Diyanet İşleri
Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.
İnsân suresi
İnsân suresi, 19. ayet. وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَّنثُورًا
veyeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn. iẕâ raeytehüm ḥasibtehüm lü'lüem menŝûrâ.
Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cennet nimetleri İnsân 13–22 3
Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.
Orada kendilerine, katkısı zencefil olan içecekle dolu bir kaseden içirilir.
Orada bir pınar ki ona "selsebil" adı verilir.
Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.
Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.
Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.
Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
19. “Etraflarında ölümsüz.” Cennet ehlinin çevresinde yiyecek ve içeceklerini sunmak, onlara hizmet etmek üzere cennette hiç değişmeksizin ve yaşlanmaksızın kalmak üzere ve son derece güzel olarak yaratılmış “hizmetçi çocuklar dolaşır.”
“Onları” cennetliklerin hizmetinde etrafa yayılmış olarak “bir görsen kendilerini” güzelliklerinden ötürü “etrafa dağılmış birer inci sanırsın.”
Cennetliklere hizmet edecek olanların görüldüklerinde insanı sevindiren, ebedi kılınmış genç çocuklardan olmaları, cennet ehlinin lezzetinin mükemmelliğinin bir parçasıdır. Onlar cennet ehlinin meskenlerine herhangi bir rahatsızlıktan yana güven içerisinde girerler ve onların istediklerini ve canlarının arzuladıklarını onlara getirirler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Cennette onların etraflarında sürekli genç kalacak hizmetçiler dolanır. Onları görsen, yüzlerinin parlaklığından, renklerinin güzelliğinden, sayılarının çokluğundan ve farklılıklarından dolayı onları saçılmış inci taneleri zannedersin.
Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş…
Aynı kök: لالا (6 geçiş) · Aynı kök: طوف (41 geçiş)
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır.
Aynı kök: نثر (3 geçiş)
Onların yaptıkları bütün amellerine yöneldik ve onları dağılmış zerreciklere çevirdik.
Aynı kök: نثر (3 geçiş)
Yıldızlar saçıldığı zaman,
Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…
Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O (cennetliklerin) etrafında, yaşlanmayan gençler dolaşır. Onları gördüğünde kendilerini saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
Kendilerine kalıcı gençlik iksiri servisi yapılacak. Sen o (cennetlik)leri göreceğin zaman, sanki saçılmış tarifsiz inciler sanacaksın;
Ve onları ölümsüz gençlikler bekleyecek, gördüğün zaman saçılmış inciler sanacağın (gençlikler);
Çevrelerinde ölümsüz genç hizmetliler dolaşır. . . Onları gördüğünde, saçılmış inci sanırsın!
Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış civanlar dolaşır durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.
O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedimler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
Ve ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşır. Onları gördüğün zaman, saçılmış inciler sanırsın. dipnot 558
Çevrelerinde sürekli hizmetçiler dolaşacaktır. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
Onlara ölümsüz gençler servis yapacaktır. Onları görsen, kendilerini saçılmış inci sanırsın.
Onlara ölümsüz gençler servis yapacaktır. Onları görsen, kendilerini saçılmış inci sanırsın.
Etraflarında daima genç çocuklar dolaşır; görünce onları saçılmış inciler sanırsın.
Ve dolanır etraflarına muhalled evladlar, görünce onları sanırsın saçılmış inciler
Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış civanlar dolaşır durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.
Etraflarında herdem taze çocuklar dolaşır ki sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın!
Çevrelerinde ölümsüz gençler dolaşır ki; onları gördüğünde saçılmış bir inci sanırsın.
(7-22) (Dünyada iken) Adaklarını ifa ederler , fenalığı / şerri salgın olan o günden korkarlar , sevdikleri şeylerden miskine (Çalışma gücü ölmüş) yetime (Çalışanı ölmüş) ve esire (İstese de çalışamaz olmuş / (özgür değil) yedirirler. Muhakkak ki bizim yedirmemiz Allah’ın yüzü içindir , sizden bir karşılık / ceza yahut teşekkür istemiyoruz (derler) biz asık suratlı / somurtkan ve dehşetli günde Rabbimizden korkuyoruz , Allah bugünün şerrinden onları korur , onları güleryüz ve mutlulukla buluşturur / kavuşturur , onların karşılığı cennettir ve ipektir , orada koltuklarda yan yaslanmış vaziyette otururlar, orada güneş ve kış görmezler , üzerlerine sarkmış vaziyette gölgeler, hasatı / toplaması eğdirilerek kolaylaştırılmış meyveler, onların etrafında gümüş kaplar / tabaklar / kaseler ve kristal / billur sürahiler dolaştırılır / tavaf ettirilir, gümüşten kristallerin boyut ve hacimlerinin ayarlanması sağlanabilir , orada / cennette, onlara, mizacı zencefil olan kadeh içirilir, orada / cennette bir göze / bir kaynak ki Selsebil olarak isimlendirilir, kalıcı olmuş vildanlar, onların etrafında dolanır / tavaf eder , onları gördüğün vakit saçılmış inci sanırsın , baktığında ve sona yine baktığında nimet, büyük bir egemenlik /mülkiyet görürsün, ü zerlerinde ince ipek / sündüsten ve kalın ipek / istibraktan yeşil elbiseler vardır, gümüşten bilezikler takınmışlardır, onlara Rableri tertemiz içecek sunmaktadır, bu kesinlikle sizin için bir karşılık idi, çalışmalarınıza teşekkür edildi.
Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın.
Çevrelerinde de (öyle) ölümsüz gençler dolaşır ki, onları görsen, kendilerini saçılmış inci sanırsın.
Çevrelerinde ölümsüzleştirilmiş erkek hizmetçiler dolaşacak dipnot 1 . Onları gördüğünde serpiştirilmiş inciler sanırsın.
Çevrelerinde ölümsüz genç erkek hizmetçiler dipnot 1 dolaşır. Onları gördüğünde saçılmış inciler dipnot 2 sanırsın.
Etrafında ölümsüz gençler dolaşır. Onları gördüğün zaman saçılmış inci sanırsın.
Etrafında ölümsüz gençler dolaşır. Onları gördüğün zaman saçılmış inci sanırsın.
Dolaşır çevrelerinde, sürekli görevlendirilmiş gençler. Görseydin onları, dizilmiş inciler sanırdın.
They are attended by perpetually young attendants -beauty personified- They have combination of qualities affording pleasure to the sense of sight and you would think they are sweet gentle radiance blazoned with fine rows of precious pearls.
Everlasting youths will attend them––if you could see them, you would think they were scattered pearls––
And round about them will (serve) youths of perpetual (freshness): If thou seest them, thou wouldst think them scattered Pearls.
There boys of everlasting youth shall go about attending them: when you see them, you would think that they are scattered pearls. dipnot 1
Ageless youths will circulate among them, serving them. Seeing them, you would think them scattered pearls.
And round about them will (serve) boys of everlasting youth. If you see them, you would think them scattered pearls.
They will be waited upon by immortal youths, whom, when you see them, you will suppose them to be scattered pearls.
Sons of perpetual bloom shall go round (waiting upon) them. When you see them you will take them to be pearls scattered about.
Immortal youths shall go about them; when thou seest them, thou supposest them scattered pearls,
Their servers are ageless youth who resemble to scattered pearls in beauty.
and there shall go round about them eternal boys; when thou seest them thou wilt think them scattered pearls;
They are encircled with eternal children. If you see them you will think they are pearls which have been scattered about.
And youths, which shall continue for ever in their bloom, shall go round to attend them; when thou seest them, thou shalt think them to be scattered pearls:
And they will be served by youths never altering in age; when you see them you will think them to be scattered pearls.
And eternalized all-young men go round them; when you see them, you reckon them as strewn pearls,
There wait on them immortal youths, whom, when thou seest, thou wouldst take for scattered pearls.
And boys of everlasting youth will go about attending them. Looking at them you would think that they were pearls dispersed.
And immortal youths will wait upon them: when thou seest them, thou wouldst deem them to be scattered pearls;
They will be waited on by eternal youths. If you saw them, you would think they were scattered pearls.
And they are encircled with eternal children. If you see them you will think they are pearls which have been scattered about.
Serving them will be immortal servants. When you see them, they will look like scattered pearls.
There will circulate among them young boys made eternal. When you see them, you would think them [as beautiful as] scattered pearls.
And there will circulate among them youths made eternal; when thou seest them, thou thinkest them scattered pearls.
And their children, immortal, playing around, lovely as pearls when you see them.
And round about them will (serve) youths of perpetual (freshness): If you were to see them you would think them as pearls scattered about.
And circling around them will be serving boys, blessed with eternal youth; when you would see them, you would take them as scattered pearls.
And they are encircled with eternal children. If you see them you will think they are pearls which have been scattered about.