Furkân suresi

Furkân suresi, 17. ayet

Furkân suresi, 17. ayet. وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَقُولُ ءَأَنتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِى هَٰٓؤُلَآءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا۟ ٱلسَّبِيلَ

veyevme yaḥşüruhüm vemâ ya`büdûne min dûni-llâhi feyeḳûlü eentüm aḍleltüm `ibâdî hâülâi em hüm ḍallü-ssebîl.

Diyanet İşleri

Rabbinin, onları ve Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyleri bir araya getireceği ve (taptıklarına), "Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı, yoksa onlar kendileri mi yoldan saptılar" diyeceği günü hatırla.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 14–20 · surenin 17. ayeti / 77

Konu Kıyameti yalanlayanlar ve ilah edinilenlerin reddi Furkân 10–20 3

  1. Furkân 14

    (Kendilerine) "Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!" (denir.)

  2. Furkân 15

    De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dedilen ebedilik cenneti mi?" Orası onlar için bir mükafat ve varılacak bir yerdir.

  3. Furkân 16

    Ebedi olarak kalacakları orada onlar için diledikleri her şey vardır. Bu, Rabbinin uhdesine aldığı, (yerine getirilmesi) istenen bir va'didir.

  4. 17

    Rabbinin, onları ve Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyleri bir araya getireceği ve (taptıklarına), "Siz mi saptırdınız benim şu kullarımı, yoksa onlar kendileri mi yoldan saptılar" diyeceği günü hatırla.

  5. Furkân 18

    Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helake giden bir toplum oldular" derler.

  6. Furkân 19

    (İlah edindikleriniz) söyledikleriniz konusunda sizi yalancı çıkardılar. Artık kendinizden azabı savmaya gücünüz yetmeyecek ve kendinize yardım da edemeyeceksiniz. Sizden kim de zulüm ve haksızlık ederse, ona büyük bir azap tattırırız.

  7. Furkân 20

    Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. Allah, kıyamet gününde müşriklerin ve ortak koştukları varlıkların durumlarını, o varlıkların onlardan uzak olduklarını söyleyeceklerini ve müşriklerin yaptıklarının boşa gideceğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “O gün O, onları” yani o yalanlayıcı müşrikleri “ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerini haşredip bir araya toplayacak” ve kendilerine ibadet edilen varlıklara, ibadet edenler için bir azar olmak üzere şöyle buyuracaktır: “Benim bu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?” Siz, bunlara kendinize ibadet etmelerini emredip bu işi onlara güzel ve çekici mi gösterdiniz yoksa onlar kendiliklerinden mi bu işi yaptılar?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, yalanlayan o müşrikleri ve onların Allah'tan başka ibadet ettiklerini bir araya getirdiği gün o ibadet edilenlere bir azarlama olarak şöyle der: "Kullarıma, size ibadet etmelerini emrederek onları siz mi saptırdınız yoksa onlar kendileri mi saptılar?"

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَوْمَ ve yevme ve gün kök: يوم
  2. يَحْشُرُهُمْ yehşuruhum onları toplayacağı kök: حشر
  3. وَمَا ve ma şeyleri
  4. يَعْبُدُونَ yea'budune taptıkları kök: عبد
  5. مِن min
  6. دُونِ duni başka kök: دون
  7. ٱللَّهِ llahi Allah'tan kök: اله
  8. فَيَقُولُ fe yekulu der ki kök: قول
  9. ءَأَنتُمْ eentum siz mi?
  10. أَضْلَلْتُمْ edleltum saptırdınız kök: ضلل
  11. عِبَادِى ibadi kullarımı kök: عبد
  12. هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i bu
  13. أَمْ em yoksa
  14. هُمْ hum kendileri (mi)
  15. ضَلُّوا۟ dellu sapıttılar kök: ضلل
  16. ٱلسَّبِيلَ s-sebile yolu kök: سبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yüzüstü cehenneme sürüklenecek olanlar var ya; işte onlar konumları itibariyle daha kötü, tuttukları yol itibariyle daha sapıktırlar.

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Şüphe yok ki, inkar edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim.…

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Andolsun, Allah, mü'minlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber…

  • Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Nisâ 44 olası

    Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onları (cehennemlikleri) ve Allah'ın peşi sıra taptıkları varlıkları bir araya getirdiği gün, (Allah) "Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yolu şaşırdılar (yoldan saptılar)?" diye sormuş (olacak)tır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada kendilerine soru sorulanlar, canlı-cansız, bilinçli-bilinçsiz varlıklar çerçevesinde genel anlam içeren [mâ] edatı kullanılmış olsa da müşriklerin aracı edindikleri meleklerdir. Nitekim hem devam eden ayette hem de Sebe' 34:40-41'de verilen cevaplar buna işaret etmektedir. Eğer kastedilenler diğer cansız putlar ise bu defa onların konuşması mecazdır.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, O, bir gün onları ve onların Allah'tan gayrı yalvarıp yakardıklarını bir araya getirecek ve soracak: "İşte şu kullarımı siz mi yoldan çıkardınız, yoksa onlar kendileri mi yoldan çıktılar?"

Muhammed Esed

Fakat (Rabbinin birliğini unutan kimselere gelince,) o Gün (Rabbin) onları ve onların Allah yerine kul köle oldukları varlıkları bir araya toplayacak ve (kendilerine tanrısal nitelikler yakıştırılan bu varlıklara): "Bu kullarımı siz mi yoldan çıkardınız, yoksa onların kendileri mi doğru yoldan ayrıldılar?" diye soracak.

Ahmed Hulusi

Onları ve Allah dunundaki tapındıklarını haşredeceği süreçte der ki: "Benim kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa onlar mı (derunlarındaki hakikatlerine ulaştıran) yoldan saptılar?"

Ali Bulaç

Onları ve Allah'tan başka taptıklarını bir araya getirip toplayacağı ve: "Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan saptılar?" diyeceği gün;

Ali Özek ve heyeti

O gün Rabbin onları ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri toplar da, der ki: Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan çıktılar?

Ali Rıza Safa

O gün, onları ve Allah'tan başka bir de ayrıca hizmet ettiklerini bir araya toplayacak; sonra, şöyle diyecek: "Bu kullarımı siz mi saptırdınız; kendileri mi yoldan çıktılar?"

Bayraktar Bayraklı

"Rabbin, onları ve Allah'tan başka taptıklarını bir araya toplayacağı gün, tapılanlara der ki: Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi doğru yoldan saptılar?"

Edip Yüksel

Onları ve onların ALLAH'tan başka hizmet ettikleri topladığı gün, "Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa onlar mı yolu sapıttılar?" der.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları ve onların ALLAH'tan başka taptıklarını topladığı gün, 'Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa onlar mı yolu saptılar?' der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hele onları ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri bir araya toplayıp: "Siz mi saptırdınız kullarımı, yoksa kendileri mi yoldan saptılar?" diyeceği gün,

Elmalılı Hamdi Yazır

Hele o gün ki onları Allahdan başka taptıkları şeylerle haşredip de siz mi saptırdınız kullarımı yoksa kendileri mi yolu gaib ettiler diyeceği gün?

Erhan Aktaş

Ve O Gün, onları ve Allah'ın yanı sıra kulluk dipnot 1 ettikleri şeyleri toplar, sonra da onlara: "Kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan çıktılar?" der.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her insan kaçınılmaz olarak kuldur. Bu seçime bağlı olmayıp. Zorunlu bir durumdur. Seçim kul olup olmamakla ilgili değil, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk ya Allah'a ya da Allah'tan başka şeylere olur. Allah'a özgü olan kulluk gerçek özgürlüktür. Allah'tan başkasına olan kulluk ise köleliktir. Allah'a kul olmayan bir kimse; bir düşünceye, görüşe, doğaya, iktidara, sisteme, kişiye, unvana, paraya, dünya malına vs. kul olmak zorundadır. Bu kulluk doğası gereği köleliktir. İnsan yaşamında kulluğun kapsamadığı, kulluğun dışına tutulabilecek hiçbir alan yoktur. Bir Mü'min için kulluk, insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ile yönelmesidir. İbadet ve kulluk anlam olarak aynı şeydir: İbadet kul kelimesinin mastarıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve o gün, onları ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleri şeyleri toplar, sonra da onlara: "Kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan çıktılar?" der.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve o gün, onları ve Allah'tan başka kulluk ettikleri şeyleri toplar, sonra da onlara: "Kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan çıktılar?" der.

Gültekin Onan

Onları ve Tanrı'dan başka taptıklarını bir araya getirip toplayacağı ve: "Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan saptılar?" diyeceği gün;

Hasan Basri Çantay

(Rabbin) onları da, Allahdan gayri tapdıklarını da (mahşerde) bir araya toplayıb da: "Siz mi şu kullarımı sapdırdınız, yoksa kendileri mi yolu sapıtdılar?" diyeceği gün.

İbni Kesir

O gün Rabbın onları ve Allah'tan başka taptıklarını bir araya toplar ve: Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan saptılar? der.

Mehmet Alagaş

(4-20) Kafirler dedi ki, bu onun uydurduğu bir iftiradır, başka bir kavim de ona, bu iftirada yardım etti dediler. Böylece zulüm ve yalana kadar işi vardırdılar. Evvelkilerin masallarını birilerine yazdırtmış ve de ona sabah akşam o masallar okunuyor dediler. De ki Onu göklerin ve yerin gizliliğini / sırrını bilen indirdi. O, bağışlayan dır, esirgeyendir. Dediler ki bu Resule ne oluyor ki yemek yiyor çarşılarda yürüyor , oysa ki ona bir melek inmeliydi ve onunla beraber uyarı işini yapmalıydı. Ona bir hazine verilmeliydi veya yedi ği bir bahçesi olmalıydı. Zalimler dediler ki sadece ve sadece büyülenmiş / sihirlenmiş bir adama uyuyorsunuz o kadar. Bak! nasıl da sana misaller veriyorlar, artık onlar saptılar ve artık herhangi bir yola da girmeye güçleri yetmez. Eğer isterse sana, bun ların dediklerinden de h ayırlı, altlarından nehirler akan cennetleri ve sarayları / kasırları yapacak olan ne de mübarektir. Bilakis, saati de yalanladılar, biz de saati yalanlayan kişi için alevli ateşi hazır ettik . Uzak bir yerden göründüğünde onun / cehennemin öfkelenişinin uğultusunu işitirler. Dokuna dokuna çarpa çarpa dar bir yerden onunla /cehennemle buluştuklarındaysa işte tam da orada, yok olmak için çağrıda bulunurlar / dua ederler. B ugün yok olmayı bir kez çağırmayın, yok olmayı çok kez çağırın. Deki bu mu hayırlı ya da sakınanlara vaad edilen kalıcı cennet mi? Orası onlara varacakları bir ödüldür. Onlara orada ne istiyorlarsa vardır, orada kalıcı olmaları Rabbinin sorumlu olduğu bir vaadidir. R abbin onları ve Allah ’tan başka taptıklarını biraraya topladığında der ki, sizler mi işte şu kullarımı saptırdınız? ya da onlar kendileri mi yoldan saptılar? Seni üstün tutarız ki bize senden başkasını dost edinmek yakışmaz ve lakin onlar ı da ve atalarını da sen nimetlerinle geçindirdin, onlar da hatırlatıcıyı unuttular ve de helake layık bir kavim oldular dediler. İşte taptıklarınız, söylediklerinizi de reddedip sizi yalancı çıkardı, artık azabı savmaya da yardım görmeye de güç yetiremeyeceksiniz. Sizden kim zulmederse ona büyük bir azap tattıracağız. Senden önce Resulleri de yemek yiyenler ve çarşılarda yürüyenler olarak gönderdik. Sizin kiminizi kiminizle sınayarak ayrıştırdı bakalım sabredebilecek misiniz? Rabbin görendir. Bizimle buluşmayı ü mit etmeyenler keşke üzerimize melekler indirilse veya rabbimizi görsek dediler. Onlar kendilerini büyük gördüler ve büyük bir azgınlık gösterdiler. Melekleri görecekleri gün , işte o gün , suçlulara müjde yoktur , onlara size yasaktır, size yasaklanmıştır, denilecektir. Amel olarak ne yapmışlarsa onları ele alırız ve saçılmış uçuşan toz haline getiririz / heba ederiz. Cennet halkının durdukları yer ise hayırlı istirahat ettikleri yer ise güzeldir. O gün sema bulutlu bir şekilde parçalanacak ve melekler ard arda indirilecektir. O gün, gerçek egemenlik / mülkiyet Rahman’ındır. Kafirlere de çok zorlu bir gündür. O gün zalimler ellerini ısıracak eyvah keşke Resullerle beraber bir yol tutsaydım diyecekler. Veyl olsun bana ki keşke falanı filanı dost edinmeseydim. Kesin olan şu ki bana hatırlatıcı geldikten sonra beni ondan saptıran şeytan, insanı yapayalnız bırakır.

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün Rabbin, onları ve Allah’tan başka ibadet ettiklerini bir araya toplar ve şöyle der: "Şu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?"

Süleyman Ateş

(Rabbin), onları ve Allah'tan başka taptıklarını biraraya toplayacağı gün, (tapılanlara) der ki: "Bu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yolu sapıttılar?"

Süleymaniye Vakfı

Onları (kıyamet konusunda yalana sarılanları), Allah ile aralarına koyup kulluk ettikleri ile beraber topladığı gün onlara şöyle diyecektir: "Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan saptılar?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hem onları, hem de Allah ile aralarına koyup kulluk ettikleri kimseleri topladığı gün, araya koyduklarına; "Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi saptılar?" diyecektir.

Şaban Britch

O gün Rabbin, onları ve Allah’tan başka ibadet ettiklerini bir araya toplar ve şöyle der: Şu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?

Şaban Piriş

O gün Rabbin, onları ve Allah'tan başka kulluk ettiklerini bir araya toplar ve şöyle der: -Şu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa kendileri mi yoldan saptılar?

Yaşar Nuri Öztürk

Onları ve Allah dışındaki taptıklarını haşredeceği gün şöyle sorar: "Şu kullarımı siz mi saptırdınız yoksa onlar mı yoldan çıktılar?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And in Day of Judgement when He throngs them together with those objects - animate or inanimate- they worshipped, He shall question those gods: "Did you mislead these servants of Mine, or did they stray from the prescribed path of their own accord"!

Abdul Haleem

On the Day He gathers them all together with those they worship beside Him, He will say, ‘Was it you [false gods] who led these creatures of Mine astray, or did they stray from the path by themselves?’

Abdullah Yusuf Ali

The day He will gather them together as well as those whom they worship besides Allah, He will ask: "Was it ye who let these My servants astray, or did they stray from the Path themselves?"

Abul A'la Maududi

On the Day when He will muster together all the unbelievers as well as the deities that they worship beside Allah, dipnot 1 and He will ask them: "Was it you who caused these servants of Mine to stray away, or did they themselves stray away from the Right Path?" dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here, deities do not mean idols but the angels, the prophets; the saints, the martyrs and the pious men, whom the mushriks of different communities have made their deities.
  2. metne dön, dipnot 2
    Such dialogues between Allah and the gods of the disbelievers occur at several places in the Quran. For instance, in Surah Saba it has been stated: On the day when He will gather them all together, He will ask the angels, Did these people worship you? They will answer, Glory be to Thee! Thou art our Patron and not they: they in fact worshiped the jinns (that is, satans); most of these believed in them. (verses 40-41). Similarly in Surah Al- Maidah, it is said: And when Allah will say, O Jesus, son of Mary, did you ever say to the people: Make me and my mother gods instead of Allah? He will answer, Glory be to Thee! It did not behoove me to say that which I had no right to say. I told them only that which Thou didst bid me: Worship Allah, Who is my Lord as well as your Lord. (verses. 116, 117).

Aisha Bewley

On the Day We gather them together, and those they worship besides Allah, and say, ‘Did you misguide these slaves of Mine or did they stray from the way of their own accord?’

Al-Hilali & Khan

And on the Day when He will gather them together and that which they worship besides Allâh [idols, angels, pious men, saints][1]. He will say: "Was it you who misled these My slaves or did they (themselves) stray from the (Right) Path?"

Ali Quli Qarai

On the day that He will muster them and those whom they worship besides Allah, He will say, ‘Was it you who led astray these servants of Mine, or did they themselves stray from the way?’

Amatul Rahman Omar

Beware of the day when He will gather them together, and the things they worship, apart from Allâh. He will ask, `Was it you who led these servants of mine astray or did they themselves stray away from the right path?'

Arthur John Arberry

Upon the day when He shall muster them and that they serve, apart from God, and He shall say, 'Was it you that led these My servants astray, or did they themselves err from the way?'

Bijan Moeinian

On the Day of Resurrection, the Lord will gather them together along with what they were used to worship besides God (idols, angels, saints, Jesus, etc. ) Then He will say: "Was it you who misled these creatures of Mine or did they themselves chose to deviate from the straight path?"

E. Henry Palmer

And the day He shall gather them and what they served beside God, and He shall say, 'Was it ye who led my servants here astray, or did they err from the way?'

Edip-Layth

On the day when We gather them together with what they served besides God; then He will say, "Did you misguide My servants here, or did they stray from the path?"

George Sale

On a certain day He shall assemble them, and whatever they worship, besides God; and shall say unto the worshipped, Did ye seduce these my servants; or did they wander of themselves from the right way?

Hamid S. Aziz

Therein abiding, they shall have all that they desire. It is for your Lord a promise that must be fulfiled.

Mahmoud Ghali

Allah, then He will say, "Was it you who led these My bondmen into error, or did they themselves err away from the way?"

Marmaduke Pickthall

And on the day when He will assemble them and that which they worship instead of Allah and will say: Was it ye who misled these my slaves or did they (themselves) wander from the way?

Mohamed Ahmed - Samira

The day He will gather them together along with those they worshipped other than God, He will ask them: "Did you lure these creatures of Mine away, or did they themselves go astray?"

Muhammad Asad

BUT [as for people who are oblivious of thy Sustainer’s oneness -] one Day He will gather them together with all that they [now] worship instead of God, and will ask [those to whom divinity was falsely ascribed]: "Was it you who led these My creatures astray, or did they by themselves stray from the right path?"

Mustafa Khattab

˹Watch for˺ the Day He will gather them along with what they used to worship besides Allah, and ask ˹the objects of worship˺,[1] "Was it you who misled these servants of Mine, or did they stray from the Way ˹on their own˺?"

Progressive Muslims

And on the Day when We gather them together with what they served besides God; then He will Say: "Did you misguide My servants here, or did they stray from the path"

Rashad Khalifa

On the day when He summons them, together with the idols they had set up beside GOD, He will say, "Have you misled these servants of Mine, or did they go astray on their own?"

Sahih International

And [mention] the Day He will gather them and that which they worship besides Allah and will say, "Did you mislead these, My servants, or did they [themselves] stray from the way?"

Sam Gerrans

And the day He gathers them and what they serve, besides God, and says: “Was it you who led astray these My servants, or did they stray from the path?”

Shabbir Ahmed

And on the Day when He summons them, together with the idols they had set up besides Allah, He will say to the idols, "Did you mislead these servants of Mine, or did they go astray from the Way on their own?"

Syed Vickar Ahamed

And on the Day He will collect them together and those whom they worship besides Allah, He will ask (those): "Was it you who led My servants away, or did they go away from the Path themselves?"

Taqi Usmani

(Remember) the Day when He will gather them and what they used to worship beside Allah and will say (to the latter ones), "Did you mislead these My servants, or did they themselves lose the way?"

The Monotheist Group

Andon the Day when We gather them together with what they served besides God; then He will say: "Did you misguide My servants here, or did they stray from the path?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩