Fussilet suresi

Fussilet suresi, 10. ayet

Fussilet suresi, 10. ayet. وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ مِن فَوْقِهَا وَبَٰرَكَ فِيهَا وَقَدَّرَ فِيهَآ أَقْوَٰتَهَا فِىٓ أَرْبَعَةِ أَيَّامٍ سَوَآءً لِّلسَّآئِلِينَ

vece`ale fîhâ ravâsiye min fevḳihâ vebârake fîhâ veḳaddera fîhâ aḳvâtehâ fî erbe`ati eyyâm. sevâel lissâilîn.

Diyanet İşleri

O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 7–13 · surenin 10. ayeti / 54

Konu Yerin ve göklerin yaratılış evreleri Fussilet 9–12 3

  1. Fussilet 7

    Onlar zekatı vermeyen kimselerdir. Onlar ahireti de inkar ederler.

  2. Fussilet 8

    Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükafat vardır.

  3. Fussilet 9

    De ki: "Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkar ediyor ve O'na ortaklar koşuyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir."

  4. 10

    O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.

  5. Fussilet 11

    Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" dediler.

  6. Fussilet 12

    Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir.

  7. Fussilet 13

    Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: "Ben sizi Ad ve Semud kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 9–10. ayetler için yazılmıştır.

9-10. Yüce Allah, kendisine ortaklar ve eşler koşan kâfirlerin küfre sapmalarının hayret edilecek bir şey olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini bildirmektedir. Onlar, putlara taparlarken ibadetlerinden dilediklerini putlarına yöneltmekte, onları yüce, kerim ve mutlak egemen oaln âlemlerin Rabbi ile eşit tutmaktadırlar. O Rab ki, kesif ve pek büyük olan yeryüzünü iki günde yaratmış, daha sonra da onun üstünde bu yeri sarsıntılardan, yok olmaktan ve istikrarsızlıktan koruyan sağlam kazıklar yerleştirmek sureti ile iki günde orayı hazırlayıp donatmıştır.

Böylelikle Yüce Allah, yeryüzünü yaratmayı, imkânlar ile donatmayı, oradaki rızık kaynaklarını takdir etmeyi ve buna bağlı diğer şeyleri yaratmayı buna dair “soru soranlar için eşit olan dört günde” gerçekleştirmiştir.

Her şeyden haberdar olan Allah gibi hiç kimse sana haber veremez. İşte fazlalığı ve eksikliği söz konusu olmayan dosdoğru haber budur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sarsılmasın diye yeryüzünde sabit dağlar yaratmıştır. Yeryüzünü bereketli ve ehli için hayrını devamlı kılmıştır. Soranlar için orada insanların ve hayvanların rızıklarını, belirtilen iki günü dört güne tamamlayarak takdir etmiştir. Bu diğer iki gün salı ve çarşamba günleridir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلَ ve ceale ve yaptı kök: جعل
  2. فِيهَا fiha orada (arzda)
  3. رَوَٰسِىَ ravasiye ağır baskılar kök: رسو
  4. مِن min
  5. فَوْقِهَا fevkiha üstünden kök: فوق
  6. وَبَـٰرَكَ ve barake ve bereketler kök: برك
  7. فِيهَا fiha orada
  8. وَقَدَّرَ ve kaddera ve takdir etti kök: قدر
  9. فِيهَآ fiha orada
  10. أَقْوَٰتَهَا ekvateha gıdalarını kök: قوت
  11. فِىٓ fi içinde
  12. أَرْبَعَةِ erbeati dört kök: ربع
  13. أَيَّامٍۢ eyyamin gün kök: يوم
  14. سَوَآءًۭ seva'en eşit olarak kök: سوي
  15. لِّلسَّآئِلِينَ lissailine arayıp soranlar için kök: سال

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قوت (2 geçiş)

    Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay…

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davud ailesi, şükredin! Kullarımdan…

  • Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür.…

  • Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz…

  • Aynı kök: برك (32 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Sebe' halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş gelişi belirledik (seyahati…

  • Aynı kök: برك (32 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, yere üzerinden ağır baskılar yerleştirmiştir. dipnot 1 Orada bereketler yaratmış ve orada tam dört günde (dönemde) isteyenler için eşit gıdalar belirlemiştir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yerin içine ağırlıklar yerleştirilmesiyle ilgili bkz. Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Nahl 16:15; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.

Mustafa İslamoğlu

O ars üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi ve ona bereket bahşetti; dahası oranın besinlerini, ora sakinlerinden talep edenler arasında dengeli bir biçimde takdir etti: (bütün bunlar) dört evrede gerçekleşti.

Muhammed Esed

O, (arzı yarattıktan sonra,) üzerine (kuleler gibi) sarsılmaz dağlar yerleştirdi, ona (sayısız) nimetler bağışladı ve oradaki geçim araçlarını onları arayanlar arasında eşit şekilde paylaştırdı; (ve bütün bunları) dört evrede (yarattı).

Ahmed Hulusi

Orada (arzda = bedende) fevkinde sabit dağlar (benlikler) oluşturdu, orada bereketler vücuda getirdi ve orada (istidatları itibarıyla) isteyenler için eşit olmak üzere varlıklarının devamı için gereken azıklarını dört süreçte ölçülendirdi.

Ali Bulaç

Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti.

Ali Özek ve heyeti

O, yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve orada tam dört günde işleyenler için fark gözetmeden gıdalar takdir etti.

Ali Rıza Safa

Onun üzerinde sarsılmaz dağlar oluşturdu ve ongunluklar yarattı. İsteyip arayanlar için, dört günde eşit olarak geçimlikleri paylaştırdı.

Bayraktar Bayraklı

"Yeryüzünde sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve orada dört evrede isteyenler/ihtiyaç sahibi olanlar için fark gözetmeden gıdalar takdir etti."

Edip Yüksel

Onun üstüne denge unsurları (olan dağlar) yerleştirdi ve onu bereketli kıldı. Tüm isteyenler için eşit olarak onun gıdalarını dört günde ölçüp düzenledi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onun üstüne denge unsurları (olan dağlar) yerleştirdi ve onu bereketli kıldı.Tüm arayıp isteyenler için onun gıdalarını dört günde ölçüp düzenledi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem ona üstünden ağır baskılar (dağlar) yaptı, onda bereketler meydana getirdi ve onda azıklarını dört gün içinde araştıranlar için bir düzeyde takdir buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem ona üstünden ağır baskılar yaptı ve onda bereketler husule getirdi ve onda azıklarını takdir buyurdu, araştıranlar için bir düzeye dört gün içinde

Erhan Aktaş

Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada; onun üzerinde ağır baskılar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada; onun üzerinde sabit dağlar oluşturdu. Ve orayı bereketli kıldı. Orada rızkını temin etmek isteyenler için, rızıkları, fark gözetmeden dört gün içinde takdir etti.

Gültekin Onan

Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları dört günde takdir etti.

Hasan Basri Çantay

(Allah) orada üstünden baskılar yaptı. Onda bereketler yarattı. Onda arayanlar için dört günde müsavi gıdalar takdir etdi.

İbni Kesir

O; yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi ve orada bereketler yarattı. Ve onda arayanlar için dört beşit gıdalar takdir etti.

Mehmet Alagaş

(1-12) Hâ, Mim. Bilmeyen kavim için anlaşılır dilde (Arabi) okunan, ayrıntılı anlatılan / tafsilatlı anlatılan bu kitap acıyan ve esirgeyenden indirilmedir. Müjdecidir uyarıcıdır, Ona/ kitaba çokları / ekserisi sırtını döndü yüz çevirdi, onlar işitmezler. (Sırtlarını döndükleri için işitmezler, işitmedikleri için sırtlarını dönüyor değiller) Dediler ki kalbimizde bizi çağırdığınıza karşı siper var, kulaklarımızda da ağırlıklar var, seninle bizim aramızda örtüden perde var , yapın edin, kesinlikle biz de yapıyoruz / amel işliyoruz. De ki ben de siz gibi bir beşerim / derili insanım , bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyoluyor, istikametinizi ona çevirin ve ondan bağışlanma / mağfiret dileyin, ortak koşanların vay haline. Öyle ki zekâtı vermezler, ahireti de yok sayarlar. M uhakkak ki iman edenlere ve ıslah edici ameller işleyenlere, onlara bitmek tükenmek bilmeyen (gayri memnun) bir karşılık / ücret vardır , a rzı iki günde yaratanı yok mu sayıyorsunuz? O ’na denkler mi yapıyorsunuz, bu alemlerin Rabbidir. Onda (arzda) üzerinde sabiteler yaptı içerisinde de bereket var etti, onda (arzda)dört gün içinde sual edenin ihtiyacını giderecek gıdalar /qut / eqvaat ayarladı. Sonrada buhar / duman halindeki semaya yerleşti / kapladı /kapsama alanına aldı, Ona (duman semaya) ve arza, istemeyerek yahut istekli gelin dedi, her ikisi de istekli geldik dediler. İki günde de bu ikisi üzerinde yedi gök yaptık , her semaya da görevini / işini vahyettik. (İki gün de arzı yarattı dört günün sonunda gıdaları ile birlikte arz hazır hale geldi iki günde de yedi semayı yarattı toplam altı gün harcadı) Dünyanın semasını kandillerle süsledi ve korudu, bu saygıdeğer ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Orada, üstünden sabit dağlar var etti; onu bereketli kıldı ve onda soranlar (rızıklarını arayanlar) için eşit olarak gıdalarını dört günde takdir etti.

Süleyman Ateş

Arza, üstünden ağır baskılar (sağlam dağlar) yaptı. Onda bereketler yarattı ve onda arayıp soranlar için gıdalarını (bitkilerini ve ağaçlarını) tam dört günde takdir etti (düzene koydu).

Süleymaniye Vakfı

Dört günde; yeryüzünde üstten aşağıya sabit dağlar dipnot 1 oluşturmuş, yeri bereketli kılmış, her türden besin kaynağını, arayanların eşit olarak ulaşabilecekleri şekilde ölçülendirmiştir dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. Ra'd 13/3. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yeryüzünün altı günde yaratılmasıyla ilgili ayetler için bkz. A'raf 7/54, Yunus 10/3, Hud 11/7, Furkan 25/59, Secde 32/4-5, Kaf 50/38, Hadid 57/4.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üstten dibe doğru sabitleyen oturaklı dağlar yerleştirip yeri (içini) bereketlendiren ve her türden nimetin gıdalarının ölçüsünü dört günde oluşturup araştıranlar (arayanlar) için dengeli bir şekilde yayan O'dur.

Şaban Britch

Dünya üzerinde sabit dağlar var etmiş ve onları bereketlendirmiştir. Soranlar için orada, yiyeceklerini ve gıdalarını tam dört günde takdir etti.

Şaban Piriş

Dünya üzerinde sabit dağlar var etmiş ve onları bereketlendirmiştir. Arayanlar için orada, eksiksiz olarak, dört günde/mevsimde gıdalar takdir etti.

Yaşar Nuri Öztürk

O, yeryüzüne, denge ve dayanıklık sağlayan dağları üstünden yerleştirdi. Onda bereketlere vücut verdi. Ve onda, azıklarını dört günde takdir edip düzenledi. İsteyip duranlar için eşit miktarda olmak üzere...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" And He placed therein, in a certain setting, natural elevations* of the earth's surface rising notably above the surrounding level and fixed as with an anchor for stabilization, and He blessed it with His divine favour and He determined its livelihood and the means of sustaining life in four days of the same unit of time and made the sustenance available for all alike who seek His bounty. "

Abdul Haleem

He placed solid mountains on it, blessed it, measured out its varied provisions for all who seek them––all in four Days.

Abdullah Yusuf Ali

He set on the (earth), mountains standing firm, high above it, and bestowed blessings on the earth, and measure therein all things to give them nourishment in due proportion, in four Days, in accordance with (the needs of) those who seek (Sustenance).

Abul A'la Maududi

(After creating the earth) He set up firm mountains on it, blessed it, dipnot 1 and provided it with sustenance in proportion to the needs of all who seek (sustenance). dipnot 2 All this was done in four days. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Blessings of the earth imply those measureless and countless things which have been continuously coming out of it since millions and millions of years, and are fulfilling the ever increasing needs and requirements of all the creatures from the microscopic germs to the highly civilized man. Among these the principal blessings are the air and the water by which alone vegetable, animal and then human life became possible on the earth.
  2. metne dön, dipnot 2
    This sentence has been interpreted by the commentators in different ways:
  3. metne dön, dipnot 3
    Some of them interpret it to mean: The provisions of the earth were placed in it precisely according to the needs and requirements of those who ask, in exactly four days. That is, it took exactly four days, neither more nor less.

Aisha Bewley

He placed firmly embedded mountains on it, towering over it, and blessed it and measured out its nourishment in it, laid out for those who seek it – all in four days.

Al-Hilali & Khan

He placed therein (i.e. the earth) firm mountains from above it, and He blessed it, and measured therein its sustenance (for its dwellers) in four Days equal (i.e. all these four days were equal in the length of time) for all those who ask (about its creation).

Ali Quli Qarai

He set in it firm mountains [rising] above it, and blessed it and ordained therein its [various] means of sustenance in four days, alike for all the seekers [of the means of sustenance].

Amatul Rahman Omar

He placed therein (- in the earth) firm mountains rising above (its surface) and showered it with His blessings and placed in it various provisions according to a set measure, (provisions to which) all those who require them have equal rights, (and all this He created) in four aeons.

Arthur John Arberry

'And He set therein firm mountains over it, and He blessed it, and He ordained therein its diverse sustenance in four days, equal to those who ask. '

Bijan Moeinian

God is the One Who [after having created the earth] established the mountains and made it hospitable and established an eco-system to provide the needs of the living species in four periods.

E. Henry Palmer

And He placed thereon firm mountains above it and blessed it, and apportioned therein its foods in four days alike for those who ask.

Edip-Layth

He placed in it stabilizers from above it, and He blessed it and established its provisions in four equal days, to satisfy those who ask.

George Sale

And He placed in the earth mountains firmly rooted, rising above the same: And He blessed it; and provided therein the food of the creatures designed to be the inhabitants thereof, in four days; equally, for those who ask.

Hamid S. Aziz

And He made in it firm mountains rising above its surface, and He blessed the earth and measured therein the sustenance for all things in four Days (periods), alike (or in accordance with their needs) for all seekers.

Mahmoud Ghali

And He made therein anchorages (i. e., mountains) from above it, and He blessed it, and determined therein its nourishments in four days, equal to the questioners.

Marmaduke Pickthall

He placed therein firm hills rising above it, and blessed it and measured therein its sustenance in four Days, alike for (all) who ask;

Mohamed Ahmed - Samira

He placed firm stabilisers rising above its surface, blessed it with plenty and growth, and ingrained the means of growing its food within it, sufficient for all seekers, in four spans.

Muhammad Asad

For He [it is who, after creating the earth,] placed firm mountains on it, [towering] above its surface, and bestowed [so many] blessings on it, and equitably apportioned its means of subsistence to all who would seek it: [and all this He created] in four aeons.

Mustafa Khattab

He placed on the earth firm mountains, standing high, showered His blessings upon it, and ordained ˹all˺ its means of sustenance—totaling four Days exactly[1]—for all who ask.

Progressive Muslims

And He placed in it stabilizers from above it, and He blessed it and established its provisions in four equal days, to satisfy those who ask.

Rashad Khalifa

He placed on it stabilizers (mountains), made it productive, and He calculated its provisions in four days, to satisfy the needs of all its inhabitants.*

Sahih International

And He placed on the earth firmly set mountains over its surface, and He blessed it and determined therein its [creatures'] sustenance in four days without distinction - for [the information] of those who ask.

Sam Gerrans

And He made therein firm mountains above it, and blessed it, and decreed therein its diverse nourishment in four days, equal to the askers.

Shabbir Ahmed

And He it is Who placed therein firm mountains towering above it, and bestowed enduring Bliss upon it. And He measured therein its sustenance in Four Seasons, alike for all who (invariably) need it. (39:67), (56:63-73).

Syed Vickar Ahamed

He set upon the (earth) mountains standing firm, high above it (the earth), and He gave blessings upon the earth, and measured all the things, to give them nourishment in proper proportions; In four Days, in accordance with (the needs of) those who search (for the nourishment).

Taqi Usmani

He has placed firm mountains in it (the earth) towering above it, and put blessings in it, and proportioned its foods therein, in four days, equal for those who ask.

The Monotheist Group

And He placed in it stabilizers from above it, and He blessed it and established its provisions in proportion in four days, to satisfy those who ask.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩