Diyanet İşleri
Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 55. ayet. وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِمَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ عَلَىٰ بَعْضٍ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا
verabbüke a`lemü bimen fi-ssemâvâti vel'arḍ. veleḳad feḍḍalnâ ba`ḍa-nnebiyyîne `alâ ba`ḍiv veâteynâ dâvûde zebûrâ.
Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "En güzel sözü söyleyin"; mucize göndermemenin sebebi İsrâ 53–60 3
Allah'ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O'na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!
Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.
Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."
Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.
Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
55. “Rabbin göklerde ve yerde kim varsa hepsini” bütün mahlukat türlerini “en iyi bilendir.” Onlardan her birisine hak ettiğini, hikmetinin gerektirdiği şekilde verir. Maddi ve manevi bütün hususlarda kimini kimine üstün kılar. Nitekim vahyine mazhar olmak gibi ortak bir özelliğe sahip olan peygamberlerin kimini kiminden çeşitli faziletlerle ve Yüce Allah’ın kendilerine ihsan etmiş olduğu övülmeye değer vasıflarla, üstün ahlâkla, salih amelle, tâbilerinin çokluğuyla, şer’î ve itikadi hükümleri kapsayan kitaplar vermek suretiyle başkalarından üstün kılmıştır. Nitekim Davud aleyhisselam’a da bilinen bir kitap olan Zebûr’u indirmiştir. Allah, bu peygamberlerin kimini kimine üstün kılıp bir kısmına Kitap verdiğine göre Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlayanlar, Yüce Allah’ın ona indirdiklerinini, ona üstünlük olmak üzere peygamberlik verip Kitap indirmesini ne diye inkâr etmektedirler?!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri, durumlarını ve neyi hak ettiklerini de en iyi bilendir. Biz kendilerine tabi olan ümmetlerinin çokluğuyla ve onlara indirdiğimiz kitaplarla bazı peygamberleri diğerlerine üstün kıldık. Biz Dâvûd'a bir kitap verdik ve o da Zebûr'dur.
Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini…
Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…
Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır.…
Aynı kök: زبر (11 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya,…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Nübüvvet
Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde)…
Aynı kök: زبر (11 geçiş)
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Aynı kök: زبر (11 geçiş)
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi çok iyi bilendir. Yemin olsun ki biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına (farklı oldukları noktalarda) üstün kıldık; dipnot 1 Davud'a da Zebur'u verdik. dipnot 2
Zira, göklerde ve yerde bulunan her varlığı Rabbin çok iyi bilmektedir; dahası Rabbin peygamberlerden her birine diğerinden farklı olarak üstün nitelikler vermiştir: Nitekim, Davud'a (hükümdarlıkla birlikte) hikmet yüklü sayfalar verdiğimizi (hatırlayın).
çünkü, göklerde ve yerde bulunan her varlığı her bakımdan bilen senin Rabbindir. Fakat şu da bir gerçektir ki, Biz bazı nebilere diğerlerine göre daha büyük bir yücelik tevdi etmişizdir; tıpkı Davud'a (rahmetimizin bir belirtisi olarak) ilahi hikmetle dolu bir kitap verdiğimiz gibi.
Rabbiniz, semalarda ve arzda bulunan varlıklarda olarak, daha iyi bilir. . . Andolsun ki, biz Nebilerin bazısını bazısına üstün kıldık (özellikleri yönünden)! Davud'a da Zebur (hikmetler ihtiva eden BİLGİ) verdik.
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilir. Andolsun, biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık ve Davud'a da Zebur verdik.
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir. Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık; Davud'a da Zebur’u verdik.
Efendin, göklerde ve yeryüzünde kim varsa bilir. Gerçek şu ki, peygamberlerin bir bölümünü, diğerlerine üstün yaptık; Davut'a da Zebur'u verdik.
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir. Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.
Efendin göklerdekileri ve yerdekileri en iyi bilendir. Peygamberlerden bir kısmını diğerlerine üstün kıldık. Örneğin; Davud'a Zebur'u verdik. dipnot 1
Rabbin göklerdekileri ve yerdekileri en iyi bilendir. Peygamberlerden bir kısmını diğerlerine üstün kıldık. Örneğin, Davud'a Zebur'u verdik
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilir. Andolsun ki, peygamberlerin bir kısmını bir kısmından üstün kıldık ve Davud'a da Zebur'u verdik.
Hem rabbın Göklerde ve Yerde kim varsa hepsine a'lemdir, celalim hakkı için Peygamberlerin de ba'zısını ba'zısına tafdıl ettik ve Davuda bir Zebur verdik
Göklerde ve yeryüzünde kimlerin olduğunu Rabb'in daha iyi bilir. Ant olsun ki Biz Nebilerin kimini kiminden, kimi nitelikleriyle üstün kıldık. Davud'a Zebur'u verdik.
Göklerde ve yeryüzünde kimlerin olduğunu Rabb'in daha iyi bilir. Ant olsun ki Biz nebilerin kimini kiminden, kimi nitelikleriyle üstün kıldık. Davud'a Zebur'u verdik.
Göklerde ve yeryüzünde kimlerin olduğunu Rabb'in daha iyi bilir. Ant olsun ki Biz nebilerin kimini kiminden, kimi nitelikleriyle üstün kıldık. Davud'a Zebur'u verdik.
Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilir. Andolsun, biz peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık ve Davud'a da Zebur verdik.
Rabbin göklerde ve yerde olan kimseleri en iyi bilendir. Andolsun ki biz peygamberlerin kimini kiminden üstün kılmışızdır. Davuda da Zebur verdik.
Rabbın göklerde ve yerde olanları daha iyi bilendir. Andolsun ki; Biz, peygamberlerden bir kısmını bir kısmına üstün kıldık, Davud'a da Zebur'u verdik.
(45-55) Kuran okuduğun vakit seninle ahirete inanmayanlar arasına saklı bir örtü yaparız, kalplerine onu anlamamaları için bir kaplama / izolasyon / ekinne ve kulaklarına kapatıcı tıpa / ağırlık / vekra koyarız. Kuranda, Rabbinin tek olduğunu hatırlattığın vakit nefretle ar tlarını döner giderler. Onların seni dinlediklerinde neyi işittiklerini ve neyi fısıldaştıklarını ve zalimlerin, büyülü / sihirli bir adama uyuyorsunuz / tabi oluyorsunuz dedikleri en iyi biz biliyoruz. Bak! Nasıl misaller sana getiriyorlar, saptılar ve yola da güçleri / istidatları yetmez. Dediler ki kemik ve ufalanmış toz iken yeniden bir yaratılış ile mi diriltileceğiz? De ki taş yahut demir dahi olsanız veya göğsünüzde daha büyük ne yaratık varsa olsanız dahi, diyecekler ki peki kim bizi diriltip iade edecek? sizleri ilk defa yaratan de, yine başlarını sallayarak diyecekler ki, o ne zaman? de ki belki de yakındır. O gün sizi çağıracak, siz de ona hamd ederek icabet edeceksiniz ve azcık kaldığınızı sanacaksınız. Kullarıma de ki güzel olanı söylesinler , muhakkak şeytan onların aralarında anlaşmazlık / niza çıkarır, muhakkak ki şeytan insana apaçık bir düşmandır. Rabbiniz sizi çok iyi biliyor, eğer istese size rahmet eder veya eğer isterse size azap eder, seni onlara vekil olarak göndermedik. Semalarda ve arzda kim varsa onu en iyi bilen senin Rabbindir. Kesin olan şu ki bazı nebileri bazılarına üstün kıldık, Davud’a Zebur'u verdik. De ki çağırın ondan başka ilah sandıklarınızı, sizden zararı kaldırmaya yahut değiştirmeye malik değillerdir. İşte bunların dua ettikleri bile hangisi Allah’a daha yakın olacak diye Rablerine giden araçlar ararlar / vesileler ararlar , onun rahmetini isterler, O’nun azabından da korkarlar , muhakkak ki rabbinin azabı kaçınılacak / mahzurlu değildir.
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri en iyi bilendir. Bazı peygamberleri de diğerlerinden üstün kılmışızdır. Davud’a Zebûr'u verdik.
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri daha iyi bilir (O, peygamber olmağa kimi layık görürse onu seçer). Andolsun ki biz, peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık, Davud'a da Zebur'u verdik.
Göklerde ve yerde kimlerin dipnot 1 olduğunu da en iyi Rabbin bilir. Biz, nebilerden kimini kimine üstün kıldık; dipnot 2 Davud'a da bir zebur /kitap dipnot 3 verdik.
Göklerde ve yerdeki kimseleri en iyi Rabbin bilir. Biz, nebilerin kimini kiminden üstün kıldık ve Davud'a da Zebur'u verdik.
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri en iyi bilendir. Bazı peygamberleri de diğerlerinden üstün kılmışızdır. Davud’a Zebur verdik.
Rabbin, göklerde ve yerde olan kimseleri en iyi bilendir. Bazı peygamberleri de diğerlerinden üstün kılmışızdır. Davud'a Zebur verdik.
Rabbin, göklerdeki ve yerdeki kimseleri de daha iyi bilir. Yemin olsun biz, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kılmışızdır. Davud'a da Zebur'u verdik.
Allah, your Creator, knows best all creatures, the animate and the inanimate in the heavens and on earth and We invested some prophets with more privileges than we invested others and We gave David the Psalms.
Your Lord knows best about everyone in the heavens and the earth. We gave some prophets more than others: We gave David a book [of Psalms].
And it is your Lord that knoweth best all beings that are in the heavens and on earth: We did bestow on some prophets more (and other) gifts than on others: and We gave to David (the gift of) the Psalms.
Your Lord knows all who dwell in the heavens and the earth. We have exalted some Prophets over others, dipnot 1 and We gave the Psalms to David. dipnot 2
My Lord knows best everyone in the heavens and earth. We favoured some of the Prophets over others. And We gave Dawud the Zabur.
And your Lord knows best all who are in the heavens and the earth. And indeed, We have preferred some of the Prophets above others, and to Dâwûd (David) We gave the Zabûr (Psalms).
Your Lord knows best whoever is in the heavens and the earth. Certainly We gave some prophets an advantage over others, and We gave David the Psalms.
And your Lord knows best those that are in the heavens and on the earth. And most surely We have exalted some of the Prophets above others, and it is We Who gave David the Zabûr (- the Psalms).
And thy Lord knows very well all who are in the heavens and the earth; and We have preferred some Prophets over others; and We gave to David Psalms.
Know that your Lord knows about anything in the heavens and on the earth. I have showered My Prophets differently. To David (for example, ) I granted Psalms.
And thy Lord best knows who is in the heavens and the earth; we did prefer some of the prophets over the others, and to David did we give the Psalms.
Your Lord is fully aware of who is in the heavens and the earth. We have preferred some prophets over others, and We gave David the Psalms.
Thy Lord well knoweth all persons in heaven and on earth. We have bestowed peculiar favours on some of the prophets, preferably to others; and We gave unto David the psalms.
And your Lord is best aware of all who are in the heavens and the earth. We preferred (or bestowed on) some of the prophets more (and different gifts) than on others, and to David did We give the Psalms.
And your Lord knows best whomever are in the heavens and the earth; and indeed We have readily graced some Prophets over others; (Literally: over some "others") and We brought Dawûd (David) a Scripture (Zabûr, the psalms).
And thy Lord is Best Aware of all who are in the heavens and the earth. And we preferred some of the prophets above others, and unto David We gave the Psalms.
Your Lord knows whoever is in the heavens and the earth. We exalted some of the prophets over the others; and to David We gave the Book of Psalms.
seeing that thy Sustainer is fully aware of [what is in the minds of] all beings that are in the heavens and on earth. But, indeed, We did endow some of the prophets more highly than others -just as We bestowed upon David a book of divine wisdom [in token of Our grace]
Your Lord knows best all those in the heavens and the earth. And We have surely favoured some prophets above others, and to David We gave the Psalms.[1]
And your Lord is fully aware of who is in the heavens and the Earth. And We have preferred some prophets over others, and We gave David the Psalms.
Your Lord is the best knower of everyone in the heavens and the earth. In accordance with this knowledge, we preferred some prophets over others. For example, we gave David the Psalms.
And your Lord is most knowing of whoever is in the heavens and the earth. And We have made some of the prophets exceed others [in various ways], and to David We gave the book [of Psalms].
And thy Lord best knows who is in the heavens and the earth. And We have preferred some prophets over others; and We gave to David Psalms.
And your Lord is best Aware of all beings who are in the Highs and the Lows. (In this, Our Infinite Knowledge, did We send Our Messengers). But, indeed, We caused some Prophets to excel the others, however, you should understand that they were all one in Purpose, so make no distinction among them on that account (2:62), (2:136), (2:253). (You O Prophet, are given the Perfected Eternal Message). To David We gave a Book of Wisdom, (the Psalms, as well as a kingdom that was matchless in its times (21:79), (34:10), (38:19-20)).
And it is your Lord Who knows best all beings that are in the heavens and on earth: And indeed, We have preferred some prophets over others: And to Dawood (David), We gave the Psalms (Zabur),
Your Lord knows best about all those in the heavens and the earth, and We have certainly granted excellence to some prophets over some others, and We gave Dawūd the Zabūr (the Psalms).
And your Lord is fully aware of who is in the heavens and the earth. And We have preferred some prophets over others, and We gave David the Psalms.