Diyanet İşleri
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükafat vardır.
Fussilet suresi
Fussilet suresi, 8. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm ecrun gayru memnûn.
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükafat vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ayrıntılı kılınmış Kur'an ve kalpleri örtülü olanlar Fussilet 1–8 3
Dediler ki: "(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içerisindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O halde sen (istediğini) yap, şüphesiz biz de (istediğimizi) yapacağız."
De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilahınızın yalnızca bir tek ilah olduğu vahyediliyor. Artık O'na yönelin ve O'ndan bağışlanma dileyin. Allah'a ortak koşanların vay haline!"
Onlar zekatı vermeyen kimselerdir. Onlar ahireti de inkar ederler.
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükafat vardır.
De ki: "Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkar ediyor ve O'na ortaklar koşuyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir."
O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
8. Yüce Allah, kâfirleri söz konusu ettikten sonra mü’minleri, onların niteliklerini ve mükâfatlarını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
Bu Kitab’a ve bu Kitab’ın içerdiği inanılması gereken şeylere “iman edip salih ameller işleyenlere” imanlarının samimiyetini ihlâs ve peygambere tâbi olma vasıflarına sahip olan salih amellerle ortaya koyanlara “gelince onlar için kesintisiz” ve büyük “bir mükafat vardır.” Bu mükafat bitip tükenmez. Ardı arkası kesilmez. Devam edip gider, her an artıp durur, bütün lezzet ve arzuları ihtiva eder.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'a iman eden ve salih ameller işleyenler ise bundan müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır. O da cennettir.
Aynı kök: منن (27 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…
Aynı kök: منن (27 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır…
Aynı kök: منن (27 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Şüphesiz sana tükenmez bir mükafat vardır.
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki iman edip iyi işler yapanlar için başa kakılmayan (kesintisiz) bir ödül vardır. dipnot 1
Ama iman eden, imanına uygun davrananlara gelince: onları kesintisiz bir ödül beklemektedir.
(Ama,) imana erip doğru ve yararlı işler yapanlar kesintisiz bir mükafat kazanacaklardır!
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onlar için arkası kesilmeyen bir bedel vardır.
Şüphesiz, iman edip salih amellerde bulunanlar; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
Şüphesiz iman edip sâlih ameller işleyenler için tükenmeyen bir mükâfat vardır.
Kuşkusuz, inanmış olarak erdemli edimler yapanlar için sürekli bir ödül vardır.
Şüphesiz iman edip yararlı iş yapanlar için tükenmeyen bir ödül vardır.
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlar için sürekli bir ödül vardır.
İnanıp erdemli davrananlar için sürekli bir ödül vardır.
Şüphesiz, iman edip iyi iyi işler yapanlar için minnetsiz bir mükafat vardır."
Şübhesiz iyman edip iyi iyi işler yapanlar onlar için minnetsiz bir ecir var
İman eden ve salihatı yapanlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.
İnanan ve salihatı dipnot 1 yapanlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.
İnanan ve salihatı dipnot 1 yapanlar, onlar için kesintisiz ödül vardır.
Şüphesiz, inanıp salih amellerde bulunanlar, onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
Hakıykat, iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlar (yok mu?) Onlar için başa kakılmayan (yahud: tükenmeyen) mükafat vardır.
Muhakkak ki iman edip salih amel işleyenlere; işte onlara, kesintisiz bir mükafat vardır.
(1-12) Hâ, Mim. Bilmeyen kavim için anlaşılır dilde (Arabi) okunan, ayrıntılı anlatılan / tafsilatlı anlatılan bu kitap acıyan ve esirgeyenden indirilmedir. Müjdecidir uyarıcıdır, Ona/ kitaba çokları / ekserisi sırtını döndü yüz çevirdi, onlar işitmezler. (Sırtlarını döndükleri için işitmezler, işitmedikleri için sırtlarını dönüyor değiller) Dediler ki kalbimizde bizi çağırdığınıza karşı siper var, kulaklarımızda da ağırlıklar var, seninle bizim aramızda örtüden perde var , yapın edin, kesinlikle biz de yapıyoruz / amel işliyoruz. De ki ben de siz gibi bir beşerim / derili insanım , bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, istikametinizi ona çevirin ve ondan bağışlanma / mağfiret dileyin, ortak koşanların vay haline. Öyle ki zekâtı vermezler, ahireti de yok sayarlar. M uhakkak ki iman edenlere ve ıslah edici ameller işleyenlere, onlara bitmek tükenmek bilmeyen (gayri memnun) bir karşılık / ücret vardır , a rzı iki günde yaratanı yok mu sayıyorsunuz? O ’na denkler mi yapıyorsunuz, bu alemlerin Rabbidir. Onda (arzda) üzerinde sabiteler yaptı içerisinde de bereket var etti, onda (arzda)dört gün içinde sual edenin ihtiyacını giderecek gıdalar /qut / eqvaat ayarladı. Sonrada buhar / duman halindeki semaya yerleşti / kapladı /kapsama alanına aldı, Ona (duman semaya) ve arza, istemeyerek yahut istekli gelin dedi, her ikisi de istekli geldik dediler. İki günde de bu ikisi üzerinde yedi gök yaptık , her semaya da görevini / işini vahyettik. (İki gün de arzı yarattı dört günün sonunda gıdaları ile birlikte arz hazır hale geldi iki günde de yedi semayı yarattı toplam altı gün harcadı) Dünyanın semasını kandillerle süsledi ve korudu, bu saygıdeğer ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir.
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.
İnanıp iyi işler yapanlara gelince; onlar için kesintisiz bir mükafat vardır.
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar için ise kesintisiz bir ödül vardır dipnot 1 .
İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar da tükenmek bilmeyen bir ödül alacaklardır.
İman edenler ve salih ameller yapanlar, işte onlar için de kesintisiz bir mükâfat vardır.
İman edenler ve doğruları yapanlar, işte onlar için de kesintisiz bir mükafat vardır.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar için minnet altına sokmayan bir ödül vardır.
But those who believed, with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and with deeds of wisdom and piety, shall rejoice at the unceasing blissful reward.
Those who believe and do good deeds will have a reward that never fails.’
For those who believe and work deeds of righteousness is a reward that will never fail.
As to those who have faith and do good works, surely theirs shall be a never-ending reward. dipnot 1
Those who have iman and do right actions will have a wage which never fails.
Truly, those who believe (in the Oneness of Allâh, and in His Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, for them will be an endless reward that will never stop (i.e. Paradise).
As for those who have faith and do righteous deeds, there will be an everlasting reward for them.
(On the contrary) those who believe and do deeds of righteousness, there awaits them a reward never to be cut off.
Surely those who believe, and do righteous deeds shall have a wage unfailing. '
As for those who have believed and have done good deed, an everlasting reward is waiting for them.
Verily, those who believe and do right, for them is a hire that is not grudged.
Surely, those who acknowledge and promote reforms, they will receive recompense without limit.
But as to those who believe, and work righteousness; they shall receive an everlasting reward.
Those who believe and do good, they shall surely have a reward unfailing.
Surely the ones who have believed and done deeds of righteousness will have a reward bountifully unfailing. "
Lo! as for those who believe and do good works, for them is a reward enduring.
But those who believe and do the right, will have a continuing reward.
[But, ] verily, they who have attained to faith and do good works shall have a reward unending!
˹But˺ those who believe and do good will certainly have a never-ending reward.
Surely, those who believe and do good works, they will receive recompense without limit.
As for those who believe and lead a righteous life, they receive a well deserved recompense.
Indeed, those who believe and do righteous deeds - for them is a reward uninterrupted.
Those who heed warning and do righteous deeds: they have a reward unending.
But, verily, those who accept the Divine Revelation and contribute toward enhancement of the society, shall have a reward unending.
Truly, those who believe and do righteous good deeds, for them is an eternal reward that will never fail.
As for those who believe and do righteous deeds, for them there is a reward that will never be interrupted.
Surely, those who believe and do good works, they will receive recompense that will not end.