İnsân suresi

İnsân suresi, 19. ayet

İnsân suresi, 19. ayet. وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَّنثُورًا

veyeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn. iẕâ raeytehüm ḥasibtehüm lü'lüem menŝûrâ.

Diyanet İşleri

Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnsân 16–22 · surenin 19. ayeti / 31
  1. İnsân 16

    Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.

  2. İnsân 17

    Orada kendilerine, katkısı zencefil olan içecekle dolu bir kaseden içirilir.

  3. İnsân 18

    Orada bir pınar ki ona "selsebil" adı verilir.

  4. 19

    Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.

  5. İnsân 20

    Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.

  6. İnsân 21

    Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.

  7. İnsân 22

    Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

19. “Etraflarında ölümsüz.” Cennet ehlinin çevresinde yiyecek ve içeceklerini sunmak, onlara hizmet etmek üzere cennette hiç değişmeksizin ve yaşlanmaksızın kalmak üzere ve son derece güzel olarak yaratılmış “hizmetçi çocuklar dolaşır.”

“Onları” cennetliklerin hizmetinde etrafa yayılmış olarak “bir görsen kendilerini” güzelliklerinden ötürü “etrafa dağılmış birer inci sanırsın.”

Cennetliklere hizmet edecek olanların görüldüklerinde insanı sevindiren, ebedi kılınmış genç çocuklardan olmaları, cennet ehlinin lezzetinin mükemmelliğinin bir parçasıdır. Onlar cennet ehlinin meskenlerine herhangi bir rahatsızlıktan yana güven içerisinde girerler ve onların istediklerini ve canlarının arzuladıklarını onlara getirirler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Cennette onların etraflarında sürekli genç kalacak hizmetçiler dolanır. Onları görsen, yüzlerinin parlaklığından, renklerinin güzelliğinden, sayılarının çokluğundan ve farklılıklarından dolayı onları saçılmış inci taneleri zannedersin.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَطُوفُ ve yetufu dolaşır kök: طوف
  2. عَلَيْهِمْ aleyhim çevrelerinde
  3. وِلْدَٰنٌۭ vildanun gençler kök: ولد
  4. مُّخَلَّدُونَ muhalledune ölümsüz kök: خلد
  5. إِذَا iza
  6. رَأَيْتَهُمْ raeytehum onları görsen kök: راي
  7. حَسِبْتَهُمْ hasibtehum kendilerini sanırsın kök: حسب
  8. لُؤْلُؤًۭا lu'lu'en inci kök: لالا
  9. مَّنثُورًۭا mensuran saçılmış kök: نثر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…

  • Aynı kök: لالا (6 geçiş) · Aynı kök: طوف (41 geçiş)

    Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır.

  • Aynı kök: نثر (3 geçiş)

    Onların yaptıkları bütün amellerine yöneldik ve onları dağılmış zerreciklere çevirdik.

  • Aynı kök: نثر (3 geçiş)

    Yıldızlar saçıldığı zaman,

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…

  • Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O (cennetliklerin) etrafında, yaşlanmayan gençler dolaşır. Onları gördüğünde kendilerini saçılıp dağılmış inciler sanırsın.

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine kalıcı gençlik iksiri servisi yapılacak. Sen o (cennetlik)leri göreceğin zaman, sanki saçılmış tarifsiz inciler sanacaksın;

Muhammed Esed

Ve onları ölümsüz gençlikler bekleyecek, gördüğün zaman saçılmış inciler sanacağın (gençlikler);

Ahmed Hulusi

Çevrelerinde ölümsüz genç hizmetliler dolaşır. . . Onları gördüğünde, saçılmış inci sanırsın!

Ali Bulaç

Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış civanlar dolaşır durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.

Ali Özek ve heyeti

O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedimler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.

Ali Rıza Safa

Ve ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşır. Onları gördüğün zaman, saçılmış inciler sanırsın. dipnot 558

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 558
    "Ölümsüz gençler" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Ebediyen genç kalan uşaklar" veya "Yaşları hiç değişmeyen genç erkek ve kadınlar" veya "Yaşlanmayan delikanlı hizmetçiler" veya "Sonsuzluğa erişmiş çocuklar" veya "Taze kalan küpeli genç hizmetçiler" veya "Ölümsüz gençlikler" biçiminde çevrilmiştir. Bu tanımlama, 56:17 ayetinde de bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Çevrelerinde sürekli hizmetçiler dolaşacaktır. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.

Edip Yüksel

Onlara ölümsüz gençler servis yapacaktır. Onları görsen, kendilerini saçılmış inci sanırsın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara ölümsüz gençler servis yapacaktır. Onları görsen, kendilerini saçılmış inci sanırsın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Etraflarında daima genç çocuklar dolaşır; görünce onları saçılmış inciler sanırsın.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve dolanır etraflarına muhalled evladlar, görünce onları sanırsın saçılmış inciler

Erhan Aktaş

Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.

Gültekin Onan

Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış civanlar dolaşır durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.

Hasan Basri Çantay

Etraflarında herdem taze çocuklar dolaşır ki sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın!

İbni Kesir

Çevrelerinde ölümsüz gençler dolaşır ki; onları gördüğünde saçılmış bir inci sanırsın.

Mehmet Alagaş

(7-22) (Dünyada iken) Adaklarını ifa ederler , fenalığı / şerri salgın olan o günden korkarlar , sevdikleri şeylerden miskine (Çalışma gücü ölmüş) yetime (Çalışanı ölmüş) ve esire (İstese de çalışamaz olmuş / (özgür değil) yedirirler. Muhakkak ki bizim yedirmemiz Allah’ın yüzü içindir , sizden bir karşılık / ceza yahut teşekkür istemiyoruz (derler) biz asık suratlı / somurtkan ve dehşetli günde Rabbimizden korkuyoruz , Allah bugünün şerrinden onları korur , onları güleryüz ve mutlulukla buluşturur / kavuşturur , onların karşılığı cennettir ve ipektir , orada koltuklarda yan yaslanmış vaziyette otururlar, orada güneş ve kış görmezler , üzerlerine sarkmış vaziyette gölgeler, hasatı / toplaması eğdirilerek kolaylaştırılmış meyveler, onların etrafında gümüş kaplar / tabaklar / kaseler ve kristal / billur sürahiler dolaştırılır / tavaf ettirilir, gümüşten kristallerin boyut ve hacimlerinin ayarlanması sağlanabilir , orada / cennette, onlara, mizacı zencefil olan kadeh içirilir, orada / cennette bir göze / bir kaynak ki Selsebil olarak isimlendirilir, kalıcı olmuş vildanlar, onların etrafında dolanır / tavaf eder , onları gördüğün vakit saçılmış inci sanırsın , baktığında ve sona yine baktığında nimet, büyük bir egemenlik /mülkiyet görürsün, ü zerlerinde ince ipek / sündüsten ve kalın ipek / istibraktan yeşil elbiseler vardır, gümüşten bilezikler takınmışlardır, onlara Rableri tertemiz içecek sunmaktadır, bu kesinlikle sizin için bir karşılık idi, çalışmalarınıza teşekkür edildi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın.

Süleyman Ateş

Çevrelerinde de (öyle) ölümsüz gençler dolaşır ki, onları görsen, kendilerini saçılmış inci sanırsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çevrelerinde ölümsüz genç erkek hizmetçiler dipnot 1 dolaşır. Onları gördüğünde saçılmış inciler dipnot 2 sanırsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vildan: Genç erkek hizmetçi. Cennette, huriler ve vildanlar, insanların hizmetinde olacaklardır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cennette görevli kadın hizmetçiler (huriler) için ‘kabuğunda saklanmış inciler', erkek hizmetçiler(vildanlar) için ‘etrafa saçılmış inciler' tamlaması kullanılmış olması dikkat çekicidir.

Şaban Britch

Etrafında ölümsüz gençler dolaşır. Onları gördüğün zaman saçılmış inci sanırsın.

Şaban Piriş

Etrafında ölümsüz gençler dolaşır. Onları gördüğün zaman saçılmış inci sanırsın.

Yaşar Nuri Öztürk

Dolaşır çevrelerinde, sürekli görevlendirilmiş gençler. Görseydin onları, dizilmiş inciler sanırdın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They are attended by perpetually young attendants -beauty personified- They have combination of qualities affording pleasure to the sense of sight and you would think they are sweet gentle radiance blazoned with fine rows of precious pearls.

Abdul Haleem

Everlasting youths will attend them––if you could see them, you would think they were scattered pearls––

Abdullah Yusuf Ali

And round about them will (serve) youths of perpetual (freshness): If thou seest them, thou wouldst think them scattered Pearls.

Abul A'la Maududi

There boys of everlasting youth shall go about attending them: when you see them, you would think that they are scattered pearls. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see(Surah As-Saaffat: E.N. 26), (Surah At-Tur: E.N. 19), (Surah Al-Waqiah: E.N. 9).

Aisha Bewley

Ageless youths will circulate among them, serving them. Seeing them, you would think them scattered pearls.

Al-Hilali & Khan

And round about them will (serve) boys of everlasting youth. If you see them, you would think them scattered pearls.

Ali Quli Qarai

They will be waited upon by immortal youths, whom, when you see them, you will suppose them to be scattered pearls.

Amatul Rahman Omar

Sons of perpetual bloom shall go round (waiting upon) them. When you see them you will take them to be pearls scattered about.

Arthur John Arberry

Immortal youths shall go about them; when thou seest them, thou supposest them scattered pearls,

Bijan Moeinian

Their servers are ageless youth who resemble to scattered pearls in beauty.

E. Henry Palmer

and there shall go round about them eternal boys; when thou seest them thou wilt think them scattered pearls;

Edip-Layth

They are encircled with eternal children. If you see them you will think they are pearls which have been scattered about.

George Sale

And youths, which shall continue for ever in their bloom, shall go round to attend them; when thou seest them, thou shalt think them to be scattered pearls:

Hamid S. Aziz

And they will be served by youths never altering in age; when you see them you will think them to be scattered pearls.

Mahmoud Ghali

And eternalized all-young men go round them; when you see them, you reckon them as strewn pearls,

Marmaduke Pickthall

There wait on them immortal youths, whom, when thou seest, thou wouldst take for scattered pearls.

Mohamed Ahmed - Samira

And boys of everlasting youth will go about attending them. Looking at them you would think that they were pearls dispersed.

Muhammad Asad

And immortal youths will wait upon them: when thou seest them, thou wouldst deem them to be scattered pearls;

Mustafa Khattab

They will be waited on by eternal youths. If you saw them, you would think they were scattered pearls.

Progressive Muslims

And they are encircled with eternal children. If you see them you will think they are pearls which have been scattered about.

Rashad Khalifa

Serving them will be immortal servants. When you see them, they will look like scattered pearls.

Sahih International

There will circulate among them young boys made eternal. When you see them, you would think them [as beautiful as] scattered pearls.

Sam Gerrans

And there will circulate among them youths made eternal; when thou seest them, thou thinkest them scattered pearls.

Shabbir Ahmed

And their children, immortal, playing around, lovely as pearls when you see them.

Syed Vickar Ahamed

And round about them will (serve) youths of perpetual (freshness): If you were to see them you would think them as pearls scattered about.

Taqi Usmani

And circling around them will be serving boys, blessed with eternal youth; when you would see them, you would take them as scattered pearls.

The Monotheist Group

And they are encircled with eternal children. If you see them you will think they are pearls which have been scattered about.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩