Furkân suresi

Furkân suresi, 52. ayet

Furkân suresi, 52. ayet. فَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَجَٰهِدْهُم بِهِۦ جِهَادًا كَبِيرًا

felâ tüṭi`i-lkâfirîne vecâhidhüm bihî cihâden kebîrâ.

Diyanet İşleri

Öyle ise kafirlere itaat etme, onlara karşı bu Kur'an'la büyük bir mücadele ver.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 49–55 · surenin 52. ayeti / 77

Konu Gölge, gece, rüzgârlar, iki deniz ve su Furkân 45–54 3

  1. Furkân 49

    (48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.

  2. Furkân 50

    Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.

  3. Furkân 51

    Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.

  4. 52

    Öyle ise kafirlere itaat etme, onlara karşı bu Kur'an'la büyük bir mücadele ver.

  5. Furkân 53

    O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.

  6. Furkân 54

    O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  7. Furkân 55

    Onlar, Allah'ı bırakıp, kendilerine ne faydası ne de zararı dokunan şeylere kulluk ederler. Kafir, Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

52. “O halde kâfirlere” seninle gönderilen herhangi bir şeyi terk etme hususunda “itaat etme!” Aksine seninle gönderilenlerin tümünü tebliğ etmek uğrunda bütün gayretinde çalışıp çabala ve “onlara karşı bu (Kur’ân) ile büyük bir cihad ortaya koy!” Hakkın zafere kavuşması, batılın ortadan kaldırılması için ne kadar gücün varsa hepsini ortaya koy, hiçbir şeyi esirgeme! Onların seni yalanladıklarına ve cüretkârlıklarını gösterdiklerine ne kadar çok tanık olsan bile yine de sen bütün gayretinle çalış, bütün gücünü ortaya koy, onların hidâyet bulacaklarından yana ümit kesme, onların hevâ ve isteklerine uyarak onlara tebliği asla terk etme!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İsteklerine ses çıkarmayıp, sunmuş oldukları şeylere onay vererek sakın kâfirlere itaat edeyim deme. Sana verdikleri eziyete sabrederek ve onları Yüce Allah'a davet ederken karşı karşıya kaldığın zorluklara tahammül ederek indirilen bu Kur'an ile onlarla büyük bir mücadelede bulun.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَا fela
  2. تُطِعِ tutii boyun eğme kök: طوع
  3. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirlere kök: كفر
  4. وَجَـٰهِدْهُم ve cahidhum ve onlarla cihad et kök: جهد
  5. بِهِۦ bihi bununla (Kur'an)
  6. جِهَادًۭا cihaden bir cihadla kök: جهد
  7. كَبِيرًۭا kebiran büyük kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin.…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Biz, insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. Şayet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Kibir

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Kibir

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Kibir

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfirlere boyun eğme! Bununla (Kur'an'la) onlara karşı büyük cihadı gerçekleştir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle asıl ve büyük cihadın Kur'an'ı anlatmak olduğunun delilidir. Çünkü cihad, insan öldürmek değil, savaş ortamlarında bile olsa bir kişiyi olsun kazanma çabasıdır. Cihad, insanlığın asıl değeri olan İslam'la insan arasına sokulan engelleri kaldırmak için üstün çaba sarf etmektir. Büyük cihad büyük kaynakla ve büyük çabalarla olur. Cihadınız büyükse fedakârlığınız da büyük olmalıdır. Benzer mesajlar: En‘âm 6:51, 70; İbrahim 14:52; Enbiyâ 21:45; Sebe' 34:50; Kâf 50:45.

Mustafa İslamoğlu

Madem öyle, artık sen inkarcılara uyma ve onlarla bu (vahiy) sayesinde tüm gayretini sarf ederek büyük bir cihada giriş.

Muhammed Esed

bunun içindir ki, sen hakkı inkara şartlanmış olan kimselere uyma; tersine, bu (ilahi mesajın) ışığında onlara karşı bütün gücünü ortaya koyarak büyük bir direnç ve çaba göster.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenlere itaat etme; onlara karşı bununla (Kuran'la) büyük savaş ver, tüm gücünle!

Ali Bulaç

Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kur'an'la) büyük bir cihad ver.

Ali Özek ve heyeti

(Fakat evrensel uyarıcılık görevini sana verdik.) O halde, kâfirlere boyun eğme ve bununla (Kuran ile) onlara karşı olanca gücünle büyük bir savaş ver!

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenlere artık uyma ve onlara karşı Onunla büyük bir çaba göster.

Bayraktar Bayraklı

Sen inkarcılara boyun eğme ve Kur'an ile onlara karşı büyük cihad ile cihad et!

Edip Yüksel

Öyleyse, inkarcılara uyma ve bununla (bu Kuran ile) onlara karşı büyük bir cihad ile savaşım ver.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Öyleyse, inkarcılara uyma ve bununla (bu Kuran ile) onlara karşı büyük bir cihad ile savaşım ver.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Madem ki, yalnız seni gönderdik. O halde kafirlere uyma ve bununla (Kur'an ile) onlara cihad et, büyük cihad!

Elmalılı Hamdi Yazır

Madamki yalnız seni gönderdik o halde kafirlere itaat eyleme de bununla onlara cihad et büyük cihad

Erhan Aktaş

Öyleyse Kafirlere boyun eğme. Onunla2 onlara karşı var gücünle büyük bir mücadeleye giriş.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öyleyse Kafirlere dipnot 1 boyun eğme. Onunla dipnot 2 onlara karşı var gücünle büyük bir mücadeleye giriş.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Furkan'la.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öyleyse gerçeği yalanlayan nankörlere boyun eğme. Onunla dipnot 1 onlara karşı var gücünle büyük bir mücadeleye giriş.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Furkan'la.

Gültekin Onan

Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kuranla) büyük bir cihad ver.

Hasan Basri Çantay

(Vazife yalınız senin üzerindedir). O halde kafirlere boyun eğme de bununla (bu Kur'an ile) onlara karşı olanca savaşınla büyük bir mücahede yap.

İbni Kesir

Öyleyse sen, kafirlere uyma ve onlara karşı olanca gücünle cihad et.

Mehmet Alagaş

(45-54) Görmez misin Rabbin nasıl da gölgeyi uzatmakta istese onu sakin / hareketsiz de yapardı. Sonra güneşi de onun üzerine delil / ispat yapmışız. Sonra onu kolay bir tutuşla kendimize doğru tuttuk / kabzettik. Geceyi örtü, uykuyu hareketsizlik / uyuşukluk gündüzü çoğaltıp yayılma yapan O'dur. Rahmeti öncesinde Rüzgârı müjdeci olarak gönderen O dur , Semadan temiz suyu, ölü beldeye hayat verelim ve de yarattığımız insanları ve de hayvanları onla sulayalım diye indiren yine O dur. Ayrıca, suyu aralarında Allah’ı hatırlamaları için değişik şekillerde değiştiriyoruz / sarf ediyoruz. (Akarsu deniz bulut yağmur yer altı) İnsanların çokları ise diretiyor ve kafir oluyorlar. Eğer ki dileseydik her memlekete bir uyarıcı yaratırdık. Kafirlere itaat etme, onlarla Allah’a dayanarak büyük bir gayretle cihat et. O ki iki denizi birbirine salmış, biri tatlı içilebilir su biri ise tuzlu ve acı su ve o ikisi arasına perde ve aşılmaz bir engel yapmıştır. O ki sudan bir beşer yarat mış ve ondan bir soy sop / nesep ve sıhriyet (evlilik akrabalığı) yap mıştır. Rabbin her şeye güç yetir ip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

O halde kâfirlere itaat etme ve onlara karşı Kur’an’la büyük bir mücadele ver.

Süleyman Ateş

Kafirlere boyun eğme ve bu Kur'an ile onlara karşı büyük cihad et.

Süleymaniye Vakfı

Sen kafirlere /ayetleri görmezlikte direnenlere boyun eğme; onlara karşı bununla (Kur'an ile) tüm gücünü kullanarak cihad et /elinden geleni yap dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cihad (جهاد), düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat). Allah yolunda savaş, cihadın çok önemli bir parçasıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öyleyse kendini doğrulara kapatanlara(kafirlere) uyma; onlara karşı Kur'an ile büyük bir mücadeleye giriş.

Şaban Britch

O halde sen, kâfirlere itaat etme ve onlara karşı Kur’an’la büyük bir cihatla mücadele et.

Şaban Piriş

O halde sen, kafirlere itaat etme ve onlara karşı Kur'an'la büyük bir cihatla mücadele et.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık inkarcılara boyun eğme, onlara karşı Kur'an ile zorlu bir cihat aç.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, do not yield O Muhammad to the infidels and wage against them spiritual warfare by the divine means -the Quran- But should they wage war against you, then fight back by physical means.

Abdul Haleem

so do not give in to the disbelievers: strive hard against them with this Quran.

Abdullah Yusuf Ali

Therefore listen not to the Unbelievers, but strive against them with the utmost strenuousness, with the (Qur'an).

Abul A'la Maududi

So, (O Prophet), do not follow the unbelievers but engage in a mighty striving against them with this Qur'an.

Aisha Bewley

So do not obey the kafirun but use this to battle against them with all your might.

Al-Hilali & Khan

So obey not the disbelievers, but strive against them (by preaching) with the utmost endeavour with it (the Qur’ân).

Ali Quli Qarai

So do not obey the faithless, but wage against them a great jihād with it.

Amatul Rahman Omar

So do not follow the disbelievers, and strive hard against them with the help of this (Qur'ân), a mighty striving.

Arthur John Arberry

So obey not the unbelievers, but struggle with them thereby mightily.

Bijan Moeinian

Therefore, do not follow (and compromise with) the disbelievers. Work on them very hard, using this Qur’an as your weapon.

E. Henry Palmer

So obey not the unbelievers and fight strenuously with them in many a strenuous fight.

Edip-Layth

So do not obey the ingrates, and strive against them with it in a great striving.

George Sale

Wherefore do not thou obey the unbelievers; but oppose them herewith, with a strong opposition.

Hamid S. Aziz

But, had We pleased, We could have raised a Warner in every village (or population centre).

Mahmoud Ghali

So do not obey the disbelievers, and strive with them thereby with a constantly great striving.

Marmaduke Pickthall

So obey not the disbelievers, but strive against them herewith with a great endeavour.

Mohamed Ahmed - Samira

So do not listen to unbelievers, and strive against them with greater effort.

Muhammad Asad

hence, do not defer to [the likes and dislikes of] those who deny the truth, but strive hard against them, by means of this [divine writ], with utmost striving.

Mustafa Khattab

So do not yield to the disbelievers, but strive diligently against them with this ˹Quran˺.

Progressive Muslims

So do not obey the rejecters, and strive against them with it in a great striving.

Rashad Khalifa

Therefore, do not obey the disbelievers, and strive against them with this, a great striving.

Sahih International

So do not obey the disbelievers, and strive against them with the Qur'an a great striving.

Sam Gerrans

So obey thou not the false claimers of guidance, and strive thou against them thereby with a great striving.)

Shabbir Ahmed

Hence, (O Prophet) Disregard the likes and dislikes of the rejecters, but strive hard against them by means of this, with utmost striving. (Jihadan Kabira = The Great Jihad by means of this Qur'an).

Syed Vickar Ahamed

Therefore do not obey the disbelievers, but work hard against them with the greatest strength, (with the Quran by your side).

Taqi Usmani

So, (O Prophet,) do not obey the infidels, and strive against them with it (the Qur’ān), in utmost endeavor.

The Monotheist Group

So do not obey the rejecters, and strive against them with it in a great striving.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 52. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 52. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 52. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩