Fîl suresi

Fîl suresi, 4. ayet

Fîl suresi, 4. ayet. تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ

termîhim biḥicâratim min siccîl.

Diyanet İşleri

(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fîl 1–5 · surenin 4. ayeti / 5

Konu Kuşlar ve sonuç Fîl 3–5 3

  1. Fîl 1

    Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?

  2. Fîl 2

    Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

  3. 3–5

    (3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.

1-5. “Görmedin mi” Yüce Allah, kudretinden ve şanının azametinden ötürü, kulları için rahmet, tevhidi için ve Rasûlünün doğruluğu için bir delil olarak, Beyt-i Harama karşı plan kuran, onu tahrip etmek isteyen “fil sahiplerine ne yaptı?”

O fil sahipleri beraberlerinde bu maksatla hazırlanmış fillerle birlikte Beyt-i Haramı yıkmak için gelmişlerdi. Habeşli ve Yemenli askerlerden oluşan ve Arapların karşı koyamayacağı çapta büyük bir ordu da getirmişlerdi. Mekke’nin yakınlarına vardıklarında Araplar, kendilerini savunacak güçleri olmadığından dolayı korku ile Mekke’nin dışına çıkmışlardı.

Yüce Allah, fil sahiplerinin üzerine Ebâbil, yani muhtelif, farklı, bölük bölük kuşlar gönderdi. Onlar pişmiş çamurdan taşlar taşıyan kuşlardı. Bu taşları üzerlerine attılar da bu taşlar, onlardan olup da uzak yakın kim varsa hepsini buldu. Derken hepsi de yenmiş ekine döndüler. Allah, onların yapmak istedikleri kötülüğü önlemiş, vermek istedikleri zararı bizzat kendilerine çevirmişti.

Onların başlarından geçen bu olay, bilinen meşhur bir olaydır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dünyaya geldiği sene vuku bulmuştur. Böylelikle o, onun davetinin öncesinde ortaya çıkan belgelerden, risaletinin delillerinden bir delil olmuştur. Yüce Allah’a hamd ve şükürler olsun.

Fîl Sûresi’nin de tefsiri burada sona ermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara sertleşmiş çamurdan taşlar atıyorlardı.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تَرْمِيهِم termihim onlara atıyorlardı kök: رمي
  2. بِحِجَارَةٍۢ bihicaratin sertleşmiş taşlar kök: حجر
  3. مِّن min -dan
  4. سِجِّيلٍۢ siccilin çamur- kök: سجل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سجل (4 geçiş) · Aynı kök: حجر (21 geçiş)

    (82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar…

  • Aynı kök: سجل (4 geçiş) · Aynı kök: حجر (21 geçiş)

    Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

  • Aynı kıssa: Fil Vak'ası

    Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?

  • Aynı kıssa: Fil Vak'ası

    Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

  • Aynı kıssa: Fil Vak'ası

    (3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

  • Aynı kök: سجل (4 geçiş)

    Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad…

  • Aynı kök: رمي (9 geçiş)

    Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.

  • Aynı kök: رمي (9 geçiş)

    (Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

44 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlar(dı).

Mustafa İslamoğlu

onlara taş kesilmiş balçık türü tanımlanamayan (şeyler) atıyorlardı.

Muhammed Esed

onlara önceden tesbit edilmiş taş gibi sert azap darbeleri vurdular,

Ahmed Hulusi

Atıyorlardı onlara, kurumuş çamurdan taşlarını.

Ali Bulaç

Onlara 'pişirilip sertleştirilmiş balçık taşları' atıyorlardı;

Ali Özek ve heyeti

O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.

Ali Rıza Safa

Katılaşmış çamurdan taşlar attılar. dipnot 619

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 619
    "Katılaşmış çamurdan taşlar" tümcesi, Kur'an çevirilerinde, "Sert tuğladan taşlar" veya "Pişkin tuğladan taşlar" veya "Damgalanmış taşlar" veya "Siccilden taşlar" veya "Önceden belirlenmiş taş gibi sert ceza darbeleri" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

O kuşlar, onlara kurumuş çamurdan taşlar atıyordu.

Edip Yüksel

Onlara sertleşmiş çamurdan taşlar atıyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara sertleşmiş çamurdan taşlar atıyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atıyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Atıyorlardı onlara "siccil" den taşlar

Erhan Aktaş

Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan.

Gültekin Onan

Onlara 'pişirilip sertleştirilmiş balçık taşları' atıyorlardı;

Hasan Basri Çantay

ki bunlar onlara pişkin tuğladan (yapılmış) taş (lar) atıyorlar) dı.

İbni Kesir

Ki, onların üzerine pişkin tuğladan taşlar atıyorlardı.

Mehmet Alagaş

(1-5) Fil halkına Rabbin ne yaptı? görmedin mi? Onların hileli tuzaklarını etkisiz yapmadı mı? Onlara ebabil kuşlarını / uçan taşıyıcıları gönderdi. Onlara adrese güdümlü taşlar atıyorlardı. Onları içi yenik buğday / yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.

Rowwad Tercüme Merkezi

O kuşlar, onların üzerilerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.

Süleyman Ateş

Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan (kuşlar).

Süleymaniye Vakfı

(O bulutlar) onlara katılaşmış çamurdan taşlar atıyorlardı. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Farsçada "çamurdan oluşan taş" anlamına gelen (سنگ گیل) "seng-i gil" kelimesi (Muerrabat-i Reşidi), Arapçaya "siccil (سِجِّيْلٍ)" olarak geçmiştir (Müfredat) . Bu kelime Kuran'da "taş" anlamına gelen "hicara (حِجَارَةٍ)" kelimesiyle birlikte kullanıldığı için siccil "taşlaşmış /katılaşmış çamur" demek olur. Siccilden taşlar, Lut kavminin üzerine de yağmıştır. (Hud 11/82-83, Hicr 15/74). Başka bir ayette Lut kavminin üzerine yağan taşların "çamurdan" oluştuğu bildirilmiştir (Zariyat 51/31). Bu çamur volkan patlamasıyla çıkan sıcak kül bulutlarının içinde taşlaştığından dolayı siccil, pişerek taşlaşmış çamurdur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Pişmiş çamurdan taş boşaltan bulutları! dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    سِجِّيْلٍ (siccil) çamurun pişirilmesiyle oluşan taş demektir; Farsça'dan Arapçaya geçmiştir. Siccil, yanardağ patlamasıyla helak olan Lut kavminin üzerine de yağmıştır. İlgili ayetlerden bir kısmı şöyledir: Lut (erkek misafirlerini gayrimeşru ilişki için isteyen erkeklere) dedi ki: "Bunlar benim konuklarım; onların yanında beni utandırmayın. Allah'tan çekinin de beni üzmeyin." Dediler ki; "el alemin işine karışmanı yasaklamamış mıydık?" Lut dedi ki, "Eğer yaklaşmak istiyorsanız, işte kızlarım…" Senin hayatına yemin ederim ki onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı. Gün doğarken büyük bir gürültüyle sarsıldılar. Oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine siccilden taşlar yağdırdık Kalıntı arayanlar için bunda kesin belgeler vardır. Orası bugün bir yol üzerinde durmaktadır. Bunda inananlar için de kesin bir belge vardır. (Hicr 15/68-77) Yanardağı patlatmakla görevli melekler İbrahim aleyhisselama uğramışlardı. İbrahim onlara: "Asıl göreviniz nedir, ey elçiler? Diye sordu. Biz, günaha batmış bir kavme gönderildik, dediler. Üzerlerine çamurdan taşlar salmak için Rabbinin katından aşırı gidenler için damgalanmış taşlar. (Zariyat 51/31-34) Cevheri siccili, "cehennem ateşinde pişirilmiş taşlar" diye tanımlamıştır (es-Sıhah c.1 s.374). Bu taşlar, gerçekten de cehennemi andıran yanardağın içinde pişirilip fırlatılan taşlardır.

Şaban Britch

Pişirilmiş çamurdan taşlar atan.

Şaban Piriş

(3-4) Onların üzerine damgalanmış taşlar atan ebabil kuşlarını gönderdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Atıyorlardı onlara kurumuş çamurdan damgalı taş.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Striking them with clay stones, spreading among them an epidemic.

Abdul Haleem

pelting them with pellets of hard-baked clay:

Abdullah Yusuf Ali

Striking them with stones of baked clay.

Abul A'la Maududi

which smote them with stones of baked clay, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literally, bi hijarat-im-min sijjil means stones of sijjil type. Ibn Abbas says that sijjil is the Arabic version of the Persian sang and gil, and it implies the stones made from clay and become hard when baked. The Quran also confirms the same. In (Surah Houd, Ayat 82) and ( Surah Al- Hijr, Ayat 74), it has been said that stones of baked clay (sijjin were rained on the people of Lot, and about the same stones in (Surah Adh-Dhariyat, Ayat 33), it has been said that they were the stones made from clay (hijarat-im min tin).

Aisha Bewley

bombarding them with stones of hard-baked clay,

Al-Hilali & Khan

Striking them with stones of Sijjîl (baked clay).

Ali Quli Qarai

pelting them with stones of shale,

Amatul Rahman Omar

(Which tore off flesh from their bodies to eat by) striking them against stones of hardened and petrified clay.

Arthur John Arberry

hurling against them stones of baked clay

Bijan Moeinian

… the stones on their beck to stone them.

E. Henry Palmer

to throw down on them stones of baked clay,

Edip-Layth

Striking them with fiery projectiles.

George Sale

which cast down upon them stones of baked clay;

Hamid S. Aziz

To pelt them with stones of baked clay,

Mahmoud Ghali

Throwing against them stones of baked clay;

Marmaduke Pickthall

Which pelted them with stones of baked clay,

Mohamed Ahmed - Samira

(While) you were pelting them with stones of porphyritic lava,

Muhammad Asad

which smote them with stone-hard blows of chastisement pre-ordained,

Mustafa Khattab

that pelted them with stones of baked clay,

Progressive Muslims

Striking them with rocks made from hardened clay.

Rashad Khalifa

That showered them with hard stones.

Sahih International

Striking them with stones of hard clay,

Sam Gerrans

Striking them with stones of baked clay.

Shabbir Ahmed

Then you showered them with hard stones earmarked with requital. ('Sijjil' = Inscribed = Marked out).

Syed Vickar Ahamed

Striking them (the companions of the elephant) with stones of baked clay,

Taqi Usmani

throwing upon them stones of baked clay,

The Monotheist Group

Striking them with fiery projectiles.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fîl suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fîl suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fîl suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩