Diyanet İşleri
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 51. ayet. وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى ٱلْإِنسَٰنِ أَعْرَضَ وَنَـَٔا بِجَانِبِهِۦ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ فَذُو دُعَآءٍ عَرِيضٍ
veiẕâ en`amnâ `ale-l'insâni a`raḍa veneâ bicânibih. veiẕâ messehü-şşerru feẕû dü`âin `arîḍ.
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyametin bilgisi, insanın nankörlüğü ve ufuklardaki deliller Fussilet 45–54 3
Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.
İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır.
Andolsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka "Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Andolsun, Rabbime döndürülürsem, şüphesiz O'nun yanında benim için daha güzel şeyler vardır" der. Andolsun, biz inkar edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve andolsun, onlara mutlaka ağır azaptan tattıracağız.
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.
De ki: "Ne dersiniz? Eğer o (Kur'an) Allah katından olup da siz de onu inkar etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?"
Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şahit olması yetmez mi?
İyi bilin ki, onlar Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, O, her şeyi kuşatandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
51. “Biz insana” sağlık, bol rızık veya başka herhangi bir “nimet verdiğimizde” Rabbinden ve O’na şükretmekten “yüz çevirir.” Kendisini beğenerek ve büyüklük taslayarak “yan çizip uzaklaşır.”
“Ama ona” hastalık, fakirlik veya başka herhangi bir “kötülük isabet edince bu sefer de (bize) uzun uzadıya” sabırsızlığından dolayı oldukça fazla “dua eder.”
Ne darlıkta sabreder, ne de bollukta şükreder. Allah’ın hidâyete ilettiği ve lütufta bulunduğu kimseler bundan müstesnâdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz insana sıhhat, afiyet gibi nimetler verdiğimiz zaman Allah'ın zikrinden ve O'na itaat etmekten gaflete düşer, kibirlenerek yüz çevirir. Ona hastalık ve fakirlik gibi bir sıkıntı başına gelince de üzerinden sıkıntısını gidermesi için Allah'a çokca dua eder. O Rabbi, kendisine nimet verdiği zaman O'na şükretmez. Ona bir bela verdiğinde ise o belaya da sabretmez.
Aynı kök: ناي (3 geçiş) · Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.
Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır.
Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua…
Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Şer
İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan çok acelecidir.
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır,…
Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Şer
Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz o (nankör) insana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. dipnot 1 Kendisine bir şer dokunduğu zaman da uzun yakarışta bulunur.
Ne zaman insana nimetlerimizi bahşetsek yüz çevirir ve yan çizer; ne zaman da başına bir musibet gelse, başlar yalvar yakar uzun uzadıya dualar okumaya.
Ne zaman insana nimetlerimizi bağışlasak yan çizer ve (Bizi anmaktan) uzaklaşır, başına bir kötülük gelince de hemen dualar okumaya başlar!
İnsana bir nimet verdiğimizde yüz çevirir ve döner uzaklaşır! Kendisine şerr dokunduğunda ise, hemen çokça dua edicidir.
İnsana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirir ve yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman ise, artık o, geniş (kapsamlı ve derinlemesine) bir dua sahibidir.
İnsana bir nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirir ve yan çizer. Fakat ona bir şer dokunduğu zaman da yalvarıp durur.
İnsana nimet verdiğimizde, yüz çevirir ve yan çizer. Ona bir kötülük dokunduğunda ise hemen uzun yakarışlara başlar.
İnsana bir nimet verdiğimizde nankörlük edip yüz çevirir;fakat ona bir kötülük dokununca da yalvarıp durur.
İnsana bir nimet verdik mi, yüz çevirip yan çizer. Başına bir kötülük geldiğinde ise yalvarıp durur.
İnsana bir nimet verdik mi, yüz çevirip yan çizer. Başına bir kötülük geldiğinde ise yalvarıp durur.
Evet, insana bir nimet verdiğimiz zaman yan büker, başının tuttuğuna gider, bildiği gibi hareket eder. Kendisine bir kötülük de dokunuverdi mi artık enine boyuna duaya dalar.
Evet insana ni'met verdiğimiz vakıt yan büker, başının tuttuğuna gider de kendisine şer dokunuverdi mi artık enine boyuna duaya dalar
İnsana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. dipnot 1 Kendisine bir kötülük dokunduğu zaman da bol bol dua ederek yardım ister.
İnsana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. dipnot 1 Kendisine bir kötülük dokunduğu zaman da bol bol dua ederek yardım ister.
İnsana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. dipnot 1 Kendisine bir kötülük dokunduğu zaman da bol bol dua ederek yardım ister.
İnsana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirir ve yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman ise, artık o, geniş (kapsamlı ve derinlemesine) bir dua sahibidir.
İnsana ni'met verdiğimiz vakit (şükürden) yüz çevirir, nefsi ondan uzaklaşır. Ona bir şer dokunduğu zaman ise artık o, geniş (bol) bir düa saahibidir.
İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirir, yan çizer. Başına bir fenalık gelince de uzun uzun yalvarır.
(49-54) İnsan hayra dair dua dan ümidini kesmez , eğer ki şer ona dokunursa da karamsar olur umudunu yitirir, ona dokunan bir zarardan sonra rahmetimizden / acımamızdan kaynaklı bir şeyler tattırırsak, diyecektir ki bu benimdir / bu bana aittir. Saatin kopacağını da sanmıyorum / zannetmiyorum, olur ya Rabbime de döndürülürsem eğer, onun yanın da bana kesin daha da güzelleri vardır , kafirlere yaptıkları şeyleri haber vereceğiz ve onlara kaba bir azabı tattıracağız. İnsanı nimetlendirirsek, sırtını döner bir tarafına doğru bizden uzaklaşır, eğer ki bir şer ona temas ederse de kapsamlı bir duaya dalar. De ki bakıp düşünün / görmez misiniz? O, Allah katından ise ve de siz onu yok saymışsanız (düşünün bakalım) Ondan uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir. İlerde ayetlerimizi ufuklarda ve de kendilerinde göstereceğiz nihayet onlara onun gerçek olduğu / hak olduğu açıklanacak, senin Rabbin yeterli gelmez mi? / Kâfi gelmez mi? Muhakkak ki O her şeye tanıktır, Dikkat et! Onlar Rablerine kavuşacaklarına dair tereddüt (mirye) içindeler yine dikkat et! O her şeyi çepeçevre kuşatmıştır / ihata etmiştir (Kimse O’nun kapsama alanı dışına çıkamaz, O’ndan kaçamazsın en iyisi mi sen O’na kaç)
Biz insana nimet verdiğimizde yüz çevirir, yan çizip uzaklaşır. Eğer ona kötülük isabet ederse bu sefer de uzun uzun dua eder.
İnsana bir ni'met verdik mi yüz çevirir; yan çizer. Ona bir şer dokundu mu yalvarıp durur.
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir fenalık gelince de yalvarır durur dipnot 1 .
İnsana iyilik etsek yan çizip kendini kenara çeker. Başına bir sıkıntı gelince de yalvarır durur.
İnsana bir nimet verdiğimizde yüz çevirir ve büyüklük taslar. Bir kötülük dokunduğu zaman hemen çokça dua etmeye başlar.
İnsana bir nimet verdiğimizde yüz çevirir ve büyüklük taslar. Bir kötülük dokunduğu zaman hemen yalvarmaya başlar.
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir, yan yatar. Kendisine şer dokununca, hemen duaya koyulur.
And when We mercifully bring man in Our grace and show it in Our munificence, he feels impelled to move away and more distant from what Allah inclines him to propound. And when he is befallen with a misfortune or wedded to a calamity- in consequence of his wrongful and unclean hands- he spends his breath invoking Allah's mercy and blessings,
Whenever We are gracious to man, he goes away haughtily, but, as soon as evil touches him, he turns to prolonged prayer.
When We bestow favours on man, he turns away, and gets himself remote on his side (instead of coming to Us); and when evil seizes him, (he comes) full of prolonged prayer!
When We bestow Our favour upon man, he turns away and waxes proud; dipnot 1 but when a misfortune touches him, he is full of supplication. dipnot 2
When We grant blessing to a man, he turns away and draws aside but when any evil touches him, he is full of endless prayers!
And when We show favour to man, he withdraws and turns away; but when evil touches him, then he has recourse to long supplications.
When We bless man, he is disregardful and turns aside; but when an ill befalls him, he makes protracted supplications.
And when We bestow a favour on a person he turns aside (ungratefully) and behaves with pride. But when evil befalls him, he is full of lengthy supplications and prayers.
And when We bless man, he turns away and withdraws aside; but when evil visits him, he is full of endless prayers.
When I bless man, he turns away and forgets about his Lord; but when in trouble, he comes to Me with lengthy prayers.
And when we have been gracious to man, he turns away and goes aside; but when evil touches him he is one of copious prayer.
When We bless the human being, he withdraws and turns away, and when he suffers any adversity, he implores in long prayers!
When We confer favours on man, he turneth aside, and departeth without returning thanks: But when evil toucheth him, he is frequent at prayer.
And when We show favour to man, he turns aside and withdraws himself; and when evil touches him, he makes lengthy supplications.
And when We favor man, he veers away and retires aside, (Literally: retires with his side) and when evil touches him, then he is the owner of abounding (Literally: broad) invocation.
When We show favour unto man, he withdraweth and turneth aside, but when ill toucheth him then he aboundeth in prayer.
When We show Our favours to man he moves away and turns aside; but when in trouble he prays a great deal.
And, too, when We bestow Our blessings upon man, he tends to turn aside and keep aloof [from remembering Us]; but as soon as evil fortune touches him, he is full of wordy prayers!
When We show favour to someone, they turn away, acting arrogantly. And when touched with evil, they make endless prayers ˹for good˺.
And when We bless the human being, he withdraws and turns away, and when he suffers any adversity, he implores in long prayers!
When we bless the human being, he turns away, and drifts farther and farther away, and when he suffers any affliction, he implores loudly.
And when We bestow favor upon man, he turns away and distances himself; but when evil touches him, then he is full of extensive supplication.
And when We favour man, he turns away and distances himself; but when evil touches him, then is he full of long supplication.
Also, when We bestow Bliss on man, he turns away, and withdraws aside, but when a hurt touches him, then he is full of prayers. (17:83).
And when We grant favor to man, he turns away (arrogantly), and pulls himself to his side (instead of coming to Us); But when evil comes to him, (then he comes) full of long prayer (and supplications)!
When We bestow Our favor upon man, he avoids (to appreciate it) and keeps himself far aside (from obedience), and when some evil touches him, he is full of lengthy prayers.
And when We bless man, he withdraws and turns away, and when he suffers any adversity, then he implores at length!