Diyanet İşleri
Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.
Furkân suresi
Furkân suresi, 51. ayet. وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِى كُلِّ قَرْيَةٍ نَّذِيرًا
velev şi'nâ lebe`aŝnâ fî külli ḳaryetin neẕîrâ.
Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gölge, gece, rüzgârlar, iki deniz ve su Furkân 45–54 3
(48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.
Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.
Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.
Öyle ise kafirlere itaat etme, onlara karşı bu Kur'an'la büyük bir mücadele ver.
O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır.
O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
51. Allah meşietinin dilediği şekilde geçerli olduğunu ve eğer dilemiş olsaydı her bir şehre mutlaka kendilerini uyarıp sakındıracak bir uyarıcı yani bir peygamber gönderebileceğini haber vermektedir. O, bunu yapamayacak değildir. Ama O’nun hikmeti ve -ey Muhammed- hem sana hem de kullara olan rahmeti, seni beyazlarıyla, siyahlarıyla, Arap olanlarıyla, olmayanlarıyla, insanlarıyla, cinleriyle onların hepsine bir peygamber olarak göndermeyi gerektirmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer dileseydik, Allah'ın azabından sakındırıp, korkutmak için her kasabaya bir resul gönderirdik. Ama biz bunu böyle dilemedik. Bilakis, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i bütün insanlara resul olarak gönderdik.
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları…
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten…
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Dileseydik elbette her şehre bir uyarıcı gönderirdik.
Hem eğer dilemiş olsaydık, (geçmişte olduğu gibi) elbette her topluma (ayrı) bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer dileseydik, (önceki çağlarda olduğu gibi) her topluma (ayrı) bir uyarıcı gönderirdik;
Eğer dileseydik her şehirde bir uyarıcı ba's ederdik.
Eğer dilemiş olsaydık, her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
(Rasûlüm!) Şayet dileseydik, elbet her ülkeye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.(Fakat evrensel uyarıcılık görevini sana verdik, seni bütün insanlığa peygamber olarak gönderdik.)
Eğer dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
Biz, her ülkeye bir uyarıcı göndermeyi diledik.
Dileseydik her kente bir uyarıcı gönderirdik. dipnot 1
Dileseydik her kente bir uyarıcı gönderirdik
Dileseydik elbette her köye bir uyarıcı gönderirdik.
Dilese idik elbet her köyde bir nezir gönderir idik
Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.
Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.
Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.
Eğer dilemış olsaydık her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer dileseydik muhakkak ki her kasabaya (fenalıkların aakıbetinden) korkutucu birer (peygamber) gönderirdik.
Dileseydik; her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
(45-54) Görmez misin Rabbin nasıl da gölgeyi uzatmakta istese onu sakin / hareketsiz de yapardı. Sonra güneşi de onun üzerine delil / ispat yapmışız. Sonra onu kolay bir tutuşla kendimize doğru tuttuk / kabzettik. Geceyi örtü, uykuyu hareketsizlik / uyuşukluk gündüzü çoğaltıp yayılma yapan O'dur. Rahmeti öncesinde Rüzgârı müjdeci olarak gönderen O dur , Semadan temiz suyu, ölü beldeye hayat verelim ve de yarattığımız insanları ve de hayvanları onla sulayalım diye indiren yine O dur. Ayrıca, suyu aralarında Allah’ı hatırlamaları için değişik şekillerde değiştiriyoruz / sarf ediyoruz. (Akarsu deniz bulut yağmur yer altı) İnsanların çokları ise diretiyor ve kafir oluyorlar. Eğer ki dileseydik her memlekete bir uyarıcı yaratırdık. Kafirlere itaat etme, onlarla Allah’a dayanarak büyük bir gayretle cihat et. O ki iki denizi birbirine salmış, biri tatlı içilebilir su biri ise tuzlu ve acı su ve o ikisi arasına perde ve aşılmaz bir engel yapmıştır. O ki sudan bir beşer yarat mış ve ondan bir soy sop / nesep ve sıhriyet (evlilik akrabalığı) yap mıştır. Rabbin her şeye güç yetir ip ayarlayandır.
Eğer dileseydik her bir beldeye elbette bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer biz dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
Gerek görseydik her yerleşim yerinden bir uyarıcı çıkarırdık.
Tercihi farklı yapsaydık (her topluluk yerine dipnot 1 ) her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.
İsteseydik her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
İsteseydik her kasabaya uyarıcı gönderirdik.
Eğer dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
And had We willed We would have sent to the people of every town a spectacle and a warning.
If it had been Our will, We would have sent a warner to every town,
Had it been Our Will, We could have sent a warner to every centre of population.
Had We so willed, We would have raised up in every town a warner. dipnot 1
If We had wished We could have sent a warner to every town.
And had We willed, We would have raised a warner in every town.
Had We wished, We would have sent a warner to every town.
If We had so willed We would surely have raised (in place of universal Prophethood) a Warner in every town.
If We had willed, We would have raised up in every city a warner.
If I wanted (like Abraham and Lut who were sent to two nearby communities, ) I could have sent to every community a Messenger. (However, one sun is enough for the whole land.)
But, had we pleased, we would have sent in every city a warner.
If We wish, We could send to every town a warner.
If We had pleased, We had sent a preacher unto every city:
And verily, We have repeated it (the lesson) in various ways among them that they may remember; but most of mankind begrudge aught save ingratitude.
And if We had so decided We would indeed have sent forth in every town a constant warner. .
If We willed, We could raise up a warner in every village.
Had We pleased We could have raised a warner in every town.
Now had We so willed. We could have [continued as before and] raised up a [separate] warner in every single community:
Had We willed, We could have easily sent a warner to every society.
And if We wish, We could send to every town a warner.
If we willed, we could have sent to every community a warner.
And if We had willed, We could have sent into every city a warner.
And had We willed, We would have raised up in every city a warner;
Now had We so Willed, We could have continued to raise up a Warner in every single community. (But, time has now come for the Eternal, Universal Message, the Qur'an (25:1)).
And if it was Our Will, We could have sent a warner to every town.
Had We so willed, We would have sent a (separate) warner for every town, (but, according to Our wisdom, We have sent Muhammad as a prophet for all these towns)
Andif We wish, We could send to every town a warner.