59. sure

Haşr Suresi الحشر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Kitap ehlinin sürgünü 1–5 karşılaştır — Kitap ehlinin sürgünü
  2. Fey' malının paylaşımı: muhacirler, ensar ve sonrakiler 6–10 karşılaştır — Fey' malının paylaşımı: muhacirler, ensar ve sonrakiler
  3. Münafıkların verdiği söz ve şeytan benzetmesi 11–17 karşılaştır — Münafıkların verdiği söz ve şeytan benzetmesi
  4. Yarın için ne hazırladığına bak 18–20 karşılaştır — Yarın için ne hazırladığına bak
  5. Kur'an'ın ağırlığı ve Allah'ın güzel isimleri 21–24 karşılaştır — Kur'an'ın ağırlığı ve Allah'ın güzel isimleri

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kitap ehlinin sürgünü 1–5

  1. Haşr suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 1. ayet. سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    sebbeḥa lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde bulunanlar, Allah'ı tesbih dipnot 1 etmektedir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ı kendisine yakışmayan niteliklerden uzak tutmak, her türlü noksanlıktan arındırmak.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 1. ayet

  2. Haşr suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 2. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ مِن دِيَٰرِهِمْ لِأَوَّلِ ٱلْحَشْرِ مَا ظَنَنتُمْ أَن يَخْرُجُوا۟ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُم مَّانِعَتُهُمْ حُصُونُهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَأَتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا۟ وَقَذَفَ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُم بِأَيْدِيهِمْ وَأَيْدِى ٱلْمُؤْمِنِينَ فَٱعْتَبِرُوا۟ يَٰٓأُو۟لِى ٱلْأَبْصَٰرِ

    hüve-lleẕî aḫrace-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi min diyârihim lievveli-lḥaşr. mâ żanentüm ey yaḫrucû veżannû ennehüm mâni`atühüm ḥuṣûnühüm mine-llâhi feetâhümü-llâhü min ḥayŝü lem yaḥtesibû veḳaẕefe fî ḳulûbihimü-rru`be yuḫribûne büyûtehüm bieydîhim veeydi-lmü'minîne fa`tebirû yâ ûli-l'ebṣâr.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kitap Ehli'nden, gerçeği yalanlayan nankörleri, sürgün için yurtlarından çıkaran O'dur. Siz, onların yurtlarından çıkacaklarını sanmamıştınız. Ve onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan dipnot 1 koruyacağına inandılar. Oysa Allah'ın buyruğu onlara hesaba katmadıkları yerden geldi. Allah, onların yüreklerine evlerinin kendi elleriyle ve inananların elleriyle harap edileceği korkusunu saldı. Ey basiret dipnot 2 sahipleri! Artık ibret alın.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'tan korunmaktan kasıt, Nebi ve inananlardır. Zira Kitap Ehli, kalelerini Allah'tan korunmak için değil, düşmanlarından, yani Nebi ve mü'minlerden korunmak için yapmışlardı.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gerçeği görme, derinliğine kavrama yeteneğine sahip kimseler.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 2. ayet

  3. Haşr suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 3. ayet. وَلَوْلَآ أَن كَتَبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمُ ٱلْجَلَآءَ لَعَذَّبَهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَلَهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ عَذَابُ ٱلنَّارِ

    velevlâ en ketebe-llâhü `aleyhimü-lcelâe le`aẕẕebehüm fi-ddünyâ. velehüm fi-l'âḫirati `aẕâbü-nnâr.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer Allah, onlara sürgün takdirinde bulunmamış olsaydı, kesinlikle dünyada azap verirdi. Onlara, ahirette ateşin azabı vardır.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 3. ayet

  4. Haşr suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 4. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ شَآقُّوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَمَن يُشَآقِّ ٱللَّهَ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    ẕâlike biennehüm şâḳḳu-llâhe verasûleh. vemey yüşâḳḳi-llâhe feinne-llâhe şedîdü-l`iḳâb.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte bu, onların Allah'a ve O'nun Rasul'üne muhalefet etmeleri nedeniyledir. Kim Allah'a muhalefet ederse bilsin ki Allah, cezası çok şiddetli olandır.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 4. ayet

  5. Haşr suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 5. ayet. مَا قَطَعْتُم مِّن لِّينَةٍ أَوْ تَرَكْتُمُوهَا قَآئِمَةً عَلَىٰٓ أُصُولِهَا فَبِإِذْنِ ٱللَّهِ وَلِيُخْزِىَ ٱلْفَٰسِقِينَ

    mâ ḳata`tüm mil lînetin ev teraktümûhâ ḳâimeten `alâ üṣûlihâ febiiẕni-llâhi veliyuḫziye-lfâsiḳîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hurma ağaçlarından kestikleriniz veya kesmedikleriniz de ancak Allah'ın izniyledir. Bu, fasıkların perişan olmaları içindir.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 5. ayet

Fey' malının paylaşımı: muhacirler, ensar ve sonrakiler 6–10

  1. Haşr suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 6. ayet. وَمَآ أَفَآءَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ مِنْهُمْ فَمَآ أَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلَا رِكَابٍ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يُسَلِّطُ رُسُلَهُۥ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    vemâ efâe-llâhü `alâ rasûlihî minhüm femâ evceftüm `aleyhi min ḫayliv velâ rikâbiv velâkinne-llâhe yüselliṭu rusülehû `alâ mey yeşâ'. vellâhü `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın Rasul'üne verdiği fey'e dipnot 1 gelince, siz onlar için ne at koşturdunuz ne de deve! dipnot 2 Fakat Allah; Rasul'üne, dilediği kimselere karşı üstünlük verir. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Savaşmadan elde edilen ganimet.
    2. metne dön, dipnot 2
      Savaşmadınız.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 6. ayet

  2. Haşr suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 7. ayet. مَّآ أَفَآءَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ مِنْ أَهْلِ ٱلْقُرَىٰ فَلِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ كَىْ لَا يَكُونَ دُولَةًۢ بَيْنَ ٱلْأَغْنِيَآءِ مِنكُمْ وَمَآ ءَاتَىٰكُمُ ٱلرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَىٰكُمْ عَنْهُ فَٱنتَهُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    mâ efâe-llâhü `alâ rasûlihî min ehli-lḳurâ felillâhi velirrasûli veliẕi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîli key lâ yekûne dûletem beyne-l'agniyâi minküm. vemâ âtâkümü-rrasûlü feḫuẕûhü vemâ nehâküm `anhü fentehû. vetteḳu-llâh. inne-llâhe şedîdü-l`iḳâb.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın, beldeler halkından, Rasul'üne verdiği feyler; dipnot 1 aranızda zenginliğe neden olan, elden ele dolaşan bir zenginlik olmasın diye; Allah, Rasul, yakınlık sahipleri dipnot 2 , yetimler, miskinler ve yol oğlu dipnot 3 içindir. Rasul size ne verdiyse onu alın. Sizi neden alıkoyduysa ondan vazgeçin. dipnot 4 Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Cezalandırması Çok Şiddetli Olan'dır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Savaşmadan elde edilen ganimetler, gelirler. (Burada kast edilen feyler, yurtlarından çıkarılmış olanların geride bıraktıkları mallardır.)
    2. metne dön, dipnot 2
      Çevirilerde, "Nebi'nin aile yakınları" olarak yer alan; "Yakınlık sahipleri" terkibinin, Nebinin "ailesi ile aile yakınları ile bir ilgisi yoktur. "Yakınlık sahipleri;" hicret etmek de dahil, Allah yolunda mağdur olmuş, malını mülkünü kaybetmiş olanlar, şehit yakınları ve İslam davası için Nebi'nin yanında yer alan yoksullar demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Ayette geçen "ibni es sebili" deyimi, "yolda kalanlar veya yolcular" şeklinde çevirilere konu edilmiştir. Oysaki "sebil" yol demek değildir. Sebil, iki şey arasından birini seçmek anlamında, "tercih edilen yol" demektir. Ayetteki "yolun oğlu" terkibine, İslam'ı tercih ederek, Allah için mücadele etmeyi seçenler ve bu seçimleri nedeniyle muhtaç duruma düşenler" anlamına gelmektedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Kimileri, ayetin bu cümlesini, ayetten bağımsız olarak ele alarak; bu ayeti, Nebi'ye, "Hüküm koyma hakkı verilmiştir." iddialarına kanıt olarak ileri sürmektedirler. Oysaki bunun Nebi'nin hüküm koyma yetkisi ile hiçbir ilişkisi yoktur. Bu, tamamen "feyin" paylaşımı ile ilgili bir konudur.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 7. ayet

  3. Haşr suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 8. ayet. لِلْفُقَرَآءِ ٱلْمُهَٰجِرِينَ ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِمْ وَأَمْوَٰلِهِمْ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا وَيَنصُرُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلصَّٰدِقُونَ

    lilfüḳarâi-lmühâcirîne-lleẕîne uḫricû min diyârihim veemvâlihim yebtegûne faḍlem mine-llâhi veriḍvânev veyenṣurûne-llâhe verasûleh. ülâike hümu-ṣṣâdiḳûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu mallarda; Allah'ın lütfu ve rızasını kazanmak arzusuyla, Allah'a dipnot 1 ve Rasul'üne yardım ettikleri için yurtlarından çıkarılan ve malları ellerinden alınan, hicret etmiş olan yoksulların da hakkı vardır. Çünkü onlar özü sözü bir olanlardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın dinine.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 8. ayet

  4. Haşr suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 9. ayet. وَٱلَّذِينَ تَبَوَّءُو ٱلدَّارَ وَٱلْإِيمَٰنَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ فِى صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِّمَّآ أُوتُوا۟ وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

    velleẕîne tebevveü-ddâra vel'îmâne min ḳablihim yüḥibbûne men hâcera ileyhim velâ yecidûne fî ṣudûrihim ḥâcetem mimmâ ûtû veyü'ŝirûne `alâ enfüsihim velev kâne bihim ḫaṣâṣah. vemey yûḳa şüḥḥa nefsihî feülâike hümü-lmüfliḥûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlardan önce Medine'yi yurt edinen ve kalplerine iman yerleşmiş olanlar, kendilerine hicret edenleri severler. Onlara verilen ganimetlerden dolayı, -kendileri muhtaç olsa bile- kalplerinde bir kaygı, kıskançlık duymazlar. Onları kendilerine tercih ederler. Kim, kendisini cimrilikten korursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 9. ayet

  5. Haşr suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 10. ayet. وَٱلَّذِينَ جَآءُو مِنۢ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَٰنِنَا ٱلَّذِينَ سَبَقُونَا بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَا تَجْعَلْ فِى قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّكَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    velleẕîne câû mim ba`dihim yeḳûlûne rabbene-gfir lenâ veliiḫvânine-lleẕîne sebeḳûnâ bil'îmâni velâ tec`al fî ḳulûbinâ gillel lilleẕîne âmenû rabbenâ inneke raûfür raḥîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlardan sonra gelenler: "Rabb'imiz! Bizi ve bizden önce iman ile göç etmiş kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı kin bırakma. Rabb'imiz! Kuşkusuz Sen Çok Şefkatli, Rahmeti Kesintisizsin." derler.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 10. ayet

Münafıkların verdiği söz ve şeytan benzetmesi 11–17

  1. Haşr suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 11. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ نَافَقُوا۟ يَقُولُونَ لِإِخْوَٰنِهِمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَئِنْ أُخْرِجْتُمْ لَنَخْرُجَنَّ مَعَكُمْ وَلَا نُطِيعُ فِيكُمْ أَحَدًا أَبَدًا وَإِن قُوتِلْتُمْ لَنَنصُرَنَّكُمْ وَٱللَّهُ يَشْهَدُ إِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    elem tera ile-lleẕîne nâfeḳû yeḳûlûne liiḫvânihimü-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi lein uḫrictüm lenaḫrucenne me`aküm velâ nüṭî`u fîküm eḥaden ebedev vein ḳûtiltüm lenenṣuranneküm. vellâhü yeşhedü innehüm lekâẕibûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Nifak dipnot 1 çıkaranları görmüyor musun? Kitap Ehli'nden gerçeği yalanlayan nankör yoldaşlarına: "Eğer siz yurdunuzdan çıkarılacak olursanız, kesinlikle biz de sizinle birlikte çıkarız. Sizin aleyhinize olan konularda kimseye boyun eğmeyiz. Eğer sizinle savaşırlarsa, kesinlikle size yardım ederiz." derler. Allah, tanıklık eder ki onlar gerçekten yalancıdırlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Münafıklık. Münafık, içten "bitmiş," " tükenmiş" ve imanı "kalmamış," omurgasız, onursuz ve ikiyüzlü kimse demektir. İşine geldiği gibi inancını değiştiren.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 11. ayet

  2. Haşr suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 12. ayet. لَئِنْ أُخْرِجُوا۟ لَا يَخْرُجُونَ مَعَهُمْ وَلَئِن قُوتِلُوا۟ لَا يَنصُرُونَهُمْ وَلَئِن نَّصَرُوهُمْ لَيُوَلُّنَّ ٱلْأَدْبَٰرَ ثُمَّ لَا يُنصَرُونَ

    lein uḫricû lâ yaḫrucûne me`ahüm. velein ḳûtilû lâ yenṣurûnehüm. velein neṣarûhüm leyüvellünne-l'edbâr. ŝümme lâ yünṣarûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer yurtlarından çıkarılsalar, münafıklar kesinlikle onlarla birlikte çıkmazlar. Eğer savaşırlarsa, kesinlikle onlara yardım da etmezler. Yardım etseler bile, sıkışınca savaştan kaçarlar. Sonra onlara güvenenler de yardımsız kalırlar.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 12. ayet

  3. Haşr suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 13. ayet. لَأَنتُمْ أَشَدُّ رَهْبَةً فِى صُدُورِهِم مِّنَ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَفْقَهُونَ

    leentüm eşeddü rahbeten fî ṣudûrihim mine-llâh. ẕâlike biennehüm ḳavmül lâ yefḳahûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların yüreklerinde, Allah'a olan korkudan daha fazla size olan korku vardır. Bu onların, gerçeği kavramayan bir topluluk olmalarındandır.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 13. ayet

  4. Haşr suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 14. ayet. لَا يُقَٰتِلُونَكُمْ جَمِيعًا إِلَّا فِى قُرًى مُّحَصَّنَةٍ أَوْ مِن وَرَآءِ جُدُرٍۭ بَأْسُهُم بَيْنَهُمْ شَدِيدٌ تَحْسَبُهُمْ جَمِيعًا وَقُلُوبُهُمْ شَتَّىٰ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَعْقِلُونَ

    lâ yüḳâtilûneküm cemî`an illâ fî ḳuram müḥaṣṣanetin ev miv verâi cüdür. be'sühüm beynehüm şedîd. taḥsebühüm cemî`av veḳulûbühüm şettâ. ẕâlike biennehüm ḳavmül lâ ya`ḳilûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, korunaklı şehirler içinde veya surlar arkasında olmadıkça, sizinle, toplu olarak karşı karşıya gelerek savaşmazlar. Kaldı ki kendi aralarında da derin ayrılıklar içindedirler. Sen, onların birlik olduklarını sanırsın, oysaki kalben farklı farklıdırlar. Bu, onların akıllarını doğru kullanmayan bir topluluk olmaları nedeniyledir.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 14. ayet

  5. Haşr suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 15. ayet. كَمَثَلِ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ قَرِيبًا ذَاقُوا۟ وَبَالَ أَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    kemeŝeli-lleẕîne min ḳablihim ḳarîben ẕâḳû vebâle emrihim. velehüm `aẕâbün elîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların durumu, kendilerinden yakın zaman öncesinde yaptıkları işlerin sonucunu tatmış olanların durumu gibidir. Ve onlar için acı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 15. ayet

  6. Haşr suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 16. ayet. كَمَثَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِذْ قَالَ لِلْإِنسَٰنِ ٱكْفُرْ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    kemeŝeli-şşeyṭâni iẕ ḳâle lil'insâni-kfür. felemmâ kefera ḳâle innî berîüm minke innî eḫâfü-llâhe rabbe-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların dipnot 1 durumu tıpkı şeytanın dipnot 2 durumu gibidir. dipnot 3 İnsana: "Kafir ol." der. Ne var ki insan kafir olunca da: "Kesinlikle ben senden uzağım, ben alemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım." der.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Münafıkların.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şeytani karaktere sahip kişiler ve güçler. Kur'an'a göre, Şeytan; haktan uzak olan, gerçekliğe aykırı hareket eden her türlü güç, kurum ve kişinin ortak karakteristik adıdır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Şeytanın insanı kandırmasına benzemektedir.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 16. ayet

  7. Haşr suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 17. ayet. فَكَانَ عَٰقِبَتَهُمَآ أَنَّهُمَا فِى ٱلنَّارِ خَٰلِدَيْنِ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَٰٓؤُا۟ ٱلظَّٰلِمِينَ

    fekâne `âḳibetehümâ ennehümâ fi-nnâri ḫâlideyni fîhâ. veẕâlike cezâu-żżâlimîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Her ikisinin de sonu, ateşin içinde sonsuza dek kalmaktır. İşte zalimlerin cezası budur.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 17. ayet

Yarın için ne hazırladığına bak 18–20

  1. Haşr suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 18. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veltenżur nefsüm mâ ḳaddemet ligad. vetteḳu-llâh. inne-llâhe ḫabîrum bimâ ta`melûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey inananlar! Allah'a karşı takva sahibi olun! Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 18. ayet

  2. Haşr suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 19. ayet. وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ نَسُوا۟ ٱللَّهَ فَأَنسَىٰهُمْ أَنفُسَهُمْ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَٰسِقُونَ

    velâ tekûnû kelleẕîne nesü-llâhe feensâhüm enfüsehüm. ülâike hümü-lfâsiḳûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ı umursamayan, böylece kendileri ile baş başa kalan kimseler gibi olmayın! İşte onlar fasıklardır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkanlardır. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalanlardır.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 19. ayet

  3. Haşr suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 20. ayet. لَا يَسْتَوِىٓ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ وَأَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ

    lâ yestevî aṣḥâbü-nnâri veaṣḥâbü-lcenneh. aṣḥâbü-lcenneti hümü-lfâizûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Cehennemlikler ile Cennetlikler bir değildir. Cennetlikler, kurtuluşa eren kimselerdir.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 20. ayet

Kur'an'ın ağırlığı ve Allah'ın güzel isimleri 21–24

  1. Haşr suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 21. ayet. لَوْ أَنزَلْنَا هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ عَلَىٰ جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُۥ خَٰشِعًا مُّتَصَدِّعًا مِّنْ خَشْيَةِ ٱللَّهِ وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

    lev enzelnâ hâẕe-lḳur'âne `alâ cebelil lera'eytehû ḫâşi`am müteṣaddi`am min ḫaşyeti-llâh. vetilke-l'emŝâlü naḍribühâ linnâsi le`allehüm yetefekkerûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer Biz, bu Kur'an'ı dağa indirseydik, onu; huşu dipnot 1 duyarak, Allah'a olan huşudan parça parça olmuş görürdün. dipnot 2 Bu örnekleri insanlar için veriyoruz ki belki düşünüp gerçeği kavrarlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İçtenlikle, saygıyla.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an'ın konusu ve muhatabı insandır. Dolayısı ile mesajı da insanadır. Bu mesajın ne denli önemli olduğu, mesaja ne denli itibar edilmesi gerektiği bir benzetme ve bir örnekleme ile anlatılmak istenmiştir. Gerçeği yalanlayan nankörlerin ne kadar katı karakterli olduklarını ifade etmektedir. Ayette yer alan ve çevirilerde "korkmak" olarak anlam verilen bu sözcüğün; korku, korkmak anlamına gelen ‘havf' sözcüğü ile bir ilgisi yoktur. Dolayısı ile korkma anlamı doğru değildir.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 21. ayet

  2. Haşr suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 22. ayet. هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ هُوَ ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلرَّحِيمُ

    hüve-llâhü-lleẕî lâ ilâhe illâ hû. `âlimü-lgaybi veşşehâdeh. hüve-rraḥmânü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. Görünmeyeni ve görüneni bilendir. O, Rahmeti Bol ve Kesintisiz olandır.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 22. ayet

  3. Haşr suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 23. ayet. هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْمَلِكُ ٱلْقُدُّوسُ ٱلسَّلَٰمُ ٱلْمُؤْمِنُ ٱلْمُهَيْمِنُ ٱلْعَزِيزُ ٱلْجَبَّارُ ٱلْمُتَكَبِّرُ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    hüve-llâhü-lleẕî lâ ilâhe illâ hû. elmelikü-lḳuddûsü-sselâmü-lmü'minü-lmüheyminü-l`azîzü-lcebbâru-lmütekebbir. sübḥâne-llâhi `ammâ yüşrikûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O Allah ki: O'ndan başka ilah yoktur; Melik'tir dipnot 1 , Kuddus'tür dipnot 2 , Selam'dır dipnot 3 , Mü'min'dir dipnot 4 , Muheymin'dir dipnot 5 , Aziz'dir dipnot 6 , Cebbar'dır dipnot 7 , Mutekebbir'dir. dipnot 8 Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir. dipnot 9

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Evrenin sahibidir, egemenidir, yöneticisidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tertemizdir, her türlü eksiklikten uzaktır, saygındır, kusursuzdur.
    3. metne dön, dipnot 3
      Esenliktir, barıştır.
    4. metne dön, dipnot 4
      Güvendir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Koruyucudur, gözeticidir.
    6. metne dön, dipnot 6
      Mutlak üstün olandır.
    7. metne dön, dipnot 7
      Bozuk işleri, toplumları düzeltendir, onarandır.
    8. metne dön, dipnot 8
      Büyüklük ve ululuk yalnızca O'na aittir.
    9. metne dön, dipnot 9
      Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 23. ayet

  4. Haşr suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Haşr suresi, 24. ayet. هُوَ ٱللَّهُ ٱلْخَٰلِقُ ٱلْبَارِئُ ٱلْمُصَوِّرُ لَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    hüve-llâhü-lḫâliḳu-lbâriü-lmüṣavviru lehü-l'esmâü-lḥusnâ. yüsebbiḥu lehû mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Ayet detayı — Haşr suresi, 24. ayet