İsrâ suresi

İsrâ suresi, 44. ayet

İsrâ suresi, 44. ayet. تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

tüsebbiḥu lehü-ssemâvâtü-sseb`u vel'arḍu vemen fîhinn. veim min şey'in illâ yüsebbiḥu biḥamdihî velâkil lâ tefḳahûne tesbîḥahüm. innehû kâne ḥalîmen gafûrâ.

Diyanet İşleri

Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler. Her şey O'nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halim'dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 41–47 · surenin 44. ayeti / 111
  1. İsrâ 41

    Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.

  2. İsrâ 42

    De ki: "Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah'la beraber (başka) ilahlar olsaydı, o zaman o ilahlar da Arş'ın sahibine ulaşmak için elbette bir yol ararlardı.

  3. İsrâ 43

    Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.

  4. 44

    Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler. Her şey O'nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halim'dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

  5. İsrâ 45

    Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

  6. İsrâ 46

    Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

  7. İsrâ 47

    Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliyoruz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. “Yedi gök, yer ve bunların içindekiler” konuşan ve konuşmayan bütün canlılar, ağaçlar, bitkiler, cansız varlıklar, diri olan ve olmayan her bir şey “O’nu tesbih ederler. Hiçbir şey yoktur ki” gerek hal lisanı ile gerekse de konuşan dilleri ile “O’nu hamd ile tesbih etmesin. Fakat siz, onların tesbihlerini anlamazsınız.” Yani siz, sizin dilinizi konuşmayan diğer yaratıkların tesbihlerini anlamazsınız. Ama bütün gaybları en iyi bilen Yüce Allah, bunların hepsini kuşatmıştır. “Şüphesiz ki O” kendisi hakkında göklerin ve yerin adeta çatlayıp parçalanmalarına, dağların yıkılıp gitmelerine sebep olacak derece büyük sözleri söyleyenleri çabucak cezalandırmayan, aksine onlara mühlet veren, nimetini ihsan eden, afiyet ve rızık veren “Halîmdir.” Onları pek büyük mükâfaatlar verip günahlarını bağışlamak için ve bu büyük günahlarından tevbe etmeleri için kapısına çağıran “Ğafûrdur.” Eğer O’nun hilmi ve mağfiret ediciliği olmasaydı gökler, yer üzerine yıkılır ve Yüce Allah yeryüzünde canlı hiçbir varlık bırakmazdı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gökler Allah'ı tespih eder. Yer Allah'ı tespih eder. Göklerde ve yerde bulunan yaratılmışların hepsi yüce Allah'ı tespih ederler. Hiçbir varlık yoktur ki Allah'ı övgüyle beraber tenzih etmiş olmasın. Fakat siz onların tespihlerinin keyfiyetini anlayamazsınız. Şüphesiz sizler ancak sizin lisanınızla tespih edenin tespihini anlarsınız. Muhakkak ki Allah -Subhânehu ve Teâlâ- Halîm'dir. (Günahkârları) cezalandırmada acele etmez, kendisine tövbe edenleri çok bağışlayıcıdır.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تُسَبِّحُ tusebbihu tesbih ederler kök: سبح
  2. لَهُ lehu O'nu
  3. ٱلسَّمَـٰوَٰتُ s-semavatu gök kök: سمو
  4. ٱلسَّبْعُ s-seb'u yedi kök: سبع
  5. وَٱلْأَرْضُ vel'erdu ve yeryüzü kök: ارض
  6. وَمَن ve men ve kimseler
  7. فِيهِنَّ ۚ fihinne bunların içindeki
  8. وَإِن ve in ve yoktur
  9. مِّن min hiçbir
  10. شَىْءٍ şey'in şey kök: شيا
  11. إِلَّا illa
  12. يُسَبِّحُ yusebbihu tesbih etmeyen kök: سبح
  13. بِحَمْدِهِۦ bihamdihi hamd ile kök: حمد
  14. وَلَـٰكِن velakin ama
  15. لَّا la
  16. تَفْقَهُونَ tefkahune siz anlamazsınız kök: فقه
  17. تَسْبِيحَهُمْ ۗ tesbihahum onların tesbihlerini kök: سبح
  18. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  19. كَانَ kane kök: كون
  20. حَلِيمًا halimen halimdir kök: حلم
  21. غَفُورًۭا gafuran çok bağışlayandır kök: غفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selam"; dualarının sonu ise, "Hamd alemlerin…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    "Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak…

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş)

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yedi (kat) gök, dipnot 1 yer ve bunlardaki herkes, O'nu (Allah'ı) tesbih eder (yüceltir). Hiçbir şey yoktur ki O'nu hamdiyle (övgüyle) tesbih ediyor (yüceltiyor) olmasın. dipnot 2 Ancak siz onların tesbihini (yüceltmesini) anlayamıyorsunuz. Şüphesiz ki O hoşgörülüdür, çok bağışlayandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göklerin "yedi kat" oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:29; İsrâ 17:44; Mü'minûn 23:86; Fussilet 41:12; Talâk 65:12; Mülk 67:3; Nûh 71:15. Bununla birlikte "yedi yol" (Mü'minûn 23:17) ve "yedi güçlü yapı" (Nebe' 78:12) ifadeleri de bulunmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet yaratılanların Yüce Allah'ı [tesbih]e kodlandığı, her birinin kendi yaratılış sistemine uygun olarak O'nu yüceltmekte olduğu ve bu sistemin istisnasının bulunmadığı mesajını içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Yedi gök ve yer ve onlarda yaşayan her bilinçli varlık O'nun sonsuz yüceliğini dillendirirler; daha da öte, (lisan-ı hal ile) onun ululuğunu övgüyle dile getirmeyen bir tek nesne dahi bulunmamaktadır; ve fakat siz onların ululayan dilini anlamamakta (ısrarcısınız); buna rağmen O sizi cezalandırmada hiç acele etmeyendir, eşsiz bir bağışlayıcıdır.

Muhammed Esed

Yedi gök ile yer ve onların içinde yer alan her şey O'nun sınırsız kudret ve yüceliğini anmaktadır; O'nun yüceliğini, aşkınlığını övgüyle yankılamayan bir tek nesne yoktur: ne var ki siz onların yücelemelerini anlayamıyor, kavrayamıyorsunuz! Yine de, hem çok bağışlayıcı, hem de halim olan O'dur!

Ahmed Hulusi

Yedi sema (yedi bilinç mertebesindeki tüm yaratılmışlar), arz (bedenler) ve onların içindekiler O'nu tespih eder (Esma'sının özelliklerini açığa çıkaran işlevleriyle her an halden hale dönüp dururlar)! Hiçbir şey yok ki, O'nun Hamdı olarak, tespih etmesin! Fakat siz onların işlevini anlamıyorsunuz! Muhakkak ki O, Haliym'dir, Ğafur'dur.

Ali Bulaç

Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır.

Ali Özek ve heyeti

Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tesbihini anlamazsınız. O, halîmdir, bağışlayıcıdır.

Ali Rıza Safa

Yedi gök, yeryüzü ve onların içinde bulunanlar, yücelterek O'nu anarlar. Övgülerle yücelterek O'nu anmayan hiçbir şey yoktur. Fakat onların yücelterek anmasını siz anlayamazsınız. Kuşkusuz, O, Hoşgörülüdür; Sınırsız Bağışlayandır.

Bayraktar Bayraklı

Yedi gök ile yer ve onların içinde yer alan herşey O'nun noksan sıfatlardan uzak olduğunu hatırlatmaktadır. Ayrıca kainatta olan her şey yüce Allah'ın övgüye layık olduğunu da hatırlatmaktadır. Ne var ki siz, onların tesbihini/ bu hatırlatmasını anlayamıyorsunuz. O, yumuşak davranandır; bağışlayıcıdır.

Edip Yüksel

Yedi gök, yer ve onların içindekiler O'nu yücelterek anarlar. Hiçbir şey yoktur ki O'nu överek ve yücelterek anmasın; ama siz onların anışlarını anlamazsınız. O Şefkatlidir, Bağışlayandır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yedi gök, ve onların içindekiler O'nu yücelterek anarlar. Hiç bir şey yoktur ki O'nu överek ve yücelterek anmasın; ama siz onların anışlarını anlamazsınız. O Şefkatlidir, Bağışlayandır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'nu, yedi gök ile yer ve bunlarda bulunan akıllılar tesbih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki, O'nu överek tesbih etmesin, ancak siz onların tesbihlerini iyi anlamazsınız. O, gerçekten halim ve çok bağışlayandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onu yedi Sema ile Arz ve bütün bunlardaki zevil'ukul tesbih eder ve hatta hiç bir şey yoktur ki onu hamdiyle tesbih etmesin ve lakin siz onların tesbihlerini iyi anlamazsınız, o, cidden halim gafur bulunuyor

Erhan Aktaş

Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih dipnot 1 ederler. Onu hamd dipnot 2 ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren Yaratıcı'nın sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür. Hamid: Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih dipnot 1 ederler. Onu hamd dipnot 2 ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Evrendeki canlı cansız varlığın tamamı; Allah'ın varlığına ve gücüne tanıklık etmekte ve onun yüceliğini ifade etmektedir. Allah'ın koyduğu yasaların işleyişindeki kusursuzluk ve düzen, Allah'ın tesbih edilmesidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık. Bir nimetin ve güzelliğin kaynağı ve sahibi olan gücü, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu anlamıyla "hamd", verilen bir nimetten yararlanma veya yapılan bir yardımla feraha çıkma karşılığı olmaktan çok, o nimeti veren yaratıcının sonsuz güç ve kuvvetine duyulan hayranlık sebebiyle dile getirilen bir övgüdür. Hamid: Övgüye ve teşekküre layık yegane varlık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih dipnot 1 ederler. Onu hamd dipnot 2 ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Evrendeki canlı- cansız varlığın tamamı; Allah'ın varlığına ve gücüne tanıklık etmekte ve onun yüceliğini ifade etmektedir. Allah'ın koyduğu yasaların işleyişindeki kusursuzluk ve düzen, Allah'ın tesbih edilmesidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yüceltme, övgü.

Gültekin Onan

Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O halim olandır, bağışlayandır.

Hasan Basri Çantay

Yedi gökle yer ve bunların içinde bulunan (melekler, cinler, insan) lar onu tesbih (ve tenzih) eder (ler). Hiç bir şey haaric değil, hepsi Ona hamd ile tesbih eder. Fakat siz, onların tesbihini iyi anlamazsınız. O, hakıykaten halimdir, gerçekden yarlığayıcıdır.

İbni Kesir

Yedi gök, yeryüzü ve içinde bulunanlar; O'nu tesbih ederler. O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur. Ama siz, onların tesbihlerini anlamazsınız. Muhakkak ki O; Halim, Gafur olandır.

Mehmet Alagaş

(22-44) Allah ile beraber ilahlar edinme, sonra kınanmış / mezmum halde kendi başına terkedilmiş / mahzul halde kalırsın. Allah ondan başkasına kulluk etmemeyi anne babaya güzel davranışı gerekli kıldı. İkisinden biri yahut her ikisi yanında ihtiyarlığa erişirse asla o ikisine de uf dahi deme, o ikisini azarlama, her ikisine de ikram edici söz söyle , rahmetle ve tevazu kanatları ile onları muhafaza et ve de ki rabbim her ikisine de tıpkı küçükken ki beni terbiyeleri gibi merhamet eyle. Rabbiniz kendinizde olanı / n efsinizde olanı en iyi bilir, eğer ki salihlerden olursanız, kesinlikle O, kendisine yönelenleri bağışlayandır. Yakın olana / Akraba olana , çalışma gücü olmayana / miskine yolda kalmışa / yol çocuğuna hakkını ver, saçıp savurma , savuranlar kesinlikle şeytanların kardeşleridirler ve şeytan da Rabbini yok saymaktadır. Rabbinden umduğun rahmeti beklemek amacıyla eğer ki (bir şey veremediğinden dolayı) onlardan yüz çevirmen gerekirse onlara gönül alıcı sözler söyle, elini de boynuna bağlama, dağıtılacakların hepsini dağıtma, kendini kınar ve çaresizce oturur kalırsın. Muhakkak ki Rabbin rızkı dilediğine ge nişletir dilediğine ölçüyle takdir eder , Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir. Evlatlarınızı fukaralık korkusu ile öldürmeyin , bizler onları ve dahi sizleri rızıklandırıyoruz, onları öldürmek büyük bir suçtur. Zinaya yaklaşmayın! o, iğrenç ve de kötü bir yoldur. Allah’ın haram kıldığı birini hakkınız olan hariç öldürmeyin. Her kim ki zulme uğrayarak / mazlum bir şekilde öldürülürse velisine bir yetki vardır ancak öldürmekte israfa gitmesin / haddi aşmasın, muhakkak ki o yardım görendir. Yetim malına, o, kuvvetli / güçlü hâle erinceye kadar güzellikle ol anlar hariç yaklaşmayın , verdiğiniz sözü / ahdi yerine getirin / ifa edin , muhakkak ki ahitte / söz vermekte sorumluluk / mesuliyet vardır. Ölçtüğünüz zaman Ölçümü tam yapınız , kıstaslara uygun olarak düzgün tartın / veznedin, bu daha hayırlıdır ve ilerde oluşacak sonuçlar bakımından daha güzeldir. İlmin olmayan şeyin ardından gitme , m uhakkak kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur / mesuldür. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme, yeryüzünü delip yaramazsın, dağlara boyca da uzanamazsın , bunların hepsi Rabbin yanında istenmeyen / kerih görülen kötülüklerdendir . İşte bunlar Rabbinin hikmetlerinden sana vahyettikleridir. Allah’la beraber başkaca ilahlar edinme, azarlanmış ve kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O’nu tesbih eder. O’na hamt ederek, tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, Halim'dir, çokça mağfiret edendir.

Süleyman Ateş

Yedi gök, arz ve bunların içinde bulunanlar, O'nu tesbih ederler. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların tesbihlerini anlamazsınız. O, halimdir, çok bağışlayandır.

Süleymaniye Vakfı

Yedi gök, yeryüzü ve bunların içindeki her şey Allah'ı tesbih eder /ona boyun eğer. Her şeyi mükemmel yapması sebebiyle ona boyun eğmeyen tek bir şey dahi yoktur; ama siz onların boyun eğişlerini kavrayamazsınız. dipnot 1 Allah pek yumuşak davranan ve çok bağışlayandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gökler, yer ve onlarda bulunan her şey Allah'ın koyduğu kurallara gönüllü olarak boyun eğer (Nur 24/41, Fussilet 41/11, Haşr 59/1, Saf 61/1). İmtihan için yaratılan insanlar ve cinler (Hud 11/7, Kehf 18/7, Zariyat 51/56, Mülk 67/2) ise imtihan konusu olan işlerde serbest bırakılmışlardır. Bunun dışındaki alanlarda; nefes alıp verme, yeme, içme, giyinme, barınma, dinlenme ve benzeri konularda; Allah'ın doğada koyduğu kanunlara boyun eğmeden yaşayamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yedi gök, yeryüzü ve bunların içindeki herkes Allah'a ibadet eder. Her şeyi güzel yapmasına karşılık O'na ibadet etmeyen tek varlık yoktur ama onların bu ibadetlerini siz kavrayamazsınız dipnot 1 . O yumuşak davranır dipnot 2 ve çok bağışlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eşyanın dili
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu sebeple bu kadar kötü konuşmalara müsaade eder.

Şaban Britch

Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O’nu tesbih eder. O’na hamd ederek, tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, Halim'dir, çokça mağfiret edendir.

Şaban Piriş

Yedi gök, yer ve onların içinde kim varsa O'nu tesbih eder. O'na hamd ederek, tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur. Fakat, siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz O, yumuşak davranan ve bağışlayandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yedi gök, yerküre ve bunların içindekiler O'nu tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O'nu överek tespih etmesin; fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz. O Halim'dir, Gafur'dur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The seven heavens and the earth and all animate and inanimate beings therein praise His glory and extoll His glorious attributes. There is not one single creature but displays outward and visible signs of an inward and spiritual grace reflecting Allah's Omnipotence and Exclusive Authority, but you -infidels- do not apprehend their way of ascribing His glory. Indeed, He has always been Halimun (Forbearing) and Ghafurun (Forgiving).

Abdul Haleem

The seven heavens and the earth and everyone in them glorify Him. There is not a single thing that does not celebrate His praise, though you do not understand their praise: He is most forbearing, most forgiving.

Abdullah Yusuf Ali

The seven heavens and the earth, and all beings therein, declare His glory: there is not a thing but celebrates His praise; And yet ye understand not how they declare His glory! Verily He is Oft-Forbear, Most Forgiving!

Abul A'la Maududi

The seven heavens, the earth, and all that is within them dipnot 1 give glory to Him. There is nothing but gives glory to Him with His praise, dipnot 2 though you do not understand their hymns of praise. He is Most Forbearing, Exceedingly Forgiving." dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the entire universe and everything in it bear witness to the fact that their Creator and Guardian is free from each and every fault, defect and weakness, and that He is far above this that there should be any partner or associate in His Godhead.
  2. metne dön, dipnot 2
    Everything is not only singing hymns of the glory of its Creator but is affording the proof that He is perfect in every respect and worthy of all praise. Everything is an embodiment of the proof that its Creator and Administrator is the one in whom there is perfection of every quality. Therefore, He alone is worthy of praise.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, it is due to His forbearance and forgiveness that though you are persistently insolent to Him and go on inventing one false thing or the other against Him, He forbears and forgives you. He neither withholds provisions from you nor deprives you of His favors nor strikes an insolent person instantly dead with a thunderbolt. Above all, He is so forbearing and forgiving that He gives long enough respite to the individuals and communities to mend their ways, sends His prophets and reformers for their admonition and guidance and forgives all the past mistakes and errors, if one sincerely repents and adopts the right way.

Aisha Bewley

The seven heavens and the earth and everyone in them glorify Him. There is nothing which does not glorify Him with praise but you do not understand their glorification. He is All-Forbearing, Ever-Forgiving.

Al-Hilali & Khan

The seven heavens and the earth and all that is therein, glorify Him and there is not a thing but glorifies His Praise. But you understand not their glorification. Truly, He is Ever Forbearing, Oft-Forgiving.

Ali Quli Qarai

The seven heavens glorify Him, and the earth [too], and whoever is in them. There is not a thing but celebrates His praise, but you do not understand their glorification. Indeed He is all-forbearing, all-forgiving.

Amatul Rahman Omar

The seven heavens, the earth and all those inhabiting them extol His glory. Infact, there is not even a single thing but glorifies Him with His true and perfect praise, but you do not understand their glorification. Verily, Most Forbearing is He, Great Protector.

Arthur John Arberry

The seven heavens and the earth, and whosoever in them is, extol Him; nothing is, that does not proclaim His praise, but you do not understand their extolling. Surely He is All-clement, All-forgiving.

Bijan Moeinian

The seven universes, the earth, and whatever there is between, testify for the Lord’s Glory. There is nothing that does not glorify Him; yet you do not understand it (as you do not have the scientific knowledge to see their submission to the will of God, i.e., the laws of the nature set by the Lord.) The Lord is the Most Patient, the Most Forgiving.

E. Henry Palmer

The seven heavens and the earth celebrate His praises, and all who therein are; nor is there aught, but what celebrates His praise: but ye cannot understand their celebration;- verily, He is clement and forgiving.

Edip-Layth

He is glorified by the seven heavens and the earth and who is in them, and there is not a thing but it glorifies His praise, but you do not understand their glorification. He is Compassionate, Forgiving.

George Sale

The seven heavens praise Him, and the earth, and all who are therein: Neither is there any thing which doth not celebrate his praise; but ye understand not their celebration thereof: He is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

The seven heavens and the earth, and all that is therein praises Him (declares His Glory), and there is naught but hymns (celebrates, expresses) His praise: but you understand not their praise. Verily, He is Clement and Forgiving.

Mahmoud Ghali

The seven heavens and the earth and whoever is in them extol to Him, and decidedly not a thing (is) except that it extols His praise, but you do not comprehend their Extolment. Surely He has been Ever-Forbearing, Ever-Forgiving.

Marmaduke Pickthall

The seven heavens and the earth and all that is therein praise Him, and there is not a thing but hymneth His praise; but ye understand not their praise. Lo! He is ever Clement, Forgiving.

Mohamed Ahmed - Samira

The seven skies, the earth, and all that lies within them, sing hallelujas to Him. There is nothing that does not chant His praises, but you do not understand their hymns of praise. He is verily clement and forgiving.

Muhammad Asad

The seven heavens extol His limitless glory, and the earth, and all that they contain; and there is not a single thing but extols His limitless glory and praise: but you [O men] fail to grasp the manner of their glorifying Him! Verily, He is forbearing, much-forgiving!

Mustafa Khattab

The seven heavens, the earth, and all those in them glorify Him. There is not a single thing that does not glorify His praises—but you ˹simply˺ cannot comprehend their glorification. He is indeed Most Forbearing, All-Forgiving.

Progressive Muslims

He is glorified by the seven universes and the Earth and who is in them, and there is not a thing but it glorifies His praise, but you do not comprehend their glorification. He is Compassionate, Forgiving.

Rashad Khalifa

Glorifying Him are the seven universes, the earth, and everyone in them. There is nothing that does not glorify Him, but you do not understand their glorification. He is Clement, Forgiver.

Sahih International

The seven heavens and the earth and whatever is in them exalt Him. And there is not a thing except that it exalts [ Allah ] by His praise, but you do not understand their [way of] exalting. Indeed, He is ever Forbearing and Forgiving.

Sam Gerrans

The seven heavens and the earth and whoso is in them glorify Him; nothing is save that gives glory with His praise, but you understand not their glorification; He is clement and forgiving.

Shabbir Ahmed

All the seven Highs and their Lows, and all beings in them are working His Plan, displaying that He is Praiseworthy. All creatures are playing their role in the Universe. In your present state of knowledge, you do not understand their exact modes of action. Allah, the Clement, the Absolver of imperfections, sustains and maintains them in Order.

Syed Vickar Ahamed

The seven heavens and the earth, and all beings in there, speak His Glory: There is not a thing which does not celebrates His Praise; And yet you do not understand how they declare His Glory! Surely, He is Often-Forbearing (Haleem), Most Forgiving (Ghafoor)!

Taqi Usmani

All the seven skies and the earth and all those therein extol His purity. And there is not a single thing that does not extol His purity along with His praise, but you do not understand their extolling. Surely He is Forbearing, Most-Forgiving.

The Monotheist Group

He is glorified by the seven heavens and the earth and that which is in them, and there is not a thing except it glorifies His praise, but you do not comprehend their glorification. He is Compassionate, Forgiving.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩