Ra'd suresi

Ra'd suresi, 13. ayet

Ra'd suresi, 13. ayet. وَيُسَبِّحُ ٱلرَّعْدُ بِحَمْدِهِۦ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِۦ وَيُرْسِلُ ٱلصَّوَٰعِقَ فَيُصِيبُ بِهَا مَن يَشَآءُ وَهُمْ يُجَٰدِلُونَ فِى ٱللَّهِ وَهُوَ شَدِيدُ ٱلْمِحَالِ

veyüsebbiḥu-rra`dü biḥamdihî velmelâiketü min ḫîfetih. veyürsilu-ṣṣavâ`iḳa feyüṣîbü bihâ mey yeşâü vehüm yücâdilûne fi-llâh. vehüve şedîdü-lmiḥâl.

Diyanet İşleri

Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Halbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ra'd 10–16 · surenin 13. ayeti / 43

Konu Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli Ra'd 7–18 3

  1. Ra'd 10

    (O'na göre) içinizden sözü gizleyen ile açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüz ortaya çıkan eşittir.

  2. Ra'd 11

    İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah'ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah'tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.

  3. Ra'd 12

    O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

  4. 13

    Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Halbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

  5. Ra'd 14

    Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı halde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kafirlerin duası daima boşa çıkar.

  6. Ra'd 15

    Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.

  7. Ra'd 16

    De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. Kulları tedirgin eden ve bulutlardan işitilen o “gök gürültüsü O’na hamd ile” Rabbine boyun eğip O’na hamd ederek “tesbih eder, melekler de O’nun heybetinden” yani Rablerinin gazabından korkarak ve O’na itaatle boyun eğerek tesbih ederler. Bulutlardan çıkan bir çeşit ateş olan “yıldırımları gönderir de onlarla” kullarından meşîet ve iradesine göre “dilediğini çarpar. Onlarsa Allah hakkında (batıl yolla) mücadele edip duruyorlar. Halbuki O, kudreti ve azabı çetin olandır.” Ne dilerse mutlaka onu yapar. Hiçbir şey O’nun için imkânsız değildir, kimse O’na karşı koyamaz.

Kullara rızıklarının temel maddesini barındıran bulutları ve yağmuru süren, her şeyi idare eden yalnızca O olduğuna, kendilerinden korkulan ve kulları rahatsız eden büyük mahlukat dahi kendisine itaat ettiğine, çok çetin güç ve kudret sahibi olduğuna göre o zaman hiçbir ortak koşulmaksızın tek başına ibadete layık olan da O’dur. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gök gürültüsü Rabbi -Subhânehû ve Teâlâ-'yı hamd ile tesbih eder. Melekler de Rablerinden korkarak, tazim ve saygı duyarak O'nu tesbih ederler. Yakıcı yıldırımları dilediği kullarına gönderip onu helak eder. Kâfirler Allah'ın vahdaniyyetinde (birliğinde) birbiriyle çekişirler. Yüce Allah'ın güç ve kuvveti çok şiddetlidir. Bundan dolayı bir şey istediğinde onu yapar.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيُسَبِّحُ ve yusebbihu ve tesbih ederler kök: سبح
  2. ٱلرَّعْدُ r-raa'du gök gürültüsü kök: رعد
  3. بِحَمْدِهِۦ bihamdihi onun övgüsüyle kök: حمد
  4. وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ velmelaiketu ve melekler kök: ملك
  5. مِنْ min
  6. خِيفَتِهِۦ hifetihi korkusundan kök: خوف
  7. وَيُرْسِلُ ve yursilu ve gönderir kök: رسل
  8. ٱلصَّوَٰعِقَ s-savaika yıldırımlar kök: صعق
  9. فَيُصِيبُ fe yusibu çarpar kök: صوب
  10. بِهَا biha onlarla
  11. مَن men kimseyi
  12. يَشَآءُ yeşa'u dilediği kök: شيا
  13. وَهُمْ vehum ve onlar
  14. يُجَـٰدِلُونَ yucadilune tartışmaktadırlar kök: جدل
  15. فِى fi hakkında
  16. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  17. وَهُوَ ve huve ve O'nun
  18. شَدِيدُ şedidu pek çetindir kök: شدد
  19. ٱلْمِحَالِ l-mihali tuzağı (cezası) kök: محل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رعد (2 geçiş) · Aynı kök: صعق (11 geçiş) · Aynı kök: صوب (77 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Neredeyse gökler (O'nun azametinden) üstlerinden çatlayacaklar. Melekler ise, Rablerini hamd ile tespih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma…

  • Aynı kök: صعق (11 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti.…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah'ın şanı yücedir! Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gök gürültüsü (Allah'ı) hamd (övgü) ile, melekler ise O'ndan korktukları için tesbih ederler (yüceltirler). dipnot 1 Onlar Allah hakkında tartışıp dururken, O yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. O, azabı (tuzağı) çok şiddetli olandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet İsrâ 17:44. ayetle birlikte okunmalıdır. Ayrıca meleklerin [tesbih]i ve ibadetiyle ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:172; A‘râf 7:206; Nahl 16:49; Enbiyâ 21:19, 20; Zümer 39:75; Mü'min 40:7; Fussilet 41:38.

Mustafa İslamoğlu

Gök gürültüsü sınırsız bir övgüyle O'nun yüce kudretini dillendirmekte, melekler ise bunu derin bir tazim ve saygıdan dolayı yapmaktadır; dahası O, yıldırımları gönderip dilediğini ona hedef kılmaktadır; onlar ise, dilediğini ustalık ve ince bir planla gerçekleştirmekte mahir olduğunu bildikleri halde, hala Allah hakkında tartışmaktadırlar.

Muhammed Esed

gök gürlemesi O'nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgüyle anmakta; melekler de korku ve sakınma içinde bunu yapmaktalar. Ve O yıldırımları gönderip onlarla dilediğini çarpmaktadır. (Hal böyleyken) onlar yine de Allah hakkında tartışıp duruyorlar; hem de O('nun), kavranamaz ince ve derin planını gerçekleştirmek için sınırsız bir kudrete sahip olduğu ortada olduğu halde!

Ahmed Hulusi

Ra'd (gök gürültüsü - İnsan-ı Kamil'in düşünsel boyutta keşfettikleri {salsal-i ceres, Abdülkerim Ciyli, İnsan-ı Kamil}) O'nun Hamdı olarak tespih eder; Melekler (kainatta - insanda mevcut kuvveler) ise O'nun hükümranlığı altında (tespih eder - kulluklarını yerine getirir). . . Onlar, Allah hakkında (benlikten kaynaklanan fikirle) mücadele edip dururlarken; (O) yıldırımları (hakikati bilgisinin çarpmasını) irsal eder de, onlarla, dilediğine bunu yaşatır! O, Şediyd ül Mıhal'dır (şiddetle uygulanan Sünnetullah sistemi vardır; değiştirilmesi müdahale edilmesi mümkün olmayan).

Ali Bulaç

Gök gürültüsü O'nu hamd ile, melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler.. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.

Ali Özek ve heyeti

Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve o, azabı pek şiddetli olandır .

Ali Rıza Safa

Gök Gürlemesi övgülerle, melekler de O'nun korkusuyla yücelterek, O'nu anarlar. O, yıldırımları gönderir ve dilediğini onunla çarpar. Bir de Allah hakkında tartışıyorlar. Oysa O, karşı konulması olanaksız biçimde güçlüdür.

Bayraktar Bayraklı

Gök gürlemesi, Allah'ı överek tesbih eder ve melekler de korkularından onu yüceltirler. Onlar pek güçlü olan Allah hakkında tartışırken O, yıldırımları gönderir de dilediğini onlarla çarpar. O, tuzağı çetin olandır.

Edip Yüksel

Gök gürlemesi O'nu överek, melekler de O'nu saygıyla yüceltirler. O, yıldırımları gönderir ve dilediğini onlarla çarpar. Onlar hala ALLAH hakkında tartışıyorlar. O, dayanılmaz güce sahiptir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gök gürlemesi O'nu överek, melekler de O'nu saygıyla yüceltirler. O, yıldırımları gönderir ve dilediğini onlarla çarpar. Onlar hala ALLAH hakkında tartışıyorlar. O, dayanılmaz güce sahiptir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gök gürültüsü O'na hamd ile tesbih eder; melekler de korkusundan. Yıldırımlar gönderir de onunla dilediğini çarpar; onlar ise Allah hakkında mücadele edip duruyorlar. Oysa O'nun gücü çok şiddetlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ra'd hamdile tesbih eyler, Melekler de korkusundan, ve saıkalar gönderir de onunla dilediğini çarpar, onlarsa Allah hakkında mücadele ediyorlardır, halbuki onun muhavvilesi çok şiddetlidir

Erhan Aktaş

Gök gürültüsü övgüsüyle, melekler de ürpertisiyle O'nu tesbih dipnot 1 ederler. O, yıldırımlar gönderir ve onunla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Ve O, karşı konulamaz pek çetin bir güç sahibidir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın koyduğu yasalara tam ve eksiksiz bir uygunlukla hareket ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gök gürültüsü övgüsüyle, melekler de ürpertisiyle O'nu tesbih dipnot 1 ederler. O, yıldırımlar gönderir ve onunla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Ve O, karşı konulamaz pek çetin bir güç sahibidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ın yasalarına boyun eğerek, tam bir bağlılıkla O'nu her türlü eksiklikten arındıracak şekilde tabi olmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gök gürültüsü övgüsüyle, melekler de ürpertisiyle O'nu tesbih dipnot 1 ederler. O, yıldırımlar gönderir ve onunla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Ve O, karşı konulamaz pek çetin bir güç sahibidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek. Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir.

Gültekin Onan

Gök gürültüsü O'nu hamd ile melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler... O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; onlar ise Tanrı hakkında çekişip tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır.

Hasan Basri Çantay

Gök gürültüsü Onu (ya'ni Allahı) hamd ile, melekler de Ondan korkusuna tesbih eder (ler). O, yıldırımlar gönderib onunla kimi dilerse çarpar, öldürür. Halbuki onlar Allah hakkında mücadele edib duruyorlardır. O, kudret ve azabından çetindir.

İbni Kesir

Gökgürültüsü; hamd ile, melekler de korku ile O'nu tesbih eder. O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Halbuki onlar; Allah hakkında tartışıyorlardı. O, kudretinde pek çetin olandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gök gürültüsü O’na hamd ederek tesbih eder, Melekler de O’nun korkusundan tesbih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

Süleyman Ateş

Gök gürültüsü, övgüsüyle, melekler de korkusundan O'nu tesbih ederler. Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Allah'ın tuzağı (cezası) pek çetin olduğu halde, onlar hala O'nun hakkında tartışmaktadırlar.

Süleymaniye Vakfı

Gök gürültüsü, her şeyi mükemmel yapmasından dolayı ona boyun eğer; melekler de ona olan korkularından dipnot 1 . O, yıldırımları gönderip onlarla tercih ettiğini dipnot 2 çarpar. Durum böyleyken o kafirler Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Halbuki o, tuzakları bertaraf etme konusunda çok güçlüdür.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html. Burada beklenen, yıldırımın çarpacağı kişiyi belirlemesidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gök gürültüsü, her şeyi güzel yapması sebebiyle, melekler de saygı ile O'na boyun eğerler. Yıldırımları o gönderir ve onlar, ölçüsüne denk düşenlere çarpar. Bunlar, Allah konusunda tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah, çok güçlü ve engellenemezdir.

Şaban Britch

Gök gürültüsü hamd ederek, melekler de korku ile O’nu tesbih ederler. Onlar Allah hakkında mücadele edip, dururken O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar. O, azabı çok şiddetli olandır.

Şaban Piriş

Gök gürültüsü hamd ederek, melekler de korku ile O'nu tenzih ederler. Onlar Allah hakkında tartışırlarken; O, yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar. O, şiddetle cezalandırandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Gök gürültüsü O'nu hamd ile tespih eder; melekler de O'ndan ürpererek... Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Allah, tuzak kuranların hilelerini başlarına geçirmede çok güçlü olduğu halde, onlar O'na karşı mücadele edip duruyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And thunder, like the rest of His creation, as it declares itself, reverberates His praises, and so do the angels who stand under His awe with dread mingled with veneration and entertain the profound reverence dutiful to Him. He sends the engendered thunderbolts wherever He wills to strike therewith whom He will. Yet they -the infidels- argue against Allah and they are ready to argue than to obey Him when He is the Omnipotent and the Almighty Who strikes at the root.

Abdul Haleem

the thunder sounds His praises, as do the angels in awe of Him; He sends thunderbolts to strike whoever He will. Yet still they dispute about God- He has mighty plans.

Abdullah Yusuf Ali

Nay, thunder repeateth His praises, and so do the angels, with awe: He flingeth the loud-voiced thunder-bolts, and therewith He striketh whomsoever He will.. yet these (are the men) who (dare to) dispute about Allah, with the strength of His power (supreme)!

Abul A'la Maududi

The thunder celebrates His praise and holiness, dipnot 1 and the angels, too, celebrate His praise for awe of Him. dipnot 2 He hurls thunderbolts, striking with them whom He wills while they are engaged in disputation concerning Allah. He is Mighty in His contriving. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The thunder is a proclamation of Tauhid for those who have ears to hear the real meaning of its loud noise which follows the flash of lightning, though it is merely a kind of noise for those who hear it like animals. For it proclaims that Allah Who raises clouds from the oceans and carries them wherever He wills, and makes the lightning flash from the clouds and then turns them into rain so as to supply water to the dwellers of the earth, is perfect and worthy of all praise, is All-Wise and All-Powerful and is flawless in every respect and has do partner whatsoever.
  2. metne dön, dipnot 2
    The mention of the fact that the angels are filled with awe of their Lord, and they proclaim His praise has a special significance here. This is to refute the shirk of the ignorant people who have always worshiped the angels as gods and deities and believed them to be partners with God in His Godhead. It has been stated that they are not partners with Allah but His most obedient servants; so much so that they praise Him and are filled with awe of Him.
  3. metne dön, dipnot 3
    He has countless plans and measures which are so effective and sudden that He can smite anyone with any one of them from any side He wills. So much so that the intended victim is absolutely unaware of it. This is a proof that those people, who say absurd things about such All- Powerful Being, are absolutely void of sense.

Aisha Bewley

The thunder glorifies His praise, as do the angels, out of fear of Him. He discharges the thunderbolts, striking with them anyone He wills. Yet still they argue about Allah when He is inexorable in His power!

Al-Hilali & Khan

And Ar-Ra‘d[1] (thunder) glorifies and praises Him, and so do the angels because of His Awe. He sends the thunderbolts, and therewith He strikes whom He wills, yet they (disbelievers) dispute about Allâh. And He is Mighty in strength and Severe in punishment.

Ali Quli Qarai

The Thunder celebrates His praise, and the angels [too], in awe of Him, and He releases the thunderbolts and strikes with them whomever He wishes. Yet they dispute concerning Allah, though He is great in might.

Amatul Rahman Omar

And the thunder glorifies Him with His true praise and (so do) the angels in awe of Him. He sends the thunderbolts and therewith smites whom He will. Yet they dispute about Allâh, though He is Mighty in prowess.

Arthur John Arberry

the thunder proclaims. His praise, and the angels, in awe of Him. He looses the thunderbolts, and smites with them whomsoever He will; yet they dispute about God, who is mighty in power.

Bijan Moeinian

The thunder glorifies Him (and manifests the power of the Lord who has created it. ) The angles also glorify Him out of awe (at His greatness.) He strikes with the lightning bolts whoever He wills; yet, they (the ignorant people who cannot even see the manifestation of His power in the thunder) argue about God, though His power is awesome.

E. Henry Palmer

And the thunder celebrates His praise, and the angels too for fear of Him; and He sends the thunder-clap and overtakes therewith whom He will;- yet they wrangle about God! But He is strong in might.

Edip-Layth

The thunder glorifies with His praise, the controllers are in awe of Him, and He sends the thunderbolts, thus striking with them whomever He wills. Yet they are still arguing regarding God, while He is severe in punishment.

George Sale

The thunder celebrateth his praise, and the angels also, for fear of Him. He sendeth his thunderbolts, and striketh therewith whom He pleaseth, while they dispute concerning God; for He is mighty in power.

Hamid S. Aziz

He it is who shows you the lightning, a fear and hope; and He brings up the clouds heavy (with quickening, life-giving, fertilizing) rain.

Mahmoud Ghali

And the thunder extols (with) His praise and the Angels out of the fright of Him; and He sends the stunning (thunderbolts) (and) so He afflicts with them whomever He decides. And they dispute about Allah, and He is strict in (equitable) contriving.

Marmaduke Pickthall

The thunder hymneth His praise and (so do) the angels for awe of Him. He launcheth the thunderbolts and smiteth with them whom He will while they dispute (in doubt) concerning Allah, and He is mighty in wrath.

Mohamed Ahmed - Samira

The thunder sings His praises, and the angels too, for awe of Him. He sends thunder-bolts and strikes whosoever He will with them: Even then it is God they contend about! But mighty is He in (His) power.

Muhammad Asad

and the thunder extols His limitless glory and praises Him, and [so do] the angels, in awe of Him; and He [it is who] lets loose the thunderbolts and strikes with them whom He wills. And yet, they stubbornly argue about God, notwithstanding [all evidence] that He alone has the power to contrive whatever His unfathomable wisdom wills!

Mustafa Khattab

The thunder glorifies His praises, as do the angels in awe of Him. He sends thunderbolts, striking with them whoever He wills. Yet they dispute about Allah. And He is tremendous in might.

Progressive Muslims

And the thunder glorifies with His praise, and the Angels are in awe of Him, and He sends the thunderbolts, and strikes with it whom He will. Yet they are still arguing regarding God, while He is severe in punishment.

Rashad Khalifa

The thunder praises His glory, and so do the angels, out of reverence for Him. He sends the lightning bolts, which strike in accordance with His will. Yet, they argue about GOD, though His power is awesome.

Sahih International

And the thunder exalts [ Allah ] with praise of Him - and the angels [as well] from fear of Him - and He sends thunderbolts and strikes therewith whom He wills while they dispute about Allah ; and He is severe in assault.

Sam Gerrans

And the thunder gives glory with His praise, as do the angels, in fear of Him. And He sends the thunderbolts, and strikes therewith whom He wills. And they dispute concerning God; and He is strong in assault.

Shabbir Ahmed

And the thunder and the (other) angels strive to glorify Him by carrying out their duties in awe of Him. And He it is Whose physical Laws let loose the thunderbolt to strike the earth. And yet they stubbornly argue about Allah's Laws (and fall for superstitions). Though Awesome He is in Power!

Syed Vickar Ahamed

And more, the thunder repeats His Praises, and glorifies Him, like the angels do, with respect and fear: He throws the loud resounding thunder-bolts, and with it He strikes whomsoever He wills— Even then they (the disbelievers) dispute about Allah, and He is Mighty in strength (Sad’eed) and severe in punishment (Al-Me’hal).

Taqi Usmani

The thunder proclaims His purity with His praise, and (so do) the angels, out of His awe. And He sends the thunderbolts and strikes with it whom He wills. They are quarrelling about Allah, and He is stern in His plan.

The Monotheist Group

Andthe thunder glorifies His praise, and the angels are in awe of Him, and He sends the thunderbolts, and strikes with them whom He wills. Yet they are still arguing regarding God, while He is severe in punishment.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩