İsrâ suresi

İsrâ suresi, 23. ayet

İsrâ suresi, 23. ayet. وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا

veḳaḍâ rabbüke ellâ ta`büdû illâ iyyâhü vebilvâlideyni iḥsânâ. immâ yeblüganne `indeke-lkibera eḥadühümâ ev kilâhümâ felâ teḳul lehümâ üffiv velâ tenherhümâ veḳul lehümâ ḳavlen kerîmâ.

Diyanet İşleri

Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 20–26 · surenin 23. ayeti / 111

Konu Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri İsrâ 23–39 3

  1. İsrâ 20

    Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir.

  2. İsrâ 21

    Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.

  3. İsrâ 22

    Allah ile birlikte başka bir tanrı edinme, yoksa kınanmış ve yalnızlığa itilmiş olarak kalırsın.

  4. 23

    Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.

  5. İsrâ 24

    Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı."

  6. İsrâ 25

    Rabbiniz, içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer siz iyi kişiler olursanız, şunu bilin ki Allah tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır.

  7. İsrâ 26

    Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. Allah Teâlâ, kendisine şirk koşulmasını yasakladıktan sonra tevhidi emrederek şöyle buyurmaktadır: “Rabbin” yerdekilerden olsun, göktekilerden olsun, ölülerden olsun, dirilerden olsun “kendisinden başkasına ibadet etmemenizi…” dinî bir hüküm ve şer’i birer emir olmak üzere “kesin olarak emretmiştir.” Çünkü Vâhid ve Ehad olan, bir tek ve Samed olan O’dur. Bütün kemal sıfatları yalnız O’nundur. Her türlü sıfatın en azametlisi yalnız O’nundur ve bu sıfatları yaratılmışlardan hiç kimseninkine benzemez. Görünen ve görünmeyen bütün nimetleri ihsan eden, her türlü kötülüğü önleyen, yaratan, rızık veren, bütün işleri yöneten O’dur. Bütün bunları tek başına yapan O’dur. O’nun dışındaki hiçbir varlığın bunlarda en ufak bir payı bile yoktur. Yüce Allah kendi hakkından sonra anne-baba hakkını yerine getirmeyi söz konusu ederek: “ana-babaya da iyi davranmanızı…” buyurmaktadır. Yani sözlü ve fiilî bütün iyilik şekilleriyle onlara iyilikte bulunun. Çünkü onlar, kulun varlığının sebebidirler. Onların çocuklarına olan sevgileri, iyilikleri ve yakınlıkları, haklarının daha bir kuvvetli ve onlara karşı iyi davranmanın da farz olmasını gerektirir. “Eğer onlardan biri veya her ikisi yanında ihtiyarlığa ulaşırsa” güçlerinin zayıflayacağı böyle bir yaşa ulaşır da bilinen şekilde lütuf ve ihsana ihtiyaçları bulunursa “onlara “öf” (bile) deme.” Bu, eziyet mertebelerinin en aşağısıdır. Bu ifadeyle onun dışındakilere de dikkat çekilmektedir. Yani onlara en asgari bir şekilde dahi eziyette bulunma! “Onları azarlama!” Onlara sert ve kaba sözlerle konuşma! “Onlara tatlı ve güzel söz söyle!” Sevdikleri lafızlarla, edeplice, kalplerini neşelendirecek ve gönüllerini rahatlatacak ifadelerle konuş! Bu sözler ise durumun, âdetlerin ve zamanın değişmesine göre değişiklik arzedebilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey kul!- Rabbin, kendisinden başkasına ibadet edilmemesini, anne ve babaya özellikle de yaşlandıkları zaman iyilik etmeni emretti. Eğer onlardan biri yahut her ikisi de senin yanında ihtiyarlığa erişirlerse onlardan usandığını ve bıktığını gösteren "Öf" sözüyle dahi onları azarlama ve onlara kaba söz söyleme. Onlara hoşlanacakları yumuşak, güzel ve edep içeren söz söyle.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَضَىٰ ve kada ve emretti kök: قضي
  2. رَبُّكَ rabbuke Rabbin kök: ربب
  3. أَلَّا ella
  4. تَعْبُدُوٓا۟ tea'budu tapmamanızı kök: عبد
  5. إِلَّآ illa başkasına
  6. إِيَّاهُ iyyahu kendisinden
  7. وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ ve bil-valideyni ve anaya babaya kök: ولد
  8. إِحْسَـٰنًا ۚ ihsanen iyilik etmenizi kök: حسن
  9. إِمَّا imma
  10. يَبْلُغَنَّ yebluganne ulaşırsa kök: بلغ
  11. عِندَكَ indeke senin yanında kök: عند
  12. ٱلْكِبَرَ l-kibera ihtiyarlık çağına kök: كبر
  13. أَحَدُهُمَآ ehaduhuma ikisinden birisi kök: احد
  14. أَوْ ev yahut
  15. كِلَاهُمَا kilahuma her ikisi kök: كلو
  16. فَلَا fela sakın
  17. تَقُل tekul deme kök: قول
  18. لَّهُمَآ lehuma onlara
  19. أُفٍّۢ uffin Öf! kök: افف
  20. وَلَا ve la ve
  21. تَنْهَرْهُمَا tenherhuma onları azarlama kök: نهر
  22. وَقُل vekul söyle kök: قول
  23. لَّهُمَا lehuma onlara
  24. قَوْلًۭا kavlen bir söz kök: قول
  25. كَرِيمًۭا kerimen güzel kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كلو (2 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.

  • Aynı kök: افف (3 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye,…

  • Aynı kök: افف (3 geçiş)

    "Yazıklar olsun, size de; Allah'ı bırakıp tapmakta olduklarınıza da! Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?"

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: احد (85 geçiş) · Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: İhsan

    Onlar, Yusuf'a: "Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    (Böyle iken) "Rahman, çocuk edindi" dediler. O, böyle şeylerden uzaktır, yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmiş…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve ana babaya iyiliği emretmiştir. dipnot 1 Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine sakın "Öf!" bile deme; dipnot 2 onları azarlama; kendilerine güzel sözler söyle!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette Yüce Allah'a kulluk ile ana babaya iyiliğin peş peşe kullanılması, konunun önemine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Benzer mesajlar: Bakara 2:83; Nisâ 4:36; En‘âm 6:151; Meryem 19:14, 32; ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14; Ahkâf 46:15.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ana-babalar daima çocuklarından saygıyı hak etmekte, yaşlanmalarını beklemeden de kendilerine "öf" bile denilemeyeceği anlaşılmaktadır. "Yaşlıyken ‘öf' demek yasaktır; öyleyse gençken kendilerine ‘öf' denebilir" sonucu asla çıkartılmayacağı gibi kendilerine herhangi bir şekilde kötü davranılmasının da kesinlikle yasak olduğu özellikle belirtilmelidir. "Yasak olan ‘öf' demektir; geri kalan her şey denebilir ve yapılabilir" veya "yanımızda yaşlanmışlarsa bu böyledir; uzaktalarsa her şey yapılabilir" şeklindeki bir anlayış son derece yanlıştır ve ayette söylenmek istenene tamamen aykırıdır.

Mustafa İslamoğlu

Zira senin Rabbin, başkasına değil yalnızca kendisine kulluk etmenizi emreder. Bir de ana babaya iyilik etmeyi... Eğer onlardan biri ya da ikisi senin yanındayken yaşlanırsa, sakın onlara "Üf!" bile deme ve onları azarlama! Aksine onlara gönül okşayıcı şeyler söyle!

Muhammed Esed

Çünkü Rabbin, başkasına değil, yalnızca O'na kulluk etmenizi ve ana babaya iyi davranmanızı buyurmuştur. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında kocarsa, onlara sakın "Öf!" demeyesin; onları azarlamayasın; onlara saygılı, yüceltici sözler söyleyesin,

Ahmed Hulusi

Rabbin, sadece O'na kulluk etmenizi hükmetti; ana-babanıza iyilik yapıp cömert olmanızı da! Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlığa ererse (bakmaktan usanıp) sakın onlara "üf" (bile) deme; onları azarlama ve onları yücelten şekilde hitap et!

Ali Bulaç

Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.

Ali Özek ve heyeti

Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine «Of!»bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.

Ali Rıza Safa

Efendin, Kendisinden başkasına hizmet etmemeniz ve anne-babaya iyilikten ayrılmamanız buyruğunu vermiştir. Onlardan biri veya her ikisi yanında yaşlanırlarsa, onlara "Öf!" deme; onları azarlama ve onlara saygılı sözler söyleyerek konuş.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü Rabbin, başkasına değil, yalnızca O'na kulluk etmenizi, anne babaya iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa kendilerine öf bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle!

Edip Yüksel

Efendin, yalnız kendisine hizmet etmenizi, anaya ve babaya karşı iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi yanında yaşlanırsa onlara "Öf" bile deme ve onları azarlama. Onlarla güzel bir biçimde konuş.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbin, yalnız kendisine kulluk etmenizi ve anaya babaya karşı iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi yanında yaşlanırsa onlara 'Öf' bile deme ve onları azarlama. Onlarla güzel bir biçimde konuş

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbin kesin olarak şunları emretti: "O'ndan başkasına ibadet etmeyin; ana babaya iyilik edin; onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlılık çağına ulaşırsa sakın onlara "öf!" deme ve onları azarlama; ikisine de tatlı söz söyle.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbın şunları kat'i ferman buyurdu: ondan başkasına ıbadet etmeyin, ebeveyne güzellik edin, ya birisi yahud ikisi de yanında ıhtiyarlık haline gelirse sakın onlara üff deme ve onları azarlama ikisine de ikramlı söz söyle!

Erhan Aktaş

Rabb'in, Kendisinden başkasına kul dipnot 1 olmamanızı, anne ve babaya iyi davranmanızı kaza dipnot 2 etti. Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara "öf" deme, onlara kaba davranma. Ve ikisine de kerim dipnot 3 şekilde konuş.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 16:75. ayetin 1. dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hükmetti.
  3. metne dön, dipnot 3
    Onurlarını zedelemeden, saygılı, candan, tatlı dil ve güzel bir üslupla konuş.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'in, Kendisinden başkasına kul dipnot 1 olmamanızı, anne ve babaya iyi davranmanızı kaza dipnot 2 etti. Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara "öf" deme, onlara kaba davranma. Ve ikisine de kerim dipnot 3 şekilde konuş.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kulluk, kaçınılmaz, zorunlu bir durumdur, seçim kul olup olmamakla ilgili bir şey olmayıp, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk; ya Allah'a özgü olur ya da Allah'ın dışında başka şeylere olur. Kulluğun Allah'a özgü olması özgürlüktür, Allah'tan başkasına ki bu bir güce, dünya malına, insanın kendi hevasına, iktidara, düşünceye, kişiye vs. olması ise köleliktir. Kulluk seçiminde tevhid gerçekleştirilmezse inanca dair her şey anlamını ve önemini yitirir, yaşam ve inanç şirke dönüşür. İnsanın yaşamında kulluğun kapsamadığı hiçbir alan yoktur. Müslüman için kulluk insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ve yönelmesidir. İbadet, kulluğun mastar formudur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hükmetti.
  3. metne dön, dipnot 3
    Onurlarını zedelemeden, saygılı, candan, tatlı dil ve güzel bir üslupla konuş.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'in, Kendisinden başkasına kul olmamanızı, anne ve babaya iyi davranmanızı kaza dipnot 1 etti. Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara "öf" deme, onlara kaba davranma. Ve ikisine de kerim dipnot 2 şekilde konuş.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hükmetti.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onurlarını zedelemeden, saygılı, candan, tatlı dil ve güzel bir üslupla konuş.

Gültekin Onan

Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.

Hasan Basri Çantay

Rabbin, "Kendinden başkasına kulluk etmeyin. Ana ve babaya iyi muamele edin" diye hükmetdi. Eğer onlardan biri veya her. ikisi senin nezdinde ihtiyarlığa ererlerse onlara "Öf" (bile) deme. Onları azarlama. Onlara çok güzel (ve tatlı) söz söyle.

İbni Kesir

Rabbın buyurmuştur ki: Kendisinden başkasına ibadet etmeyesiniz, ana ve babaya iyi davranasınız. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında iken yaşlılığa erecek olurlarsa; onlara karşı, of dahi deme. Onları azarlama. Ve her ikisine de efendice sözler söyle.

Mehmet Alagaş

(22-44) Allah ile beraber ilahlar edinme, sonra kınanmış / mezmum halde kendi başına terkedilmiş / mahzul halde kalırsın. Allah ondan başkasına kulluk etmemeyi anne babaya güzel davranışı gerekli kıldı. İkisinden biri yahut her ikisi yanında ihtiyarlığa erişirse asla o ikisine de uf dahi deme, o ikisini azarlama, her ikisine de ikram edici söz söyle , rahmetle ve tevazu kanatları ile onları muhafaza et ve de ki rabbim her ikisine de tıpkı küçükken ki beni terbiyeleri gibi merhamet eyle. Rabbiniz kendinizde olanı / n efsinizde olanı en iyi bilir, eğer ki salihlerden olursanız, kesinlikle O, kendisine yönelenleri bağışlayandır. Yakın olana / Akraba olana , çalışma gücü olmayana / miskine yolda kalmışa / yol çocuğuna hakkını ver, saçıp savurma , savuranlar kesinlikle şeytanların kardeşleridirler ve şeytan da Rabbini yok saymaktadır. Rabbinden umduğun rahmeti beklemek amacıyla eğer ki (bir şey veremediğinden dolayı) onlardan yüz çevirmen gerekirse onlara gönül alıcı sözler söyle, elini de boynuna bağlama, dağıtılacakların hepsini dağıtma, kendini kınar ve çaresizce oturur kalırsın. Muhakkak ki Rabbin rızkı dilediğine ge nişletir dilediğine ölçüyle takdir eder , Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir. Evlatlarınızı fukaralık korkusu ile öldürmeyin , bizler onları ve dahi sizleri rızıklandırıyoruz, onları öldürmek büyük bir suçtur. Zinaya yaklaşmayın! o, iğrenç ve de kötü bir yoldur. Allah’ın haram kıldığı birini hakkınız olan hariç öldürmeyin. Her kim ki zulme uğrayarak / mazlum bir şekilde öldürülürse velisine bir yetki vardır ancak öldürmekte israfa gitmesin / haddi aşmasın, muhakkak ki o yardım görendir. Yetim malına, o, kuvvetli / güçlü hâle erinceye kadar güzellikle ol anlar hariç yaklaşmayın , verdiğiniz sözü / ahdi yerine getirin / ifa edin , muhakkak ki ahitte / söz vermekte sorumluluk / mesuliyet vardır. Ölçtüğünüz zaman Ölçümü tam yapınız , kıstaslara uygun olarak düzgün tartın / veznedin, bu daha hayırlıdır ve ilerde oluşacak sonuçlar bakımından daha güzeldir. İlmin olmayan şeyin ardından gitme , m uhakkak kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur / mesuldür. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme, yeryüzünü delip yaramazsın, dağlara boyca da uzanamazsın , bunların hepsi Rabbin yanında istenmeyen / kerih görülen kötülüklerdendir . İşte bunlar Rabbinin hikmetlerinden sana vahyettikleridir. Allah’la beraber başkaca ilahlar edinme, azarlanmış ve kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbin, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi ve ana babaya iyilik etmenizi emretmiştir. Eğer, onlardan biri veya her ikisi de senin yanında ihtiyarlayacak olurlarsa, onlara “Öf!” bile deme! Onları azarlama. Onlara güzel söz söyle.

Süleyman Ateş

Rabbin, yalnız kendisine tapmanızı ve anaya babaya, iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşır(ihtiyarlık zamanlarında senin yanında kalırlar)sa sakın onlara "Öf!" deme, onları azarlama! Onlara güzel söz söyle.

Süleymaniye Vakfı

Rabbin şöyle hükmetmiştir: Ondan başkasına kulluk etmeyin, ana-babaya da iyi davranın dipnot 1 ! Onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşacak olurlarsa onlara "Bıktım!" deme ve ilgisiz davranma dipnot 2 ! Onlara gönül alıcı sözler söyle!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    "İlgisiz davranma!" anlamını verdiğimiz vela tenherhuma (وَلَا تَنْهَرْهُمَا) ifadesindeki fiilin kökü olan nehr (نهر), bir şeyin açılması veya onu açma anlamına gelir (Mekayis). İki kıyı arasından akıp giden suyun yerine nehir (نهر), güneşin doğuşu ile batışı arasına giren aydınlığa da nehar (نهار) yani gündüz denir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbin kararını vermiştir; O'ndan başkasına kulluk etmeyeceksiniz ve anaya babaya iyilikte bulunacaksınız. Onlardan biri ya da ikisi yanında ihtiyarlayacak olursa sen onlara "Of!" deme ve ilgisiz davranma, ikisine de saygı dolu sözler söyle.

Şaban Britch

Rabbin, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi ve ana babaya iyilik etmenizi emretmiştir. Eğer, onlardan biri veya her ikisi de senin yanında ihtiyarlayacak olurlarsa, onlara “öf” bile deme! Onları azarlama. Onlara güzel söz söyle.

Şaban Piriş

Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana babaya iyilik etmenizi emretmiştir. Eğer, onlardan biri veya her ikisi de senin yanında ihtiyarlayacak olurlarsa, onlara "öf" bile deme! Onları azarlama. Onlara güzel söz söyle.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbin şöyle hükmetti: O'ndan başkasına kulluk / ibadet etmeyin, anaya babaya çok iyi davranın: Onlardan birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına gelirse sakın onlara "Öf!" bile deme; onları azarlama, onlara tatlı, iltifatlı söz söyle.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah, your Creator, has ordained, that you worship no one but Him and you adore Him with appropriate acts and rites and that you commit your parents to your kind care. When one or both of them attain old age they expect your friendly disposition by your conduct to them. Therefore do not offend them by giving vent to an exclamation of impatience or disgust nor should you rebuke or reprimand them and let your dissertation with them be a sweet discourse.

Abdul Haleem

Your Lord has commanded that you should worship none but Him, and that you be kind to your parents. If either or both of them reach old age with you, say no word that shows impatience with them, and do not be harsh with them, but speak to them respectfully

Abdullah Yusuf Ali

Thy Lord hath decreed that ye worship none but Him, and that ye be kind to parents. Whether one or both of them attain old age in thy life, say not to them a word of contempt, nor repel them, but address them in terms of honour.

Abul A'la Maududi

Your Lord has decreed: dipnot 1 (i) Do not worship any but Him; dipnot 2 (ii) Be good to your parents; and should both or any one of them attain old age with you, do not say to them even "fie" neither chide them, but speak to them with respect,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In the succeeding verses, those main basic principles have been put forward on which Islam desires to build the entire structure of human life. These form the manifesto of the invitation of the Prophet (peace be upon him) declared by him at the end of the Makki stage of his mission, and the eve of the new stage at Al-Madinah so that it should be known to all that the new Islamic society and state were going to be built on such and such ideological, moral, cultural economic and legal principles. (Please also refer to(Ayats 151-153 and E.Ns thereof of Surah Al-Anaam).
  2. metne dön, dipnot 2
    This commandment is very comprehensive. It prohibits not only the worship of anyone except Allah but also implies that one should obey and serve and submit to Allah alone without question. One should accept His commandments and law alone to be worthy of obedience and His authority to be supreme above all. This was not merely an instruction confined to a religious creed and individual practice but it served as the foundation of the moral, cultural, and political system which was practically established in Al-Madinah by the Prophet (peace be upon him). Its first and foremost principle was that Allah alone is the Master, Sovereign and Law-giver.

Aisha Bewley

Your Lord has decreed that you should worship none but Him, and that you should show kindness to your parents. Whether one or both of them reach old age with you, do not say ‘Ugh!’ to them out of irritation and do not be harsh with them but speak to them with gentleness and generosity.

Al-Hilali & Khan

And your Lord has decreed that you worship none but Him. And that you be dutiful to your parents. If one of them or both of them attain old age in your life, say not to them a word of disrespect, nor shout at them but address them in terms of honour.

Ali Quli Qarai

Your Lord has decreed that you shall not worship anyone except Him, and [He has enjoined] kindness to parents. Should they reach old age at your side —one of them or both— do not say to them, ‘Fie!’ And do not chide them, but speak to them noble words.

Amatul Rahman Omar

Your Lord has enjoined you to worship none but Him and to be good to parents. If either or both attain old age (while living) with you, never say to them, `Fie!' (- any word expressive of disgust or dislike), nor reproach them (by your action). Rather address them with kind and respectful words (always).

Arthur John Arberry

Thy Lord has decreed you shall not serve any but Him, and to be good to parents, whether one or both of them attains old age with thee; say not to them 'Fie' neither chide them, but speak unto them words respectful,

Bijan Moeinian

Your Lord has decreed: You shall worship none but God. You shall honor your parents. As long as your parents are alive, you shall never say any word to them which implies disrespect. You shall not raise your voice over your parents. You shall talk to your parents in the most kind manner.

E. Henry Palmer

Thy Lord has decreed that ye shall not serve other than Him; and kindness to one's parents, whether one or both of them reach old age with thee; and say not to them, 'Fie!' and do not grumble at them, but speak to them a generous speech.

Edip-Layth

Your Lord decreed that you shall not serve except Him, and do good to your parents. When one of them or both of them reaches old age, do not say to them a word of disrespect nor raise your voice at them, but say to them a kind saying.

George Sale

Thy Lord hath commanded that ye worship none, besides Him; and that ye shew kindness unto your parents, whether the one of them, or both of them attain to old age with thee. Wherefore say not unto them, fie on you! Neither reproach them, but speak respectfully unto them;

Hamid S. Aziz

Your Lord has decreed that you serve none other than Him; and that you show kindness to parents. If one or both of them reach old age with you, say not unto them, "Fie!", nor repulse them, but speak to them graciously and kindly.

Mahmoud Ghali

And your Lord has decreed that you should not worship any except Him (only) and (to show) fairest companionship to parents; in case ever one or both of them reaches old age (Literally: being great "in years") in your presence, do not say to them, "Fie!" nor scold them; and speak to them respectful words (Literally: say to them an honorable saying).

Marmaduke Pickthall

Thy Lord hath decreed, that ye worship none save Him, and (that ye show) kindness to parents. If one of them or both of them attain old age with thee, say not "Fie" unto them nor repulse them, but speak unto them a gracious word.

Mohamed Ahmed - Samira

"So your Lord has decreed: Do not worship anyone but Him, and be good to your parents. If one or both of them grow old in your presence, do not say fie to them, nor reprove them, but say gentle words to them

Muhammad Asad

for thy Sustainer has ordained that you shall worship none but Him. And do good unto [thy] parents. Should one of them, or both, attain to old age in thy care, never say "Ugh" to them or scold them, but [always] speak unto them with reverent speech,

Mustafa Khattab

For your Lord has decreed that you worship none but Him. And honour your parents. If one or both of them reach old age in your care, never say to them ˹even˺ ‘ugh,’ nor yell at them. Rather, address them respectfully.

Progressive Muslims

And your Lord decreed that you shall not serve except Him, and do good to your parents. When one of them or both of them reaches old age, do not say to them a word of disrespect nor raise your voice at them, but say to them a kind saying.

Rashad Khalifa

Your Lord has decreed that you shall not worship except Him, and your parents shall be honored. As long as one or both of them live, you shall never say to them, "Uff" (the slightest gesture of annoyance), nor shall you shout at them; you shall treat them amicably.

Sahih International

And your Lord has decreed that you not worship except Him, and to parents, good treatment. Whether one or both of them reach old age [while] with you, say not to them [so much as], "uff," and do not repel them but speak to them a noble word.

Sam Gerrans

And thy Lord has decreed that you serve not save Him; and towards parents good conduct. Whether one or both of them reaches old age with thee, say thou not: “Fie,” to them, nor repel thou them; but speak thou to them a noble word,

Shabbir Ahmed

(A benevolent society begins at home. ) Your Lord has decreed that you worship none but Him, and always be kind to your parents. If one of them or both attain old age, do not utter the slightest harsh word to them. Never repel them and always address them respectfully. (36:68).

Syed Vickar Ahamed

And your Lord has commanded that you worship none but Him. And that you be kind to your parents. Whether one or both of them reach old age in your life, do not say a word of (hate and) disrespect to them, and do not brush them aside, instead, talk to them with (respect and) honor.

Taqi Usmani

Your Lord has decreed that you worship none but Him, and do good to parents. If any one of them or both of them reach old age, do not say to them: uff (a word or expression of anger or contempt) and do not scold them, and address them with respectful words,

The Monotheist Group

And your Lord decreed that you shall not serve except He, and do good to your parents. When one of them or both of them reach old age, do not say to them a word of disrespect nor shout at them, but say to them a kind saying.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩