Diyanet İşleri
Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.
Fecr suresi
Fecr suresi, 16. ayet. وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ
veemmâ iẕâ me-btelâhü feḳadera `aleyhi rizḳahû feyeḳûlü rabbî ehânen.
Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın bolluk ve darlık karşısındaki tutumu Fecr 15–20 3
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.
Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.
İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.
Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.
Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–20. ayetler için yazılmıştır.
15. Yüce Allah, insanın mahiyeti itibari ile nasıl bir tabiata sahip olduğunu, akıbetleri bilmeyen, cahil ve zalim bir varlık olduğunu haber vermektedir. O, karşı karşıya bulunduğu halin, sonu gelmemek üzere devam edip gideceğini sanır. Yüce Allah’ın dünya hayatındaki lütuflarını ve ona nimet ihsan etmesini, kendisinin O’nun katında değerli ve O’na pek yakın olduğunu gösterdiğini zanneder.
16. Buna karşılık O “rızkını kısarsa” gıdası kendisine yetecek kadar olup ondan bir şey artırmayacak olursa, bu yolla Allah’ın kendisini hakir ve zelil kıldığını zanneder. Yüce Allah, onun bu kanaate sahip oluşunu reddederek şöyle buyurmaktadır:
17. “Asla!” yani dünyada kendisine nimet verdiğim herkes benim nezdimde üstün ve değerli demek değildir. Rızkını daraltıp kıstığım herkes de benim nezdimde hakir ve zelil demek değildir. Zenginlik ve fakirlik, bolluk ve darlık, Allah’ın bir imtihanıdır. Allah, bununla kullarını dener. Kimin kendisine şükrettiğini, kimlerin sabrettiğini ortaya çıkartır ve bu kimselere pek büyük mükâfatlar ihsan eder. Böyle olmayanları ise ağır bir azaba duçar eder. Diğer taraftan kulun, sadece kendi nefsinin isteklerini yerine getirmek için çalışıp durması ve o noktadan ileriye gitmemesi gayretinin azlığından, idealinin küçüklüğünden kaynaklanır. Bundan dolayı Allah, böylelerini muhtaç kullarının durumlarına önem vermediklerinden dolayı kınayarak şöyle buyurmaktadır:
"Doğrusu siz” babasını yitirmiş, ihtiyacını karşılayacak kimsesi olmayan, gönlü hoşnut edilmeye ve iyiliğe muhtaç hale gelmiş “yetime ikram etmiyorsunuz.” Ona ikramda bulunmak yerine onu küçük görürsünüz. Bu ise kalplerinizde rahmet bulunmadığına ve hayır isteğinizin olmadığına delildir.
18. “Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” Birbirinizi, fakir ve yoksul muhtaçları yemek yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Buna sebep ise dünyalığa olan tutkunuz, cimriliğiniz ve dünyalık sevgisinin kalbinizde iyice yer etmiş olmasıdır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:
19. “Mirası” yani ölüden geriye kalan malı “toptan yiyorsunuz.” Ondan geriye hiçbir şey bırakmazsınız.
20. “Malı da çok aşırı seviyorsunuz.” Bu da Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Oysa siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Halbuki âhiret, hem daha hayırlı hem de daha kalıcıdır.” (el-A’lâ, 87/16-17); “Hayır, hayır siz hemen elde edilen (dünyayı) seviyorsunuz ve âhireti bir kenara atıyorsunuz.” (el-Kıyâme, 75/20)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ama onu imtihan ederek rızkını daraltırsa, o zaman Rabbinin onu aşağıladığını zannederek şöyle der: “Rabbim beni aşağıladı.''
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…
Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Fakat) ne zaman onu imtihan edip rızkını daralttığında ise "Rabbim beni küçük düşürdü (önemsemedi)" der.
Ne zaman da Rabbi onu (darlıkla) sınayıp onun geçim alanını sınırlandıracak olsa, bu kez de "Rabbim beni zelil etti" der.
ama geçim vasıtalarını daraltarak onu denediği zaman ise, "Rabbim beni küçük düşürdü!" di(ye sızlanı)r.
Fakat onu bela ile deneyip geçimini daraltır ise: "Rabbim beni alçaltıp zelil kıldı" der (isyan eder, sabretmez)!
Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.
Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise «Rabbim beni önemsemedi» der.
Fakat geçimini daraltarak onu sınarsa; "Efendim, beni aşağıladı!" der. dipnot 598
Fakat imtihan edip rızkını daralttığında ise, "Rabbim beni önemsemedi" der.
Ancak ne zaman ki rızkını kısarak onu sınarsa, "Efendim beni küçük düşürdü" der.
Ancak ne zaman ki rızkını kısarak onu sınarsa, 'Rabbim beni küçük düşürdü,' der.
Fakat her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim bana ihanet etti." der.
Amma her ne zaman da imtihan edip rızkını daraltırsa o vakıt da rabbım bana ihanet etti der.
Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse, dipnot 1 "Rabb'im beni alçaltı. dipnot 2 " der.
Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse dipnot 1 , "Rabb'im beni alçaltı. dipnot 2 " der.
Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse dipnot 1 , "Rabb'im beni aşağıladı. dipnot 2 " der.
Ama ne zaman onu deneyerek üzerindeki rızkını kıssa / kısıtlasa / daraltsa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.
Fakat ne vakit da onu deneyerek üzerine rızkını daraltırsa şimdi de" Rabbim bana ihanet etdi" der!
Ama onu denemek üzere rızkını daraltırsa: Rabbım beni fakir düşürdü, der.
(15-20) İnsan böyledir, Rabbi onu imtihan etse / ibtila etse ve ona nimetler verse, Rabbim bana verdi / ikram etti der. Ne zaman da onu imtihan etse / ibtila etse onun rızkını kısıtlasa / takdir etse Rabbim b eni alçalttı/ beni önemsemedi der. Hayır hayır bilakis sizler çalışanı ölmüş olana / yetime vermiyorsunuz / ikram etmiyorsunuz. Çalışma gücü olmayanı / miskini doyurmaya teşvikte etmiyorsunuz. Helal haram demeyen bir yiyişle miras yiyorsunuz , Yığma / toplama sevgisiyle / aşkıyla malı da seviyorsunuz.
Ama ne zaman onu imtihan ederek rızkını daraltsa: "Rabbim beni hor kıldı" der.
Ama Rabbi onu sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim beni alçalttı (perişan etti)" der.
Yine onu imtihana sokup bu defa da rızkını daraltırsa: "Rabbim beni perişan etti!" der. dipnot 1
Ama eğer onu yıpratıcı bir imtihana sokar, rızkını daraltırsa bu defa der ki: "Rabbim beni rezil etti".
Ama onu, imtihan edip rızkını daralttığında: "Rabbim beni zelil etti" der.
Ama onu, imtihan edip, rızkını daralttığında: -Rabbim bana ihanet etti, der.
Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.
And when He tests him by restricting his means, he despairingly says: "Allah, my Creator, has disregarded me and reduced me to humiliation".
but when He tries him through the restriction of his provision, he says, ‘My Lord has humiliated me.’
But when He trieth him, restricting his subsistence for him, then saith he (in despair), "My Lord hath humiliated me!"
But when He tests him by straitening his sustenance, he says: "My Lord has humiliated me." dipnot 1
But then when He tests him by restricting his provision, he says, ‘My Lord has humiliated me!’
But when He tries him by straitening his means of life, he says: "My Lord has humiliated me!"
But when He tests him and tightens for him his provision, he says, ‘My Lord has humiliated me. ’
And when He disciplines him (with affliction) and (thus) straitens for him his (means of) subsistence, he says, `My Lord has (for no reason) disgraced me. '
But when he tries him and stints for him his provision, then he says, 'My Lord has despised me. '
When man is being tried in poverty [to see how he handles the situation], he considers it as a God’s punishment!
but whenever he tries him and doles out to him his subsistence, then he says, My Lord despises me!
If his Lord tests him and gives him little wealth, then he says: "My Lord has humiliated me!"
But when He proveth him by afflictions, and withholdeth his provisions from him, he saith, my Lord despiseth me.
But whenever he tries him and restricts his subsistence, then he says, "My Lord despises me!"
And just when He tries him, so He determines for him the right estimate of his provision, then he says, "My Lord has degraded me. "
But whenever He trieth him by straitening his means of life, he saith: My Lord despiseth me.
But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me. "
whereas, whenever He tries him by straitening his means of livelihood, he says, "My Sustainer has disgraced me!"
But when He tests them by limiting their provision, they protest, "My Lord has ˹undeservedly˺ humiliated me!"
And if his Lord tests him and gives him little wealth, then he says: "My Lord has humiliated me!"
But if He tests him through reduction in provisions, he says, "My Lord is humiliating me!"
But when He tries him and restricts his provision, he says, "My Lord has humiliated me. "
But when He tries him, and straitens his provision, he says: “My Lord has humiliated me.”
But when He lets his life take a turn by restricting his provision, he says, "My Lord has disgraced me. "
But when He tries him, (by) restricting his livelihood for him, then he says (in despair), "My Mighty Lord has put me to shame!"
But when he tests him, and thus straitens his provision for him, he says, "My Lord has disgraced me."
And if his Lord tests him and gives him little wealth, then he says: "My Lord has humiliated me!"