Fussilet suresi

Fussilet suresi, 53. ayet

Fussilet suresi, 53. ayet. سَنُرِيهِمْ ءَايَٰتِنَا فِى ٱلْـَٔافَاقِ وَفِىٓ أَنفُسِهِمْ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ أَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ أَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

senürîhim âyâtinâ fi-l'âfâḳi vefî enfüsihim ḥattâ yetebeyyene lehüm ennehü-lḥaḳḳ. evelem yekfi birabbike ennehû `alâ külli şey'in şehîd.

Diyanet İşleri

Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şahit olması yetmez mi?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 50–54 · surenin 53. ayeti / 54

Konu Kıyametin bilgisi, insanın nankörlüğü ve ufuklardaki deliller Fussilet 45–54 3

  1. Fussilet 50

    Andolsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka "Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Andolsun, Rabbime döndürülürsem, şüphesiz O'nun yanında benim için daha güzel şeyler vardır" der. Andolsun, biz inkar edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve andolsun, onlara mutlaka ağır azaptan tattıracağız.

  2. Fussilet 51

    İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.

  3. Fussilet 52

    De ki: "Ne dersiniz? Eğer o (Kur'an) Allah katından olup da siz de onu inkar etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?"

  4. 53

    Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şahit olması yetmez mi?

  5. Fussilet 54

    İyi bilin ki, onlar Rablerine kavuşma konusunda şüphe içindedirler. İyi bilin ki, O, her şeyi kuşatandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

53. “O (Kur'ân’ın)” ve onun ihtiva ettiği hakikatlerin “gerçeğin ta kendisi olduğu kendilerine” göstereceğimiz deliller ve en ufak bir şüpheyi kabul etmeyecek tam bir açıklama ile “apaçık belli oluncaya kadar delillerimizi onlara hem dış dünyada” göklerdeki ve yerdeki delillerle, Yüce Allah’ın meydana getirdiği ve basiretli kimselere hakkı gösteren pek büyük olaylarla bu türden delilleri hem dış dünyalarında “hem de kendi nefislerinde” kendi bedenlerinde bulunan Yüce Allah’ın harikulade delilleri, hayret verici sanatı, göz kamaştırıcı kudretini gösteren deliller ile inkarcıların ibretli cezalara çarptırılarak mü’minlere yardım olunması vb. gibi delilleri “göstereceğiz.”

Nitekim Yüce Allah, bunları gerçekleştirmiş, kullarına hakkın kendileri vasıtası ile açıkça ortaya çıkacağı türden deliller göstermiştir. Ancak dilediğini imana muvaffak kılan ve dilediğini bu hususta yardımsız bırakan, Yüce Allah’tır.

“Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?” Yani Kur’ân-ı Kerîm’in hak oluşuna, onu getirenin doğru söylediğine Allah’ın şahitliği onlara yetmiyor mu? Çünkü Yüce Allah, peygamberini tasdik ederek lehine şahitlik etmiştir. Şahitlik edenlerin en doğrusu da O’dur. O, onu desteklemiş ve bu hususta şüphe edenler için sözlü şahitliği de ihtiva edecek şekilde ona yardımcı olmuştur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kureyş kâfirlerine ayetlerimizi, Allah'ın Müslümanlar için fetih vereceği yeryüzünün ufuklarında bulunan yerleri göstereceğiz. Onlara kendi nefislerinde olan ayetlerimizi Mekke'nin fethiyle göstereceğiz. Ta ki müşriklerde bulunan şüpheler ortadan kalkana kadar bu Kur'an'ın içinde hiçbir şüphe olmayan hak olduğu ortaya çıksın. Kur'an'ın Yüce Allah katından olduğuna dair Allah'ın şahitlik etmesi bu müşrikler için yetmez mi? Allah'tan daha yüce şahit kim olabilir. Gerçekten hakkı istemiş olsalardı, Rablerinin şahitliği onlara mutlaka yeterdi.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَنُرِيهِمْ senurihim biz onlara göstereceğiz kök: راي
  2. ءَايَـٰتِنَا ayatina ayetlerimizi kök: ايي
  3. فِى fi
  4. ٱلْـَٔافَاقِ l-afaki ufuklarda kök: افق
  5. وَفِىٓ ve fi ve
  6. أَنفُسِهِمْ enfusihim kendi canlarında kök: نفس
  7. حَتَّىٰ hatta kadar
  8. يَتَبَيَّنَ yetebeyyene iyice belli olana kök: بين
  9. لَهُمْ lehum onlara
  10. أَنَّهُ ennehu o(Kur'a)n'ın
  11. ٱلْحَقُّ ۗ l-hakku gerçek olduğu kök: حقق
  12. أَوَلَمْ evelem mi?
  13. يَكْفِ yekfi yetmez kök: كفي
  14. بِرَبِّكَ birabbike Rabbinin kök: ربب
  15. أَنَّهُۥ ennehu O'nun
  16. عَلَىٰ ala üzerine
  17. كُلِّ kulli her kök: كلل
  18. شَىْءٍۢ şey'in şey kök: شيا
  19. شَهِيدٌ şehidun şahit olması kök: شهد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: افق (3 geçiş)

    (5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

  • Aynı kök: افق (3 geçiş)

    Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara ufuklardaki ve kendi nefislerindeki delillerimizi ileride göstereceğiz dipnot 1 ki onun (Kur'an'ın) gerçekliği onlara apaçık olsun. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da sadece bu ayette geçen [el-âfâk] (ufuklar) ifadesiyle kastedilenin "yıldızlar, gece-gündüz, aydınlıklar, karanlıklar, dört ana unsur denilen şeyler" olabileceği belirtilmekte, "[enfüs]" ile kastedilen ise "yavrular, ceninler, ana rahmindeki karanlıkların içindeki oluşumlar, insanlar" şeklinde yorumlanmaktadır. Benzer mesajlar: Neml 27:92; Zâriyât 51:20-22.

Mustafa İslamoğlu

Vakti geldikçe insana, kainatın uçsuz bucaksız ufuklarında ve bizzat kendi iç dünyasında mesajlarımızı göstereceğiz. Ta ki bu vahyin tartışmasız bir gerçek olduğu herkes için ortaya çıksan. Her şeye şahit olan senin Rabbin (insana) yetmedi mi?

Muhammed Esed

Zamanı geldiğinde insana mesajlarımızı (evrenin) uçsuz bucaksız ufuklarında ve kendi öz benliklerinde (bulduklarıyla) tam olarak anlatacağız ki bu (vahy)in tartışılmaz bir gerçek olduğu, apaçık ortaya çıksın. Rabbinin her şeye tanık olduğu(nu bilmeleri onlara) hala yetmez mi?

Ahmed Hulusi

Afakta (ufuklar - dışta) ve enfüslerinde (bilinçlerinde) işaretlerimizi onlara göstereceğiz, ta ki O'nun Hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun! Rabbinin her şeye şahit oluşu yetmez mi?

Ali Bulaç

Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi?

Ali Özek ve heyeti

İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz ki onun (Kur'an'ın) gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması, yetmez mi?

Ali Rıza Safa

Ufuklarda ve kendi benliklerinde ayetlerimizi onlara göstereceğiz ki, Onun, gerçek olduğu açıkça belli olsun. Zaten Efendinin her şeye Tanık olması yetmez mi?

Bayraktar Bayraklı

Onlara dış alemdeki ve kendi içlerindeki ayetlerimizi/doğa kanunlarını göstereceğiz. Böylece Kur'an'ın gerçek/hak olduğunu anlayacaklardır. "Rabbinin her şeye tanık olması onlara yetmiyor mu?"

Edip Yüksel

Onun gerçek olduğu onlara apaçık oluncaya kadar onlara, ufuklarda ve kendi içlerinde ayetlerimizi (işaret ve kanıtlarımızı) göstereceğiz. Efendinin her şeye tanık olması yetmez mi? dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Yanlışlanabilir ve sınanabilir fiziksel deliller Kuran'ın Tanrı sözü olduğuna dair bilimsel deliller ve belgeler sağlar. 4:82; 74:30.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onun gerçek olduğu onlara apaçık oluncaya kadar onlara, ufuklarda ve kendi içlerinde ayetlerimizi (işaret ve kanıtlarımızı)göstereceğiz. Rabbinin her şeye tanık olması yetmez mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İleride Biz onlara hem ufuklarda (kendilerinin bulunduğu Harem sınırları dışında), hem kendi nefislerinde delillerimizi öyle göstereceğiz ki, sonunda onun gerçek olduğu kendilerine açıkça belli olacak. Rabbinin herşeye şahit olması kafi değil mi?

Elmalılı Hamdi Yazır

İleride biz onlara hem afakta hem nefislerinde ayetlerimizi öyle göstereceğiz ki nihayet onun hakkolduğu kendilerine tebeyyün edecek, kafi değilmi bu ki rabbın her şey'e şahid

Erhan Aktaş

Ayetlerimizi dipnot 1 afakta dipnot 2 ve enfüste dipnot 3 onlara göstereceğiz. Onun dipnot 4 gerçek olduğu açıkça belli olsun diye. Rabb'inin her şeye tanık olması yeterli değil mi?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gücümüzü, büyüklüğümüzü, yüceliğimizi gösteren işaretleri, göstergeleri, kanıtları.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dış dünyada, doğada.
  3. metne dön, dipnot 3
    İç dünyada, kendi içinde.
  4. metne dön, dipnot 4
    Kur'an'ın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Âyetlerimizi dipnot 1 afakta dipnot 2 ve enfüste dipnot 3 onlara göstereceğiz. Onun dipnot 4 gerçek olduğu açıkça belli olsun diye. Rabb'inin her şeye tanık olması yeterli değil mi?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gücümüzü, büyüklüğümüzü, yüceliğimizi gösteren işaretleri, göstergeleri, kanıtları.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dış dünyada, doğada.
  3. metne dön, dipnot 3
    İç dünyada, kendi içinde.
  4. metne dön, dipnot 4
    Kur'an'ın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Âyetlerimizi dipnot 1 afakta dipnot 2 ve enfüste dipnot 3 onlara göstereceğiz. Onun dipnot 4 gerçek olduğu açıkça belli olsun diye. Rabb'inin her şeye tanık olması yeterli değil mi?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gücümüzü, büyüklüğümüzü, yüceliğimizi gösteren işaretleri, göstergeleri, kanıtları.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dış dünyada, doğada.
  3. metne dön, dipnot 3
    İç dünyada, kendi içinde.
  4. metne dön, dipnot 4
    Kur'an'ın.

Gültekin Onan

Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde rabbinin şahid olması yetmez mi?

Hasan Basri Çantay

Gerek afaakda, gerek kendi nefislerinizde ayetlerimizi yakında onlara göstereceğiz. Nihayet onun hak olduğu şübhesiz kendileri için de apaçık meydana çıkacakdır. Rabbinin herşey'e hakkıyle şahid olması sana kafi değil mi?

İbni Kesir

Onun hak olduğunu anlayıncaya kadar ayetlerimizi onlara hem ufuklarda hem de kendi nefislerinde göstereceğiz. Rabbının her şeye şahid olması yetmez mi?

Mehmet Alagaş

(49-54) İnsan hayra dair dua dan ümidini kesmez , eğer ki şer ona dokunursa da karamsar olur umudunu yitirir, ona dokunan bir zarardan sonra rahmetimizden / acımamızdan kaynaklı bir şeyler tattırırsak, diyecektir ki bu benimdir / bu bana aittir. Saatin kopacağını da sanmıyorum / zannetmiyorum, olur ya Rabbime de döndürülürsem eğer, onun yanın da bana kesin daha da güzelleri vardır , kafirlere yaptıkları şeyleri haber vereceğiz ve onlara kaba bir azabı tattıracağız. İnsanı nimetlendirirsek, sırtını döner bir tarafına doğru bizden uzaklaşır, eğer ki bir şer ona temas ederse de kapsamlı bir duaya dalar. De ki bakıp düşünün / görmez misiniz? O, Allah katından ise ve de siz onu yok saymışsanız (düşünün bakalım) Ondan uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir. İlerde ayetlerimizi ufuklarda ve de kendilerinde göstereceğiz nihayet onlara onun gerçek olduğu / hak olduğu açıklanacak, senin Rabbin yeterli gelmez mi? / Kâfi gelmez mi? Muhakkak ki O her şeye tanıktır, Dikkat et! Onlar Rablerine kavuşacaklarına dair tereddüt (mirye) içindeler yine dikkat et! O her şeyi çepeçevre kuşatmıştır / ihata etmiştir (Kimse O’nun kapsama alanı dışına çıkamaz, O’ndan kaçamazsın en iyisi mi sen O’na kaç)

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde ayetlerimizi göstereceğiz ki onun (Kur'an'ın) gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?

Süleyman Ateş

Biz onlara, ufuklarda ve kendi canlarında ayetlerimizi göstereceğiz ki o(Kur'a)n'ın gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye tanık olması yetmez mi?

Süleymaniye Vakfı

Onlara, çevrelerinde ve kendilerinde olan ayetlerimizi dipnot 1 göstereceğiz dipnot 2 . Sonunda onun (Kur'an'ın) tümüyle gerçek olduğu, onlar için net olarak ortaya çıkacaktır. (Onlar itiraf etmeseler de) Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın ayetleri ikiye ayrılır: İlki yaratılmış ayetlerdir, bunlar kainattaki tüm varlıklardır (Casiye 45/3-6). İkincisi indirilmiş ayetlerdir ki onlar ilahi kitaplardadır (Fussilet 41/39, Şura 42/13-14). Yaratılmış ayetler, indirilmiş ayetlerin doğruluğunun göstergesidir; çünkü hem kainatı yaratan hem de onunla ilgili en doğru bilgileri veren Allah'tır. İndirilmiş ve yaratılmış ayetler arasında çelişki olmaz, aksine kopmaz bir bağ vardır. Bilimin uğraş alanı Allah'ın yarattığı ayetlerdir. Bu sahada Allah'ın indirdiği ayetlerden de yararlanılırsa bilimde, hayallerin ötesinde bir gelişme yaşanacaktır.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara, çevrelerinde ve kendilerinde olan ayetlerimizi göstereceğiz, sonunda onun (Kur'an'ın) tümüyle doğru olduğu, onlar açısından iyice ortaya çıkacaktır. Sahibinin her şeye şahit olması yetmez mi?

Şaban Britch

Onun hak olduğu iyice belli olana kadar, ayetlerimizi hem afakta hem de kendi içlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?

Şaban Piriş

Onun hak olduğu iyice belli olana kadar, ayetlerimizi hem afakta hem de kendi içlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara ayetlerimizi ufuklarda ve öz benliklerinin içinde göstereceğiz. Ta ki, onun hak olduğu kendilerine ayan beyan belli olsun. Kendisinin her şey üzerinde bir tanık oluşu, senin Rabbine yetmez mi?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We will exhibit to them Our marvels in the remote parts of the universe and within themselves until it becomes evident to them that it -the Quran- is the truth personified and the glory of Allah by it is typified. Is it not enough that Allah, your Creator, is Shahidun (a witness) of all things!

Abdul Haleem

We shall show them Our signs in every region of the earth and in themselves, until it becomes clear to them that this is the Truth. Is it not enough that your Lord witnesses everything?

Abdullah Yusuf Ali

Soon will We show them our Signs in the (furthest) regions (of the earth), and in their own souls, until it becomes manifest to them that this is the Truth. Is it not enough that thy Lord doth witness all things?

Abul A'la Maududi

Soon shall We show them Our Signs on the horizons and in their own beings until it becomes clear to them that it is the Truth. dipnot 1 Is it not enough that your Lord is a witness over everything? dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse has two meanings and both have been given by the major commentators:
  2. metne dön, dipnot 2
    First, that they will soon see wit their own eyes that the message of the Quran has spread in all the adjoining lands, and they themselves have yielded to it. Then they will realize that what they are being told today, which they are denying, was absolutely true. Some people have objected to this meaning, saying that a message’s being dominant and overwhelming vast areas is no argument to prove that it is the truth. False messages also become dominant and their adherents also go on subduing one country after the other. But this is a superficial objection which has been raised without a thorough study of the matter. The wonderful conquests that Islam achieved in the period of the Prophet (peace be upon him) and the rightly guided Caliphs, were not the signs of Allah only in the sense that the believers conquered one country after the other, but in the sense that this conquest of the countries was not like other conquests of the world, which make one man or one family or one nation master of the life and property of others and God’s earth is filled with tyranny and injustice. Contrary to this, this conquest brought with it a great religious, moral, intellectual, cultural, political, economic and social revolution; whose influence, wherever it reached, elicited what was best in man and suppressed what was worst in him. This revolution developed and nurtured the moral excellences which the world could hope to see only in the hermits and the meditating recluses and could never imagine that they could also be found among the people responsible for running the worldly affairs in the politics of the rulers, in the chambers of justice, in the wars and conquests of the commanders of forces, in the work of the tax collectors and in the commerce of the big businessmen. This revolution so raised the common people in the society created by it in respect of the sense of morality, character, cleanliness and purity that even the select people of other societies seemed to be much inferior to them. It took man out of the labyrinths of superstition and whim and put him on the broad highway of scientific research and rational thought and action. It treated and cured these diseases of the collective life of whose treatment no idea existed in the other systems, or if at all they tried to treat them, they did not succeed in it. For example, separation between men on the basis of color, race, country and language, classification of men in the same society and discrimination among them, non existence of legal rights and equality in practical life, degeneration of women and their deprivation of the basic rights, prevalence of crime, liquor drinking and use of all intoxicating drugs, the governments being above criticism and accountability, deprivation of the fundamental human rights the masses, disrespect of agreements in international relations, barbarism in wars, and such other diseases. In Arabia itself this revolution brought about order in place of chaos, peace in place of bloodshed and anarchy, piety in place of wickedness, justice in place of tyranny and injustice, purity and culture in place of filth and indecency, knowledge in place of ignorance, brotherhood and love in place of long-standing feuds, and it made a nation whose people could not dream of anything beyond leadership of their tribe, leaders of the world. These were the signs which the very generation before whom the Prophet (peace be upon him) had recited this verse for the first time, saw with their own eyes, and after that till today Allah has been constantly showing those signs. The Muslims, even during their downfall, displayed such high morals as could never be attained by those people who represent as the leaders of civilization and culture. No precedent can be found from any period of the history of the Muslims of the tyrannical treatment that has been meted out by the European nations to the subdued nations of Africa, America, Asia and of Europe itself. This is the blessing of the Quran which has so humanized Muslims that they could not become so tyrannical even when they had attained domination as the non-Muslims have been in all periods of history and are even today. A person who has eyes can himself see how the Muslims treated the Christians in Spain when they ruled it for centuries, and how the Christians treated the Muslims when they gained power there; how the Muslims behaved towards Hindus during their eight hundred year long rule in India and how the Hindus are now treating them after they have attained power; how the Muslims treated the Jews during the past 1300 years and how the Jews are treating the Muslims in Palestine.

Aisha Bewley

We will show them Our Signs on the horizon and within themselves until it is clear to them that it is the truth. Is it not enough for your Lord that He is a witness of everything?

Al-Hilali & Khan

We will show them Our Signs in the universe, and in their own selves, until it becomes manifest to them that this (the Qur’ân) is the truth. Is it not sufficient in regard to your Lord that He is a Witness over all things?

Ali Quli Qarai

Soon We shall show them Our signs in the horizons and in their own souls until it becomes clear to them that He is the Real. Is it not sufficient that your Lord is witness to all things?

Amatul Rahman Omar

We shall soon show these (disbelievers for their guidance) Our signs even in the remotest regions (of the earth) and in their own persons until it becomes quite manifest to them that this (Qur'ân) is the lasting truth infact. Is it not enough (for them) that your Lord indeed keeps watch over everything?

Arthur John Arberry

We shall show them Our signs in the horizons and in themselves, till it is clear to them that it is the truth. Suffices it not as to thy Lord, that He is witness over everything?

Bijan Moeinian

Pretty soon I will show the consequences of their refusal inside them [their chronicle problems of alcoholism, gambling, infidelity, etc. etc. etc.] as well as their surroundings [a corrupt society which refuses to accept God’s medication for its social problems] so that they realize this Qur’an is indeed the truth. Do they not realize the importance of the fact that God is watching them?

E. Henry Palmer

We will show them our signs in the regions and in themselves, until it is plain to them that it is the truth. Is it not enough for thy Lord that He is witness over all?

Edip-Layth

We will show them Our signs in the horizons, and within themselves, until it becomes clear to them that this is the truth. Is it not enough that your Lord is witness over all things?

George Sale

Hereafter We will shew them our signs in the regions of the earth, and in themselves; until it become manifest unto them that this book is the truth. Is it not sufficient for thee that thy Lord is witness of all things?

Hamid S. Aziz

We will soon show them Our signs on the horizons (in the Universe) and within themselves (or their own souls), until it become manifest unto them that it is the truth. Is not your Lord sufficient, since He is Witness over all things?

Mahmoud Ghali

We will soon show them Our signs in the horizons and in themselves until it is evident to them that it is the Truth. And does it not suffice as to your Lord that He is The Ever-Present Witness over everything?

Marmaduke Pickthall

We shall show them Our portents on the horizons and within themselves until it will be manifest unto them that it is the Truth. Doth not thy Lord suffice, since He is Witness over all things?

Mohamed Ahmed - Samira

We will show Our signs to them in the horizons of the external world and within themselves, until it becomes clear to them that it's the truth. Is your Lord not sufficient? He is a witness over all things.

Muhammad Asad

In time We shall make them fully understand Our messages [through what they perceive] in the utmost horizons [of the universe] and within themselves, so that it will become clear unto them that this [revelation] is indeed the truth. [Still,] is it not enough [for them to know] that thy Sustainer is witness unto everything?

Mustafa Khattab

We will show them Our signs in the universe and within themselves until it becomes clear to them that this ˹Quran˺ is the truth. Is it not enough that your Lord is a Witness over all things?

Progressive Muslims

We will show them Our signs in the horizons, and within themselves, until it becomes clear to them that this is the truth. Is it not enough that your Lord is witness over all things

Rashad Khalifa

We will show them our proofs in the horizons, and within themselves, until they realize that this is the truth. Is your Lord not sufficient as a witness of all things? *

Sahih International

We will show them Our signs in the horizons and within themselves until it becomes clear to them that it is the truth. But is it not sufficient concerning your Lord that He is, over all things, a Witness?

Sam Gerrans

We will show them Our proofs in the horizons, and in themselves, until it becomes clear to them that it is the truth. Does it not suffice concerning thy Lord that He is witness to all things?

Shabbir Ahmed

In time We will show them Our Signs in the utmost Horizons and within themselves, so that it will become clear to them that this Qur'an is indeed the Truth. Is it not enough for them to know that your Lord is Witness to all things (including this proclamation)?

Syed Vickar Ahamed

Soon We will show them Our Signs in the (very far) regions (of the earth, and also deep) in their own souls, till it becomes clear to them that this is the Truth. Is it not enough that your Lord Who Witnesses (Shaheed) all things?

Taqi Usmani

We will show them Our signs in the universe and within their own beings until it will become manifest to them that it is the truth. Is it not enough about your Lord that He is witness to everything?

The Monotheist Group

We will show them Our signs in the horizons, and within themselves, until it becomes clear to them that this is the truth. Is it not enough that your Lord is witness over all things?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩