İsrâ suresi

İsrâ suresi, 41. ayet

İsrâ suresi, 41. ayet. وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لِيَذَّكَّرُوا۟ وَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا نُفُورًا

veleḳad ṣarrafnâ fî hâẕe-lḳur'âni liyeẕẕekkerû. vemâ yezîdühüm illâ nüfûrâ.

Diyanet İşleri

Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 38–44 · surenin 41. ayeti / 111
  1. İsrâ 38

    Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin katında sevimsiz şeylerdir.

  2. İsrâ 39

    Bunlar, Rabbinin sana vahyettiği bazı hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilah edinme. Sonra kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.

  3. İsrâ 40

    Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük bir söz söylüyorsunuz.

  4. 41

    Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.

  5. İsrâ 42

    De ki: "Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah'la beraber (başka) ilahlar olsaydı, o zaman o ilahlar da Arş'ın sahibine ulaşmak için elbette bir yol ararlardı.

  6. İsrâ 43

    Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir.

  7. İsrâ 44

    Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler. Her şey O'nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halim'dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. Yüce Allah, bu Kur’an-ı Kerim’de hükümleri kullarına çeşitli şekillerde anlattığını haber vermektedir. Yani O, hükümleri türlü şekillerde açıklayıp, vuzuha kavuşturmuştur. Kendisine davet ettiği şeylere dair pek çok delil ve belge ortaya koymuştur. Öğüt vermiş, hatırlatmalarda bulunmuştur. Bundan maksat da insanların kendilerine faydalı olacak şeyleri düşünüp o yolu izlemeleri, zararlı olacak şeyleri de öğrenip onları terk etmeleridir. Ama insanların çoğu, Allah’ın âyetlerinden kaçıp uzaklaşmakta direttiler. Buna sebepse hakka karşı duydukları nefret, izlemekte oldukları batıla karşı duydukları sevgidir. Öyle ki tuttukları batıl yola taassupla bağlandılar, Allah’ın âyetlerine kulak vermediler ve onları hiçbir şekilde önemsemediler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanların öğütleri kabul edip ve kendilerine faydalı olanı almaları, zarar vereni de terk edip bırakmaları için biz, bu Kur'an'da, hükümleri, öğütleri, kıssaları ayrıntılı olarak açıkladık. Ne var ki, bu durum fıtratları ters yüz olan kimselerin hakka karşı nefretini arttırmaktan ve ondan uzaklaşmalarından başka bir işe yaramadı.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad andolsun
  2. صَرَّفْنَا sarrafna biz türlü biçimlerde anlattık kök: صرف
  3. فِى fi
  4. هَـٰذَا haza bu
  5. ٱلْقُرْءَانِ l-kurani Kur'an'da kök: قرا
  6. لِيَذَّكَّرُوا۟ liyezzekkeru düşünüp anlasınlar diye kök: ذكر
  7. وَمَا vema fakat (bu)
  8. يَزِيدُهُمْ yeziduhum artırmıyor kök: زيد
  9. إِلَّا illa başkasını
  10. نُفُورًۭا nufuran nefretlerinden kök: نفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş)

    Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, "Susun!" dediler. Kur'an'ın okunması…

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın…

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık…

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.

  • Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz bu Kur'an'da (gerçeği) hatırlasınlar diye (her şeyi) türlü şekillerde sayıp dökmüşüzdür. dipnot 1 (Fakat bu), onların sadece nefretini artırıyor.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer masajlar: İsrâ 17:89; Kehf 18:54; Furkân 25:33; ‘Ankebût 29:43; Rûm 30:58; Zümer 39: 27: Haşr 59:21.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz bu hitapda, (hakikati) tüm boyutlarıyla ortaya koyduk ki düşünüp öğüt alabilsinler; fakat bu onların sadece nefretini artırdı.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, bu Kuran'da Biz (gerçeği) pek çok yönden açık açık ortaya koyduk ki (onu inkar edenler) iyice içlerine sindirebilsinler: ne var ki, bu sadece onların nefretini artırdı.

Ahmed Hulusi

Andolsun, şu Kuran'da (hakikati) temsillerle, türlü anlatım yollarıyla açıkladık ki düşünüp hatırlasınlar; fakat bu, onların ancak uzaklaşmalarını arttırıyor.

Ali Bulaç

Andolsun, biz bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor.

Ali Özek ve heyeti

Biz, onların akıllarını başlarına toplamaları için bu Kur'an'da (çeşitli ikaz ve ihtarları) türlü şekillerde tekrar ettik. Fakat bu, onlara, daha da kaçıp uzaklaşmaktan başka bir şey sağlamıyor.

Ali Rıza Safa

Üstelik gerçek şu ki, bu Kur'an'da, düşünüp öğüt almaları için, değişik biçimlerde açıkladık. Oysa nefretlerinden başka bir şey artmadı.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, bu Kur'an'da düşünüp anlamaları için bunları açık açık anlatıyoruz; fakat bu, sadece onların nefretini arttırıyor.

Edip Yüksel

Biz, öğüt almaları için Kuran'da açıkladık. Ne var ki bu, sadece onların nefretini arttırır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz, öğüt almaları için Kuran'da açıkladık. Ne var ki bu, sadece onların nefretini arttırır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz bu ikazı bu Kur'an'da türlü şekillerde açıkladık ki; düşünüp akıllarını başlarına alsınlar; oysa bu onların ancak ürkekliğini artırıyor!

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz bu ıhtarı bu Kur'anda türlü şekillerle ifade ettik ki düşünüp akıllarını başlarına alsınlar, halbuki o onların ancak ürkekliğini artırıyor

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Biz, bu Kur'an'da öğüt alsınlar diye her türlü açıklamayı yaptık. Oysaki bu onların yalnızca nefretlerini arttırdı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Biz, bu Kur'an'da öğüt alsınlar diye her türlü açıklamayı yaptık. Oysaki bu onların yalnızca nefretlerini arttırdı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Biz, bu Kur'an'da öğüt alsınlar diye her türlü açıklamayı yaptık. Oysaki bu onların yalnızca nefretlerini arttırdı.

Gültekin Onan

Andolsun, biz bu Kuran'da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, bu (ihtaarı) şu Kur'anda dürlü dürlü şekillerde açıklamışızdır. Taki iyice düşünüb ibret alsınlar. Halbuki bu, onların (hakdan) nefret etmelerinden başka, bir şey'i artırmıyor.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, öğüt alsınlar diye bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar yaptık. Fakat bu, onların nefretinden başka bir şeyi artırmıyor.

Mehmet Alagaş

(22-44) Allah ile beraber ilahlar edinme, sonra kınanmış / mezmum halde kendi başına terkedilmiş / mahzul halde kalırsın. Allah ondan başkasına kulluk etmemeyi anne babaya güzel davranışı gerekli kıldı. İkisinden biri yahut her ikisi yanında ihtiyarlığa erişirse asla o ikisine de uf dahi deme, o ikisini azarlama, her ikisine de ikram edici söz söyle , rahmetle ve tevazu kanatları ile onları muhafaza et ve de ki rabbim her ikisine de tıpkı küçükken ki beni terbiyeleri gibi merhamet eyle. Rabbiniz kendinizde olanı / n efsinizde olanı en iyi bilir, eğer ki salihlerden olursanız, kesinlikle O, kendisine yönelenleri bağışlayandır. Yakın olana / Akraba olana , çalışma gücü olmayana / miskine yolda kalmışa / yol çocuğuna hakkını ver, saçıp savurma , savuranlar kesinlikle şeytanların kardeşleridirler ve şeytan da Rabbini yok saymaktadır. Rabbinden umduğun rahmeti beklemek amacıyla eğer ki (bir şey veremediğinden dolayı) onlardan yüz çevirmen gerekirse onlara gönül alıcı sözler söyle, elini de boynuna bağlama, dağıtılacakların hepsini dağıtma, kendini kınar ve çaresizce oturur kalırsın. Muhakkak ki Rabbin rızkı dilediğine ge nişletir dilediğine ölçüyle takdir eder , Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir. Evlatlarınızı fukaralık korkusu ile öldürmeyin , bizler onları ve dahi sizleri rızıklandırıyoruz, onları öldürmek büyük bir suçtur. Zinaya yaklaşmayın! o, iğrenç ve de kötü bir yoldur. Allah’ın haram kıldığı birini hakkınız olan hariç öldürmeyin. Her kim ki zulme uğrayarak / mazlum bir şekilde öldürülürse velisine bir yetki vardır ancak öldürmekte israfa gitmesin / haddi aşmasın, muhakkak ki o yardım görendir. Yetim malına, o, kuvvetli / güçlü hâle erinceye kadar güzellikle ol anlar hariç yaklaşmayın , verdiğiniz sözü / ahdi yerine getirin / ifa edin , muhakkak ki ahitte / söz vermekte sorumluluk / mesuliyet vardır. Ölçtüğünüz zaman Ölçümü tam yapınız , kıstaslara uygun olarak düzgün tartın / veznedin, bu daha hayırlıdır ve ilerde oluşacak sonuçlar bakımından daha güzeldir. İlmin olmayan şeyin ardından gitme , m uhakkak kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur / mesuldür. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme, yeryüzünü delip yaramazsın, dağlara boyca da uzanamazsın , bunların hepsi Rabbin yanında istenmeyen / kerih görülen kötülüklerdendir . İşte bunlar Rabbinin hikmetlerinden sana vahyettikleridir. Allah’la beraber başkaca ilahlar edinme, azarlanmış ve kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu Kur’an’da, öğüt alsınlar diye ayrıntılı olarak açıklamalar yaptık. Fakat, bu onların sadece kaçışlarını artırdı.

Süleyman Ateş

Biz Kur'an'da sözü türlü biçimlerde anlattık ki, düşünüp anlasınlar. Fakat bu, onların sadece kaçışlarını artırıyor.

Süleymaniye Vakfı

Biz bu Kur'an'da anlatımı değişik biçimlerde yaptık dipnot 1 ki (insanlar) akıllarında tutmaları gereken doğru bir bilgi dipnot 2 edinsinler. Ama bu, onların sadece uzaklaşmalarını artırıyor. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerinde düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/286).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O meseleyi bu Kur'an'da farklı biçimlerde anlattık ki dipnot 1 doğru bilgi dipnot 2 edinsinler. Ama bu, onların sadece nefretini artırıyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Meleklerin Allah'ın kızları sayılması ile ilgili ayetler yazılacak.
  2. metne dön, dipnot 2
    zikir

Şaban Britch

Bu Kur’an’da, öğüt alsınlar diye ayrıntılı olarak açıklamalar yaptık. Fakat, bu onların sadece kaçışlarını artırdı.

Şaban Piriş

Bu Kur'an'da, öğüt alsınlar diye açıklamalar yaptık. Fakat, bu onların sadece nefretini artırdı.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, gerçeği, Kur'an'da türlü biçimlerde ifade ettik ki, düşünüp anlayabilsinler. Fakat bu onların sadece kaçışlarını artırıyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have expounded and oriented Our revelations in this Quran to circumstances and requirements so as to bring them -the infidels- to their senses, yet they do what is contrary to that normally expected. They push themselves away from it with an averted state of mind and feelings and with a mental attitude of opposition and repugnance.

Abdul Haleem

We have explained things in various ways in this Quran, so that such people might take notice, but it has only turned them further away.

Abdullah Yusuf Ali

We have explained (things) in various (ways) in this Qur'an, in order that they may receive admonition, but it only increases their flight (from the Truth)!

Abul A'la Maududi

We have expounded (the Truth) in diverse ways in this Qur'an that they might take it to heart but all this only aggravates their aversion.

Aisha Bewley

We have made things clear in this Qur’an so that they might pay heed, but it only makes them run away the more!

Al-Hilali & Khan

And surely, We have explained [Our Promises, Warnings and (set forth many) examples] in this Qur’ân that they (the disbelievers) may take heed, but it increases them in naught save aversion.

Ali Quli Qarai

Certainly We have paraphrased [the principles of guidance] in this Qur’ān so that they may take admonition, but it increases them only in aversion.

Amatul Rahman Omar

And certainly, in this Qur'ân, We have explained (for the people the truth) in a variety of forms that they may take heed and become great. But (their condition is such that) it increases them only in aversion.

Arthur John Arberry

We have turned about in this Koran, that they may remember; and it increases them only in aversion.

Bijan Moeinian

I have sent this Qur’an to be used as a reference and warning. Instead, the disbelievers dispute it!

E. Henry Palmer

Now have we turned it in various ways in this Qur'an, so let them bear in mind; but it will only increase them in aversion.

Edip-Layth

We have cited in this Quran so they may remember, but it only increases their aversion!

George Sale

And now have we used various arguments and repetitions in this Koran, that they may be warned; yet it only rendereth them more disposed to fly from the truth.

Hamid S. Aziz

Now have We explained in various ways in this Quran in order that they may receive admonition, but it only increases them in naught but aversion (or flight from truth).

Mahmoud Ghali

And indeed We have already propounded (i. e., Our warnings) in this Qur'an that they may constantly remember; and in no way does it increase them except in repulsion.

Marmaduke Pickthall

We verily have displayed (Our warnings) in this Qur'an that they may take heed, but it increaseth them in naught save aversion.

Mohamed Ahmed - Samira

We have explained (the truth) in various ways in this Qur'an, that they may be warned; but it only increased their refractoriness.

Muhammad Asad

And, indeed, many facets have We given [to Our message] in this Qur'an, so that they [who deny the truth] might take it to heart: but all this only increases their aversion.

Mustafa Khattab

We have surely varied ˹the signs˺ in this Quran so perhaps they may be mindful, but it only drives them farther away.

Progressive Muslims

And We have cited in this Quran so they may remember, but it only increases their aversion!

Rashad Khalifa

We have cited in this Quran (all kinds of examples), that they may take heed. But it only augments their aversion.

Sahih International

And We have certainly diversified [the contents] in this Qur'an that mankind may be reminded, but it does not increase the disbelievers except in aversion.

Sam Gerrans

And We have expounded in this Qur’an, that they take heed; but it increases them only in aversion.

Shabbir Ahmed

We have explained things in various ways in this Qur'an so that people understand. But Our Law of Guidance is unwavering (4:88). The ones with preconceived denial will only increase in their flight from the Truth.

Syed Vickar Ahamed

And surely, We have made clear in many (ways) in this Quran, so that they may be warned and guided, but it only makes them go away (from the Truth)!

Taqi Usmani

Surely, We have explained things in various ways in this Qur’ān, so that they may pay heed to the advice; but it increases nothing in them except aversion.

The Monotheist Group

And We have dispatched in this Qur'an that they may remember, but it only increases their aversion!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩