Hûd suresi

Hûd suresi, 22. ayet

Hûd suresi, 22. ayet. لَا جَرَمَ أَنَّهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ هُمُ ٱلْأَخْسَرُونَ

lâ cerame ennehüm fi-l'âḫirati hümü-l'aḫserûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz bunlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 19–25 · surenin 22. ayeti / 123

Konu İnsanın hâli, Kur'an'a meydan okuma ve iki zümre Hûd 9–24 3

  1. Hûd 19

    Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkar edenlerin ta kendileridir.

  2. Hûd 20

    Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.

  3. Hûd 21

    İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz üstü bırakıp kaybolup gitmiştir.

  4. 22

    Şüphesiz bunlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.

  5. Hûd 23

    İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  6. Hûd 24

    Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hala düşünmez misiniz?

  7. Hûd 25

    Andolsun, biz Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

22. “Şüphe yok ki” gerçek ve doğru olan şu ki “âhirette en çok zarara uğrayan kimseler onlardır.” Bu zarar onlara has olacaktır. Hatta onlara bu zararın en şiddetlisi verilecektir. Çünkü onlar son derece pişman olacaklar, nimetlerden mahrum kalacaklar, meşakkat ve azapla karşı karşıya kalacaklardır. Onların halinden Allah’a sığınırız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kıyamet günü elde edecekleri kazanç bakımından asıl zarar edenler onlardır. Zira küfrü imana, dünyayı ahirete, azabı da rahmete karşı tercih etmişlerdir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَا la yok
  2. جَرَمَ cerame şüphe kök: جرم
  3. أَنَّهُمْ ennehum onlar
  4. فِى fi
  5. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahirette kök: اخر
  6. هُمُ humu onlar
  7. ٱلْأَخْسَرُونَ l-ehserune en fazla zararlı çıkanlardır kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Hiç şüphesiz onlar, ahirette ziyana uğrayanların da ta kendileridir.

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki onlar ahirette en çok kaybedenlerdir.

Mustafa İslamoğlu

(Daha dünyada bütün bunlar olacaksa,) ahirette ondan beter ziyana uğrayacakları kesindir.

Muhammed Esed

Ve hiç şüphe yok ki, öte dünyada kaybedecek olan da onlar olacak!

Ahmed Hulusi

Gerçek şu ki onlar sonsuz gelecek sürecinde en fazla hüsrana uğrayanlar olacaklardır.

Ali Bulaç

Hiç şüphesiz bunlar, ahirette en çok hüsrana uğrayanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz onlar, ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.

Ali Rıza Safa

Aslında, sonsuz yaşamda, en çok yitime uğrayanlar onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz, ahirette de en çok kaybedenler bunlar olacaktır.

Edip Yüksel

Hiç kuşku yok ki, ahirette en çok kaybedenler onlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hiç kuşku yok ki, ahirette en çok kaybedenler onlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphe yok ki, onlar, ahirette en çok zarara uğrayanlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şüphe yok bunlar Ahirette en ziyade husran çekenlerdir

Erhan Aktaş

Onlar ahirette en büyük kayba uğrayanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar ahirette en büyük kayba uğrayanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak, iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar ahirette en büyük kayba uğrayanlardır.

Gültekin Onan

Hiç şüphesiz bunlar, ahirette en çok hüsrana uğrayanlardır.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz onlar ahiretde en çok zarar görenlerin ta kendileridir.

İbni Kesir

Şüphesiz ahirette büsbütün kayba uğrayanlar da bunlardır.

Mehmet Alagaş

(12-24) Onların ona bir hazine verilse keşke ya da onunla beraber bir melek gelse demelerinden dolayı neredeyse sen de sana vahyedilenlerden bazısını terk edecektin ve göğsünü onunla daraltacaktın , kesinlikle sen bir uyarıcısın ve Allah ta her şeye vekildir / sorumluluklarını alır. Ayrıca onu kendi uydurdu mu diyorlar? Deki eğer ki sözünüze bağlı iseniz haydi uydurulmuş / iftira edilmiş onun benzeri on sûre getirin, Allah’tan başka gücünüzün yetebileceklerini de çağırın. Bu seferde size cevap veremezler ise / icabet edemezler ise bilin ki artık o kesinlikle Allah’ın ilmiyle / bilgisiyle indirilmedir ve de ondan başka ilah yoktur hâlâ Müslüman olmadınız mı? Kim dünya hayatını ve onun süsünü istedi ise amellerinin karşılığı kendilerine orada ödenir, onlara orada herhangi bir eksiltme yapılmaz, işte bu kişilere ahirette ateşten başka bir şey yoktur , Oradaki ( Dünyadaki) ürettikleri işe yaramamış ve yap tıkları ne varsa yok olmuştur. Rabbinden bir açıklama üzere olan kişi gibi midir? ve O'ndan / Allahtan bir şahitte onu / açıklamayı okuyor, ondan / şahitten önce de öncülük eden ve rahmet olan Musa’nın kitabı var, ki ona onlar iman da ediyorlar, taraflardan her kim onu inkâr ediyorsa ona vaat edilen yer / söz verilen yer ateştir. Ondan /açıklamalardan en ufak bir kuşkun olmasın muhakkak o Rabbinden bir gerçektir / haktır ve fakat insanların çoğu iman etmiyorlar. (Allah’ın yarattığı gerçeğe güvenmiyorlar) Yalanı, Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Onlar Rablerine arz edilecekler / sunulacaklar şahitlerde diyecekler ki Rableri hakkında yalanı söyleyenler işte bunlar! Dikkat edin! Allah’ın laneti zalimleredir, Allah'ın yolundan alıkoyanlar o nu eğriltmenin peşindeler , onlar ahiret i de yok sayıyorlar, o nlar arzın içindekileri aciz bırakamazlar ve onlara Allah ’tan başka dost olan da yoktur, a zapları kat kat artırılır , işitmeye güçleri yetmez ve göremezler, onlar kendilerini hasara uğratanlardır, iftira ettikleri ne varsa da onlardan sapmıştır , muhakkak ki onlar ahirette, daha çok hasara uğrayacaklardır. İman edenler ve ıslah edici amel işleyenler Rablerine boyun eğenler, işte onlar cennet halkıdır, orada kalıcıdırlar. Örneğin / misalen bu iki bölük, kör ve sağır, gören ve işiten gibidir, bu misal hiç eşit oldu mu? / aynı seviyede oldu mu? Hâlâ düşünmez misiniz?

Rowwad Tercüme Merkezi

Gerçekten onlar, ahirette en çok hüsrana uğrayanlardır.

Süleyman Ateş

Elbette ahirette en çok ziyana uğrayanlar onlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hiç şüphesiz ahirette değerini büsbütün yitirecek olanlar onlardır.

Şaban Britch

Gerçekten onlar, ahirette en çok hüsrana uğrayanlardır.

Şaban Piriş

Hiç kuşkusuz ki onlar, ahirette en çok hüsrana uğrayanlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşku yok ki bunlar, ahirette de hüsranın en beterine uğrayanlar olacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It is no wonder shall they be great losers Hereafter.

Abdul Haleem

There is no doubt they will be the ones to lose most in the life to come.

Abdullah Yusuf Ali

Without a doubt, these are the very ones who will lose most in the Hereafter!

Abul A'la Maududi

Doubtlessly, they shall be the greatest losers in the Hereafter.

Aisha Bewley

Without question they will be the greatest losers in the Next World.

Al-Hilali & Khan

Certainly, they are those who will be the greatest losers in the Hereafter.

Ali Quli Qarai

Undoubtedly, they are the ones who will be the biggest losers in the Hereafter.

Amatul Rahman Omar

No doubt, it is these who shall be the worst losers in the Hereafter.

Arthur John Arberry

they without doubt will be the greatest losers in the world to come.

Bijan Moeinian

Beyond any shadow of the doubt they will be the worse losers in the Hereafter.

E. Henry Palmer

No doubt but that in the hereafter these are those who lose!

Edip-Layth

There is no doubt, that in the Hereafter they are the greatest losers.

George Sale

There is no doubt but they shall be most miserable in the world to come.

Hamid S. Aziz

These it is who have lost their souls, and that which they used to devise has failed them.

Mahmoud Ghali

No question that they are the ones (who are) the greatest losers in the Hereafter.

Marmaduke Pickthall

Assuredly in the Hereafter they will be the greatest losers.

Mohamed Ahmed - Samira

Undoubtedly they will be losers in the life to come.

Muhammad Asad

truly it is they, they who in the life to come shall be the losers!

Mustafa Khattab

Without a doubt, they will be the worst losers in the Hereafter.

Progressive Muslims

There is no doubt, that in the Hereafter they are the greatest losers.

Rashad Khalifa

There is no doubt that, in the Hereafter, they will be the worst losers.

Sahih International

Assuredly, it is they in the Hereafter who will be the greatest losers.

Sam Gerrans

Without doubt, it is they, in the Hereafter, who will be the greatest losers.

Shabbir Ahmed

These fabricators will be the worst losers in the Hereafter.

Syed Vickar Ahamed

No doubt, they are the greatest losers in the Hereafter!

Taqi Usmani

Essentially, they are the worst losers in the Hereafter.

The Monotheist Group

There is no doubt, that in the Hereafter they are the greatest losers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩