Diyanet İşleri
(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.
Fîl suresi
Fîl suresi, 5. ayet. فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍۭ
fece`alehüm ke`aṣfim me'kûl.
(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.
1-5. “Görmedin mi” Yüce Allah, kudretinden ve şanının azametinden ötürü, kulları için rahmet, tevhidi için ve Rasûlünün doğruluğu için bir delil olarak, Beyt-i Harama karşı plan kuran, onu tahrip etmek isteyen “fil sahiplerine ne yaptı?”
O fil sahipleri beraberlerinde bu maksatla hazırlanmış fillerle birlikte Beyt-i Haramı yıkmak için gelmişlerdi. Habeşli ve Yemenli askerlerden oluşan ve Arapların karşı koyamayacağı çapta büyük bir ordu da getirmişlerdi. Mekke’nin yakınlarına vardıklarında Araplar, kendilerini savunacak güçleri olmadığından dolayı korku ile Mekke’nin dışına çıkmışlardı.
Yüce Allah, fil sahiplerinin üzerine Ebâbil, yani muhtelif, farklı, bölük bölük kuşlar gönderdi. Onlar pişmiş çamurdan taşlar taşıyan kuşlardı. Bu taşları üzerlerine attılar da bu taşlar, onlardan olup da uzak yakın kim varsa hepsini buldu. Derken hepsi de yenmiş ekine döndüler. Allah, onların yapmak istedikleri kötülüğü önlemiş, vermek istedikleri zararı bizzat kendilerine çevirmişti.
Onların başlarından geçen bu olay, bilinen meşhur bir olaydır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dünyaya geldiği sene vuku bulmuştur. Böylelikle o, onun davetinin öncesinde ortaya çıkan belgelerden, risaletinin delillerinden bir delil olmuştur. Yüce Allah’a hamd ve şükürler olsun.
Fîl Sûresi’nin de tefsiri burada sona ermektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonunda Allah onları, hayvanların yiyip çiğnediği ekin yaprakları gibi kıldı.
Aynı kıssa: Fil Vak'ası
Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?
Aynı kıssa: Fil Vak'ası
Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
Aynı kıssa: Fil Vak'ası
(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.
Aynı kök: عصف (7 geçiş)
O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…
Aynı kök: عصف (7 geçiş)
Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir…
Aynı kök: عصف (7 geçiş)
Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…
Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Böylece, onları yenilmiş ekin (tarlası) gibi yapmıştı.
Derken (Rabbin) onları, yenil(erek delik deşik edil)miş yapraklara benzetti.
ve onları yalnız sap dipleri kalasıya yenmiş bir ekin tarlasına benzettiler.
Nihayet onları yenmiş ekin yaprağı gibi kıldı.
Sonunda onları, yenik ekin yaprağı gibi kıldı.
Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.
Sonunda, onları, yenik bitki yaprağı gibi yaptı.
Sonunda onları, kurtçuk tarafından yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı.
Ve böylece onları yenmiş ekin gibi perişan etmişti.
Ve böylece onları yenmiş ekin gibi perişan etmişti.
Derken onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi.
Derken kılıverdi onları bir yenik hasıl gibi
Böylece onları yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.
Böylece onları yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.
Böylece onları yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.
Sonunda onları, yenik ekin yaprağı gibi kıldı.
Derken (Allah) onları yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi.
Nihayet onları, yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi.
(1-5) Fil halkına Rabbin ne yaptı? görmedin mi? Onların hileli tuzaklarını etkisiz yapmadı mı? Onlara ebabil kuşlarını / uçan taşıyıcıları gönderdi. Onlara adrese güdümlü taşlar atıyorlardı. Onları içi yenik buğday / yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.
Nihayetinde onları yenmiş ekin yaprakları gibi yapıverdi.
Nihayet onları, kurt yeniği ekin yaprağı gibi yaptı.
Sonunda onları, (içi) yenmiş tahıl kabuğu dipnot 1 gibi yapmıştı. dipnot 2
Sonunda Rabbin onları içleri yenmiş bitki kabuklarına dipnot 1 çevirmişti.
Onları yenilip çiğnenmiş ekin gibi yaptı.
Onları yenilmiş ekin gibi yaptı.
Nihayet, onları yenik ekin yaprağına çevirdi.
Until they became like the stubbles left over in a field that has been reaped.
He made them [like] cropped stubble.
Then did He make them like an empty field of stalks and straw, (of which the corn) has been eaten up.
and made them like straw eaten up (by cattle). dipnot 1
making them like stripped wheat-stalks eaten bare?
And He made them like (an empty field of) stalks (of which the corn has been eaten up by cattle).[1]
thus making them like chewed-up straw?
And thus He reduced them to rotten chaff (and in a similar way will they be ruined who would ever make an attack to destroy Ka`bah).
and He made them like green blades devoured.
And made their battle field like an empty field of stalks and straws.
and make them like blades of herbage eaten down?
Until He turned them like devoured hay.
and render them like the leaves of corn eaten by cattle?
And make them like stalks left by herbage eaten down?
So He made them like green blades eaten (up).
And made them like green crops devoured (by cattle)?
And turned them into pastured fields of corn?
and caused them to become like a field of grain that has been eaten down to stubble
leaving them like chewed up straw.[1]
Until He turned them like devoured hay.
He made them like chewed up hay.
And He made them like eaten straw.
Then He made them like eaten straw.
And made them like a field of grain eaten down to stubble.
Then did He make them like an empty field of stalks and straw, (of which the corn) has been eaten up.
and thus He turned them into an eaten-up chaff.
Until He made them like chewed up hay.