İnsân suresi

İnsân suresi, 10. ayet

İnsân suresi, 10. ayet. إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا

innâ neḫâfü mir rabbinâ yevmen `abûsen ḳamṭarîrâ.

Diyanet İşleri

"Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnsân 7–13 · surenin 10. ayeti / 31

Konu İyilerin vasıfları: yoksula, yetime ve esire yedirmek İnsân 5–12 3

  1. İnsân 7

    O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.

  2. İnsân 8

    Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

  3. İnsân 9

    (Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."

  4. 10

    "Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız."

  5. İnsân 11

    Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.

  6. İnsân 12

    Sabretmelerine karşılık da onları cennet ve ipek(ten giysiler) ile mükafatlandırır.

  7. İnsân 13

    Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 8–10. ayetler için yazılmıştır.

8. “Yemeğe olan arzularına rağmen” kendileri malı ve yemeği arzuladıkları bir halde olmalarına rağmen Allah sevgisini kendi nefislerine duydukları sevginin önüne geçirirler ve insanların arasında yemek yedirilmeye en lâyık ve muhtaç olanları araştırıp “yoksula, yetime ve esire yedirirler.”

9. Onlar, bu infak ve yemek yedirmeleri ile de yalnızca Yüce Allah’ın rızasını gözetirler. Hallerinin dili ile de şöyle derler: “Biz, size ancak Allah’ın rızası için yediriyoruz, sizden ne bir karşılık, ne bir teşekkür istemiyoruz.” Maddi bir karşılık da beklemeyiz, sözlü bir övgü de.

10. “Çünkü biz yüzlerin asık ve kaşların çatık olacağı” kapkaranlık, kötü, dar ve sıkıntılı “bir günden dolayı Rabbimizden korkarız.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Doğrusu biz, şiddeti ve dayanılmaz olması sebebiyle bedbaht kimselerin yüzlerinin asıldığı o günde, Rabbimizden korkuyoruz."

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna çünkü biz
  2. نَخَافُ nehafu korkarız kök: خوف
  3. مِن min -den
  4. رَّبِّنَا rabbina Rabbimiz- kök: ربب
  5. يَوْمًا yevmen bir günde kök: يوم
  6. عَبُوسًۭا abusen suratsız kök: عبس
  7. قَمْطَرِيرًۭا kamtariran çok katı kök: قمطر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 5 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عبس (3 geçiş)

    Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.

  • Aynı kök: عبس (3 geçiş)

    (1-2) Kendisine o ama geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

51 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(9, 10) (Şöyle derler:) "Biz sizi yalnızca Allah rızası için doyuruyoruz; sizden herhangi bir karşılık da teşekkür de istemiyoruz. dipnot 1 (Çünkü) biz, zor ve belalı bir günde Rabbimizden (O'nun azabından) korkuyoruz."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle konuyla ilgili bütün infak, sadaka ve zekâtla ilgili ayetlerin doğru anlaşılmasında çok önemli bir mesaj sunmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Elbet biz yüzleri asıp kaşları çatan bir günde Rabbimizin (rızasını) kaybetmekten korkuyoruz.

Muhammed Esed

doğrusu, sıkıntı ve dehşet dolu bir Gün'de Rabbimize (vereceğimiz) hesabın korkusunu duyuyoruz!"

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki biz Rabbimizden, gazaplı ve çok çetin bir süreçten korkarız" (derler).

Ali Bulaç

"Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimizden korkuyoruz."

Ali Özek ve heyeti

«Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O'nun azabına uğramaktan) korkarız» (derler).

Ali Rıza Safa

"Aslında, yüzlerin asık olduğu katı bir günde Efendimizden korkarız!"

Bayraktar Bayraklı

- Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. "Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız" derler.

Edip Yüksel

"Biz, suratsız ve belalı bir günden ötürü Efendimizden çekiniriz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Biz, suratsız ve belalı bir günden ötürü Rabbimizden çekiniriz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü biz Rabbimizden korkarız, bir suratsız kara günden! (derler.)

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz rabbımızdan korkarız, bir suratsız kara günden (derler)

Erhan Aktaş

Biz; yüzlerin asık olduğu, belalı, zor günde Rabb'imizin azabından korkarız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz; yüzlerin asık olduğu, belalı, zor günde Rabb'imizin azabından korkarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz; yüzlerin asık olduğu, belalı, zor günde Rabb'imizin azabından korkarız.

Gültekin Onan

"Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle rabbimizden korkuyoruz."

Hasan Basri Çantay

"çünkü biz Rabbimizden, o burtarık suratlı çetin günden korkarız" (derlerdi).

İbni Kesir

Doğrusu Biz; suratları astırdıkça astıracak bir günde Rabbımızdan korkarız.

Mehmet Alagaş

(7-22) (Dünyada iken) Adaklarını ifa ederler , fenalığı / şerri salgın olan o günden korkarlar , sevdikleri şeylerden miskine (Çalışma gücü ölmüş) yetime (Çalışanı ölmüş) ve esire (İstese de çalışamaz olmuş / (özgür değil) yedirirler. Muhakkak ki bizim yedirmemiz Allah’ın yüzü içindir , sizden bir karşılık / ceza yahut teşekkür istemiyoruz (derler) biz asık suratlı / somurtkan ve dehşetli günde Rabbimizden korkuyoruz , Allah bugünün şerrinden onları korur , onları güleryüz ve mutlulukla buluşturur / kavuşturur , onların karşılığı cennettir ve ipektir , orada koltuklarda yan yaslanmış vaziyette otururlar, orada güneş ve kış görmezler , üzerlerine sarkmış vaziyette gölgeler, hasatı / toplaması eğdirilerek kolaylaştırılmış meyveler, onların etrafında gümüş kaplar / tabaklar / kaseler ve kristal / billur sürahiler dolaştırılır / tavaf ettirilir, gümüşten kristallerin boyut ve hacimlerinin ayarlanması sağlanabilir , orada / cennette, onlara, mizacı zencefil olan kadeh içirilir, orada / cennette bir göze / bir kaynak ki Selsebil olarak isimlendirilir, kalıcı olmuş vildanlar, onların etrafında dolanır / tavaf eder , onları gördüğün vakit saçılmış inci sanırsın , baktığında ve sona yine baktığında nimet, büyük bir egemenlik /mülkiyet görürsün, ü zerlerinde ince ipek / sündüsten ve kalın ipek / istibraktan yeşil elbiseler vardır, gümüşten bilezikler takınmışlardır, onlara Rableri tertemiz içecek sunmaktadır, bu kesinlikle sizin için bir karşılık idi, çalışmalarınıza teşekkür edildi.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Doğrusu biz, suratların asılacağı korkunç şiddetli bir günde Rabbimizden korkarız."

Süleyman Ateş

"Çünkü biz suratsız, çok katı bir gün(ün azabın)dan ötürü Rabbimizden korkarız." (derler).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çünkü bizler, zor ve insanı iyice bunaltacak bir günde, Rabbimizden (Sahibimizden) gelecek cezadan korkuyoruz".

Şaban Britch

Biz, korkunç şiddetli bir günde Rabbimizden korkarız.

Şaban Piriş

Biz, korkunç şiddetli bir günde Rabbimiz'den korkarız.

Yaşar Nuri Öztürk

Çünkü biz, asık suratlı, sert bir gün yüzünden Rabbimizden korkarız." derler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" We dread Allah's righteous indignation on an endless drastically distressful Day".

Abdul Haleem

We fear the Day of our Lord––a woefully grim Day.’

Abdullah Yusuf Ali

"We only fear a Day of distressful Wrath from the side of our Lord."

Abul A'la Maududi

we fear from our Lord a Day that shall be long and distressful."

Aisha Bewley

Truly We fear from our Lord a glowering, calamitous Day. ’

Al-Hilali & Khan

"Verily, We fear from our Lord a Day, hard and distressful, that will make the faces look horrible (from extreme dislike to it)."

Ali Quli Qarai

Indeed we fear from our Lord a day, frowning and fateful. ’

Amatul Rahman Omar

`We surely fear from our Lord (the punishment of) a day (on which the wrong doers will be) frowning and distressful. '

Arthur John Arberry

for we fear from our Lord a frowning day, inauspicious.

Bijan Moeinian

Indeed we are afraid of the stern and distressful day of judgment.

E. Henry Palmer

we fear from our Lord a frowning, calamitous day!'

Edip-Layth

"We fear from our Lord a day, which will be horrible and difficult."

George Sale

Verily we dread, from our Lord, a dismal and calamitous day.

Hamid S. Aziz

Surely we fear from our Lord a stern, distressful day.

Mahmoud Ghali

Surely we fear from our Lord a most frowning Day most inauspicious. "

Marmaduke Pickthall

Lo! we fear from our Lord a day of frowning and of fate.

Mohamed Ahmed - Samira

We fear the dismal day calamitous from our Lord. "

Muhammad Asad

behold, we stand in awe of our Sustainer's judgment on a distressful, fateful Day!"

Mustafa Khattab

We fear from our Lord a horribly distressful Day."

Progressive Muslims

"We fear from our Lord a Day, which will be horrible and difficult. "

Rashad Khalifa

"We fear from our Lord a day that is full of misery and trouble."

Sahih International

Indeed, We fear from our Lord a Day austere and distressful. "

Sam Gerrans

“We fear from our Lord a stern and calamitous day.”)

Shabbir Ahmed

Behold, we stand in awe of our Lord to ward off the times when the society might become a picture of frown and distress. "

Syed Vickar Ahamed

"Verily, We only fear a Day of painful suffering (that may arrive) from the side of our Lord. "

Taqi Usmani

In fact, we are fearful of a day, from the side of our Lord, that will be frowning, extremely malignant."

The Monotheist Group

"We fear from our Lord a Day, which will be horrible and difficult."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnsân suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩