Hucurât suresi · 6–10. ayetler

Fasıkın haberi ve mü'minlerin arasını düzeltmek

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hucurât suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 6. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن جَآءَكُمْ فَاسِقٌۢ بِنَبَإٍ فَتَبَيَّنُوٓا۟ أَن تُصِيبُوا۟ قَوْمًۢا بِجَهَٰلَةٍ فَتُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَا فَعَلْتُمْ نَٰدِمِينَ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Yoldan çıkmış biri size bir haber getirirse (onun doğruluğunu) araştırın! (Yoksa) bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet İsrâ 17:36. ayetle birlikte okunmalıdır. Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur: "Duyduğu her şeyi aktarmak kişiye günah olarak yeter" (Müslim, Mukaddime, 5). Anlaşılıyor ki başkalarıyla ilgili herhangi bir haber alındığında, onun aslının araştırılması gerektiği son derece önemlidir. Aksi takdirde pişmanlıklar kaçınılmaz olmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Sorumsuzun biri size (önemli) bir haberle geldiğinde durup gerçeği araştırın; değilse, istemeden birilerini rencide eder, ardından da yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Yoldan çıkmışın biri size (yalan) bir haber getirirse, muhakemenizi kullanın; yoksa istemeden insanları incitir ve sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . Eğer bir bozuk inançlı size bir haber getirirse, iyice araştırın. . . (Yoksa) işin doğrusunu bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da yaptığınıza pişmanlık duyarsınız!

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Yoldan çıkmış bir kişi, size bir haber getirirse onu araştırın. Yoksa bilisizlik yüzünden bir topluma kötülük eder; sonunda, yaptığınıza pişman olursunuz.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey inananlar! Eğer bir fasık/yalan haber taşıyan size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de, sonra yaptıklarınıza pişman olursunuz.

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, kötü huylara sahip birisi size bir haber getirirse onu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa karşı haksızlık edersiniz ve daha sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, kötü huylara sahip birisi size bir haber getirirse onu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa karşı haksızlık edersiniz ve daha sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, eğer size bir fasık bir haber getirirse onu iyice araştırın, sonra bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Eğer size bir fasık bir haberle gelirse onu tahkık edin ki cehaletle bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza peşiman olursunuz.

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Eğer fasık dipnot 1 bir kimse, size bir haber getirirse doğru olup olmadığını araştırın. Yoksa bir topluma cahilce kötülük edersiniz de sonra yaptığınız şeye pişman olursunuz. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Birbirlerine cahilce kötülük yapmayı istemeyenler; edindikleri haberlerin doğru olduğundan emin olmak zorundadırlar. Teknolojik bilgi kirliliğinden dolayı bu konuda çok daha fazla duyarlı olunmalıdır. Üretilen yalanlar üzerinden yapılan değerlendirmelerle neden olunan haksızlıklar, haber sahiplerini işlenen cahilce kötülüğe ve zulme ortak yapmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Eğer fasık dipnot 1 bir kimse, size bir haber getirirse doğru olup olmadığını araştırın. Yoksa bir topluma cahilce kötülük edersiniz de sonra yaptığınız şeye pişman olursunuz. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnanç olarak inanan, yaşantı olarak Kafir olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Birbirlerine cahilce kötülük yapmayı istemeyenler; edindikleri haberlerin doğru olduğundan emin olmak zorundadırlar. Teknolojik bilgi kirliliğinden dolayı bu konuda çok daha fazla duyarlı olunmalıdır. Üretilen yalanlar üzerinden yapılan değerlendirmelerle neden olunan haksızlıklar, haber sahiplerini işlenen cahilce kötülüğe ve zulme ortak yapmaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Eğer fasık dipnot 1 bir kimse, size bir haber getirirse doğru olup olmadığını araştırın. Yoksa bir topluma cahilce kötülük edersiniz de sonra yaptığınız şeye pişman olursunuz. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru yoldan sapmış olan. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Birbirlerine cahilce kt,l,k yapmayı istemeyenler; edindikleri haberlerin doğru olduğundan emin olmak zorundadırlar. Günümüzde yaşanan bilgi kirliliği bu konuda çok daha fazla duyarlı olmamızı gerektirmektedir. Üretilen yalanlar üzerinden yapılan değerlendirmelerle neden olunan haksızlıklar, sahibini işlenen cahilce kötülüğe ve zulme ortak yapmaktadır.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, eğer bir fasık size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da sonra işlediklerinize pişman olursunuz.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, eğer bir faasık size bir haber getirirse onu tahkıyk edin. (Yoksa) bilmeyerek bir kavme sataşırsınız da yapdığınıza peşiman kimseler olursunuz.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; eğer bir fasık size bir haberle gelirse, onu iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme sataşırsınız da sonradan ettiğinize pişman olursunuz.

    Mehmet Alagaş

    (6-8) Ey iman edenler, size bir yoldan çıkmış / fasık haber ile gelirse, (Haber; önemli önemsiz her şey, Nebe; önemli bir haber) Onu etraflıca araştırın, ola ki bir kavmi cahil bir şekilde hedeflersiniz, yaptığınız şeyler için pişman olursunuz / nedamet getirirsiniz. Bilin ki içinizde Allah’ın Resulü var, şayet işlerin çoğunda size tabi olsa idi sıkıntıya girerdiniz / darlanırdınız. Oysa ki Allah size güvenmeyi / imanı sevdirdi, O imanla kalplerinizi süsledi, kafirliği, yoldan çıkmayı ve isyanı da sevimsiz / tiksinç gösterdi, işte bunlar yetişkinlerdir / rüşte ermiş olanlardır , Allah’ın fazlı ve nimetidir, Allah bilendir, hüküm verendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, size fasık (yoldan çıkmış) bir adam bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanıp güvenenler! Yanlış işler yapan birisi, size bir haber getirecek olursa iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir toplulukla aranızı bozarsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, cahillikle bir topluluğa kötülük etmemek için iyice araştırın, sonra yaptığınıza pişman olursunuz.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, cahillikle bir topluluğa kötülük etmemek için iyice araştırın, sonra yaptığınıza pişman olursunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman sahipleri! Özü sözü bozuk birisi size bir haber getirdiğinde, hemen araştırıp inceleyin/delil arayın! Yoksa bilgisizlikle bir topluluğu suçlar da yapmış olduğunuza pişmanlık duyar hale gelirsiniz.

  2. Hucurât suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 7. ayet. وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ فِيكُمْ رَسُولَ ٱللَّهِ لَوْ يُطِيعُكُمْ فِى كَثِيرٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ حَبَّبَ إِلَيْكُمُ ٱلْإِيمَٰنَ وَزَيَّنَهُۥ فِى قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ إِلَيْكُمُ ٱلْكُفْرَ وَٱلْفُسُوقَ وَٱلْعِصْيَانَ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلرَّٰشِدُونَ

    Diyanet İşleri

    Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarı, fasıklığı ve (İslam'ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir.

    Mehmet Okuyan

    Bilin ki içinizde Allah'ın Elçisi vardır. O, birçok işte size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu kalplerinize süslemiş; inkârı, yoldan çıkmayı ve isyanı da size çirkin göstermiştir. dipnot 1 Asıl doğru yoldakiler işte bunlardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle A‘râf 7:172, Rûm 30:30 ve Şems 91:8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve aklınızdan çıkarmayın ki aranızda Allah Rasulü var; eğer o bir çok işte size uysaydı, kesinlikle haliniz harap olurdu. Lakin Allah size iman sevdirdi ve onu yüreklerinizde güzelleştirdi; yine O size hakikati inkarı, sorumsuz davranmayı ve (iyi olana) karşı çıkmayı çirkin gösterdi. İşte onlar doğru tarafa yönelenlerdir

    Muhammed Esed

    Ve bilin ki, Allah'ın Elçisi aranızdadır. O, her işinizde ve her zaman sizin temayülünüze uysaydı, (toplum olarak) bundan zarar görürdünüz. Ama, görüldüğü gibi, Allah imanı(nızı) size sevdirdi, onu kalplerinizde güzelleştirdi ve hakikati inkar etmeyi, günah işlemeyi ve (güzel olan şeylere) karşı çıkmayı size çirkin gösterdi. İşte bunlar, doğru yönü izleyenlerdir.

    Ahmed Hulusi

    İyi anlayın ki, Rasulullah içinizdedir! Eğer (O) çoğu işte size uysa, elbette sıkıntıya düşerdiniz! Ne var ki Allah size imanı (hakikatinizi hissetmeyi) sevdirdi, onu anlayışınızda güzel gösterdi ve küfrü (gerçeği ret), fusuku (bilinci körleten imanın dışına taşan fiilleri) ve isyanı (nefsani hırsları) size sevimsiz gösterdi. . . İşte bunlar olgunluğa erenlerin ta kendileridir!

    Ali Bulaç

    Ve bilin ki Allah'ın Resulü içinizdedir. Eğer o, size birçok işlerde uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip çekici kıldı ve size inkarı, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar, doğru yolu bulmuş (irşad) olanlardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Hem bilin ki, içinizde Allah'ın elçisi vardır. Şayet o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size îmanı sevdirmiş ve onu kalplerinizde süslemiştir. Küfrü, fıskı ve isyanı da size kötü göstermiştir. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.

    Ali Rıza Safa

    Ve iyi bilin ki, Allah'ın elçisi aranızdadır. Her işinizde size uysaydı, kesinlikle sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, inancı size sevdirmiş ve yüreklerinizde güzelleştirmiştir. Nankörlük etmeyi, yoldan çıkmayı ve karşı gelmeyi size çirkin göstermiştir. Doğru yolu bulanlar, işte onlardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Biliniz ki, aranızda Allah'ın peygamberi vardır. Şayet o, birçok işte size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirdi ve onu gönüllerinize çekici kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı da size çirkin gösterdi. İşte, doğru yolda olanlar bunlardır.

    Edip Yüksel

    Bilesiniz ki ALLAH'ın elçisi aranızdadır. İşlerin çoğunda sizlere uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat, ALLAH gerçeği onaylamayı size sevdirdi ve onu gönüllerinizde süsledi; inkarı, kötülüğü ve isyanı ise size çirkin gösterdi. İşte doğruyu izleyenler bunlardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bilesiniz ki ALLAH'ın elçisi aranızdadır. İşlerin çoğunda sizlere uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat, ALLAH inancı size sevdirdi ve onu gönüllerinizde süsledi; inkarı, kötülüğü ve isyanı ise size çirkin gösterdi. İşte doğruyu izleyenler bunlardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (7-8) Hem biliniz ki, içinizde Allah'ın peygamberi vardır. Şayet o, birçok işlerde size itaat etseydi, haliniz yaman olurdu. Fakat Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsledi; küfrü, yoldan çıkmayı ve isyanı size çirkin gösterdi. İşte onlar, Allah'ın lütfu ve nimeti ile doğru yola ermiş olanlardır. Allah, her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem biliniz ki içinizde Allahın Resulü var, eğer o bir çok işlerde size itaat eder olsa haliniz yaman olurdu ve lakin Allah size iymanı sevdirdi, ve küfrü, füsuku, ısyanı nazarınızda kerih kıldı

    Erhan Aktaş

    Allah'ın Resul'ünün aranızda olduğunu unutmayın. Eğer birçok işte size uysaydı kesinlikle sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirdi ve kalplerinizi onunla güzelleştirdi; küfürden, fasıklıktan ve isyandan nefret ettirdi. İşte bunlardır seçimlerini doğru yapmış olanlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın Resul'ünün aranızda olduğunu unutmayın. Eğer birçok işte size uysaydı kesinlikle sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirdi ve kalplerinizi onunla güzelleştirdi; küfürden, fasıklıktan ve isyandan nefret ettirdi. İşte bunlardır seçimlerini doğru yapmış olanlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın Rasul'ünün aranızda olduğunu unutmayın. Eğer birçok işte size uysaydı kesinlikle sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirdi ve kalplerinizi onunla güzelleştirdi; küfürden, fasıklıktan ve isyandan nefret ettirdi. İşte bunlardı seçimlerini doğru yapmış olanlar.

    Gültekin Onan

    Ve bilin ki Tanrı'nın Resulü içinizdedir. Eğer o size birçok buyrukta uysaydı elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Tanrı size inancı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip çekici kıldı ve size küfrü, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar, doğru yolu bulmuş (irşad) olanlardır.

    Hasan Basri Çantay

    Hem bilin ki içinizde Allahın peygamberi vardır. Eğer o, bir çok iş (ler) de size uysaydı muhakkak ki sıkıntıya uğrardınız. Fakat Allah size imanı sevdirdi. Onu kalblerinizde süsledi. Küfrü, faasıklığı, isyanı size çirkin gösterdi. İşte rüşdünü bulanlar da onların ta kendileridir.

    İbni Kesir

    Hem bilin ki; içinizde Allah'ın peygamberi vardır. Şayet o, birçok işlerde size uymuş olsaydı; şüphesiz ki sıkıntıya düşerdiniz. Ama Allah; size imanı sevdirmiş ve onu kalblerinize ziynet yapmış; küfrü, fasıklığı ve isyanı da size çirkin göstermiştir. Rüşdünü bulanlar, işte onlardır.

    Mehmet Alagaş

    (6-8) Ey iman edenler, size bir yoldan çıkmış / fasık haber ile gelirse, (Haber; önemli önemsiz her şey, Nebe; önemli bir haber) Onu etraflıca araştırın, ola ki bir kavmi cahil bir şekilde hedeflersiniz, yaptığınız şeyler için pişman olursunuz / nedamet getirirsiniz. Bilin ki içinizde Allah’ın Resulü var, şayet işlerin çoğunda size tabi olsa idi sıkıntıya girerdiniz / darlanırdınız. Oysa ki Allah size güvenmeyi / imanı sevdirdi, O imanla kalplerinizi süsledi, kafirliği, yoldan çıkmayı ve isyanı da sevimsiz / tiksinç gösterdi, işte bunlar yetişkinlerdir / rüşte ermiş olanlardır , Allah’ın fazlı ve nimetidir, Allah bilendir, hüküm verendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Aranızda Allah’ın Rasûlünün bulunduğunu bilin. Eğer O, birçok işte size uymuş olsaydı, siz sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu kalplerinizde süslemiştir. Size küfrü, fasıklığı ve isyanı ise kötü göstermiştir. İşte onlar, doğru yolu bulmuş olanlardır.

    Süleyman Ateş

    Bilin ki, Allah'ın Elçisi içinizdedir. Şayet o, birçok işte size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu sizin kalblerinizde süsledi ve size küfrü, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Bilin ki Allah'ın resulü sizin içinizdedir. Eğer o, birçok konuda size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz ama (düşmediniz; çünkü) Allah imanı size sevdirdi, onu kalplerinizin süsü yaptı, kafirliği (ayetleri görmezlikten gelmeyi), fasıklığı (yoldan çıkmayı) ve isyanı (emirlerine karşı gelmeyi) ise size kötü gösterdi. İşte bu durumda olanlar, olgun kimselerdir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biliniz ki Allah'ın elçisi yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kıtabı dipnot 1 , sizin elinizdedir. Eğer çoğu konuda gönlünüze uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Ama Allah, ona güvenmeyi size sevdirdi; onu gönüllerinizin süsü yaptı. Kitab'ı görmezlikten gelmeyi, yoldan çıkmayı ve emirlerine ters düşmeyi de size kötü gösterdi. Bu konuma gelenler olgun kimselerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İçimizde sürekli kalacak olan resul Allah'ın sözlerini taşıyan Kıtabı olduğu için buradaki resul kelimesine de başka anlam verilemez.

    Şaban Britch

    Aranızda Allah’ın Rasûl'ünün bulunduğunu bilin. Bir çok işte size itaat etseydi, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve kalblerinizi onunla süslemiştir. Size küfrü, fasıklığı ve isyanı kötü göstermiştir. İşte onlar, doğru yolu bulmuş olanlardır.

    Şaban Piriş

    Aranızda Allah'ın resulünün bulunduğunu bilin. Bir çok işte size itaat etseydi, kötü durumlara düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve kalblerinizi onunla süslemiştir. Size küfrü, fasıklığı ve isyanı kötü göstermiştir. İşte, böyle olanlar, doğru yolda olanlar onlardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bilin ki, Allah'ın resulü içinizdedir. Eğer o çoğu işte size uysaydı, gerçekten zorlukla karşılaşır, sıkıntıya düşerdiniz. Ama Allah, imanı size sevdirmiş ve onu gönüllerinizde süslemiştir. Ve size küfrü, öz söz bozukluğunu, isyanı çirkin göstermiştir. Rüşte ermiş olanlar işte bunlardır;

  3. Hucurât suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 8. ayet. فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَنِعْمَةً وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Allah, kendi katından bir lütuf ve nimet olarak böyle yaptı. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir

    Mehmet Okuyan

    (Bu), Allah'tan bir lütuf ve nimet olarak (böyledir). Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'ın lutfu ve nimeti sayesinde: zaten Allah her şeyi bilir, her hükmünde tam isabet kaydeder.

    Muhammed Esed

    Allah'ın nimeti ve lütfu sayesinde; ve Allah her şeyi bilendir, hikmet Sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Allah'tan bir lütuf ve bir nimet olarak. . . Allah, Aliym'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Allah'tan bir fazl (bir ihsan ve lütuf) ve bir nimet olarak. Allah, bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah herşeyi hakkkıyla bilendir, hikmet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Allah tarafından bir lütuf ve nimet olarak. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, bunu katından bir lütuf ve nimet olarak yapmıştır. Allah her şeyi bilir ve her işinde hikmet vardır.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın lütfu ve nimeti böyledir. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın lütfu ve nimeti böyledir. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (7-8) Hem biliniz ki, içinizde Allah'ın peygamberi vardır. Şayet o, birçok işlerde size itaat etseydi, haliniz yaman olurdu. Fakat Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsledi; küfrü, yoldan çıkmayı ve isyanı size çirkin gösterdi. İşte onlar, Allah'ın lütfu ve nimeti ile doğru yola ermiş olanlardır. Allah, her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte onlardır ki Allahın fadl-u ni'metiyle rüşde irmişlerdir ve Allah alimdir, hakimdir

    Erhan Aktaş

    Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Gültekin Onan

    Tanrı'dan bir fazl (bir ihsan ve lütuf) ve bir nimet olarak. Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    (Size küfrü, faasıklığı, isyanı çirkin göstermesi sırf) Allahdan bir fazl (u kerem) ve ni'met olmak içindir. Allah hakkıyle bilendir, yegane hukum ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Allah'tan bir lutuf ve nimet olarak. Ve Allah Alim'dir, Hakimdir.

    Mehmet Alagaş

    (6-8) Ey iman edenler, size bir yoldan çıkmış / fasık haber ile gelirse, (Haber; önemli önemsiz her şey, Nebe; önemli bir haber) Onu etraflıca araştırın, ola ki bir kavmi cahil bir şekilde hedeflersiniz, yaptığınız şeyler için pişman olursunuz / nedamet getirirsiniz. Bilin ki içinizde Allah’ın Resulü var, şayet işlerin çoğunda size tabi olsa idi sıkıntıya girerdiniz / darlanırdınız. Oysa ki Allah size güvenmeyi / imanı sevdirdi, O imanla kalplerinizi süsledi, kafirliği, yoldan çıkmayı ve isyanı da sevimsiz / tiksinç gösterdi, işte bunlar yetişkinlerdir / rüşte ermiş olanlardır , Allah’ın fazlı ve nimetidir, Allah bilendir, hüküm verendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah; Alîm'dir, Hakîm'dir.

    Süleyman Ateş

    (Bu) Allah'ın bir lutuf ve ni'metidir. Allah bilendir, hakimdir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah bunları kendisinden bir lütuf ve nimet olarak yaptı. Allah, daima bilen ve kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu, Allah'ın iyiliğinden ve nimetinden yararlanmanız içindir. Allah bilir, doğru kararlar verir.

    Şaban Britch

    Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah, Alim'dir, Hakim'dir.

    Şaban Piriş

    Allah'tan bir fazilet ve nimet sayesinde. Allah, alimdir, hakimdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'tan bir lütuf ve nimet olarak. Alim'dir Allah, Hakim'dir.

  4. Hucurât suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 9. ayet. وَإِن طَآئِفَتَانِ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱقْتَتَلُوا۟ فَأَصْلِحُوا۟ بَيْنَهُمَا فَإِنۢ بَغَتْ إِحْدَىٰهُمَا عَلَى ٱلْأُخْرَىٰ فَقَٰتِلُوا۟ ٱلَّتِى تَبْغِى حَتَّىٰ تَفِىٓءَ إِلَىٰٓ أَمْرِ ٱللَّهِ فَإِن فَآءَتْ فَأَصْلِحُوا۟ بَيْنَهُمَا بِٱلْعَدْلِ وَأَقْسِطُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُقْسِطِينَ

    Diyanet İşleri

    Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.

    Mehmet Okuyan

    Müminlerden iki grup birbirleriyle şavaşırlarsa aralarını düzeltin! Biri ötekine saldırırsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın! (Savaştan vazgeçip) dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve adil davranın! Şüphesiz ki Allah adil davrananları sever. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet zalim kişi müslüman bile olsa, müslümanların daima mazlumdan yana olmaları gerektiğinin delilidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu halde mü'minlerden iki gurup çarpışırsa, aralarını bulun; fakat bir taraf diğerinin hakkına saldırırsa, siz de o haksız taraf ile Allah'ın emrine dönünceye kadar çarpışın; ama eğer (saldırganlıktan) vazgeçerse, tarafların arasını adaletle ayırın ve (bunun için gerekirse) kendi hakkınızdan feragat edin: çünkü Allah (barış için) fedarlık edenleri sever.

    Muhammed Esed

    O halde, müminler içinden iki grup çatışırsa onlar arasında barışı sağlayın; ama sonra, iki (grup)tan biri diğerine haksız şekilde davranırsa, (davranışı)nı Allah'ın buyruğuna uygun hale getirinceye kadar, haksızlık yapan taraf ile mücadele edin; (yaptıklarından) vazgeçerlerse adil bir şekilde aralarını bulun ve (onlara) eşit davranın çünkü Allah, eşit davrananları sever!

    Ahmed Hulusi

    Eğer iman edenlerden iki topluluk çarpışırlarsa, onların arasını düzeltin. . . Eğer onlardan biri diğerine karşı haddi aşıp tecavüz ederse, o tecavüz edenle, Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın! Eğer dönerlerse, adaletle aralarını bulun. Muhakkak ki Allah, her şeyin hakkını verenleri sever.

    Ali Bulaç

    Mü'minlerden iki topluluk çarpışacak olursa, aralarını bulup düzeltin. Şayet biri diğerine tecavüzde bulunacak olursa, artık tecavüzde bulunanla, Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın; eğer sonunda (Allah'ın emrini kabul edip) dönerse, bu durumda adaletle aralarını bulun ve (her konuda) adil davranın. Şüphesiz Allah, adil olanları sever.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, âdil davrananları sever.

    Ali Rıza Safa

    İnananlardan iki küme savaşırlarsa aralarını düzeltin. Ardından, biri diğerine haksızlık yaparsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye değin, haksızlık yapan tarafla savaşın. Son verirlerse, aralarını adaletle düzeltin ve adaletli olun. Kuşkusuz, Allah, adaletli olanları sever.

    Bayraktar Bayraklı

    Müminlerden iki grup birbiriyle savaşırlarsa, aralarını düzeltiniz. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah'ın emrine dönünceye kadar, saldıran tarafla savaşınız. Eğer dönerlerse, artık aralarını adaletle düzeltiniz ve adaletli davranınız. Şüphesiz Allah, adil davrananları sever.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa onların arasını bulun. Onlardan biri ötekine saldırırsa, ALLAH'ın buyruğuna dönünceye kadar saldırgan grupla savaşın. Dönerse onların arasını tarafsızca düzeltin ve adaletli davranın. ALLAH adaletli davrananları sever.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa onların arasını bulun. Onlardan biri ötekine saldırırsa, ALLAH'ın buyruğuna dönünceye kadar saldırgan grupla savaşın. Dönerse onların arasını tarafsızca düzeltin ve adaletli davranın. ALLAH adaletli davrananları sever.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle çarpışırlarsa, hemen aralarını bulun barıştırın! Şayet biri ötekine saldırıyorsa, Allah'ın emrine dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse, yine adaletle aralarını düzeltin ve hep insaflı olun. Çünkü Allah adaletli davrananları sever.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve eğer Mü'minlerden iki taife çarpışırlarsa hemen aralarını bulun barıştırın, şayed biri diğerine karşı bagyediyorsa o vakıt bagi olana Allahın emrine rücu' edinciye kadar kıtal edin, eğer rücu' ederse yine adaletle beyinlerini sulh edin ve hep insaflı olun, çünkü Allah adalet yapanları sever

    Erhan Aktaş

    Eğer Mü'minlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa, hemen aralarını düzeltin. Eğer ikisinden biri, diğerine saldırırsa, saldırgan olanlarla, Allah'ın emirlerine uygun davranıncaya kadar savaşın. Eğer böyle davranmaktan vazgeçerlerse o zaman adaletle aralarını düzeltin ve hakkaniyetli olun. Allah, haktan yana olanları sever.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer Mü'minlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa, hemen aralarını düzeltin. Eğer ikisinden biri, diğerine saldırırsa, saldırgan olanlarla, Allah'ın emirlerine uygun davranıncaya kadar savaşın. Eğer böyle davranmaktan vazgeçerlerse o zaman adaletle aralarını düzeltin ve hakkaniyetli olun. Allah, haktan yana olanları sever.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa, hemen aralarını düzeltin. Eğer ikisinden biri, diğerine saldırırsa, saldırgan olanlarla, Allah'ın emirlerine uygun davranıncaya kadar savaşın. Eğer böyle davranmaktan vazgeçerlerse o zaman adaletle aralarını düzeltin ve hakkaniyetli olun. Allah, haktan yana olanları sever.

    Gültekin Onan

    İnançlılardan iki topluluk çarpışacak olursa aralarını bulup düzeltin. Şayet biri diğerine tecavüzde bulunacak olursa, artık tecavüzde bulunanla, Tanrı'nın buyruğuna dönünceye kadar savaşın; eğer sonunda (Tanrı'nın emrini kabul edip) dönerse, bu durumda adaletle aralarını bulun ve (her konuda) adil davranın. Şüphesiz Tanrı adil olanları sever.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer mü'minlerden iki zümre birbiriyle döğüşürlerse aralarını (bulub) barışdırın. Eğer onlardan biri diğerine karşı haala tecavüz ediyorsa siz, o tecavüz edenle, Allahın emrine dönünceye kadar, savasın. Binnetice eğer (Allahın emrine) dönerse artık adaletle aralarını (bulub) barışdırın. (Her işinizde) adalet (le hareket) edin. Allah, şübhesiz ki, aadil olanı sever.

    İbni Kesir

    Eğer mü'minlerden iki taife çarpışacak olursa; aralarını düzeltin. Şayet biri diğeri üzerine saldırırsa; saldıranlarla Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar savaşın. Eğer dönerlerse; artık adaletle aralarını bulun ve adil davranın. Şüphesiz ki Allah; adil davrananları sever.

    Mehmet Alagaş

    (9-10) Müminlerden iki grup birbiriyle savaşırlarsa, her iki grubun arasını düzeltin / ıslah edin, eğer, her ikisinden biri diğerine karşı haddini aşarsa, haddini aşanla Allah’ın emirlerine dönünceye değin savaşın, eğer dönerlerse de aralarını dengeye getirerek ıslah edin ve ölçülü olun / kıstaslı olun. Allah ölçülü olanları sever. Müminler kardeştirler, kardeşlerinizin de aralarını düzeltin / ıslah edin. Allah’tan sakının böylelikle belki esirgenirsiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer Müminlerden iki grup savaşa tutuşurlarsa, aralarını düzeltin. Eğer biri diğerine saldırırsa, Allah’ın emrine dönünceye kadar saldırana karşı savaşın. Eğer dönerse, aralarını adaletle düzeltin ve adil davranın. Şüphesiz Allah, adaletli olanları sever.

    Süleyman Ateş

    Eğer inananlardan iki grup vuruşurlarsa onların arasını düzeltin; şayet biri ötekine saldırırsa Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla vuruşun. (Allah'ın buyruğuna) Dönerse artık adaletle onların arasını düzeltin ve daima adil olun. Çünkü Allah, adalet yapanları sever.

    Süleymaniye Vakfı

    Müminlerden iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin dipnot 1 . Onlardan biri diğerine saldırmaya devam ederse, Allah'ın emrine dönünceye (uzlaşmaya yanaşıncaya) kadar, saldıran tarafla siz de savaşın. Allah'ın emrine dönerlerse adaletle aralarını bulun ve hakka uygun davranın. Allah hakka uygun davrananları sever dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Müminlerden iki topluluk, birbirleriyle vuruşursa aralarını bulun. Biri diğerine saldırırsa Allah'ın emrine uyuncaya kadar saldırgan tarafla vuruşun. Onlar Allah'ın emrine dönerse dengeli bir şekilde aralarını bulun ve adaletli davranın. Allah hakka uygun (adil) davrananları sever.

    Şaban Britch

    Eğer müminlerden iki grup savaşa tutuşurlarsa, aralarını düzeltin. Eğer biri diğerine saldırırsa, Allah’ın emrine dönünceye kadar saldırana karşı savaşın. Eğer dönerse, aralarını adaletle düzeltin ve adil davranın. Şüphesiz Allah, adaletli olanları sever.

    Şaban Piriş

    Eğer müminlerden iki grup savaşa tutuşurlarsa, aralarını düzeltin. Eğer biri diğerine tecavüz ederse, Allah'ın emrine dönünceye kadar tecavüz edene karşı savaşın. Eğer dönerse, aralarını adaletle düzeltin ve adil davranın. Şüphesiz Allah, adaletli olanları sever.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Müminlerden iki zümre çarpışırlarsa, onların aralarında hemen barışı kurun! Eğer onlardan biri öteki aleyhine sınır tanımazlık edip saldırırsa, azgınlık edenle, Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın. Eğer vazgeçerse, yine ikisi arasını adalet ve dürüstlükle sulh edin. Kuşkusuz, Allah adalette titiz davrananları sever.

  5. Hucurât suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hucurât suresi, 10. ayet. إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا۟ بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

    Diyanet İşleri

    Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.

    Mehmet Okuyan

    Müminler sadece kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin dipnot 1 ve Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ki size merhamet edilsin.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Toplumsal hayatta barışı sağlamak için Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur: "Müslüman, elinden ve dilinden diğer müslümanların, diğer insanların güven duyduğu kişidir" (Buhârî, İmân, 4, 5; Rikâk, 26; Müslim, İman, 64, 65).

    Mustafa İslamoğlu

    Mü'minler sadece kardeştirler; öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'a karşı sorumlu davranın ki, O'nun merhametine mazhar olasınız!

    Muhammed Esed

    Bütün müminler kardeştir. O halde, (her ne zaman araları açılırsa) iki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki O'nun rahmetine nail olasınız.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki iman edenler kardeştirler! O halde iki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korunun ki rahmete eresiniz.

    Ali Bulaç

    Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Allah'tan korkup sakının; umulur ki esirgenirsiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Müminler ancak kardeştirler, o halde kardeşlerinizin aralarını düzeltin ve Allah'tan hakkıyla sakının ki merhamet olunasınız.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, inananlar kardeştir. Artık, kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; böylece, belki merhamet edilirsiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltiniz ve Allah'a saygı duyunuz ki merhamet olunasınız.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar sadece kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin. ALLAH'ı sayın ki merhamet edilesiniz. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayetteki "sadece" kelimesini başa alarak vurgu "vurgu safsatası" diye bilinen mantık hatası anlamı çarpıtanlar var. Böylece Adem'in çocukları olarak herkesle olan kardeşliğimiz inkar eden düşmanca bir tavır geliştirilmektedir. Müminler dahil bütün insanlar kardeştir. Müşrikler bu kardeşliği düşmanlığa çeviriyorlar. Vurgu "kardeştirler" kelimesi üzerinde olmalı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin. ALLAH'ı sayın ki merhamet edilesiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Müminler ancak kardeştirler, onun için iki kardeşinizin aralarını düzeltin ve Allah'tan korkun ki, rahmete layık olasınız!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Mü'minler ancak kardeştirler. Onun için iki kardeşinizin aralarını düzeltin ve Allahdan korkun ki rahmete şayan olasınız.

    Erhan Aktaş

    İman Edenler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah için takva sahibi olun. Umulur ki böylece merhamet olunursunuz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnananlar ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a için takva sahibi olun. Umulur ki böylece merhamet olunursunuz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnananlar ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki böylece merhamet olunursunuz.

    Gültekin Onan

    İnançlılar ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup düzeltin ve Tanrı'dan korkup sakının; umulur ki esirgenirsiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Mü'minler ancak kardeşdirler. O halde iki kardeşinizin arasını (bulub) barışdırın. Allahdan korkun. Taki esirgenesiniz.

    İbni Kesir

    Mü'minler; ancak kardeştirler. Öyle ise iki kardeşinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki; esirgenesiniz.

    Mehmet Alagaş

    (9-10) Müminlerden iki grup birbiriyle savaşırlarsa, her iki grubun arasını düzeltin / ıslah edin, eğer, her ikisinden biri diğerine karşı haddini aşarsa, haddini aşanla Allah’ın emirlerine dönünceye değin savaşın, eğer dönerlerse de aralarını dengeye getirerek ıslah edin ve ölçülü olun / kıstaslı olun. Allah ölçülü olanları sever. Müminler kardeştirler, kardeşlerinizin de aralarını düzeltin / ıslah edin. Allah’tan sakının böylelikle belki esirgenirsiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan sakının ki, merhamet olunasınız.

    Süleyman Ateş

    Muhakkak mü'minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki size rahmet edilsin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sadece müminler kardeştir; öyleyse kardeşlerinizin arasını bulun. Allah'tan çekinin ki iyilik bulasınız.

    Şaban Britch

    Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan sakının ki merhamet olunasınız.

    Şaban Piriş

    Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki merhamet olunabilesiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu bir gerçek ki, müminler sadece kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın ve Allah'tan sakının ki, size merhamet edilebilsin.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.