Diyanet İşleri
İyi bilin ki, onlar Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, O, her şeyi kuşatandır.
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 54. ayet. أَلَآ إِنَّهُمْ فِى مِرْيَةٍ مِّن لِّقَآءِ رَبِّهِمْ أَلَآ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍ مُّحِيطٌۢ
elâ innehüm fî miryetim mil liḳâi rabbihim. elâ innehû bikülli şey'im müḥîṭ.
İyi bilin ki, onlar Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, O, her şeyi kuşatandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyametin bilgisi, insanın nankörlüğü ve ufuklardaki deliller Fussilet 45–54 3
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.
De ki: "Ne dersiniz? Eğer o (Kur'an) Allah katından olup da siz de onu inkar etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?"
Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şahit olması yetmez mi?
İyi bilin ki, onlar Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, O, her şeyi kuşatandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
54. “Şunu bilin ki onlar Rablerine kavuşmaktan yana şüphe içindedirler.” Öldükten sonra diriliş ve Kıyamet günü hakkında şüphe etmektedirler. Onlara göre dünya yurdundan başka gidilecek yer yoktur. Bunun için âhiret için çalışmazlar ve ona iltifat etmezler.
“Yine bilin ki O” ilmi, kudreti ve izzeti ile “her şeyi kuşatmıştır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz müşrikler tekrar dirilmeyi inkâr ettikleri için, kıyamet gününde Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. Onlar ahirete iman etmezler. Bunun için ahirete salih amel ile hazırlanmazlar. Yüce Allah, ilim ve kudret bakımından her şeyi kuşatan değil midir?
Aynı kök: مري (20 geçiş)
Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma!
Aynı kök: مري (20 geçiş)
Hak Rabbindendir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma.
Aynı kök: مري (20 geçiş)
O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O'nun…
Aynı kök: حوط (28 geçiş)
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Aynı kök: حوط (28 geçiş)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Aynı kök: حوط (28 geçiş)
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Dikkat edin! Onlar, Rableriyle karşılaşma konusunda şüphe içindedir. Dikkat edin! Şüphesiz ki O her şeyi kuşatıcıdır.
Bakın, belli ki onlar Rablerinin huzuruna çıkacaklarına ilişkin tereddüt içindedirler! Bakın, şüphe yok ki O her şeyi çepeçevre kuşatandır!
Gerçek şu ki onlar, (Hesap Günü) Rableri ile karşılaşıp karşılaşmayacaklarından tam emin değiller! Şüphesiz O, her şeyi kuşatır!
Dikkat edin! Muhakkak ki onlar Rablerinin likasından (Rablerinin varlıklarında açığa çıkışını yaşamaktan) şek - şüphe içindedirler! Dikkat edin! Muhakkak ki O, Bi-külli şey'in (her şeyin Esma'sıyla varlığında olarak) Muhiyt'tir (ihata eder)!
Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten O, her şeyi sarıp kuşatandır.
Dikkat edin; onlar, Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. Bilesiniz ki O, herşeyi (ilmiyle) kuşatmıştır.
İyi bilin ki, aslında, Efendilerine kavuşmaktan kuşku duyuyorlar. Kuşkusuz, O, Her Şeyi Kuşatandır.
Dikkat ediniz, onlar Rabblerine kavuşacakları konusunda şüphe içerisindedirler. İyi biliniz ki, Allah, her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.
Aslında onlar Efendi'lerinden bir kuşku içindedirler. O, her şeyi (bilgi ve yönetimiyle) kuşatmıştır.
Aslında onlar Rab'lerinden bir kuşku içindedirler. O, her şeyi (bilgi ve yönetimiyle) kuşatmıştır.
Uyan! Onlar Rablerinin karşısına çıkacaklarından şüphe içindedirler; uyan ki, O herşeyi kuşatmıştır.
Uyan! onlar rablarının likasından işkil içindeler, uyan ki o her şey'i muhit
İyi bilin ki onlar, Rabb'lerine kavuşacaklarından kuşku duyuyorlar. İyi bilin ki O, Her Şeyi Kuşatan'dır.
İyi bilin ki onlar, Rabb'lerine kavuşacaklarından kuşku duyuyorlar. İyi bilin ki O, Her Şeyi Kuşatan'dır.
İyi bilin ki onlar, Rabb'lerine kavuşacaklarından kuşku duyuyorlar. İyi bilin ki O, Her Şeyi Kuşatan'dır.
Dikkatli olun; gerçekten onlar, rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler. Dikkatli olun; gerçekten O, her şeyi sarıp kuşatandır.
Gözünü aç, muhakkak onlar Rablerine kavuşmakdan bir şübhe içindedirler. Gözünü aç, O, hakıykaten herşey'i çepçevre kuşatandır.
İyi bilin ki; onlar, Rabblarına kavuşmaktan şüphededirler. Dikkat edin, muhakkak ki Allah; her şeyi çepeçevre kuşatandır.
(49-54) İnsan hayra dair dua dan ümidini kesmez , eğer ki şer ona dokunursa da karamsar olur umudunu yitirir, ona dokunan bir zarardan sonra rahmetimizden / acımamızdan kaynaklı bir şeyler tattırırsak, diyecektir ki bu benimdir / bu bana aittir. Saatin kopacağını da sanmıyorum / zannetmiyorum, olur ya Rabbime de döndürülürsem eğer, onun yanın da bana kesin daha da güzelleri vardır , kafirlere yaptıkları şeyleri haber vereceğiz ve onlara kaba bir azabı tattıracağız. İnsanı nimetlendirirsek, sırtını döner bir tarafına doğru bizden uzaklaşır, eğer ki bir şer ona temas ederse de kapsamlı bir duaya dalar. De ki bakıp düşünün / görmez misiniz? O, Allah katından ise ve de siz onu yok saymışsanız (düşünün bakalım) Ondan uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir. İlerde ayetlerimizi ufuklarda ve de kendilerinde göstereceğiz nihayet onlara onun gerçek olduğu / hak olduğu açıklanacak, senin Rabbin yeterli gelmez mi? / Kâfi gelmez mi? Muhakkak ki O her şeye tanıktır, Dikkat et! Onlar Rablerine kavuşacaklarına dair tereddüt (mirye) içindeler yine dikkat et! O her şeyi çepeçevre kuşatmıştır / ihata etmiştir (Kimse O’nun kapsama alanı dışına çıkamaz, O’ndan kaçamazsın en iyisi mi sen O’na kaç)
İyi bilin ki, onlar Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, O, her şeyi kuşatandır.
İyi bil ki onlar, Rablerine kavuşmaktan kuşku içindedirler. İyi bil ki O, her şeyi kuşatmıştır (her şey Allah'ın bilgisi içindedir).
Bilin ki onlar, Rablerinin /Sahiplerinin huzuruna varma hakkında şüphe içindedirler dipnot 1 . Bilin ki o, her şeyi kuşatandır.
İyi bilin ki onların, Rableriyle (Sahipleriyle) yüzleşme konusunda şüpheleri vardır. İyi bilin ki O, her şeyi kuşatma altında tutar.
Onlar, Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler! Bilin ki o, her şeyi kuşatandır.
Onlar, Rab'lerine kavuşmaktan şüphe içindedirler! Bilin ki o, her şeyi kuşatmıştır.
Dikkat edin, onlar Rablerine kavuşma konusunda bir şüphe içindedirler. Gözünüzü açın! Allah Muhit'tir, herşeyi çepeçevre kuşatmıştır.
Yet they continue to be in doubt of the encounter with Allah their Creator. However, never doubt but He is Mohiton (the Omnipresent who is Omniscient of all things in all respects and all in all.)
Truly, they doubt that they will meet their Lord; truly He encompasses everything.
Ah indeed! Are they in doubt concerning the Meeting with their Lord? Ah indeed! It is He that doth encompass all things!
Lo, they are in doubt concerning their meeting with their Lord. dipnot 1 Surely He fully encompasses everything. dipnot 2
What! Are they in doubt about the meeting with their Lord? What! Does He not encompass all things?
Verily they are in doubt concerning the Meeting with their Lord? (i.e. Resurrection after their death, and their return to their Lord). Verily! He it is Who is surrounding all things!
Look! They are indeed in doubt about the encounter with their Lord! Look! He indeed comprehends all things!
Look! they are in disquieting and grave doubt about the meeting with their Lord. Beware! He certainly encompasses every thing (in His Knowledge and power).
Are they not in doubt touching the encounter with their Lord? Does He not encompass everything?
These people are in doubt about the meeting with their Lord. God is fully aware of everything.
Ay, verily, they are in doubt about the meeting of their Lord! Ay, verily, He encompasses all!
Indeed, they are in doubt about meeting their Lord; but He is Encompassing over all things.
Are they not in a doubt as to the meeting of their Lord at the resurrection? Doth not He encompass all things?
What! Are they still in doubt about the meeting with their Lord? What! Does He not encompass (surround and penetrate) all things?
Verily, they are surely wrangling about the meeting with their Lord! Verily, He is surely Encompassing everything!
How! Are they still in doubt about the meeting with their Lord? Lo! Is not He surrounding all things?
In truth they are in doubt that they will ever face their Lord. Do they not know that He surrounds all things?
Oh, verily, they are in doubt as to whether they will meet their Sustainer [on Judgment Day]! Oh, verily, He encompasses everything!
They are truly in doubt of the meeting with their Lord! ˹But˺ He is indeed Fully Aware of everything.
Indeed, they are in doubt about meeting their Lord; but He is encompassing all things.
Indeed, they are doubtful about meeting their Lord. He is fully aware of all things.
Unquestionably, they are in doubt about the meeting with their Lord. Unquestionably He is, of all things, encompassing.
In truth, they are in doubt about the meeting with their Lord. In truth, He encompasses all things.
Oh, verily, they are still in doubt about the meeting with their Lord! How! Does He not encompass everything?
Listen, indeed! They are in doubt about the Meeting with their Lord: Yes indeed! He, it is Who Surrounds (Mu'heet) (and commands) all things!
Beware, they are in doubt about meeting their Lord. Beware, He is the One who encompasses everything.
Indeed, they are in doubt about meeting their Lord; but He is encompassing all things.