Hucurât suresi · 1–5. ayetler

Peygamber'in önüne geçmemek, sesi yükseltmemek

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hucurât suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىِ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin! dipnot 1 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu buyruk Ahzâb 33:36'da belirtildiği gibi Yüce Allah'ın ve [Rasûlüllâh]'ın hükmünün ötesinde alternatif aramamak gerektiği hükmünü içermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Asla Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin ve sorumlu davranın: çünkü Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir!

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'ın ve Elçisi'nin (emrettiği şeyin) önüne kendinizi koymayın, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Çünkü Allah, kuşkusuz her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . Allah'ın ve O'nun Rasulünün önüne (beşeri düşünce ve yorumlarınızla, değerlendirmelerinizle) geçmeyin; Allah'tan (şartlanmaya dayalı değer yargılarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Muhakkak ki Allah Semi'dir, Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, Allah'ın Resulü'nün huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasûlünün önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla işitendir; hakkıyla bilendir.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın ve O'nun elçisinin önüne geçmeyin ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz ki Allah, işitendir; bilendir.

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, ALLAH'ın ve elçisinin önüne geçmeyiniz. ALLAH'ı sayınız. ALLAH İşitir, Bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, ALLAH'ın ve elçisinin huzurunda öne geçmeyiniz. ALLAH'ı dinleyiniz. ALLAH İşitir, Bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, Allah'ın ve peygamberinin önüne geçmeyin (saygısızlık etmeyin) ve Allah'tan korkun, çünkü Allah işitir, bilir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Allahın ve Resulünün önüne geçmeyin ve Allahdan korkun, çünkü Allah işitir bilir

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin. dipnot 1 Allah için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu bir deyimdir. "El" ve "elin arası"; gücü, imkanı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kastedilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Allah'ın ve Resul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin dipnot 1 . Allah'a için takva dipnot 2 sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu bir deyimdir. "El" ve "elin arası"; gücü, imkanı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kastedilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.
    2. metne dön, dipnot 2
      Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasul'ünün iki eli arasında öne geçmeyin dipnot 1 . Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu bir deyimdir. "El" ve "elin arası"; gücü, imkanı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kast edilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.
    2. metne dön, dipnot 2
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, Tanrı'nın Resulünün huzurunda öne geçmeyin ve Tanrı'dan sakının. Şüphesiz Tanrı işitendir, bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, Allahın ve resulünün huzurunda (sözde ve işde) öne geçmeyin. Allahdan korkun. Çünkü Allah hakkıyle işiden, (her şey'i) bilendir.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; Allah'ın ve Rasulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! (Hiçbir işte) Allah ve resulünden öne geçmeyin ve Allah'tan korkup sakının.Şüphesiz Allah; her şeyi işitendir, görendir.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve resulünün dipnot 1 (Allah'ın sözünün) önüne geçmeyin dipnot 2 . Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah, daima dinleyen ve bilendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul (رسول), "birine iletmek için üstlenilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmeyi üstlenen kişi" anlamına da gelir (Müfredat). Bu sebeple Kur'an'da geçen resul (رسول ) kelimesi, bazen tebliğ edilen sözü, bazen de o sözü getiren kişiyi ifade eder. Allah'ın resulleri, onun sözlerini tebliğ ile görevli oldukları için "Allah'ın resulü" kelimesinin geçtiği yerlerde vurgu Allah'ın kitabınadır (Maide 5/67, 99). Mealde "resul /elçinin getirdiği" ifadesi bu nedenle yazılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler! Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan çekinin; o dinler ve bilir. Ey inanıp güvenenler! Allah'ın yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kitabının dipnot 1 önüne geçmeyin dipnot 2 Allah'tan çekinin çünkü o dinler ve bilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul (رسول), "gönderilen"demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur'an'daki resul kelimeleri ya elçi ya da Allah'ın Kitabı anlamındadır. Elçi ölümlü, Kitap kalıcıdır. Uhud savaşında Nebimiz'in öldüğüne dair haberlerin yayılması üzerine Allah Teala şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Aramızda sürekli kalacak olan  resul, Kur'an olduğu için bu ayette kelimeye başka anlam verilemez.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bunu açıklayan ayet şudur: Allah, yani (O'nun sözlerini size taşıyan) Kıtabı bir işi kesinleştirdiğinde inanıp güvenmiş bir erkeğin ve kadının, kendi işlerinden dolayı seçme hakkı kalmaz. Kim, Allah'a  yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kıtabına baş kaldırırsa açık bir şekilde sapmış olur. (Ahzab 33/36)

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Allah’ın ve O'nun Rasûl’ünden öne geçmeyin. Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir, görendir.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Allah'ın ve onun Resul'ünün önüne geçmeyin. Allah'tan sakının. Çünkü Allah, işitendir, görendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Allah'ın ve resulünün önüne geçmeyin! Allah'tan korkun! Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.

  2. Hucurât suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 2. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَرْفَعُوٓا۟ أَصْوَٰتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ ٱلنَّبِىِّ وَلَا تَجْهَرُوا۟ لَهُۥ بِٱلْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ أَن تَحْبَطَ أَعْمَٰلُكُمْ وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üzerine yükseltmeyin! Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi, ona yüksek sesle konuşmayın; (yoksa) farkına varmadan işleriniz boşa gider. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada Hz. Muhammed'in önüne geçmek şöyle dursun, onunla konuşurken bile haddini aşmamak gerektiği hükme bağlanmaktadır. "Seslerin Hz. Muhammed'in sesinin üzerine yükseltilmemesi" fiziksel anlamda bir edep öğretmekte, onun yanında edep dışı kabul edilebilecek bir ses tonundan kaçınılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu buyruk Lokmân 31:19'da geçen "sesini kıs" emriyle de birlikte düşünülebilir.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Sesleriniz Peygamber'in sesini bastırmasın! Birbirinizle bağıra çağıra konuştuğunuz gibi onunla da bağıra çağıra konuşmayın ki, siz farkında olmadan iyilikleriniz boşa gitmesin!

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Sesinizi Peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi o'nunla konuşmayın, yoksa bütün (güzel ve iyi) işleriniz, siz farkında olmadan boşa gitmiş olur.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . Seslerinizi (fikirlerinizi) O Nebi'nin sesinin (bildirdiklerinin) üstüne yükseltmeyin! Birbirinize hitap ettiğiniz gibi (laubali şekilde) yüksek sesle O'na hitap etmeyin! (Yoksa) siz farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider!

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa gider.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Peygamberin sesinin üstüne seslerinizi yükseltmeyin. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi, Onunla da yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz ayırdında değilken, yaptıklarınız boşa gider.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey inananlar! Seslerinizi, Peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyiniz. Birbirinize bağırdığınız gibi,Peygambere yüksek sesle bağırmayınız. Yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, sesinizi peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın ve birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın. Yoksa siz görmeden işleriniz boşa gider.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, sesinizi peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın ve birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın. Yoksa siz farketmeden işleriniz boşa gider.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesinden üstün kaldırrnayın (fazla yükseltmeyin) ve ona birbirinize bağırır gibi iri söylemeyin ki, haberiniz olmadan amelleriniz hiçe iniverir!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden üstün kaldırmayın ve ona birbirinize bağırır gibi iri söylemeyin! Haberiniz olmadan amelleriniz hiçe iniverir

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Sesinizi, Nebi'nin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle bağrışarak konuştuğunuz gibi, Nebi'yle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey inananlar! Sesinizi, Nebi'nin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle bağrışarak konuştuğunuz gibi, Nebi'yle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey inananlar! Sesinizi, Nebi'nin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle bağrışarak konuştuğunuz gibi, Nebi'yle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin; yoksa siz şuurunda değilken amelleriniz boşa gider.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Ona sözle birbirinize bağırdığınız gibi bağırmayın ki siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Birbirinize bağırdığınız gibi peygambere bağırmayın. Yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gider.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Sesinizi, Peygamberin sesi üzerine yükseltmeyin. Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, seslerinizi, Peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın, birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi, onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın; yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler! Sözlerinizle Nebi'nin sözünü bastırmayın. Onunla konuşurken de birbirinizin diğerine yaptığı gibi sesiniz yükseltmeyin. Yoksa işleriniz boşa çıkar da farkına bile varamazsınız.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Sesinizi, peygamberin sesi üzerine yükseltmeyin. Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Sesinizi, peygamberin sesi üzerine yükseltmeyin. Farkında olmadan çalışmalarınızın heba olmaması için, birbirinize bağıra çağıra konuştuğunuz gibi ona karşı bağırarak konuşmayın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Seslerinizi o Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin! Kiminizin kiminize bağırarak konuştuğu gibi, onun huzurunda sözü yükseltmeyin! Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.

  3. Hucurât suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 3. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَغُضُّونَ أَصْوَٰتَهُمْ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱمْتَحَنَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوَىٰ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah'ın, gönüllerini takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah'ın Elçisinin yanında seslerini kısanlar, kalplerini Allah'ın takvâ (duyarlılık) ile imtihan ettiği (arındırdığı) kişilerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Hani şu Allah Rasulü'nün yanında seslerini kısanlar var ya; işte onlar Allah'ın kalplerini takvaya dair sınava çektiği kimselerdir: onlar için sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vardır.

    Muhammed Esed

    Bakın, Allah'ın Elçisi'nin huzurunda seslerini kısanlar var ya, işte onlar kalpleri, kendisine karşı sorumluluk bilinci ile (doldurularak) Allah tarafından sınananlardır; onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

    Ahmed Hulusi

    Gerçekten Rasulullah'ın katında seslerini kısanlar var ya, işte onlar Allah'ın anlayışlarının ne seviyede olduğunu ortaya çıkarttığı kimselerdir. . . Onlar için bir bağışlanma ve çok büyük karşılık vardır.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, Allah'ın Resulü'nün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takvâ ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, Allah'ın elçisinin yanında seslerini kısanlar; işte onlar, sorumluluk bilinci konusunda, Allah'ın, yüreklerini sınadığı kimselerdir. Onlar için, bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, Peygamber'in yanında seslerini kısanların kalplerini takva ile imtihan etmiştir. Onlar için af ve büyük bir ödül vardır.

    Edip Yüksel

    Seslerini ALLAH'ın elçisinin huzurunda kısanlar öyle kimselerdir ki, ALLAH onların kalplerini erdemlilik için uygun hale getirmiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Seslerini ALLAH'ın elçisinin huzurunda kısanlar öyle kimselerdir ki, ALLAH onların kalplerini erdemlilik için uygun hale getirmiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kesinlikle Allah ve Resulünün yanında seslerini kısanlar (yok mu), işte onlar o kimselerdir ki, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlara hem bir bağışlama, hem de büyük bir mükafat vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her halde Resulüllahın yanında seslerini kısanlar, onlar, o kimselerdir ki Allah kalblerini takva için imtihan etmiştir, onlara hem bir mağfiret hem de büyük bir ecir vardır

    Erhan Aktaş

    Allah'ın Resul'ünün yanında kısık sesle konuşanlar; işte onlar, Allah'ın takva için kalplerini sınav ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük ödül vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın Resulünün yanında kısık sesle konuşanlar; işte onlar, Allah'ın takva için kalplerini sınav ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük ödül vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın Rasul'ünün yanında kısık sesle konuşanlar; işte onlar, Allah'ın takva için kalplerini sınav ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük ödül vardır.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, Tanrı'nın Resulünün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Tanrı kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, Allahın peygamberi yanında seslerini yavaşlatanlar (yok mu?) onlar Allahın takva için kalblerini imtihaan etdiği kimselerdir. Onlar için mağfiret ve büyük mükafat vardır.

    İbni Kesir

    Peygamberin yanında seslerini kısanlar, muhakkak ki onlar; Allah'ın gönüllerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için; mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak ki Rasulullahın huzurunda seslerini alçaltanlar, Allah’ın kalplerini takva için seçtiği kimselerdir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

    Süleyman Ateş

    Allah'ın Elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, öyle kimselerdir ki Allah, onların kalblerini, takva için imtihan etmiş (onların takvaya ehil olduklarını anlamış)tır. Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın resulünün /elçisinin getirdiğinin yanında dipnot 1 seslerini kısanlar var ya onlar Allah'ın, takva /yanlışlardan sakınma hususunda kalplerini imtihandan geçirmiş olduğu kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul kelimesi ilgili açıklama için bkz. Hucurat 49/1 dipnotu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın yani (O'nun sözlerini taşıyan) Kitabının yanında seslerini kısanlar, Yanlışlardan korunmaları (takva) konusunda Allah'ın, kalplerini sınavdan geçirdiği kişilerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

    Şaban Britch

    Allah'ın resûlü yanında seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

    Şaban Piriş

    Allah'ın resulü yanında, seslerinizi kısarak konuşanların kalblerini Allah, takva yönünden denemiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah resulünün huzurunda seslerini alçaltanlar var ya, onlar Allah'ın, gönüllerini takva için imtihan ettiği kişilerdir. Bir bağışlanma vardır onlar için, bir büyük ödül vardır.

  4. Hucurât suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 4. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُنَادُونَكَ مِن وَرَآءِ ٱلْحُجُرَٰتِ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.

    Mehmet Okuyan

    Sana odaların dipnot 1 arkasından (bağırarak) seslenenlerin çoğu akıl etmezler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette geçen ve "odalar" anlamına gelen [el-Hucurât] kelimesi surenin ismi olarak belirlenmiştir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne var ki sana hanelerin berisinden seslenenler de var; onların çoğu kafalarını kullanmazlar.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki (ey Peygamber,) seni evinin dışından çağıranlar var ya, işte onların çoğu akıllarını kullanmazlar.

    Ahmed Hulusi

    Sana, evinin dışından (dışarıdan) seslenenlere gelince, onların çoğunluğu aklını kullanmayanlardır! (Seslenip yanlarına çağırmak, aklını kullanmamak olarak değerlendiriliyor! Dikkat edilesi bir konu! A. H. )

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, hücrelerin ardından sana seslenenler de, onların çoğu aklını kullanmıyor.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.

    Ali Rıza Safa

    Odaların arkasından sana seslenenlerin çoğu aklını kullanmaz.

    Bayraktar Bayraklı

    Sana odaların arkasından bağıranların çoğu, aklı ermez kimselerdir.

    Edip Yüksel

    Odaların/duvarların ardından sana seslenenlerin çoğu düşüncesiz kimselerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Odaların/duvarların ardından sana seslenenlerin çoğu düşüncesiz kimselerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana odaların arkasından ünleyenlerin (bağıranların) çoğu kesinlikle aklı ermeyenlerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hucrelerin arkasından sana ünleyenler, her halde ekserisi aklı irmiyenlerdir.

    Erhan Aktaş

    Sana odaların dışından seslenenlerin çoğu, düşüncesiz kimselerdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sana odaların dışından seslenenlerin çoğu, düşüncesiz kimselerdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sana odaların dışından seslenenlerin çoğu, düşüncesiz kimselerdir.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, hücrelerin ardından sana seslenenler de, onların çoğu, akletmiyor.

    Hasan Basri Çantay

    Hücrelerin ardından sana ünleyenler (var ya) onların, çoğunun akılları ermez.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki sana, hücrelerin ardından seslenenlerin çoğunun akılları ermez.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak ki odaların arkasından sana seslenenlerin çoğunun akılları ermez.

    Süleyman Ateş

    Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.

    Süleymaniye Vakfı

    (Ey Muhammed! Sen içerdeyken) Odaların dışından sana seslenenler var ya onların çoğu aklını kullanmayan kimselerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Ya Muhammed!) Sen içerdeyken odaların dışından sana seslenenlerin çoğu aklını kullanmayan kişilerdir.

    Şaban Britch

    Sana odaların arkasından bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.

    Şaban Piriş

    Sana odaların arkasından bağıranların çoğu aklını kullanmıyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hücrelerin arkasından sana seslenenlere gelince, onların çoğu aklını çalıştırmamaktadır.

  5. Hucurât suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 5. ayet. وَلَوْ أَنَّهُمْ صَبَرُوا۟ حَتَّىٰ تَخْرُجَ إِلَيْهِمْ لَكَانَ خَيْرًا لَّهُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Mehmet Okuyan

    Onlar sen (yanlarına) çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İslam'ın nezaket ve nezahetini bilmeyenlere bir anlamda yol ve yordam öğretilerek, hem ümmetin peygamberiyle ilişkisinin nasıl olması gerektiği öğretilmekte, hem de diğer fertlerin de birbirlerini rahatsız etmeyecek şekilde birbirlerine hitap etmeleri gerektiği gündeme getirilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama eğer sen kendilerine çıkıp gelinceye kadar sabretselerdi, elbet bu kendileri için daha hayırlı olurdu: ne ki Allah tarifsiz bir bağışlayandır, eşsiz merhamet kaynağıdır.

    Muhammed Esed

    Çünkü, sen (kendi isteğinle) onların yanına gelinceye kadar sabred(ip bekle)selerdi, kendi lehlerine olurdu. Ama Allah yine de çok bağışlayıcıdır, bir rahmet kaynağıdır.

    Ahmed Hulusi

    Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette onlar için daha hayırlı olurdu. Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Eğer gerçekten, yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

    Ali Rıza Safa

    Oysa sen yanlarına çıkıncaya dek sabretselerdi, kendileri için kesinlikle daha iyi olurdu. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. Allah çok affedicidir; çok merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer onlar, sen kendilerine çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette haklarında hayırlı olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayandır, merhamet edendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Eğer onlar sen kendilerine çıkıncıya kadar sabretselerdi elbette haklarında hayırlı olurdu, bununla beraber Allah gafurdur rahimdir.

    Erhan Aktaş

    Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip bekleselerdi, elbette daha iyi olurdu. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip bekleselerdi, elbette daha iyi olurdu. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip bekleselerdi, elbette daha iyi olurdu. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    Eğer gerçekten, yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu. Tanrı, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer onlar, sen kendilerine çıkıncaya kadar, sabretselerdi kendileri için elbet daha hayırlı olurdu. (Bununla beraber) Allah, çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Eğer onlar; sen, yanlarından çıkıncaya kadar sabretselerdi; kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Ey iman edenler Allah ve Resulünün önüne geçmeyin / geçirmeyin , Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir. Ey iman edenler, seslerinizi de Nebinin sesi üstünde yükseltmeyin, Onunla konuşurken birbirinizle konuşurken ki bağırmanız gibi bağırmayın / yüksek sesle konuşmayın , amelleriniz siz bilincinde / şuurunda olmadan boşa gider , muhakkak ki seslerini Allah’ın Resulünün yanında kısanlar / alçaltanlar işte onlar Allah’ın kalplerini sakınma konusunda / takva konusunda imtihan ettiği kimselerdir, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır. Hane hücreleri / hucuratlar arkasından bağıranların çoğunluğu akletmeyen kimselerdir. (Resulün hücresine doğru dışardan bağırmakta nedir?) Keşke onlar, kendilerinin yanlarına çıkıncaya kadar sabredebilselerdi kendileri için iyi olurdu , Allah bağışlayandır esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer onlar sen yanlarına çıkana kadar sabretselerdi, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

    Süleyman Ateş

    Onlar, sen kendilerinin yanına çıkıncaya kadar bekleselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için elbette iyi olurdu. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sabırlı olsalar da sen çıkıncaya kadar bekleselerdi kendileri için iyi olurdu. Yine de Allah bağışlar, ikramda bulunur.

    Şaban Britch

    Oysa sen onların yanına çıkıncaya kadar sabretselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

    Şaban Piriş

    Oysa sen onların yanına çıkıncaya kadar sabretselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya dek sabretmiş olsalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.