Enfâl suresi · 72–75. ayetler

Muhacirler, ensar ve velâyet

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Enfâl suresi, 72. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 72. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يُهَاجِرُوا۟ مَا لَكُم مِّن وَلَٰيَتِهِم مِّن شَىْءٍ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ وَإِنِ ٱسْتَنصَرُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ فَعَلَيْكُمُ ٱلنَّصْرُ إِلَّا عَلَىٰ قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَٰقٌ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    Diyanet İşleri

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki iman edip hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden (fedakârlık yapan muhacir)ler ve (onları) barındırıp yardım edenler (ensar) var ya, işte onlar birbirlerinin dostudur. dipnot 1 İman edip hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların sahiplenip korunmalarıyla ilgili hiçbir sorumluluk yoktur. Onlar din hakkında sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir toplum aleyhine olmaksızın dipnot 2 (o müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. dipnot 3 Allah yapmakta olduğunuz her şeyi görendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mâide 5:55-56; Tevbe 9:71.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada antlaşmalara sadık kalmanın ne kadar önemli ve toplumlar arasındaki ilişkilerde ne kadar belirleyici olduğuna dikkat çekilmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      İslam fetih hareketlerinin dayandığı ayet budur ve dünyanın neresinde bulunursa bulunsunlar, eğer müslümanlar herhangi bir baskı altındaysalar ve diğer müslümanlardan yardım istemişlerse onlara yardım etmek bir din kardeşliği görevidir ve kendilerine mutlak surette yardım edilmelidir.

    Mustafa İslamoğlu

    İmanda sebat eden, zulüm diyarından göç eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla çaba gösteren ve onlara kucak açıp yardım edenlere gelince: işte bunlar birbirlerinin (gerçek) dostudurlar. Ama iman etmiş fakat zulüm diyarından göç edinceye kadar korunup gözetilmeleri konusunda size hiçbir sorumluluk düşmez. Şu var ki, eğer dini baskıya karşı sizden yardım isterlerse, bu durumda size düşen yardım etmektir; yeter ki kendileriyle aranızda anlaşma bulunan bir topluluğa karşı olmasın: çünkü Allah yaptıklarınızın tümünü görmektedir.

    Muhammed Esed

    Öte yandan imana erişen, zulmün egemen olduğu diyardan göç eden, Allah yolunda mallarıyla çaba gösterip duran kimselere ve (onlara) kol kanat açıp, yardım edenlere gelince; işte bunlar (sahiden) birbirlerinin dostu ve hamileridir. Fakat inanmış oldukları halde (sizin beldenize) göç etmemiş olan kimselere gelince; onların korunup gözetilmesinden hiçbir bakımdan siz sorumlu değilsiniz, ta ki (sizin yanınıza) göç edecekleri vakte kadar. Yine de, dinsel baskılara karşı sizden yardım isterlerse, (onlara) yardım elinizi uzatmaktır size düşen; yeter ki (bu yardım) kendileriyle aranızda andlaşma bulunan bir topluluğa karşı olmasın; çünkü Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.

    Ahmed Hulusi

    Onlar ki iman ettiler ve (bu uğurda) hicret ettiler; Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücahede ettiler ve hicret edenleri barındırdılar ve yardım ettiler; işte bunlar birbirlerinin velileridir. . . İman edip hicret etmeyenlere gelince; hicret edinceye kadar onlara sahip çıkma konusunda bir sorumluluğunuz yoktur! Eğer Din'de sizden yardım isterler ise, yardım etmek sizin üzerinize borçtur. Ancak sizinle onlar arasında bir anlaşma olan kavmin aleyhine olmamak üzere. . . Allah yapmakta olduklarınızı (B sırrınca) Basıyr'dir.

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İman edip hicret etmeyenler, onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiç bir şeyle velayetiniz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse, yardım üzerinizde bir yükümlülüktür. Ancak, sizlerle onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil. Allah, yaptıklarınızı görendir.

    Ali Özek ve heyeti

    İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından hiçbir pay yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın (o müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. Allah yapacaklarınızı hakkıyla görmektedir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, inananlar, göç edenler, Allah'ın yolunda mallarıyla canlarıyla çaba gösterenler, barındıranlar ve yardım edenler; işte onlar, birbirlerinin dostudur. İnanmalarına karşın göç etmeyenler göç edene dek, onlardan sorumlu değilsiniz. Din konusunda sizden yardım isterlerse, aranızda antlaşma bulunan bir topluma karşı olmaması koşuluyla, onlara yardım et mek üzerinizde bir yükümlülüktür. Çünkü Allah, yaptıklarınızı Görendir.

    Bayraktar Bayraklı

    İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve muhacirleri barındırıp yardım edenler var ya, işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların mirasından hiçbir pay yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olmaksızın, yardım etmeniz gerekir. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar, ALLAH yolunda göç edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihat edenler ve onları barındırıp onlara yardım edenler birbirlerinin dostudur. Gerçeği onayladığı halde sizinle birlikte göç etmeyenler göç edinceye kadar onlardan sorumlu değilsiniz. Ancak onlar, din bağından ötürü sizden yardım isterlerse, aranızda anlaşma bulunan bir topluma karşı olmaması koşuluyla kendilerine yardım etmelisiniz. ALLAH yaptıklarınızı Görendir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * İslam, hukukun üstünlüğünü ve barışın önemini vurgular. 16:91, 92.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar, ALLAH yolunda göç edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ve onları barındırıp onlara yardım edenler birbirlerinin dostudur. İnandığı halde sizinle birlikte göç etmeyenler göç edinceye kadar onlardan sorumlu değilsiniz. Ancak onlar, din bağından ötürü sizden yardım isterlerse, aranızda anlaşma bulunan bir topluma karşı olmaması koşuluyla kendilerine yardım etmelisiniz. ALLAH yaptıklarınızı Görendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İman edip yurtlarından göç eden ve mallarıyla canlarıyla Allah yolunda savaşanlar ile onları barındıranlar ve yardıma koşanlar, birbirlerinin dostudurlar. İman edip de hicret etmeyenler hicret edinceye kadar sizin için onlara velayet namına birşey yoktur. Bununla beraber sizden dine ait bir konuda yardım isterlerse, aranızda antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak şartıyla, yardım etmek de üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı görüp gözetir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O kimseler ki iyman ettiler ve mühacir oldular ve mallariyle, canlariyle Allah yolunda mücahede eylediler ve o kimseler ki barındırdılar, ve yardıma koştular işte bunlar birbirlerinin velileridirler, iyman edib de hicret etmiyenler ise hicretlerine kadar sizin için onlara velayet namına bir şey yoktur, bununla beraber eğer dinde yardımınızı isterlerse yardım etmek de üzerinize borcdur, ancak sizinle aralarında misak bulunan bir kavm aleyhine değil, Allah amellerinizi gözetiyor

    Erhan Aktaş

    İman edip, hicret edenler, malları ve canları ile Allah yolunda cihat edenler, barındırıp yardım edenler; işte onlar birbirlerinin velileridirler. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar onların velayetinden dipnot 1 size bir şey yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, onlara yardım etmek üzerinize borçtur. Ancak aranızda anlaşma bulunan bir halkın aleyhine olursa, o bu hükmün dışındadır. Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yakın olma, yanında olma, kollayıp gözetme.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İman edip, hicret edenler, malları ve canları ile Allah yolunda cihat edenler, barındırıp yardım edenler; işte onlar birbirlerinin velileridirler. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar onların velayetinden dipnot 1 size bir şey yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, onlara yardım etmek üzerinize borçtur. Ancak aranızda anlaşma bulunan bir halkın aleyhine olursa, o bu hükmün dışındadır. Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yakın olma, yanında olma, kollayıp gözetme.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İman edip, hicret edenler, malları ve canları ile Allah yolunda cihat edenler, barındırıp yardım edenler; işte onlar birbirlerinin evliyalarıdırlar. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar onların velayetinden dipnot 1 size bir şey yoktur. Eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, onlara yardım etmek üzerinize borçtur. Ancak aranızda anlaşma bulunan bir toplumun aleyhine olursa, o bu hükmün dışındadır. Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yakın olma, yanında olma, kollayıp gözetme.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, inananlar, hicret edenler ve Tanrı yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İnanıp hicret etmeyenler, onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiç bir şeyle velayetiniz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse, yardım üzerinizde bir yükümlülüktür. Ancak, sizlerle onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil. Tanrı, yaptıklarınızı görendir.

    Hasan Basri Çantay

    İman edib hicret edenler, Allah yolunda bulunanlar, canlariyle cihadda bulunanlar, (muhacirleri) barındırıb yardım edenler (yok mu?), işte onlar birbirinin (mirasda) velileridir iman getirib de hicret etmeyenlere ise, hicret edecekleri zamana kadar, sizin onlara hiç bir şey ile velayetiniz yokdur. (Bununla beraber) eğer onlar din hususunda sizden yardım isterlerse yardım etmek üstünüze borcdur. Şu kadar ki sizinle aralarında muaahede bulunan bir kavm aleyhinde değil. Allah yapacaklarınızı hakkıyle görücüdür.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki iman edip hicret eden, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler; barındırıp yardım edenler, işte onlar; birbirinin dostudurlar. İman edip de hicret etmeyenlere gelince; hicret edene kadar sizin onlarla bir dostluğunuz yoktur. Şayet onlar da din hususunda sizden yardım isterlerse; sizinle aralarında muahede bulunan bir kavim aleyhinde olmamak üzere onlara yardım etmek boynunuza borçtur. Allah yaptıklarınızı görendir.

    Mehmet Alagaş

    (72-75) Muhakkak ki iman edenler, hicret edenler, Allah yolunda kendileriyle ve mallarıyla çaba gösterenler / cihat edenler, yardım edip onları barındıranlar, onlardan bazısı bazılarının dostudur. İman ettiği halde hicret etmemiş olanlar la, ta ki hicret edinceye kadar onlara herhangi bir dostluğunuz olmasın , a ranızda antlaşma olan kavimler hariçtir. Allah yaptıklarınızı görendir. Kafirlerin de bazısı bazılarının dostudur, ancak onu yapmazsanız (dostluk konusundaki denilenleri yapmazsanız) arzda fitne ve büyük bir f esat olur. Öyle ki iman edenler, hicret edenler, Allah yolunda kendileriyle ve mallarıyla çaba gösterenler / cihat edenler, yardım edip onları barındıranlar, işte onlar hakiki müminlerdir. Onlara bağışlanma / mağfiret ve rızık ikramı vardır. Sonradan iman edip hicret eden ve sizinle ceht gösterenler / cihada katılanlar, işte onlar da sizdendirler (Dost olabilirsiniz) Rahimdaşların / (merhamet ulularının) ise bazısı Allah’ın kitabında bazısına dosttur. Muhakkak Allah, her şeyi bilendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça onlara yardım etmeniz gerekir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

    Süleyman Ateş

    Onlar ki inandılar, hicret ettiler, Allah yolunda mallariyle, canlariyle savaştılar ve onlar ki (yurtlarına göçenleri) barındırdılar ve yardım ettiler; işte onlar, birbirlerinin velisi(dostu, koruyucusu)durlar. İnanıp da hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar, onların velayetinden size bir şey yoktur (onları korumakla yükümlü değilsiniz). Fakat dinde yardım isterlerse (onlara) yardım etmeniz gerekir. Yalnız, aranızda andlaşma bulunan bir topluma karşı (yardım etmeniz) olmaz. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

    Süleymaniye Vakfı

    İnanıp güvenen, hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler /ellerinden geleni yapanlar dipnot 1 ile onları barındırıp yardım edenlerden her biri diğerinin koruyup kollayıcısıdır dipnot 2 . İnanıp güvenenlerden hicret etmeyenlere gelince, göç edinceye kadar hiçbirinizin, hiçbir konuda onları koruyup kollama göreviniz yoktur. Ama sizden dini konularda yardım isterlerse, aranızda anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhine olmamak kaydıyla yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yapmakta olduğunuz her şeyi daima görür.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cihad (جهاد), düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat). Allah yolunda savaş, cihadın çok önemli bir parçasıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayetteki velilik karşılıklı sorumluluk anlamındadır. Mekke'den göç edenler ile Medine'de onları barındıran ensarın birbirlerine karşı sorumlulukları olduğu özellikle belirtilmiştir. Ayet Bedir Savaşından sonra Müslümanların Mekkeliler üzerinde açık bir üstünlük sağladığı askeri ve siyasi bir ortamda inmiştir. Bu esnada diğer müslümanlarla birlikte göç etmemiş, halen Mekke'de ikamet etmekte olan müslümanlar da vardı. Allah Teala onlar da göç edene kadar, bunlara karşı diğer müslümanların bir sorumluluğunun bulunmadığını bildirmektedir. Bu ayet, din konusundaki yardım sorumluluğumuzu bile aramızda anlaşma bulunan topluluklara karşı olmama şartına bağlamıştır. Enfal 73. ayette, bu emri yerine getirmediğimiz takdirde kafirlerin, kendi yönetimlerinde olan müslüman azınlığa karşı çatışma ve fesat ortaya çıkaracakları belirtilmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanıp güvenen, hicret dipnot 1 eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücadele(cihad) dipnot 2 edenler ile onları barındırıp yardım edenler; işte onlar birbirinden sorumludur (velidir) dipnot 3 . İnanıp güvenenlerden hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar hiçbiriniz, hiçbir konuda onlardan sorumlu (veli) değilsiniz. Eğer sizden dininizle ilgili yardım isterlerse, aranızda anlaşma bulunan bir topluluğa karşı olmadığı sürece, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptığınız her şeyi görür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hicret: Göç etmek
    2. metne dön, dipnot 2
      Bakınız Bakara 2/218 ve ilgili dip not
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayetteki velilik karşılıklı sorumluluğu, velayeti olan anlamındadır. Mekke'den göç eden göçmenler ve Medine'de onları barındıran ensarların birbirlerine karşı sorumlulukları olduğu özellikle belirtilmiştir. Ayet Bedir Savaşından sonra müslümanların Mekkeliler üzerinde açık bir üstünlük sağladığı askeri ve siyasi bir ortamda inmiştir. Bu esnada diğer müslümanlarla birlikte göç etmemiş, halen Mekke'de ikamet etmekte olan müslümanlar da vardı. Allah Teala onlar da göç edene kadar, bunlara karşı diğer müslümanların bir sorumluluğunun bulunmadığını bildirmektedir. Din konusunda ki yardım istediklerini bile aramızda anlaşma bulunan topluluklara karşı olmama şartına bağlamıştır. Sonraki ayette (73) bu emri yerine getirmediğimiz takdirde birbirine yakın dost olan kafirlerin henüz kendi yönetiminde olan müslüman azınlığa karşı çatışma ve fesat ortaya çıkaracakları açıkça belirtilmiştir. Dış politikada akıl odaklı ve ilkeli bu yaklaşıma tüm müslümanların dikkatini çekiyoruz.

    Şaban Britch

    İman eden, hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat eden ve (muhacirleri) barındırıp, onlara yardım edenler. İşte onlar birbirlerinin velisidir. İman edip de hicret etmeyenler, onlar hicret edene kadar hiçbir velayetiniz yoktur. Fakat din hususunda sizden yardım isterlerse onlara aranızda sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmeniz gerekir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.

    Şaban Piriş

    İman eden, hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat eden ve (muhacirleri) barındırıp, onlara yardım edenler. İşte onlar birbirlerinin velisidir. İman edip de hicret etmeyenler, onlar hicret edene kadar hiç bir velayetiniz yoktur. Fakat din hususunda sizden yardım isterlerse onlara -aranızda anlaşma olan toplumdan başkasına karşı- yardım etmeniz gerekir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlar ki inanıp hicret ettiler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda savaştılar ve onlar ki hicret edenleri barındırdılar, onlara yardım ettiler, işte onlar birbirlerinin dostlarıdır. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret edecekleri vakte kader size onların yönetiminden bir şey düşmüyor. Ama sizden dinde yardım isterlerse, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak üzere, kendilerine yardım etmeniz gerekir. Allah, yapmakta olduklarınızı iyice görmektedir.

  2. Enfâl suresi, 73. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 73. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُن فِتْنَةٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ

    Diyanet İşleri

    İnkar edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olur.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar da birbirlerinin dostudur. dipnot 1 Siz onu (o dostluk birlikteliğini) yerine getirmezseniz, dipnot 2 yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk olur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Küfrün tek millet oluşu gerçeği işte burada bir kez daha dile getirilmiş olmakta, münafıkların birbirinden görünmelerinden söz eden Tevbe 9:67'deki ifadeyle buradaki bilgiler örtüşmektedir. Benzer mesajlar: Mâide 5:51; Tevbe 9:67.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki [illâ] edatı istisna değil, [in] ve [lâ] edatlarından oluşan bir şart cümlesi başlangıcıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Nitekim, küfre saplananlar (da) birbirleriyle dayanışma içindedirler. Ancak, siz de böyle yapmadıkça yeryüzünde zorbalık ve büyük bir baskı hakim olacaktır.

    Muhammed Esed

    Bütün bunlarla birlikte, (unutmayın ki) hakkı inkara şartlanmış olanlar birbirleriyle müttefiktirler; siz de (birbirinizle) öyle olmadıkça yer yüzünde fitne ve büyük bir karışıklık baş gösterecektir.

    Ahmed Hulusi

    Hakikat bilgisini inkar edenler, birbirlerinin sahipleridir (birbirlerine arka çıkarlar)! Eğer siz de bunu yapmazsanız (birbirinize sahip çıkıp destek vermezseniz) yeryüzünde fitne ve büyük bozulma yaşarsınız.

    Ali Bulaç

    İnkâr edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.

    Ali Özek ve heyeti

    Küfredenler de biribirlerinin velîleridirler: (Bu itibarla siz, birbirinize gerekli yardımı) yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük kargaşa olur.

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenler, birbirlerinin dostudur. Siz de böyle yapmazsanız, yeryüzünde karışıklık ve büyük bir kargaşa çıkar.

    Bayraktar Bayraklı

    İnkarcılar da birbirlerinin yardımcılarıdır. Eğer siz Allah'ın emirlerini yerine getirmezseniz, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.

    Edip Yüksel

    İnkar edenler de birbirlerinin dostudur. Bu emirleri uygulamazsanız, yeryüzünde kaos ve büyük bir fesat olur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkar edenler de birbirlerinin dostudur. Bu emirleri uygulamazsanız, yeryüzünde kaos ve büyük bir fesad olur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kafirler de birbirlerinin dostlarıdırlar. Böyle yapmazsanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kafir bulunanlar da yekdiğerinin veliyleridir, böyle yapmazsanız yer yüzünde bir fitne ve büyük bir fesad olur

    Erhan Aktaş

    Kafirler birbirlerinin evliyasıdır. dipnot 1 Eğer siz de bunu yapmazsanız dipnot 2 , yeryüzünde fitne dipnot 3 ve büyük kargaşa olur.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (Bkz. 2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Siz de birbirinizin evliyaları olmazsanız.
    3. metne dön, dipnot 3
      Baskı ve zulüm.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler birbirlerinin evliyasıdır. dipnot 1 Eğer siz de bunu yapmazsanız dipnot 2 , yeryüzünde fitne dipnot 3 ve büyük kargaşa olur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)
    2. metne dön, dipnot 2
      Siz de birbirinizin evliyaları olmazsanız.
    3. metne dön, dipnot 3
      Baskı ve Zulüm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayan nankörler birbirlerinin evliyalarıdırlar. dipnot 1 Eğer siz de bunu yapmazsanız dipnot 2 , yeryüzünde büyük bir baskı, zulüm ve kargaşa olur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar. Kur'an'da yer alan, "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüğü; dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedirler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Siz de birbirinizin evliyaları olmazsanız.

    Gültekin Onan

    Küfredenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.

    Hasan Basri Çantay

    Kafir olanlar bile birbirinin yardımcılarıdır. Eğer siz bunu yapmazsanız yer yüzünde bir fitne ve büyük fesad olur.

    İbni Kesir

    Küfredenler ise birbirlerinin dostudurlar. Eğer siz bunu yapmazsanız; yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesad olur.

    Mehmet Alagaş

    (72-75) Muhakkak ki iman edenler, hicret edenler, Allah yolunda kendileriyle ve mallarıyla çaba gösterenler / cihat edenler, yardım edip onları barındıranlar, onlardan bazısı bazılarının dostudur. İman ettiği halde hicret etmemiş olanlar la, ta ki hicret edinceye kadar onlara herhangi bir dostluğunuz olmasın , a ranızda antlaşma olan kavimler hariçtir. Allah yaptıklarınızı görendir. Kafirlerin de bazısı bazılarının dostudur, ancak onu yapmazsanız (dostluk konusundaki denilenleri yapmazsanız) arzda fitne ve büyük bir f esat olur. Öyle ki iman edenler, hicret edenler, Allah yolunda kendileriyle ve mallarıyla çaba gösterenler / cihat edenler, yardım edip onları barındıranlar, işte onlar hakiki müminlerdir. Onlara bağışlanma / mağfiret ve rızık ikramı vardır. Sonradan iman edip hicret eden ve sizinle ceht gösterenler / cihada katılanlar, işte onlar da sizdendirler (Dost olabilirsiniz) Rahimdaşların / (merhamet ulularının) ise bazısı Allah’ın kitabında bazısına dosttur. Muhakkak Allah, her şeyi bilendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesad olur.

    Süleyman Ateş

    İnkar edenler, birbirlerinin velisidirler. Eğer bunu yapmazsanız (mü'minleri bırakıp kafirleri dost tutarsanız), yeryüzünde fitne ve büyük bir kargaşa olur.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenlerden her biri de diğerinin koruyup kollayıcısıdır. Eğer bunu (birbirinizi koruyup kollama görevini bu şekilde) yapmazsanız orada dipnot 1 fitne / çatışma dipnot 2 ve büyük bir fesat ortaya çıkar dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müslümanların yaşadığı o yerde.
    2. metne dön, dipnot 2
      Çatışma diye tercüme ettiğimiz "fitne" için bkz Enfal 8/25. ayetin dipnotu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Mekke'deki müslümanlara yönelik yapacağınız ve anlaşma koşullarınızın dışında kalacak her türlü girişim, oradaki müslümanlara karşı olumlu değil olumsuz sonuçlar meydana getirir. Çatışma ve bozulma ortamı oluşur ve müslümanların katline neden olur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) her biri diğerinin yakın dostudur. Siz burada emredileni yapmazsanız orada dipnot 1 çatışma (fitne) ve büyük bir bozulma (fesat) ortaya çıkar dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sizinle birlikte olmayan, hicret etmemiş bulunanların yaşadığı topraklarda (Mekke'de)
    2. metne dön, dipnot 2
      Mekke'deki müslümanlara yönelik yapacağınız ve anlaşma koşullarınızın dışında kalacak her türlü girişim, oradaki müslümanlara karşı olumlu değil olumsuz sonuçlar meydana getirir. Çatışma ve bozluma ortamı oluşur ve müslümanların katline neden olur.

    Şaban Britch

    Kâfir olanlar birbirlerinin velisidir. Eğer siz bunu yapmazsanız yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.

    Şaban Piriş

    Kafir olanlar birbirlerinin velisidir. Eğer siz bunu yapmazsanız yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Küfre sapanlar da birbirlerinin dostlarıdır. Eğer şu dikkat çekilenleri yapmazsanız yeryüzünde bir fitne, büyük bir bozgun çıkar.

  3. Enfâl suresi, 74. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 74. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

    Diyanet İşleri

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.

    Mehmet Okuyan

    İman edip Allah yolunda hicret ve cihad edenler (fedakârlık yapanlar), (muhacirleri) barındırıp yardım edenler (ensar) var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Hani o imanda sebat eden, zulüm diyarından göç eden, Allah yolunda var gücüyle çaba gösteren ve onlara kucak açıp yardım edenler var ya: onlar gerçek birer mü'mindirler: Onları, engin bir bağış ve görkemli bir rızık beklemektedir.

    Muhammed Esed

    Ve o imana erişen, zulmün hüküm sürdüğü diyardan göç eden ve Allah yolunda elinden gelen her türlü çabayı gösteren kimselerle (onlara) kol kanat gerip yardım eden kimseler; işte bunlardır, gerçekten inanan kimseler! Günahlarından bağışlanma ve çok kutlu bir rızık beklemektedir onları.

    Ahmed Hulusi

    Onlar ki iman ettiler, hicret ettiler, Allah yolunda mücahede ettiler ve onlar ki (hicret edenleri) barındırdılar ve yardım ettiler; işte onlar imanı tam hakkını vererek yaşayan iman edenlerdir! Onlar için bağışlanma ve rızk-u kerim (bol rızık) vardır.

    Ali Bulaç

    İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mü'min olanlar bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır.

    Ali Rıza Safa

    İnananlar, göç edenler, Allah'ın yolunda çaba gösterenler, barındıranlar ve yardım edenler; gerçek inananlar, işte onlardır. Onlar için, bağışlanma ve bol geçimlik vardır. dipnot 137

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 137
      "Çaba gösterenler" olarak yazdığımız "Cahedu" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde savaşmak anlamı verilerek, bu sözcüğün geçtiği tüm ayetlerde, "Cihad edenler" veya "Savaşanlar" biçiminde çevrilmiştir. Bu yüzden, halk arasında da bu anlamda olduğu sanılır. Oysa "Cehd" kökünden gelen sözcükler, akılcı ve düşünsel çabalar anlamına gelir. Savaş ise "Kital" kökünden gelen sözcüklerle Kur'an'da bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için af ve bol rızık vardır.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar, ALLAH yolunda göç edip çaba gösterenler ve onları barındırıp yardım edenler, işte bunlar gerçek iman edenlerdır. Onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar, ALLAH yolunda göç edip çaba gösterenler ve onları barındırıp yardım edenler, işte bunlar gerçek inananlardır. Onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihada gidenlerle onları barındırıp yardıma koşanlar, işte onlardır gerçek mü'minler. Onlara bir bağışlama ve bol rızık vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O kimseler ki iyman edib hicret ettiler ve Allah yolunda cihada gittiler, ve o kimseler ki iyva ettiler, yardıma koştular, işte bunlar hakka mü'minlerdir, bunlara bir mağfiret var ve kerim bir rızk var

    Erhan Aktaş

    İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler; barındıran ve yardım edenler işte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için bağışlanma ve kerim dipnot 1 bir rızık vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bol ikramlı, cömertçe.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler; barındıran ve yardım edenler işte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için bağışlanma ve kerim dipnot 1 bir rızık vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bol ikramlı, cömertçe.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler; barındıran ve yardım edenler işte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için bağışlanma ve kerim dipnot 1 bir rızık vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bol ikramlı, cömertçe.

    Gültekin Onan

    İnananlar, hicret edenler ve Tanrı yolunda cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek inançlılar bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.

    Hasan Basri Çantay

    İman edib de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, barındıranlar, yardım edenler: İşte gerçek mü'min olanlar bunlardır. Mağfiret ve uçsuz bucaksız rızık da onlarındır.

    İbni Kesir

    İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler, barındıranlar ve yardım edenler; işte onlar, gerçek mü'minlerdir. Onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.

    Mehmet Alagaş

    (72-75) Muhakkak ki iman edenler, hicret edenler, Allah yolunda kendileriyle ve mallarıyla çaba gösterenler / cihat edenler, yardım edip onları barındıranlar, onlardan bazısı bazılarının dostudur. İman ettiği halde hicret etmemiş olanlar la, ta ki hicret edinceye kadar onlara herhangi bir dostluğunuz olmasın , a ranızda antlaşma olan kavimler hariçtir. Allah yaptıklarınızı görendir. Kafirlerin de bazısı bazılarının dostudur, ancak onu yapmazsanız (dostluk konusundaki denilenleri yapmazsanız) arzda fitne ve büyük bir f esat olur. Öyle ki iman edenler, hicret edenler, Allah yolunda kendileriyle ve mallarıyla çaba gösterenler / cihat edenler, yardım edip onları barındıranlar, işte onlar hakiki müminlerdir. Onlara bağışlanma / mağfiret ve rızık ikramı vardır. Sonradan iman edip hicret eden ve sizinle ceht gösterenler / cihada katılanlar, işte onlar da sizdendirler (Dost olabilirsiniz) Rahimdaşların / (merhamet ulularının) ise bazısı Allah’ın kitabında bazısına dosttur. Muhakkak Allah, her şeyi bilendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (Muhacirler'i) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek Müminlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.

    Süleyman Ateş

    Onlar ki, inandılar, hicret ettiler, Allah yolunda savaştılar ve onlar ki, (göçmenleri) barındırdılar ve (onlara) yardım ettiler, işte gerçek mü'minler onlardır. Onlar için bağış ve bol rızık vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanıp güvenerek hicret eden ve Allah yolunda mücadele (cihad) edenler ile bunları barındırıp yardım edenler (ensar) var ya; işte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için bağışlama ve bol rızık vardır.

    Şaban Britch

    iman edip, hicret eden, Allah yolunda cihat eden, barındıran ve yardım edenler, işte onlar gerçek müminlerdir. Onlara bağış ve bol rızıklar vardır.

    Şaban Piriş

    İman edip, hicret eden, Allah yolunda cihat eden, barındıran ve yardım edenler, işte onlar gerçek müminlerdir. Onlara bağış ve bol rızıklar vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O inanıp hicret edenler, Allah yolunda didinenler, o barındırıp yardımcı olanlar var ya, gerçek müminler işte onlardır! Bir bağışlanma var onlar için, bol bir rızık var.

  4. Enfâl suresi, 75. ayet — bütün mealleriyle aç

    Enfâl suresi, 75. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنۢ بَعْدُ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ مَعَكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مِنكُمْ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۢ

    Diyanet İşleri

    Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah'ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha layıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Sonradan iman edecek olan ve hicret edip sizinle birlikte cihad edecekler (fedakârlık yapacaklar) da sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakınlık sahibi olanlar birbirlerine daha uygundur. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Ahzâb 33:6.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve daha sonra inanıp zulüm diyarından göç edecek ve sizinle birlikte Allah yolunda üstün gayret gösterecek kimselere gelince: İşte onlar da sizdendirler; bir de Allah'ın yasası uyarınca, akrabalık bağına sahip olanlar (bu şartlara da uyunca) birbirlerine daha bir yakın hale gelirler. Hiç kuşku yok ki, her şeyi bilen yegane varlık Allah'tır.

    Muhammed Esed

    Ve bundan sonra inanıp da zulmün egemen olduğu diyardan göç edecek ve (Allah) yolunda sizinle birlikte çaba sarf edecek olanlara gelince, bunlar (da) sizdendirler; (işte böyle) sıkıca birbirine bağlanıp yakınlık kazananlar, Allahın koyduğu düstura göre birbirleri üzerinde temelden hak sahibidirler. Gerçek şu ki, Allahtır her şeyin aslını bilen.

    Ahmed Hulusi

    Onlar ki daha sonra iman ettiler, hicret ettiler ve sizinle beraber mücahede ettiler; işte onlar da sizdendir! Ulül Erham (kan bağı olanlar), Allah Kitabı'nda, birbirlerine daha evladır. . . Muhakkak ki Allah Bi-külli şey'in Aliym'dir (her şeyi, Esma'sıyla hakikati olarak bilendir)!

    Ali Bulaç

    Bundan sonra iman edip hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar sizdendir. Akrabalar (mirasta) Allah'ın Kitabına göre, birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonradan iman edenler, hicret edenler ve sizinle birlikte cihâd edenler, işte bunlar da sizdendir. Allah'ın Kitabı'na göre, hısımlar, birbirlerine (vâris olmaya) daha yakındırlar. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

    Ali Rıza Safa

    Ve bundan sonra, inanmış olarak göç edenler ve sizinle birlikte çaba gösterenler; işte onlar sizdendir. Allah'ın Kitabı'na göre, yakın akrabalar, birbirlerine daha yakındır. Kuşkusuz, Allah, her şeyi Bilendir. dipnot 138

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 138
      "Yakın akrabalar, birbirlerine daha yakındır." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Akrabalar birbirlerine mirasta önceliklidir." veya "Birbirine bağlanıp yakınlık kazananlar, birbirleri üzerinde temelden hak sahibidir." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre, yakın akrabalar birbirlerine daha uygundur. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

    Edip Yüksel

    Sonradan iman edenler, göç edenler ve sizinle birlikte çaba gösterenler de sizdendir. ALLAH'ın Kitabı'na göre akrabalar birbirlerine önceliklidir. ALLAH her şeyi Bilendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonradan inananlar, göç edenler ve sizinle birlikte çaba gösterenler de sizdendir. ALLAH'ın Kitabına göre akrabalar birbirlerine önceliklidir. ALLAH herşeyi Bilendir

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonradan iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenler de sizdendir. Akrabalar ise, Allah'ın kitabına göre birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki, Allah herşeyi bilir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O kimseler ki sonradan iyman ettiler ve hicret edib sizinle beraber mücahede yaptılar bunlar da sizdendir, bir de erham sahibleri Allahın kitabında birbirine daha yakındır, şüphe yok ki Allah her şeyi bilir

    Erhan Aktaş

    Sonradan iman edip de hicret edenler ve sizinle birlikte cihat edenler sizdendir. Allah'ın Kitap'ına göre rahim sahipleri dipnot 1 önceliklidir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mü'min akrabalar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonradan iman edip de hicret edenler ve sizinle birlikte cihat edenler sizdendir. Allah'ın Kitap'ına göre rahim sahipleri dipnot 1 önceliklidir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mü'min akrabalar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonradan iman edip de hicret edenler ve sizinle birlikte cihat edenler sizdendir. Allah'ın Kitap'ına göre rahim sahipleri dipnot 1 önceliklidir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mü'min akrabalar.

    Gültekin Onan

    Bundan sonra inanıp hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar sizdendir. Akrabalar (mirasta) Tanrı'nın Kitabına göre birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Tanrı her şeyi bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Henüz iman edin de hicret ve sizinle beraber cihad edenler (e gelince): Onlar da sizdendir. Hısımlar Allahın kitabınca birbirine daha yakındırlar. Allah her şey'i hakkıyle bilendir.

    İbni Kesir

    Sonra iman edip de hicret edenler ve sizinle birlikte savaşanlar; işte onlar sizdendir. Hısımlar, Allah'ın kitabına göre birbirine daha yakındırlar. Muhakkak ki Allah, her şeyi bilendir.

    Mehmet Alagaş

    (72-75) Muhakkak ki iman edenler, hicret edenler, Allah yolunda kendileriyle ve mallarıyla çaba gösterenler / cihat edenler, yardım edip onları barındıranlar, onlardan bazısı bazılarının dostudur. İman ettiği halde hicret etmemiş olanlar la, ta ki hicret edinceye kadar onlara herhangi bir dostluğunuz olmasın , a ranızda antlaşma olan kavimler hariçtir. Allah yaptıklarınızı görendir. Kafirlerin de bazısı bazılarının dostudur, ancak onu yapmazsanız (dostluk konusundaki denilenleri yapmazsanız) arzda fitne ve büyük bir f esat olur. Öyle ki iman edenler, hicret edenler, Allah yolunda kendileriyle ve mallarıyla çaba gösterenler / cihat edenler, yardım edip onları barındıranlar, işte onlar hakiki müminlerdir. Onlara bağışlanma / mağfiret ve rızık ikramı vardır. Sonradan iman edip hicret eden ve sizinle ceht gösterenler / cihada katılanlar, işte onlar da sizdendirler (Dost olabilirsiniz) Rahimdaşların / (merhamet ulularının) ise bazısı Allah’ın kitabında bazısına dosttur. Muhakkak Allah, her şeyi bilendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha lâyıktırlar. Şüphesiz Allah; hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Süleyman Ateş

    Onlar ki sonradan inandılar, hicret ettiler, sizinle beraber savaştılar, işte onlar da sizdendir. Rahim sahipleri (kan akrabası), Allah'ın Kitabına göre birbirlerine daha yakın dostturlar. Allah herşeyi bilir.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonradan inanıp güvenen, göç eden ve sizinle beraber olup cihad edenler /ellerinden geleni yapanlar… dipnot 1 İşte onlar da sizdendir. Ama kan bağı ile akraba olanlar, olmayanlara göre Allah'ın kitabında önceliklidirler dipnot 2 . Allah, her şeyi bilir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cihad için bkz. Enfal 8/72'nin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bütün müminler birbirinin yakınıdır. Bu yakınlık miras açısından değildir. Mümin olmasalar bile miras soy yakınlığına göre paylaştırılır (Ahzab 33/6, Nisa 4/7,11, 33 ve 176.)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bundan sonra inanıp güvenen, hicret eden ve sizinle beraber mücadele (cihad) edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalardan birinin diğerine önceliği vardır. Allah, her şeyi bilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bütün müminler birbirinin dostudur ancak akrabalar daha yakındır. Onların mirasta önceliği vardır. Bkz. Nisa 4/12

    Şaban Britch

    Daha sonra iman edip, hicret eden ve sizin yanınızda cihat edenler, onlar da sizdendir. Akrabalar, Allah’ın kitabında (miras hususunda) birbirlerine daha yakındır. Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

    Şaban Piriş

    Sonra iman eden, hicret eden ve sizin yanınızda cihat edenler, onlar da sizdendir. Akraba, Allah'ın kitabında birbirlerine daha yakındır. Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonradan inanarak hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Kan akrabaları ise, Allah'ın Kitabı'na göre birbirlerine daha yakın dostturlar. Allah herşeyi bilir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.