Diyanet İşleri
(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
Fecr suresi
Fecr suresi, 23. ayet. وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ
vecîe yevmeiẕim bicehenneme yevmeiẕiy yeteẕekkeru-l'insânü veennâ lehü-ẕẕikrâ.
(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yerin parçalanması ve pişmanlık Fecr 21–26 3
Malı da pek çok seviyorsunuz.
Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.
Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.
Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 21–24. ayetler için yazılmıştır.
21. “Asla!” Yani sevdiğiniz mallar, uğrunda yarışa girdiğiniz zevkler, lezzetler size kalmayacaktır. Aksine önünüzde pek büyük bir gün, pek büyük bir dehşet vardır. O günde yeryüzü ve dağlar darmadağın edilir. Yeryüzünde bulunanlar da saçıp savrulur ve nihâyet orası herhangi bir tümsek ve ya da çukur görülmeyecek şekilde, dümdüz bir arazi haline getirilir.
22. Yüce Allah, kulları arasında ayırt edici hükmünü vermek üzere buluttan gölgelikler içerisinde gelir. Semâvât ehli olan bütün melâike-i kiram da ardı arkasına saf saf gelirler. Her bir semâ, melekleri ile birlikte bir saf halinde gelir ve önlerindeki mahlukatı çepeçevre kuşatır. Bu saflar ise mutlak egemen, her şeyin mutlak sahibi Cebbâr’ın önünde saygı ve zilletle eğilmek üzere teşkil edilecek saflardır.
23. “İşte o gün cehennem” melekler tarafından zincirlerle çekilerek “getirilir. O gün” İşte bu hususların gerçekleştiği vakit “insan” dünyada iken işlemiş olduğu hayır ve şerleri “hatırlayacaktır; ama ne fayda?” Çünkü bunun zamanı geçmiş, fırsat elden gitmiş olacaktır.
24. Dünyada iken Allah'ın haklarındaki kusurları dolayısı ile pişmanlık duyarak: “Ah! Keşke (bu)” ebedi kalıcı “hayatım için önceden bir şeyler” salih ameller “göndermiş olsaydım, der” Bu, Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “Keşke peygamber ile birlikte hak yolu tutmuş olsaydım. Eyvah bana! Keşke filânı dost edinmeseydim, der.” (el-Furkân, 25/27-28)
Bu buyrukta kendisi için çalışılıp gayret gösterilmesi, elde edilmesi ve arzulanması gereken, zevk ve lezzetleri ile eksiksiz ve mükemmel olan gerçek hayatın, âhiret hayatı olduğuna delil vardır. Çünkü ebedi kalınacak yurt orasıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O gün, üzerinde yetmiş bin dizgin ve her bir dizginin başında yetmiş bin meleğin çektiği cehennem getirilir. İşte o gün insan, Allah’a karşı taksiratını hatırlar. Oysa o gün bunları hatırlamasının ona hiç bir faydası yoktur. Çünkü o gün, amel işleme günü değil, karşılıkların görüleceği gündür.
Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…
Aynı kök: اني (36 geçiş)
Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin.…
Aynı kök: اني (36 geçiş)
Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O gün, cehennem getirilecek ve insan (yaptıklarını) hatırlayacaktır. Ama (artık) bu hatırlamanın kendisine ne (yarar)ı olabilir ki!
o gün Cehennem de ortaya getirilmiş olacak; o gün (sınavı kaybetmiş) insan (gerçeği) itiraf edecek; ama bu itirafın hiçbir yararı olmayacak.
İşte o Gün cehennem (gözönüne) getirilip konacak; o Gün insan (yaptığı ve yapmadığı her şeyi) hatırlayacak ama bu hatırlamanın ne faydası olacak ona?
(İşte) o süreçte, cehennem de getirilir (Dünya'yı kuşatır)! (İşte) o süreçte, insan hatırlayıp düşünür. . . (Fakat) Zikra'nın (hatırlamanın) ona nasıl faydası olur (beden - beyin yok artık ruhu geliştirecek)?
O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda?
O gün cehennem getirilir, insan yaptıklarını birer birer hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var!
O gün, cehennem de getirilir. İnsan, o gün anlayacaktır. Ama anlamanın, artık ona ne yararı var?
İşte o gün cehennem getirilir. O gün insan her şeyi hatırlayacak, ama bu hatırlamanın ona ne faydası olacak?
Ki cehennem de o gün getirilmiştir. İşte o gün insan anlayacaktır. Artık anlamanın kendisine ne yararı var ki!
Ki cehennem de o gün getirilmiştir. İşte o gün insan anlayacaktır. Artık anlamanın kendisine ne yararı var ki!
cehennemde ki, getirilmiştir; o insan o gün anlar, ama bu anlamanın ne yararı var ona?
Ki Cehennem de o gün getirilmiştir, o insan o gün anlar, fakat o anlamadan ona ne faide?
O Gün Cehennem ortaya getirilir. O Gün insan neyin ne olduğunu anlar, ancak bunun ona bir yararı olmaz.
İzin Günü Cehennem ortaya getirilir. O gün insan neyin ne olduğunu anlar, ancak bunun ona bir yararı olmaz.
İzin Günü dipnot 1 Cehennem ortaya getirilir. O gün insan neyin ne olduğunu anlar, ancak bunun ona bir yararı olmaz.
O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda?
ki o gün cehennem de getirilmişdir, insan o gün (herşey'i) hatırlayacak. Fakat hatırlamadan ona ne (faide)?
Cehennem o gün getirilir. İnsan o gün, hatırlayacak ama hatırlamadan ona ne?
(21-30) Yoo, hayır, hayır, yer / arz parça parça döküldüğünde , Rabbin ve de saf saf melekler geldiğinde , O gün cehennem getirilir, insan hatırlar ve fakat hatırlamaktan ona ne fayda var ki? Ah keşke hayatım için sunularım / takdimlerim olsaydı der, O gün O'nun azabından başka azap edecek biri yoktur. O'nun bağlamasından başka, bağlayacak biri de yoktur. Ey tatmin olmuş / itminanlı nefis , hoşnut olan / r azı olan Rabbine ve razı olduğun Rabbine geri dön / rücu et . Kullarımın arasına gir / dahil ol. Cennetime gir / dahil ol.
O gün cehennem de getirilmiştir. İşte o gün insan düşünüp hatırlar. Ama hatırlamaktan ona ne (fayda) var!
Ve cehennem de getirildiği zaman. İşte o gün insan anlar, ama artık anlamanın kendisine ne yararı var?
o gün cehennem de getirilince… İşte o gün insan doğruları hatırlar ama bu hatırlamanın ona ne faydası olur ki! dipnot 1
O gün oraya Cehennem de getirilince… İşte o gün kişinin aklı başına gelir ama ne fayda!
İşte cehennem o gün getirilir. Ve insan o gün (yaptıklarını) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var!
İşte cehennem o gün getirilir. Ve insan o gün doğruyu hatırlar. Ama nasıl öğüt alacak?
O gün cehennem de getirilir. İşte o gün düşünüp anlar insan. Ama düşünüp hatırlamanın ona ne yararı var!
And then Hell is brought face to face, and there is no escape from the encounter with the infernal hiss and crackle of the flame. Now man remembers his deeds, but how late it is to hope for a better fate!
when Hell is that Day brought near- on that Day man will take heed, but what good will that be to him then?
And Hell, that Day, is brought (face to face),- on that Day will man remember, but how will that remembrance profit him?
and when Hell is brought near that Day. On that Day will man understand, but of what avail will that understanding be? dipnot 1
and that Day Hell is produced, that Day man will remember; but how will the remembrance help him?
And Hell will be brought near that Day. On that Day will man remember, but how will that remembrance (then) avail him?
the day when hell is brought [near], on that day man will take admonition but what will the admonition avail him?
On that Day Gehenna shall be brought near. (It is) on that very Day that a person will remember (the admonition), but of what avail shall that remembrance be to him (at that time)?
and Gehenna is brought out, upon that day man will remember; and how shall the Reminder be for him?
You will then be mindful when you see the Hell being shown to you.
and hell is brought on that day, - on that day shall man be reminded! but how shall he have a reminder?
Hell on that day is brought. On that day the human being will remember, but how will the remembrance now help him?
and hell, on that day, shall be brought nigh: On that day shall man call to remembrance his evil deeds; but how shall remembrance avail him?
And Hell is brought near on that Day, on that Day shall man remember! But how shall the remembrance profit him?
And Hell is made to come (face to face) upon that Day, man will remember, upon that Day, and however will the Reminding (avail) him?
And hell is brought near that day; on that day man will remember, but how will the remembrance (then avail him)?
And Hell is brought near, that day will man remember, but of what avail will then remembering be?
And on that Day hell will be brought [within sight]; on that Day man will remember [all that he did and failed to do]: but what will that remembrance avail him?
and Hell is brought forth on that Day—this is when every ˹disbelieving˺ person will remember ˹their own sins˺. But what is the use of remembering then?
And Hell on that Day is brought. On that Day man will remember, but how will the remembrance now help him
On that day, Gehenna will be brought forth. On that day, the human being will remember - but what a remembrance - it will be too late.
And brought [within view], that Day, is Hell - that Day, man will remember, but what good to him will be the remembrance?
And Gehenna, that day, is brought: that day will man take heed; but how will the reminder be for him?
And Hell is brought close that Day. On that Day man will heed the Advisory, but of what avail will then be the remembrance?
And on that Day, (when) Hell is brought (face to face), — On that Day will man remember, but (alas!) how will that remembrance profit him?
and Jahannam (Hell), on that day, will be brought forward, it will be the day when man will realize the truth, but from where will he take advantage of such realization?
And Hell on that Day is brought. On that Day man will remember, but how will the remembrance now help him?