98. sure

Beyyine Suresi البينة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 2 konu
  1. Apaçık delil ve emredilen din 1–5 karşılaştır — Apaçık delil ve emredilen din
  2. İnkâr edenler ve yaratıkların en hayırlısı 6–8 karşılaştır — İnkâr edenler ve yaratıkların en hayırlısı

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Apaçık delil ve emredilen din 1–5

  1. Beyyine suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 1. ayet. لَمْ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ

    lem yeküni-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi velmüşrikîne münfekkîne ḥattâ te'tiyehümü-lbeyyineh.

    Süleymaniye Vakfı

    Ehlikitaptan /kitaplarında uzman olanlardan ve müşriklerden dipnot 1 kafirlik edenler, kendilerine o beyyine/ açık delil gelinceye kadar çözülmüş değillerdi; dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın varlığı ve birliği konusunda kimsenin şüphesi yoktur. Buna rağmen Allah'a daha çok yaklaşmak amacıyla araya çeşitli aracılar konup onlara itaat edilerek (Zümer 39/3), o aracılar ilah haline getirilir (A'raf 7/30). Putların ilah olamayacağını herkes kolayca anlayacağından, onlara tapan kimse bilerek şirk koşmuş olur. İnsanların çoğu gök cisimleri, melekler, din büyükleri ve daha nice varlığa Allah'a benzer nitelikler yükleyerek, onları Allah ile aralarına koyar ve müşrik olurlar. Ancak Bakara 2/22'de, "bile bile Allah'a benzer nitelikte varlıklar uydurmayın" ifadesinin kullanılması, bilmeden yapılan yanlışların affedileceğini gösterir (Bakara 2/286). Bunun örneği İbrahim aleyhisselamdır. O, büluğa erdiği andan itibaren putların rab olmayacağını anlamıştı. Ama gözlemler yapıp kesin kanaate varıncaya kadar yıldızın, ayın ve güneşin kendi rabbi olduğunu sanıyordu. Onların rab olamayacaklarını anlar anlamaz kesin tavrını ortaya koydu (En'am 6/75-79, Enbiya 21/51-64) ve ulaştığı bu bilgiyi hemen toplumuna anlatarak onları da uyardı (En'am 6/79-83). Onun bu konuda, bile bile yaptığı bir yanlış olmadığı için Allah onu hiçbir zaman müşriklerden saymamıştır (Bakara 2/135, Al-i imran 3/18, 67, 95, En'am 6/161, Nahl 16/123, Enbiya 21/52-56). Benzer durum, herkes için de geçerlidir. Hiçbir Müslüman puta tapmaz ama bugün Müslümanlar, Nebimiz Muhammed aleyhisselamı, ilim adamlarını ve din adamlarını rab edindiklerinin farkında değillerdir. Allah Teala Kur'an'ı sadece kendisinin açıkladığını, açıklamayı bir ilme göre yaptığını (A'raf 7/52), yaptığı açıklamalara, konuyu bilenlerden oluşan bir ekibin ulaşabileceğini (Fussilet 41/3) bildirmiş, başkasının yapacağı açıklamayı kabul etmenin onu ilah yapmak olduğunu açıkça ifade etmiştir (Hud 11/1-2). Ama geleneksel yapı, bir çok ayeti gizlemiş, bir çoğuna da yanlış anlamlar vermiş ve Nebimiz Muhammed aleyhisselamın da ayetleri açıklama yetkisinin olduğunu, hatta onun da hüküm koyabileceğini bütün Müslümanlara kabul ettirmiştir. Kur'an'ı açıklama yetkisi alimlere de verilerek mezhepler oluşturulmuş ve bir ilahlar piramidi meydana getirilmiştir. Bu yapıyı, bilmeden kabul edenlerin bir sorumluluğu olmaz (Bakara 2/120, 145, 286). Ama birçok ayeti gizleyip birçoğunun da anlamını bozarak Müslümanları bu hale sokanlar, en ağır cezaya çarptırılacaklardır (A'raf 7/44-45).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 1. ayet

  2. Beyyine suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 2. ayet. رَسُولٌ مِّنَ ٱللَّهِ يَتْلُوا۟ صُحُفًا مُّطَهَّرَةً

    rasûlüm mine-llâhi yetlû ṣuḥufem müṭahherah.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 2. ayet

  3. Beyyine suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 3. ayet. فِيهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌ

    fîhâ kütübün ḳayyimeh.

    Süleymaniye Vakfı

    O sayfalarda dosdoğru yazılar vardır. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yazılar" şeklinde çevirdiğimiz kelime "kütüb"dür. Onun tekili olan "kitab (كتاب)" kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bir şeye eklemektir (Mekayis). Arapçada kelimeleri ekleyerek yazılan her türlü yazıya "kitab" denir (Müfredat).

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 3. ayet

  4. Beyyine suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 4. ayet. وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ

    vemâ teferraḳa-lleẕîne ûtü-lkitâbe illâ mim ba`di mâ câethümü-lbeyyineh.

    Süleymaniye Vakfı

    Kendilerine kitap verilenler, ancak onlara o beyyine/ açık delil geldikten sonra bölünüp parçalandılar. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk içinde olduğunu bilmeyen birine, durumunu ortaya koyan ayetler bağlantıları ile birlikte okununca irkilir ve bir müddet sonra gerçekleri görür (Enbiya 21/62-65). Bütün gerçekleri gördükten sonra bazıları doğrulara yönelir (Neml 27/44), bazısı da çıkarlarından vazgeçemediği için (Kasas 28/57) eski inancına geri döner ve artık bile bile müşrik olur (Al-i İmran 3/105, Şura 42/14).

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 4. ayet

  5. Beyyine suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 5. ayet. وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَذَٰلِكَ دِينُ ٱلْقَيِّمَةِ

    vemâ ümirû illâ liya`büdü-llâhe muḫliṣîne lehü-ddîne ḥunefâe veyüḳîmu-ṣṣalâte veyü'tü-zzekâte veẕâlike dînü-lḳayyimeh.

    Süleymaniye Vakfı

    Halbuki (tıpkı bu kitapta emredildiği gibi) onlara da Allah'ın dinine bir şey katmadan dipnot 1 doğrudan doğruya O'na kulluk etmeleri, namazı düzgün ve sürekli kılmaları, zekatı vermeleri dışında bir şey emredilmemişti dipnot 2 . İşte bu dosdoğru dindir. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Bir şey katmadan" meali verdiğimiz ifade "muhlis olarak" anlamındadır. Muhlis, ihlaslı kişi demektir. İhlas; sözlükte bir şeyi kirlilikten, bulanıklıktan temizleyip arındırmak, saflaştırmak, katıksız, arı, duru hale getirmektir. Bu kelime Kur'an'da, dini Allah'a has kılan yani Allah'ın dinine bir şey katmadan kayıtsız şartsız olarak ona içten boyun eğen, riyadan ve şirkten uzak olan samimi insanların ortak vasfını ifade etmek için kullanılır (Zümer 39/2).
    2. metne dön, dipnot 2
      Bakara 2/83, Şura 42/13, Enbiya 21/73. Namaz ve zekat da Allah'a kulluğun gereği olarak yapılan ibadetlerdir. Onların ayrıca zikredilmesi, önemlerine vurgu içindir.
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 5. ayet

İnkâr edenler ve yaratıkların en hayırlısı 6–8

  1. Beyyine suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 6. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ فِى نَارِ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ ٱلْبَرِيَّةِ

    inne-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi velmüşrikîne fî nâri cehenneme ḫâlidîne fîhâ. ülâike hüm şerru-lberiyyeh.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 6. ayet

  2. Beyyine suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 7. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ ٱلْبَرِيَّةِ

    inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti ülâike hüm ḫayru-lberiyyeh.

    Süleymaniye Vakfı

    İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar var ya… İşte onlar yaratılmışların en hayırlılarıdır.

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 7. ayet

  3. Beyyine suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Beyyine suresi, 8. ayet. جَزَآؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ رَبَّهُۥ

    cezâühüm `inde rabbihim cennâtü `adnin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ ebedâ. raḍiye-llâhü `anhüm veraḍû `anh. ẕâlike limen ḫaşiye rabbeh.

    Süleymaniye Vakfı

    Onların Rableri katında alacağı karşılık, ölümsüz olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlerdir dipnot 1 . Allah onlardan razı, onlar da Allah'tan razıdır dipnot 2 . İşte bu (ödül), Rabbinden çekinenler içindir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da, cennetlik ve cehennemlik olanlar için iki kelime kullanılır. Birisi "sonsuza kadar" anlamına gelen "ebeden (أَبَدًا)" diğeri de "ölümsüz olan" anlamındaki "halid (خَالِد)"dir. Cennetlikler için Nisa 4/57,122; Maide 5/119, Tevbe 9/20-22,100; Tegabun 64/9, Talak 65/11 ayetlerine; cehennemlikler için Nisa 4/168-169, Ahzab 33/64-65, Cin 72/23 ayetlerine bakınız.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Beyyine suresi, 8. ayet