Diyanet İşleri
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Hûd suresi
Hûd suresi, 68. ayet. كَأَن لَّمْ يَغْنَوْا۟ فِيهَآ أَلَآ إِنَّ ثَمُودَا۟ كَفَرُوا۟ رَبَّهُمْ أَلَا بُعْدًا لِّثَمُودَ
keel lem yagnev fîhâ. elâ inne ŝemûde keferû rabbehüm. elâ bü`del liŝemûd.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve Semûd kavmi Hûd 61–68 3
Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."
(Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Rablerini inkar etti. (Yine) biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim'e müjde getirip "Selam sana!" dediler. O, "Size de selam" dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.
Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: "Korkma, çünkü biz Lut kavmine gönderildik."
İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
68. “Sanki orada hiç yaşamamışlardı.” Azap onlara geldiğinde adeta yurtlarında hiç faydalanmamış gibi oldular. Orada hiç kalmamış gibi, bir günlük bir süre dahi orada nimetlere mazhar olmamışlar gibi oldular. Çünkü orada artık nimetler onlardan çok uzaklara düşmüştü. Asla kesilmemek üzere onları yakalayan ebedî azap sanki tâ baştan beri onların tepesinde idi. “Haberiniz olsun ki Semûd kavmi Rablerini inkar etti.” Gözlerini, basiretlerini açacak özellikteki bunca deliller ve mucizeler kendilerine geldikten sonra bile bile reddettiler, O’nu tanımadılar. “Yine haberiniz olsun ki Semud (ilahi rahmetten) uzak düştü.” Onlar ne kadar bedbaht ve ne kadar zelildirler! Dünya azabından ve horluğundan Yüce Allah’a sığınırız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sanki onlar, daha önce beldelerinde nimet ve bolluk içinde oldukları bir hayat ile ikamet etmemişlerdi. Bilesiniz ki, Semûd kavmi Rablerini inkâr ettiler. Onlar, daimî olarak Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılmışlardır.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: غني (73 geçiş)
Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(67, 68) Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. dipnot 1 Dikkat edin! Şüphesiz ki Semûd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Semûd kavmi (Allah'ın merhametinden) uzak kılınmıştı.
sanki orada hiç yaşamamıştılar: unutmayın ki, Rablerini ısrarla inkar edenler işte bu Semud idi; unutmayın, Semud tarih sahnesinden böyle silindi.
sanki (daha önce) orada hiç yaşamamışlar gibi. Bakın, işte Rablerini böyle yok saydı Semudlular! Bakın, işte böyle yok olup gitti Semud!
Sanki orada hiç yaşamamışlardı! Kesinkes bilin ki, şüphesiz Semud (halkı) Rablerini inkar etmişlerdi. . . (Yine) kesinlikle bilin ki, uzaklık (hakikatlerinden ayrı düşmüş halde yaşam) Semud içindir.
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkar etmişlerdi. Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi.)
Sanki orada hiç oturmamışlardı. Biliniz ki, Semûd kavmi gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilesiniz ki, Semûd kavmi (Allah'ın rahmetinden) uzak kılındı.
Orada hiç yaşamamış gibi oldular. İyi bilin ki, Semud, aslında, Efendilerine nankörlük etti. İyi bilin ki, Semud, yok olup gitti.
Sanki orada hiç şenlik kurmamış gibi oldular. İyi biliniz ki Semud kavmi Rabblerini inkar ettiler ve iyi bilin ki Semud kavmi defolup gittiler.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Doğrusu Semud (halkı) Efendi'lerine karşı geldi; Semud yok olup gitti.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Doğrusu Semud (halkı) Rab'lerine karşı geldi; Semud yok olup gitti.
Sanki orada bir şenlik kurmamışlardır. Bak işte Semud topluluğu gerçekten Rablerine küfrettiler ve bak işte defoldu gitti Semud!
Sanki orada bir şenlik kurmamışlardı, bak Semud, hakıkaten rablarına küfrettiler bak defoldu gitti Semud.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki Semud halkı Rabb'lerine nankörlük ettiler. İyi bilin ki Semud halkı yok olup gitti.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki Semud halkı Rabb'lerine nankörlük ettiler. İyi bilin ki Semud halkı yok olup gitti.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki Semud kavmi Rabb'lerine nankörlük ettiler. İyi bilin ki Semud kavmi yok olup gitti.
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten rablerine küfrettiler. Haberiniz olsun; Semud (halkına Tanrı'nın rahmetinden) uzaklık (verildi.)
Sanki orada (zaten) oturmamışlardı. Haberiniz olsun ki Semud (kavmi) hakıykaten Rablerine küfretdiler, gözünüzü açın ki Semuda (rahmet-i ilahiyyeden) uzaklık (verilmişdir).
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki; Semud, Rabblarını inkar etmişlerdi. Ve yine bilin ki; Semud, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
(61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
Orada hiç şenlik kurmamış gibi oldular. İyi bilin ki Semud (kavmi), Rablerini inkar ettiler ve iyi bilin ki Semud (kavmi) def olup gittiler!
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlardı. Dikkat edin; Semud halkı, Rablerini görmezlikte direndi. Dikkat edin, Semud (halkı dünyadan) büsbütün uzaklaştı.
Sanki orada bir varlıkları olmamıştı. Bilin ki Semud (halkı), Rablerini görmezlikten geldiler. Bilin ki Semud, def olup gittiler.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki, Semudlular, Rablerine kâfir oldular. Bilin ki Semud, helak edildi.
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki, Semudlular, Rablerini yok saydılar. Bilin ki Semud, helak edildi.
Sanki hiç hayat sürmemişlerdi orada. Dikkat edin! Semud kavmi, Rablerine nankörlük etmişti. Dikkat edin, Semud geri dönmez olmuştur.
Devastating was the blast and irretrievable was the disaster that they -the Thamudites- looked as if they never dwelt nor flourished whereat they perished. Indeed, the Thamudites had refused to acknowledge Allah, their Creator, and their hearts dared rise defiant against Him, wherefore away from existence were put the Thamudites.
as though they had never lived and flourished there. Yes, the Thamud denied their Lord- so away with the Thamud!
As if they had never dwelt and flourished there. Ah! Behold! for the Thamud rejected their Lord and Cherisher! Ah! Behold! removed (from sight) were the Thamud!
as though they had never lived there before. Oh, verily the Thamud denied their Lord! Oh, the Thamud were destroyed.
It was as if they had never lived there at all. Yes indeed! Thamud rejected their Lord. So away with Thamud!
As if they had never lived there. No doubt! Verily, Thamûd disbelieved in their Lord. So away with Thamûd!
as if they had never lived there. Look! Indeed Thamūd defied their Lord. Look! Away with Thamūd!
As if they had never dwelt in them. Behold! Thamûd behaved ungratefully to their Lord (denying His favours upon them). So away with (the tribe of) Thamûd!
as if they never dwelt there: 'Surely Thamood disbelieved in their Lord, so away with Thamood!'
The blast was so disastrous that you would think no one had ever lived there before. The people of Thamood did not obey their Lord; the people of Thamood were destroyed.
as though they had never dwelt therein. Did not Thamud indeed disbelieve in their Lord? Aye! away with Thamud!
It is as if they never lived there. For Thamud rejected their Lord. There is no more Thamud.
as though they had never dwelt therein. Did not Thamud disbelieve in their Lord? Was not Thamud cast far away?
And a mighty noise caught those who had done wrong; and on the morrow they were lying corpses in their houses,
As if they had not flourished in it. Verily, Thamûd surely disbelieved their Lord. Verily, away with Thamûd!
As though they had not dwelt there. Lo! Thamud disbelieved in their Lord. A far removal for Thamud!
As though they had never lived there at all. Beware! The people of Thamud turned away from their Lord. Beware! Accursed are the people of Thamud.
as though they had never lived there. Oh, verily, [the tribe of] Thamud denied their Sustainer! Oh, away with the Thamud!
as if they had never lived there. Surely Thamûd denied their Lord, so away with Thamûd!
It is as if they never lived there. For Thamud rejected their Lord. There is no more Thamud.
It was as if they never lived there. Indeed, Thamoud have rejected their Lord. Absolutely, Thamoud have incurred their annihilation.
As if they had never prospered therein. Unquestionably, Thamud denied their Lord; then, away with Thamud.
As if they had never lived therein. In truth, Thamūd denied their Lord — so away with Thamūd!
As if they had never lived there. Oh, verily, Thamud had denied their Lord. Oh, away with the Thamud!
As if they had never lived and grown up happily there. Verily! Because the Samood (Thamud) rejected their Lord and Cherisher! The Samood (Thamud) were removed (and banished from sight)!
as though they had never lived there. Lo! The people of Thamūd disbelieved their Lord. Lo! Ruined were the people of Thamūd.
It is as if they had never lived there. For Thamud rejected their Lord. So away with Thamud.