Nûr suresi

Nûr suresi, 43. ayet

Nûr suresi, 43. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزْجِى سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُۥ ثُمَّ يَجْعَلُهُۥ رُكَامًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٍ فِيهَا مِنۢ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصْرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُ يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِۦ يَذْهَبُ بِٱلْأَبْصَٰرِ

elem tera enne-llâhe yüzcî seḥâben ŝümme yü'ellifü beynehû ŝümme yec`alühû rukâmen fetere-lvedḳa yaḫrucü min ḫilâlih. veyünezzilü mine-ssemâi min cibâlin fîhâ mim beradin feyüṣîbü bihî mey yeşâü veyaṣrifühû `am mey yeşâ'. yekâdü senâ berḳihî yeẕhebü bil'ebṣâr.

Diyanet İşleri

Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 40–46 · surenin 43. ayeti / 64

Konu Tesbih eden varlıklar; bulutlar ve yaratılış Nûr 41–46 3

  1. Nûr 40

    Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.

  2. Nûr 41

    Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah'ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.

  3. Nûr 42

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak Allah'adır.

  4. 43

    Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.

  5. Nûr 44

    Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.

  6. Nûr 45

    Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  7. Nûr 46

    Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

43. Yani sen gözlerinle Allah’ın büyük kudretini ve O’nun “bulutları” nasıl ayrı parçalar halinde iken birbirine doğru sürdüğünü görmedin mi? Sonra aralarını birleştiriyor, bu parça parça bulutları bir araya getirerek onu dağlar gibi üst üste yığılmış bulutlar haline koyuyor. “Sen de yağmurun onların aralarından çıktığını görürsün.” Yağmur, bu bulutlar arasından ayrı ayrı damlalar halinde çıkar. Böylelikle herhangi bir zarar söz konusu olmaksızın ondan faydalanılır. Bu yolla çukurlar dolar, pınarlar kaynar, vadiler seller akıtır ve yeryüzünde de oldukça değerli her bir bitkiden çifter çifter yetişir. Kimi zaman bu bulutlardan ise değdiği mahsulü telef eden dolu indirir. “Onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de uzak tutar.” Yani bunu kaderdeki hükmüne ve her halükârda kendisine hamd olunan hikmetine göre yapar. “O (bulutların) şimşeğinin parlak ışığı” yani bu bulutlardan çakan o şiddetli ışık “neredeyse gözleri alıverir.” Bunları yaratan, muhtaç olan kullara doğru süren, faydalanacakları şekilde ve zarar görmeyecekleri bir halde yağmuru indiren, kudreti kâmil, iradesi yeterli ve rahmeti geniş olan Rab değil midir?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Allah'ın, bulutları sürüp sevk ettiğini sonra o bulutların parçalarını bir araya getirdiğini sonra da bulutları üst üste yığdığını görmez misin? Yağmurun o bulutların içinden çıktığını görürsün. Yine Allah, gökyüzünden dağlara benzeyen yoğun bulutlardan taş gibi donmuş su (dolu) indirir. Bu doluyu, kullarından dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzaklaştırır. Bulutların şimşeği; parlaklığının şiddetinden dolayı neredeyse gözleri alır.

Kelimeler

38 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. تَرَ tera görmedin mi? kök: راي
  3. أَنَّ enne şüphesiz ki
  4. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  5. يُزْجِى yuzci sürer kök: زجو
  6. سَحَابًۭا sehaben bulutları kök: سحب
  7. ثُمَّ summe sonra
  8. يُؤَلِّفُ yu'ellifu birleştirir kök: الف
  9. بَيْنَهُۥ beynehu onların arasını kök: بين
  10. ثُمَّ summe sonra
  11. يَجْعَلُهُۥ yec'aluhu onları yığar (sıkıştırır) kök: جعل
  12. رُكَامًۭا rukamen birbiri üstüne kök: ركم
  13. فَتَرَى fetera sonra görürsün kök: راي
  14. ٱلْوَدْقَ l-vedka yağmurun kök: ودق
  15. يَخْرُجُ yehrucu çıktığını kök: خرج
  16. مِنْ min -ndan
  17. خِلَـٰلِهِۦ hilalihi arası- kök: خلل
  18. وَيُنَزِّلُ ve yunezzilu ve indirir kök: نزل
  19. مِنَ mine -ten
  20. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- kök: سمو
  21. مِن min -dan
  22. جِبَالٍۢ cibalin dağlar- kök: جبل
  23. فِيهَا fiha orada
  24. مِنۢ min
  25. بَرَدٍۢ beradin bir dolu kök: برد
  26. فَيُصِيبُ fe yusibu vurur kök: صوب
  27. بِهِۦ bihi onunla
  28. مَن men
  29. يَشَآءُ yeşa'u dilediğini kök: شيا
  30. وَيَصْرِفُهُۥ ve yesrifuhu ve onu öteye çevirir kök: صرف
  31. عَن an -nden
  32. مَّن men
  33. يَشَآءُ ۖ yeşa'u dilediği- kök: شيا
  34. يَكَادُ yekadu neredeyse kök: كود
  35. سَنَا sena parıltısı kök: سنو
  36. بَرْقِهِۦ berkihi şimşeğinin kök: برق
  37. يَذْهَبُ yezhebu alır kök: ذهب
  38. بِٱلْأَبْصَـٰرِ bil-ebsari gözleri kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ودق (2 geçiş) · Aynı kök: سحب (11 geçiş) · Aynı kök: خلل (13 geçiş)

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet…

  • Aynı kök: ركم (3 geçiş) · Aynı kök: سحب (11 geçiş)

    Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

  • Aynı kök: برق (7 geçiş) · Aynı kök: كود (24 geçiş) · Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Aynı kök: برق (7 geçiş) · Aynı kök: سحب (11 geçiş)

    O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

  • Aynı kök: برق (7 geçiş) · Aynı kök: صوب (77 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: ركم (3 geçiş)

    Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana…

  • Aynı kök: زجو (3 geçiş)

    Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile…

  • Aynı kök: زجو (3 geçiş)

    Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Görmüyor musun ki Allah birtakım bulutları (çıkarıp) sürüyor; sonra onları bir araya getiriyor, sonra üst üste yığıyor. (Sonunda bulutların) arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. (Allah) gökteki dağlar (gibi büyük bulutlar)dan dolu indirir de onu dilediğine (layık olana) isabet ettirir; dilediğinden de onu öteye çevirir (uzak tutar). (Bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette yağmurun oluşumu esnasında bulutlardaki değişime dikkat çekilmektedir. Benzer mesajlar: A‘râf 7:57; Tâhâ 20:53; Furkân 25:48-49; Neml 27:63; Rûm 30:48; Fâtır 35:9.

Mustafa İslamoğlu

(Yine) sen fark etmez misin ki bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine istif edip kümeler haline getiren, derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah'tır. Gökten dolu yüklenmiş (bulut) dağları indiren, peşinden -dilediği kimseye onu isabet ettirip, dilediğinden onu uzak tutan da Allah'tır. (Düşün ki), neredeyse o (bulut)lardan çakan şimşeğin parıltısı gözleri almaktadır:

Muhammed Esed

Görmüyor musun, bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine yığan ve derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah'tır. Ve gökten doluyla yüklü (bulut) dağları indiriveren ve onların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırır(ken) dilediği kimseyi doluya uğratan, dilediği kimseden de onu uzak tutan Allah'tır!

Ahmed Hulusi

Görmedin mi ki Allah bulutları (fikirler) sürüyor, sonra aralarını birleştiriyor (onları hikmetle bütünleştirip), sonra üst üste yığıyor (sistem ve düzen)! Böylece yağmurun (rahmetin) onların aralarından çıktığını görürsün. . . Semadan, dağlar misali bulutlardan (rahmet kaynağından) dolu (hakikat ilmi sağanağı) boşanır. . . Onu dilediği kimseye isabet ettirir, dilediği kimseden de çevirir! Onun şimşeğinin (tecelli-i zat'ı berki = anlık şuurda parlayan zata dönük hakikat müşahedesi) şiddetli parıltısı neredeyse görülesileri görülmez eder!

Ali Bulaç

Görmedin mi ki, Allah bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.

Ali Özek ve heyeti

Görmez misin ki Allah bir takım bulutları (çıkarıp) sürüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasından yağmur çıkıyor. O, gökten, oradaki dağlardan (dağlar büyüklüğünde bulutlardan) dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; (bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır!

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra onları kaynaştırıp, birbirlerinin üstüne yığdığını görmüyor musun? Sonunda, onların arasından yağmurun çıktığını görürsün. Ve gökyüzündeki yüklü dağlardan dolu indirerek, dilediği kimseye onu isabet ettirir; dilediği kimseden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı, neredeyse görmeyi yok eder. dipnot 286

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 286
    İşte, bir bilgi ayeti: Yeryüzündeki suların büyük bir bölümü sürekli olarak yer değiştirir. Kesintisiz olarak yinelenen bu değişim düzenine Çevrim denilir. Bulutlar, buharlaşarak gökyüzüne yükselen sularla oluşur. Bulutların yeniden suya dönüşerek yeryüzüne yağmur olarak inişleri, bu olağanüstü çevrim düzeninin sonucudur. Dolu konusuna gelince; yakın dönemlere değin, düşen yağmur damlalarının sıfır ısıda doluya dönüştüğü sanılıyordu. Kule tipi bulutlarda hava dolaşımına kapılan bulut parçalarının, bulut içindeki sıfır ve -40° düzeylerinden geçerken katmanlar biçiminde büyümesi sonucunda dolunun oluştuğu artık öğrenildi. Bir dolu tanesinin bulut içerisinde kaç kez dolaştığı, dolu tanelerinin kesitindeki katmanlar sayılarak görülebilir.

Bayraktar Bayraklı

Görmez misiniz ki Allah, bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip sonra üst üste yığıyor. Sen de onların arasından yağmur yağdığını görüyorsun. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir. Dilediğine onu uğratır, dilediğinden de uzak tutar. Bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözlerini kör edecektir!

Edip Yüksel

Bilmez misin ki ALLAH bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbiri üstüne yığar ve sen de yağmurun onların arasından çıktığını görürsün? Gökten büyük kütlelerden dolu yağdırır, dilediği kimseyi ona uğratır ve dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bilmez misin ki ALLAH bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbiri üstüne yığar ve sen de yağmurun onların arasından çıktığını görürsün? Gökten büyük kütlelerden dolu yağdırır, dilediği kimseyi ona uğratır ve dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Baksana şu gerçeğe, Allah bir bulut sevk ediyor, sonra onun açıklığını birleştiriyor, sonra onu yoğunlaştırıyor da sen onun içinden yağmurun çıktığını görüyorsun. Bir de gökten, ondaki dağlardan bir dolu yağdırıyor ve onu dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden uzaklaştırıyor. Şimşeğinin parıltısı da neredeyse gözleri alıverecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

Baksan a şu hakıykate: Allah, bir bulut sevk ediyor sonra onun açıklığını te'lif eyliyor, sonra onu teraküm ettiriyor da yağmuru görüyorsun hılalından çıkıyor, bir de o Semadan, ondaki dağlardan bir tolu indiriyor da dilediğini onunla musab kılıyor ve dilediğinden onu bertaraf ediyor, Şimşeğinin parıltısı hemen hemen gözleri alıverecek

Erhan Aktaş

Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıktığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıktığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıkardığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.

Gültekin Onan

Görmedin mi ki, Tanrı bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.

Hasan Basri Çantay

Görmedin mi şu hakıykatı ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüyor, sonra aralarında bir imtizac haasıl ediyor, sonra da onu (bir biri üstüne binmiş) bir yığın haaline getiriyor. İşte görüyorsun ki yağmur bunların arasından çıkıyor. (Allah), içinde dolu bulunan gökden (yukarıdan) ba'zı dağlar indiriyor da bununla kimi dilerse ona musiybet veriyor, kimi de dilerse ondan bunu bertaraf ediyor. Onun şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri çalıb kamaşdırır.

İbni Kesir

Görmedin mi ki; Allah, bulutları sürer, sonra onları bir araya getirip üst üste yığar. Ve sen, onların arasından yağmurun yağdığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de dilediğini ona uğratır ve dilediğinden onu uzak tutar. Onun şimşeğinin pırıltısı, neredeyse gözleri alıverecek.

Mehmet Alagaş

(41-45) Görmedin mi? Gerçekten de semalarda ve arzda kim varsa ve sürüler halindeki uçan ne varsa onu üstte tutmaktadır. Hepsi de salatını da tesbihini de bilir. (Salat; bağlantı iletişim kurma anlamında) Allah yaptıklarınızı bilendir. Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’ındır, dönüş Allah’adır. Görmedin mi? Allah gerçekten bulutları sürüklüyor, sonra onları birbirine yakınlaştırıyor sonra onları kümeliyor / yığın haline getiriyor ve arasından yağmurun çıktığını görüyorsun, sonra dağdan ve gökten yağışı indiriyor ve istediği kişiye onu nasip ediyor, istediğinden de onu uzak ediyor / savıyor (Ona nasip olmuyor) Şimşeğin neredeyse görüşleri giderecek / gözlerini alacak parlaması var. Allah geceyi ve gündüzü dönüştürüyor, işte bunda göz sahipleri için ibret / örnek alınacak şey vardır . Allah yaratığı, sudan yarattı, o yaratıklardan karnı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan iki ayağı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan dördü üzerinde / dört ayağı üzerinde yürüyenler var, Allah istediğini yaratır, Allah kesinlikle her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Görmüyor musun ki Allah bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor? İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri alır.

Süleyman Ateş

Görmedin mi Allah bulutları sürer, sonra onları birbirine geçirir, sonra onları birbiri üstüne yığar (sıkıştırır), arasından yağmurun çıktığını görürsün. Gökteki dağlar (gibi büyük bulut parçaların)dan bir dolu indirir de onunla dilediğini vurur, dilediğinden de onu öteye çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

Süleymaniye Vakfı

Şunu da görmedin mi! Allah bulutları hareket ettirir, sonra birbirleriyle birleştirir, sonra onları yığın haline getirir. Aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, gökteki dağ gibi bulutlardan, dolu indirir de dilediğinin üzerine onu isabet ettirir, dilediğinden de uzak tutar dipnot 1 . Şimşeğinin parıltısı da gözleri kör edecek gibi olur dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hiç görmedin mi Allah, bulutları sürüklüyor, sonra bir birine kaynaştırıyor; sonra yığın haline getiriyor. Sonra arasından yağmur çıktığını görürsün. Gökteki dağdan (dağ gibi buluttan) dolu indirip doluya tutulmasını tercih ettiği kimselerin tepesine yağdırıyor. Kimilerinden de onu uzak tutmayı tercih ediyor. Onun şimşeğinin parıltısı gözleri çıkaracak gibidir.

Şaban Britch

Görmüyor musun ki Allah, bulutları sürüyor, sonra bir araya getirip, üst üste yığıyor. İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir. Dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırır.

Şaban Piriş

Görmüyor musun ki Allah, bulutları sürüyor, sonra bir araya getirip, üst üste yığıyor. İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir. Dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırır.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmedin mi, Allah, bulutları sürüyor, sonra onları kaynaştırıp iç içe sokuyor, sonra onları birbiri üstüne yığıyor. Nihayet, onların arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. Gökten, ondaki dağlardan bir dolu indiriyor da onunla dilediğini çarpıyor, dilediğinden de onu yan geçiriyor. Onun şimşeğinin parıltısı, neredeyse gözleri alıp götürecek.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do you not see that Allah directs the course of the clouds as they form and by the air in motion make them join together in one body, then He condenses them into a dense mass wherefore you see rain drops issue from their midst. And He causes the clouds to heap upon each other like towers of mountains* -as clearly seen from an airoplane- Charged with hail or frozen raindrops, He makes them fall in showers to assail whom He will and drives them away from whom He will. The brightness of lightning emitted between the groups of clouds or between the clouds and the ground almost snatches away or blinds the sight.

Abdul Haleem

Do you not see that God drives the clouds, then gathers them together and piles them up until you see rain pour from their midst? He sends hail down from [such] mountains in the sky, pouring it on whoever He wishes and diverting it from whoever He wishes- the flash of its lightning almost snatches sight away.

Abdullah Yusuf Ali

Seest thou not that Allah makes the clouds move gently, then joins them together, then makes them into a heap? - then wilt thou see rain issue forth from their midst. And He sends down from the sky mountain masses (of clouds) wherein is hail: He strikes therewith whom He pleases and He turns it away from whom He pleases, the vivid flash of His lightning well-nigh blinds the sight.

Abul A'la Maududi

Do you not see dipnot 1 that it is Allah Who gently drives the clouds, then He joins them together and then turns them into a thick mass and thereafter you see rain-drops fall down from its midst? And then He sends down hail from the heaven - thanks to the mountains dipnot 2 - and causes it to smite whom He wills and averts it from whom He wills. The flash of His lightning almost takes away the sight.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As has been explained above, Allah is the Light of the whole universe, but His Light can be perceived and comprehended by the righteous believers only. All other people grope about in the dark like the blind in spite of the all-pervading, all-embracing Light. Here a few of the countless signs which guide to the Light are being mentioned by way of example. If a person whose eyes of the heart are open, sees them, he can perceive Allah working everywhere around him at all times. But those who are blind of the heart, and can only see with the head’s eyes, can see Biology and Zoology and other sciences working in the world, but they fail to perceive and recognize Allah’s signs anywhere working in the world.
  2. metne dön, dipnot 2
    This may mean frozen clouds which have been called mountains in the heavens metaphorically. It may also mean the mountains of the earth which stand high in the heavens and whose snow-capped peaks cause condensation in the clouds which results in hailstorms.

Aisha Bewley

Do you not see that Allah propels the clouds then makes them coalesce then heaps them up, and then you see the rain come pouring out of the middle of them? And He sends down mountains from the sky with hail inside them, striking with it anyone He wills and averting it from anyone He wills. The brightness of His lightning almost blinds the sight.

Al-Hilali & Khan

See you not that Allâh drives the clouds gently, then joins them together, then makes them into a heap of layers, and you see the rain comes forth from between them; and He sends down from the sky hail (like) mountains, (or there are in the heaven mountains of hail from where He sends down hail), and strikes therewith whom He wills, and averts it from whom He wills. The vivid flash of its (clouds) lightning nearly blinds the sight. [Tafsir At-Tabarî].

Ali Quli Qarai

Have you not regarded that Allah drives the clouds, then He composes them, then He piles them up, whereat you see the rain issuing from its midst? And He sends down from the sky hail, out of the mountains that are in it, and He strikes with it whomever He wishes, and turns it away from whomever He wishes. The brilliance of its lightening almost takes away the sight.

Amatul Rahman Omar

Have you not seen that Allâh drives the clouds steadily then He draws them together and then He makes them piled up so that you can see the rain pouring forth from their midst? And He sends down clouds (looking) like mountain, wherein is hail and He smites with them whom He pleases and averts them from whom He pleases. The (brilliant) flash of its lightening almost snatches away the sight (rendering the eyes sometimes blind).

Arthur John Arberry

'hast thou not seen how God drives the clouds, then composes them, then converts them into a mass, then thou seest the rain issuing out of the midst of them? And He sends down out of heaven mountains, wherein is hail, so that He smites whom He will with it, and turns it aside from whom He will; wellnigh the gleam of His lightning snatches away the sight.

Bijan Moeinian

Do you not see that God raises the clouds, then unites them together, then concentrates them and let them shower their rain? He is the One Who sends the hail from the mountains of clouds, hurting whoever He wants and sparing whoever He wants. Look at the lightning sent from the same clouds which almost blinds the eyes.

E. Henry Palmer

Hast thou not seen that God drives the clouds, and then re-unites them, and then accumulates them, and thou mayest see the rain coming forth from their midst; and He sends down from the sky mountains with hail therein, and He makes it fall on whom He pleases, and He turns it from whom He pleases; the flashing of His lightning well-nigh goes off with their sight?

Edip-Layth

Do you not see that God drives the clouds, then He gathers them together, then He piles them upon each other, then you see the soft rain coming out of them? He sends down hail from the sky from the mountains to afflict whomever He wills, and He diverts it from whomever He wills; the brightness of the snow almost blinds the eyes.

George Sale

Dost thou not see that God gently driveth forward the clouds, and gathereth them together, and then layeth them on heaps? Thou also seest the rain, which falleth from the midst thereof; and God sendeth down from heaven as it were mountains, wherein there is hail; He striketh therewith whom He pleaseth, and turneth the same away from whom He pleaseth: The brightness of his lightning wanteth but little of taking away the sight.

Hamid S. Aziz

And unto Allah belongs the sovereignty of the heavens and the earth, and unto Allah is the journeying.

Mahmoud Ghali

Have you not seen that Allah wafts clouds, thereafter joins them together, thereafter makes them accumulated, then you see the raindrops coming out of the midst of them? And He keeps sending down from the heaven mountains, wherein is hail. So He afflicts with it whomever He decides and turns it about from whomever He decides. The splendor of His lightning almost goes away with (i.e., takes away) the beholdings (i.e., eyesights).

Marmaduke Pickthall

Hast thou not seen how Allah wafteth the clouds, then gathereth them, then maketh them layers, and thou seest the rain come forth from between them; He sendeth down from the heaven mountains wherein is hail, and smiteth therewith whom He will, and averteth it from whom He will. The flashing of His lightning all but snatcheth away the sight.

Mohamed Ahmed - Samira

Have you not seen that God drives the clouds, then joins them together and puts them fold on fold. Then you see the rain fall through them; and He sends down hail from the sky where there are mountains of it, and strikes those with it whom He will, and wards it off from whomsoever He please. His lightning could snatch away their eyes.

Muhammad Asad

Art thou not aware that it is God who causes the clouds to move onward, then joins them together, then piles them up in masses, until thou can see rain come forth from their midst? And He it is who sends down from the skies, by degrees, mountainous masses [of clouds] charged with hail, striking therewith whomever He wills and averting it from whomever He wills, [the while] the flash of His lightning well-nigh deprives [men of their] sight!

Mustafa Khattab

Do you not see that Allah gently drives the clouds, then joins them together, piling them up into masses, from which you see raindrops come forth? And He sends down from the sky mountains ˹of clouds˺ loaded with hail, pouring it on whoever He wills and averting it from whoever He wills. The flash of the clouds’ lightning nearly takes away eyesight.

Progressive Muslims

Do you not see that God drives the clouds, then He gathers them together, then He piles them upon each other, then you see the soft rain coming out of them And He sends down hail from the sky from the mountains to afflict whomever He wills, and He diverts it from whomever He wills, the brightness of the snow almost blinds the eyes.

Rashad Khalifa

Do you not realize that GOD drives the clouds, then gathers them together, then piles them on each other, then you see the rain coming out of them? He sends down from the sky loads of snow to cover whomever He wills, while diverting it from whomever He wills. The brightness of the snow almost blinds the eyes.

Sahih International

Do you not see that Allah drives clouds? Then He brings them together, then He makes them into a mass, and you see the rain emerge from within it. And He sends down from the sky, mountains [of clouds] within which is hail, and He strikes with it whom He wills and averts it from whom He wills. The flash of its lightening almost takes away the eyesight.

Sam Gerrans

Dost thou not see that God drives the clouds? Then He brings them together; then He makes them a mass, and thou seest the rain come forth from the midst of it. And He sends down from the sky, from mountains therein of hail, and He strikes therewith whom He wills, and turns away therefrom whom He wills. The brilliance of His lightning almost takes away the sight.

Shabbir Ahmed

Have you not seen how Allah drives the clouds, then gathers them, then makes them layers, and then you see the rain coming forth from them? He sends down, from the heights, hail and loads of snow to cover some ground and leave some uncovered, according to His Laws. The flashes of lightning and the brightness of the snow dazzle the sight, all but snatching it away. (2:19-20).

Syed Vickar Ahamed

Do you not see that Allah makes the clouds move slowly, then gathers them together, then makes them into a heaps of layers? Then you see the rain come out from their middle. And He sends down from the sky vast volumes (of dark clouds) in which is hail: He hits with it whom He pleases and He turns it away from whom He pleases. The clear (distinct) flash of His lightning that almost blinds the sight.

Taqi Usmani

Do you not realize that Allah drives the clouds, then joins them together, then turns them into a heap? Then you see the rain coming out from their midst. He sends down from the sky mountains (of clouds) having hail in them, then He afflicts with it whomsoever He wills and turns it away from whomsoever He wills. The flash of its lightning seems to snatch away the eyes.

The Monotheist Group

Do you not see that God drives the clouds, then He joins them together, then He makes them into a stack; so you see the soft rain coming out of them? And He sends down hail from the sky from mountains, so He strikes with it whoever He wills, and He diverts it from whoever He wills; the vivid flash of its lightning almost blinds the eyes.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 43. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 43. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 43. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩