Diyanet İşleri
Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.
Fetih suresi
Fetih suresi, 13. ayet. وَمَن لَّمْ يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ فَإِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ سَعِيرًا
vemel lem yü'mim billâhi verasûlihî feinnâ a`tednâ lilkâfirîne se`îrâ.
Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Geri bırakılan bedevîler Fetih 11–17 3
Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükafat verecektir.
Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O'na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."
(Ey münafıklar!) Siz aslında, Peygamberin ve inananların bir daha ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, sizin gönüllerinize güzel gösterildi de kötü zanda bulundunuz ve helaki hak eden bir kavim oldunuz.
Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur." Onlar, "Bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.
Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 11–13. ayetler için yazılmıştır.
11. Yüce Allah, imanları zayıf, kalplerinde hastalık bulunan ve Allah hakkında kötü zan besleyen bedevîlerden; Allah yolunda cihada çıkmayarak Rasûlünden geri kalanları yermekte, onların, mallarının ve evlatlarının Allah yolunda cihada çıkmaktan kendilerini alıkoyduklarını belirterek özür dileyeceklerini ve Allah Rasûlünden kendileri için mağfiret dilemesini isteyeceklerini bildirmektedir.
Bu hususta Yüce Allah, onlar hakkında şöyle buyurmaktadır: “Onlar, dilleriyle kalplerinde olmayan şeyleri söylerler.” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den günahlarının bağışlanmasını dilemesini istemeleri, zahiren pişman olduklarına ve içten içe günah işlediklerini itiraf ettiklerine, tevbe ve istiğfarı gerektirici bir şekilde geri kaldıklarını anladıklarına delildir. Şâyet kalplerindeki kanaat de gerçekten bu olsa idi, Rasûlün onlar için mağfiret dilemesinin kendilerine bir faydası olurdu. Çünkü onlar, bu durumda tevbe edip Allah’a yönelmiş olacaklardı. Ancak kalplerindeki asıl kanaat, onların Allah hakkında kötü zan beslediklerinden dolayı geri kalmış oldukları yönündedir:
12. Onlar “Rasûlün ve mü’minlerin asla ailelerine dönemeyeceklerini” sanmışlardı. Öldürüleceklerini ve toptan imha edileceklerini düşünüyorlardı. Bu zanları onlara cazip görünüp kalplerine iyice yerleşti ve sonunda sapasağlam bir kanaat haline geldi. Bunun ise iki sebebi vardı:
1. Evvela onlar “helâki hak etmiş” büsbütün hayırsız “bir topluluk” idiler. Zira onlarda hayır namına bir şey bulunsaydı, kalplerinde böyle bir kanaat olmazdı.
2. Onların imanlarının zayıf olması, Allah’ın vaadine ve dinine yardım edip kelimesini yücelteceğine besledikleri yakînin az olmasıdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
13. “Kim Allah’a ve Rasûlüne iman etmezse” şüphesiz o cezalandırılmayı hak etmiş bir kâfirdir; ki “Biz, kâfirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kim Allah'a ve O'nun resulüne iman etmezse işte o kâfirdir. Şüphesiz biz, kıyamet günü kâfirler için kendisi ile azap olunacakları şiddetli/alevli bir ateş hazırladık.
Aynı kök: عتد (16 geçiş) · Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Hayır, onlar Kıyameti de yalanladılar. Biz ise o Kıyameti yalanlayanlara çılgın bir cehennem ateşi hazırlamışızdır.
Aynı kök: عتد (16 geçiş) · Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Aynı kök: عتد (16 geçiş) · Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.
Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…
Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.
Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kim Allah'a ve Elçisine iman etmezse (bilsin ki) biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamış (olacağ)ız.
Ama kim Allah ve Rasulüne inanmazsa, iyi bilsin ki Biz inkarcılar için kışkırtılmış bir ateş hazırlamışızdır.
Allah'a ve Elçisi'ne inanmayanlara gelince, Biz bu tür bütün hakikat inkarcıları için yakıcı bir ateş hazırlamışızdır!
Kim varlığının Esma'sıyla hakikati olan Allah'a ve Rasulüne iman etmezse, bilsin ki hakikat bilgisini inkar edenler için sairi (alevli bir ateşi - radyasyon dalgaları) hazırlamışızdır.
Kim Allah'a ve Resulü'ne iman etmezse, (bilsin ki) gerçekten Biz, kafirler için çılgınca yanan bir ateş hazırlamışızdır.
Kim Allah’a ve Rasûlüne iman etmezse bilsin ki biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
Allah'a ve O'nun elçisine kim inanmazsa; nankörlük edenler için yakıcı bir ateş hazırladık.
Kim Allah'a ve Peygamberine inanmazsa bilsin ki biz, inkar edenler için alevli bir ateş hazırladık.
Kim ALLAH'ı ve elçisini onaylamazsa, biz inkarcılar için bir ateş hazırlamışızdır.
Kim ALLAH'a ve elçisine inanmazsa, biz inkarcılar için bir ateş hazırlamışızdır.
Her kim Allah'a ve peygamberine inanmazsa, bilsin ki, Biz kafirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
Her kim Allaha ve Resulüne inanmazsa bilsin ki biz, kafirler için bir çılgın ateş hazırlamışızdır
Kim Allah'a ve Resul'üne iman etmezse dipnot 1 , bilsin ki Kafirler dipnot 2 için alevli bir ateş hazırladık.
Kim Allah'a ve Resul'üne inanmazsa dipnot 1 , bilsin ki Kafirler dipnot 2 için alevli bir ateş hazırladık.
Kim Allah'a ve Rasul'üne inanmazsa dipnot 1 , bilsin ki gerçeği yalanlayan nankörler için alevli bir ateş hazırladık.
Kim Tanrı'ya ve Resulü'ne inanmazsa, (bilsin ki) gerçekten biz kafirler için çılgınca yanan bir ateş hazırlamışızdır.
Kim Allaha ve peygamberine iman etmezse muhakkak (bilsin) ki biz o kafirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
Kim, Allah'a ve Rasulüne iman etmezse; muhakkak ki Biz; kafirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
(11-14) Bedevilerden / Araplardan geride kalanlar ilerde diyecekler ki, bizi mallarımız ve yakın çevremiz /ehlimiz alıkoydu bizim için dua et, onlar kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar, sizin için Allah, bir zarar yahut fayda dilemiş ise buna karşı egemenlik gösterecek kim olabilir ki? (Allah’a Hayır bunu yapamazsın, bunlar benim egemenliğimdedirler kim diyebilir ki?) Bilakis Allah yaptıklarından haberi olandır. (Allah’ın sizin için takdirini benim duamdan çok, sizin davranışlarınız belirler) Bilakis, Resulün ve müminlerin yakın çevrelerine / ehillerine ebediyyen dönmeyeceklerini zannettiler, bu, kalplerine de süslü geldi ve kötü bir zannı zannettiniz ve (Mazerete / izaha gerek te kalmaz za ten bunlar geri dönmeyecekler diye düşünmediniz mi?) helak edilmesi gereken bir topluluk oldunuz. Her kim Allah’a ve Resulüne güvenmezse / iman etmezse, muhakkak ki biz örtbas edenlere / kafirlere çılgın alevli bir ateş / sağir hazırladık. Semaların ve yerin egemenliği / mülkiyeti Allah’a aittir, istediğini bağışlar, istediğine ızdırap verir / azap eder, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Kim Allah’a ve Peygamberine iman etmezse, biz o kâfirlere alevli bir ateş hazırladık.
Kim Allah'a ve Elçisine inanmazsa bilsin ki, biz, kafirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.
Kim Allah'a ve elçisine inanıp güvenmezse bilsin ki biz kafirler için alevli bir ateş hazırladık dipnot 1 .
Kim Allah'a ve elçisine güvenmezse bilsin ki kendini doğrulara kapatanlar için alevli bir ateş hazırlamışızdır.
Kim Allah’a ve Peygamber'ine iman etmezse, biz o kâfirlere alevli bir ateş hazırladık.
Kim Allah'a ve Peygamberine iman etmezse, biz o kafirlere alevli bir ateş hazırladık.
Kim Allah'a ve resulüne iman etmezse bilsin ki biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.
He who does not believe in Allah and His Messenger with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues must realize that Allah has prepared for those who deny Him, the fierce blazes of Hell.
We have prepared a blazing Fire for those who do not believe in God and His Messenger.
And if any believe not in Allah and His Messenger, We have prepared, for those who reject Allah, a Blazing Fire!
As for those who do not believe in Allah and His Messenger, for such unbelievers We have prepared a Blazing Fire. dipnot 1
Whoever does not have iman in Allah and His Messenger – We have prepared a Blazing Fire for the kafirun.
And whosoever does not believe in Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), then verily, We have prepared for the disbelievers a blazing Fire.[1]
As for those who have no faith in Allah and His Apostle, We have prepared a blaze for the faithless.
Let such a person who does not believe in Allâh and His Messenger (bear in mind that) We have surely prepared a blazing Fire for the disbelievers.
Whoso believes not in God and His Messenger, We have prepared for the unbelievers a Blaze.
For those who do not believe in God and the prophet hood of Mohammad, I (God) have prepared a blazing Fire.
Whoso believes not in God and His Apostle - we have prepared for the unbelievers a blaze!
Anyone who does not acknowledge God and His messenger, then We have prepared for the ingrates a hellfire.
Whoso believeth not in God and his apostle, verily We have prepared burning fire for the unbelievers.
And whoever does not believe in Allah and His Messenger - Lo! We have prepared a blazing Fire for the disbelievers.
And whoever does not believe in Allah and His Messenger, then surely We have readied for the disbelievers a Blaze.
And so for him who believeth not in Allah and His messenger - Lo! We have prepared a flame for disbelievers.
He who does not believe in God and His Apostle (should know) We have prepared for unbelievers a blazing fire. "
Now as for those who will not believe in God and His Apostle - verily, We have readied a blazing flame for all [such] deniers of the truth!
And whoever does not believe in Allah and His Messenger, then We surely have prepared for the disbelievers a blazing Fire.
Anyone who does not believe in God and His messenger, then We have prepared for the rejecters a Hellfire.
Anyone who refuses to believe in GOD and His messenger, we have prepared for the disbelievers a hellfire.
And whoever has not believed in Allah and His Messenger - then indeed, We have prepared for the disbelievers a Blaze.
And whoso believes not in God and His messenger, then have We prepared for the false claimers of guidance an inferno.
As for him who denies Allah and His Messenger - behold, We have prepared a Flame for rejecters of the Truth.
And if any (of you) do not believe in Allah and His Messenger, then verily, We have prepared for those disbelievers a fierce Fire!
If one does not believe in Allah and His Messenger, then We have prepared a blazing fire for the disbelievers.
Anyone who does not believe in God and His messenger, then We have prepared for the rejecters a Fire.