Enfâl suresi

Enfâl suresi, 17. ayet

Enfâl suresi, 17. ayet. فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ قَتَلَهُمْ وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ رَمَىٰ وَلِيُبْلِىَ ٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلَآءً حَسَنًا إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

felem taḳtülûhüm velâkinne-llâhe ḳatelehüm. vemâ rameyte iẕ rameyte velâkinne-llâhe ramâ. veliyübliye-lmü'minîne minhü belâen ḥasenâ. inne-llâhe semî`un `alîm.

Diyanet İşleri

(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 14–20 · surenin 17. ayeti / 75

Konu Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü Enfâl 5–19 3

  1. Enfâl 14

    İşte şimdi siz tadın onu! Kafirlere bir de cehennem azabı vardır.

  2. Enfâl 15

    Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).

  3. Enfâl 16

    -Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah'ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

  4. 17

    (Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  5. Enfâl 18

    İşte durum bu: (Allah, mü'minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kafirlerin tuzağını zayıf düşürendir.

  6. Enfâl 19

    (Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.

  7. Enfâl 20

    Ey iman edenler! Allah'a ve Resulüne itaat edin ve (Kur'an'ı) dinlediğiniz halde ondan yüz çevirmeyin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. Müşriklerin Bedir günü bozguna uğraması ve müslümanların da onlardan pek çok kimseyi öldürmesi hakkında Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onları siz” kendi güç ve imkânlarınızla “öldürmediniz. Fakat Allah” bu hususta daha önce sözü geçen şekilde size yardım etmek sureti ile “öldürdü.”

“Attığın zaman da sen atmadın, ancak Allah attı.” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem savaş esnasında kendisine yapılmış gölgeliğe girmiş, Yüce Allah’a dua etmeye, kendisine yardım ihsan etmesi için yalvarıp yakarmaya koyulmuştu.[14] Sonra gölgeliğinden çıktı ve bir avuç toprak alarak onu müşriklerin yüzlerine doğru fırlattı. Yüce Allah da bu attığı toprağı müşriklerin yüzlerine kadar ulaştırdı. Bu topraktan yüzüne, ağzına, gözüne bir şeyler isabet etmedik hiç kimse kalmadı.[15] Bunun üzerine onların maneviyatları zayıfladı ve dirençleri kırıldı, aralarında dağınıklık ve zayıflık baş gösterdi, bunun sonucunda da bozguna uğradılar.

İşte Yüce Allah peygamberine bunu hatırlatarak şunu demektedir: Sen o toprağı attığında kendi gücünle onu müşriklerin gözlerine ulaştırmadın. Onu onlara güç ve kudretimizle ulaştıran bizleriz.

“Bunu, mü’minleri kendi katından güzel bir imtihan ile denemek için yaptı.” Yani Yüce Allah, fiilen savaşa katılmasalar bile mü’minlerin intikamını kâfirlerden almaya ve mü’minlere zafer vermeye kadirdir. Ancak Yüce Allah, mü’minleri sınamayı, cihad ile onları en yüce derecelere ve en yüksek makamlara ulaştırmayı, kendilerine oldukça güzel bir mükâfaat ve pek büyük bir sevap ihsan etmeyi murad etmiştir.

“Şüphe yok ki Allah hakkıyla işitendir.” O, kulun gizli söylediğini de açıkça ilan ettiğini de işitir. “Her şeyi çok iyi bilendir.” Kalbindeki iyi niyetleri de kötü niyetleri de bilir. Bu yüzden ilim ve hikmetine uygun ve kullarının da maslahatına olan şeyleri takdir eder. Herkese niyet ve ameline göre karşılık verir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Müminler! Siz Bedir gününde müşrikleri, kendi gücünüzle ve kuvvetinizle öldürmediniz. Fakat Allah size yardım etti. Ey Peygamber! Sen müşriklere attığın zaman sen atmadın, fakat senin okunu onlara ulaştırması ile Yüce Allah attı. Allah, Müminlerin sayı bakımından az ve silahlarının eksik olmasına rağmen vermiş olduğu bu nimetle imtihan etti ki şükredesiniz. Şüphesiz Allah, dualarınızı ve söylediklerinizi duyandır, yaptıklarınızı ve sizin için uygun olanları hakkıyla bilendir.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمْ fe lem
  2. تَقْتُلُوهُمْ tektuluhum onları siz öldürmediniz kök: قتل
  3. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  4. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  5. قَتَلَهُمْ ۚ katelehum onları öldürdü kök: قتل
  6. وَمَا ve ma
  7. رَمَيْتَ rameyte sen atmadın kök: رمي
  8. إِذْ iz zaman
  9. رَمَيْتَ rameyte attığın kök: رمي
  10. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  11. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  12. رَمَىٰ ۚ rama attı kök: رمي
  13. وَلِيُبْلِىَ veliyubliye sınamak için kök: بلو
  14. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine Mü'minleri kök: امن
  15. مِنْهُ minhu kendinden
  16. بَلَآءً bela'en bir imtihanla kök: بلو
  17. حَسَنًا ۚ hasenen güzel kök: حسن
  18. إِنَّ inne doğrusu
  19. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  20. سَمِيعٌ semiun işitendir kök: سمع
  21. عَلِيمٌۭ alimun bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    İşte orada mü'minler denendiler ve şiddetli bir şekilde sarsıldılar.

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: İhsan

    Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: İhsan

    O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede)…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: İhsan

    İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık.

  • Aynı kök: رمي (9 geçiş)

    Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Savaşta) onları siz öldürmemiştiniz fakat onları Allah öldürmüştü; attığın zaman da sen atmamıştın fakat Allah atmıştı. Bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yapmıştı). Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Hem onları siz öldürmediniz; amma velakin, onları asıl öldüren Allah'tı. Attığın zaman da atan sen değildin, ama asıl Allah attı. Zira O, inananları (sonucunu) inayetiyle takdir ettiği güzel bir sınava tabi tuttu: şüphesiz Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.

Muhammed Esed

Ve (şunu da bilin ki) (ey müminler,) düşmanı öldüren siz değildiniz, Allahtı onları öldüren, ve (korku) saldığın zaman sen değildin (ey Peygamber, onların içine korku) salan, fakat Allahtı (korku) salan: Ve (O bütün bunları) Kendi belirlediği güzel bir sınavla müminleri sınamak için yaptı. Muhakkak ki Allah her şeyi işiten, her şeyi hakkıyla bilendir!

Ahmed Hulusi

Siz öldürmediniz onları, öldüren Allah'tı! (Oku) attığında sen atmadın, atan Allah'tı! İman edenlere, kendinden (rahmetinden) güzel bir tecrübe yaşatmak için! Muhakkak ki Allah Semi'dir, Aliym'dir.

Ali Bulaç

Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Mü'minleri kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

Ali Özek ve heyeti

(Ey müminler! Savaşta) az sayınızla pek çok düşman öldürdüğünüz zaman onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı (onu). Ve bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yaptı). Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Onları, siz öldürmediniz; Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın; Allah attı. Kendisinden güzel bir sınavla, inananları sınamak için. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Savaşta onları siz öldürmediniz, onları Allah öldürdü. Attığın zaman sen atmadın, fakat Allah attı. Bunu da müminleri güzel bir imtihanla sınamak için yaptı. Doğrusu Allah işitendir; bilendir.

Edip Yüksel

Onları siz öldürmediniz, fakat ALLAH öldürdü. Attığın zaman da sen atmıyordun; ALLAH atıyordu. Fakat böylece iman edenleri güzel bir sınavla sınadı. ALLAH İşitendir, Bilendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları siz öldürmediniz, fakat ALLAH öldürdü. Attığın zaman da sen atmıyordun; ALLAH atıyordu. Fakat böylece inananları güzel bir sınavla ödüllendirir. ALLAH İşitendir, Bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, lakin Allah attı. Bu da mü'minlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Gerçekten Allah işitendir, bilendir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra onları siz öldürmediniz ve lakin onları Allah öldürdü, attığın vakıt da sen atmadın ve lakin Allah attı, hem de mü'minlere güzel bir imtihan geçirtmek için, hakikat Allah semi'dir, alimdir

Erhan Aktaş

Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. dipnot 1 Allah, bunu Mü'minleri iyi bir sınavla sınava tabi tutmak için yaptı. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, savaş kazanma başarısı coşkusu içinde olan Mü'minlere demek istemektedir ki: Sakın elde ettiğiniz başarı sizi şımartmasın. Unutmayın ki: Sahip olduğunuz gücü ve onu kullanacak aklı, düşmanı görecek gözü, oku atacak eli size veren Ben'im. Sahip olduğunuz hiçbir şeyin yaratıcısı, gerçek sahibi siz değilsiniz. Her neye sahipseniz, onların tamamını size veren Ben'im. Sahip olduklarınızı size verenin Benim olduğum gerçeğini sakın hiçbir zaman göz ardı etmeyin. Sakın! Sahip olduklarınızla şımarıp bencilleşmeyin. Benliğinizin tutsağı olmayın. Üstünlük, düşmanı yenmeniz değil, sahip olduklarınızı size vereni, sahip olduklarınızın gerçek sahibini unutmayarak mütevazi olmaktır; takva sahibi olmaktır. Buradan da anlaşılacağı üzere, insan; güç, makam, zenginlik, şöhret kısacası sahip olduğu her ne varsa onların gerçek sahibin kendisi olmadığının, onları Allah'ın verdiği bilincine sahip olursa, sahip oldukları ile kendisini başkasından üstün göremez. Aksine, sahip olduğu nimetlerin şükrünün bilincinde olarak, daha çok erdemli ve mütevazi olur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. dipnot 1 Allah, bunu mü'minleri iyi bir sınavla sınava tabi tutmak için yaptı. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sakın elde ettiğiniz başarı sizi şımartmasın. Size gücü ve onu kullanacak aklı, düşmanı görecek gözü oku atacak eli veren Allah'tır. Sahip olduğunuz hiçbir şeyin yaratıcısı siz değilsiniz. Onu size vereni sakın göz ardı etmeyin. Unutmayın! Hiçbir şeyin gerçek sahibi siz değilsiniz. Sakın bencilleşmeyin. Benliğin tutsağı olmayın. Üstünlük, düşmanı yenmek değil, gücünün gerçek sahibini unutmamaktır, takva sahibi olmaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. dipnot 1 Allah, bunu mü'minleri iyi bir sınava tabi tutmak için yaptı. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sakın elde ettiğiniz başarı sizi şımartmasın. Size gücü veren de, onu kullanacak aklı veren de Allah'tır. Sahip olduğunuz hiçbir şeyin yaratıcısı siz değilsiniz. Onu size vereni sakın göz ardı etmeyin. Unutmayın! Oku atan sizin eliniz olabilir ama ellerinizi de ellerinize atacak gücü de veren Allah'tır.

Gültekin Onan

Onları siz öldürmediniz fakat Tanrı öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın fakat Tanrı attı. İnançlıları kendinden güzel bir sınavla sınamak için (yaptı). Kuşkusuz Tanrı işitendir, bilendir.

Hasan Basri Çantay

Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü onları. Atdığın zaman da (Habibim) sen atmadın, ancak Allah atdı. (Ve bunu) mü'minleri kendinden güzel bir (ni'met) imtihan (ı) ile denemek için (yapdı). Şübhesiz ki Allah hakkıyle işiden, kemaliyle bilendir.

İbni Kesir

Siz öldürmediniz onları, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da; sen atmadın ancak Allah attı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.

Mehmet Alagaş

(15-19) Ey iman edenler toplu ilerleyen kafir bir ordu ile karşılaştığınız vakit onlara ardınızı dönmeyin. O gün kişi arkasını ancak savaşı çarpıtmak / müteharrifen yahut bir sınıflamaya katılmak için dönebilir (fietün kategori) bunun dışında geri dönen Allah’ın gazabına uğramıştır, onun barınağı cehennemdir ne kötü dönüş yeridir. Onları siz öldürmediniz ve lakin Allah onları öldürdü, fırlattığın zaman da sen atmadın ve lakin Allah attı, müminleri onunla güzel bir bağlılık sınavı ile sınadım, kesinlikle Allah işitendir bilendir. Böylelikle Allah Kafirlerin tuzak kurgusunu zayıflatır, madem fetih istiyorsunuz O fetih size kesinlikle geldi, eğer ki işi bitirirseniz bu sizin için hayırlıdır , eğer ki dönerseniz biz de döneriz , sizin birliğiniz size asla bir fayda vermez velev çok olsanız bile. Kesinlikle Allah, Müminlerle beraberdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Bedir'de) onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın, fakat Allah attı. Müminleri güzel bir imtihanla denemek için (böyle yaptı). Şüphesiz Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

Süleyman Ateş

(O gün) Onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; (ey Muhammed), attığın zaman sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri güzel bir imtihanla sınamak için (bunu yaptı). Doğrusu Allah işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları öldüren siz değildiniz, onları öldüren Allah'tı. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. Bu, inanıp güvenenleri güzel bir sınamadan geçirmek içindi. Allah dinler ve bilir.

Şaban Britch

(Bedir'de) onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın. Fakat Allah attı. Fakat müminleri güzel bir imtihanla denemek için (böyle yaptı). Şüphesiz Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

Şaban Piriş

(İşte o gün) onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın fakat müminleri güzel bir imtihanla denemek için Allah attı. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Siz öldürmediniz onları, Allah öldürdü onları. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. İnananları kendisinden güzel bir imtihanla denemek için yaptı bunu. Allah; işitendir, bilendir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You people must realize that it was not you who brought death upon the infidels but it was Allah Who destroyed them. It was not you O Muhammad who aimed when you spattered, but it was Allah Who directed the sand you hurled at your enemy. Nor was it you who deprived them of power when you threw the handful of sand at their faces, but it was Allah Who eclipsed their sight. Nonetheless, Allah has determined to test the quality of those who have conformed to Islam with gracious intentions; on the one hand with His prevenient grace producing the repentance and faith without which the grace of justification cannot be received and on the other hand with the efficacious grace really effecting the end for which it is given; Allah is indeed Sami'un (Omnipresent) with unlimited audition and 'Alimun (Omniscient).

Abdul Haleem

It was not you who killed them but God, and when you [Prophet] threw [sand at them] it was not your throw [that defeated them] but God’s, to do the believers a favour: God is all seeing and all knowing-

Abdullah Yusuf Ali

It is not ye who slew them; it was Allah: when thou threwest (a handful of dust), it was not thy act, but Allah's: in order that He might test the Believers by a gracious trial from Himself: for Allah is He Who heareth and knoweth (all things).

Abul A'la Maududi

So the fact is that it was not you, but it was Allah Who killed them; and it was not you when you threw [sand at them], but it was Allah Who threw it, dipnot 1 (and the believers were employed for the task) that He might cause the believers to successfully pass through this test. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to the occasion wnen the armies of the Muslims and the unbelievers stood face to face in the Battle of Badr and were on the verge of actual fighting. At that moment, the Prophet (peace be on him) threw a handful of dust at the enemy saying: 'May, their faces be scorched.' So saying the Prophet (peace be on him) made a gesture and the Muslims started their charge. (See Ahmad b. Hanbal, Musnad, vol. 1, p. 368; Ibn Hisham, vol. 1, p. 668; Ibn Kathir, comments on the verse - Ed.)

Aisha Bewley

You did not kill them; it was Allah who killed them; and you did not throw, when you threw; it was Allah who threw: so He might test the muminun with this excellent trial from Him. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

You killed them not, but Allâh killed them. And you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) threw not when you did throw, but Allâh threw, that He might test the believers by a fair trial from Him. Verily, Allâh is All-Hearer, All-Knower.

Ali Quli Qarai

You did not kill them; rather it was Allah who killed them; and you did not throw when you threw, rather it was Allah who threw, that He might test the faithful with a good test from Himself. Indeed Allah is all-hearing, all-knowing.

Amatul Rahman Omar

Therefore (in this war O Muslims!) you killed them not. (As a matter of fact) it was Allâh Who killed them. And (O Prophet!) it was not you who threw (a handful of small stones) when you did (apparently) throw them (towards the enemy) but it was Allâh Who threw (that He might vanquish your enemies) and that He might confer on the believers from Himself a bounteous favour. Verily, Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

Arthur John Arberry

You did not slay them, but God slew them; and when thou threwest, it was not thyself that threw, but God threw, and that He might confer on the believers a fair benefit; surely God is All-hearing, All-knowing.

Bijan Moeinian

Know that it was not you who killed them! It was the Lord Who killed them. It was not you who threw (the sand) against them! It was the Lord Who did it. God did it in order to make it easier for the believer to pass this excellent test of theirs; God hears everything and Knows everything.

E. Henry Palmer

Ye did not slay them, but it was God who slew them; nor didst thou shoot when thou didst shoot, but God did shoot, to try the believers from Himself with a goodly trial; verily, God both hears and knows.

Edip-Layth

It was not you who killed them, but it was God who killed them. It was not you who launched when you did, but it was God who launched. So that those who acknowledge would be tested well by Him. God is Hearer, Knowledgeable.

George Sale

So you slew them not; but it was Allah Who slew them. And thou threwest not when thou didst throw, but it was Allah Who threw, that He might overthrow the disbelievers and that He might confer on the believers a great favour from Himself. Surely, Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Hamid S. Aziz

It is not you who slew them, but it was Allah who slew them; nor was it you who threw (the dust to blind the enemy), but Allah who threw it to test the believers by goodly test from Himself; verily, Allah is Hearer, Knower.

Mahmoud Ghali

So, you did not kill them, but Allah killed them; and in no way did you (i. e., the prophet) throw when you threw, but Allah threw, and that He might try the believers by a fair trial from Himself. Surely Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

Ye (Muslims) slew them not, but Allah slew them. And thou (Muhammad) threwest not when thou didst throw, but Allah threw, that He might test the believers by a fair test from Him. Lo! Allah is Hearer, Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

It was not you who killed them, but God did so. You did not throw what you threw, (sand into the eyes of the enemy at Badr), but God, to bring out the best in the faithful by doing them a favour of His own. God is all-hearing and all-knowing.

Muhammad Asad

And yet, [O believers,] it was not you who slew the enemy, but it was God who slew them; and it was not thou who cast [terror into them, O Prophet], when thou didst cast it, but it was God who cast it: and [He did all this] in order that He might test the believers by a goodly test of His Own or daining. Verily, God is all-hearing, all-knowing!

Mustafa Khattab

It was not you ˹believers˺ who killed them, but it was Allah Who did so. Nor was it you ˹O Prophet˺ who threw ˹a handful of sand at the disbelievers˺,[1] but it was Allah Who did so, rendering the believers a great favour. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

It was not you who killed them, but it was God who killed them. And it was not you who launched when you did, but it was God who launched. And so that the believers would be tested well by God. God is Hearer, Knowledgeable.

Rashad Khalifa

It was not you who killed them; GOD is the One who killed them. It was not you who threw when you threw; GOD is the One who threw. But He thus gives the believers a chance to earn a lot of credit. GOD is Hearer, Omniscient.

Sahih International

And you did not kill them, but it was Allah who killed them. And you threw not, [O Muúammad], when you threw, but it was Allah who threw that He might test the believers with a good test. Indeed, Allah is Hearing and Knowing.

Sam Gerrans

And you killed them not, but God killed them; and thou threwest not when thou didst throw, but God threw; and that He might test the believers by a fair trial from Him[...]; God is hearing and knowing:

Shabbir Ahmed

You subdued them not, Allah did. You threw not the arrows, Allah did. For, Allah had permitted you to repel the aggression. He gives the believers a chance to earn credit from Him. Allah is Hearer, Knower.

Syed Vickar Ahamed

It is not you who killed them: It was Allah Who killed them; And when you threw (a handful of dust), it was not your act, but Allah's (act): So that He might test the believers by a kind trail from Himself: Surely, Allah is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem).

Taqi Usmani

So, it is not you who killed them, but in fact Allah killed them. And you did not throw when you threw but Allah did throw, so that He might bless the believers with a good favour. Surely, Allah is All-Hearing, All-Knowing.

The Monotheist Group

It was not you who killed them, but it was God who killed them. And it was not you who launched when you did, but it was God who launched. And so that the believers would be tested well by Him. God is Hearer, Knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩