Fecr suresi

Fecr suresi, 16. ayet

Fecr suresi, 16. ayet. وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ

veemmâ iẕâ me-btelâhü feḳadera `aleyhi rizḳahû feyeḳûlü rabbî ehânen.

Diyanet İşleri

Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fecr 13–19 · surenin 16. ayeti / 30

Konu İnsanın bolluk ve darlık karşısındaki tutumu Fecr 15–20 3

  1. Fecr 13

    Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

  2. Fecr 14

    Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

  3. Fecr 15

    İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

  4. 16

    Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

  5. Fecr 17

    Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

  6. Fecr 18

    Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

  7. Fecr 19

    Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–20. ayetler için yazılmıştır.

15. Yüce Allah, insanın mahiyeti itibari ile nasıl bir tabiata sahip olduğunu, akıbetleri bilmeyen, cahil ve zalim bir varlık olduğunu haber vermektedir. O, karşı karşıya bulunduğu halin, sonu gelmemek üzere devam edip gideceğini sanır. Yüce Allah’ın dünya hayatındaki lütuflarını ve ona nimet ihsan etmesini, kendisinin O’nun katında değerli ve O’na pek yakın olduğunu gösterdiğini zanneder.

16. Buna karşılık O “rızkını kısarsa” gıdası kendisine yetecek kadar olup ondan bir şey artırmayacak olursa, bu yolla Allah’ın kendisini hakir ve zelil kıldığını zanneder. Yüce Allah, onun bu kanaate sahip oluşunu reddederek şöyle buyurmaktadır:

17. “Asla!” yani dünyada kendisine nimet verdiğim herkes benim nezdimde üstün ve değerli demek değildir. Rızkını daraltıp kıstığım herkes de benim nezdimde hakir ve zelil demek değildir. Zenginlik ve fakirlik, bolluk ve darlık, Allah’ın bir imtihanıdır. Allah, bununla kullarını dener. Kimin kendisine şükrettiğini, kimlerin sabrettiğini ortaya çıkartır ve bu kimselere pek büyük mükâfatlar ihsan eder. Böyle olmayanları ise ağır bir azaba duçar eder. Diğer taraftan kulun, sadece kendi nefsinin isteklerini yerine getirmek için çalışıp durması ve o noktadan ileriye gitmemesi gayretinin azlığından, idealinin küçüklüğünden kaynaklanır. Bundan dolayı Allah, böylelerini muhtaç kullarının durumlarına önem vermediklerinden dolayı kınayarak şöyle buyurmaktadır:

"Doğrusu siz” babasını yitirmiş, ihtiyacını karşılayacak kimsesi olmayan, gönlü hoşnut edilmeye ve iyiliğe muhtaç hale gelmiş “yetime ikram etmiyorsunuz.” Ona ikramda bulunmak yerine onu küçük görürsünüz. Bu ise kalplerinizde rahmet bulunmadığına ve hayır isteğinizin olmadığına delildir.

18. “Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” Birbirinizi, fakir ve yoksul muhtaçları yemek yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Buna sebep ise dünyalığa olan tutkunuz, cimriliğiniz ve dünyalık sevgisinin kalbinizde iyice yer etmiş olmasıdır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:

19. “Mirası” yani ölüden geriye kalan malı “toptan yiyorsunuz.” Ondan geriye hiçbir şey bırakmazsınız.

20. “Malı da çok aşırı seviyorsunuz.” Bu da Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Oysa siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Halbuki âhiret, hem daha hayırlı hem de daha kalıcıdır.” (el-A’lâ, 87/16-17); “Hayır, hayır siz hemen elde edilen (dünyayı) seviyorsunuz ve âhireti bir kenara atıyorsunuz.” (el-Kıyâme, 75/20)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ama onu imtihan ederek rızkını daraltırsa, o zaman Rabbinin onu aşağıladığını zannederek şöyle der: “Rabbim beni aşağıladı.''

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَمَّآ veemma ama
  2. إِذَا iza zaman
  3. مَا ma ne
  4. ٱبْتَلَىٰهُ btelahu onu sınasa kök: بلو
  5. فَقَدَرَ fe kadera ve daraltsa kök: قدر
  6. عَلَيْهِ aleyhi ona
  7. رِزْقَهُۥ rizkahu rızkını kök: رزق
  8. فَيَقُولُ feyekulu der ki kök: قول
  9. رَبِّىٓ rabbi Rabbim kök: ربب
  10. أَهَـٰنَنِ ehaneni beni alçalttı kök: هون

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader

    Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader

    Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader

    Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

  • Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Fakat) ne zaman onu imtihan edip rızkını daralttığında ise "Rabbim beni küçük düşürdü (önemsemedi)" der.

Mustafa İslamoğlu

Ne zaman da Rabbi onu (darlıkla) sınayıp onun geçim alanını sınırlandıracak olsa, bu kez de "Rabbim beni zelil etti" der.

Muhammed Esed

ama geçim vasıtalarını daraltarak onu denediği zaman ise, "Rabbim beni küçük düşürdü!" di(ye sızlanı)r.

Ahmed Hulusi

Fakat onu bela ile deneyip geçimini daraltır ise: "Rabbim beni alçaltıp zelil kıldı" der (isyan eder, sabretmez)!

Ali Bulaç

Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.

Ali Özek ve heyeti

Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise «Rabbim beni önemsemedi» der.

Ali Rıza Safa

Fakat geçimini daraltarak onu sınarsa; "Efendim, beni aşağıladı!" der. dipnot 598

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 598
    "Beni aşağıladı." söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Bana ihanet etti." veya "Beni perişan etti." veya "Beni hor gördü." veya "Bana haksızlık etti." veya "Beni önemsemedi." biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Fakat imtihan edip rızkını daralttığında ise, "Rabbim beni önemsemedi" der.

Edip Yüksel

Ancak ne zaman ki rızkını kısarak onu sınarsa, "Efendim beni küçük düşürdü" der.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ancak ne zaman ki rızkını kısarak onu sınarsa, 'Rabbim beni küçük düşürdü,' der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim bana ihanet etti." der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma her ne zaman da imtihan edip rızkını daraltırsa o vakıt da rabbım bana ihanet etti der.

Erhan Aktaş

Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse, dipnot 1 "Rabb'im beni alçaltı. dipnot 2 " der.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daraltsa.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğru yolda olmadığım için beni ikramından mahrum bıraktı. Müşriklere göre, yoksul ve güçsüz kimseler ki bunlar çoğunlukla Muhammed Nebi'mizin yanında yer almışlardı, bunlar yanlış yolda olduklarından Rabb'in ikramından mahrum bırakılmaktaydılar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse dipnot 1 , "Rabb'im beni alçaltı. dipnot 2 " der.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daraltsa.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğru yolda olmadığım için beni ikramından mahrum bıraktı. Müşriklere göre, yoksul ve güçsüz kimseler ki bunlar çoğunlukla Nebimizin yanında yer almışlardı, bunlar yanlış yolda olduklarından Rabb'in ikramından mahrum bırakılmaktaydılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse dipnot 1 , "Rabb'im beni aşağıladı. dipnot 2 " der.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daraltsa.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğru yolda olmadığım için beni ikramından mahrum bıraktı. Müşriklere göre, yoksul ve güçsüz kimseler ki bunlar çoğunlukla Nebimizin yanında yer almışlardı, bunlar yanlış yolda olduklarından Rabb'in ikramından mahrum bırakılmaktaydılar.

Gültekin Onan

Ama ne zaman onu deneyerek üzerindeki rızkını kıssa / kısıtlasa / daraltsa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.

Hasan Basri Çantay

Fakat ne vakit da onu deneyerek üzerine rızkını daraltırsa şimdi de" Rabbim bana ihanet etdi" der!

İbni Kesir

Ama onu denemek üzere rızkını daraltırsa: Rabbım beni fakir düşürdü, der.

Mehmet Alagaş

(15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ama ne zaman onu imtihan ederek rızkını daraltsa: "Rabbim beni hor kıldı" der.

Süleyman Ateş

Ama Rabbi onu sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim beni alçalttı (perişan etti)" der.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama eğer onu yıpratıcı bir imtihana sokar, rızkını daraltırsa bu defa der ki: "Rabbim beni rezil etti".

Şaban Britch

Ama onu, imtihan edip rızkını daralttığında: "Rabbim beni zelil etti" der.

Şaban Piriş

Ama onu, imtihan edip, rızkını daralttığında: -Rabbim bana ihanet etti, der.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when He tests him by restricting his means, he despairingly says: "Allah, my Creator, has disregarded me and reduced me to humiliation".

Abdul Haleem

but when He tries him through the restriction of his provision, he says, ‘My Lord has humiliated me.’

Abdullah Yusuf Ali

But when He trieth him, restricting his subsistence for him, then saith he (in despair), "My Lord hath humiliated me!"

Abul A'la Maududi

But when He tests him by straitening his sustenance, he says: "My Lord has humiliated me." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This then is man’s materialistic view of life. He regards the wealth and position and power of this world alone as everything. When he has it, he is filled with pride and says God has honored me; and when he fails to obtain it, he says: God has humiliated me. Thus, the criterion of honor and humiliation in his sight is the possession of wealth and position and power, or the absence of it, whereas the truth which he does not understand is that whatever Allah has given anybody in the world has been given for the sake of a trial. If he has given him wealth and power, it has been given for a trial to see whether he becomes grateful for it, or commits ingratitude. If he has made him poor, in this too there is a trial for him to see whether he remains content and patient in the will of God and faces his hardships bravely within permissible bounds, or becomes ready to transgress every limit of morality and honesty and starts cursing his God.

Aisha Bewley

But then when He tests him by restricting his provision, he says, ‘My Lord has humiliated me!’

Al-Hilali & Khan

But when He tries him by straitening his means of life, he says: "My Lord has humiliated me!"

Ali Quli Qarai

But when He tests him and tightens for him his provision, he says, ‘My Lord has humiliated me. ’

Amatul Rahman Omar

And when He disciplines him (with affliction) and (thus) straitens for him his (means of) subsistence, he says, `My Lord has (for no reason) disgraced me. '

Arthur John Arberry

But when he tries him and stints for him his provision, then he says, 'My Lord has despised me. '

Bijan Moeinian

When man is being tried in poverty [to see how he handles the situation], he considers it as a God’s punishment!

E. Henry Palmer

but whenever he tries him and doles out to him his subsistence, then he says, My Lord despises me!

Edip-Layth

If his Lord tests him and gives him little wealth, then he says: "My Lord has humiliated me!"

George Sale

But when He proveth him by afflictions, and withholdeth his provisions from him, he saith, my Lord despiseth me.

Hamid S. Aziz

But whenever he tries him and restricts his subsistence, then he says, "My Lord despises me!"

Mahmoud Ghali

And just when He tries him, so He determines for him the right estimate of his provision, then he says, "My Lord has degraded me. "

Marmaduke Pickthall

But whenever He trieth him by straitening his means of life, he saith: My Lord despiseth me.

Mohamed Ahmed - Samira

But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me. "

Muhammad Asad

whereas, whenever He tries him by straitening his means of livelihood, he says, "My Sustainer has disgraced me!"

Mustafa Khattab

But when He tests them by limiting their provision, they protest, "My Lord has ˹undeservedly˺ humiliated me!"

Progressive Muslims

And if his Lord tests him and gives him little wealth, then he says: "My Lord has humiliated me!"

Rashad Khalifa

But if He tests him through reduction in provisions, he says, "My Lord is humiliating me!"

Sahih International

But when He tries him and restricts his provision, he says, "My Lord has humiliated me. "

Sam Gerrans

But when He tries him, and straitens his provision, he says: “My Lord has humiliated me.”

Shabbir Ahmed

But when He lets his life take a turn by restricting his provision, he says, "My Lord has disgraced me. "

Syed Vickar Ahamed

But when He tries him, (by) restricting his livelihood for him, then he says (in despair), "My Mighty Lord has put me to shame!"

Taqi Usmani

But when he tests him, and thus straitens his provision for him, he says, "My Lord has disgraced me."

The Monotheist Group

And if his Lord tests him and gives him little wealth, then he says: "My Lord has humiliated me!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fecr suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩