Diyanet İşleri
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Enfâl suresi
Enfâl suresi, 49. ayet. إِذْ يَقُولُ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ غَرَّ هَٰٓؤُلَآءِ دِينُهُمْ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
iẕ yeḳûlü-lmünâfiḳûne velleẕîne fî ḳulûbihim meraḍun garra hâülâi dînühüm. vemey yetevekkel `ale-llâhi feinne-llâhe `azîzün ḥakîm.
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar Enfâl 49–58 3
Allah'a ve Resul'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti.
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.
(Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.
Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
49. “Hani münafıklarla kalplerinde hastalık olanlar” yani imanı zayıf olup kalplerinde şüphe ve tereddüt bulunan kimseler, az sayıda olmalarına rağmen sayıca çok olan müşriklerle savaşmaya giden mü’minler için: “Bunları dinleri aldattı, diyordu.” Bağlı oldukları din, onları güç yetiremeyecekleri ve altından kalkamayacakları şeyleri yapmaya itti. Onlar, bu sözleri mü’minleri küçük görerek ve akıllarını hafife alarak söylüyorlardı. Oysa -Allah’a yemin olsun ki- asıl hafif akıllı ve kıt anlayışlı olanlar, bu sözleri söyleyenlerdir. Çünkü iman; mü’minlerin, muazzam orduların dahi üzerine gidemeyecekleri oldukça dehşetli işler üzerine yürümelerini sağlar. Zira Allah’a tevekkül eden, Allah’ın yardımı olmadıkça hiçbir kimsenin hiçbir şeye güç ve kuvvet yetiremeyeceğinin bilincinde olan, bütün insanlar bir kişiye zerre ağırlığı kadar fayda sağlamak için bir araya gelecek olsalar Allah dilemedikçe o faydayı sağlayamayacaklarını, yine aynı şekilde ona zarar vermek için bir araya gelecek olsalar ancak Allah’ın o kimse hakkında takdir ettiği kadarı ile zarar vereceklerini bilen, hak üzere olduğuna inanan, Yüce Allah’ın bütün hüküm ve takdirlerinde çok hikmetli ve pek merhametli olduğuna iman eden bir kimse, üzerine gittiği kuvvetin çokluğuna aldırış etmez. Aksine Rabbine güvenir, gönlü rahat ve huzurlu olur, korkuya ve endişeye kapılmaz. İşte bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır: “Halbuki kim Allah’a dayanıp güvenirse hiç şüphesiz Allah Azizdir” O’nun gücüne hiçbir güç karşı koyamaz, “Hakîmdir” kaza ve kaderinde hikmeti sonsuz olandır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Münafıkların ve imanları zayıf olan kimselerin dediklerini hatırla! Hani onlar şöyle demişlerdi: "Bu Müslümanları sayılarının azlığı ve güçlerinin zayıflığı ve düşmanlarının sayılarının çokluğu ve donanımlarının kuvveti ile beraber düşmanlarına karşı kendilerine yardım etme vaadinde bulunan dinleri aldatmıştır. Oysa bu münafıklar ve zayıf iman sahipleri tek olan Allah'a güvenip dayanan kimsenin gücü ne kadar zayıf olursa olsun Yüce Allah'ın O'nun yardımcısı olacağını idrak edememişlerdir. Muhakkak ki Allah Teâlâ, onların yardımcısıdır. Ne kadar zayıf olurlarsa olsunlar, onları asla yenilgiye uğratmayacaktır. Allah Aziz'dir (güçlüdür) ve hiç kimse O'na üstün gelemez. O; takdirinde ve dininde hikmet sahibidir.
Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
(62-63) Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü'minlerle destekleyen ve onların…
Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
(60-61) Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine'de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan)…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın,…
Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Din
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, (Bedir'e giden müslümanlar için) "Bunları dinleri aldatmış!" diyorlardı. dipnot 1 (Oysa) kim Allah'a güvenirse, dipnot 2 şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
O zaman ikiyüzlüler ve kalbinde hastalık olanlar diyorlardı ki: "Bu adamlara dinleri yanlış yaptırıyor!" Oysa, Allah'a güvenen herkes şunu bilmeli: her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet eden yalnız Allah'tır.
Bu arada, ikiyüzlüler ve kalplerinde eğrilik bulunanlar: "Bu adamları dinleri yanlış yola götürüyor!" diyorlardı. Ama Allaha güvenip dayanan kişiye gelince, (o bilir ki), Allah mutlaka doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen en yüce iktidar sahibidir.
Hani münafıklar ile içlerindeki şüphe dolayısıyla sağlıklı düşünemeyenler: "Bunları dinleri aldatmış" diyor(du). . . Kim Allah'a tevekkül ederse (işe duygularını karıştırmayıp tabiri caiz ise kendini otomatik pilota bırakırsa, yani Allah Esma'sının gereğini kendisinde açığa çıkaracağına iman ederse), muhakkak Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Münafıklar ve kalblerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları (müslümanları) dinleri aldattı." Oysa kim Allah'a tevekkül ederse, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
O zaman münafıklarla kalplerinde hastalık bulunanlar, (sizin için), «Bunları, dinleri aldatmış» diyorlardı. Halbuki kim Allah'a dayanırsa, bilsin ki Allah mutlak galiptir, hikmet sahibidir. (Kendisine güveneni üstün ve galip kılacak O'dur. Yoksa orduların sayı ve teçhizat üstünlüğü değildir).
İkiyüzlüler ve yüreklerinde sayrılık olanlar, şöyle diyorlardı: "Bunları, dinleri aldatmış!" Oysa Allah'a kim güvenirse, kuşkusuz, Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
Münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, sizin için, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Oysa kim Allah'a dayanırsa Allah daima galiptir; hüküm ve hikmet sahibidir.
İkiyüzlüler ve kalplerinde hastalık bulunanlar, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Kim ALLAH'a güvenirse, kuşkusuz ALLAH Üstündür, Bilgedir.
İkiyüzlüler ve kalplerinde hastalık bulunanlar, 'Bunları dinleri aldatmış,' diyorlardı. Kim ALLAH'a güvenirse, kuşkusuz ALLAH Üstündür, Bilgedir.
O sırada münafıklar ve kalplerinde bir hastalık bulunanlar: "Şunları dinleri aldattı." diyorlardı. Oysa, her kim Allah'a dayanırsa, bilsin ki, Allah, üstündür, hikmet sahibidir.
O sıra münafıklar ve kalblerinde bir maraz bulunanlar şöyle diyorlardı: "şunları dinleri aldattı" halbuki her kim Allaha tevekkül ederse şüphe yok ki Allah bir aziz, hakimdir.
Münafıklar, o kalplerinde hastalık bulunanlar: "Bunları, dinleri aldatmış." diyorlardı. Oysa kim Allah'a tevekkül dipnot 1 ederse Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Münafıklar, o kalplerinde hastalık bulunanlar: "Bunları, dinleri aldatmış." diyorlardı. Oysa kim Allah'a tevekkül dipnot 1 ederse Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Münafıklar, o kalplerinde hastalık bulunanlar: "Bunları, dinleri aldatmış." diyorlardı. Oysa kim Allah'a tevekkül dipnot 1 ederse Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları (müslümanları) dinleri aldattı." Oysa kim Tanrı'ya tevekkül ederse, kuşkusuz Tanrı üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
O zaman münafıklarla yüreklerinde maraz bulunanlar şöyle diyordu: "Bunları (müslümanları) dinleri aldatdı". Halbuki kim Allaha dayanıb güvenirse hiç şübhesiz Allah mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.
Hani münafıklar, kalblerinde hastalık bulunanlar: Bunları, dinleri aldattı, diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse; muhakkak ki Allah, Aziz' dir, Hakim'dir.
(49-54) Bir vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar / maraz olanlar; şunları dinleri aldattı (bu hale getirdi) dediler. Kim Allah’a tevekkül eder / vekil tayin ederse muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Hele kafirleri vefat ederlerken bir görsen, melekler onların yüzlerine ve artlarına vururlar, yangın azabını tadın , i şte bu, ellerinizle sunduklarınızdan / takdim ettiklerinizden dolayıdır, Allah kullarına zulüm edici değildir. Tıpkı öncekileri olan firavun ailesi gibi, Allah’ın ayetlerini inkâr ettiler ve Allah ta onları günahları ile aldı. Muhakkak Allah sağlamdır, azabı şiddetlidir. İşte bu, Allah’ın, ta ki onlar kendilerini değiştirinceye kadar, bir kavme verdiği nimeti değiştirmemesinden dolayıdır, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir / bilgedir. Tıpkı öncekileri olan firavun ailesi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar, günahları nedeniyle onları helak ettik, firavun ailesini suda boğduk, hepsi zalim idiler.
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler; “Bunları, dinleri aldatmış.” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar (sizin için): "Bunları dinleri aldatmış, (baksana başa çıkamayacakları bir kuvvetle savaşmağa kalkıyorlar)." diyorlardı. Oysa, kim Allah'a dayanırsa şüphesiz Allah, daima galib, hüküm ve hikmet sahibidir.
Hani (Mekke ordusuna katılan) münafıklar dipnot 1 ile kalplerinde hastalık olanlar dipnot 2 da "Bunları dinleri aldatmış!" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a güvenip dayanırsa (bilsin ki) Allah daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.
O gün ikiyüzlüler (münafıklar) ve kalplerinde hastalık olanlar: "Bu adamları dinleri aldatmış" diyorlardı. Ama kim Allah'a güvenip dayanırsa görür ki Allah güçlüdür, doğru kararlar verir.
Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar: "Müslümanları dinleri aldattı" diyorlardı. Oysa kim Allah’a tevekkül ederse bilmelidir ki; Allah Aziz'dir, Hakim'dir.
Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar: -Müslümanları dinleri aldattı, diyorlardı. Oysa kim Allah'a güvenirse bilmelidir ki Allah güçlüdür, hakimdir.
İkiyüzlülerle kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları, dinleri aldatmış." Oysa Allah'a güvenip dayanan bilir ki, Allah Aziz ve Hakim'dir.
There and then said those in whose hearts reigned vice, the hypocrites and those with ill-natured hearts- thus: "How foolish the Muslims are to challenge such a large force; they are befooled by their religion which induced them to attack a great and superior force!". But he who puts his trust in Allah, shall find Allah 'Azizun and Hakimun.
The hypocrites and those who have sickness in their hearts said, ‘These people [the believers] must be deluded by their religion,’ but if anyone puts his trust in God, God is mighty and wise.
Lo! the hypocrites say, and those in whose hearts is a disease: "These people,- their religion has misled them." But if any trust in Allah, behold! Allah is Exalted in might, Wise.
And recall when the hypocrites and those whose hearts were diseased said: 'Their faith has deluded these (believers). dipnot 1 But he who puts his trust in Allah shall find Allah All-Mighty. All-Wise.'
And when the hypocrites and those with sickness in their hearts said, ‘These people have been deluded by their deen. ’ But those who put their trust in Allah will find Allah to be Almighty, All-Wise.
When the hypocrites and those in whose hearts was a disease (of disbelief) said: "These people (Muslims) are deceived by their religion." But whoever puts his trust in Allâh, then surely, Allâh is All-Mighty, All-Wise.
When the hypocrites said, and [also] those in whose hearts is a sickness, ‘Their religion has deceived them. ’ But whoever puts his trust in Allah, then Allah is indeed all-mighty, all-wise.
(This was the time) when the hypocrites and those who carried in their hearts a disease were saying, `Their religion has deluded these (Muslims). ' But (the truth of the matter is that) whoso puts his trust in Allâh finds that surely Allâh is All-Mighty, All-Wise.
When the hypocrites, and those in whose hearts was sickness, said, 'Their religion has deluded them'; but whosoever puts his trust in God, surely God is All-mighty, All-wise.
Simultaneously, the hypocrites and those who are sick of mind [and are not endowed with the belief and courage] said: "The religion has made these people crazy" whereas the fact of the matter is: the one who depends upon the lord, has chosen the Most High and the Most Wise [as his partner. ]
And when the hypocrites and those in whose hearts was sickness said, 'Their religion hath beguiled these men, but he who relies upon God, verily, God is mighty and wise. '
The hypocrites and those who have a disease in their hearts said, "These people have been deceived by their system." But whoever puts his trust in God, then God is Noble, Wise.
When the hypocrites, and those in whose hearts there was an infirmity, said, their religion hath deceived these men: But whosoever confideth in God cannot be deceived; for God is mighty and wise.
And when the hypocrites and those in whose heart is a disease said, "Their religion hath beguiled (hypnotized or deluded) these men. " But he who puts his trust in Allah, verily, Allah is Mighty and Wise.
As the hypocrites and the ones in whose hearts was sickness, said, "Their religion has deluded these (believers). " And whoever puts his trust in Allah, then surely Allah is Ever-Mighty, Ever-Wise.
When the hypocrites and those in whose hearts is a disease said: Their religion hath deluded these. Whoso putteth his trust in Allah (will find that) lo! Allah is Mighty, Wise.
The hypocrites, and those who had doubts in their hearts, said: "Their faith has misled them. " But whoever places his trust in God will find God mighty and wise.
At the same time, the hypocrites and those in whose hearts was disease were saying, "Their faith has deluded these [believers]!" But he who places his trust in God [knows that], verily, God is almighty, wise.
˹Remember˺ when the hypocrites and those with sickness in their hearts said, "These ˹believers˺ are deluded by their faith." But whoever puts their trust in Allah, surely Allah is Almighty, All-Wise.
The hypocrites and those who have a disease in their hearts said: "These people have been deceived by their system. " But whoever puts his trust in God, then God is Noble, Wise.
The hypocrites and those who harbored doubt in their hearts said, "These people are deceived by their religion." However, if one puts his trust in GOD, then GOD is Almighty, Most Wise.
[Remember] when the hypocrites and those in whose hearts was disease said, "Their religion has deluded those [Muslims]. " But whoever relies upon Allah - then indeed, Allah is Exalted in Might and Wise.
When the waverers and those in whose hearts is disease said: “Their doctrine has deceived these”; but whoso places his trust in God: — then God is exalted in might and wise.
The hypocrites, and those who harbor doubts in their hearts, taunted the believers, "Their religion has deluded them. " (The believers were not deluded or arrogant. They had put their trust in Allah). Whoever puts his trust in Allah, will find that Allah is Mighty, Wise.
When those hypocrites (who hide the truth), and those in whose hearts is a disease, say: "These people (the believers)— Their religion had misled them. " But if any of those who trust in Allah, then surely, Allah is Supreme in Strength (Aziz), All Wise (Hakeem).
When the hypocrites and those who have a malady in their hearts said, "The belief of these people has deluded them." And whoever places his trust in Allah (becomes victorious, because) Allah is Mighty, Wise.
The hypocrites and those who have a disease in their hearts said: "These people have been deceived by their system." But whoever puts his trust in God, then God is Noble, Wise.