Diyanet İşleri
De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 95. ayet. قُل لَّوْ كَانَ فِى ٱلْأَرْضِ مَلَٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكًا رَّسُولًا
ḳul lev kâne fi-l'arḍi melâiketüy yemşûne muṭmeinnîne lenezzelnâ `aleyhim mine-ssemâi meleker rasûlâ.
De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İstenen mucizeler ve verilen cevap İsrâ 90–100 3
(90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."
İnsanlara hidayet (Kur'an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, "Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?" demeleri engel olmuştur.
De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."
De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir."
Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.
Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
95. “De ki: Eğer yeryüzünde (insanlar yerine) yerleşmiş yürüyen” melekleri görmeye ve onlardan vahyi almaya tahammül gösterebilecek “melekler olsaydı biz de onlara gökten” ondan vahyi alma imkânları dolayısıyla “melek bir peygamber gönderirdik.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Onlara cevap olarak de ki: Eğer yeryüzünde rahat huzurlu sizin gibi meskenlerinde oturan, dolaşan melekler olsaydı; o zaman hem cinslerinden meleklerden bir resul gönderilirdi. Çünkü ancak o zaman gönderilmiş olduğu şeyi onlara anlatabilirdi. (Eğer yeryüzünde melekler olsaydı) Onlara beşer cinsinden bir resul göndermemiz hikmetten uzak bir davranış olurdu. Sizin de durumunuz böyledir.
Aynı kök: مشي (23 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Dediler ki: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!"
Aynı kök: طمن (13 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…
Aynı kök: طمن (13 geçiş)
Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…
Aynı kök: طمن (13 geçiş)
Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz,…
Aynı kök: مشي (23 geçiş)
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Aynı kök: مشي (23 geçiş)
Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan…
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Yerde yerleşip yürüyenler melekler olsaydı, elbette biz de gökten onlara elçi melek indirirdik." dipnot 1
Onlara de ki: "Eğer yeryüzünde salına salına dolaşanlar melekler olsaydı, elbet Biz de onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik."
Onlara (şu sözümüzü) ilet: "Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı, o zaman onlara elçi olarak şüphesiz gökten bir melek indirirdik!"
De ki: "Eğer arzda yaşayanlar yürüyen melekler olsaydı, elbette onlar üzerine semadan melek bir Rasul indirirdik. "
De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
Şunu söyle: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.
De ki: "Yeryüzünde yerleşik olarak dolaşanlar melekler olsaydı, onlara elçi olarak, kesinlikle gökten melek indirirdik!"
Şunu söyle: "Eğer yeryüzünde yerleşmiş, gezip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik."
De ki: "Yeryüzünde yerleşip dolaşan melekler olsaydı onlara gökten bir meleği elçi gönderirdik."
De ki: 'Yeryüzünde yerleşip dolaşan melekler olsaydı onlara gökten bir meleği elçi gönderirdik.'
Söyle onlara: "Eğer yeryüzünde uslu uslu yürüyen melekler olsaydı, elbette onlara gökten melek olan bir peygamber gönderirdik!"
Söyle onlara eğer, Arzda hep uslu uslu yürüyen Melaike olsa idi elbette onlara Semadan Melek bir Resul gönderdik
De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten resul olarak bir melek gönderirdik."
De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten resul olarak bir melek gönderirdik."
De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten rasul olarak bir melek gönderirdik."
De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
De ki: "Eğer (yüzün) de (insanlar gibi) sakin sakin yürüyen melekler olsaydı biz ancak onlara gökden melek bir peygamber gönderirdik".
De ki: Eğer yeryüzünde yerleşmiş dolaşan melekler olsaydı; Biz, ancak onlara peygamber olarak gökten bir melek indirirdik.
(90-96) Dediler ki arzdan kaynak / memba fışkırtmadıkça sana inanmayız , ayrıca hurmadan ve üzümden bir bahçen olsun , aralarından da nehirler fışkırdıkça fışkırsın , v eya iddia ettiği n üzere semayı üzerimizde paramparça e dip üzerimize dökmelisin, veya Allah ve melekleri karşımıza getirsin, yahut senin altından bir evin olsun veya göğe ilerleyesin / terakki edesin, senin İlerlemene de inanmayız ta ki üzerimize okuyacağımız bir kitap da indiresin, deki Rabbimi tenzih ederim, ben beşer bir R esul değil miyim? Rehberlik / Hidayet geldikten sonra insanların inanmalarına engel olan şey / mâni olan şey Allah ancak bir beşer Resul mü yarattı demeleridir. De ki arzda memnun olarak / tatmin olmuş olarak yürüyen melekler olsaydı biz de semadan melek Resul indirirdik. Deki benimle siz arasında şahit olarak Allah yeterlidir. Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir.
De ki: "Şayet yeryüzünde yerleşmiş, yürüyen melekler olsaydı Biz onlara gökten melek bir peygamber gönderirdik."
De ki: "Eğer yer yüzünde uslu uslu yürüyen melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir meleği elçi gönderirdik."
De ki: "Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı biz de gökten onlara elçi olarak bir melek indirirdik." dipnot 1
De ki "Yeryüzüne yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı, onlara elçi olarak elbette gökten bir melek gönderirdik."
De ki: Eğer yeryüzünde huzur içinde yürüyen melekler (peygamber) olsaydı; biz de onlara gökten rasûl olarak elbette melek gönderirdik.
De ki: -Eğer yeryüzünde yürüyen ve nimetlerinden istifade eden melekler olsaydı; biz onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik.
De ki: "Eğer yeryüzünde doygunluğa ulaşmış melekler dolaşır olsaydı, elbette gökten onlara bir melek resul gönderirdik."
Say to them: "If it were possible for angels to feel safe and secure when they move about on the ground here below, We would have sent down a divine Messenger".
Say, ‘If there were angels walking about on earth, feeling at home, We would have sent them an angel from Heaven as a messenger.’
Say, "If there were settled, on earth, angels walking about in peace and quiet, We should certainly have sent them down from the heavens an angel for a messenger."
Say: "Had angels been walking about in peace on the earth, We would surely have sent to them an angel from the heavens as Messenger." dipnot 1
Say: ‘If there had been angels on the earth going about in peace, We would have sent down to them an angel from heaven as Messenger. ’
Say: "If there were on the earth, angels walking about in peace and security, We should certainly have sent down for them from the heaven an angel as a Messenger."
Say, ‘Had there been angels in the earth, walking around and residing [in it like humans do], We would have sent down to them from the heaven an angel as apostle. ’
Say, `Had there been angels on the earth (in place of human beings) walking about secure and sound We (too) would have invariably sent down an angel from heaven as a Messenger to them. '
Say: 'Had there been in the earth angels walking. at peace, We would have sent down upon them out of heaven an angel as Messenger.'
Say: "I would have sent an angel as My Messenger, if the earth was populated by the angels!"
Say, 'Were there angels on the earth walking in quiet, we had surely sent them an angel as an apostle. '
Say, "If the earth had controllers walking about at ease, We would have sent down to them from heaven an controller as a messenger."
Answer, if the angels had walked on earth as familiar inhabitants thereof, We had surely sent down unto them from heaven an angel for our apostle.
Say, "Had there been on the earth settled angels walking about, then We would surely have sent them an angel as a messenger. "
Say, "If there were in the earth Angels walking composed, indeed We would have been sending down upon them from the heaven an Angel as a Messenger. "
Say: If there were in the earth angels walking secure, We had sent down for them from heaven an angel as messenger.
Say: "If angels had peopled the earth and walked about in peace and quiet, We would surely have sent to them an angel as messenger.
Say: "If angels were walking about on earth as their natural abode, We would indeed have sent down unto them an angel out of heaven as Our apostle. "
Say, ˹O Prophet,˺ "Had there been angels walking the earth, well settled, We would have surely sent down for them an angel from heaven as a messenger."
Say: "If the Earth had Angels walking about in security, We would have sent down to them from heaven an Angel as a messenger. "
Say, "If the earth were inhabited by angels, we would have sent down to them from the sky an angel messenger."
Say, "If there were upon the earth angels walking securely, We would have sent down to them from the heaven an angel [as a] messenger. "
Say thou: “Had there been in the earth angels walking securely, We would have sent down upon them from the sky an angel as messenger.”
Say, "If angels walked about and dwelled in the earth, We would have sent an angel from the heaven as Messenger. " (43:60).
Say; "If on the earth, there were placed, angels walking about in peace and (quiet) security, We should certainly have sent them down from the heavens an angel as a messenger. "
Say, "Had there been angels (living) on the earth, walking about in peace, We would have certainly sent down an angel from the heavens as a messenger."
Say: "If the earth had angels walking about in security, We would have sent down to them from the heaven an angel as a messenger."