İnsân suresi

İnsân suresi, 9. ayet

İnsân suresi, 9. ayet. إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا

innemâ nuṭ`imüküm livechi-llâhi lâ nürîdü minküm cezâev velâ şükûrâ.

Diyanet İşleri

(Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnsân 6–12 · surenin 9. ayeti / 31

Konu İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek İnsân 5–12 3

  1. İnsân 6

    Bir pınar ki Allah'ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.

  2. İnsân 7

    O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.

  3. İnsân 8

    Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

  4. 9

    (Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."

  5. İnsân 10

    "Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız."

  6. İnsân 11

    Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.

  7. İnsân 12

    Sabretmelerine karşılık da onları cennet ve ipek(ten giysiler) ile mükafatlandırır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 8–10. ayetler için yazılmıştır.

8. “Yemeğe olan arzularına rağmen” kendileri malı ve yemeği arzuladıkları bir halde olmalarına rağmen Allah sevgisini kendi nefislerine duydukları sevginin önüne geçirirler ve insanların arasında yemek yedirilmeye en lâyık ve muhtaç olanları araştırıp “yoksula, yetime ve esire yedirirler.”

9. Onlar, bu infak ve yemek yedirmeleri ile de yalnızca Yüce Allah’ın rızasını gözetirler. Hallerinin dili ile de şöyle derler: “Biz, size ancak Allah’ın rızası için yediriyoruz, sizden ne bir karşılık, ne bir teşekkür istemiyoruz.” Maddi bir karşılık da beklemeyiz, sözlü bir övgü de.

10. “Çünkü biz yüzlerin asık ve kaşların çatık olacağı” kapkaranlık, kötü, dar ve sıkıntılı “bir günden dolayı Rabbimizden korkarız.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar, kendi içlerinden yalnız Allah’ın rızası için doyurduklarını bilirler. Onlardan herhangi bir karşılık istemez veya onları doyurmalarına karşılık bir övgü beklemezler.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّمَا innema biz
  2. نُطْعِمُكُمْ nut'imukum size yediriyoruz kök: طعم
  3. لِوَجْهِ livechi rızası için kök: وجه
  4. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  5. لَا la
  6. نُرِيدُ nuridu beklemiyoruz kök: رود
  7. مِنكُمْ minkum sizden
  8. جَزَآءًۭ ceza'en bir karşılık kök: جزي
  9. وَلَا ve la ne de
  10. شُكُورًا şukuran teşekkür kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış…

  • Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. (Onlara), "Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz" (denir.)

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(9, 10) (Şöyle derler:) "Biz sizi yalnızca Allah rızası için doyuruyoruz; sizden herhangi bir karşılık da teşekkür de istemiyoruz. dipnot 1 (Çünkü) biz, zor ve belalı bir günde Rabbimizden (O'nun azabından) korkuyoruz."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle konuyla ilgili bütün infak, sadaka ve zekâtla ilgili ayetlerin doğru anlaşılmasında çok önemli bir mesaj sunmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

(kendi kendilerine derler ki): "Biz size sadece Allah için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.

Muhammed Esed

(ve kendi kendilerine konuşurlar:) "Biz sizi yalnız Allah rızası için doyuruyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz.

Ahmed Hulusi

"Yalnızca Vechullah adına sizi yediriyoruz. . . Sizden ne bir karşılık ve ne de bir teşekkür istemiyoruz. "

Ali Bulaç

"Biz size, ancak Allah'ın yüzü (rızası) için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne bir teşekkür."

Ali Özek ve heyeti

«Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.»

Ali Rıza Safa

"Yalnızca, Allah'ın hoşnutluğu için sizi doyuruyoruz. Ne bir karşılık ne de teşekkür beklemiyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

- Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. "Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız" derler.

Edip Yüksel

"Biz sizi ALLAH rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür beklemiyoruz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Biz sizi ALLAH rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür beklemiyoruz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Size sadece Allah rızası için yediriyoruz, sizden ne bir karşılık isteriz ne de bir teşekkür!

Elmalılı Hamdi Yazır

Size ancak "livechillah" it'am ediyoruz, sizden ne bir karşılık isteriz ne de bir teşekkür

Erhan Aktaş

Biz, sizi yalnızca Allah için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, sizi yalnızca Allah'ın rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, sizi yalnızca Allah'ın rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz.

Gültekin Onan

"Biz size, ancak Tanrı'nın yüzü (rızası) için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne bir teşekkür."

Hasan Basri Çantay

"Biz, size ancak Allahın yüzü (suyu) için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür istemeyiz",

İbni Kesir

Biz; sizi, ancak Allah rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.

Mehmet Alagaş

(7-22) (Dünyada iken) Adaklarını ifa ederler , fenalığı / şerri salgın olan o günden korkarlar , sevdikleri şeylerden miskine (Çalışma gücü ölmüş) yetime (Çalışanı ölmüş) ve esire (İstese de çalışamaz olmuş / (özgür değil) yedirirler. Muhakkak ki bizim yedirmemiz Allah’ın yüzü içindir , sizden bir karşılık / ceza yahut teşekkür istemiyoruz (derler) biz asık suratlı / somurtkan ve dehşetli günde Rabbimizden korkuyoruz , Allah bugünün şerrinden onları korur , onları güleryüz ve mutlulukla buluşturur / kavuşturur , onların karşılığı cennettir ve ipektir , orada koltuklarda yan yaslanmış vaziyette otururlar, orada güneş ve kış görmezler , üzerlerine sarkmış vaziyette gölgeler, hasatı / toplaması eğdirilerek kolaylaştırılmış meyveler, onların etrafında gümüş kaplar / tabaklar / kaseler ve kristal / billur sürahiler dolaştırılır / tavaf ettirilir, gümüşten kristallerin boyut ve hacimlerinin ayarlanması sağlanabilir , orada / cennette, onlara, mizacı zencefil olan kadeh içirilir, orada / cennette bir göze / bir kaynak ki Selsebil olarak isimlendirilir, kalıcı olmuş vildanlar, onların etrafında dolanır / tavaf eder , onları gördüğün vakit saçılmış inci sanırsın , baktığında ve sona yine baktığında nimet, büyük bir egemenlik /mülkiyet görürsün, ü zerlerinde ince ipek / sündüsten ve kalın ipek / istibraktan yeşil elbiseler vardır, gümüşten bilezikler takınmışlardır, onlara Rableri tertemiz içecek sunmaktadır, bu kesinlikle sizin için bir karşılık idi, çalışmalarınıza teşekkür edildi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, sizi sadece Allah yüzü/rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.

Süleyman Ateş

"Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Şöyle derler:) "Biz sizi, sırf Allah yüzümüze baksın diye doyuruyoruz. Yoksa sizden bir karşılık da, teşekkür de beklemiyoruz."

Şaban Britch

Biz, sizi sadece Allah yüzü/rızası için doyuruyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.

Şaban Piriş

-Biz, sizi sadece Allah rızası için doyuruyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

"Biz size yalnız ve yalnız Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık da bir teşekkür de istemiyoruz;

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Their true and hidden motive as expressed in words to those in need has always been : "We supply you with the necessities for the sake of Allah and the enjoyment induced". "We expect nothing in return, not even your gratitude."

Abdul Haleem

saying, ‘We feed you for the sake of God alone: We seek neither recompense nor thanks from you.

Abdullah Yusuf Ali

(Saying),"We feed you for the sake of Allah alone: no reward do we desire from you, nor thanks.

Abul A'la Maududi

(saying): dipnot 1 "We feed you only for Allah's sake; we do not seek of you any recompense or thanks, dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Although feeding a poor man is in itself a great virtue, yet fulfilling the other needs of an indigent person is no less virtuous. For example, to clothe a poor man, to arrange treatment for a sick person, or to help a debtor who is harassed by his creditor, is an act of equally great virtue. Here, a particular kind of virtue in view of its importance has been presented only as an example, but the real object is to stress giving help to the needy.
  2. metne dön, dipnot 2
    It is not necessary that this may be said in so many words while feeding the poor man. It may be said in the heart; in the sight of Allah this is as meritorious as saying it with the tongue. But saying these words with the tongue has been particularly mentioned so as to set the person being helped at ease that no thanks or recompense is due from him, so that he eats with full satisfaction and peace of mind.

Aisha Bewley

‘We feed you only out of desire for the Face of Allah. We do not want any repayment from you or any thanks.

Al-Hilali & Khan

(Saying): "We feed you seeking Allâh’s Countenance only. We wish for no reward, nor thanks from you.

Ali Quli Qarai

[saying, ] ‘We feed you only for the sake of Allah. We do not want any reward from you nor any thanks.

Amatul Rahman Omar

(Assuring them by their gestures, ) `We feed you only to seek the pleasure of Allâh, we desire no recompense from you nor thanks.

Arthur John Arberry

'We feed you only for the Face of God; we desire no recompense from you, no thankfulness;

Bijan Moeinian

They will say: "We feed you just to please our Lord and do not ask anything in return from you. "

E. Henry Palmer

'We only feed you for God's sake; we desire not from you either reward or thanks;

Edip-Layth

"We only feed you for the sake of God; we do not desire from you any reward or thanks."

George Sale

saying, we feed you for God's sake only: We desire no recompense from you, nor any thanks:

Hamid S. Aziz

(Saying) We only feed you for Allah's sake; we desire from you neither reward nor thanks:

Mahmoud Ghali

"Surely we feed you only for the Face of Allah. We would not have any recompense from you, nor thankfulness.

Marmaduke Pickthall

(Saying): We feed you, for the sake of Allah only. We wish for no reward nor thanks from you;

Mohamed Ahmed - Samira

(Saying): "We feed you for the sake of God, desiring neither recompense nor thanks.

Muhammad Asad

[saying, in their hearts,] "We feed you for the sake of God alone: we desire no recompense from you, nor thanks:

Mustafa Khattab

˹saying to themselves,˺ "We feed you only for the sake of Allah, seeking neither reward nor thanks from you.

Progressive Muslims

"We only feed you for the sake of God; we do not desire from you any reward or thanks. "

Rashad Khalifa

"We feed you for the sake of GOD; we expect no reward from you, nor thanks.

Sahih International

[Saying], "We feed you only for the countenance of Allah. We wish not from you reward or gratitude.

Sam Gerrans

(“We feed you only for the face of God; we desire from you no reward or gratitude;

Shabbir Ahmed

(They do all this selflessly) saying, "We provide for you for the sake of Allah alone. We want no return from you, not even a word of thanks.

Syed Vickar Ahamed

(Saying), "We feed you for the sake of Allah Alone, no reward do we want from you, nor thanks.

Taqi Usmani

(saying to them,) "We feed you only for the sake of Allah; we have no intention of (receiving) either a return from you or thanks.

The Monotheist Group

"We only feed you seeking the face of God; we do not desire from you any reward or thanks."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩