Diyanet İşleri
De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 56. ayet. قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمْ وَلَا تَحْوِيلًا
ḳuli-d`ü-lleẕîne za`amtüm min dûnihî felâ yemlikûne keşfe-ḍḍurri `anküm velâ taḥvîlâ.
De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi İsrâ 53–60 3
Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.
Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."
Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.
Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.
Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semud kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
56. Allah’ın yanı sıra birtakım ortaklar edinen ve Allah’a ibadet ettikleri gibi onlara ibadet eden, Allah’a dua ettikleri gibi onlara da dua eden müşriklere -eğer doğru ve samimi iseler- inanıp iddia ettikleri bu hususun doğruluğunu ortaya koymaya çağırarak “De ki: Allah'ın yanı sıra” ilâh olduğunu “iddia ettiklerinize yalvarın bakalım!” Bakın bakalım, size herhangi bir fayda sağlayabilecekler mi yahut size gelebilecek herhangi bir zararı önleyebilecekler mi? “Ama onlar, başınızdaki” hastalık, fakirlik, darlık vb. bir “sıkıntıyı ne” tamamen “kaldırabilirler ne de” onu bir başka sıkıntıyla veya daha hafifi ile yahut da onu başka birisine vermek suretiyle “değiştirebilirler.” Onların nitelikleri, bu olduğuna göre Allah’ın yanı sıra onlara ne diye ibadet ve dua ediyorsunuz? Bunların herhangi bir kemal sıfatları olmadığı gibi faydalı bir işleri de yoktur. O halde onları ilah edinmek, din ve akıl açısından bir eksiklik ve saçma sapan bir görüştür. Hayret edilecek durum şu ki böyle saçma bir görüş, adet haline gelip de ardı arkasına işlendiğinde ve sapık atalardan alınıp kabul ile karşılandığında o saçma görüşe sahip olanlar, asıl doğru ve yararlı görüşün o olduğunu zannederler. Bütün görünen ve görünmeyen nimetleri ihsan eden bir ve tek olan Allah’a dini halis kılmayı ise saçmalık ve hayret edilecek bir iş görürler. Nitekim müşrikler şöyle demişlerdir: “O, bunca ilâhı tek bir ilah mı yaptı? Muhakkak bu, çok şaşılacak bir şeydir.” (Sâd, 38/5)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Bu müşriklere De ki: -Ey Müşrikler!- Allah'tan başka ilahlar olduğunu iddia ettiğiniz şeyler eğer size bir zarar gelirse onu sizin üzerinizden giderme gücüne sahip değildirler. Ve o zararı alıp bir başkasına götürme gücüne de sahip değildirler. Kimin gücü yoksa, o halde ilah da olamaz.
Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Dua
İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua…
Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte…
Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette, "Allah", derler. De ki: "Peki söyleyin bakalım? Allah'ı bırakıp da ibadet…
Aynı kök: زعم (17 geçiş) · Ortak kavram: Dua · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
(Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir.…
Aynı kök: حول (25 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Aynı kök: زعم (17 geçiş) · Ortak kavram: Dua
(Ey Muhammed!) Allah'ın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının)…
Aynı kök: زعم (17 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Onlar, "Hükümdar'ın su kabını yitirdik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Ben buna kefilim" dediler.
Aynı kök: حول (25 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resulü'nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "O'nun (Allah'ın) peşi sıra (ilah olduğunu) sandıklarınıza yalvarın! (Ne var ki) onlar, sizin darlığınızı gidermeye de (hakkınızdaki hükmü) değiştirmeye de güç yetiremezler."
De ki: "O'nun dışında kendilerinde (tanrısal güç) vehmettiğiniz kimseleri çağırsanıza; (düş kırıklığıyla) göreceksiniz ki, sizden hiç bir zararı kaldırmaya ya da onu (yararlı bir şeyle) değiştirmeye güçleri yetmeyecektir."
De ki: "O'nunla beraber (tanrısal güçlere sahip olduğunu) zannettiğiniz (varlıkları) çağırın bakalım; sizden bir darlığı gidermeye ya da onu (başka bir yere) yansıtmaya güçlerinin olmadığını (göreceksiniz").
De ki: "O'nun dununda varsandıklarınızı çağırın! Ne sizden sıkıntı kaldırmaya güçleri yeter, ne de halinizi değiştirebilirler. "
De ki: "O'nun dışında (ilah olarak) öne sürdüklerinizi çağırın, onlar sizden ne zararı uzaklaştırabilirler, ne de (onu yararınıza) dönüştürebilirler.
(Rasûlüm!) De ki: «Allah'ı bırakıp da (ilâh olduğunu) ileri sürdüklerinize yalvarın. Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilir, ne de değiştirebilirler.»
De ki: "O'ndan başka bir de ayrıca yakıştırdıklarınızı da çağırın. Onlar, sıkıntıyı sizden ne giderebilirler ne de çevirebilirler!"
De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduğunu ileri sürdüklerinize yalvarınız! Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilirler ne de değiştirebilirler."
De ki: "O'nun dışında iddia ettiklerinizi çağırın bakalım, onlar sizden ne sıkıntıyı kaldırabilirler ne de önleyebilirler."
De ki: 'O'nun dışında (bir güce sahip olduğunu) iddia ettiklerinizi çağırın bakalım, onlar sizden ne sıkıntıyı kaldırabilirler ne de önleyebilirler.'
De ki: "O'ndan başka ilah sandıklarınızı çağırın; o zaman anlarsınız ki ne başınızdan sıkıntıyı giderebilirler, ne de değiştirebilirler.
De ki: ondan başka zu'mettiklerinize çağırın, anlarsınız ki başınızdan sıkıntıyı ne def'edebilirler ne de tahvil
De ki: "O'nun yanı sıra, zanda bulunduklarınızı dipnot 1 çağırın." Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler.
De ki: "O'nun yanı sıra, zanda bulunduklarınızı dipnot 1 çağırın." Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler.
De ki: O'ndan başka, zanda bulunduklarınızı dipnot 1 çağırın. Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler.
De ki: "O'nun dışında (tanrı olarak) öne sürdüklerinizi çağırın, onlar sizden ne zararı uzaklaştırabilirler, ne de (onu yararınıza) dönüştürebilirler.
De ki: "Onu (Allahı) bırakıb boş yere (Tanrı diye) söylediklerinizi çağırın. Onlar sizden her hangi bir sıkıntı gideremeyecekleri gibi değişdiremezler de.
De ki: O'ndan başka taptıklarınızı çağırın. Sizin bir sıkıntınızı gidermeye de, değiştirmeye de güçleri yetmez.
(56-60) Hiçbir memleket / karye yoktur ki biz onu kıyamet gününden önce helak etmeyelim yahut şedit bir azap ile azap etmeyelim. Bu kitapta yazılı / satırlı idi. Bizlere, ayet göndermekten men eden şey evvelkilerin onları yalanlamasıdır. Semud kavmine görebildikleri deveyi verdik onlar da ona zulmettiler, biz ayetlerimizi ancak korkutmak için göndeririz, Vaktin birinde biz sana Rabbin insanları kuşatmıştır demiştik. Sana gösterdiğimiz rüyayı ve kuranda ki lanetli ağacı insanlar için sınama yaptık, biz onları korkuttukça bu onların sadece taşkınlıklarını büyük bir şekilde artırıyor.
De ki: Allah’tan başka (ibadet edilen ilah olduğunu) ileri sürdüklerinize dua edin bakalım, sizin sıkıntınızı ne giderebilirler ne de değiştirebilirler.
De ki: "O'ndan başka (tanrı olduğunu) sandığınız şeylere yalvarın; onlar ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de (onu) başka bir yana çevirebilirler.
De ki: "Allah ile aranıza girdiğini iddia ettiğiniz kimseleri çağırın bakalım! Onlar sizin sıkıntılarınızı giderme gücüne de onları başka tarafa çevirme gücüne de sahip değildirler." dipnot 1
De ki "Allah'a ile aranızda olduğunu varsaydıklarınızı çağırın; ne sıkıntınızı gidermeye güçleri yeter ne de sizden uzaklaştırmaya."
De ki: Allah’tan başka (ibadet edilen ilah olduğunu) ileri sürdüklerinize dua edin bakalım, sizin sıkıntınızı ne giderebilirler ne de değiştirebilirler.
De ki: -Allah'tan başka ilah olduğunu iddia ettiğiniz kimselere dua edin bakalım,sizin sıkıntınızı ne giderebilirler ne de değiştirebilirler.
De ki: "O'nun berisinden bel bağladıklarınızı çağırın; onlar, başınızdaki zorluk ve sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."
Say to the infidels who incorporate with Allah other deities "Ask earnestly or humbly or make a devout supplication to those objects of worship whom you suppose share with Allah His divine nature and you shall realize that they shall utterly fail to respond. They have neither the power to relieve you from what is burdensome and exhaustive to the mind nor the influence to avert it either".
Say, ‘Call upon those you claim to be deities beside God: they have no power to remove or avert any harm from you.’
Say: "Call on those - besides Him - whom ye fancy: they have neither the power to remove your troubles from you nor to change them."
Tell them: "Call upon those whom you fancy to be (your helpers) instead of Him! They have no power to remove any affliction from you, nor can they shift it (to any other)." dipnot 1
Say: ‘Call on those you make claims for apart from Him. They possess no power to remove any harm from you or to change anything.’
Say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم): "Call upon those - besides Him - whom you pretend [to be gods like angels, ‘Îsâ (Jesus), ‘Uzair (Ezra), and others.]. They have neither the power to remove the adversity from you nor even to shift it from you to another person."
Say, ‘Invoke those whom you claim [to be gods] besides Him. They have no power to remove your distress nor to bring about any change [in your state].
Say, `Call upon those whom you assert (to be gods) apart from Him, then (you will realize) they have no power to rid you of affliction nor to avert (it) or transfer it to others. '
Say: 'Call on those you asserted apart from Him; they have no power to remove affliction from you, or to transfer it.
Say: "Go ahead; ask anyone beside God (whom you respect the most) for help. They have no power to help you nor can they prevent a disaster.
Say, 'Call on those whom ye pretend other than God;' but they shall not have the power to remove distress from you, nor to turn it off.
Say, "Call on those you have claimed besides Him. For they have no power to remove harm from you or shift it."
Say, call upon those whom ye imagine to be gods besides Him; yet they will not be able to free you from harm, or to turn it on others.
Say, "Call on those other than Allah whom you assume to be gods. " But they have no power to remove distress from you, nor to change it.
Say, "Invoke the ones you asserted apart from Him; yet they possess (no power) for lifting off adversity from you, nor (its) transference. "
Say: Cry unto those (saints and angels) whom ye assume (to be gods) beside Him, yet they have no power to rid you of misfortune nor to change.
Say: "Call those whom you imagine to be gods besides Him; yet they have no power to relieve you of any distress or to avert it. "
SAY: "Call upon those [beings] whom you imagine [to be endowed with divine powers] beside Him and [you will find that] they have it not in their power to remove any affliction from you, or to shift it [elsewhere]. "
Say, ˹O Prophet,˺ "Invoke those you claim ˹to be divine˺[1] besides Him—they do not have the power to undo harm from you or transfer it ˹to someone else˺."
Say: "Call on those you have claimed besides Him. For they have no power to remove harm from you or shift it."
Say, "Implore whatever idols you have set up beside Him." They have no power to relieve your afflictions, nor can they prevent them.
Say, "Invoke those you have claimed [as gods] besides Him, for they do not possess the [ability for] removal of adversity from you or [for its] transfer [to someone else]. "
Say thou: “Call to those whom you claim besides Him — they have no power over the removal of affliction from you, or of alteration.”
(All these prophets taught that there is only One True God. ) Say, "Call unto those saints, angels, idols, whom you consider gods besides Him. They have no power to rid you of any troubles, nor can they divert them."
Say: "Call on those, besides Him— Whomsoever you may pretend: They have neither the power to remove the pain from you nor to change it to another person. "
Say, "Call those whom you assume (to be gods), besides Him, while they have no power to remove distress from you, nor to change it."
Say: "Call on those you have claimed besides Him. For they have no power to remove harm from you or shift it."