Diyanet İşleri
Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."
İnsân suresi
İnsân suresi, 22. ayet. إِنَّ هَٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءً وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا
inne hâẕâ kâne leküm cezâev vekâne sa`yüküm meşkûrâ.
Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cennet nimetleri İnsân 13–22 3
Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.
Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.
Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.
Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."
Şüphe yok ki, Kur'an'ı sana elbette biz indirdik biz.
O halde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkara ve hiçbir nanköre itaat etme.
Sabah akşam Rabbinin adını an.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
22. “İşte bu” pek büyük mükâfat, güzel bağış “amellerinizin karşılığı/mükâfatıdır” dünyada iken yapmış olduğunuz amellere karşılık olmak üzere size verilmiştir.
“Yaptıklarınız karşılıksız kalmadı.” Az amelinize Yüce Allah, sınırlandırılması mümkün olmayacak kadar pek çok nimetler ihsan etmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onurlandırmak için onlara şöyle denir: "Şüphesiz bu nimetler, sizlere salih amellerinizin karşılığı olarak verilen mükâfatlardır. Amelleriniz, Allah’ın katında makbuldür."
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
(34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti…
Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.
Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…
Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
"Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Onlara şöyle denecektir:) "Şüphesiz ki bu(nlar), sizin için ödüldür. Çalışma(ları)nız karşılığını bulmuştur."
(Kendilerine): "Bunlar size ödül olarak verilmiştir; ve (bu uğurdaki) üstün gayretiniz (Allah) tarafından kabul edilmiştir" (denilecek).
(Ve onlara:) "Bunlar sizin ödüllerinizdir, çünkü (hayatta iken) yaptığınız işler (Allah'ın) rızasını kazanmıştır!" (denilecek.)
Muhakkak ki bu sizin için cezadır (karşılık, yapılmış olanların getirisi)! İmanlı çalışmalarınız tam hakkıyla değerlendi!
Şüphesiz, bu, sizin için bir mükafaattır. Sizin çaba harcamanız şükre değer (meşkur/makbul) görülmüştür.
(Onlara şöyle denir:) Bu, sizin için bir mükâfattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur.
"Aslında, işte bunlar, ödüllerinizdir. Çünkü çalışmanıza değer verilmiştir!"
Şüphesiz bu, sizin ödülünüzdür, çalışmalarınızın karşılığı verilmiştir.
Bu, ödülünüzdür ve gayretinize teşekkür edilmiştir.
Bu, ödülünüzdür ve gayretinize teşekkür edilmiştir.
İşte bu, sizin bir mükafatınızdı, çalışmanız mükafat ile karşılandı.
Şöyle diye ki işte bu sizin bir mükafatınızdı, sa'yiniz meşkur oldu
Bu sizin ödülünüzdür. Çabalarınız bu karşılığı hak etti.
Bu sizin ödülünüzdür. Çabalarınız bu karşılığı hak etti.
Bu sizin ödülünüzdür. Çabalarınız bu karşılığı hak etti.
Şüphesiz, bu, sizin için bir mükafaattır. Sizin çaba harcamanız şükre değer (meşkur/makbul) görülmüştür.
(Bütün) bu (ni'metler) şübhe yok ki sizin için bir mükafatdır. Sa'yimz meşkur olmuşdur.
İşte bu, sizin işlediklerinize karşılık oldu. Sa'yiniz meşkur olmuştur.
(7-22) (Dünyada iken) Adaklarını ifa ederler , fenalığı / şerri salgın olan o günden korkarlar , sevdikleri şeylerden miskine (Çalışma gücü ölmüş) yetime (Çalışanı ölmüş) ve esire (İstese de çalışamaz olmuş / (özgür değil) yedirirler. Muhakkak ki bizim yedirmemiz Allah’ın yüzü içindir , sizden bir karşılık / ceza yahut teşekkür istemiyoruz (derler) biz asık suratlı / somurtkan ve dehşetli günde Rabbimizden korkuyoruz , Allah bugünün şerrinden onları korur , onları güleryüz ve mutlulukla buluşturur / kavuşturur , onların karşılığı cennettir ve ipektir , orada koltuklarda yan yaslanmış vaziyette otururlar, orada güneş ve kış görmezler , üzerlerine sarkmış vaziyette gölgeler, hasatı / toplaması eğdirilerek kolaylaştırılmış meyveler, onların etrafında gümüş kaplar / tabaklar / kaseler ve kristal / billur sürahiler dolaştırılır / tavaf ettirilir, gümüşten kristallerin boyut ve hacimlerinin ayarlanması sağlanabilir , orada / cennette, onlara, mizacı zencefil olan kadeh içirilir, orada / cennette bir göze / bir kaynak ki Selsebil olarak isimlendirilir, kalıcı olmuş vildanlar, onların etrafında dolanır / tavaf eder , onları gördüğün vakit saçılmış inci sanırsın , baktığında ve sona yine baktığında nimet, büyük bir egemenlik /mülkiyet görürsün, ü zerlerinde ince ipek / sündüsten ve kalın ipek / istibraktan yeşil elbiseler vardır, gümüşten bilezikler takınmışlardır, onlara Rableri tertemiz içecek sunmaktadır, bu kesinlikle sizin için bir karşılık idi, çalışmalarınıza teşekkür edildi.
İşte bu, sizin için bir ödüldür. Sizin çalışmanızın karşılığıdır.
"Bu, sizin ödülünüzdür. Çalışmanızın karşılığı verilmiştir!"
(Onlara şöyle denecektir:) "Bütün bunlar, sizin için bir mükafattır. Gayretleriniz karşılığını bulmuştur dipnot 1 ."
Bütün bunlar, emeğinize karşılıktır. Çalışmalarınız teşekkürle karşılanmış olur.
İşte bu, sizin için bir ödüldür. Sizin çalışmanızın karşılığıdır.
İşte bu, sizin için bir ödüldür. Sizin çalışmanızın karşılığıdır.
İşte bu size bir ödüldür. Ve sizin gayretiniz şükranla karşılanmıştır.
To honour them, they shall be told : "Such magnificent reward has been apportioned to you to enjoy, and on your high endeavour shall the light of praise eternally shine; an endeavour with Grace divine imbued, and has been accepted with gratitude".
[It will be said], ‘This is your reward. Your endeavours are appreciated.’
"Verily this is a Reward for you, and your Endeavour is accepted and recognised."
Behold, this is your recompense and your endeavour has been appreciated. dipnot 1
‘This is your reward. Your striving is fully acknowledged.’
(And it will be said to them): "Verily, this is a reward for you, and your endeavour has been accepted."
[They will be told]: ‘This is indeed your reward, and your endeavour has been well-appreciated. ’
(It will be said, ) `This is indeed a reward for you, and your striving has been fully appreciated. '
Behold, this is a recompense for you, and your striving is thanked. '
This is the way that God appreciates your efforts meant to please Him.
Verily, this is a reward for you, and your efforts are thanked.
"This is the reward for you, and your struggle is appreciated."
and shall say unto them, verily this is your reward: And your endeavour is gratefully accepted.
Lo! This is a reward for you, and your striving has been recognised and accepted.
Surely (it will be said), "This is duly yours as a recompense, and your endeavor is (also) to be thanked. "
(And it will be said unto them): Lo! this is a reward for you. Your endeavour (upon earth) hath found acceptance.
"This in truth is your recompense, and acceptance of your endeavours. "
[And they will be told:] "Verily, all this is your reward since Your endeavour [in life] has met [God's] goodly acceptance!"
˹And they will be told,˺ "All this is surely a reward for you. Your striving has been appreciated."
"This is the reward for you, and your struggle is appreciated. "
This is the reward that awaits you, for your efforts have been appreciated.
[And it will be said], "Indeed, this is for you a reward, and your effort has been appreciated. "
“This is for you a reward, and your effort is appreciated.”
Behold! All this is your Reward since your effort has found a befitting Acceptance.
(It will be said to them:) "Surely, this is a reward for you, and your struggle (in life) is accepted and recognized. "
"This is a reward for you, and your effort has been appreciated."
"This is the reward for you, and your struggle is appreciated."