İsrâ suresi

İsrâ suresi, 98. ayet

İsrâ suresi, 98. ayet. ذَٰلِكَ جَزَآؤُهُم بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا وَرُفَٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

ẕâlike cezâühüm biennehüm keferû biâyâtinâ veḳâlû eiẕâ künnâ `iżâmev verufâten einnâ lemeb`ûŝûne ḫalḳan cedîdâ.

Diyanet İşleri

Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 95–101 · surenin 98. ayeti / 111

Konu İstenen mucizeler ve verilen cevap İsrâ 90–100 3

  1. İsrâ 95

    De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."

  2. İsrâ 96

    De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir."

  3. İsrâ 97

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.

  4. 98

    Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?" dediler.

  5. İsrâ 99

    Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkarda direttiler.

  6. İsrâ 100

    De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir."

  7. İsrâ 101

    Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona, "Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Musa!" demişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

98. Yüce Allah, bu şekilde onlara azap etmekle onlara zulmetmez. Aksine O’nun âyetlerini kabul etmedikleri, peygamberlerin haber verdiği ve ilâhi kitapların açıkça ifade ettiği ölümden sonra dirilişi ve Rablerinin mükemmel kudretini inkâr ederek O’nun aciz olduğunu söylemelerinin karşılığı olarak cezalandırılacaklardır. Nitekim onlar “Biz bir yığın kemik ve çürüyüp toprak olduğumuz zaman mı, evet biz (bu haldeyken) mi yeniden yaratılıp diriltileceğiz? dediler.” Yani böyle bir şey olamaz, dediler. Çünkü bu, onların doğru dürüst çalışmayan akıllarına göre son derece uzak bir ihtimaldir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte bu, onların resulümüze indirilmiş ayetlerimizi inkâr edip, kafir olmaları, ölümden sonra tekrar dirilmeyi imkânsız kabul etmeleri ve; "Biz öldükten, çürümüş kemikler olduktan ve parçalar halinde ufalanıp toprak haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demeleri sebebiyle görecekleri cezalarıdır.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike işte budur
  2. جَزَآؤُهُم ceza'uhum cezaları kök: جزي
  3. بِأَنَّهُمْ biennehum çünkü onlar
  4. كَفَرُوا۟ keferu inkar ettiler kök: كفر
  5. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  6. وَقَالُوٓا۟ ve kalu ve dediler kök: قول
  7. أَءِذَا eiza sonra mı?
  8. كُنَّا kunna biz olduktan kök: كون
  9. عِظَـٰمًۭا izamen kemikler kök: عظم
  10. وَرُفَـٰتًا ve rufaten ve ufalanmış toprak kök: رفت
  11. أَءِنَّا einna biz mi?
  12. لَمَبْعُوثُونَ lemeb'usune diriltileceğiz kök: بعث
  13. خَلْقًۭا halkan bir yaratılışla kök: خلق
  14. جَدِيدًا cediden yeni kök: جدد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رفت (2 geçiş) · Aynı kök: جدد (10 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş)

    Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"

  • Aynı kök: جدد (10 geçiş)

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…

  • Aynı kök: جدد (10 geçiş)

    Allah'ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.

  • Aynı kök: جدد (10 geçiş)

    (Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizi inkâr etmeleri ve "Biz kemik ve ufalanmış toprak olmuşken mi yepyeni bir varlık olarak mı diriltilecekmişiz?" dipnot 1 demeleri nedeniyle cezaları işte budur. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; İsrâ 17:49; Meryem 19:66; Mü'minûn 23:35, 82; Neml 27:67; Secde 32:10; Yâsîn 36:78; Sâffât 37:16, 53; Duhân 44:35; Kâf 50:3, 15; Vâkı‘a 56:47; Teğâbun 64:7; Nâzi‘ât 79:11.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayette "sebep-sonuç" ilişkisi vardır. Vahyi/ayetleri ve ahireti inkâr etmek "sebep", cehennem/ceza ise "sonuç"tur.

Mustafa İslamoğlu

Bu onların, Bizim ayetlerimizi inkarda ısrar etmelerinin ve "Ne yani, şimdi biz kemiğe, toza-toprağa karıştıktan sonra yepyeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?" demelerinin bir karşılığı olacak.

Muhammed Esed

Bu, onların mesajlarımızı inkar ederek ve "Demek, biz kemiğe, toza toprağa dönüştükten sonra gerçekten yepyeni bir yaratma eylemiyle diriltileceğiz, öyle mi?" diyerek hak ettikleri bir karşılık olacak.

Ahmed Hulusi

İşte bu onların yaptıklarının sonucudur! Çünkü onlar kendilerindeki işaretlerimizi, hakikat bilgisini inkar edenlerdi ve: "Biz kemik yığını ve toz toprak olduğumuzda mı, gerçekten yepyeni bir yaradılış ile ba'solunacaklarız?" dediler.

Ali Bulaç

Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demelerine karşılık cezalarıdır.

Ali Özek ve heyeti

Cezaları işte budur! (Bu,) onların, âyetlerimizi inkâr etmeleri ve: «Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?» demeleri sebebiyledir.

Ali Rıza Safa

Onların cezası, işte böyledir. Çünkü ayetlerimizi inkar ettiler ve şöyle dediler: "Kemik ve toz toprağa dönüştüğümüzde mi? Gerçekten, yeni bir yaratılışla yeniden yaratılacak mıyız?"

Bayraktar Bayraklı

İşte onların bu cezası, ayetlerimizi inkar etmiş olmalarından ve"Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman da mı, yeniden yaratılarak dirileceğiz?" demelerindendir.

Edip Yüksel

Ayetlerimizi yalanladıkları, "Kemik ve ufalanmış toprak olduktan sonra biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz!" dedikleri için cezaları budur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetlerimizi yalanladıkları, 'Kemik ve ufalanmış toprak olduktan sonra biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz,' dedikleri için cezaları budur

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu, onların cezasıdır, çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve: "Sahi biz bir yığın kemik ve ufalanıp tozduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O onların cezalarıdır, çünkü onlar ayetlerimize küfrettiler de: ya biz bir yığın kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakıt mı, biz mi cidden yeni bir hılkatle ba'solunacağız? dediler.

Erhan Aktaş

Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkar etmelerinden ve "Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" diye alay etmeleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkar etmelerinden ve "Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" diye alay etmeleridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkar etmelerinden ve "Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" diye alay etmeleridir.

Gültekin Onan

Bu, şüphesiz, onların ayetlerimize küfretmelerine ve: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demelerine karşılık cezalarıdır.

Hasan Basri Çantay

Bu, onların cezasıdır. Çünkü, onlar ayetlerimizi tanımayarak kafir oldular, "Bir yığın kemik ve kırıntı olunca mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" dediler.

İbni Kesir

Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar; ayetlerimize küfrettiler ve: Kemik, ufalanmış toprak olduğumuzdan sonra mı, biz mi, yeniden bir yaratılışla diriltileceğiz? dediler.

Mehmet Alagaş

(97-100) Kime Allah rehberlik ediyorsa artık o yola girendir. Kimi de saptırıyorsa, onlara O'ndan başka dostlar bulamazsın onları kalkış gününde yüzleri üzere kör dilsiz ve sağır bir araya getiririz, gidecekleri yer cehennemdir, her dindiğinde alevini artırırız, bu onların cezasıdır , çünkü onlar ayetlerimizi yok saydılar ve dediler ki kemik ve ufalanmış toz o lduğumuz zaman mı biz yeni bir yaratılışla diriltileceğiz? Hiç görmediler mi? Muhakkak ki Allah semaları ve arzı yarattı onların benzerini yaratmaya da güç yeti rendir, onları süreli yaptı, bu konuda herhangi bir şüphe de yoktur , zalimler küfürde diklendiler. De ki şayet, siz Rabbimin rahmet hazinelerine malik olsaydınız o vakit harcanma / tükenme korkusundan elinizde tutardınız, muhakkak ki insan cimridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Cezaları işte budur. Çünkü onlar, ayetlerimizi inkâr etmişler ve sahi bizler, bir kemik yığını ve ufalanmış toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla dirilmiş mi olacağız? demişlerdir.

Süleyman Ateş

İşte cezaları budur. Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar ettiler ve: "Biz kemikler ve ufalanmış toprak haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Bu, onların ayetlerimiz karşısında kafirlik etmelerinin ve "Kemikler haline gelmiş, un ufak olmuşken mi? Biz gerçekten yeni bir yaratılışla diriltilecek miyiz!" dipnot 1 demelerinin karşılığıdır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimizi görmezlikten gelmelerine karşılık onlara verilen ceza budur. Bir de şöyle demişlerdi: "Kemikler haline gelmiş ve param parça olmuşken mi? Yani o durumdayken gerçekten biz yeni bir yaratılışla ayağa mı kalkacağız?"

Şaban Britch

Bu, ayetlerimize küfretmeleri ve “Kemik ve (toprak olup) ufalandıktan sonra yeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?” demeleri sebebiyle onların cezasıdır.

Şaban Piriş

Bu, ayetlerimizi inkar etmeleri ve "Kemik haline gelip, ufalanıp toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?" demeleri sebebiyle onların cezasıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Cezaları işte budur. Çünkü ayetlerimizi inkar ettiler ve şöyle dediler: "Biz, bir kemik yığını olduktan, unufak hale geldikten sonra mı, sahi bundan sonra mı, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This is in requital of their denial of Allah's Omnipotence and Authority and of their refusal to acknowledge His revelations and signs evincing both His Godhead and His divine nature. And they insolently voice their denial of Resurrection. Thus: "Is it conceivable", they exclaim: "that when We have been reduced to bones and dust We will be restored to life and be created anew!"

Abdul Haleem

This is what they will get for rejecting Our signs and saying, ‘What? When we are turned to bones and dust, how can we be raised in a new act of creation?’

Abdullah Yusuf Ali

That is their recompense, because they rejected Our signs, and said, "When we are reduced to bones and broken dust, should we really be raised up (to be) a new Creation?"

Abul A'la Maududi

That will be their recompense because they disbelieved in Our Signs and said: "What, when we shall be reduced to bones and particles (of dust), shall we be raised again as a new creation?"

Aisha Bewley

That is their repayment for rejecting Our Signs and saying, ‘What, when we are bones and crumbled dust, will we then be raised up as a new creation?’

Al-Hilali & Khan

That is their recompense, because they denied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) and said: "When we are bones and fragments, shall we really be raised up as a new creation?"

Ali Quli Qarai

That is their requital because they defied Our signs and said, ‘What, when we have become bones and dust, shall we really be raised in a new creation?’

Amatul Rahman Omar

Such shall be their recompense because they rejected Our commandments and said, `Shall we really be raised up as a new creation when (after our death) we are reduced to mere bones and broken particles (of dust).

Arthur John Arberry

That is their recompense because they disbelieved in Our signs and said, 'What, when we are bones and broken bits, shall we really be raised up again in a new creation?'

Bijan Moeinian

This is in account of their disregarding My Revelations and jokingly saying: "When we die and turn into bones and scattered pieces, will be raised as a new being?"

E. Henry Palmer

That is their reward for that they disbelieved in our signs, and said, 'What! when we are bones and rubbish, shall we then be raised up a new creation?'

Edip-Layth

Such is their recompense that they rejected Our signs, and they said, "If we are bones and fragments, will we be sent into a new creation?"

George Sale

This shall be their reward, because they disbelieve in our signs, and say, when we shall have been reduced to bones and dust, shall we surely be raised new creatures?

Hamid S. Aziz

That is their reward for that they disbelieved in Our revelations, and said, "What! When we are bones and dust, shall we then be raised up a new creation?"

Mahmoud Ghali

That is their recompense for that they disbelieved in Our signs and said, "Is it (true) that when we are bones and decomposed remains, surely will we indeed be made to rise again as a new creation?"

Marmaduke Pickthall

That is their reward because they disbelieved Our revelations and said: When we are bones and fragments shall we, forsooth, be raised up as a new creation?

Mohamed Ahmed - Samira

This will be their retribution for having denied Our signs and said: "Once we are turned to bones and bits, can we be raised as a new creation?"

Muhammad Asad

Such will be their requital for having rejected Our messages and having said, "After we will have become bones and dust, shall we, forsooth, be raised from the dead in a new act of creation?"

Mustafa Khattab

That is their reward for rejecting Our signs and asking ˹mockingly˺, "When we are reduced to bones and ashes, will we really be raised as a new creation?"

Progressive Muslims

Such is their recompense that they rejected Our revelations, and they said: "If we are bones and fragments, will we be sent into a new creation"

Rashad Khalifa

Such is their just retribution, since they rejected our revelations. They said, "After we turn into bones and fragments, do we get resurrected into a new creation?"

Sahih International

That is their recompense because they disbelieved in Our verses and said, "When we are bones and crumbled particles, will we [truly] be resurrected [in] a new creation?"

Sam Gerrans

That is their reward because they denied Our proofs and said: “When we are bones and dust, will we be raised up as a new creation?”

Shabbir Ahmed

Such is their reward because they preemptively rejected Our Messages. And for having said, "When we are bones and fragments, shall we be raised from the dead as a new creation?"

Syed Vickar Ahamed

That is their recompense (and repayment), because they rejected Our Signs, and said, "When we are reduced to bones and tiny fragments, should we really be raised up (as) a new Creation?"

Taqi Usmani

That is their punishment, because they rejected Our signs and said, "Is it that once we are reduced to bones and dust, is it then that we shall be raised, created anew?"

The Monotheist Group

Such is their recompense that they rejected Our revelations, and they said: "If we are bones and fragments, will we be sent into a new creation?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 98. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 98. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 98. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩