle kafirler için ateş azabı var.
O an Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim, iman edenlere sebat verin! Ben kâfirlerin kalbine korku salacağım. Artık onların boyunlarının üstüne de vurun, onların her parmağına da vurun.”
Rabbin meleklere vahyediyordu ki: "Ben sizinle beraberim, siz inananları pekiştirin; ben inkar edenlerin yüreklerine korku salacağım; vurun (onların) boyunların(ın) üstüne, vurun onların her parmağına!"
Meleklere de şunu vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. Siz müminleri cesaretlendirin. Ben de kafirlerin yüreklerine korku salacağım." Öyleyse dipnot 1 (ey müminler) onların boyun köklerine ve parmak uçlarına vurun!
O gün meleklere de şunu vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim, kafirlerin yüreklerine korku salacağım. Siz de müminleri cesaretlendirin. Öyleyse (ey müminler!) dipnot 1 onların boyunlarının üstüne ve parmak uçlarına vurun"
O an Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, iman edenlere sebat verin! Ben kâfirlerin kalbine korku salacağım. Siz de vurun boyunlarına, vurun parmak uçlarına.
O an Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: -Ben sizinle bereberim, iman edenlere sebat verin! Ben kafirlerin kalbine korku salacağım. Siz de boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın!
Rabbin, meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. İmanı olanları sağlamlaştırın. İnkar edenlerin kalpleri içine korku salacağım; vurun boyunların üstüne, vurun onların her parmağına."
There and then did Allah, your Creator, inspire the angels. Thus: " I am acting with you", Allah said: "and so support the cause of those whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues and sustain them spiritually and help them take a firm position and set their feet firm". "I will inspire terror", Allah added, "in the hearts of those who are given to disbelief; strike them above the necks and strike their finger tips, their weak limbs and their failing joints".
Your Lord revealed to the angels: ‘I am with you: give the believers firmness; I shall put terror into the hearts of the disbelievers- strike above their necks and strike all their fingertips.’
Remember thy Lord inspired the angels (with the message): "I am with you: give firmness to the Believers: I will instil terror into the hearts of the Unbelievers: smite ye above their necks and smite all their finger-tips off them."
And recall when your Lord inspired the angels: 'I am certainly with you. So make firm the feet of those who believe. I will cast terror into the hearts of those who disbelieve. So strike at their necks and strike at every pore and tip. dipnot 1
And when your Lord revealed to the angels, ‘I am with you so make those who have iman firm. I will cast terror into the hearts of those who are kafir, so strike their necks and strike all their finger joints!’
(Remember) when your Lord revealed to the angels, "Verily, I am with you, so keep firm those who have believed. I will cast terror into the hearts of those who have disbelieved, so strike them over the necks, and smite over all their fingers and toes."
Then your Lord signaled to the angels: ‘I am indeed with you; so steady the faithful. I will cast terror into the hearts of the faithless. So strike their necks, and strike each of their fingertips!’
(It was the time) when your Lord revealed to the angels (to convey to the believers), `I am with you;' (and He commanded the angels) to make those who believe stand firm and fast, and `(O believers!) I will indeed strike terror into the hearts of those who disbelieve. So smite on (your enemy's) necks and above these (- on their heads) and strike off all their finger-tips.'
When thy Lord was revealing to the angels, 'I am with you; so confirm the believers. I shall cast into the unbelievers' hearts terror; so smite above the necks, and smite every finger of them!'
Your Lord inspired the angels by saying: "I am with you; keep the spirit of the believers high. I will cast terror in the hearts of the disbelievers. You have the permission not only to strike the disbelievers’ heads but also every joint of their bodies."
When your Lord inspired the angels - 'Verily, I am with you; make ye firm then those who believe; I will cast dread into the hearts of those who misbelieve,- strike off their necks then, and strike off from them every finger tip. '
Your Lord inspired to the controllers: "I am with you so keep firm those who acknowledge. I will cast fear into the hearts of those who have rejected; so strike above the necks, and strike every finger."
When thy Lord revealed to the angels, saying, 'I am with you; so make firm those who believe. I will cast terror into the hearts of those who disbelieve. Smite them above their necks, and smite off all finger-tips.'
Remember when your Lord inspired the angels, saying, "Verily, I am with you; make you firm, then, those who believe; I will cast dread into the heart of the unbelievers; strike off their necks, and strike off their finger tip. "
As Your Lord was revealing to the Angels, (saying), "I am with you; so make the ones who believe stand firm. I will soon cast into the hearts of the ones who have disbelieved horror; so strike above the necks, and strike every finger-tip of them."
When thy Lord inspired the angels, (saying): I am with you. So make those who believe stand firm. I will throw fear into the hearts of those who disbelieve. Then smite the necks and smite of them each finger.
And the Lord said to the angels: "I am with you; go and strengthen the faithful. I shall fill the hearts of infidels with terror. So smite them on their necks and every joint, (and incapacitate them),"
Lo! Thy Sustainer inspired the angels [to convey this His message to the believers]: "I am with you!" [And He commanded the angels:] "And, give firmness unto those who have attained to faith [with these words from Me]: `I shall cast terror into the hearts of those who are bent on denying the truth; strike, then, their necks, [O believers,] and strike off every one of their finger-tips!"
˹Remember, O Prophet,˺ when your Lord revealed to the angels, "I am with you. So make the believers stand firm. I will cast horror into the hearts of the disbelievers. So strike their necks and strike their fingertips."
God inspired the Angels: "I am with you so keep firm those who believe. I will cast terror into the hearts of those who have rejected; so strike above the necks, and strike from them every one standing."
Recall that your Lord inspired the angels: "I am with you; so support those who believed. I will throw terror into the hearts of those who disbelieved. You may strike them above the necks, and you may strike even every finger."
[Remember] when your Lord inspired to the angels, "I am with you, so strengthen those who have believed. I will cast terror into the hearts of those who disbelieved, so strike [them] upon the necks and strike from them every fingertip."
When thy Lord instructed the angels: “I am with you; so make firm those who heed warning. I will cast terror into the hearts of those who ignore warning, so strike above the necks, and strike from them every fingertip!”
This is how your Lord inspired the angels, "I am with you. So make the believers stand firm. I will cast terror in the hearts of the rejecters of the Truth. Launch a swift hard strike to disillusion their command and scatter the soldiers."
(Remember when) your Lord revealed (the Message) to the angels: "Verily, I am with you: Give strength to the believers: I will bring about terror into the hearts of the disbelievers: So you strike above their necks and hit hard over all of their finger-tips and toes. "
When your Lord revealed to the angels: "I am with you. So, make firm the feet of those who believe. I shall cast awe into the hearts of those who disbelieve. So, strike at the necks, and strike at every finger-joint of theirs."
Your Lord inspired to the angels: "I am with you so keep firm those who believe. I will cast terror into the hearts of those who have rejected; so strike above the necks, and strike from them every one standing."