Diyanet İşleri
(1-2) Kaf. Şerefli Kur'an'a andolsun ki kafirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!"
Kâf suresi
Kâf suresi, 2. ayet. بَلْ عَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ فَقَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا شَىْءٌ عَجِيبٌ
bel `acibû en câehüm münẕirum minhüm feḳâle-lkâfirûne hâẕâ şey'ün `acîb.
(1-2) Kaf. Şerefli Kur'an'a andolsun ki kafirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz; gök, yer ve bitkilerdeki deliller Kâf 1–11 3
(1-2) Kaf. Şerefli Kur'an'a andolsun ki kafirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!"
"Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu, akla uzak (imkansız) bir dönüştür!"
Şüphesiz biz, toprağın; onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.
Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir haldedirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
2. Ama insanların çoğu, Allah’ın nimetlerinin kadrini bilmemektedir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Rasûlullah’ı yalanlayanlar “içlerinden bir uyarıcı” kendilerine zararlı olacak şeylere karşı onları uyaran, faydalı olacak şeyleri emreden, kendi cinslerinden olan, ondan algılama imkânları bulunan ve durumunu, doğruluğunu bilmeleri mümkün olan böyle bir peygamber gelmesine “şaştılar.” Hiç de şaşmaları gerekmeyen böyle bir duruma şaştılar. Halbuki asıl buna hayret edenlerin akıllarına şaşılır. “O kafirler şöyle dediler…” zeka ve görüşlerindeki bir eksiklikten dolayı değil de sırf küfürleri ve yalanlamaları dolayısı ile “Bu, çok şaşılacak bir şey!” garip ve tuhaf bir şey! Onların bu şaşmalarında iki durum söz konusudur:
Ya onlar hayret edip garip karşıladıklarını söylerken doğru söylemektedirler. Bu da onların son derece cahil ve kıt akıllı olduklarını, aklı başında bir kimsenin söylediği sözleri garip karşılayan bir deliye, bir süvarinin birkaç süvari ile karşılaşmasına şaşıran korkak bir kimseye ve cömertlerin cömertliklerini hayretle karşılayan cimriye benzediklerini ortaya koymaktadır. Bu durumdaki birisinin hayret etmesinden, hayret edilene herhangi bir zarar gelir mi? Böyle birisinin hayret etmesi, onun cahilliğinin ve haksızlığının ileri derecede oluşundan başka bir şeye delil olabilir mi?
Yahut da onlar, kendilerinin hatalı olduklarını bile bile bu işe hayret etmektedirler. Bu ise en büyük ve en çirkin bir zulümdür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onların seni reddetmelerinin sebebi; senin yalan söylemiş olabilme ihtimalin değildir. Onlar, senin doğruluğunu bilmektedirler. Bilakis onlar, bir meleğin değil de kendilerine kendi cinslerinden bir kimsenin uyarıcı olarak gelmesine şaşırmışlar ve şöyle demişlerdir: "Elçinin insanlardan bir kimse olarak bize gelmesi şaşılacak bir şeydir."
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
"Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz,…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Doğrusu kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler "Bu, şaşılacak bir şeydir! dipnot 1
Ama nerde! Onlar içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar ve işte bu kafirler dediler ki: "Bu ne acayip bir iş!
Onlar içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar; ve bu hakikat inkarcıları: "Ne tuhaf bir şey bu!" diyorlar,
Bilakis aralarından bir uyarıcı onlara geldi diye hayret ettiler de, o hakikat bilgisini inkar edenler şöyle dedi: "Bu çok acayip bir şey. . . "
Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu şaşılacak bir şey" dediler.
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, kâfirler şöyle dediler: «Bu şaşılacak bir şeydir.»
Hayır! Nankörlük edenler, kendi aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Ardından, şöyle dediler: "Anlaşılmaz bir şey bu!"
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, kafirler şöyle dediler: "Bu şaşılacak bir şeydir."
İçlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesini tuhaf karşıladılar! Kafirler, "Bu tuhaf bir şey" dediler,
İçlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesini tuhaf karşıladılar! Kafirler, 'Bu tuhaf bir şey' dediler,
Doğrusu kendilerine içlerinden korkutucu bir peygamber geldiğine şaştılar da kafirler dediler ki: "Bu şaşılacak şey!
Doğrusu şaştılar da kendilerine içlerinden korkutucu bir Peygamber geldiğine dediler ki kafirler bu acib bir şey
Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Kafirler: dipnot 1 "Bu şaşılacak bir şey." dediler.
Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu şaşılacak bir şey." dediler.
Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Gerçeği yalanlayan nankörler: "Bu şaşılacak bir şey." dediler.
Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu şaşılacak bir şey" dediler.
Bil'akis o kafirler, kendilerine içlerinden inzar edici (bir peygamber) geldi diye, hayrete düşdüler de "Bu, dediler, şaşılacak bir şey".
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da o kafirler: Bu, şaşılacak bir şey, dediler.
(1-4) Kaf'a ve şanlı/şerefli/mecid Kurana and olsun . Bilakis, onlar kendilerinden bir uyarıcının gelmesini acayip karşıladılar. Kafirler dediler ki bu acayip bir şey / hayretengiz bir şey. Ölüp toprak olduğumuz zaman mı? Bu uzun sürecek bir dönüş. (Bu kadar eksikliği tekrar tam etmek uzun sürecektir. Bir hayli zaman alır) Tabi ki bizler, toprağın onlardan neleri eksilttiğini biliyoruz. Yanımızda ve muhafaza edilen bir kitapta.
Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da, o kâfirler: "Bu, şaşılacak bir şeydir." dediler.
İçlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu tuhaf bir şeydir" dediler.
Doğrusu kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar dipnot 1 da o kafirler şöyle dediler: "Bu, çok acayip bir şey!"
Bunları asıl şaşırtan içlerinden bir uyarıcının gelmesidir. Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler): "Bu şaşılacak bir şey" dediler.
Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da, kafirler: Bu, acayip bir şey, dediler.
Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da, kafirler: Bu, acayip bir şey, dediler.
İş sanıldığı gibi değil! Kendilerine içlerinden bir uyarıcı geldi diye şaştılar da şöyle dediler o küfre batanlar: "Acayip şey bu!"
There is no reason to marvel at the recognition of a man who came to you people from your midst as a spectacle and a warning to you all and you refuse to accept him in his capacity and the infidels say: " It is indeed strange".
But the disbelievers are amazed that a warner has come from among them and they say, ‘How strange!
But they wonder that there has come to them a Warner from among themselves. So the Unbelievers say: "This is a wonderful thing!
Nay; they wondered that a warner should have come to them from among themselves. dipnot 1 The unbelievers said: "This indeed is a strange thing.
Nonetheless they are amazed that a warner should have come to them from among themselves and those who are kafir say, ‘What an extraordinary thing!
Nay, they wonder that there has come to them a warner (Muhammad صلى الله عليه وسلم) from among themselves. So the disbelievers say: "This is a strange thing!
Rather they consider it odd that a warner should have come to them from among themselves. So the faithless say, ‘This is an odd thing.
Behold! these (disbelievers) wonder that there has come to them a Warner who hails from among themselves. And the disbelievers say, `This is a strange thing,
Nay, but they marvel that a warner has come to them from among them; and the unbelievers say, 'This is a marvellous thing!
Why should disbelievers consider it weird that God, out of mercy, has chosen a person from among themselves to relay His message to them?
nay, they wonder that there has come to them a warner from amongst themselves; and the misbelievers say, 'This is a wondrous thing!
Are they surprised that a warner has come to them from amongst them, so the ingrates said, "This is something strange!"
Verily they wonder that a preacher from among themselves is come unto them; and the unbelievers say, this is a wonderful thing:
Nay! They wonder that there has come to them a Warner from among themselves, so the unbelievers say, " This is a wonderful thing.
No indeed, (but) they wonder that a warner has come to them from among them; then, the disbelievers say, "This is a wondrous thing!
Nay, but they marvel that a warner of their own hath come unto them; and the disbelievers say: This is a strange thing:
They are rather surprised that a warner from among themselves has come to them. So the unbelievers say: "This is astonishing:
But nay - they deem it strange that a warner should have come unto them from their own midst; and so these deniers of the truth are saying, "A strange thing is this!
˹All will be resurrected,˺ yet the deniers are astonished that a warner has come to them from among themselves ˹warning of resurrection˺. So the disbelievers say, "This is an astonishing thing!
Are they surprised that a warner has come to them from amongst them, so the rejecters said: "This is something strange!"
They found it strange that a warner from among them came to them! The disbelievers said, "This is really strange.
But they wonder that there has come to them a warner from among themselves, and the disbelievers say, "This is an amazing thing.
The truth is, they marvel that a warner has come to them from among them. And the false claimers of guidance say: “This is an amazing thing:
But, nay, they marvel that a Warner from among their own has come unto them! And so these deniers are saying, "This is a weird thing!
But they wonder that a Warner (the Prophet, ) has come to them from among themselves. So the unbelievers say: "This is a strange thing!
But they wonder that a warner has come to them from among themselves; so the disbelievers said, "This is something strange.
Are they surprised that a warner has come to them from amongst them, so the rejecters said: "This is something strange!"